<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:googleplay="http://www.google.com/schemas/play-podcasts/1.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
  <channel>
    <atom:link href="https://feeds.megaphone.fm/kiraathane" rel="self" type="application/rss+xml"/>
    <title>Kıraathane</title>
    <link>http://kiraathane.com.tr/</link>
    <language>tr</language>
    <copyright>Copyright Kiraathane24</copyright>
    <description>1 Ekim 2018'den beri etkinliklerini sürdüren Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde gerçekleşen konuşma, söyleşi ve dinletilerin kayıtlarını bu kanaldan dinleyebilirsiniz.

Bu podcast, Poddict podcast ağında yayın yapmaktadır.</description>
    <image>
      <url>https://megaphone.imgix.net/podcasts/1d2e78e2-bf5a-11ed-834b-978e8679d280/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress</url>
      <title>Kıraathane</title>
      <link>http://kiraathane.com.tr/</link>
    </image>
    <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
    <itunes:type>episodic</itunes:type>
    <itunes:subtitle>1 Ekim 2018'den beri etkinliklerini sürdüren Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde gerçekleşen konuşma, söyleşi ve dinletilerin kayıtlarını bu kanaldan dinleyebilirsiniz.</itunes:subtitle>
    <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
    <itunes:summary>1 Ekim 2018'den beri etkinliklerini sürdüren Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde gerçekleşen konuşma, söyleşi ve dinletilerin kayıtlarını bu kanaldan dinleyebilirsiniz.

Bu podcast, Poddict podcast ağında yayın yapmaktadır.</itunes:summary>
    <content:encoded>
      <![CDATA[<p>1 Ekim 2018'den beri etkinliklerini sürdüren Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde gerçekleşen konuşma, söyleşi ve dinletilerin kayıtlarını bu kanaldan dinleyebilirsiniz.</p><p><br></p><p>Bu podcast<strong>, Poddict </strong>podcast<strong> </strong>ağında yayın yapmaktadır.</p><p><br></p>]]>
    </content:encoded>
    <itunes:owner>
      <itunes:name>Kiraathane24</itunes:name>
      <itunes:email>sosyalmedya@podfresh.co</itunes:email>
    </itunes:owner>
    <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1d2e78e2-bf5a-11ed-834b-978e8679d280/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
    <itunes:category text="Arts">
      <itunes:category text="Books"/>
    </itunes:category>
    <item>
      <title>Edith Devaney,  Thomas Roueché - David Hockney: Baharın Gelişi</title>
      <description>Edith Devaney, 2022'de Sakıp Sabancı Müzesi'nde düzenlenen David Hockney: Baharın Gelişi, Normandiya, 2020 sergisinin küratörü. Londra'daki Royal Academy of Arts'da uzun yıllardır küratörlük yapan Devaney, David Hockney ile çok yakın mesai yürütmüş bir sanat insanı. 
Bu programda İstanbul Edebiyat Evi'nden Thomas Roueché, Baharın Gelişi, Normandiya, 2020 sergisinde yer alan eserlerden yola çıkarak, pandeminin ilk aylarında David Hockney'nin iPad'inde yaptığı resimler üzerine Devaney ile söyleşiyor. Bu resimlerde, Hockney'nin benzersiz bakışıyla yakaladığı zaman, mekân ve kayıp temaları, dünyanın eve kapandığı bir dönemde baharın gelişini sanatın gücüyle kutluyor.
Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 21 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Edith Devaney, 2022'de Sakıp Sabancı Müzesi'nde düzenlenen David Hockney: Baharın Gelişi, Normandiya, 2020 sergisinin küratörü. Londra'daki Royal Academy of Arts'da uzun yıllardır küratörlük yapan Devaney, David Hockney ile çok yakın mesai yürütmüş bir sanat insanı. 
Bu programda İstanbul Edebiyat Evi'nden Thomas Roueché, Baharın Gelişi, Normandiya, 2020 sergisinde yer alan eserlerden yola çıkarak, pandeminin ilk aylarında David Hockney'nin iPad'inde yaptığı resimler üzerine Devaney ile söyleşiyor. Bu resimlerde, Hockney'nin benzersiz bakışıyla yakaladığı zaman, mekân ve kayıp temaları, dünyanın eve kapandığı bir dönemde baharın gelişini sanatın gücüyle kutluyor.
Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Edith Devaney, 2022'de Sakıp Sabancı Müzesi'nde düzenlenen <em>David Hockney: Baharın Gelişi, Normandiya, 2020</em> sergisinin küratörü. Londra'daki Royal Academy of Arts'da uzun yıllardır küratörlük yapan Devaney, David Hockney ile çok yakın mesai yürütmüş bir sanat insanı. </p><p>Bu programda İstanbul Edebiyat Evi'nden Thomas Roueché, <em>Baharın Gelişi, Normandiya, 2020</em> sergisinde yer alan eserlerden yola çıkarak, pandeminin ilk aylarında David Hockney'nin iPad'inde yaptığı resimler üzerine Devaney ile söyleşiyor. Bu resimlerde, Hockney'nin benzersiz bakışıyla yakaladığı zaman, mekân ve kayıp temaları, dünyanın eve kapandığı bir dönemde baharın gelişini sanatın gücüyle kutluyor.</p><p>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1795</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[c54e6ea0-1202-11ef-b1bd-c769849c444b]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9931538952.mp3?updated=1715699438" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emre Varışlı, Sinan Özdemir, Burak Acar - Şiir Ölmez!</title>
      <description>2021'de 160. Kilometre'nin "Şiir gulyabanidir, ölmez!" şiarıyla çıkardığı "Gulyabani" dizisinden yeni şiir kitapları bizlere her ulaştığında, şiire de, yayıncılığa da, kendi okurluğumuza da biraz daha güven duyduk. Gulyabaniler zor zamanların kitapları ama direnen ve kazanan kitaplar, kutlanmayı hakkeden kitaplar!
Emre Varışlı'nın bu diziden çıkan Sıfır ya da Hakikat ve Sinan Özdemir'in Uzaypedal kitaplarını 2021 sonunda aldık, okuduk. Kıraathane'deki 8 Şubat 2022 akşamı düzenlediğimiz bu Şiir Gecesi'nde de, bu iki kitaptan şiirleri şairlerinden dinledik. Kıraathane müdavimlerinin şiirlerini yakından tanıdığı bir başka şair, Burak Acar ise geceye Tabiat Abi kitabından ve daha sonra yazdığı henüz kitaplaşmamış şiirlerinden örneklerle katıldı.</description>
      <pubDate>Mon, 20 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2021'de 160. Kilometre'nin "Şiir gulyabanidir, ölmez!" şiarıyla çıkardığı "Gulyabani" dizisinden yeni şiir kitapları bizlere her ulaştığında, şiire de, yayıncılığa da, kendi okurluğumuza da biraz daha güven duyduk. Gulyabaniler zor zamanların kitapları ama direnen ve kazanan kitaplar, kutlanmayı hakkeden kitaplar!
Emre Varışlı'nın bu diziden çıkan Sıfır ya da Hakikat ve Sinan Özdemir'in Uzaypedal kitaplarını 2021 sonunda aldık, okuduk. Kıraathane'deki 8 Şubat 2022 akşamı düzenlediğimiz bu Şiir Gecesi'nde de, bu iki kitaptan şiirleri şairlerinden dinledik. Kıraathane müdavimlerinin şiirlerini yakından tanıdığı bir başka şair, Burak Acar ise geceye Tabiat Abi kitabından ve daha sonra yazdığı henüz kitaplaşmamış şiirlerinden örneklerle katıldı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>2021'de 160. Kilometre'nin "Şiir gulyabanidir, ölmez!" şiarıyla çıkardığı "Gulyabani" dizisinden yeni şiir kitapları bizlere her ulaştığında, şiire de, yayıncılığa da, kendi okurluğumuza da biraz daha güven duyduk. Gulyabaniler zor zamanların kitapları ama direnen ve kazanan kitaplar, kutlanmayı hakkeden kitaplar!</p><p>Emre Varışlı'nın bu diziden çıkan <em>Sıfır</em> ya da <em>Hakikat</em> ve Sinan Özdemir'in <em>Uzaypedal</em> kitaplarını 2021 sonunda aldık, okuduk. Kıraathane'deki 8 Şubat 2022 akşamı düzenlediğimiz bu Şiir Gecesi'nde de, bu iki kitaptan şiirleri şairlerinden dinledik. Kıraathane müdavimlerinin şiirlerini yakından tanıdığı bir başka şair, Burak Acar ise geceye <em>Tabiat Ab</em>i kitabından ve daha sonra yazdığı henüz kitaplaşmamış şiirlerinden örneklerle katıldı.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4033</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[4ebef94e-1202-11ef-af92-4b2ffdd01eac]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1233798566.mp3?updated=1715699595" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Bayazoğlu, Aslan Erdem - Arap Kızı Camdan Bakıyor</title>
      <description>Köle ticaretinden harem ağalarına, hadım ameliyatından ev içi hizmete koşulan “Arap kızı”na, edebiyatın siyahlarından folklordaki “zenci” imgesine... Bu konuşmada Ümit Bayazoğlu ve Aslan Erdem, “Bizde olmadı, olmaz!” denilen şeylerin, mesela köleliğin, nasıl bir tarihsel seyir içinde gerçekleştiğini edebiyat, sinema, tıp ve sosyal yaşam üzerinden inceliyor. Sohbetin çıkış noktası Ümit Bayazoğlu'nun Aras Yayınları tarafından yayımlanan Arap Kızı Camdan Bakıyor kitabı.</description>
      <pubDate>Sat, 18 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Köle ticaretinden harem ağalarına, hadım ameliyatından ev içi hizmete koşulan “Arap kızı”na, edebiyatın siyahlarından folklordaki “zenci” imgesine... Bu konuşmada Ümit Bayazoğlu ve Aslan Erdem, “Bizde olmadı, olmaz!” denilen şeylerin, mesela köleliğin, nasıl bir tarihsel seyir içinde gerçekleştiğini edebiyat, sinema, tıp ve sosyal yaşam üzerinden inceliyor. Sohbetin çıkış noktası Ümit Bayazoğlu'nun Aras Yayınları tarafından yayımlanan Arap Kızı Camdan Bakıyor kitabı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Köle ticaretinden harem ağalarına, hadım ameliyatından ev içi hizmete koşulan “Arap kızı”na, edebiyatın siyahlarından folklordaki “zenci” imgesine... Bu konuşmada Ümit Bayazoğlu ve Aslan Erdem, “Bizde olmadı, olmaz!” denilen şeylerin, mesela köleliğin, nasıl bir tarihsel seyir içinde gerçekleştiğini edebiyat, sinema, tıp ve sosyal yaşam üzerinden inceliyor. Sohbetin çıkış noktası Ümit Bayazoğlu'nun Aras Yayınları tarafından yayımlanan <em>Arap Kızı Camdan Bakıyor</em> kitabı.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4150</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[f631a5b0-1201-11ef-9114-834e07e3c367]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1669765799.mp3?updated=1715699440" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ebru Nihan Celkan, Ayşen Güven - Dünya Ağrısı / Der Weltschmerz</title>
      <description>Ebru Nihan Celkan Almanya'nın Ludwigsburg kentinde şehir yazarı olarak kaldığı süre boyunca, nesillerdir o şehirde yaşayan veya oraya yeni gelen birçok insanla konuştu. Görüşmeler, dönüşümlü olarak Ebru Nihan Celkan ve görüşmecilerinin bakış açısından, 14 bölümde Ludwigsburg'a yeni bir bakış açısı getiren Dünya Ağrısı metniyle sonuçlandı. Almanca-Türkçe yayımlanan kitabın izleğinde “kimlik” üzerine düşünüyor, Ebru Nihan Celkan’la Almanya’da yaşayan bir Türkiyeli olarak görüşmelerde aklından geçenleri konuşuyoruz. </description>
      <pubDate>Fri, 17 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ebru Nihan Celkan Almanya'nın Ludwigsburg kentinde şehir yazarı olarak kaldığı süre boyunca, nesillerdir o şehirde yaşayan veya oraya yeni gelen birçok insanla konuştu. Görüşmeler, dönüşümlü olarak Ebru Nihan Celkan ve görüşmecilerinin bakış açısından, 14 bölümde Ludwigsburg'a yeni bir bakış açısı getiren Dünya Ağrısı metniyle sonuçlandı. Almanca-Türkçe yayımlanan kitabın izleğinde “kimlik” üzerine düşünüyor, Ebru Nihan Celkan’la Almanya’da yaşayan bir Türkiyeli olarak görüşmelerde aklından geçenleri konuşuyoruz. </itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Ebru Nihan Celkan Almanya'nın Ludwigsburg kentinde şehir yazarı olarak kaldığı süre boyunca, nesillerdir o şehirde yaşayan veya oraya yeni gelen birçok insanla konuştu. Görüşmeler, dönüşümlü olarak Ebru Nihan Celkan ve görüşmecilerinin bakış açısından, 14 bölümde Ludwigsburg'a yeni bir bakış açısı getiren <em>Dünya Ağrısı</em> metniyle sonuçlandı. Almanca-Türkçe yayımlanan kitabın izleğinde “kimlik” üzerine düşünüyor, Ebru Nihan Celkan’la Almanya’da yaşayan bir Türkiyeli olarak görüşmelerde aklından geçenleri konuşuyoruz. </p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3267</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[a064add0-1201-11ef-8635-f72c847a84ec]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3196140460.mp3?updated=1715699394" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sabâ Altınsay, Adalet Çavdar - Faili Malum</title>
      <description>Faili Malum, Türkiye’nin 1998 ile 2021 yılları arasını anlatıyor ve bir cinayet üzerinden, bu coğrafyadaki bütün malum faillerle yüzleştiriyor bizi. Roman ilerledikçe, toplumsal travmaların gündelik hayatlarımıza nasıl yansıdığını en gerçek hâliyle görüyoruz. 
Bu Kitap Sohbeti'nde, Adalet Çavdar Sabâ Altınsay’la, yazarın klasik romanla başlayan ve Faili Malum’la postmodern romana yaklaşan edebiyatını konuşuyor.</description>
      <pubDate>Thu, 16 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Faili Malum, Türkiye’nin 1998 ile 2021 yılları arasını anlatıyor ve bir cinayet üzerinden, bu coğrafyadaki bütün malum faillerle yüzleştiriyor bizi. Roman ilerledikçe, toplumsal travmaların gündelik hayatlarımıza nasıl yansıdığını en gerçek hâliyle görüyoruz. 
Bu Kitap Sohbeti'nde, Adalet Çavdar Sabâ Altınsay’la, yazarın klasik romanla başlayan ve Faili Malum’la postmodern romana yaklaşan edebiyatını konuşuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p><em>Faili Malum</em>, Türkiye’nin 1998 ile 2021 yılları arasını anlatıyor ve bir cinayet üzerinden, bu coğrafyadaki bütün malum faillerle yüzleştiriyor bizi. Roman ilerledikçe, toplumsal travmaların gündelik hayatlarımıza nasıl yansıdığını en gerçek hâliyle görüyoruz. </p><p>Bu Kitap Sohbeti'nde, Adalet Çavdar Sabâ Altınsay’la, yazarın klasik romanla başlayan ve <em>Faili Malum</em>’la postmodern romana yaklaşan edebiyatını konuşuyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2728</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[1574ccdc-1201-11ef-94ac-63095c0be8d9]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9249377369.mp3?updated=1715699308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Vedat Yıldırım, Ayşen Güven - Kürtçe Şarkılar, Türkçe Yasaklar</title>
      <description>Sokakta, düğünde, salonda, barda, mecliste, okulda, sahnede, mahkemede Kürtçeyi yasaklama refleksi kaybolmuyor. İstanbul Edebiyat Evi'nde Yaz 2022 sezonumuzun bu ilk buluşmasında, Vedat Yıldırım'ı konuk ettik. Yıldırım, Kardeş Türküler ve Bajar projelerinin deneyimleriyle, Kürtçe müzik üzerindeki baskı ve yasakların yakın tarihini anlattı. Anadilinde müzik yaparken engellerle karşılaşan müzisyenlere selam gönderdiğimiz bu sohbette moderatörlüğü Ayşen Güven üstlendi.</description>
      <pubDate>Wed, 15 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sokakta, düğünde, salonda, barda, mecliste, okulda, sahnede, mahkemede Kürtçeyi yasaklama refleksi kaybolmuyor. İstanbul Edebiyat Evi'nde Yaz 2022 sezonumuzun bu ilk buluşmasında, Vedat Yıldırım'ı konuk ettik. Yıldırım, Kardeş Türküler ve Bajar projelerinin deneyimleriyle, Kürtçe müzik üzerindeki baskı ve yasakların yakın tarihini anlattı. Anadilinde müzik yaparken engellerle karşılaşan müzisyenlere selam gönderdiğimiz bu sohbette moderatörlüğü Ayşen Güven üstlendi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Sokakta, düğünde, salonda, barda, mecliste, okulda, sahnede, mahkemede Kürtçeyi yasaklama refleksi kaybolmuyor. İstanbul Edebiyat Evi'nde Yaz 2022 sezonumuzun bu ilk buluşmasında, Vedat Yıldırım'ı konuk ettik. Yıldırım, Kardeş Türküler ve Bajar projelerinin deneyimleriyle, Kürtçe müzik üzerindeki baskı ve yasakların yakın tarihini anlattı. Anadilinde müzik yaparken engellerle karşılaşan müzisyenlere selam gönderdiğimiz bu sohbette moderatörlüğü Ayşen Güven üstlendi.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5644</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[9f7d3262-1200-11ef-857b-a321b0872175]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5603269160.mp3?updated=1715699283" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Evren Savcı, Arya B. Zencefil - Otoriter Muhafazakârlık ve Feminist ve Queer Hareketler</title>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi’nde 24 Haziran 2022 akşamı gerçekleştirdiğimiz “Atanmış Cinsiyetler ve Eşitlik Mücadelesi” başlıklı panelde açılan önemli tartışmalara devam ettiğimiz bir sohbet: Yükselen otoriter muhafazakârlık ve neoliberal politikalar gündeminde feminist ve queer hareketlerimizin verdiği önemli mücadelelerin yanı sıra içine düşebildiğimiz çıkmazlar, mağduriyet ve ifşa politikalarının sınırları, ve buralardan çıkabilmek için yol gösterici olabilecek kesişimsel yaklaşımları ve özeleştiri pratiklerini tartışıyoruz.</description>
      <pubDate>Sun, 12 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi’nde 24 Haziran 2022 akşamı gerçekleştirdiğimiz “Atanmış Cinsiyetler ve Eşitlik Mücadelesi” başlıklı panelde açılan önemli tartışmalara devam ettiğimiz bir sohbet: Yükselen otoriter muhafazakârlık ve neoliberal politikalar gündeminde feminist ve queer hareketlerimizin verdiği önemli mücadelelerin yanı sıra içine düşebildiğimiz çıkmazlar, mağduriyet ve ifşa politikalarının sınırları, ve buralardan çıkabilmek için yol gösterici olabilecek kesişimsel yaklaşımları ve özeleştiri pratiklerini tartışıyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>İstanbul Edebiyat Evi’nde 24 Haziran 2022 akşamı gerçekleştirdiğimiz “Atanmış Cinsiyetler ve Eşitlik Mücadelesi” başlıklı panelde açılan önemli tartışmalara devam ettiğimiz bir sohbet: Yükselen otoriter muhafazakârlık ve neoliberal politikalar gündeminde feminist ve queer hareketlerimizin verdiği önemli mücadelelerin yanı sıra içine düşebildiğimiz çıkmazlar, mağduriyet ve ifşa politikalarının sınırları, ve buralardan çıkabilmek için yol gösterici olabilecek kesişimsel yaklaşımları ve özeleştiri pratiklerini tartışıyoruz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4265</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[a000eaa0-0e9d-11ef-8d55-2fd3364fec82]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6785438094.mp3?updated=1715325863" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - Felsefenin Direyi / 1. Atlarla İtler - Levent Kavas</title>
      <description>"Felsefecilerin tüm 'Mısrayimcilik'ine, felsefenin bir bakıma 'ölümbilim' sayılmasına karşın felsefe metinleri öteden beri 'mumyaya çevrilememiş' hayvanlarla dolup taşar. Bu dizide dirilerin, hayvanların ardına takılıp bizi felsefenin içinde dolaştırmalarına, dışına çıkarmalarına (umut yiğidin ekmeği), yedip götürmelerine gönül indirelim. Sonunda köpeklerin maskarası olmak, kurda kuşa yem olmak da var gerçi. Dizinin bu ilk bölümünde atlarla itlere bakıyoruz."
"Felsefe alanında ipini koparan dilediğince at koştursa da köpeklerin kendilerince bir kuyruk kovalayışı, atların kendilerince bir yordamı vardır. Parmenides’in kısrakları başka, Platon’un aygırları başka koşar ya da Galileo’nun dediği gibi, Friesland atı yükümüzü çeker ama Arap atı bizi uzağa götürür. Böylece kimi Stoa’nın itin kuyruğunda doğduğunu, kimi de Nietzsche’nin İngiliz deneyciliğinin tasmasına takıldığını söyleyiverir. Benzemek benzetmeleri bir güzel benzetebilir."
Böyle diyor Levent Kavas. Pür dikkat dinliyoruz.</description>
      <pubDate>Sat, 11 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Felsefecilerin tüm 'Mısrayimcilik'ine, felsefenin bir bakıma 'ölümbilim' sayılmasına karşın felsefe metinleri öteden beri 'mumyaya çevrilememiş' hayvanlarla dolup taşar. Bu dizide dirilerin, hayvanların ardına takılıp bizi felsefenin içinde dolaştırmalarına, dışına çıkarmalarına (umut yiğidin ekmeği), yedip götürmelerine gönül indirelim. Sonunda köpeklerin maskarası olmak, kurda kuşa yem olmak da var gerçi. Dizinin bu ilk bölümünde atlarla itlere bakıyoruz."
"Felsefe alanında ipini koparan dilediğince at koştursa da köpeklerin kendilerince bir kuyruk kovalayışı, atların kendilerince bir yordamı vardır. Parmenides’in kısrakları başka, Platon’un aygırları başka koşar ya da Galileo’nun dediği gibi, Friesland atı yükümüzü çeker ama Arap atı bizi uzağa götürür. Böylece kimi Stoa’nın itin kuyruğunda doğduğunu, kimi de Nietzsche’nin İngiliz deneyciliğinin tasmasına takıldığını söyleyiverir. Benzemek benzetmeleri bir güzel benzetebilir."
Böyle diyor Levent Kavas. Pür dikkat dinliyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>"Felsefecilerin tüm 'Mısrayimcilik'ine, felsefenin bir bakıma 'ölümbilim' sayılmasına karşın felsefe metinleri öteden beri 'mumyaya çevrilememiş' hayvanlarla dolup taşar. Bu dizide dirilerin, hayvanların ardına takılıp bizi felsefenin içinde dolaştırmalarına, dışına çıkarmalarına (umut yiğidin ekmeği), yedip götürmelerine gönül indirelim. Sonunda köpeklerin maskarası olmak, kurda kuşa yem olmak da var gerçi. Dizinin bu ilk bölümünde atlarla itlere bakıyoruz."</p><p>"Felsefe alanında ipini koparan dilediğince at koştursa da köpeklerin kendilerince bir kuyruk kovalayışı, atların kendilerince bir yordamı vardır. Parmenides’in kısrakları başka, Platon’un aygırları başka koşar ya da Galileo’nun dediği gibi, Friesland atı yükümüzü çeker ama Arap atı bizi uzağa götürür. Böylece kimi Stoa’nın itin kuyruğunda doğduğunu, kimi de Nietzsche’nin İngiliz deneyciliğinin tasmasına takıldığını söyleyiverir. Benzemek benzetmeleri bir güzel benzetebilir."</p><p>Böyle diyor Levent Kavas. Pür dikkat dinliyoruz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3635</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[6aa99a4c-0e9c-11ef-ae1d-179a34a8392e]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1296513404.mp3?updated=1715325787" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nilüfer Erdem Güngörmüş, Abdullah Ezik - Sanatçının Kendine Yolculuğu: Sanat ve Edebiyat Üzerine Psikanalitik Denemeler</title>
      <description>25 Nisan 2022'de Nilüfer Erdem Güngörmüş'ü, Abdullah Ezik'in moderatörlüğünde İstanbul Edebiyat Evi'nde konuk ettik. O akşamki sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.
Nilüfer Erdem Güngörmüş son dönem yazılarını topladığı Sanatçının Kendine Yolculuğu: Sanat ve Edebiyat Üzerine Psikanalitik Denemeler adlı kitabında (Metis, Aralık 2021) yazarların, görsel sanatçıların, bestecilerin ve sinema yönetmenlerinin izini sürüyor. Hem senaryo yazarı hem psikanalist bakışıyla yaratıcılığın gizli odalarında dolaşıyor. Sanatçının eser yaratırken kendi içinde yaşadığı dönüşümleri ele alıyor. Sevim Burak’tan Selma Gürbüz’e, Alvin Lucier’den Henry Bachau’ya ve Mehmed Siyahkaleme kadar uzanan bir deneme şöleni.</description>
      <pubDate>Fri, 10 May 2024 08:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>25 Nisan 2022'de Nilüfer Erdem Güngörmüş'ü, Abdullah Ezik'in moderatörlüğünde İstanbul Edebiyat Evi'nde konuk ettik. O akşamki sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.
Nilüfer Erdem Güngörmüş son dönem yazılarını topladığı Sanatçının Kendine Yolculuğu: Sanat ve Edebiyat Üzerine Psikanalitik Denemeler adlı kitabında (Metis, Aralık 2021) yazarların, görsel sanatçıların, bestecilerin ve sinema yönetmenlerinin izini sürüyor. Hem senaryo yazarı hem psikanalist bakışıyla yaratıcılığın gizli odalarında dolaşıyor. Sanatçının eser yaratırken kendi içinde yaşadığı dönüşümleri ele alıyor. Sevim Burak’tan Selma Gürbüz’e, Alvin Lucier’den Henry Bachau’ya ve Mehmed Siyahkaleme kadar uzanan bir deneme şöleni.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>25 Nisan 2022'de Nilüfer Erdem Güngörmüş'ü, Abdullah Ezik'in moderatörlüğünde İstanbul Edebiyat Evi'nde konuk ettik. O akşamki sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</p><p>Nilüfer Erdem Güngörmüş son dönem yazılarını topladığı Sanatçının Kendine Yolculuğu: Sanat ve Edebiyat Üzerine Psikanalitik Denemeler adlı kitabında (Metis, Aralık 2021) yazarların, görsel sanatçıların, bestecilerin ve sinema yönetmenlerinin izini sürüyor. Hem senaryo yazarı hem psikanalist bakışıyla yaratıcılığın gizli odalarında dolaşıyor. Sanatçının eser yaratırken kendi içinde yaşadığı dönüşümleri ele alıyor. Sevim Burak’tan Selma Gürbüz’e, Alvin Lucier’den Henry Bachau’ya ve Mehmed Siyahkaleme kadar uzanan bir deneme şöleni.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3915</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[5e62c9da-0e9b-11ef-8ea1-e3ff084833ff]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5772037612.mp3?updated=1715325414" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erhan Altan - O Sırada Avusturya’da Neler Oluyordu?</title>
      <description>Bu ev buluşmasında konuşmacı konuğumuz Viyana'da yaşayan şair, yazar ve çevirmen Erhan Altan. Viyana Grubu 50’li yılların Viyanası'nda, İkinci Yeni ile neredeyse eşzamanlı olarak ortaya çıkar. Benzer biçimde çekirdek grubu beş şairin oluşturduğu bu hareketin de adı dışarıdan ona atfedilir. Ve Viyana Grubu da İkinci Yeni gibi bir dönemi diğerinden ayıran şiir kalkışması olur. Ancak benzerlikler de bunlarla sınırlı kalır.
Nasyonal sosyalizm sonrasının arınma gereksinimine verilen neo-avangart ve deneysel bir yanıttır bu. Ve kafa kafaya veren beş şairin sıra dışı birlikteliğinin bir ülkenin edebiyatına nasıl yepyeni bir başlangıç yaptırabileceğinin umut ve hayret verici öyküsüdür.
Konrad Bayer ile yakın zamanda aramızdan ayrılan Oswald Wiener’in anıldığı bu buluşmada, özellikle HC Artmann, Gerhard Rühm, Friedrich Achleitner’ın yapıtlarından örnekler sergilendi. Arşivlik bir yayın!</description>
      <pubDate>Tue, 07 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu ev buluşmasında konuşmacı konuğumuz Viyana'da yaşayan şair, yazar ve çevirmen Erhan Altan. Viyana Grubu 50’li yılların Viyanası'nda, İkinci Yeni ile neredeyse eşzamanlı olarak ortaya çıkar. Benzer biçimde çekirdek grubu beş şairin oluşturduğu bu hareketin de adı dışarıdan ona atfedilir. Ve Viyana Grubu da İkinci Yeni gibi bir dönemi diğerinden ayıran şiir kalkışması olur. Ancak benzerlikler de bunlarla sınırlı kalır.
Nasyonal sosyalizm sonrasının arınma gereksinimine verilen neo-avangart ve deneysel bir yanıttır bu. Ve kafa kafaya veren beş şairin sıra dışı birlikteliğinin bir ülkenin edebiyatına nasıl yepyeni bir başlangıç yaptırabileceğinin umut ve hayret verici öyküsüdür.
Konrad Bayer ile yakın zamanda aramızdan ayrılan Oswald Wiener’in anıldığı bu buluşmada, özellikle HC Artmann, Gerhard Rühm, Friedrich Achleitner’ın yapıtlarından örnekler sergilendi. Arşivlik bir yayın!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Bu ev buluşmasında konuşmacı konuğumuz Viyana'da yaşayan şair, yazar ve çevirmen Erhan Altan. Viyana Grubu 50’li yılların Viyanası'nda, İkinci Yeni ile neredeyse eşzamanlı olarak ortaya çıkar. Benzer biçimde çekirdek grubu beş şairin oluşturduğu bu hareketin de adı dışarıdan ona atfedilir. Ve Viyana Grubu da İkinci Yeni gibi bir dönemi diğerinden ayıran şiir kalkışması olur. Ancak benzerlikler de bunlarla sınırlı kalır.</p><p>Nasyonal sosyalizm sonrasının arınma gereksinimine verilen neo-avangart ve deneysel bir yanıttır bu. Ve kafa kafaya veren beş şairin sıra dışı birlikteliğinin bir ülkenin edebiyatına nasıl yepyeni bir başlangıç yaptırabileceğinin umut ve hayret verici öyküsüdür.</p><p>Konrad Bayer ile yakın zamanda aramızdan ayrılan Oswald Wiener’in anıldığı bu buluşmada, özellikle HC Artmann, Gerhard Rühm, Friedrich Achleitner’ın yapıtlarından örnekler sergilendi. Arşivlik bir yayın!</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5661</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[044e5f7c-087e-11ef-9ba8-9f59365168b7]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4607237231.mp3?updated=1714720146" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Derya Koptekin, Kerem Işık, Mesut Varlık - Hıdırellez: Bir Roman ve Romanlar</title>
      <description>Roman kültüründe Baba Fingo’nun kurtarıcılığına şükranlarını sunmak için kutladıkları Kakava Bayramı ile Hıdırellez birbirine girmiş çok özel bir ritüeldir. 
Biz Romanlar Siz Gacolar – Çingene/Roman Çocukların Kimlik İnşası (İletişim Yayınları) kitabıyla tanıdığımız Derya Koptekin ile, hem kendi çalışması hem de Velibor Çoliç’in Hıdırellez (Livera Yayınları) romanı çerçevesinde Romanların dünü ve bugünü üzerine, moderatörlüğünü Mesut Varlık'ın üstlendiği bir sohbet planlamıştık. Çoliç'in Hıdırellez romanının yayıncısı yazar Kerem Işık'ın da katılımıyla sohbet genişlemiş, daha da şenlenmiş oldu.İstanbul Edebiyat Evi'nde 6 Mayıs 2022 akşamı Hıdırellez'i bu özel etkinlikle kutladık. </description>
      <pubDate>Sun, 05 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Roman kültüründe Baba Fingo’nun kurtarıcılığına şükranlarını sunmak için kutladıkları Kakava Bayramı ile Hıdırellez birbirine girmiş çok özel bir ritüeldir. 
Biz Romanlar Siz Gacolar – Çingene/Roman Çocukların Kimlik İnşası (İletişim Yayınları) kitabıyla tanıdığımız Derya Koptekin ile, hem kendi çalışması hem de Velibor Çoliç’in Hıdırellez (Livera Yayınları) romanı çerçevesinde Romanların dünü ve bugünü üzerine, moderatörlüğünü Mesut Varlık'ın üstlendiği bir sohbet planlamıştık. Çoliç'in Hıdırellez romanının yayıncısı yazar Kerem Işık'ın da katılımıyla sohbet genişlemiş, daha da şenlenmiş oldu.İstanbul Edebiyat Evi'nde 6 Mayıs 2022 akşamı Hıdırellez'i bu özel etkinlikle kutladık. </itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Roman kültüründe Baba Fingo’nun kurtarıcılığına şükranlarını sunmak için kutladıkları Kakava Bayramı ile Hıdırellez birbirine girmiş çok özel bir ritüeldir. </p><p><em>Biz Romanlar Siz Gacolar – Çingene/Roman Çocukların Kimlik İnşası</em> (İletişim Yayınları) kitabıyla tanıdığımız Derya Koptekin ile, hem kendi çalışması hem de Velibor Çoliç’in <em>Hıdırellez</em> (Livera Yayınları) romanı çerçevesinde Romanların dünü ve bugünü üzerine, moderatörlüğünü Mesut Varlık'ın üstlendiği bir sohbet planlamıştık. Çoliç'in Hıdırellez romanının yayıncısı yazar Kerem Işık'ın da katılımıyla sohbet genişlemiş, daha da şenlenmiş oldu.İstanbul Edebiyat Evi'nde 6 Mayıs 2022 akşamı Hıdırellez'i bu özel etkinlikle kutladık. </p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4833</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[006928e6-ed13-11ee-b4c4-073560163bbb]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4380628869.mp3?updated=1711638732" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mehmet Nuri Gültekin, Selim Bozdoğan - Türkiye'deki Suriyeliler: Dışlama, Ötekileştirme, Irkçılık</title>
      <description>Gaziantep Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde öğretim üyesi olan ve göç, göçmenlik, mültecilik, sığınmacılık ve Ortadoğu'nun siyasal sosyolojisi gibi alanlarda çalışmalar yürüten Mehmet Nuri Gültekin'i konuk ettiğimiz bu söyleşide, Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin karşılaştığı dışlama ve ötekileştirme biçimlerini sosyolojik ve politik açıdan tartıştık. Sohbette moderatörlüğü Selim Bozdoğan üstlendi. 
Mülteci karşıtlığının "muhalif tavır" olarak savunulabildiği, ırkçılığın "normalleştirildiği" günlerde elzem bir konuşma.</description>
      <pubDate>Fri, 03 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Gaziantep Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde öğretim üyesi olan ve göç, göçmenlik, mültecilik, sığınmacılık ve Ortadoğu'nun siyasal sosyolojisi gibi alanlarda çalışmalar yürüten Mehmet Nuri Gültekin'i konuk ettiğimiz bu söyleşide, Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin karşılaştığı dışlama ve ötekileştirme biçimlerini sosyolojik ve politik açıdan tartıştık. Sohbette moderatörlüğü Selim Bozdoğan üstlendi. 
Mülteci karşıtlığının "muhalif tavır" olarak savunulabildiği, ırkçılığın "normalleştirildiği" günlerde elzem bir konuşma.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Gaziantep Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde öğretim üyesi olan ve göç, göçmenlik, mültecilik, sığınmacılık ve Ortadoğu'nun siyasal sosyolojisi gibi alanlarda çalışmalar yürüten Mehmet Nuri Gültekin'i konuk ettiğimiz bu söyleşide, Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin karşılaştığı dışlama ve ötekileştirme biçimlerini sosyolojik ve politik açıdan tartıştık. Sohbette moderatörlüğü Selim Bozdoğan üstlendi. </p><p>Mülteci karşıtlığının "muhalif tavır" olarak savunulabildiği, ırkçılığın "normalleştirildiği" günlerde elzem bir konuşma.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2880</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[1a763136-ed16-11ee-a89a-a31cc6a0bd84]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7415776623.mp3?updated=1711644060" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ben Ehrenreich, Helen Mackreath - Umut Günlükleri: Filistin’de Yaşam ve Ölüm</title>
      <description>Ben Ehrenreich'ın The Way to the Spring adlı kitabı ilk yayımlanışından beş yıl sonra, 2021'de, Umut Günlükleri: Filistin'de Yaşam ve Ölüm adıyla, Peren Gülmez'in çevirisiyle, Epsilon Yayınevi tarafından Türkçeye kazandırıldı. Yazarın Batı Şeria'da karşılaştığı Filistinlilerin kişisel hikâyelerini tarihsel ve politik bağlamıyla bütünleştirerek aktardığı bu kitap, İsrail işgalinin nasıl işlediğinin berrak bir anlatımı olarak dünyada ilgi gördü. 
Gazeteci, denemeci, romancı Ben Ehrenreich'ın bu kitabından yola çıkan ama bu kitapla sınırlı kalmayan bir sohbet bu. 2020'de yayımlanan Desert Notebooks (Çöl Günlükleri) kitabında Maya kozmolojisinin içinden kolonyalizme, yerli halkların bilgeliğine, farklı bir zaman kavrayışına bakan Ehrenreich'la, Helen Mackreath'in söyleşisi, yazarın her iki kitabı ışığında, silinen ve üzerine beton döşenen bir geçmişe, endişeli bugünümüzün içinde barındırdığı farklı gerçekliklere ve kurmamız gereken geleceğe de odaklanıyor.
Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 02 May 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ben Ehrenreich'ın The Way to the Spring adlı kitabı ilk yayımlanışından beş yıl sonra, 2021'de, Umut Günlükleri: Filistin'de Yaşam ve Ölüm adıyla, Peren Gülmez'in çevirisiyle, Epsilon Yayınevi tarafından Türkçeye kazandırıldı. Yazarın Batı Şeria'da karşılaştığı Filistinlilerin kişisel hikâyelerini tarihsel ve politik bağlamıyla bütünleştirerek aktardığı bu kitap, İsrail işgalinin nasıl işlediğinin berrak bir anlatımı olarak dünyada ilgi gördü. 
Gazeteci, denemeci, romancı Ben Ehrenreich'ın bu kitabından yola çıkan ama bu kitapla sınırlı kalmayan bir sohbet bu. 2020'de yayımlanan Desert Notebooks (Çöl Günlükleri) kitabında Maya kozmolojisinin içinden kolonyalizme, yerli halkların bilgeliğine, farklı bir zaman kavrayışına bakan Ehrenreich'la, Helen Mackreath'in söyleşisi, yazarın her iki kitabı ışığında, silinen ve üzerine beton döşenen bir geçmişe, endişeli bugünümüzün içinde barındırdığı farklı gerçekliklere ve kurmamız gereken geleceğe de odaklanıyor.
Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Ben Ehrenreich'ın <em>The Way to the Spring</em> adlı kitabı ilk yayımlanışından beş yıl sonra, 2021'de, <em>Umut Günlükleri: Filistin'de Yaşam ve Ölüm</em> adıyla, Peren Gülmez'in çevirisiyle, Epsilon Yayınevi tarafından Türkçeye kazandırıldı. Yazarın Batı Şeria'da karşılaştığı Filistinlilerin kişisel hikâyelerini tarihsel ve politik bağlamıyla bütünleştirerek aktardığı bu kitap, İsrail işgalinin nasıl işlediğinin berrak bir anlatımı olarak dünyada ilgi gördü. </p><p>Gazeteci, denemeci, romancı Ben Ehrenreich'ın bu kitabından yola çıkan ama bu kitapla sınırlı kalmayan bir sohbet bu. 2020'de yayımlanan <em>Desert Notebooks</em> (<em>Çöl Günlükleri</em>) kitabında Maya kozmolojisinin içinden kolonyalizme, yerli halkların bilgeliğine, farklı bir zaman kavrayışına bakan Ehrenreich'la, Helen Mackreath'in söyleşisi, yazarın her iki kitabı ışığında, silinen ve üzerine beton döşenen bir geçmişe, endişeli bugünümüzün içinde barındırdığı farklı gerçekliklere ve kurmamız gereken geleceğe de odaklanıyor.</p><p>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3711</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[ea670c3c-ed0f-11ee-a271-7f62c7aee3e8]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6346197922.mp3?updated=1711638136" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hakan Gürvit, Özgür Öğütcen, Mesut Varlık - Lacan'ı Türkçe Okumak</title>
      <description>Hakan Gürvit ve Özgür Öğütcen'i İstanbul Edebiyat Evi'nde konuk ettiğimiz 22 Haziran 2022 tarihli buluşmada, sohbetin moderatörlüğünü Mesut Varlık üstlenmişti. Psikanalizin 21. yüzyıla taşınmasında büyük etkisi olan Lacan’ın Türkçe’ye çevrilmesi hep bir tartışma konusu olmuştur. Fransızca orijinal metinlerinde dahi aslında neyi kastettiğine dair tartışmalar sürerken “Lacan’ı Türkçe okumak” başlı başına bir sorun veya deneyim haline geliyor. 
Biz de bu buluşmada, nörolog Hakan Gürvit’in çevirisini yaptığı Lorenzo Chiesa’nın Öznelik ve Ötekilik-Lacan’ın Felsefi Bir Okuması adlı kitabı ve psikanalist, psikiyatrist Özgür Öğütcen’in Lacancı Başlangıçlar-Klinikten Politikaya Lacancı Psikanaliz adlı kitabı etrafında Türkiye’deki Lacan literatürünü, bugünkü durumunu ve Lacan’ın psikanalizde sağladığı dönüşümü konuştuk.</description>
      <pubDate>Tue, 30 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Hakan Gürvit ve Özgür Öğütcen'i İstanbul Edebiyat Evi'nde konuk ettiğimiz 22 Haziran 2022 tarihli buluşmada, sohbetin moderatörlüğünü Mesut Varlık üstlenmişti. Psikanalizin 21. yüzyıla taşınmasında büyük etkisi olan Lacan’ın Türkçe’ye çevrilmesi hep bir tartışma konusu olmuştur. Fransızca orijinal metinlerinde dahi aslında neyi kastettiğine dair tartışmalar sürerken “Lacan’ı Türkçe okumak” başlı başına bir sorun veya deneyim haline geliyor. 
Biz de bu buluşmada, nörolog Hakan Gürvit’in çevirisini yaptığı Lorenzo Chiesa’nın Öznelik ve Ötekilik-Lacan’ın Felsefi Bir Okuması adlı kitabı ve psikanalist, psikiyatrist Özgür Öğütcen’in Lacancı Başlangıçlar-Klinikten Politikaya Lacancı Psikanaliz adlı kitabı etrafında Türkiye’deki Lacan literatürünü, bugünkü durumunu ve Lacan’ın psikanalizde sağladığı dönüşümü konuştuk.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Hakan Gürvit ve Özgür Öğütcen'i İstanbul Edebiyat Evi'nde konuk ettiğimiz 22 Haziran 2022 tarihli buluşmada, sohbetin moderatörlüğünü Mesut Varlık üstlenmişti. Psikanalizin 21. yüzyıla taşınmasında büyük etkisi olan Lacan’ın Türkçe’ye çevrilmesi hep bir tartışma konusu olmuştur. Fransızca orijinal metinlerinde dahi aslında neyi kastettiğine dair tartışmalar sürerken “Lacan’ı Türkçe okumak” başlı başına bir sorun veya deneyim haline geliyor. </p><p>Biz de bu buluşmada, nörolog Hakan Gürvit’in çevirisini yaptığı Lorenzo Chiesa’nın <em>Öznelik ve Ötekilik-Lacan’ın Felsefi Bir Okuması</em> adlı kitabı ve psikanalist, psikiyatrist Özgür Öğütcen’in <em>Lacancı Başlangıçlar-Klinikten Politikaya Lacancı Psikanaliz</em> adlı kitabı etrafında Türkiye’deki Lacan literatürünü, bugünkü durumunu ve Lacan’ın psikanalizde sağladığı dönüşümü konuştuk.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5797</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[2376960e-eab4-11ee-b8c2-77364d92a686]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7222533552.mp3?updated=1711378022" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kübra Sultan Yüzüncüyıl, Aynülhayat Uybadın, Arif Bilgin - Topraktan Sofraya Sakarya Mutfağı: Bir Yemek Antropolojisi</title>
      <description>Bu bölümde ele alacağımız kitap, "Evliyâ Çelebi’nin ‘Ağaç Denizi’ dediği bölgenin içinden sesleniyor bize. Sakarya’nın verimli topraklarının, bereketli sularının ve onlarla beslenen sofraların hikâyesini anlatıyor. Kentin tarımsal serüvenini, bu serüvene eşlik eden yerlilerini, göçmenlerini ve damak hafızalarını, mutfaklarındaki kültürel zenginliği aktarıyor. Bunu yaparken antropolojik bir bakış açısı kullanıyor. Yemeğin sosyo-kültürel anlamlarını gösterdikten sonra okuyucuyu geleneksel tariflerle buluşturuyor, bir yandan da bizleri bu tariflerden ilham alan şeflerin mutfağına konuk ediyor. Kısacası bu kitap, yemeği konu edinen araştırmalar için derinlikli bir kaynak, heyecan verici öncü bir çalışma." 
Nilhan Aras’ın bu notuyla yayımlanan Topraktan Sofraya Sakarya Mutfağı: Bir Yemek Antropolojisi kitabının yazarları Arif Bilgin (moderatör), Kübra Yüzüncüyıl ve Aynülhayat Uybaydın'ı dinliyoruz.  </description>
      <pubDate>Sun, 28 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu bölümde ele alacağımız kitap, "Evliyâ Çelebi’nin ‘Ağaç Denizi’ dediği bölgenin içinden sesleniyor bize. Sakarya’nın verimli topraklarının, bereketli sularının ve onlarla beslenen sofraların hikâyesini anlatıyor. Kentin tarımsal serüvenini, bu serüvene eşlik eden yerlilerini, göçmenlerini ve damak hafızalarını, mutfaklarındaki kültürel zenginliği aktarıyor. Bunu yaparken antropolojik bir bakış açısı kullanıyor. Yemeğin sosyo-kültürel anlamlarını gösterdikten sonra okuyucuyu geleneksel tariflerle buluşturuyor, bir yandan da bizleri bu tariflerden ilham alan şeflerin mutfağına konuk ediyor. Kısacası bu kitap, yemeği konu edinen araştırmalar için derinlikli bir kaynak, heyecan verici öncü bir çalışma." 
Nilhan Aras’ın bu notuyla yayımlanan Topraktan Sofraya Sakarya Mutfağı: Bir Yemek Antropolojisi kitabının yazarları Arif Bilgin (moderatör), Kübra Yüzüncüyıl ve Aynülhayat Uybaydın'ı dinliyoruz.  </itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Bu bölümde ele alacağımız kitap, "Evliyâ Çelebi’nin ‘Ağaç Denizi’ dediği bölgenin içinden sesleniyor bize. Sakarya’nın verimli topraklarının, bereketli sularının ve onlarla beslenen sofraların hikâyesini anlatıyor. Kentin tarımsal serüvenini, bu serüvene eşlik eden yerlilerini, göçmenlerini ve damak hafızalarını, mutfaklarındaki kültürel zenginliği aktarıyor. Bunu yaparken antropolojik bir bakış açısı kullanıyor. Yemeğin sosyo-kültürel anlamlarını gösterdikten sonra okuyucuyu geleneksel tariflerle buluşturuyor, bir yandan da bizleri bu tariflerden ilham alan şeflerin mutfağına konuk ediyor. Kısacası bu kitap, yemeği konu edinen araştırmalar için derinlikli bir kaynak, heyecan verici öncü bir çalışma." </p><p>Nilhan Aras’ın bu notuyla yayımlanan <em>Topraktan Sofraya Sakarya Mutfağı: Bir Yemek Antropolojisi</em> kitabının yazarları Arif Bilgin (moderatör), Kübra Yüzüncüyıl ve Aynülhayat Uybaydın'ı dinliyoruz.  </p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3173</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[908db3aa-eab2-11ee-be27-8b3483f02237]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4687105109.mp3?updated=1711376989" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sebahattin Şen, Selim Bozdoğan - Gemideki Hayalet: Türk Sinemasında Kürtlüğün ve Türklüğün Kuruluşu</title>
      <description>Gemideki Hayalet, Şarkiyatçılık ve Kolonyalizm literatürünün birikiminden yararlanarak Türk sinemasında Kürt imgelerinin tarihi boyunca ilerlerken hem kısmi değişimleri hem de sabitleri, klişeleri dikkatimize sunan bir kitap. En büyük katkısı, ırkçılığın sadece nefret içerikli şiddet edimlerinden ibaret olmadığını, bir zihniyet biçimi olduğunu sinema üzerinden okuyucuya sunması. 
Gemideki Hayalet'in yazarı Sebahattin Şen'le, Selim Bozdoğan moderatörlüğünde, bu kitaptan ve sinemasal örneklerden yola çıkan bir sosyoloji konuşması.</description>
      <pubDate>Fri, 26 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Gemideki Hayalet, Şarkiyatçılık ve Kolonyalizm literatürünün birikiminden yararlanarak Türk sinemasında Kürt imgelerinin tarihi boyunca ilerlerken hem kısmi değişimleri hem de sabitleri, klişeleri dikkatimize sunan bir kitap. En büyük katkısı, ırkçılığın sadece nefret içerikli şiddet edimlerinden ibaret olmadığını, bir zihniyet biçimi olduğunu sinema üzerinden okuyucuya sunması. 
Gemideki Hayalet'in yazarı Sebahattin Şen'le, Selim Bozdoğan moderatörlüğünde, bu kitaptan ve sinemasal örneklerden yola çıkan bir sosyoloji konuşması.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p><em>Gemideki Hayalet</em>, Şarkiyatçılık ve Kolonyalizm literatürünün birikiminden yararlanarak Türk sinemasında Kürt imgelerinin tarihi boyunca ilerlerken hem kısmi değişimleri hem de sabitleri, klişeleri dikkatimize sunan bir kitap. En büyük katkısı, ırkçılığın sadece nefret içerikli şiddet edimlerinden ibaret olmadığını, bir zihniyet biçimi olduğunu sinema üzerinden okuyucuya sunması. </p><p><em>Gemideki Hayalet</em>'in yazarı Sebahattin Şen'le, Selim Bozdoğan moderatörlüğünde, bu kitaptan ve sinemasal örneklerden yola çıkan bir sosyoloji konuşması.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5302</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[628f9faa-eab1-11ee-b557-87b96f45c490]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4866824202.mp3?updated=1711376949" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Masis Kürkçügil, Bahriye Kabadayı Dal, Mustafa Ünlü - Devrimci Gençlik Köprüsü: Eski Bir Masal Değil ‘68</title>
      <description>Masis Kürkçügil ve Bahriye Kabadayı Dal'ın katıldığı, Mustafa Ünlü'nün moderatörlüğünü üstlendiği bir "Bellek ve Belgesel" sohbeti. 26 Mayıs 2022 akşamı İstanbul Edebiyat Evi'nde buluşup Devrimci Gençlik Köprüsü filmini hep birlikte izledik. Ardından da film üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdik. Bu podcastte o sohbetin tamamı yer alıyor. 
Üzerine konuştuğumuz belgesel film, Devrimci Gençlik Köprüsü’nün hikâyesinden yola çıkarak; 68 ruhunu, direnme ve hayalleri gerçekleştirme gücünü yansıtmaya çalışıyor ve toplum için birşeyler yapabilmenin koşullarını sorguluyor. Hem bugünün tanığı genç bir insanın -yönetmen Bahriye Kabadayı Dal'ın- hem de geçmişin tanıklarının paralel anlatımlarıyla iki eksenli bir hikâye sunuluyor izleyiciye. Batılıların “68’de Türkiye’de de mi olaylar oldu?” sorusundan etkilenen yönetmen, genç nesillere ya unutulmaya yüz tutmuş bir masal gibi ya da "romantik başkaldırı" nostaljisiyle yansıtılan 1968’e dönüyor yüzünü. Türkiye’de 1968’de yaşananlara dair yüzlerce, hatta binlerce öyküden sadece biri bu.  
1969 yılı... Hakkâri’de, geçit vermez Zap nehri canlar almaya devam ederken, İstanbul Boğazı’na ilk köprüyü yapma çalışmaları başlamıştır. ’68 gençliği içinden bir grup üniversite öğrencisi, ülkenin doğusu ile batısına eşit yatırım yapılması yaklaşımıyla İstanbul Boğaz Köprüsü’nün yapımına karşı çıkarlar. Boğaz'a köprü yapımının ülkenin petrole bağımlılığını ve iç göçü artıracağını, çevre arazilerde rant kavgalarının olacağını, Boğaziçi’nin doğal ve kültürel dokusunun bozulacağını, birinci köprünün ardından ikinci ve üçüncü köprülere gereksinim duyulacağını fakat bunların ulaşım sorununu çözemeyeceğini, demiryollarının ve raylı sistemin ulaşım açısından daha verimli ve ucuz olduğunu savunurlar. Diğer yanda ise, “kapitalizm/sosyalizm” tartışmaları çerçevesinde, ülkenin doğusundaki yaşama biçimine, orada feodal bir yaşantının olup olmadığına duyulan merak söz konusudur. Tüm bunlar, gençleri sembolik bir eylem etrafında biraya getirir: "Boğaz’a değil Zap’a Köprü." Hep birlikte, Zap nehri üzerine bir asma köprü inşa etmeye başlarlar. Bu çabaya Milliyet gazetesi de katılır. Bir yardım kampanyası açılır. Kısa sürede inşası tamamlanan köprüye "Devrimci Gençlik Köprüsü"adı verilir. Köprü, Hakkârililer için ’68 olayları sonunda idam edilen gençlik liderlerinin adlarıyla andıkları bir efsane haline gelir.
Aradan geçen ve iki askeri darbe ile bir askeri darbe girişimini içeren yıllardan sonra, köprü, 1999’da kimliği bilinemeyen kişilerce havaya uçurulur. Film, “küçük bir köprüden kim korkar” sorusundan çok, Devrimci Gençlik Köprüsü’nün halkların dostluğuna yönelik anlamına yoğunlaşıyor. Hikâye, köprüyü yapan 68’lilerin ve o dönemi hatırlayan Hakkârililer’in tanıklıklarıyla aktarılıyor. Masis Kürkçügil, Ragıp Zarakolu, Yaşar Yılmaz, Faruk Pekin, Necati Sağır, Esat Yarar, Cihan Şenoğuz, Abdülkadir Kızılkaya, İhsan Çölemerikli, Enver Özkahraman, Mehmet Salih Yıldız filmde yer alan isimlerden birkaçı.
Film, 2006'da Marakeş'te gerçekleştirilen Euromed II - MEDA Film Geliştirme programına katılmaya hak kazanan tek belgesel projesi oldu. İngilizce adı ile “A Bridge at the Edge of the World”, bu kapsamda Avrupa ülkelerinden uzmanların yapım-yönetim alanında verdikleri birer haftalık üç atölyeye katıldı. Filmin görüntü yönetmenliğini Koray Kesik, montajını Burak Dal yaptı. Özgün müzik Sinan Sakızlı’ya ait.</description>
      <pubDate>Thu, 25 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Masis Kürkçügil ve Bahriye Kabadayı Dal'ın katıldığı, Mustafa Ünlü'nün moderatörlüğünü üstlendiği bir "Bellek ve Belgesel" sohbeti. 26 Mayıs 2022 akşamı İstanbul Edebiyat Evi'nde buluşup Devrimci Gençlik Köprüsü filmini hep birlikte izledik. Ardından da film üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdik. Bu podcastte o sohbetin tamamı yer alıyor. 
Üzerine konuştuğumuz belgesel film, Devrimci Gençlik Köprüsü’nün hikâyesinden yola çıkarak; 68 ruhunu, direnme ve hayalleri gerçekleştirme gücünü yansıtmaya çalışıyor ve toplum için birşeyler yapabilmenin koşullarını sorguluyor. Hem bugünün tanığı genç bir insanın -yönetmen Bahriye Kabadayı Dal'ın- hem de geçmişin tanıklarının paralel anlatımlarıyla iki eksenli bir hikâye sunuluyor izleyiciye. Batılıların “68’de Türkiye’de de mi olaylar oldu?” sorusundan etkilenen yönetmen, genç nesillere ya unutulmaya yüz tutmuş bir masal gibi ya da "romantik başkaldırı" nostaljisiyle yansıtılan 1968’e dönüyor yüzünü. Türkiye’de 1968’de yaşananlara dair yüzlerce, hatta binlerce öyküden sadece biri bu.  
1969 yılı... Hakkâri’de, geçit vermez Zap nehri canlar almaya devam ederken, İstanbul Boğazı’na ilk köprüyü yapma çalışmaları başlamıştır. ’68 gençliği içinden bir grup üniversite öğrencisi, ülkenin doğusu ile batısına eşit yatırım yapılması yaklaşımıyla İstanbul Boğaz Köprüsü’nün yapımına karşı çıkarlar. Boğaz'a köprü yapımının ülkenin petrole bağımlılığını ve iç göçü artıracağını, çevre arazilerde rant kavgalarının olacağını, Boğaziçi’nin doğal ve kültürel dokusunun bozulacağını, birinci köprünün ardından ikinci ve üçüncü köprülere gereksinim duyulacağını fakat bunların ulaşım sorununu çözemeyeceğini, demiryollarının ve raylı sistemin ulaşım açısından daha verimli ve ucuz olduğunu savunurlar. Diğer yanda ise, “kapitalizm/sosyalizm” tartışmaları çerçevesinde, ülkenin doğusundaki yaşama biçimine, orada feodal bir yaşantının olup olmadığına duyulan merak söz konusudur. Tüm bunlar, gençleri sembolik bir eylem etrafında biraya getirir: "Boğaz’a değil Zap’a Köprü." Hep birlikte, Zap nehri üzerine bir asma köprü inşa etmeye başlarlar. Bu çabaya Milliyet gazetesi de katılır. Bir yardım kampanyası açılır. Kısa sürede inşası tamamlanan köprüye "Devrimci Gençlik Köprüsü"adı verilir. Köprü, Hakkârililer için ’68 olayları sonunda idam edilen gençlik liderlerinin adlarıyla andıkları bir efsane haline gelir.
Aradan geçen ve iki askeri darbe ile bir askeri darbe girişimini içeren yıllardan sonra, köprü, 1999’da kimliği bilinemeyen kişilerce havaya uçurulur. Film, “küçük bir köprüden kim korkar” sorusundan çok, Devrimci Gençlik Köprüsü’nün halkların dostluğuna yönelik anlamına yoğunlaşıyor. Hikâye, köprüyü yapan 68’lilerin ve o dönemi hatırlayan Hakkârililer’in tanıklıklarıyla aktarılıyor. Masis Kürkçügil, Ragıp Zarakolu, Yaşar Yılmaz, Faruk Pekin, Necati Sağır, Esat Yarar, Cihan Şenoğuz, Abdülkadir Kızılkaya, İhsan Çölemerikli, Enver Özkahraman, Mehmet Salih Yıldız filmde yer alan isimlerden birkaçı.
Film, 2006'da Marakeş'te gerçekleştirilen Euromed II - MEDA Film Geliştirme programına katılmaya hak kazanan tek belgesel projesi oldu. İngilizce adı ile “A Bridge at the Edge of the World”, bu kapsamda Avrupa ülkelerinden uzmanların yapım-yönetim alanında verdikleri birer haftalık üç atölyeye katıldı. Filmin görüntü yönetmenliğini Koray Kesik, montajını Burak Dal yaptı. Özgün müzik Sinan Sakızlı’ya ait.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Masis Kürkçügil ve Bahriye Kabadayı Dal'ın katıldığı, Mustafa Ünlü'nün moderatörlüğünü üstlendiği bir "Bellek ve Belgesel" sohbeti. 26 Mayıs 2022 akşamı İstanbul Edebiyat Evi'nde buluşup Devrimci Gençlik Köprüsü filmini hep birlikte izledik. Ardından da film üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdik. Bu podcastte o sohbetin tamamı yer alıyor. </p><p>Üzerine konuştuğumuz belgesel film, Devrimci Gençlik Köprüsü’nün hikâyesinden yola çıkarak; 68 ruhunu, direnme ve hayalleri gerçekleştirme gücünü yansıtmaya çalışıyor ve toplum için birşeyler yapabilmenin koşullarını sorguluyor. Hem bugünün tanığı genç bir insanın -yönetmen Bahriye Kabadayı Dal'ın- hem de geçmişin tanıklarının paralel anlatımlarıyla iki eksenli bir hikâye sunuluyor izleyiciye. Batılıların “68’de Türkiye’de de mi olaylar oldu?” sorusundan etkilenen yönetmen, genç nesillere ya unutulmaya yüz tutmuş bir masal gibi ya da "romantik başkaldırı" nostaljisiyle yansıtılan 1968’e dönüyor yüzünü. Türkiye’de 1968’de yaşananlara dair yüzlerce, hatta binlerce öyküden sadece biri bu.  </p><p>1969 yılı... Hakkâri’de, geçit vermez Zap nehri canlar almaya devam ederken, İstanbul Boğazı’na ilk köprüyü yapma çalışmaları başlamıştır. ’68 gençliği içinden bir grup üniversite öğrencisi, ülkenin doğusu ile batısına eşit yatırım yapılması yaklaşımıyla İstanbul Boğaz Köprüsü’nün yapımına karşı çıkarlar. Boğaz'a köprü yapımının ülkenin petrole bağımlılığını ve iç göçü artıracağını, çevre arazilerde rant kavgalarının olacağını, Boğaziçi’nin doğal ve kültürel dokusunun bozulacağını, birinci köprünün ardından ikinci ve üçüncü köprülere gereksinim duyulacağını fakat bunların ulaşım sorununu çözemeyeceğini, demiryollarının ve raylı sistemin ulaşım açısından daha verimli ve ucuz olduğunu savunurlar. Diğer yanda ise, “kapitalizm/sosyalizm” tartışmaları çerçevesinde, ülkenin doğusundaki yaşama biçimine, orada feodal bir yaşantının olup olmadığına duyulan merak söz konusudur. Tüm bunlar, gençleri sembolik bir eylem etrafında biraya getirir: "Boğaz’a değil Zap’a Köprü." Hep birlikte, Zap nehri üzerine bir asma köprü inşa etmeye başlarlar. Bu çabaya Milliyet gazetesi de katılır. Bir yardım kampanyası açılır. Kısa sürede inşası tamamlanan köprüye "Devrimci Gençlik Köprüsü"adı verilir. Köprü, Hakkârililer için ’68 olayları sonunda idam edilen gençlik liderlerinin adlarıyla andıkları bir efsane haline gelir.</p><p>Aradan geçen ve iki askeri darbe ile bir askeri darbe girişimini içeren yıllardan sonra, köprü, 1999’da kimliği bilinemeyen kişilerce havaya uçurulur. Film, “küçük bir köprüden kim korkar” sorusundan çok, Devrimci Gençlik Köprüsü’nün halkların dostluğuna yönelik anlamına yoğunlaşıyor. Hikâye, köprüyü yapan 68’lilerin ve o dönemi hatırlayan Hakkârililer’in tanıklıklarıyla aktarılıyor. Masis Kürkçügil, Ragıp Zarakolu, Yaşar Yılmaz, Faruk Pekin, Necati Sağır, Esat Yarar, Cihan Şenoğuz, Abdülkadir Kızılkaya, İhsan Çölemerikli, Enver Özkahraman, Mehmet Salih Yıldız filmde yer alan isimlerden birkaçı.</p><p>Film, 2006'da Marakeş'te gerçekleştirilen Euromed II - MEDA Film Geliştirme programına katılmaya hak kazanan tek belgesel projesi oldu. İngilizce adı ile “A Bridge at the Edge of the World”, bu kapsamda Avrupa ülkelerinden uzmanların yapım-yönetim alanında verdikleri birer haftalık üç atölyeye katıldı. Filmin görüntü yönetmenliğini Koray Kesik, montajını Burak Dal yaptı. Özgün müzik Sinan Sakızlı’ya ait.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4824</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[5a56fc58-eab0-11ee-948c-53299f2ad53d]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4558032217.mp3?updated=1711376317" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Cumhuriyetin Diğer Kurucu Babaları: Mahmut Esat Bozkurt</title>
      <description>Geç dönem Osmanlı ve erken dönem Cumhuriyet üzerine odaklanan çalışmalarıyla bilinen tarihçi Ümit Kurt ve zihniyetler tarihi bağlamında Osmanlı'dan Türkiye'ye süreklilik çizgisini çalışmalarında sıkça konu eden sosyal bilimci Mert Kayhan, İstanbul Edebiyat Evi'nde birkaç sezondur yer verdiğimiz "Tarih-i Ahval &amp; Ahval-ı Tarih" sohbetlerinin yeni sezonunda odaklarını "Cumhuriyetin Kurucu Babaları" olarak anılan figürlere çevirdiler.
Bu programın konusu, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının en önemli ideologlarından biri olarak kabul edilen; anayasa hukukçusu, uluslararası Bozkurt-Lotus Davası kahramanı, farklı dönemlerde İktisat ve Adalet bakanlıkları yapmış, Masonlar Dinleyiniz! ve Liberalizm Yalanı kitaplarının yazarı Mahmut Esat Bozkurt.
Bozkurt’un Kemalizm, demokrasi ve Türkiye’deki azınlıklarla ilgili düşüncelerinin kapsamlı biçimde ele alınacağı bu bölüm, kuruluş yıllarından itibaren, demokrasinin ve azınlıkların hakim zihniyetteki yerine dair de detaylı bir panorama sunacak.</description>
      <pubDate>Mon, 22 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Geç dönem Osmanlı ve erken dönem Cumhuriyet üzerine odaklanan çalışmalarıyla bilinen tarihçi Ümit Kurt ve zihniyetler tarihi bağlamında Osmanlı'dan Türkiye'ye süreklilik çizgisini çalışmalarında sıkça konu eden sosyal bilimci Mert Kayhan, İstanbul Edebiyat Evi'nde birkaç sezondur yer verdiğimiz "Tarih-i Ahval &amp; Ahval-ı Tarih" sohbetlerinin yeni sezonunda odaklarını "Cumhuriyetin Kurucu Babaları" olarak anılan figürlere çevirdiler.
Bu programın konusu, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının en önemli ideologlarından biri olarak kabul edilen; anayasa hukukçusu, uluslararası Bozkurt-Lotus Davası kahramanı, farklı dönemlerde İktisat ve Adalet bakanlıkları yapmış, Masonlar Dinleyiniz! ve Liberalizm Yalanı kitaplarının yazarı Mahmut Esat Bozkurt.
Bozkurt’un Kemalizm, demokrasi ve Türkiye’deki azınlıklarla ilgili düşüncelerinin kapsamlı biçimde ele alınacağı bu bölüm, kuruluş yıllarından itibaren, demokrasinin ve azınlıkların hakim zihniyetteki yerine dair de detaylı bir panorama sunacak.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Geç dönem Osmanlı ve erken dönem Cumhuriyet üzerine odaklanan çalışmalarıyla bilinen tarihçi Ümit Kurt ve zihniyetler tarihi bağlamında Osmanlı'dan Türkiye'ye süreklilik çizgisini çalışmalarında sıkça konu eden sosyal bilimci Mert Kayhan, İstanbul Edebiyat Evi'nde birkaç sezondur yer verdiğimiz "Tarih-i Ahval &amp; Ahval-ı Tarih" sohbetlerinin yeni sezonunda odaklarını "Cumhuriyetin Kurucu Babaları" olarak anılan figürlere çevirdiler.</p><p>Bu programın konusu, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının en önemli ideologlarından biri olarak kabul edilen; anayasa hukukçusu, uluslararası Bozkurt-Lotus Davası kahramanı, farklı dönemlerde İktisat ve Adalet bakanlıkları yapmış, <em>Masonlar Dinleyiniz!</em> ve <em>Liberalizm Yalanı</em> kitaplarının yazarı Mahmut Esat Bozkurt.</p><p>Bozkurt’un Kemalizm, demokrasi ve Türkiye’deki azınlıklarla ilgili düşüncelerinin kapsamlı biçimde ele alınacağı bu bölüm, kuruluş yıllarından itibaren, demokrasinin ve azınlıkların hakim zihniyetteki yerine dair de detaylı bir panorama sunacak.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3845</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[d25516f6-eaae-11ee-8d03-e7444d20480a]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6694684295.mp3?updated=1711375871" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Foti Benlisoy, Anna Maria Aslanoğlu, Seçkin Erdi, Mesut Varlık - Nice Yıllara istos!</title>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi olarak Ekim 2018'de faaliyetlerimize başladığımızdan bu yana pek çok etkinlikte birlikte olduğumuz, yayımladığı kitaplardan çok şey öğrendiğimiz, Kıraathane Kitap Şenliği'ni her yıl ortak bir emek ve enerjiyle gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduğumuz bir yayınevi istos. Varlığını, yaşamasını kendi açımızdan da "hayatî" gördüğümüz kurumlardan biri. Bu programda istos'un ilk on yılını konuşmak, kutlamak, o on yılın bağlandığı güçlü yayın geleneğini da hatırlayarak birlikte geleceğe bakmak için buluştuk.
istos'un kurucuları yazar ve yayıncı Foti Benlisoy, sinemacı Anna Maria Aslanoğlu, editör Seçkin Erdi'yi konuk ettiğimiz bu stüdyo buluşmasında, moderatörlüğü yazar ve editör Mesut Varlık üstlendi.</description>
      <pubDate>Sun, 21 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi olarak Ekim 2018'de faaliyetlerimize başladığımızdan bu yana pek çok etkinlikte birlikte olduğumuz, yayımladığı kitaplardan çok şey öğrendiğimiz, Kıraathane Kitap Şenliği'ni her yıl ortak bir emek ve enerjiyle gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduğumuz bir yayınevi istos. Varlığını, yaşamasını kendi açımızdan da "hayatî" gördüğümüz kurumlardan biri. Bu programda istos'un ilk on yılını konuşmak, kutlamak, o on yılın bağlandığı güçlü yayın geleneğini da hatırlayarak birlikte geleceğe bakmak için buluştuk.
istos'un kurucuları yazar ve yayıncı Foti Benlisoy, sinemacı Anna Maria Aslanoğlu, editör Seçkin Erdi'yi konuk ettiğimiz bu stüdyo buluşmasında, moderatörlüğü yazar ve editör Mesut Varlık üstlendi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>İstanbul Edebiyat Evi olarak Ekim 2018'de faaliyetlerimize başladığımızdan bu yana pek çok etkinlikte birlikte olduğumuz, yayımladığı kitaplardan çok şey öğrendiğimiz, Kıraathane Kitap Şenliği'ni her yıl ortak bir emek ve enerjiyle gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduğumuz bir yayınevi istos. Varlığını, yaşamasını kendi açımızdan da "hayatî" gördüğümüz kurumlardan biri. Bu programda istos'un ilk on yılını konuşmak, kutlamak, o on yılın bağlandığı güçlü yayın geleneğini da hatırlayarak birlikte geleceğe bakmak için buluştuk.</p><p>istos'un kurucuları yazar ve yayıncı Foti Benlisoy, sinemacı Anna Maria Aslanoğlu, editör Seçkin Erdi'yi konuk ettiğimiz bu stüdyo buluşmasında, moderatörlüğü yazar ve editör Mesut Varlık üstlendi.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3277</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[14f0b0a2-eaae-11ee-81fa-43649b1f7f72]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6447735766.mp3?updated=1711375308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cansun Küçüktürk, Vedat Yıldırım, Ayşen Güven - Ahmed Arif ve Cemal Süreya Şiirlerinin Besteleri</title>
      <description>Ahmed Arif ve Cemal Süreya’nın hayat hikâyelerini konu alan ve iki şairi ilk kez aynı sahnede buluşturan Ben Kolay Ölmem tiyatro oyunu, avukat Ali Has tarafından 2017 yılında yazıldı. Yine Has’ın girişimiyle oyunun müziklerini yapmayı üstlenen Vedat Yıldırım ve Cansun Küçüktürk, oyun için özel olarak besteledikleri müzik ve şarkıları bir süre önce albümleştirdi. Türkçe, Kürtçe ve Zazaca dillerinde yorumladıkları albümü, iki şairi buluşturan hikâyeleri, Sırrı Süreyya Önder ve Şebnem Sönmez’in projeye dahlini, Cüneyt Yalaz’ın oyunculuğuyla vücut bulan ve Ahmed Arif ve Cemal Süreya’nın şiirlerinde daima yaşayan isyancı ruhu konuşuyoruz. Albümden parçalar da dinliyoruz elbette… Moderatörümüz Ayşen Güven.</description>
      <pubDate>Fri, 19 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ahmed Arif ve Cemal Süreya’nın hayat hikâyelerini konu alan ve iki şairi ilk kez aynı sahnede buluşturan Ben Kolay Ölmem tiyatro oyunu, avukat Ali Has tarafından 2017 yılında yazıldı. Yine Has’ın girişimiyle oyunun müziklerini yapmayı üstlenen Vedat Yıldırım ve Cansun Küçüktürk, oyun için özel olarak besteledikleri müzik ve şarkıları bir süre önce albümleştirdi. Türkçe, Kürtçe ve Zazaca dillerinde yorumladıkları albümü, iki şairi buluşturan hikâyeleri, Sırrı Süreyya Önder ve Şebnem Sönmez’in projeye dahlini, Cüneyt Yalaz’ın oyunculuğuyla vücut bulan ve Ahmed Arif ve Cemal Süreya’nın şiirlerinde daima yaşayan isyancı ruhu konuşuyoruz. Albümden parçalar da dinliyoruz elbette… Moderatörümüz Ayşen Güven.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Ahmed Arif ve Cemal Süreya’nın hayat hikâyelerini konu alan ve iki şairi ilk kez aynı sahnede buluşturan Ben Kolay Ölmem tiyatro oyunu, avukat Ali Has tarafından 2017 yılında yazıldı. Yine Has’ın girişimiyle oyunun müziklerini yapmayı üstlenen Vedat Yıldırım ve Cansun Küçüktürk, oyun için özel olarak besteledikleri müzik ve şarkıları bir süre önce albümleştirdi. Türkçe, Kürtçe ve Zazaca dillerinde yorumladıkları albümü, iki şairi buluşturan hikâyeleri, Sırrı Süreyya Önder ve Şebnem Sönmez’in projeye dahlini, Cüneyt Yalaz’ın oyunculuğuyla vücut bulan ve Ahmed Arif ve Cemal Süreya’nın şiirlerinde daima yaşayan isyancı ruhu konuşuyoruz. Albümden parçalar da dinliyoruz elbette… Moderatörümüz Ayşen Güven.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2386</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[3e6cb538-e852-11ee-a391-0f5e5e02e8b7]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6619271382.mp3?updated=1711115837" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Barbara Epler, Yasemin Çongar - Edebiyatta Yeni Yönelimler / New Directions in Literature</title>
      <description>Çok deneyimli bir yayıncıyı konuk ettik İlkbahar 2022 sezonumuzda. "Evdeki Misafir" programımız kapsamında New York'tan İstanbul'a gelen ve Kıraathane'de bizimle kalan Barbara Epler, 1936'da James Laughlin tarafından New York'ta kurulmuş olan bağımsız yayınevi New Directions'ın tepe ismi. Epler'ın bir özelliği de kırk yıla yaklaşan yayıncılık kariyerinin tümünü, avangard kurmaca ve şiir türlerinde edebiyat yayıncılığı yapmasıyla tanınan New Directions'da geçirmiş olması ve çağdaş kurmacanın önemli eserlerini İngilizceye kazandıran çeviriler yayımlamaya önem vermesi.

26 Nisan 2022 akşamı Kıraathane'de Barbara Epler'la yayıncılık macerasını, bağımsız yayıncılığının inceliklerini ve zorluklarını, ayrıca günümüz edebiyatında öne çıkan kitapları, çeviri meselelerini ve yazar-yayıncı-eleştirmen-okur ilişkisinin dinamiklerini konuştuk. O buluşmanın kesintisiz kaydını burada Türkçe altyazılı olarak dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 18 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Çok deneyimli bir yayıncıyı konuk ettik İlkbahar 2022 sezonumuzda. "Evdeki Misafir" programımız kapsamında New York'tan İstanbul'a gelen ve Kıraathane'de bizimle kalan Barbara Epler, 1936'da James Laughlin tarafından New York'ta kurulmuş olan bağımsız yayınevi New Directions'ın tepe ismi. Epler'ın bir özelliği de kırk yıla yaklaşan yayıncılık kariyerinin tümünü, avangard kurmaca ve şiir türlerinde edebiyat yayıncılığı yapmasıyla tanınan New Directions'da geçirmiş olması ve çağdaş kurmacanın önemli eserlerini İngilizceye kazandıran çeviriler yayımlamaya önem vermesi.

26 Nisan 2022 akşamı Kıraathane'de Barbara Epler'la yayıncılık macerasını, bağımsız yayıncılığının inceliklerini ve zorluklarını, ayrıca günümüz edebiyatında öne çıkan kitapları, çeviri meselelerini ve yazar-yayıncı-eleştirmen-okur ilişkisinin dinamiklerini konuştuk. O buluşmanın kesintisiz kaydını burada Türkçe altyazılı olarak dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Çok deneyimli bir yayıncıyı konuk ettik İlkbahar 2022 sezonumuzda. "Evdeki Misafir" programımız kapsamında New York'tan İstanbul'a gelen ve Kıraathane'de bizimle kalan Barbara Epler, 1936'da James Laughlin tarafından New York'ta kurulmuş olan bağımsız yayınevi New Directions'ın tepe ismi. Epler'ın bir özelliği de kırk yıla yaklaşan yayıncılık kariyerinin tümünü, avangard kurmaca ve şiir türlerinde edebiyat yayıncılığı yapmasıyla tanınan New Directions'da geçirmiş olması ve çağdaş kurmacanın önemli eserlerini İngilizceye kazandıran çeviriler yayımlamaya önem vermesi.</p><p><br></p><p>26 Nisan 2022 akşamı Kıraathane'de Barbara Epler'la yayıncılık macerasını, bağımsız yayıncılığının inceliklerini ve zorluklarını, ayrıca günümüz edebiyatında öne çıkan kitapları, çeviri meselelerini ve yazar-yayıncı-eleştirmen-okur ilişkisinin dinamiklerini konuştuk. O buluşmanın kesintisiz kaydını burada Türkçe altyazılı olarak dinleyebilirsiniz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5251</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[bf202f68-e850-11ee-8e70-676f36763d3e]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4951947884.mp3?updated=1711115426" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sevengül Sönmez - Yazınsal Akrabalıklar: Benerler</title>
      <description>Everest Yayınları’nın “Bir aileden kaç yazar çıkar?” sorusunun peşine düşerek gerçekleştirildiği Yazınsal Akrabalıklar: Benerler projesi Türkiye yayıncılık tarihi açısından olduğu kadar edebiyat tarihi açısından da çok değerli bir çalışma. 6 Temmuz 2022 akşamı İstanbul Edebiyat Evi'nde düzenlediğimiz Edebiyat Konuşmaları programında, Sevengül Sönmez, aile ve yazar arşivlerinin nasıl ele alınabileceğine dair ufuk açıcı bir örnek olan Yazınsal Akrabalıklar: Benerler çerçevesinde Türkiye’de arşivlerden yayın yapmanın olanakları ve sorunları hakkında görüşlerini paylaşarak, bu projede bir araya getirilen kitapların / yazarların edebiyat tarihindeki yerinin belirlenmesinde farklı yayınevlerinin katkılarını değerlendirdi.
Everest Yayınları yayın yönetmeni Saadet Özen ile yazar-çevirmen Yiğit Bener de bize katıldı. Sevengül Sönmez'in sunumu ardından, Saadet Özen'in, Yiğit Bener'in değerlendirmeleriyle, sorularla devam ettik. O akşamın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 16 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Everest Yayınları’nın “Bir aileden kaç yazar çıkar?” sorusunun peşine düşerek gerçekleştirildiği Yazınsal Akrabalıklar: Benerler projesi Türkiye yayıncılık tarihi açısından olduğu kadar edebiyat tarihi açısından da çok değerli bir çalışma. 6 Temmuz 2022 akşamı İstanbul Edebiyat Evi'nde düzenlediğimiz Edebiyat Konuşmaları programında, Sevengül Sönmez, aile ve yazar arşivlerinin nasıl ele alınabileceğine dair ufuk açıcı bir örnek olan Yazınsal Akrabalıklar: Benerler çerçevesinde Türkiye’de arşivlerden yayın yapmanın olanakları ve sorunları hakkında görüşlerini paylaşarak, bu projede bir araya getirilen kitapların / yazarların edebiyat tarihindeki yerinin belirlenmesinde farklı yayınevlerinin katkılarını değerlendirdi.
Everest Yayınları yayın yönetmeni Saadet Özen ile yazar-çevirmen Yiğit Bener de bize katıldı. Sevengül Sönmez'in sunumu ardından, Saadet Özen'in, Yiğit Bener'in değerlendirmeleriyle, sorularla devam ettik. O akşamın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Everest Yayınları’nın “Bir aileden kaç yazar çıkar?” sorusunun peşine düşerek gerçekleştirildiği <em>Yazınsal Akrabalıklar: Benerler</em> projesi Türkiye yayıncılık tarihi açısından olduğu kadar edebiyat tarihi açısından da çok değerli bir çalışma. 6 Temmuz 2022 akşamı İstanbul Edebiyat Evi'nde düzenlediğimiz Edebiyat Konuşmaları programında, Sevengül Sönmez, aile ve yazar arşivlerinin nasıl ele alınabileceğine dair ufuk açıcı bir örnek olan <em>Yazınsal Akrabalıklar: Benerler</em> çerçevesinde Türkiye’de arşivlerden yayın yapmanın olanakları ve sorunları hakkında görüşlerini paylaşarak, bu projede bir araya getirilen kitapların / yazarların edebiyat tarihindeki yerinin belirlenmesinde farklı yayınevlerinin katkılarını değerlendirdi.</p><p>Everest Yayınları yayın yönetmeni Saadet Özen ile yazar-çevirmen Yiğit Bener de bize katıldı. Sevengül Sönmez'in sunumu ardından, Saadet Özen'in, Yiğit Bener'in değerlendirmeleriyle, sorularla devam ettik. O akşamın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5586</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[45fbc36e-e84f-11ee-a2da-1be4708a3026]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8105495101.mp3?updated=1711114860" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Evren Savcı, Sema Semih, Sinan Göknur, Arya Zencefil, Çağla Akdere - "Atanmış" Cinsiyetler ve Eşitlik Mücadelesi</title>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'deki kuruluşundan bu yana sürdürdüğümüz "Queer Üzerine Konuşmalar" serimizde yüz yüze bir buluşma. 24 Haziran 2022 Cuma akşamı için bu programı planlarken, "Atanmış” Cinsiyetler ve Eşitlik Mücadelesi konusunda konuşmak üzere Evren Savcı, Sinan Göknur ve Sema Semih'i davet etmiştik. Ancak Onur Haftası etkinlikleri İstanbul'da yine yasaklandı ve biz de bu programı, yasaklar nedeniyle yapılamayan başka konuşmaları da içine katacak şekilde genişlettik. Evren Savcı, Sinan Göknur ve Sema Semih'e, Arya Zencefil ve Çağla Akdere'nin de katılmasıyla LGBTİ+ bireylerin eşitlik mücadelesini konuştuk. Moderatörlüğü Lara Özlen ve Aylime Aslı Demir gerçekleştirdi. Burada o etkinliğin kesintisiz kaydını dinleyebilirsiniz.
Program notumuz ise sezon takvimine yansıdığı şekliyle şöyleydi: 2018’den beri sosyal medyada farklı dönemlerde tekrar tekrar aktive olan trans dışlayıcı ve kapsayıcı feminizm tartışmaları bu yıl da kuir ve feminist hareketin gündemindeydi. Bu buluşmada öncelikle feminist hareketin tarihinden, feminizmin toplumsal cinsiyete dair “atanmışlık”larla olan mücadelesinden bahsedeceğiz. Ayrıca tarihsel olarak feminizmin öznesinin kimler olabildiği ve bu alanın yıllar içindeki değişimi üzerine de tartışacağız. Son olarak feminist ve LGBTİ+ hareketi arasındaki tarihsel ittifaklar, ayrışmalar ve yakın gelecekteki ittifak olanaklarına göz kırparak etkinliği bitireceğiz.</description>
      <pubDate>Sun, 14 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'deki kuruluşundan bu yana sürdürdüğümüz "Queer Üzerine Konuşmalar" serimizde yüz yüze bir buluşma. 24 Haziran 2022 Cuma akşamı için bu programı planlarken, "Atanmış” Cinsiyetler ve Eşitlik Mücadelesi konusunda konuşmak üzere Evren Savcı, Sinan Göknur ve Sema Semih'i davet etmiştik. Ancak Onur Haftası etkinlikleri İstanbul'da yine yasaklandı ve biz de bu programı, yasaklar nedeniyle yapılamayan başka konuşmaları da içine katacak şekilde genişlettik. Evren Savcı, Sinan Göknur ve Sema Semih'e, Arya Zencefil ve Çağla Akdere'nin de katılmasıyla LGBTİ+ bireylerin eşitlik mücadelesini konuştuk. Moderatörlüğü Lara Özlen ve Aylime Aslı Demir gerçekleştirdi. Burada o etkinliğin kesintisiz kaydını dinleyebilirsiniz.
Program notumuz ise sezon takvimine yansıdığı şekliyle şöyleydi: 2018’den beri sosyal medyada farklı dönemlerde tekrar tekrar aktive olan trans dışlayıcı ve kapsayıcı feminizm tartışmaları bu yıl da kuir ve feminist hareketin gündemindeydi. Bu buluşmada öncelikle feminist hareketin tarihinden, feminizmin toplumsal cinsiyete dair “atanmışlık”larla olan mücadelesinden bahsedeceğiz. Ayrıca tarihsel olarak feminizmin öznesinin kimler olabildiği ve bu alanın yıllar içindeki değişimi üzerine de tartışacağız. Son olarak feminist ve LGBTİ+ hareketi arasındaki tarihsel ittifaklar, ayrışmalar ve yakın gelecekteki ittifak olanaklarına göz kırparak etkinliği bitireceğiz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'deki kuruluşundan bu yana sürdürdüğümüz "Queer Üzerine Konuşmalar" serimizde yüz yüze bir buluşma. 24 Haziran 2022 Cuma akşamı için bu programı planlarken, "Atanmış” Cinsiyetler ve Eşitlik Mücadelesi konusunda konuşmak üzere Evren Savcı, Sinan Göknur ve Sema Semih'i davet etmiştik. Ancak Onur Haftası etkinlikleri İstanbul'da yine yasaklandı ve biz de bu programı, yasaklar nedeniyle yapılamayan başka konuşmaları da içine katacak şekilde genişlettik. Evren Savcı, Sinan Göknur ve Sema Semih'e, Arya Zencefil ve Çağla Akdere'nin de katılmasıyla LGBTİ+ bireylerin eşitlik mücadelesini konuştuk. Moderatörlüğü Lara Özlen ve Aylime Aslı Demir gerçekleştirdi. Burada o etkinliğin kesintisiz kaydını dinleyebilirsiniz.</p><p>Program notumuz ise sezon takvimine yansıdığı şekliyle şöyleydi: 2018’den beri sosyal medyada farklı dönemlerde tekrar tekrar aktive olan trans dışlayıcı ve kapsayıcı feminizm tartışmaları bu yıl da kuir ve feminist hareketin gündemindeydi. Bu buluşmada öncelikle feminist hareketin tarihinden, feminizmin toplumsal cinsiyete dair “atanmışlık”larla olan mücadelesinden bahsedeceğiz. Ayrıca tarihsel olarak feminizmin öznesinin kimler olabildiği ve bu alanın yıllar içindeki değişimi üzerine de tartışacağız. Son olarak feminist ve LGBTİ+ hareketi arasındaki tarihsel ittifaklar, ayrışmalar ve yakın gelecekteki ittifak olanaklarına göz kırparak etkinliği bitireceğiz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>7879</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[ff34f646-e793-11ee-b91a-a75d1a771616]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2795687977.mp3?updated=1711033633" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fatma Nur Türk, Ömer Şişman - Şairin Çeviri Yolculuğu: Emily Dickinson’la Düşünsel/Duygusal Bağ</title>
      <description>160. Kilometre yayınevi ile birlikte düzenlediğimiz bu etkinlikte Fatma Nur Türk, Emily Dickinson’ın hayatına ve şiir dünyasına dair düşündüklerini ve çeviri sürecinde bir şair olarak Emily Dickinson’la kurduğu düşünsel ve duygusal bağı anlattı. Çevirilerinden örnekler okudu. Moderatörlüğü şair ve yayıncı Ömer Şişman üstlendi.</description>
      <pubDate>Fri, 12 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>160. Kilometre yayınevi ile birlikte düzenlediğimiz bu etkinlikte Fatma Nur Türk, Emily Dickinson’ın hayatına ve şiir dünyasına dair düşündüklerini ve çeviri sürecinde bir şair olarak Emily Dickinson’la kurduğu düşünsel ve duygusal bağı anlattı. Çevirilerinden örnekler okudu. Moderatörlüğü şair ve yayıncı Ömer Şişman üstlendi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>160. Kilometre yayınevi ile birlikte düzenlediğimiz bu etkinlikte Fatma Nur Türk, Emily Dickinson’ın hayatına ve şiir dünyasına dair düşündüklerini ve çeviri sürecinde bir şair olarak Emily Dickinson’la kurduğu düşünsel ve duygusal bağı anlattı. Çevirilerinden örnekler okudu. Moderatörlüğü şair ve yayıncı Ömer Şişman üstlendi.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2211</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[cc253740-e791-11ee-94f5-f3fa1ea37e12]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1142527667.mp3?updated=1711033132" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aaron Benanav, Helen Mackreath - Otomasyon ve İşin Geleceği</title>
      <description>Aaron Benanav'ın, 2020'de Verso tarafından yayımlanan In Automation and the Future of Work adlı kitabının Türkçesi, Otomasyon ve İşin Geleceği adıyla Nota Bene'den 2022'de çıktı. Benanav bu kitapta gelecekte çalışma hayatımızı belirleyecek olan yapısal iktisadi trendleri inceliyor ve teknolojik otomasyonun ve moda deyişle "robotların yükselişinin" işsizlik ve istihdam krizlerini açıklamaya yetip yetmediğini sorguluyor. Artık emeklerine ihtiyaç duyulmayan bir işsizler ordusuyla başa çıkmanın yolu nedir? Herkese asgari geçim ücreti ödemek mi? Eğer teknoloji ve siyaset bu duruma bir çare üretemezse, toplumsal hareketler ne yapmalı, ne talep etmeli? Bu önemli kitabı konuşurken emeğin bugününe ve geleceğine, yazarın kıtlık-sonrası toplum için neler öngördüğüne odaklanacağız.
Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 11 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Aaron Benanav'ın, 2020'de Verso tarafından yayımlanan In Automation and the Future of Work adlı kitabının Türkçesi, Otomasyon ve İşin Geleceği adıyla Nota Bene'den 2022'de çıktı. Benanav bu kitapta gelecekte çalışma hayatımızı belirleyecek olan yapısal iktisadi trendleri inceliyor ve teknolojik otomasyonun ve moda deyişle "robotların yükselişinin" işsizlik ve istihdam krizlerini açıklamaya yetip yetmediğini sorguluyor. Artık emeklerine ihtiyaç duyulmayan bir işsizler ordusuyla başa çıkmanın yolu nedir? Herkese asgari geçim ücreti ödemek mi? Eğer teknoloji ve siyaset bu duruma bir çare üretemezse, toplumsal hareketler ne yapmalı, ne talep etmeli? Bu önemli kitabı konuşurken emeğin bugününe ve geleceğine, yazarın kıtlık-sonrası toplum için neler öngördüğüne odaklanacağız.
Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Aaron Benanav'ın, 2020'de Verso tarafından yayımlanan <em>In Automation and the Future of Work</em> adlı kitabının Türkçesi, <em>Otomasyon ve İşin Geleceği</em> adıyla Nota Bene'den 2022'de çıktı. Benanav bu kitapta gelecekte çalışma hayatımızı belirleyecek olan yapısal iktisadi trendleri inceliyor ve teknolojik otomasyonun ve moda deyişle "robotların yükselişinin" işsizlik ve istihdam krizlerini açıklamaya yetip yetmediğini sorguluyor. Artık emeklerine ihtiyaç duyulmayan bir işsizler ordusuyla başa çıkmanın yolu nedir? Herkese asgari geçim ücreti ödemek mi? Eğer teknoloji ve siyaset bu duruma bir çare üretemezse, toplumsal hareketler ne yapmalı, ne talep etmeli? Bu önemli kitabı konuşurken emeğin bugününe ve geleceğine, yazarın kıtlık-sonrası toplum için neler öngördüğüne odaklanacağız.</p><p>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2908</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[590370f2-e790-11ee-88b9-af902f2bf495]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3600235397.mp3?updated=1711466075" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tansu Açık, Mustafa Arslantunalı - Ana Tanrıça ile Anaerki Sorunu</title>
      <description>Antropoloji, arkeoloji ve dinler tarihine bakan bir konuşma. Klasik filolog ve eski Yunan kültürü uzmanı Tansu Açık, konuşmayla ilgili şu notu paylaşıyor: 
"Bizde Türkiye’nin okumuş yazmışları arasında neredeyse kuşku götürmez kesin bir olgu katına yükselmiş birkaç görüşten birisi şu ana tanrıçanın anaerkinin varlığı üzerindedir. Kısaca ne öyle çağlar aşırı bir ana tanrıça ne de ataerkillikten önce gelen bir anaerkillik dönemi varolmamıştır, ama bunu göstermek gerek. Bize özgü yanları bir yana batı dünyasında da farklı zamanlarda farklı biçimlerde, farklı bağlamlarda bu görüşe rastlanır. Orada 19'uncu yüzyılın bir takım özgün görüşlerinden türemiştir, bizde birkaç kanıdan.
"Bu görüşler kabataslak iki cümleye indirgenebilir: Anadolu’nun Çatalhöyük’ten beri binlerce yıl yaşamış bir ana tanrıçası vardır, üstelik bu tapım buradan dünyaya yayılmıştır. En eski çağlarda anaerkil barışçı bir toplumsal düzen vardı, sonra savaşçı ataerkil düzen yerleşti. İşte bu önermelerin olanaklılık koşullarının kimilerini belirlemek gerekecek, özellikle 19'uncu yüzyıl sonundan başlayıp 20'nci yüzyılda etkili olmuş arkeoloji, antropoloji, dinler / mitolojiler araştırmalarının bazılarının altında yatan varsayımları anmak gerekecek, gerçi bunların bir çoğu sınaması yapılan bilinçli varsayımlardan ziyade düşüncemsi sayıltılardır."</description>
      <pubDate>Tue, 09 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Antropoloji, arkeoloji ve dinler tarihine bakan bir konuşma. Klasik filolog ve eski Yunan kültürü uzmanı Tansu Açık, konuşmayla ilgili şu notu paylaşıyor: 
"Bizde Türkiye’nin okumuş yazmışları arasında neredeyse kuşku götürmez kesin bir olgu katına yükselmiş birkaç görüşten birisi şu ana tanrıçanın anaerkinin varlığı üzerindedir. Kısaca ne öyle çağlar aşırı bir ana tanrıça ne de ataerkillikten önce gelen bir anaerkillik dönemi varolmamıştır, ama bunu göstermek gerek. Bize özgü yanları bir yana batı dünyasında da farklı zamanlarda farklı biçimlerde, farklı bağlamlarda bu görüşe rastlanır. Orada 19'uncu yüzyılın bir takım özgün görüşlerinden türemiştir, bizde birkaç kanıdan.
"Bu görüşler kabataslak iki cümleye indirgenebilir: Anadolu’nun Çatalhöyük’ten beri binlerce yıl yaşamış bir ana tanrıçası vardır, üstelik bu tapım buradan dünyaya yayılmıştır. En eski çağlarda anaerkil barışçı bir toplumsal düzen vardı, sonra savaşçı ataerkil düzen yerleşti. İşte bu önermelerin olanaklılık koşullarının kimilerini belirlemek gerekecek, özellikle 19'uncu yüzyıl sonundan başlayıp 20'nci yüzyılda etkili olmuş arkeoloji, antropoloji, dinler / mitolojiler araştırmalarının bazılarının altında yatan varsayımları anmak gerekecek, gerçi bunların bir çoğu sınaması yapılan bilinçli varsayımlardan ziyade düşüncemsi sayıltılardır."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Antropoloji, arkeoloji ve dinler tarihine bakan bir konuşma. Klasik filolog ve eski Yunan kültürü uzmanı Tansu Açık, konuşmayla ilgili şu notu paylaşıyor: </p><p>"Bizde Türkiye’nin okumuş yazmışları arasında neredeyse kuşku götürmez kesin bir olgu katına yükselmiş birkaç görüşten birisi şu ana tanrıçanın anaerkinin varlığı üzerindedir. Kısaca ne öyle çağlar aşırı bir ana tanrıça ne de ataerkillikten önce gelen bir anaerkillik dönemi varolmamıştır, ama bunu göstermek gerek. Bize özgü yanları bir yana batı dünyasında da farklı zamanlarda farklı biçimlerde, farklı bağlamlarda bu görüşe rastlanır. Orada 19'uncu yüzyılın bir takım özgün görüşlerinden türemiştir, bizde birkaç kanıdan.</p><p>"Bu görüşler kabataslak iki cümleye indirgenebilir: Anadolu’nun Çatalhöyük’ten beri binlerce yıl yaşamış bir ana tanrıçası vardır, üstelik bu tapım buradan dünyaya yayılmıştır. En eski çağlarda anaerkil barışçı bir toplumsal düzen vardı, sonra savaşçı ataerkil düzen yerleşti. İşte bu önermelerin olanaklılık koşullarının kimilerini belirlemek gerekecek, özellikle 19'uncu yüzyıl sonundan başlayıp 20'nci yüzyılda etkili olmuş arkeoloji, antropoloji, dinler / mitolojiler araştırmalarının bazılarının altında yatan varsayımları anmak gerekecek, gerçi bunların bir çoğu sınaması yapılan bilinçli varsayımlardan ziyade düşüncemsi sayıltılardır."</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4749</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[d8c2a4fe-e78e-11ee-847f-ab179ac668a0]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1208183575.mp3?updated=1711032147" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Onur Sesigür, Hakan Kurşun - Algoritmalarla Müzik: Playlistimizi Kim Belirliyor?</title>
      <description>Sayısı hızla artan müzik veritabanlarında içerik yönetimi planlaması... Sunulan ve seçilen müzik listeleri hangi kriterlere göre hazırlanmalı? Pazarlama ve içerik yönetimi arasındaki sistematikler neler?
Hakan Kurşun ve Onur Sesigür bu konuşmada dijital müzik alanında kafa karıştıran pek çok konuya değiniyor, pek çok soruya yanıt veriyor.</description>
      <pubDate>Sun, 07 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sayısı hızla artan müzik veritabanlarında içerik yönetimi planlaması... Sunulan ve seçilen müzik listeleri hangi kriterlere göre hazırlanmalı? Pazarlama ve içerik yönetimi arasındaki sistematikler neler?
Hakan Kurşun ve Onur Sesigür bu konuşmada dijital müzik alanında kafa karıştıran pek çok konuya değiniyor, pek çok soruya yanıt veriyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Sayısı hızla artan müzik veritabanlarında içerik yönetimi planlaması... Sunulan ve seçilen müzik listeleri hangi kriterlere göre hazırlanmalı? Pazarlama ve içerik yönetimi arasındaki sistematikler neler?</p><p>Hakan Kurşun ve Onur Sesigür bu konuşmada dijital müzik alanında kafa karıştıran pek çok konuya değiniyor, pek çok soruya yanıt veriyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2550</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[be814e72-e60f-11ee-bc6a-8b5c34072362]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7567842286.mp3?updated=1710867403" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Serdar Korucu, Anna Maria Beylunioğlu - “Şimdi Kim Kaldı İmroz’da?”</title>
      <description>Serdar Korucu’nun hazırladığı “Şimdi Kim Kaldı İmroz’da?” 2020 sonbaharından 2022 yılı başına kadar İmroz/Gökçeada, İstanbul, Selanik ve Atina'da; Türkçe, Rumca, İngilizce, Fransızca yapılmış ve 1960’lardan itibaren adada yaşananların, “ahalinin gidişinin”, tanığı olan 28 İmrozlunun izlenimlerini, deneyimlerini yansıtan mülakatlardan oluşuyor. Bu mülakatlarla okur hem İmroz’daki "eski" hayatı hem de giden ve kalan İmrozluların arada kalmışlığını tecrübe ederken, gerek devlet politikalarının adadaki hayata etkisini gerekse de dönemin basınına tahrif edilerek yansımış ve genel kamuoyunun algısını belirlemiş bazı vakaları bizzat yaşayanlarından dinleyebiliyor.
Bu değerli kitabı konuşmak için Serdar Korucu'yu stüdyomuza davet ettik. Sohbetin moderatörlüğünü Anna Maria Beylunioğlu üstlendi.
Bugün yeniden üretilmiş "otantik" kimliğiyle turistik bir merkeze dönüşen Gökçeada’nın geçmişini, kültürünü ve umudunu hatırlamak için… “Olan olmuş, ne olur?” denilmesin, olanlar, yapılanlar unutulmasın diye.</description>
      <pubDate>Fri, 05 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Serdar Korucu’nun hazırladığı “Şimdi Kim Kaldı İmroz’da?” 2020 sonbaharından 2022 yılı başına kadar İmroz/Gökçeada, İstanbul, Selanik ve Atina'da; Türkçe, Rumca, İngilizce, Fransızca yapılmış ve 1960’lardan itibaren adada yaşananların, “ahalinin gidişinin”, tanığı olan 28 İmrozlunun izlenimlerini, deneyimlerini yansıtan mülakatlardan oluşuyor. Bu mülakatlarla okur hem İmroz’daki "eski" hayatı hem de giden ve kalan İmrozluların arada kalmışlığını tecrübe ederken, gerek devlet politikalarının adadaki hayata etkisini gerekse de dönemin basınına tahrif edilerek yansımış ve genel kamuoyunun algısını belirlemiş bazı vakaları bizzat yaşayanlarından dinleyebiliyor.
Bu değerli kitabı konuşmak için Serdar Korucu'yu stüdyomuza davet ettik. Sohbetin moderatörlüğünü Anna Maria Beylunioğlu üstlendi.
Bugün yeniden üretilmiş "otantik" kimliğiyle turistik bir merkeze dönüşen Gökçeada’nın geçmişini, kültürünü ve umudunu hatırlamak için… “Olan olmuş, ne olur?” denilmesin, olanlar, yapılanlar unutulmasın diye.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Serdar Korucu’nun hazırladığı “Şimdi Kim Kaldı İmroz’da?” 2020 sonbaharından 2022 yılı başına kadar İmroz/Gökçeada, İstanbul, Selanik ve Atina'da; Türkçe, Rumca, İngilizce, Fransızca yapılmış ve 1960’lardan itibaren adada yaşananların, “ahalinin gidişinin”, tanığı olan 28 İmrozlunun izlenimlerini, deneyimlerini yansıtan mülakatlardan oluşuyor. Bu mülakatlarla okur hem İmroz’daki "eski" hayatı hem de giden ve kalan İmrozluların arada kalmışlığını tecrübe ederken, gerek devlet politikalarının adadaki hayata etkisini gerekse de dönemin basınına tahrif edilerek yansımış ve genel kamuoyunun algısını belirlemiş bazı vakaları bizzat yaşayanlarından dinleyebiliyor.</p><p>Bu değerli kitabı konuşmak için Serdar Korucu'yu stüdyomuza davet ettik. Sohbetin moderatörlüğünü Anna Maria Beylunioğlu üstlendi.</p><p>Bugün yeniden üretilmiş "otantik" kimliğiyle turistik bir merkeze dönüşen Gökçeada’nın geçmişini, kültürünü ve umudunu hatırlamak için… “Olan olmuş, ne olur?” denilmesin, olanlar, yapılanlar unutulmasın diye.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3704</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[84ca044a-e60e-11ee-8559-2b3b129bf9e6]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4670980181.mp3?updated=1710866931" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adnan Özer, Melike Kılıç, Ömer Erdem - Güneş Kalır Bir Başına</title>
      <description>Yılların şairi ve "dergicisi" Adnan Özer ile daha genç kuşaktan bir şair ve akademisyen olan Melike Kılıç'ı, 12 Nisan 2022'de, Kıraathane'de birçok Şiir Gecesi'ne ev sahipliği de yapmış olan şair Ömer Erdem'le birlikte konuk ettik.
Özer ve Kılıç, Ömer Erdem'in son şiir kitabı Güneş Kalır Bir Başına'dan yola çıkarak, şiiri ve şairi konuştular.</description>
      <pubDate>Thu, 04 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yılların şairi ve "dergicisi" Adnan Özer ile daha genç kuşaktan bir şair ve akademisyen olan Melike Kılıç'ı, 12 Nisan 2022'de, Kıraathane'de birçok Şiir Gecesi'ne ev sahipliği de yapmış olan şair Ömer Erdem'le birlikte konuk ettik.
Özer ve Kılıç, Ömer Erdem'in son şiir kitabı Güneş Kalır Bir Başına'dan yola çıkarak, şiiri ve şairi konuştular.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Yılların şairi ve "dergicisi" Adnan Özer ile daha genç kuşaktan bir şair ve akademisyen olan Melike Kılıç'ı, 12 Nisan 2022'de, Kıraathane'de birçok Şiir Gecesi'ne ev sahipliği de yapmış olan şair Ömer Erdem'le birlikte konuk ettik.</p><p>Özer ve Kılıç, Ömer Erdem'in son şiir kitabı Güneş Kalır Bir Başına'dan yola çıkarak, şiiri ve şairi konuştular.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3900</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[2a159e84-e60d-11ee-a818-bf505cc95396]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6648163902.mp3?updated=1710866432" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Burak Göral, Şenay Aydemir - Türkiye Sinemasında Biyografi Filmleri</title>
      <description>Türkiye sinemasında son yıllarda daha fazla biyografi filmi yapılıyor. Çoğunlukla kitlelerin tanıdığı, yaptığı işle popülerleşmiş bir ismin hayat hikâyesini temel alan bu filmler sinema seyircisinin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. 
Peki, bu filmlerin ortak noktaları neler? Hangi temalardan besleniyorlar, Türkiye'nin toplumsal yapısı bu filmlerin içinde nasıl konumlanıyor? Türkiye'de biyografik filmlerin dünden bugüne gelişimi nasıl oldu? Dünyadaki örneklerle Türkiye'dekiler arasındaki temel ortaklıklar / ayrılıklar nelerdir? 
Sinema eleştirmenleri Burak Göral ve Şenay Aydemir bu programda Müslüm, Bergen, Dilberay gibi yakın dönemin ses getiren biyografi filmlerinden yola çıkarak yukarıdaki sorular üzerine sohbet ediyorlar. </description>
      <pubDate>Tue, 02 Apr 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Türkiye sinemasında son yıllarda daha fazla biyografi filmi yapılıyor. Çoğunlukla kitlelerin tanıdığı, yaptığı işle popülerleşmiş bir ismin hayat hikâyesini temel alan bu filmler sinema seyircisinin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. 
Peki, bu filmlerin ortak noktaları neler? Hangi temalardan besleniyorlar, Türkiye'nin toplumsal yapısı bu filmlerin içinde nasıl konumlanıyor? Türkiye'de biyografik filmlerin dünden bugüne gelişimi nasıl oldu? Dünyadaki örneklerle Türkiye'dekiler arasındaki temel ortaklıklar / ayrılıklar nelerdir? 
Sinema eleştirmenleri Burak Göral ve Şenay Aydemir bu programda Müslüm, Bergen, Dilberay gibi yakın dönemin ses getiren biyografi filmlerinden yola çıkarak yukarıdaki sorular üzerine sohbet ediyorlar. </itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Türkiye sinemasında son yıllarda daha fazla biyografi filmi yapılıyor. Çoğunlukla kitlelerin tanıdığı, yaptığı işle popülerleşmiş bir ismin hayat hikâyesini temel alan bu filmler sinema seyircisinin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. </p><p>Peki, bu filmlerin ortak noktaları neler? Hangi temalardan besleniyorlar, Türkiye'nin toplumsal yapısı bu filmlerin içinde nasıl konumlanıyor? Türkiye'de biyografik filmlerin dünden bugüne gelişimi nasıl oldu? Dünyadaki örneklerle Türkiye'dekiler arasındaki temel ortaklıklar / ayrılıklar nelerdir? </p><p>Sinema eleştirmenleri Burak Göral ve Şenay Aydemir bu programda Müslüm, Bergen, Dilberay gibi yakın dönemin ses getiren biyografi filmlerinden yola çıkarak yukarıdaki sorular üzerine sohbet ediyorlar. </p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2517</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[d91ff64c-e60b-11ee-b8ef-cfcf6af2b448]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7413793610.mp3?updated=1710865616" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hakan Yücefer - Evet Sokrates! / Sokratik Yöntemin Gücü ve Sınırları</title>
      <description>Platon diyaloglar yazarak, hocası Sokrates’i bu diyaloglar boyunca gençlerle, sofistlerle, retorikçilerle, Atina’nın politik ve toplumsal hayatının önde gelen figürleriyle tartıştırarak felsefe yapan bir filozof. Platon’un metinlerini okurken sadece yeni bir felsefi öğretiyle değil, felsefe yapmanın yeni bir tarzıyla karşılaşıyoruz. Öte yandan, Platon’un karşıt görüşlerin farklı konuşmacılar tarafından dillendirildiği gerçek bir tartışma yerine sadece Sokrates’in konuştuğu, karşı tarafın Sokrates’i onaylamaktan başka bir şey yapmadığı “sahte” diyaloglar yazdığını söyleyerek itiraz etmek ve bu yeni felsefe yapma tarzını eleştirmek mümkün.
Bu konuşmada, özellikle Platon’un aporetik diyaloglarında karşımıza çıktığı haliyle Sokratesçi diyalog yönteminin belli başlı özelliklerini ele alıyor Hakan Yüceler ve diyalogların farklı görüşlerin karşı karşıya getirilmesine değil, tek bir akıl yürütmenin birlikte incelenmesi ve sınanmasına hizmet ettiğini öne sürüyor. “Nedir?” sorusunun önemi, söylediğini temellendirme kaygısı gütme, doğru genellik düzeyine yerleşme, olası itirazları hesaba katma, kısa soru-cevaplarla ilerleme, örnekleri yerli yerinde kullanma gibi bir dizi özelliğin Sokratik yöntemi felsefe için nasıl vazgeçilmez kıldığını gösteriyor.</description>
      <pubDate>Sat, 30 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Platon diyaloglar yazarak, hocası Sokrates’i bu diyaloglar boyunca gençlerle, sofistlerle, retorikçilerle, Atina’nın politik ve toplumsal hayatının önde gelen figürleriyle tartıştırarak felsefe yapan bir filozof. Platon’un metinlerini okurken sadece yeni bir felsefi öğretiyle değil, felsefe yapmanın yeni bir tarzıyla karşılaşıyoruz. Öte yandan, Platon’un karşıt görüşlerin farklı konuşmacılar tarafından dillendirildiği gerçek bir tartışma yerine sadece Sokrates’in konuştuğu, karşı tarafın Sokrates’i onaylamaktan başka bir şey yapmadığı “sahte” diyaloglar yazdığını söyleyerek itiraz etmek ve bu yeni felsefe yapma tarzını eleştirmek mümkün.
Bu konuşmada, özellikle Platon’un aporetik diyaloglarında karşımıza çıktığı haliyle Sokratesçi diyalog yönteminin belli başlı özelliklerini ele alıyor Hakan Yüceler ve diyalogların farklı görüşlerin karşı karşıya getirilmesine değil, tek bir akıl yürütmenin birlikte incelenmesi ve sınanmasına hizmet ettiğini öne sürüyor. “Nedir?” sorusunun önemi, söylediğini temellendirme kaygısı gütme, doğru genellik düzeyine yerleşme, olası itirazları hesaba katma, kısa soru-cevaplarla ilerleme, örnekleri yerli yerinde kullanma gibi bir dizi özelliğin Sokratik yöntemi felsefe için nasıl vazgeçilmez kıldığını gösteriyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Platon diyaloglar yazarak, hocası Sokrates’i bu diyaloglar boyunca gençlerle, sofistlerle, retorikçilerle, Atina’nın politik ve toplumsal hayatının önde gelen figürleriyle tartıştırarak felsefe yapan bir filozof. Platon’un metinlerini okurken sadece yeni bir felsefi öğretiyle değil, felsefe yapmanın yeni bir tarzıyla karşılaşıyoruz. Öte yandan, Platon’un karşıt görüşlerin farklı konuşmacılar tarafından dillendirildiği gerçek bir tartışma yerine sadece Sokrates’in konuştuğu, karşı tarafın Sokrates’i onaylamaktan başka bir şey yapmadığı “sahte” diyaloglar yazdığını söyleyerek itiraz etmek ve bu yeni felsefe yapma tarzını eleştirmek mümkün.</p><p>Bu konuşmada, özellikle Platon’un aporetik diyaloglarında karşımıza çıktığı haliyle Sokratesçi diyalog yönteminin belli başlı özelliklerini ele alıyor Hakan Yüceler ve diyalogların farklı görüşlerin karşı karşıya getirilmesine değil, tek bir akıl yürütmenin birlikte incelenmesi ve sınanmasına hizmet ettiğini öne sürüyor. “Nedir?” sorusunun önemi, söylediğini temellendirme kaygısı gütme, doğru genellik düzeyine yerleşme, olası itirazları hesaba katma, kısa soru-cevaplarla ilerleme, örnekleri yerli yerinde kullanma gibi bir dizi özelliğin Sokratik yöntemi felsefe için nasıl vazgeçilmez kıldığını gösteriyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5534</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[beb45f7e-e60a-11ee-a6fb-0b1537548bcc]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4685436559.mp3?updated=1710865576" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tansu Açık - Batının Kurucu Metni Olarak Homeros</title>
      <description>Klasik filolog ve Eski Yunan Kültürü uzmanı Tansu Açık yine "başlangıç" niteliğinde ve çok kapsamlı bir konuşmayla Kıraathane stüdyosunda. Klasik üzerine konuşmasının bir devamı niteliğinde olan bu bölümün çerçevesini şu şekilde sunuyor:
"Homeros destanları ne anlamda kurucu metindir? Tevrat, Buddha’nın, Konfüçyus’un konuşmaları da da kurucu metin değil mi, onlardan farkı ne, ne bakımdan? Peki, Mezopotamya’nın Mısır’ın böylesi metinleri var mı? Yok da, bu ne demek oluyor. Eski dünyadan destanlar arasında Homeros olağanüstü zenginlikte, düpedüz eşi benzeri yok, ama biz yazınsal özelliklerinden çok onu Batı geleneğinde metinselliği başlatması, kanon oluşturması bakımından ele alacağız. Elbette en önce metinsellik, kanon ne demek ondan başlamalı."</description>
      <pubDate>Thu, 28 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Klasik filolog ve Eski Yunan Kültürü uzmanı Tansu Açık yine "başlangıç" niteliğinde ve çok kapsamlı bir konuşmayla Kıraathane stüdyosunda. Klasik üzerine konuşmasının bir devamı niteliğinde olan bu bölümün çerçevesini şu şekilde sunuyor:
"Homeros destanları ne anlamda kurucu metindir? Tevrat, Buddha’nın, Konfüçyus’un konuşmaları da da kurucu metin değil mi, onlardan farkı ne, ne bakımdan? Peki, Mezopotamya’nın Mısır’ın böylesi metinleri var mı? Yok da, bu ne demek oluyor. Eski dünyadan destanlar arasında Homeros olağanüstü zenginlikte, düpedüz eşi benzeri yok, ama biz yazınsal özelliklerinden çok onu Batı geleneğinde metinselliği başlatması, kanon oluşturması bakımından ele alacağız. Elbette en önce metinsellik, kanon ne demek ondan başlamalı."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Klasik filolog ve Eski Yunan Kültürü uzmanı Tansu Açık yine "başlangıç" niteliğinde ve çok kapsamlı bir konuşmayla Kıraathane stüdyosunda. Klasik üzerine konuşmasının bir devamı niteliğinde olan bu bölümün çerçevesini şu şekilde sunuyor:</p><p>"Homeros destanları ne anlamda kurucu metindir? Tevrat, Buddha’nın, Konfüçyus’un konuşmaları da da kurucu metin değil mi, onlardan farkı ne, ne bakımdan? Peki, Mezopotamya’nın Mısır’ın böylesi metinleri var mı? Yok da, bu ne demek oluyor. Eski dünyadan destanlar arasında Homeros olağanüstü zenginlikte, düpedüz eşi benzeri yok, ama biz yazınsal özelliklerinden çok onu Batı geleneğinde metinselliği başlatması, kanon oluşturması bakımından ele alacağız. Elbette en önce metinsellik, kanon ne demek ondan başlamalı."</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>7540</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[32805c84-e609-11ee-97be-4fa61e94312e]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6196960582.mp3?updated=1710865120" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sîdar Jîr, Lal Laleş - Wêjeya Kurdî ya Modern (Azmûn û Derfet) / Modern Kürtçe Edebiyat (Deneyim ve İmkânlar)</title>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde Sîdar Jîr ve Lal Laleş'i konuk ettiğimiz bir akşam. Kürtçe gerçekleşen bu sohbeti YouTube kanalımızda Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz. Konuşmacıların sohbete dair kaleme aldıkları sunuş metni şöyle:
"Bir Doğu dinamiği olarak, Kürt edebiyatı 19. yüzyılın yarısından sonra (Mele Mehmûdê Bazîdî'nin "Mem û Zîn" öyküsünden sonra) modern bir yönelim ile yeni yollar ve arayışlar içine girmiştir. Kafkasya'dan Aşağı Mezopotamya'ya kadar olan bir coğrafyada, Kürt edebiyatı çoğu kez Akdeniz ve Anadolu coğrafyası üzerinden Batı'ya yönelmiştir. Kürt edebiyatçıların beraber yaşadığı toplumların dillerine hâkim olmaları, bu dilleri çoğu kez bir imkân olarak da değerlendirmelerini sağlamıştır. Sınırlarla bölünmüş coğrafyada olmaları sebebi ile Kürt edebiyatçıların kendi aralarındaki iletişim ve etkleşim kısıtlı bir hâl almıştır. Bunun bir neticesi olarak, modern Kürt edebiyatı parçalı bir şekilde modern Batı dilleri ve edebiyatları üzerinden bütünlük kazanmaya çalışmış ve öze dönüş yolculuğunu uzak ve değişik/yabancı coğrafyalardan başlatmıştır. Elbette bu durum teknik açıdan da aynı özellikleri ihtiva etmektedir. Yayıncılık ve edebiyata dair diğer alanlarda da bu iki yönlü etkileşim ve serüven aynı şekilde vuku bulmuştur.
"Komşu ve yakın diller ve edebiyatlarla olan güçlü iletişimden kaynaklı olarak, her ne kadar değişim sürecine kısa sürede ayak uydurabilmişse de bölünmüş coğrafya meselesinden dolayı güçlü bir edebiyat külliyatının oluşması ise uzun bir sürece yayılmıştır. En nihayetinde sanatın tüm dallarında ve akımlarında olduğu gibi, edebiyatta da dünyanın herhangi bir coğrafyasında ortaya çıkan hareketlilikler çok kısa sürede tüm coğrafyalara sirayet etmektedir. Modern Kürt edebiyatı da Anadolu ve Akdeniz üzerinden modern Batı edebiyatının bir parçası hâline gelmiştir..."</description>
      <pubDate>Tue, 26 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde Sîdar Jîr ve Lal Laleş'i konuk ettiğimiz bir akşam. Kürtçe gerçekleşen bu sohbeti YouTube kanalımızda Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz. Konuşmacıların sohbete dair kaleme aldıkları sunuş metni şöyle:
"Bir Doğu dinamiği olarak, Kürt edebiyatı 19. yüzyılın yarısından sonra (Mele Mehmûdê Bazîdî'nin "Mem û Zîn" öyküsünden sonra) modern bir yönelim ile yeni yollar ve arayışlar içine girmiştir. Kafkasya'dan Aşağı Mezopotamya'ya kadar olan bir coğrafyada, Kürt edebiyatı çoğu kez Akdeniz ve Anadolu coğrafyası üzerinden Batı'ya yönelmiştir. Kürt edebiyatçıların beraber yaşadığı toplumların dillerine hâkim olmaları, bu dilleri çoğu kez bir imkân olarak da değerlendirmelerini sağlamıştır. Sınırlarla bölünmüş coğrafyada olmaları sebebi ile Kürt edebiyatçıların kendi aralarındaki iletişim ve etkleşim kısıtlı bir hâl almıştır. Bunun bir neticesi olarak, modern Kürt edebiyatı parçalı bir şekilde modern Batı dilleri ve edebiyatları üzerinden bütünlük kazanmaya çalışmış ve öze dönüş yolculuğunu uzak ve değişik/yabancı coğrafyalardan başlatmıştır. Elbette bu durum teknik açıdan da aynı özellikleri ihtiva etmektedir. Yayıncılık ve edebiyata dair diğer alanlarda da bu iki yönlü etkileşim ve serüven aynı şekilde vuku bulmuştur.
"Komşu ve yakın diller ve edebiyatlarla olan güçlü iletişimden kaynaklı olarak, her ne kadar değişim sürecine kısa sürede ayak uydurabilmişse de bölünmüş coğrafya meselesinden dolayı güçlü bir edebiyat külliyatının oluşması ise uzun bir sürece yayılmıştır. En nihayetinde sanatın tüm dallarında ve akımlarında olduğu gibi, edebiyatta da dünyanın herhangi bir coğrafyasında ortaya çıkan hareketlilikler çok kısa sürede tüm coğrafyalara sirayet etmektedir. Modern Kürt edebiyatı da Anadolu ve Akdeniz üzerinden modern Batı edebiyatının bir parçası hâline gelmiştir..."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>İstanbul Edebiyat Evi'nde Sîdar Jîr ve Lal Laleş'i konuk ettiğimiz bir akşam. Kürtçe gerçekleşen bu sohbeti YouTube kanalımızda Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz. Konuşmacıların sohbete dair kaleme aldıkları sunuş metni şöyle:</p><p>"Bir Doğu dinamiği olarak, Kürt edebiyatı 19. yüzyılın yarısından sonra (Mele Mehmûdê Bazîdî'nin "Mem û Zîn" öyküsünden sonra) modern bir yönelim ile yeni yollar ve arayışlar içine girmiştir. Kafkasya'dan Aşağı Mezopotamya'ya kadar olan bir coğrafyada, Kürt edebiyatı çoğu kez Akdeniz ve Anadolu coğrafyası üzerinden Batı'ya yönelmiştir. Kürt edebiyatçıların beraber yaşadığı toplumların dillerine hâkim olmaları, bu dilleri çoğu kez bir imkân olarak da değerlendirmelerini sağlamıştır. Sınırlarla bölünmüş coğrafyada olmaları sebebi ile Kürt edebiyatçıların kendi aralarındaki iletişim ve etkleşim kısıtlı bir hâl almıştır. Bunun bir neticesi olarak, modern Kürt edebiyatı parçalı bir şekilde modern Batı dilleri ve edebiyatları üzerinden bütünlük kazanmaya çalışmış ve öze dönüş yolculuğunu uzak ve değişik/yabancı coğrafyalardan başlatmıştır. Elbette bu durum teknik açıdan da aynı özellikleri ihtiva etmektedir. Yayıncılık ve edebiyata dair diğer alanlarda da bu iki yönlü etkileşim ve serüven aynı şekilde vuku bulmuştur.</p><p>"Komşu ve yakın diller ve edebiyatlarla olan güçlü iletişimden kaynaklı olarak, her ne kadar değişim sürecine kısa sürede ayak uydurabilmişse de bölünmüş coğrafya meselesinden dolayı güçlü bir edebiyat külliyatının oluşması ise uzun bir sürece yayılmıştır. En nihayetinde sanatın tüm dallarında ve akımlarında olduğu gibi, edebiyatta da dünyanın herhangi bir coğrafyasında ortaya çıkan hareketlilikler çok kısa sürede tüm coğrafyalara sirayet etmektedir. Modern Kürt edebiyatı da Anadolu ve Akdeniz üzerinden modern Batı edebiyatının bir parçası hâline gelmiştir..."</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4452</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[d42d65aa-e207-11ee-8879-4f94df685697]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3462707187.mp3?updated=1710424311" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sevengül Sönmez, Yalçın Armağan - Remzi Bengi’nin Remzi Kitabevi</title>
      <description>Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'ın hazırladığı Yayıncılık Tarihi Konuşmaları serimiz yeni konuşmalarla sürüyor. Bu kez konumuz Remzi Kitabevi.
Türkiye yayıncılık tarihinde uzun süre etkili olmuş “kitabevi-yayıncı” tipinin önemli örneklerinden biri olan Remzi Kitabevi, 1928’deki alfabe değişikliğinin hemen öncesinde Remzi Bengi tarafından kuruldu. Halide Edip, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Sabahattin Ali gibi Türkçenin önemli yazarlarının yayıncısı olmasının yanı sıra özellikle 1937’de Mustafa Nihat Özön danışmanlığında başlattığı “Dünya Muharrirlerinden Tercümeler” serisinin ardından edebiyat yayıncılığının önemli aktörlerinden biri hâline geldi. 1950’li yıllardan başlayarak Yaşar Kemal, Orhan Kemal ve Kemal Tahir başta olmak üzere özellikle “köy edebiyatı”nın ve toplumcu gerçekçi kanadın yazarlarının kitaplarını peş peşe yayımladı ve bu tercihini 1980’lere kadar sürdürdü. Yalnızca edebiyat kitaplarıyla sınırlı bir yayıncılık yürütmeyen Remzi Kitabevi, “Büyük Fikir Kitapları” serisiyle adeta bir üniversite yayıncılığını da gerçekleştirdi. 1978’de vefat eden Remzi Bengi, 50 yıllık yayıncılık hayatına 1000’den fazla kitap sığdırdı.</description>
      <pubDate>Mon, 25 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'ın hazırladığı Yayıncılık Tarihi Konuşmaları serimiz yeni konuşmalarla sürüyor. Bu kez konumuz Remzi Kitabevi.
Türkiye yayıncılık tarihinde uzun süre etkili olmuş “kitabevi-yayıncı” tipinin önemli örneklerinden biri olan Remzi Kitabevi, 1928’deki alfabe değişikliğinin hemen öncesinde Remzi Bengi tarafından kuruldu. Halide Edip, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Sabahattin Ali gibi Türkçenin önemli yazarlarının yayıncısı olmasının yanı sıra özellikle 1937’de Mustafa Nihat Özön danışmanlığında başlattığı “Dünya Muharrirlerinden Tercümeler” serisinin ardından edebiyat yayıncılığının önemli aktörlerinden biri hâline geldi. 1950’li yıllardan başlayarak Yaşar Kemal, Orhan Kemal ve Kemal Tahir başta olmak üzere özellikle “köy edebiyatı”nın ve toplumcu gerçekçi kanadın yazarlarının kitaplarını peş peşe yayımladı ve bu tercihini 1980’lere kadar sürdürdü. Yalnızca edebiyat kitaplarıyla sınırlı bir yayıncılık yürütmeyen Remzi Kitabevi, “Büyük Fikir Kitapları” serisiyle adeta bir üniversite yayıncılığını da gerçekleştirdi. 1978’de vefat eden Remzi Bengi, 50 yıllık yayıncılık hayatına 1000’den fazla kitap sığdırdı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'ın hazırladığı Yayıncılık Tarihi Konuşmaları serimiz yeni konuşmalarla sürüyor. Bu kez konumuz Remzi Kitabevi.</p><p>Türkiye yayıncılık tarihinde uzun süre etkili olmuş “kitabevi-yayıncı” tipinin önemli örneklerinden biri olan Remzi Kitabevi, 1928’deki alfabe değişikliğinin hemen öncesinde Remzi Bengi tarafından kuruldu. Halide Edip, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Sabahattin Ali gibi Türkçenin önemli yazarlarının yayıncısı olmasının yanı sıra özellikle 1937’de Mustafa Nihat Özön danışmanlığında başlattığı “Dünya Muharrirlerinden Tercümeler” serisinin ardından edebiyat yayıncılığının önemli aktörlerinden biri hâline geldi. 1950’li yıllardan başlayarak Yaşar Kemal, Orhan Kemal ve Kemal Tahir başta olmak üzere özellikle “köy edebiyatı”nın ve toplumcu gerçekçi kanadın yazarlarının kitaplarını peş peşe yayımladı ve bu tercihini 1980’lere kadar sürdürdü. Yalnızca edebiyat kitaplarıyla sınırlı bir yayıncılık yürütmeyen Remzi Kitabevi, “Büyük Fikir Kitapları” serisiyle adeta bir üniversite yayıncılığını da gerçekleştirdi. 1978’de vefat eden Remzi Bengi, 50 yıllık yayıncılık hayatına 1000’den fazla kitap sığdırdı.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3673</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[553d1cf6-e205-11ee-85a1-5b461427eb90]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4171888595.mp3?updated=1710423744" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mehmet Bona, Buse Kaymaz - Darwin’in En Güzel Bitkileri</title>
      <description>Charles Darwin öncü bir botanikçiydi. Böcek kapan ve tırmanıcı bitkiler üzerine yakın gözlemleri, evrim kuramına giden yolda kritik rol oynamıştı. İstanbul Edebiyat Evi binasında düzenlediğimiz bu sohbette, Darwin'in bitkilerle ilişkisine, botanikçi Ken Thompson'ın Darwin'in En Güzel Bitkileri kitabı üzerinden baktık. Pangaltı Evrim Atölyesi yürütücülerinden Buse Kaymaz'ın moderatörülüğünde, kitabın çevirmeni de olan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Botanik Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Bona'nın katılımıyla gerçekleşen sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 23 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Charles Darwin öncü bir botanikçiydi. Böcek kapan ve tırmanıcı bitkiler üzerine yakın gözlemleri, evrim kuramına giden yolda kritik rol oynamıştı. İstanbul Edebiyat Evi binasında düzenlediğimiz bu sohbette, Darwin'in bitkilerle ilişkisine, botanikçi Ken Thompson'ın Darwin'in En Güzel Bitkileri kitabı üzerinden baktık. Pangaltı Evrim Atölyesi yürütücülerinden Buse Kaymaz'ın moderatörülüğünde, kitabın çevirmeni de olan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Botanik Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Bona'nın katılımıyla gerçekleşen sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Charles Darwin öncü bir botanikçiydi. Böcek kapan ve tırmanıcı bitkiler üzerine yakın gözlemleri, evrim kuramına giden yolda kritik rol oynamıştı. İstanbul Edebiyat Evi binasında düzenlediğimiz bu sohbette, Darwin'in bitkilerle ilişkisine, botanikçi Ken Thompson'ın <em>Darwin'in En Güzel Bitkileri</em> kitabı üzerinden baktık. Pangaltı Evrim Atölyesi yürütücülerinden Buse Kaymaz'ın moderatörülüğünde, kitabın çevirmeni de olan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Botanik Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Bona'nın katılımıyla gerçekleşen sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3298</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[6dae42d0-e203-11ee-97af-f364974c4b03]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4136050850.mp3?updated=1710422198" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fatih Altuğ, Yalçın Armağan - Kerem Eksen: Ölümden Uzak Bir Yer</title>
      <description>Kerem Eksen bizim İstanbul Edebiyat Evi'nde çok önem verdiğimiz, yazdıklarını yakından takip ettiğimiz bir yazar. Bu yayında, Kerem Eksen'in en yeni romanı Ölümden Uzak Bir Yer üzerine kapsamlı bir sohbet bekliyor sizleri. İlkbahar 2022 sezonunda Latife Tekin'in Zamansız'ı üzerine Fatih Altuğ ve Ezgi Hamzaçebi'nin katılımıyla yaptığımız konuşma gibi, yine "derinlemesine, eleştirel okuma" pratiğine dayanan bir sohbet. Fatih Altuğ, bu kez Yalçın Armağan'la, Kerem Eksen’in yazarlık serüveninin yanı sıra Ölümden Uzak Bir Yer’in anlatım tekniği ve metnin omurgasını kuran olağanüstü deneyim hakkında konuşuyor.
Ölümden Uzak Bir Yer, Eksen'in önceki romanlarından pek çok açıdan farklılaşıyor. İlk iki romanında bir tür olarak romanın kendisini, anlatım tekniklerini ve temsil biçimlerini sorgulayan Eksen, yeni romanında hikâye etmeyi öne çıkarıyor. Bir babanın gözünden ailesinin ve oğlunun anlatıldığı Ölümden Uzak Bir Yer’de, “mucize” olarak adlandırılan olağanüstü bir olay metnin merkezine yerleşiyor. Olağanüstünün anlatılması fantastikte, büyülü gerçekçilikte, sürrealizmde ya da postmodernist kurmacada farklı niyetlere ve tekniklere dayanıyorken Eksen’in anlattığı “mucize” ve anlatım tekniği bunlardan hiçbirine uymuyor, kendine özgü bir nitelik taşıyor.</description>
      <pubDate>Thu, 21 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kerem Eksen bizim İstanbul Edebiyat Evi'nde çok önem verdiğimiz, yazdıklarını yakından takip ettiğimiz bir yazar. Bu yayında, Kerem Eksen'in en yeni romanı Ölümden Uzak Bir Yer üzerine kapsamlı bir sohbet bekliyor sizleri. İlkbahar 2022 sezonunda Latife Tekin'in Zamansız'ı üzerine Fatih Altuğ ve Ezgi Hamzaçebi'nin katılımıyla yaptığımız konuşma gibi, yine "derinlemesine, eleştirel okuma" pratiğine dayanan bir sohbet. Fatih Altuğ, bu kez Yalçın Armağan'la, Kerem Eksen’in yazarlık serüveninin yanı sıra Ölümden Uzak Bir Yer’in anlatım tekniği ve metnin omurgasını kuran olağanüstü deneyim hakkında konuşuyor.
Ölümden Uzak Bir Yer, Eksen'in önceki romanlarından pek çok açıdan farklılaşıyor. İlk iki romanında bir tür olarak romanın kendisini, anlatım tekniklerini ve temsil biçimlerini sorgulayan Eksen, yeni romanında hikâye etmeyi öne çıkarıyor. Bir babanın gözünden ailesinin ve oğlunun anlatıldığı Ölümden Uzak Bir Yer’de, “mucize” olarak adlandırılan olağanüstü bir olay metnin merkezine yerleşiyor. Olağanüstünün anlatılması fantastikte, büyülü gerçekçilikte, sürrealizmde ya da postmodernist kurmacada farklı niyetlere ve tekniklere dayanıyorken Eksen’in anlattığı “mucize” ve anlatım tekniği bunlardan hiçbirine uymuyor, kendine özgü bir nitelik taşıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Kerem Eksen bizim İstanbul Edebiyat Evi'nde çok önem verdiğimiz, yazdıklarını yakından takip ettiğimiz bir yazar. Bu yayında, Kerem Eksen'in en yeni romanı <em>Ölümden Uzak Bir Yer</em> üzerine kapsamlı bir sohbet bekliyor sizleri. İlkbahar 2022 sezonunda Latife Tekin'in<em> Zamansız</em>'ı üzerine Fatih Altuğ ve Ezgi Hamzaçebi'nin katılımıyla yaptığımız konuşma gibi, yine "derinlemesine, eleştirel okuma" pratiğine dayanan bir sohbet. Fatih Altuğ, bu kez Yalçın Armağan'la, Kerem Eksen’in yazarlık serüveninin yanı sıra <em>Ölümden Uzak Bir Yer</em>’in anlatım tekniği ve metnin omurgasını kuran olağanüstü deneyim hakkında konuşuyor.</p><p><em>Ölümden Uzak Bir Yer,</em> Eksen'in önceki romanlarından pek çok açıdan farklılaşıyor. İlk iki romanında bir tür olarak romanın kendisini, anlatım tekniklerini ve temsil biçimlerini sorgulayan Eksen, yeni romanında hikâye etmeyi öne çıkarıyor. Bir babanın gözünden ailesinin ve oğlunun anlatıldığı <em>Ölümden Uzak Bir Yer</em>’de, “mucize” olarak adlandırılan olağanüstü bir olay metnin merkezine yerleşiyor. Olağanüstünün anlatılması fantastikte, büyülü gerçekçilikte, sürrealizmde ya da postmodernist kurmacada farklı niyetlere ve tekniklere dayanıyorken Eksen’in anlattığı “mucize” ve anlatım tekniği bunlardan hiçbirine uymuyor, kendine özgü bir nitelik taşıyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3452</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[86ba3160-e14c-11ee-938e-9795a1a5142c]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4602457727.mp3?updated=1710343851" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tansu Açık - Batının Kurucu Ritmi Olarak Klasik</title>
      <description>Klasik filolog ve Eski Yunan Kültürü uzmanı Tansu Açık, Avrupa kültürünün fikirsel köklerini irdeliyor. Sunumun çerçevesini şu şekilde çiziyor:
"Batı denildi mi, yazılı yüksek kültür açısından Yunan-Roma dünyası, Hıristiyan-Yahudi geleneği, Orta Çağ hukuku kurucu sacayağıdır. Bu sıralananları, her şeyi yutar gibi görünen 17. yüzyıldan başlayarak modernin, kapitalizmin ağırlığı her yerde kendini duyursa da, eski deyimle üstyapıya ait olmadığından bu bağlamda sayılmayabilir. Batı için Yunan-Roma dünyası ayrıcalıklı bir yeri tutagelmiştir. Çünkü eski Yunanın edebiyat, akılcı araştırma, felsefe, tarih, hukuk, güzellik gibi ifade ve düşünce türleri, önce Roma dünyasını biçimlendirecek, Roma aslen bu dünyanın Avrupa’ya aktarılmasında aracılık edecek, Yunan-Roma dünyasının klasik hali ise Orta Çağ ile Rönesans'ta, Aydınlanma çağında, ötesinde de, Avrupa'daki yaratıcılığı başka başka tarzlarda besleyecektir. İşte bu olgu, dönem dönem farklı tarzlarda karşımıza çıkan geçmişle yaratıcı bağlar kurmak, Avrupa'nın düşüncesinde, sanatında değişmez bir kurucu etken olarak saptanabilir."
"Dolayısıyla Yunan-Roma dünyası sadece geçmişte kalmış bir kaynak, köken olarak da ele alınamaz, çünkü sürekli bir yorum konusu olup devingen gelenekler oluşturagelmiştir. Yunan-Roma dünyasının Avrupa'nın başka başka çağlarında yitip yeniden yeniden keşfedilmesinin oluşturduğu ritim dünya uygarlıkları arasında benzersizdir. Her uygarlıkta üstün nitelikli ürünlerin verildiği dönemler vardır ancak geçmişle bu türlü bir bağ kurmanın benzerine rastlamayız. Bu bağ kurma tarzını, Avrupa'yı kuran bir ritim formu olarak görebiliriz; büyük yazılı uygarlıklar arasında bu sadece Avrupa’ya özgüdür. İşte bunu olanaklı kılan koşulları, bir parçacık da olsa kurcalamaya, anlamaya çalışacağız."</description>
      <pubDate>Tue, 19 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Klasik filolog ve Eski Yunan Kültürü uzmanı Tansu Açık, Avrupa kültürünün fikirsel köklerini irdeliyor. Sunumun çerçevesini şu şekilde çiziyor:
"Batı denildi mi, yazılı yüksek kültür açısından Yunan-Roma dünyası, Hıristiyan-Yahudi geleneği, Orta Çağ hukuku kurucu sacayağıdır. Bu sıralananları, her şeyi yutar gibi görünen 17. yüzyıldan başlayarak modernin, kapitalizmin ağırlığı her yerde kendini duyursa da, eski deyimle üstyapıya ait olmadığından bu bağlamda sayılmayabilir. Batı için Yunan-Roma dünyası ayrıcalıklı bir yeri tutagelmiştir. Çünkü eski Yunanın edebiyat, akılcı araştırma, felsefe, tarih, hukuk, güzellik gibi ifade ve düşünce türleri, önce Roma dünyasını biçimlendirecek, Roma aslen bu dünyanın Avrupa’ya aktarılmasında aracılık edecek, Yunan-Roma dünyasının klasik hali ise Orta Çağ ile Rönesans'ta, Aydınlanma çağında, ötesinde de, Avrupa'daki yaratıcılığı başka başka tarzlarda besleyecektir. İşte bu olgu, dönem dönem farklı tarzlarda karşımıza çıkan geçmişle yaratıcı bağlar kurmak, Avrupa'nın düşüncesinde, sanatında değişmez bir kurucu etken olarak saptanabilir."
"Dolayısıyla Yunan-Roma dünyası sadece geçmişte kalmış bir kaynak, köken olarak da ele alınamaz, çünkü sürekli bir yorum konusu olup devingen gelenekler oluşturagelmiştir. Yunan-Roma dünyasının Avrupa'nın başka başka çağlarında yitip yeniden yeniden keşfedilmesinin oluşturduğu ritim dünya uygarlıkları arasında benzersizdir. Her uygarlıkta üstün nitelikli ürünlerin verildiği dönemler vardır ancak geçmişle bu türlü bir bağ kurmanın benzerine rastlamayız. Bu bağ kurma tarzını, Avrupa'yı kuran bir ritim formu olarak görebiliriz; büyük yazılı uygarlıklar arasında bu sadece Avrupa’ya özgüdür. İşte bunu olanaklı kılan koşulları, bir parçacık da olsa kurcalamaya, anlamaya çalışacağız."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Klasik filolog ve Eski Yunan Kültürü uzmanı Tansu Açık, Avrupa kültürünün fikirsel köklerini irdeliyor. Sunumun çerçevesini şu şekilde çiziyor:</p><p>"Batı denildi mi, yazılı yüksek kültür açısından Yunan-Roma dünyası, Hıristiyan-Yahudi geleneği, Orta Çağ hukuku kurucu sacayağıdır. Bu sıralananları, her şeyi yutar gibi görünen 17. yüzyıldan başlayarak modernin, kapitalizmin ağırlığı her yerde kendini duyursa da, eski deyimle üstyapıya ait olmadığından bu bağlamda sayılmayabilir. Batı için Yunan-Roma dünyası ayrıcalıklı bir yeri tutagelmiştir. Çünkü eski Yunanın edebiyat, akılcı araştırma, felsefe, tarih, hukuk, güzellik gibi ifade ve düşünce türleri, önce Roma dünyasını biçimlendirecek, Roma aslen bu dünyanın Avrupa’ya aktarılmasında aracılık edecek, Yunan-Roma dünyasının klasik hali ise Orta Çağ ile Rönesans'ta, Aydınlanma çağında, ötesinde de, Avrupa'daki yaratıcılığı başka başka tarzlarda besleyecektir. İşte bu olgu, dönem dönem farklı tarzlarda karşımıza çıkan geçmişle yaratıcı bağlar kurmak, Avrupa'nın düşüncesinde, sanatında değişmez bir kurucu etken olarak saptanabilir."</p><p>"Dolayısıyla Yunan-Roma dünyası sadece geçmişte kalmış bir kaynak, köken olarak da ele alınamaz, çünkü sürekli bir yorum konusu olup devingen gelenekler oluşturagelmiştir. Yunan-Roma dünyasının Avrupa'nın başka başka çağlarında yitip yeniden yeniden keşfedilmesinin oluşturduğu ritim dünya uygarlıkları arasında benzersizdir. Her uygarlıkta üstün nitelikli ürünlerin verildiği dönemler vardır ancak geçmişle bu türlü bir bağ kurmanın benzerine rastlamayız. Bu bağ kurma tarzını, Avrupa'yı kuran bir ritim formu olarak görebiliriz; büyük yazılı uygarlıklar arasında bu sadece Avrupa’ya özgüdür. İşte bunu olanaklı kılan koşulları, bir parçacık da olsa kurcalamaya, anlamaya çalışacağız."</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4466</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[4f93061a-e144-11ee-8cb0-df2703fb19b3]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6000106891.mp3?updated=1710864118" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Simon Stranger Kıraathane'de / A Conversation with Simon Stranger</title>
      <description>Litteraturhuset Oslo (Oslo Edebiyat Evi), Literarische Colloquium Berlin (Berlin Edebiyat Kollokyumu) ve Wêjegeh Amed (Diyarbakır Edebiyat Evi) ile birlikte yürüttüğümüz Sınırları Aşan Edebiyat programımız kapsamında yayına hazırladığımız Ev Ve kitabımızın yazarlarından Simon Stranger, 2022 Mart ayının ikinci haftasında evimizin misafir yazarı oldu.
Bu yayında, İstanbul Edebiyat Evi binasında Simon Stranger ile Yasemin Çongar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz, hem Ev Ve'deki yazısı hem de bütün dünyada ün kazanmasına vesile olan Aydınlığın ve Karanlığın Ansiklopedisi adlı romanı üzerinde duran sohbeti izleyebilirsiniz.
“Yahudi inanışına göre herkes iki kez ölür. İlki, kalp atışının durması ve beynin işlevini yitirmesiyle gerçekleşir, elektriklerin kesildiği bir şehir gibi. İkincisi ise elli, yüz ya da dört yüz yıl sonra, ismi son kez dile getirildiğinde, okunduğunda ya da düşünüldüğünde gerçekleşir. Ancak o zaman bu kişi gerçekten yok olmuş ve bu dünyadan silinmiştir.”
Bu cümlelerin alındığı, 2022 sonunda Ebru Tüzel'in çevirisiyle Can Yayınları’ndan Türkçesi çıkacak olan Leksikon om Lys og Mørke (Aydınlığın ve Karanlığın Ansiklopedisi) kitabında Simon Stranger, II. Dünya Savaşında Norveç’te öldürülen Yahudi bir ailenin, kendi ailesinin, geçmişine ve evine döner. Aynı yer, ailenin bir ferdini öldüren bir Nazi casusu için de bir zamanlar ev olmuştur.
Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 18 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Litteraturhuset Oslo (Oslo Edebiyat Evi), Literarische Colloquium Berlin (Berlin Edebiyat Kollokyumu) ve Wêjegeh Amed (Diyarbakır Edebiyat Evi) ile birlikte yürüttüğümüz Sınırları Aşan Edebiyat programımız kapsamında yayına hazırladığımız Ev Ve kitabımızın yazarlarından Simon Stranger, 2022 Mart ayının ikinci haftasında evimizin misafir yazarı oldu.
Bu yayında, İstanbul Edebiyat Evi binasında Simon Stranger ile Yasemin Çongar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz, hem Ev Ve'deki yazısı hem de bütün dünyada ün kazanmasına vesile olan Aydınlığın ve Karanlığın Ansiklopedisi adlı romanı üzerinde duran sohbeti izleyebilirsiniz.
“Yahudi inanışına göre herkes iki kez ölür. İlki, kalp atışının durması ve beynin işlevini yitirmesiyle gerçekleşir, elektriklerin kesildiği bir şehir gibi. İkincisi ise elli, yüz ya da dört yüz yıl sonra, ismi son kez dile getirildiğinde, okunduğunda ya da düşünüldüğünde gerçekleşir. Ancak o zaman bu kişi gerçekten yok olmuş ve bu dünyadan silinmiştir.”
Bu cümlelerin alındığı, 2022 sonunda Ebru Tüzel'in çevirisiyle Can Yayınları’ndan Türkçesi çıkacak olan Leksikon om Lys og Mørke (Aydınlığın ve Karanlığın Ansiklopedisi) kitabında Simon Stranger, II. Dünya Savaşında Norveç’te öldürülen Yahudi bir ailenin, kendi ailesinin, geçmişine ve evine döner. Aynı yer, ailenin bir ferdini öldüren bir Nazi casusu için de bir zamanlar ev olmuştur.
Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Litteraturhuset Oslo (Oslo Edebiyat Evi), Literarische Colloquium Berlin (Berlin Edebiyat Kollokyumu) ve Wêjegeh Amed (Diyarbakır Edebiyat Evi) ile birlikte yürüttüğümüz Sınırları Aşan Edebiyat programımız kapsamında yayına hazırladığımız Ev Ve kitabımızın yazarlarından Simon Stranger, 2022 Mart ayının ikinci haftasında evimizin misafir yazarı oldu.</p><p>Bu yayında, İstanbul Edebiyat Evi binasında Simon Stranger ile Yasemin Çongar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz, hem Ev Ve'deki yazısı hem de bütün dünyada ün kazanmasına vesile olan <em>Aydınlığın ve Karanlığın Ansiklopedisi</em> adlı romanı üzerinde duran sohbeti izleyebilirsiniz.</p><p>“Yahudi inanışına göre herkes iki kez ölür. İlki, kalp atışının durması ve beynin işlevini yitirmesiyle gerçekleşir, elektriklerin kesildiği bir şehir gibi. İkincisi ise elli, yüz ya da dört yüz yıl sonra, ismi son kez dile getirildiğinde, okunduğunda ya da düşünüldüğünde gerçekleşir. Ancak o zaman bu kişi gerçekten yok olmuş ve bu dünyadan silinmiştir.”</p><p>Bu cümlelerin alındığı, 2022 sonunda Ebru Tüzel'in çevirisiyle Can Yayınları’ndan Türkçesi çıkacak olan <em>Leksikon om Lys og Mørke</em> (<em>Aydınlığın ve Karanlığın Ansiklopedisi</em>) kitabında Simon Stranger, II. Dünya Savaşında Norveç’te öldürülen Yahudi bir ailenin, kendi ailesinin, geçmişine ve evine döner. Aynı yer, ailenin bir ferdini öldüren bir Nazi casusu için de bir zamanlar ev olmuştur.</p><p>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4304</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[2f4e19b2-e13f-11ee-b91b-3b2b4fc926fb]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2290293584.mp3?updated=1710424379" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aslan Erdem - Karşıt Süreklilik: Aylak Adam ve Anayurt Oteli</title>
      <description>Yusuf Atılgan'ı, iki önemli eseri Aylak Adam ve Anayurt Oteli arasındaki tezatlık ve devamlılık ilişkisini irdeleyen bir konuşmayla anıyoruz. Yusuf Atılgan, Aylak Adam ve Anayurt Oteli romanlarıyla bir karşıtlık evreni kurar gibidir. On dört yıl arayla yayımlanan bu iki roman, gerek yapısal gerekse de anlatı öğelerinin kurgulanışıyla adeta birbirinin negatif uzamına seriliyor hissi verir. Üstelik buradaki karşıt süreklilik yalnızca romanın yapısal özellikleriyle de ilgili değildir.  
Aslan Erdem, iki roman arasındaki bu karşıt süreklilik üzerine kapsamlı bir değerlendirme sunuyor.</description>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yusuf Atılgan'ı, iki önemli eseri Aylak Adam ve Anayurt Oteli arasındaki tezatlık ve devamlılık ilişkisini irdeleyen bir konuşmayla anıyoruz. Yusuf Atılgan, Aylak Adam ve Anayurt Oteli romanlarıyla bir karşıtlık evreni kurar gibidir. On dört yıl arayla yayımlanan bu iki roman, gerek yapısal gerekse de anlatı öğelerinin kurgulanışıyla adeta birbirinin negatif uzamına seriliyor hissi verir. Üstelik buradaki karşıt süreklilik yalnızca romanın yapısal özellikleriyle de ilgili değildir.  
Aslan Erdem, iki roman arasındaki bu karşıt süreklilik üzerine kapsamlı bir değerlendirme sunuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Yusuf Atılgan'ı, iki önemli eseri Aylak Adam ve Anayurt Oteli arasındaki tezatlık ve devamlılık ilişkisini irdeleyen bir konuşmayla anıyoruz. Yusuf Atılgan, Aylak Adam ve Anayurt Oteli romanlarıyla bir karşıtlık evreni kurar gibidir. On dört yıl arayla yayımlanan bu iki roman, gerek yapısal gerekse de anlatı öğelerinin kurgulanışıyla adeta birbirinin negatif uzamına seriliyor hissi verir. Üstelik buradaki karşıt süreklilik yalnızca romanın yapısal özellikleriyle de ilgili değildir.  </p><p>Aslan Erdem, iki roman arasındaki bu karşıt süreklilik üzerine kapsamlı bir değerlendirme sunuyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2404</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[460d8ca2-e084-11ee-a838-d31dddb7b662]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2663170723.mp3?updated=1710257609" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hilmi Tezgör - Bir Yazar Olarak van Gogh</title>
      <description>Vincent van Gogh dünyanın gelmiş geçmiş en "tanınan" ve en sevilen sanatçılarından biri. Hatta, görselliğin çok önem kazandığı çağımızdaki reprodüksiyonlarına ve ilham verdiği işlere bakarsak, belki de en popüleri. 37 yıllık hayatına 900 suluboya ve yağlıboya, 1100 de karakalem eser sığdıran sanatçı, resimlerinin yanında kelimeleriyle de bize ulaşıyor. Kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplardan söz ediyoruz. Kısa ama içtenliğin doruklarında bir hayat yaşamış van Gogh; onun kaleminden çıkmış 900’ün üzerinde mektup bu içtenliği yansıtan zengin bir toplam oluşturuyor. Bize van Gogh’un hem iyi bir yazar hem de -atıfta bulunduğu isimlere bakılacak olursa- iyi bir okur olduğunu gösteren bir toplam bu. Sanatçının 132. ölüm yıldönümünde ilk kez yayınladığımız bu konuşma, van Gogh’un yazarlığına ve okurluğuna odaklanıyor.</description>
      <pubDate>Fri, 15 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Vincent van Gogh dünyanın gelmiş geçmiş en "tanınan" ve en sevilen sanatçılarından biri. Hatta, görselliğin çok önem kazandığı çağımızdaki reprodüksiyonlarına ve ilham verdiği işlere bakarsak, belki de en popüleri. 37 yıllık hayatına 900 suluboya ve yağlıboya, 1100 de karakalem eser sığdıran sanatçı, resimlerinin yanında kelimeleriyle de bize ulaşıyor. Kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplardan söz ediyoruz. Kısa ama içtenliğin doruklarında bir hayat yaşamış van Gogh; onun kaleminden çıkmış 900’ün üzerinde mektup bu içtenliği yansıtan zengin bir toplam oluşturuyor. Bize van Gogh’un hem iyi bir yazar hem de -atıfta bulunduğu isimlere bakılacak olursa- iyi bir okur olduğunu gösteren bir toplam bu. Sanatçının 132. ölüm yıldönümünde ilk kez yayınladığımız bu konuşma, van Gogh’un yazarlığına ve okurluğuna odaklanıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Vincent van Gogh dünyanın gelmiş geçmiş en "tanınan" ve en sevilen sanatçılarından biri. Hatta, görselliğin çok önem kazandığı çağımızdaki reprodüksiyonlarına ve ilham verdiği işlere bakarsak, belki de en popüleri. 37 yıllık hayatına 900 suluboya ve yağlıboya, 1100 de karakalem eser sığdıran sanatçı, resimlerinin yanında kelimeleriyle de bize ulaşıyor. Kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplardan söz ediyoruz. Kısa ama içtenliğin doruklarında bir hayat yaşamış van Gogh; onun kaleminden çıkmış 900’ün üzerinde mektup bu içtenliği yansıtan zengin bir toplam oluşturuyor. Bize van Gogh’un hem iyi bir yazar hem de -atıfta bulunduğu isimlere bakılacak olursa- iyi bir okur olduğunu gösteren bir toplam bu. Sanatçının 132. ölüm yıldönümünde ilk kez yayınladığımız bu konuşma, van Gogh’un yazarlığına ve okurluğuna odaklanıyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2114</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[d74bb256-e080-11ee-976a-0b4288742df4]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8426802724.mp3?updated=1710256496" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Betül Dünder, Betül Tarıman - 90'lardan Bugüne 'Kadınların Edebiyatla Buluşması' Üzerine</title>
      <description>90 Kuşağı şairlerinden biri olan Betül Tarıman'la şehirler, şiirler ve kadınların edebiyatla buluşması üzerine eylemlerini Mor Pasaj'da Betül Dünder konuşuyor. Daha önce Kıraathane'nin YouTube kanalında yayımlanan söyleşmenin ses kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 13 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>90 Kuşağı şairlerinden biri olan Betül Tarıman'la şehirler, şiirler ve kadınların edebiyatla buluşması üzerine eylemlerini Mor Pasaj'da Betül Dünder konuşuyor. Daha önce Kıraathane'nin YouTube kanalında yayımlanan söyleşmenin ses kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>90 Kuşağı şairlerinden biri olan Betül Tarıman'la şehirler, şiirler ve kadınların edebiyatla buluşması üzerine eylemlerini Mor Pasaj'da Betül Dünder konuşuyor. Daha önce Kıraathane'nin YouTube kanalında yayımlanan söyleşmenin ses kaydını burada dinleyebilirsiniz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3031</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[3fd3f8dc-e07d-11ee-9603-1b3c2768617e]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9760763815.mp3?updated=1710255944" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gülkan 'Noir', Yusuf Demirörs, Melis İnan, Ece Durmuş - Audre Lorde: Bahisdışı Kız Kardeş</title>
      <description>Audre Lorde… Siyah, lezbiyen, anne, savaşçı, şair. Cinsiyetçilik, ırkçılık, yaşçılık, homofobi ve sınıf ayrımına kafa tutan mücadeleci ve derin sesiyle zamanı, sınırları aşarak kabuğumuzun içine işliyor. Öfkelendiriyor, cesaretlendiriyor, umut veriyor, güç katıyor. Süreğen bir şiddetin açtığı yaralara merhem oluyor, dehşet karşısında sessizleşen dilimizi çözüyor, bedenimizi ifadesine kavuşturuyor. Heteropatriyarkal bakış tarafından çalınan, tanımlanan ve utandırılan feminen bedenlere ait erotik gücün itibarını iade ederek diriltiyor...
Audre Lorde’un nesiller boyu ilham veren, edebiyatın gücüyle direnişi kudretlendiren konuşmalarından ve makalelerinden oluşan Bahisdışı Kız Kardeş 2022'nin yaz aylarında yayımlandı. Audre Lorde’un şiirleriyle güç bulmuş ve yola devam eden iki queer şair, Yusuf Demirörs ve Gülkan ‘Noir’ kitabı Türkçeye çevirdiler. Otonom Yayınları’nın editörleri Ece Durmuş ve Melis İnan da bu yolculukta onlara eşlik etti. 
"Audre Lorde: Bahisdışı Kız Kardeş" başlığı altında, Gülkan 'Noir', Yusuf Demirörs, Melis İnan ve Ece Durmuş'u yaz 2022 sezonumuzda ev buluşmalarımızdan birinde dinlemiştik. Bu etkinliğin kaydını podcast formatında da sizlerle paylaşıyoruz.
Lorde, dehşet ve kaosa kulak vermemizi salık veriyor bize. Öyle bir kaos ki bu “Siyah, yaratıcı, dişil, karanlık, reddedilmiş, karmakarışık, uğursuz, kokuşmuş, erotik, muğlak, üzücü…"</description>
      <pubDate>Tue, 05 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:title>Audre Lorde: Bahisdışı Kız Kardeş</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Audre Lorde… Siyah, lezbiyen, anne, savaşçı, şair. Cinsiyetçilik, ırkçılık, yaşçılık, homofobi ve sınıf ayrımına kafa tutan mücadeleci ve derin sesiyle zamanı, sınırları aşarak kabuğumuzun içine işliyor. Öfkelendiriyor, cesaretlendiriyor, umut veriyor, güç katıyor. Süreğen bir şiddetin açtığı yaralara merhem oluyor, dehşet karşısında sessizleşen dilimizi çözüyor, bedenimizi ifadesine kavuşturuyor. Heteropatriyarkal bakış tarafından çalınan, tanımlanan ve utandırılan feminen bedenlere ait erotik gücün itibarını iade ederek diriltiyor...
Audre Lorde’un nesiller boyu ilham veren, edebiyatın gücüyle direnişi kudretlendiren konuşmalarından ve makalelerinden oluşan Bahisdışı Kız Kardeş 2022'nin yaz aylarında yayımlandı. Audre Lorde’un şiirleriyle güç bulmuş ve yola devam eden iki queer şair, Yusuf Demirörs ve Gülkan ‘Noir’ kitabı Türkçeye çevirdiler. Otonom Yayınları’nın editörleri Ece Durmuş ve Melis İnan da bu yolculukta onlara eşlik etti. 
"Audre Lorde: Bahisdışı Kız Kardeş" başlığı altında, Gülkan 'Noir', Yusuf Demirörs, Melis İnan ve Ece Durmuş'u yaz 2022 sezonumuzda ev buluşmalarımızdan birinde dinlemiştik. Bu etkinliğin kaydını podcast formatında da sizlerle paylaşıyoruz.
Lorde, dehşet ve kaosa kulak vermemizi salık veriyor bize. Öyle bir kaos ki bu “Siyah, yaratıcı, dişil, karanlık, reddedilmiş, karmakarışık, uğursuz, kokuşmuş, erotik, muğlak, üzücü…"</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Audre Lorde… Siyah, lezbiyen, anne, savaşçı, şair. Cinsiyetçilik, ırkçılık, yaşçılık, homofobi ve sınıf ayrımına kafa tutan mücadeleci ve derin sesiyle zamanı, sınırları aşarak kabuğumuzun içine işliyor. Öfkelendiriyor, cesaretlendiriyor, umut veriyor, güç katıyor. Süreğen bir şiddetin açtığı yaralara merhem oluyor, dehşet karşısında sessizleşen dilimizi çözüyor, bedenimizi ifadesine kavuşturuyor. Heteropatriyarkal bakış tarafından çalınan, tanımlanan ve utandırılan feminen bedenlere ait erotik gücün itibarını iade ederek diriltiyor...</p><p>Audre Lorde’un nesiller boyu ilham veren, edebiyatın gücüyle direnişi kudretlendiren konuşmalarından ve makalelerinden oluşan Bahisdışı Kız Kardeş 2022'nin yaz aylarında yayımlandı. Audre Lorde’un şiirleriyle güç bulmuş ve yola devam eden iki queer şair, Yusuf Demirörs ve Gülkan ‘Noir’ kitabı Türkçeye çevirdiler. Otonom Yayınları’nın editörleri Ece Durmuş ve Melis İnan da bu yolculukta onlara eşlik etti. </p><p>"Audre Lorde: Bahisdışı Kız Kardeş" başlığı altında, Gülkan 'Noir', Yusuf Demirörs, Melis İnan ve Ece Durmuş'u yaz 2022 sezonumuzda ev buluşmalarımızdan birinde dinlemiştik. Bu etkinliğin kaydını podcast formatında da sizlerle paylaşıyoruz.</p><p>Lorde, dehşet ve kaosa kulak vermemizi salık veriyor bize. Öyle bir kaos ki bu “Siyah, yaratıcı, dişil, karanlık, reddedilmiş, karmakarışık, uğursuz, kokuşmuş, erotik, muğlak, üzücü…"</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5163</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[402428ce-da3e-11ee-903b-5b58513c42eb]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9512776253.mp3?updated=1709567440" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sinan Logie, Melike Altınışık, Gülay Güldemir - Mekân Denemeleri</title>
      <description>24 Mart 2022'de Kıraathane’de, hem mimar hem sanatçı olarak isim yapmış iki konuğu ağırladık: Melike Altınışık ve Sinan Logie. “Mekânın Parçalı Biçimleri” adındaki sergisi yine Kıraathane'de açılmış olan bir başka sanatçı ve mimarın, Gülay Güldemir’in moderatörlüğünde mimarinin deneyselliği üzerine bir sohbet gerçekleştirdiler. Burada buluşmanın kesintisiz kaydını dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 04 Mar 2024 05:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>24 Mart 2022'de Kıraathane’de, hem mimar hem sanatçı olarak isim yapmış iki konuğu ağırladık: Melike Altınışık ve Sinan Logie. “Mekânın Parçalı Biçimleri” adındaki sergisi yine Kıraathane'de açılmış olan bir başka sanatçı ve mimarın, Gülay Güldemir’in moderatörlüğünde mimarinin deneyselliği üzerine bir sohbet gerçekleştirdiler. Burada buluşmanın kesintisiz kaydını dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>24 Mart 2022'de Kıraathane’de, hem mimar hem sanatçı olarak isim yapmış iki konuğu ağırladık: Melike Altınışık ve Sinan Logie. “Mekânın Parçalı Biçimleri” adındaki sergisi yine Kıraathane'de açılmış olan bir başka sanatçı ve mimarın, Gülay Güldemir’in moderatörlüğünde mimarinin deneyselliği üzerine bir sohbet gerçekleştirdiler. Burada buluşmanın kesintisiz kaydını dinleyebilirsiniz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5404</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[c92bf428-d7df-11ee-bfdc-6f9e1fdd66a2]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5110162194.mp3?updated=1709409200" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Betül Dünder, Meryem Coşkunca - Yeryüzünden Şiirlerle Geçen Kadınlar: Sana Nasıl Ulaşabilirim?</title>
      <description>Yine Betül Dünder'in ev sahipliğinde bir "Mor Pasaj" buluşması. Genç kuşağın ses getiren şairlerinden Meryem Coşkunca ile "yeryüzünden geçerken" şiirin bıraktığı izleri, kadınoluşa dair farkındalıkları ve mümkünlerimizi konuşuyoruz.</description>
      <pubDate>Sun, 03 Mar 2024 08:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yine Betül Dünder'in ev sahipliğinde bir "Mor Pasaj" buluşması. Genç kuşağın ses getiren şairlerinden Meryem Coşkunca ile "yeryüzünden geçerken" şiirin bıraktığı izleri, kadınoluşa dair farkındalıkları ve mümkünlerimizi konuşuyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Yine Betül Dünder'in ev sahipliğinde bir "Mor Pasaj" buluşması. Genç kuşağın ses getiren şairlerinden Meryem Coşkunca ile "yeryüzünden geçerken" şiirin bıraktığı izleri, kadınoluşa dair farkındalıkları ve mümkünlerimizi konuşuyoruz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2779</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[edff7322-d7e1-11ee-8043-2375197a10fe]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1288494698.mp3?updated=1709409042" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Okuma Tiyatrosu</title>
      <description>Bugün, dünyanın “neredeyse” var olmayan bir kasabasındayız. Hava buz gibi. Sihirli kuzey ışıkları yaralı, kırık kalpleri hiç beklemedikleri bir anda aşkla ısıtıveriyor. Her biri on dakika süren dokuz duyarlı buluşma.

Paramparça olmuş kalbini küçük bir kesekağıdı içinde taşıyan bir kadından canı yanmayan adama, gökten düşen ayakkabılara, biten bir ilişkiden yeni kıvılcımlanan bir aşka uzanan eğlenceli ve gerçeküstü hikayeler… Bu sıradan insanların yaşamlarına değen sihir, dünyayı büsbütün aydınlatamasa da, yolculukta karşılaşılabilecek sürprizlerin biraz yolumuzu ışıtabileceğini hatırlatıyor. Büyülü bir kış gecesinde, Neredeyse Kasabası'nda kuzey ışıklarının mistik enerjisiyle insan kalbinin yaşamı değiştiren gücü deneyimleniyor. Gidenler, kalanlar, hiç gitmemiş olanlar, orada olmayanlar, cevabı yolda arayanlar dokuz farklı öyküde aynı örgüde iç içe geçiyorlar…

Yazan: John Cariani

Çeviren: Zeynep Özden

Yöneten: Zeynep Özden

Dramaturgi: Şafak Eruyar

Dekor- Kostüm: Cemre Bulak

Işık: İlayda Erdinç</description>
      <pubDate>Sat, 10 Feb 2024 10:00:00 -0000</pubDate>
      <itunes:title>Bir Kış Gecesi Rüyası (Neredeyse Kasabası)</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/4e9638b6-a965-11ee-b2f3-23c3f856d7de/image/9494c9.png?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bugün, dünyanın “neredeyse” var olmayan bir kasabasındayız. Hava buz gibi. Sihirli kuzey ışıkları yaralı, kırık kalpleri hiç beklemedikleri bir anda aşkla ısıtıveriyor. Her biri on dakika süren dokuz duyarlı buluşma.

Paramparça olmuş kalbini küçük bir kesekağıdı içinde taşıyan bir kadından canı yanmayan adama, gökten düşen ayakkabılara, biten bir ilişkiden yeni kıvılcımlanan bir aşka uzanan eğlenceli ve gerçeküstü hikayeler… Bu sıradan insanların yaşamlarına değen sihir, dünyayı büsbütün aydınlatamasa da, yolculukta karşılaşılabilecek sürprizlerin biraz yolumuzu ışıtabileceğini hatırlatıyor. Büyülü bir kış gecesinde, Neredeyse Kasabası'nda kuzey ışıklarının mistik enerjisiyle insan kalbinin yaşamı değiştiren gücü deneyimleniyor. Gidenler, kalanlar, hiç gitmemiş olanlar, orada olmayanlar, cevabı yolda arayanlar dokuz farklı öyküde aynı örgüde iç içe geçiyorlar…

Yazan: John Cariani

Çeviren: Zeynep Özden

Yöneten: Zeynep Özden

Dramaturgi: Şafak Eruyar

Dekor- Kostüm: Cemre Bulak

Işık: İlayda Erdinç</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Bugün, dünyanın “neredeyse” var olmayan bir kasabasındayız. Hava buz gibi. Sihirli kuzey ışıkları yaralı, kırık kalpleri hiç beklemedikleri bir anda aşkla ısıtıveriyor. Her biri on dakika süren dokuz duyarlı buluşma.</p><p><br></p><p>Paramparça olmuş kalbini küçük bir kesekağıdı içinde taşıyan bir kadından canı yanmayan adama, gökten düşen ayakkabılara, biten bir ilişkiden yeni kıvılcımlanan bir aşka uzanan eğlenceli ve gerçeküstü hikayeler… Bu sıradan insanların yaşamlarına değen sihir, dünyayı büsbütün aydınlatamasa da, yolculukta karşılaşılabilecek sürprizlerin biraz yolumuzu ışıtabileceğini hatırlatıyor. Büyülü bir kış gecesinde, Neredeyse Kasabası'nda kuzey ışıklarının mistik enerjisiyle insan kalbinin yaşamı değiştiren gücü deneyimleniyor. Gidenler, kalanlar, hiç gitmemiş olanlar, orada olmayanlar, cevabı yolda arayanlar dokuz farklı öyküde aynı örgüde iç içe geçiyorlar…</p><p><br></p><p>Yazan: John Cariani</p><p><br></p><p>Çeviren: Zeynep Özden</p><p><br></p><p>Yöneten: Zeynep Özden</p><p><br></p><p>Dramaturgi: Şafak Eruyar</p><p><br></p><p>Dekor- Kostüm: Cemre Bulak</p><p><br></p><p>Işık: İlayda Erdinç</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5389</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[4e9638b6-a965-11ee-b2f3-23c3f856d7de]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6219951461.mp3?updated=1704196650" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Regeneration - Bir Nefes Müzik </title>
      <description>Ev Konseri / Sohbet
Yenilenme, odaklanma ve yeniden keşfetme için yazılmış taze bir nefes müzik. Ses dokusu özenle seçilmiş yapay ses üreticilerinden, piyanolardan, atmosfer seslerinden, telli ve vurmalı çalgılardan oluşuyor. Gerçek yağmur sesi sayısal dalgalarla bütünleşiyor. Melodileri bilinçaltının, bilincin ve benliğin derinliğini yansıtıyor.
Hakan Kurşun bir elektro akustik senfoni olarak imgeleyip bestelediği Regeneration’ı stüdyosunda bizler için çaldı. Kıraathane’ye özel bu dinleti ve Hakan Kurşun’un müzikten odaklanmaya, uykudan bilince ve bilinç dışına uzanan sohbeti bu sonbahar en güzel yoldaşlarımızdan biri olacak.

Hakan Kurşun:  
Almanya’da doğdu, 14 yaşında İstanbul’a taşındı. Viyana’da SAE Enstitüsünde Ses Mühendisliği eğitimi almıştır ve Londra Middlesex Üniversitesi’nden Recording Arts BA derecesine sahiptir. Uzun yıllar Varşova’da ve İstanbul'da yerel ve çokuluslu müzik şirketleri için müzik yapımcısı olarak çalıştı ve çalışmaya devam ediyor. 2002 yılında Bilgi Üniversitesi’nde ve 2005 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi MİAM’da ders vermeye başladı. Birçok disiplinlerarası ses yerleştirme işlerine ses tasarımı ve müzik yaptı. Kaos, Kütle, Kuark, Pearl Bracelet ve Worte in meiner Hand isimli kişisel yayınları bulunmaktadır. Diskografisinde 200'den fazla yayınlanmış müzik yapımı bulunmaktadır. TRT Radyo 3 kanalına Havada Müzik Var isimli haftalık müzik programını hazırlayıp sunmaktadır. 2022 yılında Kurşun Spatial stüdyosunu kurup uzamsal ses alanında bir müzik geliştirme merkezi oluşturdu. Üstlendiği görevler arasında MSG yönetim kurulun üyeliği, EMI Müzik Türkiye genel müdürlüğü, SAE Eğitim Enstitüsü yöneticiliği ve VW Arena akustik danışmanlığı bulunmaktadır. Şirketi Pb Müzik Ltd. müzik yapımı, akustik ve eğitim alanlarında faaliyet göstermektedir. Yeni bir albüm ve uzamsal sesli canlı performanslar üzerinde çalışmaktadır.</description>
      <pubDate>Thu, 30 Nov 2023 17:25:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/347e4ac4-7191-11ee-ba2b-6b5c04d8eb21/image/737da7.jpeg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Hakan Kurşun</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ev Konseri / Sohbet
Yenilenme, odaklanma ve yeniden keşfetme için yazılmış taze bir nefes müzik. Ses dokusu özenle seçilmiş yapay ses üreticilerinden, piyanolardan, atmosfer seslerinden, telli ve vurmalı çalgılardan oluşuyor. Gerçek yağmur sesi sayısal dalgalarla bütünleşiyor. Melodileri bilinçaltının, bilincin ve benliğin derinliğini yansıtıyor.
Hakan Kurşun bir elektro akustik senfoni olarak imgeleyip bestelediği Regeneration’ı stüdyosunda bizler için çaldı. Kıraathane’ye özel bu dinleti ve Hakan Kurşun’un müzikten odaklanmaya, uykudan bilince ve bilinç dışına uzanan sohbeti bu sonbahar en güzel yoldaşlarımızdan biri olacak.

Hakan Kurşun:  
Almanya’da doğdu, 14 yaşında İstanbul’a taşındı. Viyana’da SAE Enstitüsünde Ses Mühendisliği eğitimi almıştır ve Londra Middlesex Üniversitesi’nden Recording Arts BA derecesine sahiptir. Uzun yıllar Varşova’da ve İstanbul'da yerel ve çokuluslu müzik şirketleri için müzik yapımcısı olarak çalıştı ve çalışmaya devam ediyor. 2002 yılında Bilgi Üniversitesi’nde ve 2005 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi MİAM’da ders vermeye başladı. Birçok disiplinlerarası ses yerleştirme işlerine ses tasarımı ve müzik yaptı. Kaos, Kütle, Kuark, Pearl Bracelet ve Worte in meiner Hand isimli kişisel yayınları bulunmaktadır. Diskografisinde 200'den fazla yayınlanmış müzik yapımı bulunmaktadır. TRT Radyo 3 kanalına Havada Müzik Var isimli haftalık müzik programını hazırlayıp sunmaktadır. 2022 yılında Kurşun Spatial stüdyosunu kurup uzamsal ses alanında bir müzik geliştirme merkezi oluşturdu. Üstlendiği görevler arasında MSG yönetim kurulun üyeliği, EMI Müzik Türkiye genel müdürlüğü, SAE Eğitim Enstitüsü yöneticiliği ve VW Arena akustik danışmanlığı bulunmaktadır. Şirketi Pb Müzik Ltd. müzik yapımı, akustik ve eğitim alanlarında faaliyet göstermektedir. Yeni bir albüm ve uzamsal sesli canlı performanslar üzerinde çalışmaktadır.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Ev Konseri / Sohbet</p><p>Yenilenme, odaklanma ve yeniden keşfetme için yazılmış taze bir nefes müzik. Ses dokusu özenle seçilmiş yapay ses üreticilerinden, piyanolardan, atmosfer seslerinden, telli ve vurmalı çalgılardan oluşuyor. Gerçek yağmur sesi sayısal dalgalarla bütünleşiyor. Melodileri bilinçaltının, bilincin ve benliğin derinliğini yansıtıyor.</p><p>Hakan Kurşun bir elektro akustik senfoni olarak imgeleyip bestelediği Regeneration’ı stüdyosunda bizler için çaldı. Kıraathane’ye özel bu dinleti ve Hakan Kurşun’un müzikten odaklanmaya, uykudan bilince ve bilinç dışına uzanan sohbeti bu sonbahar en güzel yoldaşlarımızdan biri olacak.</p><p><br></p><p>Hakan Kurşun:  </p><p>Almanya’da doğdu, 14 yaşında İstanbul’a taşındı. Viyana’da SAE Enstitüsünde Ses Mühendisliği eğitimi almıştır ve Londra Middlesex Üniversitesi’nden Recording Arts BA derecesine sahiptir. Uzun yıllar Varşova’da ve İstanbul'da yerel ve çokuluslu müzik şirketleri için müzik yapımcısı olarak çalıştı ve çalışmaya devam ediyor. 2002 yılında Bilgi Üniversitesi’nde ve 2005 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi MİAM’da ders vermeye başladı. Birçok disiplinlerarası ses yerleştirme işlerine ses tasarımı ve müzik yaptı. Kaos, Kütle, Kuark, Pearl Bracelet ve Worte in meiner Hand isimli kişisel yayınları bulunmaktadır. Diskografisinde 200'den fazla yayınlanmış müzik yapımı bulunmaktadır. TRT Radyo 3 kanalına Havada Müzik Var isimli haftalık müzik programını hazırlayıp sunmaktadır. 2022 yılında Kurşun Spatial stüdyosunu kurup uzamsal ses alanında bir müzik geliştirme merkezi oluşturdu. Üstlendiği görevler arasında MSG yönetim kurulun üyeliği, EMI Müzik Türkiye genel müdürlüğü, SAE Eğitim Enstitüsü yöneticiliği ve VW Arena akustik danışmanlığı bulunmaktadır. Şirketi Pb Müzik Ltd. müzik yapımı, akustik ve eğitim alanlarında faaliyet göstermektedir. Yeni bir albüm ve uzamsal sesli canlı performanslar üzerinde çalışmaktadır.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2840</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[347e4ac4-7191-11ee-ba2b-6b5c04d8eb21]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2987069277.mp3?updated=1698238304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bilge Karasu-Gece</title>
      <description></description>
      <pubDate>Tue, 14 Nov 2023 09:57:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/f386fd1e-82d3-11ee-9ef6-af1d1c05aeff/image/d99e4e.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle></itunes:subtitle>
      <itunes:summary></itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>266</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[f386fd1e-82d3-11ee-9ef6-af1d1c05aeff]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7199090521.mp3?updated=1699956034" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Orhan Koçak ile Edebiyat, Sanat, Eleştiri ve Başka şeyler üzerine Canlı etkinlik.</title>
      <description>Moderatör: Fatih Altuğ
Orhan Koçak
Kitap Sohbeti
Türkiye’nin en etkili eleştirmenlerinden ve denemecilerinden Orhan Koçak, yeni yayımlanan kitapları vesilesiyle Kıraathane’nin konuğu oluyor. Bu yıl içinde Metis Yayınlarından Romanın Kaygısı, Everest Yayınları’ndan Virgül Yazıları çıktı ve Modern ve Ötesi’nin yeni basımı okurlarla buluştu. İlk iki kitap Koçak’ın daha önceden yayımlanmış yazılarını bir araya getirirken, üçüncüsü Türkiye’deki modern sanata bütünsel bir bakış niteliğinde… Fatih Altuğ bu yeni kitaplardan yola çıkarak Orhan Koçak’la kapsamlı bir söyleşi yapacak – söyleşinin kitaplarla sınırlı olmayacağı kesin!
Orhan Koçak: 1948, İstanbul doğumlu. ODTÜ’de iktisat ve sosyoloji okudu. 1987-2002 yılları arasında yayımlanan Defter dergisinin yayın kurulunda yer aldı. Psikanaliz, Marksizm, eleştirel teori, Frankfurt Okulu ve edebiyat eleştirisi alanındaki yazılarıyla tanınmaktadır. Metis Yayınları’nda bir edebiyat kuramları ve eleştirisi dizisi başlattı (Metis Eleştiri) ve yayın yönetmenliğini üstlendi. Virgül dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı. T. W. Adorno, Max Horkheimer, Melanie Klein ve Samuel Beckett çevirdi: Minima Moralia(1998), Akıl Tutulması (1986), Haset ve Şükran (1999) ve Proust (2001). Orhan Koçak 2016 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nü aldı. Yayımlanmış diğer kitapları: Mithat Şen’in resmini konu alan incelemesi İmgenin Halleri (Metis, 1995), Modern ve Ötesi: Elli Yılın Sanatına Kenar Notları (Bilgi, 2008), Bahisleri Yükseltmek (Metis, 2011), Kopuk Zincir (Metis, 2012), Tehlikeli Dönüşler (Metis, 2017), Turgut Uyar ve başka şeyler (Söyleşi: Yücel Göktürk, Metis, 2016) ve Polemikler (Metis, 2019).
Fatih Altuğ: Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. Yeni Yazı, Mizan, Kritik, Monograf dergilerinin yayın kurulunda yer aldı. Selim İleri’nin Kapalı İktisat’ı üzerine Kapalı İktisat Açık Metinkitabını yayımladı. Mehmet Fatih Uslu ile Tanzimat ve Edebiyat: Osmanlı İstanbul'unda Modern Edebi Kültür, Ebru Kayaalp ile Standartlar Nasıl İşler? kitaplarını derledi. Leylâ Erbil, Sevim Burak, Tomris Uyar, Orhan Koçak, Halid Ziya Uşaklıgil, Namık Kemal, Sait Faik Abasıyanık gibi edebiyatçılar hakkındaki makaleleri çeşitli dergi ve kitaplarda yer aldı. Koç Üniversitesi, İstanbul Şehir Üniversitesi, Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi'nde ders verdi. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi.</description>
      <pubDate>Wed, 27 Sep 2023 11:44:55 -0000</pubDate>
      <itunes:title>Edebiyat, Sanat, Eleştiri ve Başka Şeyler Üzerine</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/b11272c6-5d24-11ee-9b98-23683ffb939e/image/be94b8.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Orhan Koçak ile Kitap Sohbeti.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Moderatör: Fatih Altuğ
Orhan Koçak
Kitap Sohbeti
Türkiye’nin en etkili eleştirmenlerinden ve denemecilerinden Orhan Koçak, yeni yayımlanan kitapları vesilesiyle Kıraathane’nin konuğu oluyor. Bu yıl içinde Metis Yayınlarından Romanın Kaygısı, Everest Yayınları’ndan Virgül Yazıları çıktı ve Modern ve Ötesi’nin yeni basımı okurlarla buluştu. İlk iki kitap Koçak’ın daha önceden yayımlanmış yazılarını bir araya getirirken, üçüncüsü Türkiye’deki modern sanata bütünsel bir bakış niteliğinde… Fatih Altuğ bu yeni kitaplardan yola çıkarak Orhan Koçak’la kapsamlı bir söyleşi yapacak – söyleşinin kitaplarla sınırlı olmayacağı kesin!
Orhan Koçak: 1948, İstanbul doğumlu. ODTÜ’de iktisat ve sosyoloji okudu. 1987-2002 yılları arasında yayımlanan Defter dergisinin yayın kurulunda yer aldı. Psikanaliz, Marksizm, eleştirel teori, Frankfurt Okulu ve edebiyat eleştirisi alanındaki yazılarıyla tanınmaktadır. Metis Yayınları’nda bir edebiyat kuramları ve eleştirisi dizisi başlattı (Metis Eleştiri) ve yayın yönetmenliğini üstlendi. Virgül dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı. T. W. Adorno, Max Horkheimer, Melanie Klein ve Samuel Beckett çevirdi: Minima Moralia(1998), Akıl Tutulması (1986), Haset ve Şükran (1999) ve Proust (2001). Orhan Koçak 2016 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nü aldı. Yayımlanmış diğer kitapları: Mithat Şen’in resmini konu alan incelemesi İmgenin Halleri (Metis, 1995), Modern ve Ötesi: Elli Yılın Sanatına Kenar Notları (Bilgi, 2008), Bahisleri Yükseltmek (Metis, 2011), Kopuk Zincir (Metis, 2012), Tehlikeli Dönüşler (Metis, 2017), Turgut Uyar ve başka şeyler (Söyleşi: Yücel Göktürk, Metis, 2016) ve Polemikler (Metis, 2019).
Fatih Altuğ: Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. Yeni Yazı, Mizan, Kritik, Monograf dergilerinin yayın kurulunda yer aldı. Selim İleri’nin Kapalı İktisat’ı üzerine Kapalı İktisat Açık Metinkitabını yayımladı. Mehmet Fatih Uslu ile Tanzimat ve Edebiyat: Osmanlı İstanbul'unda Modern Edebi Kültür, Ebru Kayaalp ile Standartlar Nasıl İşler? kitaplarını derledi. Leylâ Erbil, Sevim Burak, Tomris Uyar, Orhan Koçak, Halid Ziya Uşaklıgil, Namık Kemal, Sait Faik Abasıyanık gibi edebiyatçılar hakkındaki makaleleri çeşitli dergi ve kitaplarda yer aldı. Koç Üniversitesi, İstanbul Şehir Üniversitesi, Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi'nde ders verdi. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<h3>Moderatör: Fatih Altuğ</h3><h3>Orhan Koçak</h3><p>Kitap Sohbeti</p><p>Türkiye’nin en etkili eleştirmenlerinden ve denemecilerinden Orhan Koçak, yeni yayımlanan kitapları vesilesiyle Kıraathane’nin konuğu oluyor. Bu yıl içinde Metis Yayınlarından Romanın Kaygısı, Everest Yayınları’ndan Virgül Yazıları çıktı ve Modern ve Ötesi’nin yeni basımı okurlarla buluştu. İlk iki kitap Koçak’ın daha önceden yayımlanmış yazılarını bir araya getirirken, üçüncüsü Türkiye’deki modern sanata bütünsel bir bakış niteliğinde… Fatih Altuğ bu yeni kitaplardan yola çıkarak Orhan Koçak’la kapsamlı bir söyleşi yapacak – söyleşinin kitaplarla sınırlı olmayacağı kesin!</p><p><strong>Orhan Koçak: </strong>1948, İstanbul doğumlu. ODTÜ’de iktisat ve sosyoloji okudu. 1987-2002 yılları arasında yayımlanan <em>Defter</em> dergisinin yayın kurulunda yer aldı. Psikanaliz, Marksizm, eleştirel teori, Frankfurt Okulu ve edebiyat eleştirisi alanındaki yazılarıyla tanınmaktadır. Metis Yayınları’nda bir edebiyat kuramları ve eleştirisi dizisi başlattı (Metis Eleştiri) ve yayın yönetmenliğini üstlendi. <em>Virgül</em> dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı. T. W. Adorno, Max Horkheimer, Melanie Klein ve Samuel Beckett çevirdi: <em>Minima Moralia</em>(1998), <em>Akıl Tutulması</em> (1986), <em>Haset ve Şükran</em> (1999) ve <em>Proust</em> (2001). Orhan Koçak 2016 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nü aldı. Yayımlanmış diğer kitapları: Mithat Şen’in resmini konu alan incelemesi <em>İmgenin Halleri</em> (Metis, 1995), <em>Modern ve Ötesi: Elli Yılın Sanatına Kenar Notları</em> (Bilgi, 2008), <em>Bahisleri Yükseltmek</em> (Metis, 2011), <em>Kopuk Zincir</em> (Metis, 2012), <em>Tehlikeli Dönüşler</em> (Metis, 2017), <em>Turgut Uyar ve başka şeyler</em> (Söyleşi: Yücel Göktürk, Metis, 2016) ve <em>Polemikler </em>(Metis, 2019).</p><p><strong>Fatih Altuğ:</strong> Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. <em>Yeni Yazı, Mizan, Kritik, Monograf</em> dergilerinin yayın kurulunda yer aldı. Selim İleri’nin Kapalı İktisat’ı üzerine<em> Kapalı İktisat Açık Metin</em>kitabını yayımladı. Mehmet Fatih Uslu ile <em>Tanzimat ve Edebiyat: Osmanlı İstanbul'unda Modern Edebi Kültür, Ebru Kayaalp ile Standartlar Nasıl İşler?</em> kitaplarını derledi. Leylâ Erbil, Sevim Burak, Tomris Uyar, Orhan Koçak, Halid Ziya Uşaklıgil, Namık Kemal, Sait Faik Abasıyanık gibi edebiyatçılar hakkındaki makaleleri çeşitli dergi ve kitaplarda yer aldı. Koç Üniversitesi, İstanbul Şehir Üniversitesi, Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi'nde ders verdi. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3426</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[b11272c6-5d24-11ee-9b98-23683ffb939e]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8262926943.mp3?updated=1695815372" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title> Genç Okurlar ve Genç Yazarlar Podcast  #4 - Konuk: Dr.Özlem Aslan</title>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte
edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler, Aslı
Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirlenen "Așk İçinde" teması ile ilgili çeşitli yapıtlar hakkında, ilgililerle görüşme imkânı yakalıyor. 
Bu podcastte yakın zamanda ülkemizde meydana gelmiş ve birçok ilimizi etkilemiş olan depremin kadınlar, kuir bireyler ve çocuklar üzerindeki etkisini konuşmak üzere Kadirhas Üniversitesi Dr. Ögretim Üyesi, sevgili Özlem Aslan'ı podcast serimizin dördüncü bölümünde
ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Podcast sürecinde
emeği geçen tüm Kıraathane öğrencilerine ve
öğretmenlerine; özellikle Açelya Yılmaz, Zeynep Ceren
Özden, İrem Dölen ve Gülten Bahar Gün'e
sonsuz teşekkürler. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!</description>
      <pubDate>Fri, 07 Apr 2023 12:43:00 -0000</pubDate>
      <itunes:title>Genç Okurlar ve Genç Yazarlar</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/dc0b662a-d540-11ed-803f-bb776c0d45df/image/9755b7.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler, Aslı Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirlenen "Așk İçinde" teması ile ilgili çeşitli yapıtlar hakkında, ilgililerle görüşme imkânı yakalıyor.  Bu podcastte yakın zamanda ülkemizde meydana gelmiş ve birçok ilimizi etkilemiş olan depremin kadınlar, kuir bireyler ve çocuklar üzerindeki etkisini konuşmak üzere Kadirhas Üniversitesi Dr. Ögretim Üyesi, sevgili Özlem Aslan'ı podcast serimizin dördüncü bölümünde ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Podcast sürecinde emeği geçen tüm Kıraathane öğrencilerine ve öğretmenlerine; özellikle Açelya Yılmaz, Zeynep Ceren Özden, İrem Dölen ve Gülten Bahar Gün'e sonsuz teşekkürler. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte
edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler, Aslı
Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirlenen "Așk İçinde" teması ile ilgili çeşitli yapıtlar hakkında, ilgililerle görüşme imkânı yakalıyor. 
Bu podcastte yakın zamanda ülkemizde meydana gelmiş ve birçok ilimizi etkilemiş olan depremin kadınlar, kuir bireyler ve çocuklar üzerindeki etkisini konuşmak üzere Kadirhas Üniversitesi Dr. Ögretim Üyesi, sevgili Özlem Aslan'ı podcast serimizin dördüncü bölümünde
ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Podcast sürecinde
emeği geçen tüm Kıraathane öğrencilerine ve
öğretmenlerine; özellikle Açelya Yılmaz, Zeynep Ceren
Özden, İrem Dölen ve Gülten Bahar Gün'e
sonsuz teşekkürler. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte</p><p>edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler, Aslı</p><p>Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirlenen "Așk İçinde" teması ile ilgili çeşitli yapıtlar hakkında, ilgililerle görüşme imkânı yakalıyor. </p><p>Bu podcastte yakın zamanda ülkemizde meydana gelmiş ve birçok ilimizi etkilemiş olan depremin kadınlar, kuir bireyler ve çocuklar üzerindeki etkisini konuşmak üzere Kadirhas Üniversitesi Dr. Ögretim Üyesi, sevgili Özlem Aslan'ı podcast serimizin dördüncü bölümünde</p><p>ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Podcast sürecinde</p><p>emeği geçen tüm Kıraathane öğrencilerine ve</p><p>öğretmenlerine; özellikle Açelya Yılmaz, Zeynep Ceren</p><p>Özden, İrem Dölen ve Gülten Bahar Gün'e</p><p>sonsuz teşekkürler. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1959</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[dc0b662a-d540-11ed-803f-bb776c0d45df]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1478197126.mp3?updated=1680871522" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Vüs'at O. Bener 100 Yaşında - Nedret Öztokat Kılıçeri Anlatıyor</title>
      <link>https://www.k24kitap.org</link>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</description>
      <pubDate>Thu, 16 Mar 2023 12:02:46 -0000</pubDate>
      <itunes:title>Vüs'at O. Bener 100 Yaşında - Nedret Öztokat Kılıçeri Anlatıyor</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/d0860ec4-c3f0-11ed-ba55-b3fd6cccd44e/image/c6de55.png?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bay Muannit Sahtegi'nin Notları</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2753</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[d0860ec4-c3f0-11ed-ba55-b3fd6cccd44e]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3601143196.mp3?updated=1678967757" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Vüs'at O. Bener 100 Yaşında - Mahmut Temizyürek Anlatıyor</title>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</description>
      <pubDate>Thu, 16 Mar 2023 11:46:03 -0000</pubDate>
      <itunes:title>Vüs'at O. Bener 100 Yaşında - Mahmut Temizyürek Anlatıyor</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/b8f3e1f6-c3ef-11ed-94cb-2b89958c6cb6/image/4cc3ea.png?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Vüs'at O. Bener'in Manzumeler'i</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1468</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[b8f3e1f6-c3ef-11ed-94cb-2b89958c6cb6]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7484099207.mp3?updated=1678967288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Vüs'at O. Bener 100 Yaşında - Yiğit Bener Anlatıyor</title>
      <link>https://www.k24kitap.org</link>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</description>
      <pubDate>Thu, 16 Mar 2023 11:37:54 -0000</pubDate>
      <itunes:title>Vüs'at O. Bener 100 Yaşında - Yiğit Bener Anlatıyor</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/b7d98952-c3ee-11ed-8e24-cbbb4ad76a3a/image/f0da19.png?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Amcam, Hocam Vüs'at O. Bener</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1571</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[b7d98952-c3ee-11ed-8e24-cbbb4ad76a3a]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4652083143.mp3?updated=1678966857" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Vüs'at O. Bener 100 Yaşında - Ayşegül Yüksel Anlatıyor</title>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</description>
      <pubDate>Thu, 16 Mar 2023 11:24:00 -0000</pubDate>
      <itunes:title>Vüs'at O. Bener 100 Yaşında - Ayşegül Yüksel Anlatıyor</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:episode>1</itunes:episode>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/02fd550c-c3eb-11ed-aadd-0f3646ba99a6/image/ba78ae.png?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Vüs'at O. Bener'in Tiyatroları</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p><strong>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, K24 Kitap Kritik, Sanat Kritik işbirliği ile, Seval Şahin'in moderatörlüğünde Vüs'at O Bener'in 100. yaşını kutluyoruz. Dört bölümlük bu podcast serimiz Yiğit Bener, Nedret Öztokat Kılıçeri, Mahmut Temizyürek ve Ayşegül Yüksel'in anlatılarından oluşuyor.</strong></p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2039</itunes:duration>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[02fd550c-c3eb-11ed-aadd-0f3646ba99a6]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4561949917.mp3?updated=1678966274" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Genç Okurlar ve Genç Yazarlar Podcast #3 - Konuk: Yaren Arabacı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/son-podcast</link>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler, Aslı Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirlenen "Aşk İçinde" teması ile ilgili çeşitli yapıtlar hakkında, ilgililere görüşme imkânı yakaladı. Bu bağlamda Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümü öğrencisi, Bulgbti+ kulübü üyesi sevgili Yaren Arabacı’yı podcast serimizin üçüncü bölümünde ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Podcast sürecine emeği geçen tüm Kıraathane öğrencilerine ve öğretmenlerine; özellikle Açelya Yılmaz, Zeynep Ceren Özden, İrem Dölen, Melike Tatlı ve Gülten Bahar Gün'e sonsuz teşekkürler. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!</description>
      <pubDate>Fri, 20 Jan 2023 14:09:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1dc04f6a-bf5a-11ed-909c-efe41daa1860/image/91181f1831ab53e59791e8154b38f8ea.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler, Aslı Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirlenen "Aşk İçinde" teması ile ilgili çeşitli yapıtlar hakkında, ilgililere görüşme imkânı yakaladı. Bu bağlamda Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümü öğrencisi, Bulgbti+ kulübü üyesi sevgili Yaren Arabacı’yı podcast serimizin üçüncü bölümünde ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Podcast sürecine emeği geçen tüm Kıraathane öğrencilerine ve öğretmenlerine; özellikle Açelya Yılmaz, Zeynep Ceren Özden, İrem Dölen, Melike Tatlı ve Gülten Bahar Gün'e sonsuz teşekkürler. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler, Aslı Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirlenen "Aşk İçinde" teması ile ilgili çeşitli yapıtlar hakkında, ilgililere görüşme imkânı yakaladı. Bu bağlamda Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümü öğrencisi, Bulgbti+ kulübü üyesi sevgili Yaren Arabacı’yı podcast serimizin üçüncü bölümünde ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Podcast sürecine emeği geçen tüm Kıraathane öğrencilerine ve öğretmenlerine; özellikle Açelya Yılmaz, Zeynep Ceren Özden, İrem Dölen, Melike Tatlı ve Gülten Bahar Gün'e sonsuz teşekkürler. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!</p>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1034</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/52463776]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9748484072.mp3?updated=1678702864" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Genç Okurlar Genç Yazarlar Podcast #2 - Konuk: Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/genc-okurlar-genc-yazarlar-podcast-2-kon</link>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler, Aslı Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirlenen "Aşk İçinde" teması ile ilgili çeşitli yapıtlar hakkında, ilgililere görüşme imkanı yakaladı. Bu bağlamda, podcast serimizin ikinci bölümünün konuğu cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, cinsel işlev bozuklukları alanlarında çalışan sevgili Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan oldu. Kaptan ile cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve ergenlik döneminde LGBTİ+ birey olmak hakkında konuştuk. Podcast sürecine emeği geçen tüm Kıraathane öğrencilerine ve öğretmenlerine; özellikle Açelya Yılmaz, Zeynep Ceren Özden, İrem Dölen ve Gülten Bahar Gün'e sonsuz teşekkürler. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!</description>
      <pubDate>Thu, 17 Nov 2022 08:45:15 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1dd74364-bf5a-11ed-909c-cf8b2e2de102/image/91181f1831ab53e59791e8154b38f8ea.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler, Aslı Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirlenen "Aşk İçinde" teması ile ilgili çeşitli yapıtlar hakkında, ilgililere görüşme imkanı yakaladı. Bu bağlamda, podcast serimizin ikinci bölümünün konuğu cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, cinsel işlev bozuklukları alanlarında çalışan sevgili Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan oldu. Kaptan ile cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve ergenlik döneminde LGBTİ+ birey olmak hakkında konuştuk. Podcast sürecine emeği geçen tüm Kıraathane öğrencilerine ve öğretmenlerine; özellikle Açelya Yılmaz, Zeynep Ceren Özden, İrem Dölen ve Gülten Bahar Gün'e sonsuz teşekkürler. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Öğrenciler, Aslı Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirlenen "Aşk İçinde" teması ile ilgili çeşitli yapıtlar hakkında, ilgililere görüşme imkanı yakaladı. Bu bağlamda, podcast serimizin ikinci bölümünün konuğu cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, cinsel işlev bozuklukları alanlarında çalışan sevgili Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan oldu. Kaptan ile cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve ergenlik döneminde LGBTİ+ birey olmak hakkında konuştuk. Podcast sürecine emeği geçen tüm Kıraathane öğrencilerine ve öğretmenlerine; özellikle Açelya Yılmaz, Zeynep Ceren Özden, İrem Dölen ve Gülten Bahar Gün'e sonsuz teşekkürler. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>893</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51924961]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3177030692.mp3?updated=1678463284" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Genç Okurlar Genç Yazarlar Podcast #1 - Konuk: Can Candan</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gogy1-can-candan</link>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Aslı Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirledikleri "Aşk İçinde" teması ile ilişkili çeşitli yapıtları sanatçılarla konuşacaklar. Bu podcast serisinin ilk bölümünün konuğu belgesel sinemacı, Boğaziçi Üniversitesi akademisyeni, doğa ile hak savunucusu ve nükleer karşıtı Can Candan. Podcastimizin bu bölümünde Candan ile 2013 yılında yayınladığı LGBTI+ topluluğundan bireyler ve aileleri ile söyleşilere dayalı “Benim Çocuğum” belgeseli üzerine konuşuldu. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!</description>
      <pubDate>Mon, 31 Oct 2022 13:25:17 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1ded30d4-bf5a-11ed-909c-bfb9407b3485/image/91181f1831ab53e59791e8154b38f8ea.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Aslı Tohumcu...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Aslı Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirledikleri "Aşk İçinde" teması ile ilişkili çeşitli yapıtları sanatçılarla konuşacaklar. Bu podcast serisinin ilk bölümünün konuğu belgesel sinemacı, Boğaziçi Üniversitesi akademisyeni, doğa ile hak savunucusu ve nükleer karşıtı Can Candan. Podcastimizin bu bölümünde Candan ile 2013 yılında yayınladığı LGBTI+ topluluğundan bireyler ve aileleri ile söyleşilere dayalı “Benim Çocuğum” belgeseli üzerine konuşuldu. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin 2018'den bu yana devam eden Genç Okurlar ve Yazarlar programının öğrencileri tarafından hazırlanan bu yepyeni podcastte edebiyata, sanata, topluma ve hayata meraklı ama sorgulayıcı gözlerle bakıyoruz! Aslı Tohumcu ve Suzan Demir'in rehberliğinde bu sene için belirledikleri "Aşk İçinde" teması ile ilişkili çeşitli yapıtları sanatçılarla konuşacaklar. Bu podcast serisinin ilk bölümünün konuğu belgesel sinemacı, Boğaziçi Üniversitesi akademisyeni, doğa ile hak savunucusu ve nükleer karşıtı Can Candan. Podcastimizin bu bölümünde Candan ile 2013 yılında yayınladığı LGBTI+ topluluğundan bireyler ve aileleri ile söyleşilere dayalı “Benim Çocuğum” belgeseli üzerine konuşuldu. Herkese şimdiden keyifli dinlemeler!]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2195</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51737536]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5649643030.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aksu Bora, Duygu Kankaytsın - Gülten Akın: İncelikler Tarihi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gulten-akin-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde Gülten Akın’ı sevgiyle, Aksu Bora ve Duygu Kankaytsın'ın katılımıyla konuştuk, andık. “Kestim kara saçlarımı” ve “Sevgiyi yaktım” diyerek başkaldıran, “Ah kimsenin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya” diye kinayesini de esirgemeyen, inceliklerin şairi Gülten Akın. Mart 2020’de İzmir’de yapılması planlanan ve pandemi nedeniyle gerçekleşemeyen sempozyumu, Duygu Kankaytsın ve Asuman Susam, pandemiye rağmen kitaplaştırdılar. İncelikler Tarihi bu iki şair ve editörün imzasıyla Yapı Kredi Yayınları’ndan 2022 başında çıktı. Gülten Akın’ın şiirine ve yaşamına ilişkin yakın okumaların yer aldığı kitap, üç bölümden oluşuyor. Edebiyat dostluklarının, tanıklıkların, hatıraların yanında, Akın’ın modern şiirdeki yerine ilişkin yeni okumalar içeriyor. Bu sohbete de İncelikler Tarihi kitabı rehberlik etti.</description>
      <pubDate>Sat, 08 Oct 2022 08:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1e031ed0-bf5a-11ed-909c-c75ad93e34da/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nde Gülten Akın’ı sevgiyle, Aksu Bora ve Duygu Kankaytsın'ın katılımıyla konuştuk, andık. “Kestim kara saçlarımı” ve “Sevgiyi yaktım” diyerek başkaldıran, “Ah kimsenin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya” diye kinayesini de...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde Gülten Akın’ı sevgiyle, Aksu Bora ve Duygu Kankaytsın'ın katılımıyla konuştuk, andık. “Kestim kara saçlarımı” ve “Sevgiyi yaktım” diyerek başkaldıran, “Ah kimsenin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya” diye kinayesini de esirgemeyen, inceliklerin şairi Gülten Akın. Mart 2020’de İzmir’de yapılması planlanan ve pandemi nedeniyle gerçekleşemeyen sempozyumu, Duygu Kankaytsın ve Asuman Susam, pandemiye rağmen kitaplaştırdılar. İncelikler Tarihi bu iki şair ve editörün imzasıyla Yapı Kredi Yayınları’ndan 2022 başında çıktı. Gülten Akın’ın şiirine ve yaşamına ilişkin yakın okumaların yer aldığı kitap, üç bölümden oluşuyor. Edebiyat dostluklarının, tanıklıkların, hatıraların yanında, Akın’ın modern şiirdeki yerine ilişkin yeni okumalar içeriyor. Bu sohbete de İncelikler Tarihi kitabı rehberlik etti.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nde Gülten Akın’ı sevgiyle, Aksu Bora ve Duygu Kankaytsın'ın katılımıyla konuştuk, andık. “Kestim kara saçlarımı” ve “Sevgiyi yaktım” diyerek başkaldıran, “Ah kimsenin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya” diye kinayesini de esirgemeyen, inceliklerin şairi Gülten Akın. Mart 2020’de İzmir’de yapılması planlanan ve pandemi nedeniyle gerçekleşemeyen sempozyumu, Duygu Kankaytsın ve Asuman Susam, pandemiye rağmen kitaplaştırdılar. <br><br>İncelikler Tarihi bu iki şair ve editörün imzasıyla Yapı Kredi Yayınları’ndan 2022 başında çıktı. Gülten Akın’ın şiirine ve yaşamına ilişkin yakın okumaların yer aldığı kitap, üç bölümden oluşuyor. Edebiyat dostluklarının, tanıklıkların, hatıraların yanında, Akın’ın modern şiirdeki yerine ilişkin yeni okumalar içeriyor. Bu sohbete de İncelikler Tarihi kitabı rehberlik etti.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4210</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51065171]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2153994667.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mehmet Erte, Mesut Varlık - Varlık Dergisi 90 Yaşında</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mehmet-erte-varlik-dergisi-podcast</link>
      <description>Yayıncılık Konuşmaları'nın bu bölümünde 1933 Temmuzu'ndan bu yana kesintisiz olarak yayın hayatına devam eden köklü edebiyat dergisi Varlık'ı konu ediyoruz. 1946’dan itibaren Varlık Yayınları ile birlikte yayıncılık ve kültürel tarihimizi biçimlendiren bir merkez haline gelen Varlık dergisi üzerine, derginin yayın yönetmeni, yazar ve şair Mehmet Erte ile birlikte 90 yıllık bir hikâyenin çeşitli duraklarına bakacağımız sohbetin moderatörü ise Mesut Varlık.</description>
      <pubDate>Thu, 06 Oct 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1e1a033e-bf5a-11ed-909c-5f1e78298ab1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yayıncılık Konuşmaları'nın bu bölümünde 1933 Temmuzu'ndan bu yana kesintisiz olarak yayın hayatına devam eden köklü edebiyat dergisi Varlık'ı konu ediyoruz. 1946’dan itibaren Varlık Yayınları ile birlikte yayıncılık ve kültürel tarihimizi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yayıncılık Konuşmaları'nın bu bölümünde 1933 Temmuzu'ndan bu yana kesintisiz olarak yayın hayatına devam eden köklü edebiyat dergisi Varlık'ı konu ediyoruz. 1946’dan itibaren Varlık Yayınları ile birlikte yayıncılık ve kültürel tarihimizi biçimlendiren bir merkez haline gelen Varlık dergisi üzerine, derginin yayın yönetmeni, yazar ve şair Mehmet Erte ile birlikte 90 yıllık bir hikâyenin çeşitli duraklarına bakacağımız sohbetin moderatörü ise Mesut Varlık.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yayıncılık Konuşmaları'nın bu bölümünde 1933 Temmuzu'ndan bu yana kesintisiz olarak yayın hayatına devam eden köklü edebiyat dergisi Varlık'ı konu ediyoruz. 1946’dan itibaren Varlık Yayınları ile birlikte yayıncılık ve kültürel tarihimizi biçimlendiren bir merkez haline gelen Varlık dergisi üzerine, derginin yayın yönetmeni, yazar ve şair Mehmet Erte ile birlikte 90 yıllık bir hikâyenin çeşitli duraklarına bakacağımız sohbetin moderatörü ise Mesut Varlık.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3574</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51065097]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8619249195.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anca Parvulescu, Deniz Gündoğan İbrişim - Karşılaştırmalı Edebiyat ve Bir Başkent Olarak İstanbul</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/anca-parvulescu-deniz-gundogan-podcast</link>
      <description>Washington Üniversitesi (St. Louis) İngilizce ve Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü profesörlerinden Anca Parvulescu ile "Istanbul, Capital of Comparative Literature" çalışmasından yola çıkan hem Auerbach mirasını, edebiyat başkenti İstanbul’u hem de diğer çalışmalarını ele alan, Dünya Edebiyatı'nın imkânları ve sınırları üzerine bir sohbet.Bugün artık Dünya Edebiyatı'yla el ele giden Karşılaştırmalı Edebiyat'ın bir disiplin olarak başlangıcına dair en bilindik anlatılardan biri İstanbul’da doğduğudur. 1933’ten itibaren Nazi Almanyası'ndan kaçan ve Alman üniversitelerinden kovulan Leo Spitzer, Erich Auerbach, Alexander Rüstow, Ernst von Aster ve Hans Reichbach gibi birçok filolog ve bilim insanı Türkiye’ye gelmiş ve başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerde görev almıştır. Erich Auerbach, Marburg Üniversitesi Roman Dilleri ve Edebiyatları bölüm başkanlığından gelerek İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Okulu’nun başına geçirilmiştir. Hem İstanbul Üniversitesi’nde hem de tam on bir sene yaşadığı İstanbul’da kaleme aldığı Mimesis başyapıtı sayesinde Karşılaştırmalı Edebiyat disiplininin temellerini İstanbul’da ortaya koymuştur Auerbach. Başka deyişle İstanbul, Karşılaştırmalı Edebiyatın başkenti hâline gelmiştir. Auerbach ve Spitzer İstanbul’dan Amerika’ya gittiklerinde ise sürgünlük ve İstanbul deneyimlerini merkeze koyarak Amerika’da ilk kez Karşılaştırmalı Edebiyat bölümlerini kurarak çağdaş edebiyatın da seyrini değiştirmişlerdir.Karşılaştırmalı Edebiyat'ın başkenti İstanbul anlatısını şimdiye değin Edward Said, Aamir R. Mufti, Fırat Oruç, Emily Apter ve Kader Konuk gibi eleştirmenler ziyaret etmiş ve bu anlatının tarihsel ve kültürel bağlamını çözümlemişlerdir. Daha da önemlisi karşılaştırmalı yöntemlerin ışığında bireysel sürgünlük hikâyelerinin bilinmeyen ulus ötesi yönlerini de bize aktarmışlardır. Karşılaştırmalı Edebiyat, Dünya Edebiyatı, modernizm ve modernite, eleştirel kuram üzerine çalışan Anca Parvulescu, 2020’de yayınladığı ufuk açıcı Istanbul, Capital of Comparative Literature adlı çalışmasında aşina olduğumuz bu İstanbul başkent anlatısına yenilikçi bir soluk getiriyor. Parvulescu Karşılaştırmalı Edebiyat tarihi tartışmalarını Batı ve Avrupa merkezli olmaktan çıkararak, İstanbul’a özellikle Osmanlı İmparatorluğu sonrası bağlamında eleştirel yeni bir gözle bakmamızı öneriyor. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 05 Oct 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1e2feee2-bf5a-11ed-909c-236830dffaa1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Washington Üniversitesi (St. Louis) İngilizce ve Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü profesörlerinden Anca Parvulescu ile "Istanbul, Capital of Comparative Literature" çalışmasından yola çıkan hem Auerbach mirasını, edebiyat başkenti İstanbul’u hem de...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Washington Üniversitesi (St. Louis) İngilizce ve Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü profesörlerinden Anca Parvulescu ile "Istanbul, Capital of Comparative Literature" çalışmasından yola çıkan hem Auerbach mirasını, edebiyat başkenti İstanbul’u hem de diğer çalışmalarını ele alan, Dünya Edebiyatı'nın imkânları ve sınırları üzerine bir sohbet.Bugün artık Dünya Edebiyatı'yla el ele giden Karşılaştırmalı Edebiyat'ın bir disiplin olarak başlangıcına dair en bilindik anlatılardan biri İstanbul’da doğduğudur. 1933’ten itibaren Nazi Almanyası'ndan kaçan ve Alman üniversitelerinden kovulan Leo Spitzer, Erich Auerbach, Alexander Rüstow, Ernst von Aster ve Hans Reichbach gibi birçok filolog ve bilim insanı Türkiye’ye gelmiş ve başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerde görev almıştır. Erich Auerbach, Marburg Üniversitesi Roman Dilleri ve Edebiyatları bölüm başkanlığından gelerek İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Okulu’nun başına geçirilmiştir. Hem İstanbul Üniversitesi’nde hem de tam on bir sene yaşadığı İstanbul’da kaleme aldığı Mimesis başyapıtı sayesinde Karşılaştırmalı Edebiyat disiplininin temellerini İstanbul’da ortaya koymuştur Auerbach. Başka deyişle İstanbul, Karşılaştırmalı Edebiyatın başkenti hâline gelmiştir. Auerbach ve Spitzer İstanbul’dan Amerika’ya gittiklerinde ise sürgünlük ve İstanbul deneyimlerini merkeze koyarak Amerika’da ilk kez Karşılaştırmalı Edebiyat bölümlerini kurarak çağdaş edebiyatın da seyrini değiştirmişlerdir.Karşılaştırmalı Edebiyat'ın başkenti İstanbul anlatısını şimdiye değin Edward Said, Aamir R. Mufti, Fırat Oruç, Emily Apter ve Kader Konuk gibi eleştirmenler ziyaret etmiş ve bu anlatının tarihsel ve kültürel bağlamını çözümlemişlerdir. Daha da önemlisi karşılaştırmalı yöntemlerin ışığında bireysel sürgünlük hikâyelerinin bilinmeyen ulus ötesi yönlerini de bize aktarmışlardır. Karşılaştırmalı Edebiyat, Dünya Edebiyatı, modernizm ve modernite, eleştirel kuram üzerine çalışan Anca Parvulescu, 2020’de yayınladığı ufuk açıcı Istanbul, Capital of Comparative Literature adlı çalışmasında aşina olduğumuz bu İstanbul başkent anlatısına yenilikçi bir soluk getiriyor. Parvulescu Karşılaştırmalı Edebiyat tarihi tartışmalarını Batı ve Avrupa merkezli olmaktan çıkararak, İstanbul’a özellikle Osmanlı İmparatorluğu sonrası bağlamında eleştirel yeni bir gözle bakmamızı öneriyor. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Washington Üniversitesi (St. Louis) İngilizce ve Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü profesörlerinden Anca Parvulescu ile "Istanbul, Capital of Comparative Literature" çalışmasından yola çıkan hem Auerbach mirasını, edebiyat başkenti İstanbul’u hem de diğer çalışmalarını ele alan, Dünya Edebiyatı'nın imkânları ve sınırları üzerine bir sohbet.<br><br>Bugün artık Dünya Edebiyatı'yla el ele giden Karşılaştırmalı Edebiyat'ın bir disiplin olarak başlangıcına dair en bilindik anlatılardan biri İstanbul’da doğduğudur. 1933’ten itibaren Nazi Almanyası'ndan kaçan ve Alman üniversitelerinden kovulan Leo Spitzer, Erich Auerbach, Alexander Rüstow, Ernst von Aster ve Hans Reichbach gibi birçok filolog ve bilim insanı Türkiye’ye gelmiş ve başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerde görev almıştır. Erich Auerbach, Marburg Üniversitesi Roman Dilleri ve Edebiyatları bölüm başkanlığından gelerek İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Okulu’nun başına geçirilmiştir. Hem İstanbul Üniversitesi’nde hem de tam on bir sene yaşadığı İstanbul’da kaleme aldığı Mimesis başyapıtı sayesinde Karşılaştırmalı Edebiyat disiplininin temellerini İstanbul’da ortaya koymuştur Auerbach. Başka deyişle İstanbul, Karşılaştırmalı Edebiyatın başkenti hâline gelmiştir. Auerbach ve Spitzer İstanbul’dan Amerika’ya gittiklerinde ise sürgünlük ve İstanbul deneyimlerini merkeze koyarak Amerika’da ilk kez Karşılaştırmalı Edebiyat bölümlerini kurarak çağdaş edebiyatın da seyrini değiştirmişlerdir.<br><br>Karşılaştırmalı Edebiyat'ın başkenti İstanbul anlatısını şimdiye değin Edward Said, Aamir R. Mufti, Fırat Oruç, Emily Apter ve Kader Konuk gibi eleştirmenler ziyaret etmiş ve bu anlatının tarihsel ve kültürel bağlamını çözümlemişlerdir. Daha da önemlisi karşılaştırmalı yöntemlerin ışığında bireysel sürgünlük hikâyelerinin bilinmeyen ulus ötesi yönlerini de bize aktarmışlardır. Karşılaştırmalı Edebiyat, Dünya Edebiyatı, modernizm ve modernite, eleştirel kuram üzerine çalışan Anca Parvulescu, 2020’de yayınladığı ufuk açıcı Istanbul, Capital of Comparative Literature adlı çalışmasında aşina olduğumuz bu İstanbul başkent anlatısına yenilikçi bir soluk getiriyor. Parvulescu Karşılaştırmalı Edebiyat tarihi tartışmalarını Batı ve Avrupa merkezli olmaktan çıkararak, İstanbul’a özellikle Osmanlı İmparatorluğu sonrası bağlamında eleştirel yeni bir gözle bakmamızı öneriyor. <br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4505</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51065029]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6243467036.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Turhan Gümüş, Sabri Ejder Öziç - Cezaevinde Yazılan Şiir: Cengiz Sinan Çelik’ten Serdestan</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cengiz-sinan-celik-serdestan-podcast</link>
      <description>Şeceresinde kırk dağ doruğunun yazılı olduğu, ıssız koyaklarında kırk dengbejin uyuduğu çağdaş bir masal Serdestan. Kor zamanın hançer kınına sürülmüş külrengi bir ülkenin, yitirilmiş oğulların uzak kokusunda, parçalanan ömürlerin köz içinde ışıldayan hafızası. Ateşin özünün orada, hafızaya sarılı durduğunu bilmek iyi gelir, sürmü hayata tutunmak olanlara. "Müebbete yazgılı" bir hayat içinden, ebedî saflığı kuşanmış coşkulu bir hevesle sesleniyor Cengiz Sinan Çelik'in şiiri: "Günaydın ah uzak, ışıklı dünya! Merhaba! Roj baş!"Ayrıntı Yayınları 2022 başında okurlara sunduğu sürpriz şiir kitabı Serdestan'ın arka kapağına bu notu düşmüş. 1974 Hozat doğumlu, 1997'den beri müebbet cezasıyla hapis yatan siyasi mahkûm Cengiz Sinan Çelik'in ilk şiir kitabı bu. Kitabın editörü Levent Turhan Gümüş, Sabri Ejder Öziç'in moderatörlüğünde bizimle Serdestan'ın ve tecritte yaşayan kanser hastası şair Cengiz Sinan Çelik'in hikâyesini paylaştı.</description>
      <pubDate>Mon, 03 Oct 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1e465006-bf5a-11ed-909c-af58e5f7d9e5/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Şeceresinde kırk dağ doruğunun yazılı olduğu, ıssız koyaklarında kırk dengbejin uyuduğu çağdaş bir masal Serdestan. Kor zamanın hançer kınına sürülmüş külrengi bir ülkenin, yitirilmiş oğulların uzak kokusunda, parçalanan ömürlerin köz içinde ışıldayan...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Şeceresinde kırk dağ doruğunun yazılı olduğu, ıssız koyaklarında kırk dengbejin uyuduğu çağdaş bir masal Serdestan. Kor zamanın hançer kınına sürülmüş külrengi bir ülkenin, yitirilmiş oğulların uzak kokusunda, parçalanan ömürlerin köz içinde ışıldayan hafızası. Ateşin özünün orada, hafızaya sarılı durduğunu bilmek iyi gelir, sürmü hayata tutunmak olanlara. "Müebbete yazgılı" bir hayat içinden, ebedî saflığı kuşanmış coşkulu bir hevesle sesleniyor Cengiz Sinan Çelik'in şiiri: "Günaydın ah uzak, ışıklı dünya! Merhaba! Roj baş!"Ayrıntı Yayınları 2022 başında okurlara sunduğu sürpriz şiir kitabı Serdestan'ın arka kapağına bu notu düşmüş. 1974 Hozat doğumlu, 1997'den beri müebbet cezasıyla hapis yatan siyasi mahkûm Cengiz Sinan Çelik'in ilk şiir kitabı bu. Kitabın editörü Levent Turhan Gümüş, Sabri Ejder Öziç'in moderatörlüğünde bizimle Serdestan'ın ve tecritte yaşayan kanser hastası şair Cengiz Sinan Çelik'in hikâyesini paylaştı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Şeceresinde kırk dağ doruğunun yazılı olduğu, ıssız koyaklarında kırk dengbejin uyuduğu çağdaş bir masal Serdestan. Kor zamanın hançer kınına sürülmüş külrengi bir ülkenin, yitirilmiş oğulların uzak kokusunda, parçalanan ömürlerin köz içinde ışıldayan hafızası. Ateşin özünün orada, hafızaya sarılı durduğunu bilmek iyi gelir, sürmü hayata tutunmak olanlara. "Müebbete yazgılı" bir hayat içinden, ebedî saflığı kuşanmış coşkulu bir hevesle sesleniyor Cengiz Sinan Çelik'in şiiri: "Günaydın ah uzak, ışıklı dünya! Merhaba! Roj baş!"<br><br>Ayrıntı Yayınları 2022 başında okurlara sunduğu sürpriz şiir kitabı Serdestan'ın arka kapağına bu notu düşmüş. 1974 Hozat doğumlu, 1997'den beri müebbet cezasıyla hapis yatan siyasi mahkûm Cengiz Sinan Çelik'in ilk şiir kitabı bu. Kitabın editörü Levent Turhan Gümüş, Sabri Ejder Öziç'in moderatörlüğünde bizimle Serdestan'ın ve tecritte yaşayan kanser hastası şair Cengiz Sinan Çelik'in hikâyesini paylaştı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4005</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51064953]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7690103259.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Philippe Sands, Helen Mackreath - İnsanlığa Karşı Suç: Yazmak ve Yargılamak</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/philippe-sands-podcast</link>
      <description>Philippe Sands'in birçoğu Türkçeye de çevrilmiş olan kitapları hukukla edebiyatın kesiştiği yerde durarak, çok önemli bir gerçeği hatırlatır bizlere: hukuk, hayattan ve hukuku şekillendiren insanlardan kopuk, soyut bir kavram değildir. Bu konuşmada, "insanlığa karşı suçlar"ın  tanımı üzerinde duruyoruz; İkinci Dünya Savaşı sonrasında bunun bir hukuki kavram olarak kabul edilmesinden günümüzde uluslararası insan hakları hukukunda sahip olduğu yere uzanan bir sohbet.Önde gelen Yahudi tarihçi Yosef Hayim Yerushalmi yakıcı bir soruyla baş başa bırakır bizi: "Unutmanın zıt anlamlısı hatırlamak değil de, adalat olabilir mi acaba?" Soykırım gibi insanlığa karşı işlenen suçlar hakkında yazmak ve suçları yargılamak üzerine konuşurken bu soruyu da aklımızda tutuyoruz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 01 Oct 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1e5c112a-bf5a-11ed-909c-3b1c33830b99/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Philippe Sands'in birçoğu Türkçeye de çevrilmiş olan kitapları hukukla edebiyatın kesiştiği yerde durarak, çok önemli bir gerçeği hatırlatır bizlere: hukuk, hayattan ve hukuku şekillendiren insanlardan kopuk, soyut bir kavram değildir. Bu konuşmada,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Philippe Sands'in birçoğu Türkçeye de çevrilmiş olan kitapları hukukla edebiyatın kesiştiği yerde durarak, çok önemli bir gerçeği hatırlatır bizlere: hukuk, hayattan ve hukuku şekillendiren insanlardan kopuk, soyut bir kavram değildir. Bu konuşmada, "insanlığa karşı suçlar"ın  tanımı üzerinde duruyoruz; İkinci Dünya Savaşı sonrasında bunun bir hukuki kavram olarak kabul edilmesinden günümüzde uluslararası insan hakları hukukunda sahip olduğu yere uzanan bir sohbet.Önde gelen Yahudi tarihçi Yosef Hayim Yerushalmi yakıcı bir soruyla baş başa bırakır bizi: "Unutmanın zıt anlamlısı hatırlamak değil de, adalat olabilir mi acaba?" Soykırım gibi insanlığa karşı işlenen suçlar hakkında yazmak ve suçları yargılamak üzerine konuşurken bu soruyu da aklımızda tutuyoruz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Philippe Sands'in birçoğu Türkçeye de çevrilmiş olan kitapları hukukla edebiyatın kesiştiği yerde durarak, çok önemli bir gerçeği hatırlatır bizlere: hukuk, hayattan ve hukuku şekillendiren insanlardan kopuk, soyut bir kavram değildir. Bu konuşmada, "insanlığa karşı suçlar"ın  tanımı üzerinde duruyoruz; İkinci Dünya Savaşı sonrasında bunun bir hukuki kavram olarak kabul edilmesinden günümüzde uluslararası insan hakları hukukunda sahip olduğu yere uzanan bir sohbet.<br><br>Önde gelen Yahudi tarihçi Yosef Hayim Yerushalmi yakıcı bir soruyla baş başa bırakır bizi: "Unutmanın zıt anlamlısı hatırlamak değil de, adalat olabilir mi acaba?" Soykırım gibi insanlığa karşı işlenen suçlar hakkında yazmak ve suçları yargılamak üzerine konuşurken bu soruyu da aklımızda tutuyoruz.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3186</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51064896]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5369640644.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mehmet Şenol, İzzeddin Çalışlar - Samilerin Romanı: Ruh-u Revan</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mehmet-senol-izzeddin-calislar-podcast</link>
      <description>Futbol ve tarihi üzerine kitaplarıyla tanınan Mehmet Şenol, yine içinden futbolun geçtiği ama çok daha geniş bir alana yayılan bir belgesel-roman kaleme aldı: Ruh-u Revan – Şemseddin Sami ve Ali Sami’nin Romanı. Osmanlı’nın son döneminde, Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat’ın ve Kamus-ı Türki’nin yazarı, Arnavut milliyetçiliğinin önde gelen ismi Şemseddin Sami’yle başlayan, Galatasaray’ın kurucusu Ali Sami Yen ile devam eden bir belgesel roman.Cumhuriyet’in kuruluşundaki Arnavut hareketinin etkisinden İstanbul’da futbolun başlangıcına ve sonrasına uzanan bu kapsamlı eser üzerine, yazarı Mehmet Şenol’la gerçekleştirilecek sohbetin moderatörlüğünü, yazar İzzeddin Çalışlar üstleniyor.</description>
      <pubDate>Thu, 29 Sep 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1e71f828-bf5a-11ed-909c-ffdbc6f1334f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Futbol ve tarihi üzerine kitaplarıyla tanınan Mehmet Şenol, yine içinden futbolun geçtiği ama çok daha geniş bir alana yayılan bir belgesel-roman kaleme aldı: Ruh-u Revan – Şemseddin Sami ve Ali Sami’nin Romanı. Osmanlı’nın son döneminde, Taaşşuk-ı...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Futbol ve tarihi üzerine kitaplarıyla tanınan Mehmet Şenol, yine içinden futbolun geçtiği ama çok daha geniş bir alana yayılan bir belgesel-roman kaleme aldı: Ruh-u Revan – Şemseddin Sami ve Ali Sami’nin Romanı. Osmanlı’nın son döneminde, Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat’ın ve Kamus-ı Türki’nin yazarı, Arnavut milliyetçiliğinin önde gelen ismi Şemseddin Sami’yle başlayan, Galatasaray’ın kurucusu Ali Sami Yen ile devam eden bir belgesel roman.Cumhuriyet’in kuruluşundaki Arnavut hareketinin etkisinden İstanbul’da futbolun başlangıcına ve sonrasına uzanan bu kapsamlı eser üzerine, yazarı Mehmet Şenol’la gerçekleştirilecek sohbetin moderatörlüğünü, yazar İzzeddin Çalışlar üstleniyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Futbol ve tarihi üzerine kitaplarıyla tanınan Mehmet Şenol, yine içinden futbolun geçtiği ama çok daha geniş bir alana yayılan bir belgesel-roman kaleme aldı: Ruh-u Revan – Şemseddin Sami ve Ali Sami’nin Romanı. Osmanlı’nın son döneminde, Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat’ın ve Kamus-ı Türki’nin yazarı, Arnavut milliyetçiliğinin önde gelen ismi Şemseddin Sami’yle başlayan, Galatasaray’ın kurucusu Ali Sami Yen ile devam eden bir belgesel roman.<br><br>Cumhuriyet’in kuruluşundaki Arnavut hareketinin etkisinden İstanbul’da futbolun başlangıcına ve sonrasına uzanan bu kapsamlı eser üzerine, yazarı Mehmet Şenol’la gerçekleştirilecek sohbetin moderatörlüğünü, yazar İzzeddin Çalışlar üstleniyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4538</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51064422]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4688142631.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Betül Dünder, Deniz Durukan - Mor Pasaj: Müzikten Şiire 'Yakın Temas'</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mor-pasaj-deniz-durukan-podcast</link>
      <description>Kıraathane'nin şair kadınlarla buluşmaları bu sezon da Betül Dünder'in Mor Pasaj'ında devam ediyor. Ritmin şiiri, şiirin ritmi arasında uzayan bir zamanda yazınsal üretimini farklı alanlarda çoğaltan şair Deniz Durukan'la şiiri, müziği 'yakın temas'la konuşuyoruz bu bölümde.</description>
      <pubDate>Wed, 28 Sep 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1e8863e2-bf5a-11ed-909c-53ada6ced299/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane'nin şair kadınlarla buluşmaları bu sezon da Betül Dünder'in Mor Pasaj'ında devam ediyor. Ritmin şiiri, şiirin ritmi arasında uzayan bir zamanda yazınsal üretimini farklı alanlarda çoğaltan şair Deniz Durukan'la şiiri, müziği 'yakın temas'la...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane'nin şair kadınlarla buluşmaları bu sezon da Betül Dünder'in Mor Pasaj'ında devam ediyor. Ritmin şiiri, şiirin ritmi arasında uzayan bir zamanda yazınsal üretimini farklı alanlarda çoğaltan şair Deniz Durukan'la şiiri, müziği 'yakın temas'la konuşuyoruz bu bölümde.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane'nin şair kadınlarla buluşmaları bu sezon da Betül Dünder'in Mor Pasaj'ında devam ediyor. Ritmin şiiri, şiirin ritmi arasında uzayan bir zamanda yazınsal üretimini farklı alanlarda çoğaltan şair Deniz Durukan'la şiiri, müziği 'yakın temas'la konuşuyoruz bu bölümde.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3579</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51063663]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6077884529.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eda Doğançay, Özge Akkaya, Mesut Varlık - Beşinci Yılında Bir Çocuk Kitapları Yayınevi: Paraşüt Kitap</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/parasut-kitap-podcast</link>
      <description>Devamını çocuklar için özenli kitaplar yayımlayan başka yayınevleriyle getirmek istediğimiz bu buluşmada Eda Doğançay ile Özge Akkaya'nın yayıncılık serüvenine kulak vermek istedik. 2017’de bu iki genç kadın bir çocuk kitapları yayınevi kurdular: Paraşüt Kitap. “Çocuklarla çıkmak istediğimiz bu yolculukta onlar okur, eğlenir, öğrenir ve sorgularken bir yol arkadaşı olarak yanlarında olmak en büyük dileğimiz. Sonsuz hayallerin kurulduğu bir dünyada, yan yana uçabilmek için…” diyerek başladıkları bu yolda beş yıldır çocuk kitapları yayımlamaya devam ediyorlar. Son zamanlarda bir de çocuklar arasında “mektup arkadaşlığı”nı yeniden kurmaya çalışıyorlar. Moderatörlüğünü Mesut Varlık’ın üstlendiği bu sohbette Paraşüt Kitap’ı, çocuk yayıncılığımızı ve bir okur kitlesi olarak anne-babaları konuşacağız.</description>
      <pubDate>Mon, 26 Sep 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1e9de492-bf5a-11ed-909c-b7d4d2ff62c8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Devamını çocuklar için özenli kitaplar yayımlayan başka yayınevleriyle getirmek istediğimiz bu buluşmada Eda Doğançay ile Özge Akkaya'nın yayıncılık serüvenine kulak vermek istedik. 2017’de bu iki genç kadın bir çocuk kitapları yayınevi kurdular:...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Devamını çocuklar için özenli kitaplar yayımlayan başka yayınevleriyle getirmek istediğimiz bu buluşmada Eda Doğançay ile Özge Akkaya'nın yayıncılık serüvenine kulak vermek istedik. 2017’de bu iki genç kadın bir çocuk kitapları yayınevi kurdular: Paraşüt Kitap. “Çocuklarla çıkmak istediğimiz bu yolculukta onlar okur, eğlenir, öğrenir ve sorgularken bir yol arkadaşı olarak yanlarında olmak en büyük dileğimiz. Sonsuz hayallerin kurulduğu bir dünyada, yan yana uçabilmek için…” diyerek başladıkları bu yolda beş yıldır çocuk kitapları yayımlamaya devam ediyorlar. Son zamanlarda bir de çocuklar arasında “mektup arkadaşlığı”nı yeniden kurmaya çalışıyorlar. Moderatörlüğünü Mesut Varlık’ın üstlendiği bu sohbette Paraşüt Kitap’ı, çocuk yayıncılığımızı ve bir okur kitlesi olarak anne-babaları konuşacağız.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Devamını çocuklar için özenli kitaplar yayımlayan başka yayınevleriyle getirmek istediğimiz bu buluşmada Eda Doğançay ile Özge Akkaya'nın yayıncılık serüvenine kulak vermek istedik. 2017’de bu iki genç kadın bir çocuk kitapları yayınevi kurdular: Paraşüt Kitap. “Çocuklarla çıkmak istediğimiz bu yolculukta onlar okur, eğlenir, öğrenir ve sorgularken bir yol arkadaşı olarak yanlarında olmak en büyük dileğimiz. Sonsuz hayallerin kurulduğu bir dünyada, yan yana uçabilmek için…” diyerek başladıkları bu yolda beş yıldır çocuk kitapları yayımlamaya devam ediyorlar. <br><br>Son zamanlarda bir de çocuklar arasında “mektup arkadaşlığı”nı yeniden kurmaya çalışıyorlar. Moderatörlüğünü Mesut Varlık’ın üstlendiği bu sohbette Paraşüt Kitap’ı, çocuk yayıncılığımızı ve bir okur kitlesi olarak anne-babaları konuşacağız.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3704</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51063481]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5764964448.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - Marx’ın Okuyuşu</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-marx-podcast</link>
      <description>Levent Kavas'tan bir Marx konuşması! YouTube kanalımızdaki gösterimi 5 Mayıs 2022'de, Marx'ın doğumunun 204'üncü yıldönümünde yapılan bu konuşmayı, Levent Kavas'ın kendi notuyla sunuyoruz: "Felsefeciler şimdiye dek genellikle Karl Marx’ın başkalarınca alımlanış ya da başkalarınca okunuş biçimlerini yorumlamakla uğraşmıştır. Oysa biraz da sakallının kendinden önceki düşünürleri, yazarları okuyuş yordamlarını, alımlayışının kılıklarını kurcalamak, Marx’ın ne dediğini anlamanın yanısıra Marx’tan okumayı öğrenmeye çalışmak gerekir. Öteki metinler, ötekilerin yazıları, örneğin Hegel için ancak içerilmek, kendi düşünüşüyle yoğrulmak üzere, Nietzsche için çoğunlukla kırılıp dökülmek üzere vardır; Marx’ın okuyuşuysa başka başka biçimler alabilir: didikleyici, iğneleyici, çözümleyici, ayıklayıcı, eşlikçi; evet, ters yüz edici de. Küçük küçük örneklerle biraz bakalım."</description>
      <pubDate>Sat, 24 Sep 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1eb47aa4-bf5a-11ed-909c-431937b3ed49/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Levent Kavas'tan bir Marx konuşması! YouTube kanalımızdaki gösterimi 5 Mayıs 2022'de, Marx'ın doğumunun 204'üncü yıldönümünde yapılan bu konuşmayı, Levent Kavas'ın kendi notuyla sunuyoruz: "Felsefeciler şimdiye dek genellikle Karl Marx’ın başkalarınca...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Levent Kavas'tan bir Marx konuşması! YouTube kanalımızdaki gösterimi 5 Mayıs 2022'de, Marx'ın doğumunun 204'üncü yıldönümünde yapılan bu konuşmayı, Levent Kavas'ın kendi notuyla sunuyoruz: "Felsefeciler şimdiye dek genellikle Karl Marx’ın başkalarınca alımlanış ya da başkalarınca okunuş biçimlerini yorumlamakla uğraşmıştır. Oysa biraz da sakallının kendinden önceki düşünürleri, yazarları okuyuş yordamlarını, alımlayışının kılıklarını kurcalamak, Marx’ın ne dediğini anlamanın yanısıra Marx’tan okumayı öğrenmeye çalışmak gerekir. Öteki metinler, ötekilerin yazıları, örneğin Hegel için ancak içerilmek, kendi düşünüşüyle yoğrulmak üzere, Nietzsche için çoğunlukla kırılıp dökülmek üzere vardır; Marx’ın okuyuşuysa başka başka biçimler alabilir: didikleyici, iğneleyici, çözümleyici, ayıklayıcı, eşlikçi; evet, ters yüz edici de. Küçük küçük örneklerle biraz bakalım."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Levent Kavas'tan bir Marx konuşması! YouTube kanalımızdaki gösterimi 5 Mayıs 2022'de, Marx'ın doğumunun 204'üncü yıldönümünde yapılan bu konuşmayı, Levent Kavas'ın kendi notuyla sunuyoruz: "Felsefeciler şimdiye dek genellikle Karl Marx’ın başkalarınca alımlanış ya da başkalarınca okunuş biçimlerini yorumlamakla uğraşmıştır. Oysa biraz da sakallının kendinden önceki düşünürleri, yazarları okuyuş yordamlarını, alımlayışının kılıklarını kurcalamak, Marx’ın ne dediğini anlamanın yanısıra Marx’tan okumayı öğrenmeye çalışmak gerekir. Öteki metinler, ötekilerin yazıları, örneğin Hegel için ancak içerilmek, kendi düşünüşüyle yoğrulmak üzere, Nietzsche için çoğunlukla kırılıp dökülmek üzere vardır; Marx’ın okuyuşuysa başka başka biçimler alabilir: didikleyici, iğneleyici, çözümleyici, ayıklayıcı, eşlikçi; evet, ters yüz edici de. Küçük küçük örneklerle biraz bakalım."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3769</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51063441]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8715858031.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sevengül Sönmez, Yalçın Armağan  - Erdal Öz’ün Can Yayınları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yass-can-yayinlari-podcast</link>
      <description>Yayıncılık Tarihi Konuşmaları'nda Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'la bu serideki üçüncü buluşmamız. Konumuz, Erdal Öz’ün Can Yayınları. A Dergisi Yayınları’yla başladığı yayıncılık hayatına Gim Yayınları, Sergi Kitabevi ve Arkadaş Kitapları’yla devam eden Erdal Öz, 1981’de Can Yayınları’nı kurar ve zor koşullar altında başlanan yayıncılık faaliyetine az zamanda pek çok kitap sığdırır. Kendi kuşağından modernist yazarların toplu yapıtlarını yayımladığı gibi dünya edebiyatı klasiklerinin nitelikli çevirileri için de özel bir çaba harcar. Can Yayınları’nın ilk yıllarındaki önemli tercihlerinden biri Latin Amerika edebiyatı olur. G. G. Marquez, J. Cortazar, J.L.Borges, C. Fuentes’in pek çok kitabı peş peşe Türkçeye çevrilir. Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'dan, Can Yayınları’nın kuruluş yıllarını ve Erdal Öz’ün yayıncılığımıza ve edebiyatımıza katkılarını odağa aldıkları bir söyleşi.</description>
      <pubDate>Thu, 22 Sep 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1ecc6f06-bf5a-11ed-909c-ab696bf5675f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yayıncılık Tarihi Konuşmaları'nda Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'la bu serideki üçüncü buluşmamız. Konumuz, Erdal Öz’ün Can Yayınları. A Dergisi Yayınları’yla başladığı yayıncılık hayatına Gim Yayınları, Sergi Kitabevi ve Arkadaş Kitapları’yla...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yayıncılık Tarihi Konuşmaları'nda Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'la bu serideki üçüncü buluşmamız. Konumuz, Erdal Öz’ün Can Yayınları. A Dergisi Yayınları’yla başladığı yayıncılık hayatına Gim Yayınları, Sergi Kitabevi ve Arkadaş Kitapları’yla devam eden Erdal Öz, 1981’de Can Yayınları’nı kurar ve zor koşullar altında başlanan yayıncılık faaliyetine az zamanda pek çok kitap sığdırır. Kendi kuşağından modernist yazarların toplu yapıtlarını yayımladığı gibi dünya edebiyatı klasiklerinin nitelikli çevirileri için de özel bir çaba harcar. Can Yayınları’nın ilk yıllarındaki önemli tercihlerinden biri Latin Amerika edebiyatı olur. G. G. Marquez, J. Cortazar, J.L.Borges, C. Fuentes’in pek çok kitabı peş peşe Türkçeye çevrilir. Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'dan, Can Yayınları’nın kuruluş yıllarını ve Erdal Öz’ün yayıncılığımıza ve edebiyatımıza katkılarını odağa aldıkları bir söyleşi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yayıncılık Tarihi Konuşmaları'nda Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'la bu serideki üçüncü buluşmamız. Konumuz, Erdal Öz’ün Can Yayınları. A Dergisi Yayınları’yla başladığı yayıncılık hayatına Gim Yayınları, Sergi Kitabevi ve Arkadaş Kitapları’yla devam eden Erdal Öz, 1981’de Can Yayınları’nı kurar ve zor koşullar altında başlanan yayıncılık faaliyetine az zamanda pek çok kitap sığdırır. Kendi kuşağından modernist yazarların toplu yapıtlarını yayımladığı gibi dünya edebiyatı klasiklerinin nitelikli çevirileri için de özel bir çaba harcar. Can Yayınları’nın ilk yıllarındaki önemli tercihlerinden biri Latin Amerika edebiyatı olur. G. G. Marquez, J. Cortazar, J.L.Borges, C. Fuentes’in pek çok kitabı peş peşe Türkçeye çevrilir. <br><br>Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'dan, Can Yayınları’nın kuruluş yıllarını ve Erdal Öz’ün yayıncılığımıza ve edebiyatımıza katkılarını odağa aldıkları bir söyleşi.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4456</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51026533]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6789792215.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kerem Karaboğa, Mustafa Ünlü- Yabancılaştırmanın Estetiği</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kerem-karaboga-mustafa-unlu-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde Theater of War (Savaş Sahnesi) belgeselinin gösteriminden yola çıkarak Kerem Karabaoğa ve Mustafa Ünlü tiyatro, sinema ve belgesel sinemada özdeşleştirmeden anlatı kurma konusunu ele alıyor. Brechtyen tiyatronun en önemli araçlarından yabancılaştırma efekti, epik anlatı ve özdeşleş(tir)meden yoğunlaşmanın yolları üzerine bir konuşma.</description>
      <pubDate>Wed, 21 Sep 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1ee3dfa6-bf5a-11ed-909c-fb8a04d6d1e3/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nde Theater of War (Savaş Sahnesi) belgeselinin gösteriminden yola çıkarak Kerem Karabaoğa ve Mustafa Ünlü tiyatro, sinema ve belgesel sinemada özdeşleştirmeden anlatı kurma konusunu ele alıyor. Brechtyen tiyatronun en önemli...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde Theater of War (Savaş Sahnesi) belgeselinin gösteriminden yola çıkarak Kerem Karabaoğa ve Mustafa Ünlü tiyatro, sinema ve belgesel sinemada özdeşleştirmeden anlatı kurma konusunu ele alıyor. Brechtyen tiyatronun en önemli araçlarından yabancılaştırma efekti, epik anlatı ve özdeşleş(tir)meden yoğunlaşmanın yolları üzerine bir konuşma.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nde Theater of War (Savaş Sahnesi) belgeselinin gösteriminden yola çıkarak Kerem Karabaoğa ve Mustafa Ünlü tiyatro, sinema ve belgesel sinemada özdeşleştirmeden anlatı kurma konusunu ele alıyor. Brechtyen tiyatronun en önemli araçlarından yabancılaştırma efekti, epik anlatı ve özdeşleş(tir)meden yoğunlaşmanın yolları üzerine bir konuşma.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3991</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51026490]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3713324673.mp3?updated=1678463285" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emre Tansu Keten, Uraz Aydın - Medyada Emeğin Yeni Hâlleri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/emre-tansu-keten-uraz-aydin-podcast</link>
      <description>Dünyada 1970’lerde başlayan, Türkiye medya alanında etkisini 90’lardan sonra gösteren neoliberal dönüşümün, gazetecilik kimliği ve gazeteci emeğinde önemli etkileri oldu. Bu dönüşümün en önemli başlıklarından birisi medyada sendikasızlaşmadır. 1980 sonrası, gazetecilik alanı dışından medya sektörüne giren ve başka sektörlerdeki yatırımlarıyla öne çıkan medya patronlarına karşı gazetecileri örgütsüz kılan sendikasızlaşma, sadece özlük haklarında değil haberin kalitesinde ve etik kodlara uygunlukta da bir bozulma yarattı. AKP iktidarının medyayı kendi kontrolüne aldığı 2000 ve 2010’larda ise neoliberal dönüşüme ek olarak iktidar baskısı, gazetecilerin örgütlülüğüne son darbeyi vurmuş, maddi olanaklardan yoksun bir şekilde gazetecilik faaliyetini devam ettirmenin imkânsızlığı gazetecileri yeni yollar keşfetmeye yöneltmiş, bu süreçte kolektif bir gazetecilik faaliyetinden ziyade bireyler ön plana çıkmıştır. Bu koşullarda gazeteciliğe devam etme iradesi göstermenin başlı başına bir değeri olsa da, yaratılan yeni modellerin ortaya çıkarttığı kimi sorunların da incelenmesi gerekiyor.Bu konuşmada, medyada sendikasızlaştırılma süreci, gazetecilik sendikalarının gazetecilik mesleği için olan önemi, sendikaların bir özdenetim modeli olarak düşünülmesi gerektiği, ancak emek örgütlülüğü olmadan sendikaların sendika niteliklerini kaybedip, sivil toplum kuruluşu vasfına bürünebildiği, günümüzde yaygınlaşan girişimci gazetecilik modelinin yarattığı sorunlar ile güvencesiz, örgütsüz ve serbest gazeteciliğin dezavantajları üzerinde duruluyor.</description>
      <pubDate>Mon, 19 Sep 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1efa2ec8-bf5a-11ed-909c-2f52af9a53c5/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Dünyada 1970’lerde başlayan, Türkiye medya alanında etkisini 90’lardan sonra gösteren neoliberal dönüşümün, gazetecilik kimliği ve gazeteci emeğinde önemli etkileri oldu. Bu dönüşümün en önemli başlıklarından birisi medyada sendikasızlaşmadır. 1980...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Dünyada 1970’lerde başlayan, Türkiye medya alanında etkisini 90’lardan sonra gösteren neoliberal dönüşümün, gazetecilik kimliği ve gazeteci emeğinde önemli etkileri oldu. Bu dönüşümün en önemli başlıklarından birisi medyada sendikasızlaşmadır. 1980 sonrası, gazetecilik alanı dışından medya sektörüne giren ve başka sektörlerdeki yatırımlarıyla öne çıkan medya patronlarına karşı gazetecileri örgütsüz kılan sendikasızlaşma, sadece özlük haklarında değil haberin kalitesinde ve etik kodlara uygunlukta da bir bozulma yarattı. AKP iktidarının medyayı kendi kontrolüne aldığı 2000 ve 2010’larda ise neoliberal dönüşüme ek olarak iktidar baskısı, gazetecilerin örgütlülüğüne son darbeyi vurmuş, maddi olanaklardan yoksun bir şekilde gazetecilik faaliyetini devam ettirmenin imkânsızlığı gazetecileri yeni yollar keşfetmeye yöneltmiş, bu süreçte kolektif bir gazetecilik faaliyetinden ziyade bireyler ön plana çıkmıştır. Bu koşullarda gazeteciliğe devam etme iradesi göstermenin başlı başına bir değeri olsa da, yaratılan yeni modellerin ortaya çıkarttığı kimi sorunların da incelenmesi gerekiyor.Bu konuşmada, medyada sendikasızlaştırılma süreci, gazetecilik sendikalarının gazetecilik mesleği için olan önemi, sendikaların bir özdenetim modeli olarak düşünülmesi gerektiği, ancak emek örgütlülüğü olmadan sendikaların sendika niteliklerini kaybedip, sivil toplum kuruluşu vasfına bürünebildiği, günümüzde yaygınlaşan girişimci gazetecilik modelinin yarattığı sorunlar ile güvencesiz, örgütsüz ve serbest gazeteciliğin dezavantajları üzerinde duruluyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Dünyada 1970’lerde başlayan, Türkiye medya alanında etkisini 90’lardan sonra gösteren neoliberal dönüşümün, gazetecilik kimliği ve gazeteci emeğinde önemli etkileri oldu. Bu dönüşümün en önemli başlıklarından birisi medyada sendikasızlaşmadır. 1980 sonrası, gazetecilik alanı dışından medya sektörüne giren ve başka sektörlerdeki yatırımlarıyla öne çıkan medya patronlarına karşı gazetecileri örgütsüz kılan sendikasızlaşma, sadece özlük haklarında değil haberin kalitesinde ve etik kodlara uygunlukta da bir bozulma yarattı. AKP iktidarının medyayı kendi kontrolüne aldığı 2000 ve 2010’larda ise neoliberal dönüşüme ek olarak iktidar baskısı, gazetecilerin örgütlülüğüne son darbeyi vurmuş, maddi olanaklardan yoksun bir şekilde gazetecilik faaliyetini devam ettirmenin imkânsızlığı gazetecileri yeni yollar keşfetmeye yöneltmiş, bu süreçte kolektif bir gazetecilik faaliyetinden ziyade bireyler ön plana çıkmıştır. Bu koşullarda gazeteciliğe devam etme iradesi göstermenin başlı başına bir değeri olsa da, yaratılan yeni modellerin ortaya çıkarttığı kimi sorunların da incelenmesi gerekiyor.<br><br>Bu konuşmada, medyada sendikasızlaştırılma süreci, gazetecilik sendikalarının gazetecilik mesleği için olan önemi, sendikaların bir özdenetim modeli olarak düşünülmesi gerektiği, ancak emek örgütlülüğü olmadan sendikaların sendika niteliklerini kaybedip, sivil toplum kuruluşu vasfına bürünebildiği, günümüzde yaygınlaşan girişimci gazetecilik modelinin yarattığı sorunlar ile güvencesiz, örgütsüz ve serbest gazeteciliğin dezavantajları üzerinde duruluyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3624</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51026448]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5219491789.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hasan Turgut, Seval Şahin, Didem Ardalı Büyükarman - At Sineğiyle Yazmak: Didem Madak Şiiri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/didem-madak-siiri-podcast</link>
      <description>Didem Madak 8 Nisan 1970'de açmıştı gözlerini dünyaya. Kalleş bir hastalık onu hayattan bunca erken koparmasa, bu sene 52'nci yaşını kutlayacaktık. Türkçenin genç yaşında ölümsüzleşmiş bu güçlü şairini sevgiyle, bize bıraktığı dizeler için minnetle ve eserini daha iyi anlama çabasıyla, bir bütün olarak şiirini, özel olarak da son kitabı Pulbiber Mahallesi’nin mensuplarını, eğlencelerini, hüzünlerini ve dillerini konuşarak anıyoruz.Ve başlıktaki "at sineği" de nereden çıktı diyecek olursanız, metaforun Didem Madak'tan yadigâr olduğunu söylemeliyiz. Kendisinin bazı başka yazarlar, şairler gibi, at sineğini “şırraak” diye pembe sineklikleri ile öldürüp, yazmaya devam etmediğini anlatmıştı Madak bir keresinde: "Sinek hiç olmamış gibi olur, hiçbir şey onları 'kutsal' meşguliyetlerinden uzaklaştıramaz. Bendeniz at sineğini yazıma misafir ederek ondan kurtulmaya çalışıyorum."</description>
      <pubDate>Sat, 17 Sep 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1f11b5e8-bf5a-11ed-909c-2bdd87257785/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Didem Madak 8 Nisan 1970'de açmıştı gözlerini dünyaya. Kalleş bir hastalık onu hayattan bunca erken koparmasa, bu sene 52'nci yaşını kutlayacaktık. Türkçenin genç yaşında ölümsüzleşmiş bu güçlü şairini sevgiyle, bize bıraktığı dizeler için minnetle ve...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Didem Madak 8 Nisan 1970'de açmıştı gözlerini dünyaya. Kalleş bir hastalık onu hayattan bunca erken koparmasa, bu sene 52'nci yaşını kutlayacaktık. Türkçenin genç yaşında ölümsüzleşmiş bu güçlü şairini sevgiyle, bize bıraktığı dizeler için minnetle ve eserini daha iyi anlama çabasıyla, bir bütün olarak şiirini, özel olarak da son kitabı Pulbiber Mahallesi’nin mensuplarını, eğlencelerini, hüzünlerini ve dillerini konuşarak anıyoruz.Ve başlıktaki "at sineği" de nereden çıktı diyecek olursanız, metaforun Didem Madak'tan yadigâr olduğunu söylemeliyiz. Kendisinin bazı başka yazarlar, şairler gibi, at sineğini “şırraak” diye pembe sineklikleri ile öldürüp, yazmaya devam etmediğini anlatmıştı Madak bir keresinde: "Sinek hiç olmamış gibi olur, hiçbir şey onları 'kutsal' meşguliyetlerinden uzaklaştıramaz. Bendeniz at sineğini yazıma misafir ederek ondan kurtulmaya çalışıyorum."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Didem Madak 8 Nisan 1970'de açmıştı gözlerini dünyaya. Kalleş bir hastalık onu hayattan bunca erken koparmasa, bu sene 52'nci yaşını kutlayacaktık. Türkçenin genç yaşında ölümsüzleşmiş bu güçlü şairini sevgiyle, bize bıraktığı dizeler için minnetle ve eserini daha iyi anlama çabasıyla, bir bütün olarak şiirini, özel olarak da son kitabı Pulbiber Mahallesi’nin mensuplarını, eğlencelerini, hüzünlerini ve dillerini konuşarak anıyoruz.<br><br>Ve başlıktaki "at sineği" de nereden çıktı diyecek olursanız, metaforun Didem Madak'tan yadigâr olduğunu söylemeliyiz. Kendisinin bazı başka yazarlar, şairler gibi, at sineğini “şırraak” diye pembe sineklikleri ile öldürüp, yazmaya devam etmediğini anlatmıştı Madak bir keresinde: "Sinek hiç olmamış gibi olur, hiçbir şey onları 'kutsal' meşguliyetlerinden uzaklaştıramaz. Bendeniz at sineğini yazıma misafir ederek ondan kurtulmaya çalışıyorum."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3544</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51026408]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4850606735.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Shirin Neshat İstanbul’da</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/shirin-neshat-podcast</link>
      <description>Çağdaş fotoğrafçılığın en önemli isimlerinden biri olan Shirin Neshat'la İstanbul’da Dirimart’ta açılan sergisi The Land of Dreams ve sergiye paralel olarak İstanbul Film Festivali’nde gösterilen aynı adlı filmi vesilesiyle bir araya gelen eleştirmen Ahmet Ergenç'in yaptığı konuşmayı yayınlıyoruz. Fotoğraflarıyla yakın tarihe tanıklık eden ve genelde ‘ötekileri’ merkeze aldığı fotoğraflarını bir şiirsel adalet sağlama aracı olarak kullanan Shirin Neshat’la fotoğraflar, filmler, hikâyeler, kimlikler, sürgünler, yolculuklar, mücadeleler, ötekiler, edebiyat, İstanbul ve diğer şeyler üzerine bir söyleşi.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 15 Sep 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1f2a8064-bf5a-11ed-909c-1fbcd3d29329/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Çağdaş fotoğrafçılığın en önemli isimlerinden biri olan Shirin Neshat'la İstanbul’da Dirimart’ta açılan sergisi The Land of Dreams ve sergiye paralel olarak İstanbul Film Festivali’nde gösterilen aynı adlı filmi vesilesiyle bir araya gelen eleştirmen...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Çağdaş fotoğrafçılığın en önemli isimlerinden biri olan Shirin Neshat'la İstanbul’da Dirimart’ta açılan sergisi The Land of Dreams ve sergiye paralel olarak İstanbul Film Festivali’nde gösterilen aynı adlı filmi vesilesiyle bir araya gelen eleştirmen Ahmet Ergenç'in yaptığı konuşmayı yayınlıyoruz. Fotoğraflarıyla yakın tarihe tanıklık eden ve genelde ‘ötekileri’ merkeze aldığı fotoğraflarını bir şiirsel adalet sağlama aracı olarak kullanan Shirin Neshat’la fotoğraflar, filmler, hikâyeler, kimlikler, sürgünler, yolculuklar, mücadeleler, ötekiler, edebiyat, İstanbul ve diğer şeyler üzerine bir söyleşi.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Çağdaş fotoğrafçılığın en önemli isimlerinden biri olan Shirin Neshat'la İstanbul’da Dirimart’ta açılan sergisi The Land of Dreams ve sergiye paralel olarak İstanbul Film Festivali’nde gösterilen aynı adlı filmi vesilesiyle bir araya gelen eleştirmen Ahmet Ergenç'in yaptığı konuşmayı yayınlıyoruz. <br><br>Fotoğraflarıyla yakın tarihe tanıklık eden ve genelde ‘ötekileri’ merkeze aldığı fotoğraflarını bir şiirsel adalet sağlama aracı olarak kullanan Shirin Neshat’la fotoğraflar, filmler, hikâyeler, kimlikler, sürgünler, yolculuklar, mücadeleler, ötekiler, edebiyat, İstanbul ve diğer şeyler üzerine bir söyleşi.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2201</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51026371]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1308237972.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Benan Molu - İnsan Hakları Hukuku ve İfade Özgürlüğü</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/benan-molu-insan-haklar-hukuku-podcast</link>
      <description>Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) bireysel başvuru hukuku üzerine uzmanlaşmış bir insan hakları hukukçusu ve avukat olan Benan Molu'dan hepimizin haklarını ilgilendiren çok önemli bir konuşma. Türkiye’nin ifade ve basın özgürlüğü alanındaki mevzuat ve uygulamaları, uzun yıllar boyunca AİHM'in çok sayıda ihlal kararına konu oldu. Bu kararlara göre Türkiye, ifade özgürlüğünü en fazla ihlal eden Avrupa Konseyi üyesi devleti.Bu konuşmada, ulusal ve uluslararası insan hakları kurumlarının hazırladıkları raporlarda en sık öne çıkan, ifade özgürlüğünün kullanımının karşısında engel olduğu düşünülen ve Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan adlî istatistiklere göre de en çok dava ve mahkûmiyet kararı konusu yapılan Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu maddeleri, Türkiye ile ilgili son dönemde öne çıkan Anayasa Mahkemesi, AİHM ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararları ışığında ele alınıyor.</description>
      <pubDate>Wed, 14 Sep 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1f462cce-bf5a-11ed-909c-cf6efd47823b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) bireysel başvuru hukuku üzerine uzmanlaşmış bir insan hakları hukukçusu ve avukat olan Benan Molu'dan hepimizin haklarını ilgilendiren çok önemli bir konuşma. Türkiye’nin ifade ve basın...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) bireysel başvuru hukuku üzerine uzmanlaşmış bir insan hakları hukukçusu ve avukat olan Benan Molu'dan hepimizin haklarını ilgilendiren çok önemli bir konuşma. Türkiye’nin ifade ve basın özgürlüğü alanındaki mevzuat ve uygulamaları, uzun yıllar boyunca AİHM'in çok sayıda ihlal kararına konu oldu. Bu kararlara göre Türkiye, ifade özgürlüğünü en fazla ihlal eden Avrupa Konseyi üyesi devleti.Bu konuşmada, ulusal ve uluslararası insan hakları kurumlarının hazırladıkları raporlarda en sık öne çıkan, ifade özgürlüğünün kullanımının karşısında engel olduğu düşünülen ve Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan adlî istatistiklere göre de en çok dava ve mahkûmiyet kararı konusu yapılan Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu maddeleri, Türkiye ile ilgili son dönemde öne çıkan Anayasa Mahkemesi, AİHM ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararları ışığında ele alınıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) bireysel başvuru hukuku üzerine uzmanlaşmış bir insan hakları hukukçusu ve avukat olan Benan Molu'dan hepimizin haklarını ilgilendiren çok önemli bir konuşma. Türkiye’nin ifade ve basın özgürlüğü alanındaki mevzuat ve uygulamaları, uzun yıllar boyunca AİHM'in çok sayıda ihlal kararına konu oldu. Bu kararlara göre Türkiye, ifade özgürlüğünü en fazla ihlal eden Avrupa Konseyi üyesi devleti.<br><br>Bu konuşmada, ulusal ve uluslararası insan hakları kurumlarının hazırladıkları raporlarda en sık öne çıkan, ifade özgürlüğünün kullanımının karşısında engel olduğu düşünülen ve Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan adlî istatistiklere göre de en çok dava ve mahkûmiyet kararı konusu yapılan Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu maddeleri, Türkiye ile ilgili son dönemde öne çıkan Anayasa Mahkemesi, AİHM ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararları ışığında ele alınıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2596</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51026331]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8746872554.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Bir Soykırım Teknokratı: Mustafa Reşat Mimaroğlu</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kiraathanepodcast-umitkurtmertkayhan-mus</link>
      <description>Ümit Kurt ile Mert Kayhan'ın Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serisinden bir sohbet. Mustafa Reşat, İstanbul’da 24 Nisan 1915’te gerçekleştirilen Ermeni cemaatinin önde gelen figürlerinin tutuklanması ve tehcir edilmesi operasyonunda kilit rol oynar. Söz konusu kişilerin listesi Mimaroğlu’nun direktifleriyle hazırlanır ve gözaltına alınan Ermeni aydınların sorgularını bizatihi kendisi yapar. 1917-1918’de Çankırı ve Bolu Mutasarrıfı olan Mustafa Reşat, 1919’da tutuksuz olarak yargılanırken İngiliz yetkililer tarafından 10 Mart’ta tutuklanır ve daha sonra 31 Mayıs 1920’de Malta’ya götürülür. 9 Ekim 1922’de Malta’dan geri gönderilen son kafileyle İstanbul’a döner ve yeni kurulan Cumhuriyet'in bürokratik kadrolarında kendine yer bulur. 1934’te ise Şura-yı Devlet (Danıştay) Reisliğine kadar yükselir. Bu bölümde Osmanlı'dan Cumhuriyet'e bürokraside kritik roller üstlenmiş bu bürokrata odaklanıyoruz.</description>
      <pubDate>Mon, 12 Sep 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1f5f420e-bf5a-11ed-909c-e76cd00a5e7b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ümit Kurt ile Mert Kayhan'ın Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serisinden bir sohbet. Mustafa Reşat, İstanbul’da 24 Nisan 1915’te gerçekleştirilen Ermeni cemaatinin önde gelen figürlerinin tutuklanması ve tehcir edilmesi operasyonunda kilit rol oynar. Söz...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ümit Kurt ile Mert Kayhan'ın Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serisinden bir sohbet. Mustafa Reşat, İstanbul’da 24 Nisan 1915’te gerçekleştirilen Ermeni cemaatinin önde gelen figürlerinin tutuklanması ve tehcir edilmesi operasyonunda kilit rol oynar. Söz konusu kişilerin listesi Mimaroğlu’nun direktifleriyle hazırlanır ve gözaltına alınan Ermeni aydınların sorgularını bizatihi kendisi yapar. 1917-1918’de Çankırı ve Bolu Mutasarrıfı olan Mustafa Reşat, 1919’da tutuksuz olarak yargılanırken İngiliz yetkililer tarafından 10 Mart’ta tutuklanır ve daha sonra 31 Mayıs 1920’de Malta’ya götürülür. 9 Ekim 1922’de Malta’dan geri gönderilen son kafileyle İstanbul’a döner ve yeni kurulan Cumhuriyet'in bürokratik kadrolarında kendine yer bulur. 1934’te ise Şura-yı Devlet (Danıştay) Reisliğine kadar yükselir. Bu bölümde Osmanlı'dan Cumhuriyet'e bürokraside kritik roller üstlenmiş bu bürokrata odaklanıyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ümit Kurt ile Mert Kayhan'ın Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serisinden bir sohbet. Mustafa Reşat, İstanbul’da 24 Nisan 1915’te gerçekleştirilen Ermeni cemaatinin önde gelen figürlerinin tutuklanması ve tehcir edilmesi operasyonunda kilit rol oynar. Söz konusu kişilerin listesi Mimaroğlu’nun direktifleriyle hazırlanır ve gözaltına alınan Ermeni aydınların sorgularını bizatihi kendisi yapar. 1917-1918’de Çankırı ve Bolu Mutasarrıfı olan Mustafa Reşat, 1919’da tutuksuz olarak yargılanırken İngiliz yetkililer tarafından 10 Mart’ta tutuklanır ve daha sonra 31 Mayıs 1920’de Malta’ya götürülür. 9 Ekim 1922’de Malta’dan geri gönderilen son kafileyle İstanbul’a döner ve yeni kurulan Cumhuriyet'in bürokratik kadrolarında kendine yer bulur. 1934’te ise Şura-yı Devlet (Danıştay) Reisliğine kadar yükselir. Bu bölümde Osmanlı'dan Cumhuriyet'e bürokraside kritik roller üstlenmiş bu bürokrata odaklanıyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2757</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51026251]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8722055036.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Soysal - Tasavvuf: Suhreverdî ve İbn Arabî</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-soysal-mistisizmler-tasavvuf-podcast</link>
      <description>"Karşılaştırmalı Mistisizmler" konuşma serimizi, Daoizm, Budizm ve Hinduizm'e birer mistik ve eseri üzerinden baktıktan sonra, Tasavvuf'la noktaladık.Ahmet Soysal, bu bölümde, ilk üç konuşmada gezindiği coğrafyalardan daha Batıya ve yakın tarihe gelerek, İslâm Tasavvufu olgusuna sentetik bir bakış denemesi gerçekleştirdi. Bu aşamada, Suhreverdî ile İbn Arabî ’nin çeşitli metinleri bize ışık tuttu.</description>
      <pubDate>Sat, 10 Sep 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1f781eb4-bf5a-11ed-909c-3309ac1a57be/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Karşılaştırmalı Mistisizmler" konuşma serimizi, Daoizm, Budizm ve Hinduizm'e birer mistik ve eseri üzerinden baktıktan sonra, Tasavvuf'la noktaladık.

Ahmet Soysal, bu bölümde, ilk üç konuşmada gezindiği coğrafyalardan daha Batıya ve yakın tarihe...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Karşılaştırmalı Mistisizmler" konuşma serimizi, Daoizm, Budizm ve Hinduizm'e birer mistik ve eseri üzerinden baktıktan sonra, Tasavvuf'la noktaladık.Ahmet Soysal, bu bölümde, ilk üç konuşmada gezindiği coğrafyalardan daha Batıya ve yakın tarihe gelerek, İslâm Tasavvufu olgusuna sentetik bir bakış denemesi gerçekleştirdi. Bu aşamada, Suhreverdî ile İbn Arabî ’nin çeşitli metinleri bize ışık tuttu.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Karşılaştırmalı Mistisizmler" konuşma serimizi, Daoizm, Budizm ve Hinduizm'e birer mistik ve eseri üzerinden baktıktan sonra, Tasavvuf'la noktaladık.<br><br>Ahmet Soysal, bu bölümde, ilk üç konuşmada gezindiği coğrafyalardan daha Batıya ve yakın tarihe gelerek, İslâm Tasavvufu olgusuna sentetik bir bakış denemesi gerçekleştirdi. Bu aşamada, Suhreverdî ile İbn Arabî ’nin çeşitli metinleri bize ışık tuttu.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6634</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51026186]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8905364619.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sevengül Sönmez, Yalçın Armağan - Ferit Edgü’nün Ada Yayınları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yass-ada-yayinlari-podcast</link>
      <description>Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'ın hazırladıkları Yayıncılık Tarihi Konuşmaları serimizin bu sezonki ikinci buluşmasında konumuz, “Ferit Edgü’nün Ada Yayınları.” Edgü, İlhan Berk’in kendisine teslim ettiği şiir dosyasını yayımlamak için Ada Yayınları’nı kurduğunu söyler ama bu girişimi bir “heves” olmakla kalmaz, zaman içinde Edip Cansever, Tomris Uyar ve Tezer Özlü gibi önemli şairlerin ve yazarların kitaplarını da yayımlayan etkili bir yayınevine dönüşür. J.L. Borges ya da A. Ginsberg gibi o güne kadar kitapları çevrilmemiş yazarlar Ada Yayınları sayesinde Türkçeye kazandırılır. Ada Yayınları’nın kuruluş yıllarına ve Ferit Edgü’nün yayıncılığımıza katkılarına Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'ın rehberliğinde bakıyoruz.</description>
      <pubDate>Thu, 08 Sep 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1f9191d2-bf5a-11ed-909c-0ba287701ee5/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'ın hazırladıkları Yayıncılık Tarihi Konuşmaları serimizin bu sezonki ikinci buluşmasında konumuz, “Ferit Edgü’nün Ada Yayınları.” Edgü, İlhan Berk’in kendisine teslim ettiği şiir dosyasını yayımlamak için Ada...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'ın hazırladıkları Yayıncılık Tarihi Konuşmaları serimizin bu sezonki ikinci buluşmasında konumuz, “Ferit Edgü’nün Ada Yayınları.” Edgü, İlhan Berk’in kendisine teslim ettiği şiir dosyasını yayımlamak için Ada Yayınları’nı kurduğunu söyler ama bu girişimi bir “heves” olmakla kalmaz, zaman içinde Edip Cansever, Tomris Uyar ve Tezer Özlü gibi önemli şairlerin ve yazarların kitaplarını da yayımlayan etkili bir yayınevine dönüşür. J.L. Borges ya da A. Ginsberg gibi o güne kadar kitapları çevrilmemiş yazarlar Ada Yayınları sayesinde Türkçeye kazandırılır. Ada Yayınları’nın kuruluş yıllarına ve Ferit Edgü’nün yayıncılığımıza katkılarına Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'ın rehberliğinde bakıyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'ın hazırladıkları Yayıncılık Tarihi Konuşmaları serimizin bu sezonki ikinci buluşmasında konumuz, “Ferit Edgü’nün Ada Yayınları.” Edgü, İlhan Berk’in kendisine teslim ettiği şiir dosyasını yayımlamak için Ada Yayınları’nı kurduğunu söyler ama bu girişimi bir “heves” olmakla kalmaz, zaman içinde Edip Cansever, Tomris Uyar ve Tezer Özlü gibi önemli şairlerin ve yazarların kitaplarını da yayımlayan etkili bir yayınevine dönüşür. J.L. Borges ya da A. Ginsberg gibi o güne kadar kitapları çevrilmemiş yazarlar Ada Yayınları sayesinde Türkçeye kazandırılır. <br><br>Ada Yayınları’nın kuruluş yıllarına ve Ferit Edgü’nün yayıncılığımıza katkılarına Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan'ın rehberliğinde bakıyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3185</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51015902]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6652870926.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aksu Bora, Nacide Berber - "Boşa Geçirecek Vakit Yok"</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/aksu-bora-nacide-berber-podcast</link>
      <description>Aksu Bora’nın iki kitabı 2021 sonunda yeniden ve genişletilmiş olarak vücut buldu. "Feminizm Kendi Arasında" kitabı için yazdığı yeni önsözde “Başka tür bir hafıza kaydı” dediği denemelerini “Unutuşun kara deliklerine karşı hatırlayarak devam etmenin işaretleri” diye tanımlıyor. Daha da önemlisi, bu denemeler, birlikte düşünmeye ve yeni ortaklıklar üretmeye bir çağrı."İradenin İyimserliği" ise, on beş kadının yazılarını içeren sıkı bir derleme, kadınların ne çok alanda görünür olmaya başladığına, nasıl yeni yollar açtıklarına dair bir tanıklık. Ama çok önemli bir meselesi daha var. Aksu Bora şöyle tanımlıyor: “Feminizm saldırı altında. Kadınlara yönelik bir saldırının da parçası olduğu, feminizmin temelindeki eşitlik ve özgürlük mücadelesine karşı bir saldırı bu. Size saldırıldığında, ister istemez savunmaya geçersiniz. Ben kadınların bundan fazlasını yaptıklarını görüyorum. Kitaptaki her yazı, işte bu fazlayı gösteriyor. Sanattan balıkçılığa, her alanda kadınlar varlar, giderek daha fazla, giderek kendilerinin daha farkında olarak.” İşte bu yüzden yeni basımın önsözüne, Ursula Le Guin’den aldığı “Kaybedecek vakit yok” cümlesini başlık yapmış Aksu Bora. Çünkü, diyor, “eylem bizi dönüştürür, güçlendirir, özgürleştirir.” Çünkü kendini gerçekleştirmek eylemektir. Çünkü irade, iyimserdir. Aksu Bora’yı 24 Şubat 2022 akşamı Kıraathane binasında konuk ettiğimiz bu sohbette, “Yol Açan Kadınlar” radyo belgesliyle ödül alan, feminizm ve siyasal düşünce üzerine birçok kitabın editörlüğünü yapan Nacide Berber moderatörlüğü üstlendi.</description>
      <pubDate>Wed, 07 Sep 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1fa9da4e-bf5a-11ed-909c-1358cb577bfd/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Aksu Bora’nın iki kitabı 2021 sonunda yeniden ve genişletilmiş olarak vücut buldu. "Feminizm Kendi Arasında" kitabı için yazdığı yeni önsözde “Başka tür bir hafıza kaydı” dediği denemelerini “Unutuşun kara deliklerine karşı hatırlayarak devam etmenin...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Aksu Bora’nın iki kitabı 2021 sonunda yeniden ve genişletilmiş olarak vücut buldu. "Feminizm Kendi Arasında" kitabı için yazdığı yeni önsözde “Başka tür bir hafıza kaydı” dediği denemelerini “Unutuşun kara deliklerine karşı hatırlayarak devam etmenin işaretleri” diye tanımlıyor. Daha da önemlisi, bu denemeler, birlikte düşünmeye ve yeni ortaklıklar üretmeye bir çağrı."İradenin İyimserliği" ise, on beş kadının yazılarını içeren sıkı bir derleme, kadınların ne çok alanda görünür olmaya başladığına, nasıl yeni yollar açtıklarına dair bir tanıklık. Ama çok önemli bir meselesi daha var. Aksu Bora şöyle tanımlıyor: “Feminizm saldırı altında. Kadınlara yönelik bir saldırının da parçası olduğu, feminizmin temelindeki eşitlik ve özgürlük mücadelesine karşı bir saldırı bu. Size saldırıldığında, ister istemez savunmaya geçersiniz. Ben kadınların bundan fazlasını yaptıklarını görüyorum. Kitaptaki her yazı, işte bu fazlayı gösteriyor. Sanattan balıkçılığa, her alanda kadınlar varlar, giderek daha fazla, giderek kendilerinin daha farkında olarak.” İşte bu yüzden yeni basımın önsözüne, Ursula Le Guin’den aldığı “Kaybedecek vakit yok” cümlesini başlık yapmış Aksu Bora. Çünkü, diyor, “eylem bizi dönüştürür, güçlendirir, özgürleştirir.” Çünkü kendini gerçekleştirmek eylemektir. Çünkü irade, iyimserdir. Aksu Bora’yı 24 Şubat 2022 akşamı Kıraathane binasında konuk ettiğimiz bu sohbette, “Yol Açan Kadınlar” radyo belgesliyle ödül alan, feminizm ve siyasal düşünce üzerine birçok kitabın editörlüğünü yapan Nacide Berber moderatörlüğü üstlendi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Aksu Bora’nın iki kitabı 2021 sonunda yeniden ve genişletilmiş olarak vücut buldu. "Feminizm Kendi Arasında" kitabı için yazdığı yeni önsözde “Başka tür bir hafıza kaydı” dediği denemelerini “Unutuşun kara deliklerine karşı hatırlayarak devam etmenin işaretleri” diye tanımlıyor. Daha da önemlisi, bu denemeler, birlikte düşünmeye ve yeni ortaklıklar üretmeye bir çağrı.<br><br>"İradenin İyimserliği" ise, on beş kadının yazılarını içeren sıkı bir derleme, kadınların ne çok alanda görünür olmaya başladığına, nasıl yeni yollar açtıklarına dair bir tanıklık. Ama çok önemli bir meselesi daha var. Aksu Bora şöyle tanımlıyor: “Feminizm saldırı altında. Kadınlara yönelik bir saldırının da parçası olduğu, feminizmin temelindeki eşitlik ve özgürlük mücadelesine karşı bir saldırı bu. Size saldırıldığında, ister istemez savunmaya geçersiniz. Ben kadınların bundan fazlasını yaptıklarını görüyorum. Kitaptaki her yazı, işte bu fazlayı gösteriyor. Sanattan balıkçılığa, her alanda kadınlar varlar, giderek daha fazla, giderek kendilerinin daha farkında olarak.” <br><br>İşte bu yüzden yeni basımın önsözüne, Ursula Le Guin’den aldığı “Kaybedecek vakit yok” cümlesini başlık yapmış Aksu Bora. Çünkü, diyor, “eylem bizi dönüştürür, güçlendirir, özgürleştirir.” Çünkü kendini gerçekleştirmek eylemektir. Çünkü irade, iyimserdir. Aksu Bora’yı 24 Şubat 2022 akşamı Kıraathane binasında konuk ettiğimiz bu sohbette, “Yol Açan Kadınlar” radyo belgesliyle ödül alan, feminizm ve siyasal düşünce üzerine birçok kitabın editörlüğünü yapan Nacide Berber moderatörlüğü üstlendi.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4445</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51015797]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9595153923.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Agustín Fernández Mallo Kıraathane'de: Post-Şiirsel Edebiyat</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/augustin-mallo-podcast</link>
      <description>Nocilla Rüyası adlı romanı 2006'da yayımlandığında, o güne dek sadece şiirleri yayımlanmış fizikçi Agustín Fernández Mallo, İspanyol edebiyat çevrelerinde yepyeni bir soluk, yepyeni bir enerji etkisi yaptı. Ardından, Fernández Mallo'nun Nocilla Projesi adını verdiği üçlemenin diğer kitapları olan Nocilla Deneyimi 2008'de, Nocilla Laboratuarı ise 2010'da okura ulaştı. Fernández Mallo, bu üç kitap sayesinde bugün post-postmodern edebiyat tartışmalarının simge isimlerinden biri, en azından ilk dönem kitaplarında izlediği yönteme verilen isimle de "post-şiirsel" estetiğin en önemli temsilcisi. Fernández Mallo'nun Nocilla Projesi, İspanya'da deneysel şiir yazan ve edebiyatın diğer alanlarında yenilikçi eserler veren bir kuşağın "Nocilla Kuşağı" olarak anılmasına da yol açtı.Yayın hayatına başladığından beri üslubuyla da yenilikçi çağdaş dünya yazarlarının kitaplarını çevirmeye ağırlık veren Harfa Yayınevi, Nocilla Rüyası'nı 2021'in son aylarında Sena Akalın'ın çevirisiyle Türkçeye kazandırdı. Yayınevi üçlemenin diğer iki cildini de 2022 ve 2023'te okura sunmayı planlıyor.Fernández Mallo ile çok kapsamlı bir sohbet sunuyoruz: İspanyol yazarla hem Nocilla Projesi hem de onu izleyen Trilogia de La Guerra (Savaş Üçlemesi) romanını, yanı sıra, El Hacedor (de Borges), Remake adıyla Borges'in Yaratan'ını "yeniden yaratan" kitabını, post-şiirsel edebiyatın imkân ve sınırlarını, ve günümüzde edebiyatı, sanatı kavramanın bir aracı olarak Çöpün Genel Teorisi'ni konuşuyoruz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1fc1ecf6-bf5a-11ed-909c-87a83f9ad3ca/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Nocilla Rüyası adlı romanı 2006'da yayımlandığında, o güne dek sadece şiirleri yayımlanmış fizikçi Agustín Fernández Mallo, İspanyol edebiyat çevrelerinde yepyeni bir soluk, yepyeni bir enerji etkisi yaptı. Ardından, Fernández Mallo'nun Nocilla...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Nocilla Rüyası adlı romanı 2006'da yayımlandığında, o güne dek sadece şiirleri yayımlanmış fizikçi Agustín Fernández Mallo, İspanyol edebiyat çevrelerinde yepyeni bir soluk, yepyeni bir enerji etkisi yaptı. Ardından, Fernández Mallo'nun Nocilla Projesi adını verdiği üçlemenin diğer kitapları olan Nocilla Deneyimi 2008'de, Nocilla Laboratuarı ise 2010'da okura ulaştı. Fernández Mallo, bu üç kitap sayesinde bugün post-postmodern edebiyat tartışmalarının simge isimlerinden biri, en azından ilk dönem kitaplarında izlediği yönteme verilen isimle de "post-şiirsel" estetiğin en önemli temsilcisi. Fernández Mallo'nun Nocilla Projesi, İspanya'da deneysel şiir yazan ve edebiyatın diğer alanlarında yenilikçi eserler veren bir kuşağın "Nocilla Kuşağı" olarak anılmasına da yol açtı.Yayın hayatına başladığından beri üslubuyla da yenilikçi çağdaş dünya yazarlarının kitaplarını çevirmeye ağırlık veren Harfa Yayınevi, Nocilla Rüyası'nı 2021'in son aylarında Sena Akalın'ın çevirisiyle Türkçeye kazandırdı. Yayınevi üçlemenin diğer iki cildini de 2022 ve 2023'te okura sunmayı planlıyor.Fernández Mallo ile çok kapsamlı bir sohbet sunuyoruz: İspanyol yazarla hem Nocilla Projesi hem de onu izleyen Trilogia de La Guerra (Savaş Üçlemesi) romanını, yanı sıra, El Hacedor (de Borges), Remake adıyla Borges'in Yaratan'ını "yeniden yaratan" kitabını, post-şiirsel edebiyatın imkân ve sınırlarını, ve günümüzde edebiyatı, sanatı kavramanın bir aracı olarak Çöpün Genel Teorisi'ni konuşuyoruz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Nocilla Rüyası adlı romanı 2006'da yayımlandığında, o güne dek sadece şiirleri yayımlanmış fizikçi Agustín Fernández Mallo, İspanyol edebiyat çevrelerinde yepyeni bir soluk, yepyeni bir enerji etkisi yaptı. Ardından, Fernández Mallo'nun Nocilla Projesi adını verdiği üçlemenin diğer kitapları olan Nocilla Deneyimi 2008'de, Nocilla Laboratuarı ise 2010'da okura ulaştı. Fernández Mallo, bu üç kitap sayesinde bugün post-postmodern edebiyat tartışmalarının simge isimlerinden biri, en azından ilk dönem kitaplarında izlediği yönteme verilen isimle de "post-şiirsel" estetiğin en önemli temsilcisi. Fernández Mallo'nun Nocilla Projesi, İspanya'da deneysel şiir yazan ve edebiyatın diğer alanlarında yenilikçi eserler veren bir kuşağın "Nocilla Kuşağı" olarak anılmasına da yol açtı.<br><br>Yayın hayatına başladığından beri üslubuyla da yenilikçi çağdaş dünya yazarlarının kitaplarını çevirmeye ağırlık veren Harfa Yayınevi, Nocilla Rüyası'nı 2021'in son aylarında Sena Akalın'ın çevirisiyle Türkçeye kazandırdı. Yayınevi üçlemenin diğer iki cildini de 2022 ve 2023'te okura sunmayı planlıyor.<br><br>Fernández Mallo ile çok kapsamlı bir sohbet sunuyoruz: İspanyol yazarla hem Nocilla Projesi hem de onu izleyen Trilogia de La Guerra (Savaş Üçlemesi) romanını, yanı sıra, El Hacedor (de Borges), Remake adıyla Borges'in Yaratan'ını "yeniden yaratan" kitabını, post-şiirsel edebiyatın imkân ve sınırlarını, ve günümüzde edebiyatı, sanatı kavramanın bir aracı olarak Çöpün Genel Teorisi'ni konuşuyoruz.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5944</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51015657]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7445181349.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emre Söylemez, Ömer Erdem - Dünden Bugüne İlk Kitap: Emre Söylemez-Cahit Zarifoğlu</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kiraathanepodcast-omererdememresoylemez-</link>
      <description>2021 Yaşar Nabi Şiir Ödülü'ne Hoş Koku kitabıyla değer görülen Emre Söylemez Şiir Gecesi'nin konuğuydu... İlk kitaplar her zaman şairler ve şiir ortamı için işaret fişeği özelliği taşırlar. Şairlerin çıkış noktalarını gösterdikleri kadar geleceklerine ilişkin ipuçları da sunarlar.Bugünün genç ve ilk kitap sahibi şairlerini, dünün ilk kitabıyla birlikte gelişip var olmuş şairlerini aynı anda buluşturmayı amaçlayan Şiir Gecesi'nde, bu kez hem Emre Söylemez şiirini hem de bu şiirin ve bu şairin Cahit Zarifoğlu'nun İşaret Çocukları ile açık ve kapalı akrabalıklarını Ömer Erdem'in evsahipliğinde konuştuk.</description>
      <pubDate>Sat, 03 Sep 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1fd9d550-bf5a-11ed-909c-9348261b7134/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2021 Yaşar Nabi Şiir Ödülü'ne Hoş Koku kitabıyla değer görülen Emre Söylemez Şiir Gecesi'nin konuğuydu... İlk kitaplar her zaman şairler ve şiir ortamı için işaret fişeği özelliği taşırlar. Şairlerin çıkış noktalarını gösterdikleri kadar geleceklerine...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2021 Yaşar Nabi Şiir Ödülü'ne Hoş Koku kitabıyla değer görülen Emre Söylemez Şiir Gecesi'nin konuğuydu... İlk kitaplar her zaman şairler ve şiir ortamı için işaret fişeği özelliği taşırlar. Şairlerin çıkış noktalarını gösterdikleri kadar geleceklerine ilişkin ipuçları da sunarlar.Bugünün genç ve ilk kitap sahibi şairlerini, dünün ilk kitabıyla birlikte gelişip var olmuş şairlerini aynı anda buluşturmayı amaçlayan Şiir Gecesi'nde, bu kez hem Emre Söylemez şiirini hem de bu şiirin ve bu şairin Cahit Zarifoğlu'nun İşaret Çocukları ile açık ve kapalı akrabalıklarını Ömer Erdem'in evsahipliğinde konuştuk.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2021 Yaşar Nabi Şiir Ödülü'ne Hoş Koku kitabıyla değer görülen Emre Söylemez Şiir Gecesi'nin konuğuydu... İlk kitaplar her zaman şairler ve şiir ortamı için işaret fişeği özelliği taşırlar. Şairlerin çıkış noktalarını gösterdikleri kadar geleceklerine ilişkin ipuçları da sunarlar.<br><br>Bugünün genç ve ilk kitap sahibi şairlerini, dünün ilk kitabıyla birlikte gelişip var olmuş şairlerini aynı anda buluşturmayı amaçlayan Şiir Gecesi'nde, bu kez hem Emre Söylemez şiirini hem de bu şiirin ve bu şairin Cahit Zarifoğlu'nun İşaret Çocukları ile açık ve kapalı akrabalıklarını Ömer Erdem'in evsahipliğinde konuştuk.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3147</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51015515]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9284411614.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>LaWje’den Kıraathane’ye Özel Konser</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/evkonseri-lawje-podcast</link>
      <description>2003 yılından itibaren, Hakkâri bölgesinde sözlü kültür derleme çalışmaları yapmaya başlayan, sözlü kültür üzerinden şekillenen müzikal zenginliği günümüz dinleyicisine ulaştırmaya çalışan LaWje grubu, davetimiz üzerine stüdyoya girerek, Kıraathane için bir Ev Konseri gerçekleştirdi. Çekimini YouTube kanalımızda yayınladığımız bu özel konseri burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 01 Sep 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/1ff26084-bf5a-11ed-909c-dbd2041aa352/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2003 yılından itibaren, Hakkâri bölgesinde sözlü kültür derleme çalışmaları yapmaya başlayan, sözlü kültür üzerinden şekillenen müzikal zenginliği günümüz dinleyicisine ulaştırmaya çalışan LaWje grubu, davetimiz üzerine stüdyoya girerek, Kıraathane...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2003 yılından itibaren, Hakkâri bölgesinde sözlü kültür derleme çalışmaları yapmaya başlayan, sözlü kültür üzerinden şekillenen müzikal zenginliği günümüz dinleyicisine ulaştırmaya çalışan LaWje grubu, davetimiz üzerine stüdyoya girerek, Kıraathane için bir Ev Konseri gerçekleştirdi. Çekimini YouTube kanalımızda yayınladığımız bu özel konseri burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2003 yılından itibaren, Hakkâri bölgesinde sözlü kültür derleme çalışmaları yapmaya başlayan, sözlü kültür üzerinden şekillenen müzikal zenginliği günümüz dinleyicisine ulaştırmaya çalışan LaWje grubu, davetimiz üzerine stüdyoya girerek, Kıraathane için bir Ev Konseri gerçekleştirdi. Çekimini YouTube kanalımızda yayınladığımız bu özel konseri burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4294</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51006193]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2219354241.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sevengül Sönmez, Yalçın Armağan - Oğuz Akkan’ın Cem Yayınevi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yayinciliktarihi-cem-yayinevi-podcast</link>
      <description>Sevengül Sönmez ile Yalçın Armağan'ın Yayıncılık Tarihi Konuşmaları 2019'da binamızda gerçekleşen buluşmalar sonrasında, uzun bir pandemi arasının ardından bu kez stüdyomuzda başladı. Edebiyat tarihini, yalnızca metinler tarihi olarak yorumlamak yerine, metni çevreleyen yapıları da dikkate alarak daha geniş bir perspektiften yeniden yazmak mümkün. Edebî metnin dolaşıma girmesi, kabul görmesi ve bu yolla edebiyat tarihine mal olmasında en önemli aktörlerden biri yayıncılar elbette. Bu yüzden de yayıncıların konumunu, tercihlerini, imkânlarını bilmeden edebiyata dair konuşmak her zaman eksikle malul.Bu sezon Kıraathane’de gerçekleştireceğimiz “Yayıncılık Tarihi” konuşmalarının ikinci serisinde, Türkiye’de yayıncılığın 1960’lardan 1990’a kadar nasıl şekillendiğini, edebiyat kanonunun oluşmasında ne tür bir etki yaptığını dönemin üç önemli yayıncısı ve yayınevi üzerinden tartışmaya çalışacağız: Oğuz Akkan’ın Cem Yayınevi, Ferit Edgü’nün Ada Yayınları ve Erdal Öz’ün Can Yayınları. Bu ilk buluşmamızda konumuz, “Oğuz Akkan’ın Cem Yayınevi”. Oğuz Akkan, 1964’te kurduğu Cem Yayınevi’nde Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Bekir Yıldız başta olmak üzere Türkçenin önemli yazarlarının kitaplarını yayımlarken en başta “Nobel Yayınları” dizisi olmak üzere dünya edebiyatının önemli metinlerinin Türkçeye çevrilmesini sağladı. Cem Yayınevi’nin kuruluş yıllarından -özellikle 1965’te Türkiye yayıncılığının hareketlenmesi çerçevesinde- 1990’lara uzanan serüvenini ve Oğuz Akkan’ın yayıncılığa katkılarını Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan anlattı.</description>
      <pubDate>Wed, 31 Aug 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/200ada4c-bf5a-11ed-909c-53657a49aa82/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sevengül Sönmez ile Yalçın Armağan'ın Yayıncılık Tarihi Konuşmaları 2019'da binamızda gerçekleşen buluşmalar sonrasında, uzun bir pandemi arasının ardından bu kez stüdyomuzda başladı. Edebiyat tarihini, yalnızca metinler tarihi olarak yorumlamak...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sevengül Sönmez ile Yalçın Armağan'ın Yayıncılık Tarihi Konuşmaları 2019'da binamızda gerçekleşen buluşmalar sonrasında, uzun bir pandemi arasının ardından bu kez stüdyomuzda başladı. Edebiyat tarihini, yalnızca metinler tarihi olarak yorumlamak yerine, metni çevreleyen yapıları da dikkate alarak daha geniş bir perspektiften yeniden yazmak mümkün. Edebî metnin dolaşıma girmesi, kabul görmesi ve bu yolla edebiyat tarihine mal olmasında en önemli aktörlerden biri yayıncılar elbette. Bu yüzden de yayıncıların konumunu, tercihlerini, imkânlarını bilmeden edebiyata dair konuşmak her zaman eksikle malul.Bu sezon Kıraathane’de gerçekleştireceğimiz “Yayıncılık Tarihi” konuşmalarının ikinci serisinde, Türkiye’de yayıncılığın 1960’lardan 1990’a kadar nasıl şekillendiğini, edebiyat kanonunun oluşmasında ne tür bir etki yaptığını dönemin üç önemli yayıncısı ve yayınevi üzerinden tartışmaya çalışacağız: Oğuz Akkan’ın Cem Yayınevi, Ferit Edgü’nün Ada Yayınları ve Erdal Öz’ün Can Yayınları. Bu ilk buluşmamızda konumuz, “Oğuz Akkan’ın Cem Yayınevi”. Oğuz Akkan, 1964’te kurduğu Cem Yayınevi’nde Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Bekir Yıldız başta olmak üzere Türkçenin önemli yazarlarının kitaplarını yayımlarken en başta “Nobel Yayınları” dizisi olmak üzere dünya edebiyatının önemli metinlerinin Türkçeye çevrilmesini sağladı. Cem Yayınevi’nin kuruluş yıllarından -özellikle 1965’te Türkiye yayıncılığının hareketlenmesi çerçevesinde- 1990’lara uzanan serüvenini ve Oğuz Akkan’ın yayıncılığa katkılarını Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan anlattı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sevengül Sönmez ile Yalçın Armağan'ın Yayıncılık Tarihi Konuşmaları 2019'da binamızda gerçekleşen buluşmalar sonrasında, uzun bir pandemi arasının ardından bu kez stüdyomuzda başladı. Edebiyat tarihini, yalnızca metinler tarihi olarak yorumlamak yerine, metni çevreleyen yapıları da dikkate alarak daha geniş bir perspektiften yeniden yazmak mümkün. Edebî metnin dolaşıma girmesi, kabul görmesi ve bu yolla edebiyat tarihine mal olmasında en önemli aktörlerden biri yayıncılar elbette. Bu yüzden de yayıncıların konumunu, tercihlerini, imkânlarını bilmeden edebiyata dair konuşmak her zaman eksikle malul.<br><br>Bu sezon Kıraathane’de gerçekleştireceğimiz “Yayıncılık Tarihi” konuşmalarının ikinci serisinde, Türkiye’de yayıncılığın 1960’lardan 1990’a kadar nasıl şekillendiğini, edebiyat kanonunun oluşmasında ne tür bir etki yaptığını dönemin üç önemli yayıncısı ve yayınevi üzerinden tartışmaya çalışacağız: Oğuz Akkan’ın Cem Yayınevi, Ferit Edgü’nün Ada Yayınları ve Erdal Öz’ün Can Yayınları. <br><br>Bu ilk buluşmamızda konumuz, “Oğuz Akkan’ın Cem Yayınevi”. Oğuz Akkan, 1964’te kurduğu Cem Yayınevi’nde Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Bekir Yıldız başta olmak üzere Türkçenin önemli yazarlarının kitaplarını yayımlarken en başta “Nobel Yayınları” dizisi olmak üzere dünya edebiyatının önemli metinlerinin Türkçeye çevrilmesini sağladı. Cem Yayınevi’nin kuruluş yıllarından -özellikle 1965’te Türkiye yayıncılığının hareketlenmesi çerçevesinde- 1990’lara uzanan serüvenini ve Oğuz Akkan’ın yayıncılığa katkılarını Sevengül Sönmez ve Yalçın Armağan anlattı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3412</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51006093]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3854956496.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Murat Daltaban, Özlem Daltaban, Ayşen Güven - Hayalden Gerçeğe: Ormanda Tiyatro</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ormanda-tiyatro-podcast</link>
      <description>Murat Daltaban bir gün Özlem Daltaban’a “Ben ormanda tiyatro yapmayı hayal ediyorum” diyor ve macera başlıyor. Önce DotOrman’da deneyimi... Ardından Nilüfer Kent Tiyatrosu’na da ormanda bir sahne kazandırıyor ikili. Ormanda tiyatro artık hayal değil, gerçek.Hem Türkiye'de tiyatronun hayat memat kavgasını hem de genel olarak sanatın, özel olarak da performans sanatlarının ekolojiyle ilişkisini ve bu ilişkiyi anlatıdan deneyime dönüştürme egzersizi olarak "ormanda tiyatro"yu, Murat Daltaban ve Özlem Daltaban'la, Ayşen Güven’le konuşuyor.</description>
      <pubDate>Mon, 29 Aug 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/20228c14-bf5a-11ed-909c-efa836188d8e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Murat Daltaban bir gün Özlem Daltaban’a “Ben ormanda tiyatro yapmayı hayal ediyorum” diyor ve macera başlıyor. Önce DotOrman’da deneyimi... Ardından Nilüfer Kent Tiyatrosu’na da ormanda bir sahne kazandırıyor ikili. Ormanda tiyatro artık hayal değil,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Murat Daltaban bir gün Özlem Daltaban’a “Ben ormanda tiyatro yapmayı hayal ediyorum” diyor ve macera başlıyor. Önce DotOrman’da deneyimi... Ardından Nilüfer Kent Tiyatrosu’na da ormanda bir sahne kazandırıyor ikili. Ormanda tiyatro artık hayal değil, gerçek.Hem Türkiye'de tiyatronun hayat memat kavgasını hem de genel olarak sanatın, özel olarak da performans sanatlarının ekolojiyle ilişkisini ve bu ilişkiyi anlatıdan deneyime dönüştürme egzersizi olarak "ormanda tiyatro"yu, Murat Daltaban ve Özlem Daltaban'la, Ayşen Güven’le konuşuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Murat Daltaban bir gün Özlem Daltaban’a “Ben ormanda tiyatro yapmayı hayal ediyorum” diyor ve macera başlıyor. Önce DotOrman’da deneyimi... Ardından Nilüfer Kent Tiyatrosu’na da ormanda bir sahne kazandırıyor ikili. Ormanda tiyatro artık hayal değil, gerçek.<br>Hem Türkiye'de tiyatronun hayat memat kavgasını hem de genel olarak sanatın, özel olarak da performans sanatlarının ekolojiyle ilişkisini ve bu ilişkiyi anlatıdan deneyime dönüştürme egzersizi olarak "ormanda tiyatro"yu, Murat Daltaban ve Özlem Daltaban'la, Ayşen Güven’le konuşuyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4340</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51006011]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6338806972.mp3?updated=1678463286" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nergis Abiyeva, Kültigin Kağan Akbulut - Plautilla Nelli ve Rönesans’ın Sanatçı Kadınları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/plautilla-nelli-podcast</link>
      <description>Argonotlar güncel sanat yayını ile ortak bir programımızda Nergis Abıyeva’nın Argonotlar’da yayımlanan "Plautilla Nelli ve Son Akşam Yemeği" yazısı üzerinden Rönesans’ın az bilinen, unutulmuş, unutturulmuş sanatçı kadınlarına bakıyoruz. Giorgio Vasari’nin Sanatçıların Hayat Hikâyeleri kitabında yer verdiği dört sanatçı kadından biri olan Nelli’nin sanat tarihindeki yerini inceliyoruz.</description>
      <pubDate>Sat, 27 Aug 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/203a9bc4-bf5a-11ed-909c-cb87042ac04f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Argonotlar güncel sanat yayını ile ortak bir programımızda Nergis Abıyeva’nın Argonotlar’da yayımlanan "Plautilla Nelli ve Son Akşam Yemeği" yazısı üzerinden Rönesans’ın az bilinen, unutulmuş, unutturulmuş sanatçı kadınlarına bakıyoruz. Giorgio...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Argonotlar güncel sanat yayını ile ortak bir programımızda Nergis Abıyeva’nın Argonotlar’da yayımlanan "Plautilla Nelli ve Son Akşam Yemeği" yazısı üzerinden Rönesans’ın az bilinen, unutulmuş, unutturulmuş sanatçı kadınlarına bakıyoruz. Giorgio Vasari’nin Sanatçıların Hayat Hikâyeleri kitabında yer verdiği dört sanatçı kadından biri olan Nelli’nin sanat tarihindeki yerini inceliyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Argonotlar güncel sanat yayını ile ortak bir programımızda Nergis Abıyeva’nın Argonotlar’da yayımlanan "Plautilla Nelli ve Son Akşam Yemeği" yazısı üzerinden Rönesans’ın az bilinen, unutulmuş, unutturulmuş sanatçı kadınlarına bakıyoruz. Giorgio Vasari’nin Sanatçıların Hayat Hikâyeleri kitabında yer verdiği dört sanatçı kadından biri olan Nelli’nin sanat tarihindeki yerini inceliyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3235</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51005275]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5290503171.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rober Koptaş, Ümit Kurt - Yervant Odyan, Zulüm ve Mizah</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yervant-odyan-podcast</link>
      <description>Ümit Kurt ve Rober Koptaş, Ermeni entelektüel tarihinin köşebaşı isimlerinden Yervant Odyan'ı ve onun Lanetli Yılları'nı konuşuyorlar. Meşrutiyet'in ilanından bir süre sonra İstanbul'a dönen, farklı gazete ve dergilerde günlük yazılar, tefrika öykü ve romanlar yazan; mizahı kaleminden hiç eksik etmeyen deyim yerindeyse "larger than life" bir yazar/entelektüel İstanbul Yeniköylü Yervant Odyan. Bu programda Kurt ve Koptaş uzun bir zaman sonra ilk defa Türkçeye kazandırılan Odyan'ın tehcir ve soykırım yıllarında başından geçenleri anlattığı Lanetli Yıllar'ı odaklarına alıyorlar.</description>
      <pubDate>Thu, 25 Aug 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2051164c-bf5a-11ed-909c-c3b7f02083d5/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ümit Kurt ve Rober Koptaş, Ermeni entelektüel tarihinin köşebaşı isimlerinden Yervant Odyan'ı ve onun Lanetli Yılları'nı konuşuyorlar. Meşrutiyet'in ilanından bir süre sonra İstanbul'a dönen, farklı gazete ve dergilerde günlük yazılar, tefrika öykü ve...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ümit Kurt ve Rober Koptaş, Ermeni entelektüel tarihinin köşebaşı isimlerinden Yervant Odyan'ı ve onun Lanetli Yılları'nı konuşuyorlar. Meşrutiyet'in ilanından bir süre sonra İstanbul'a dönen, farklı gazete ve dergilerde günlük yazılar, tefrika öykü ve romanlar yazan; mizahı kaleminden hiç eksik etmeyen deyim yerindeyse "larger than life" bir yazar/entelektüel İstanbul Yeniköylü Yervant Odyan. Bu programda Kurt ve Koptaş uzun bir zaman sonra ilk defa Türkçeye kazandırılan Odyan'ın tehcir ve soykırım yıllarında başından geçenleri anlattığı Lanetli Yıllar'ı odaklarına alıyorlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ümit Kurt ve Rober Koptaş, Ermeni entelektüel tarihinin köşebaşı isimlerinden Yervant Odyan'ı ve onun Lanetli Yılları'nı konuşuyorlar. Meşrutiyet'in ilanından bir süre sonra İstanbul'a dönen, farklı gazete ve dergilerde günlük yazılar, tefrika öykü ve romanlar yazan; mizahı kaleminden hiç eksik etmeyen deyim yerindeyse "larger than life" bir yazar/entelektüel İstanbul Yeniköylü Yervant Odyan. Bu programda Kurt ve Koptaş uzun bir zaman sonra ilk defa Türkçeye kazandırılan Odyan'ın tehcir ve soykırım yıllarında başından geçenleri anlattığı Lanetli Yıllar'ı odaklarına alıyorlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3659</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51005233]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5909344052.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erhan Altan - tutanak</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/erhan-altan-tutanak-podcast</link>
      <description>Farklı bir Şiir Gecesi. Odağında, Holokost üzerine bir belgesel şiir kitabı olan tutanak (Almanca nachschrift) var. Konusunun soykırım olması, onu en baştan zor, belki de olanaksız bir edebî ödevin parçası kılıyor, çünkü, diyor Friedrich Achleitner, tutanak’ın sonsözünde: “Nasyonal sosyalist imha ne betimlenebilir ne de temsil edilebilir. Asıl gerçekliği aktarabilecek bir araç, bunun yerini tutabilecek bir gerçeklik yoktur. Her deneme abartılamaz olanın abartılmasıyla sonuçlanır, böylece sonunda ulaşılan ikincil bir gerçeklik ya da kitsch olur”. İtiraz etmek olanaksız bu cümlelere, ancak soykırımları aktarmanın yollarını da bulmak zorundayız. Peki ama nasıl? Heimrad Bäcker nasıl yapmıştı? Heimrad Bäcker tutanak’ı, tamamen fail ve kurbanlara ait otantik metinlerden yaptığı alıntılarla kurmuş. Yapıt bu yolla belgesel niteliği kazanmış. Ancak fail metinleri oldukları halleriyle bırakılamayacağı, çünkü hepsi birer hissizleştirme ve örtbas etme örneği olduğu için deşifre edilmeleri gerekiyor. Bu amaçla Bäcker yüzyıl avangartlarının tekniklerini kullanmış. Böylelikle yüzyılın en büyük vahşeti, yüzyıl avangartlarının edebi kazanımlarıyla deşifre edilerek bize ulaştırılmış. Bu tutanak’ı yüzyılın en ilginç ve önemli yapıtlarından biri kılıyor, soykırımın edebiyatta temsili üzerine düşünürken görmezden gelinemeyecek bir yapıt yapıyor onu. tutanak'ın Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan Türkçe edisyonunun çevirmenlerinden Erhan Altan 10 Mart 2022 akşamı Kıraathane'de konuğumuzdu. Altan, bize hem kitaptan bölümler okudu hem de Heimrad Bäcker ve yazdıkları üzerine katılımcılarla sohbet etti.</description>
      <pubDate>Wed, 24 Aug 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2069543c-bf5a-11ed-909c-7f01fcd25662/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Farklı bir Şiir Gecesi. Odağında, Holokost üzerine bir belgesel şiir kitabı olan tutanak (Almanca nachschrift) var. Konusunun soykırım olması, onu en baştan zor, belki de olanaksız bir edebî ödevin parçası kılıyor, çünkü, diyor Friedrich Achleitner,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Farklı bir Şiir Gecesi. Odağında, Holokost üzerine bir belgesel şiir kitabı olan tutanak (Almanca nachschrift) var. Konusunun soykırım olması, onu en baştan zor, belki de olanaksız bir edebî ödevin parçası kılıyor, çünkü, diyor Friedrich Achleitner, tutanak’ın sonsözünde: “Nasyonal sosyalist imha ne betimlenebilir ne de temsil edilebilir. Asıl gerçekliği aktarabilecek bir araç, bunun yerini tutabilecek bir gerçeklik yoktur. Her deneme abartılamaz olanın abartılmasıyla sonuçlanır, böylece sonunda ulaşılan ikincil bir gerçeklik ya da kitsch olur”. İtiraz etmek olanaksız bu cümlelere, ancak soykırımları aktarmanın yollarını da bulmak zorundayız. Peki ama nasıl? Heimrad Bäcker nasıl yapmıştı? Heimrad Bäcker tutanak’ı, tamamen fail ve kurbanlara ait otantik metinlerden yaptığı alıntılarla kurmuş. Yapıt bu yolla belgesel niteliği kazanmış. Ancak fail metinleri oldukları halleriyle bırakılamayacağı, çünkü hepsi birer hissizleştirme ve örtbas etme örneği olduğu için deşifre edilmeleri gerekiyor. Bu amaçla Bäcker yüzyıl avangartlarının tekniklerini kullanmış. Böylelikle yüzyılın en büyük vahşeti, yüzyıl avangartlarının edebi kazanımlarıyla deşifre edilerek bize ulaştırılmış. Bu tutanak’ı yüzyılın en ilginç ve önemli yapıtlarından biri kılıyor, soykırımın edebiyatta temsili üzerine düşünürken görmezden gelinemeyecek bir yapıt yapıyor onu. tutanak'ın Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan Türkçe edisyonunun çevirmenlerinden Erhan Altan 10 Mart 2022 akşamı Kıraathane'de konuğumuzdu. Altan, bize hem kitaptan bölümler okudu hem de Heimrad Bäcker ve yazdıkları üzerine katılımcılarla sohbet etti.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Farklı bir Şiir Gecesi. Odağında, Holokost üzerine bir belgesel şiir kitabı olan tutanak (Almanca nachschrift) var. Konusunun soykırım olması, onu en baştan zor, belki de olanaksız bir edebî ödevin parçası kılıyor, çünkü, diyor Friedrich Achleitner, tutanak’ın sonsözünde: “Nasyonal sosyalist imha ne betimlenebilir ne de temsil edilebilir. Asıl gerçekliği aktarabilecek bir araç, bunun yerini tutabilecek bir gerçeklik yoktur. Her deneme abartılamaz olanın abartılmasıyla sonuçlanır, böylece sonunda ulaşılan ikincil bir gerçeklik ya da kitsch olur”. <br><br>İtiraz etmek olanaksız bu cümlelere, ancak soykırımları aktarmanın yollarını da bulmak zorundayız. Peki ama nasıl? Heimrad Bäcker nasıl yapmıştı? Heimrad Bäcker tutanak’ı, tamamen fail ve kurbanlara ait otantik metinlerden yaptığı alıntılarla kurmuş. Yapıt bu yolla belgesel niteliği kazanmış. Ancak fail metinleri oldukları halleriyle bırakılamayacağı, çünkü hepsi birer hissizleştirme ve örtbas etme örneği olduğu için deşifre edilmeleri gerekiyor. Bu amaçla Bäcker yüzyıl avangartlarının tekniklerini kullanmış. Böylelikle yüzyılın en büyük vahşeti, yüzyıl avangartlarının edebi kazanımlarıyla deşifre edilerek bize ulaştırılmış. Bu tutanak’ı yüzyılın en ilginç ve önemli yapıtlarından biri kılıyor, soykırımın edebiyatta temsili üzerine düşünürken görmezden gelinemeyecek bir yapıt yapıyor onu. <br><br>tutanak'ın Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan Türkçe edisyonunun çevirmenlerinden Erhan Altan 10 Mart 2022 akşamı Kıraathane'de konuğumuzdu. Altan, bize hem kitaptan bölümler okudu hem de Heimrad Bäcker ve yazdıkları üzerine katılımcılarla sohbet etti.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3235</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/51004449]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5954922441.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yasmine Seale, Isobel Finkel - Binbir Gece Masalları Yeniden / Arabian Nights Once Again</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yasmine-seale-isobel-finkel-podcast</link>
      <description>Binbir Gece Masalları'nın (The Arabian Nights) şair ve çevirmen Yasmine Seale tarafından Arapçadan İngilizceye yapılan yeni tercümesi, Paulo Lemos Horta'nın editoryal notlarıyla birlikte W.W. Norton yayınevince 2021 sonbaharında yayımlandı. Bu programda dünya edebiyatının köşetaşı ve tükenmez ilham kaynağı olan bu olağanüstü kitabı en yeni çevirmeni Yasmine Seale ile konuşuyoruz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/20812148-bf5a-11ed-909c-b71d1293d799/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Binbir Gece Masalları'nın (The Arabian Nights) şair ve çevirmen Yasmine Seale tarafından Arapçadan İngilizceye yapılan yeni tercümesi, Paulo Lemos Horta'nın editoryal notlarıyla birlikte W.W. Norton yayınevince 2021 sonbaharında yayımlandı. Bu...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Binbir Gece Masalları'nın (The Arabian Nights) şair ve çevirmen Yasmine Seale tarafından Arapçadan İngilizceye yapılan yeni tercümesi, Paulo Lemos Horta'nın editoryal notlarıyla birlikte W.W. Norton yayınevince 2021 sonbaharında yayımlandı. Bu programda dünya edebiyatının köşetaşı ve tükenmez ilham kaynağı olan bu olağanüstü kitabı en yeni çevirmeni Yasmine Seale ile konuşuyoruz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Binbir Gece Masalları'nın (The Arabian Nights) şair ve çevirmen Yasmine Seale tarafından Arapçadan İngilizceye yapılan yeni tercümesi, Paulo Lemos Horta'nın editoryal notlarıyla birlikte W.W. Norton yayınevince 2021 sonbaharında yayımlandı. Bu programda dünya edebiyatının köşetaşı ve tükenmez ilham kaynağı olan bu olağanüstü kitabı en yeni çevirmeni Yasmine Seale ile konuşuyoruz.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3020</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50895306]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3048220124.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eda Sezgin, Ayşen Güven - Sanat ve Ekoloji</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/eda-sezgin-ayen-gven-podcast</link>
      <description>Bu programda, editörü Eda Sezgin’le, İletişim Yayınları Sanat Hayat Dizisi’nden yayımlanan Sanat ve Ekoloji kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştiriyoruz.  Moderatörlüğü Ayşen Güven yapıyor. Günümüzde dinamik bir toplumsal-politik hareket olarak ekolojinin sanatçılar, küratörler, kurumlar ve eleştirmenler için bir cazibesi var; sanat üretimlerinin de konunun acilliği ve vahametinden kaynaklı bir dokunulmazlığı. Oysa bu sergi ve sanat pratiklerinin kimi zaman tam da kendisi, ya yaklaşımı ya da icrası ve koşulları gereği ekoloji karşıtı bir yerde konumlanabiliyor. Yakın zamanda çıkan Sanat ve Ekoloji. Sanat/Yaşam/Üretim, sanat ve ekoloji ilişkisinin kafalarda oluşturduğu bu ve benzeri sorunlara, ortaya çıkardığı çelişki ve açmazlara politik ekoloji ekseninden bakmayı amaçlıyor.</description>
      <pubDate>Sat, 20 Aug 2022 08:05:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/209923f6-bf5a-11ed-909c-374028cd613e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bu programda, editörü Eda Sezgin’le, İletişim Yayınları Sanat Hayat Dizisi’nden yayımlanan Sanat ve Ekoloji kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştiriyoruz.  Moderatörlüğü Ayşen Güven yapıyor.
 
Günümüzde dinamik bir toplumsal-politik hareket olarak...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu programda, editörü Eda Sezgin’le, İletişim Yayınları Sanat Hayat Dizisi’nden yayımlanan Sanat ve Ekoloji kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştiriyoruz.  Moderatörlüğü Ayşen Güven yapıyor. Günümüzde dinamik bir toplumsal-politik hareket olarak ekolojinin sanatçılar, küratörler, kurumlar ve eleştirmenler için bir cazibesi var; sanat üretimlerinin de konunun acilliği ve vahametinden kaynaklı bir dokunulmazlığı. Oysa bu sergi ve sanat pratiklerinin kimi zaman tam da kendisi, ya yaklaşımı ya da icrası ve koşulları gereği ekoloji karşıtı bir yerde konumlanabiliyor. Yakın zamanda çıkan Sanat ve Ekoloji. Sanat/Yaşam/Üretim, sanat ve ekoloji ilişkisinin kafalarda oluşturduğu bu ve benzeri sorunlara, ortaya çıkardığı çelişki ve açmazlara politik ekoloji ekseninden bakmayı amaçlıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bu programda, editörü Eda Sezgin’le, İletişim Yayınları Sanat Hayat Dizisi’nden yayımlanan Sanat ve Ekoloji kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştiriyoruz.  Moderatörlüğü Ayşen Güven yapıyor.<br> <br>Günümüzde dinamik bir toplumsal-politik hareket olarak ekolojinin sanatçılar, küratörler, kurumlar ve eleştirmenler için bir cazibesi var; sanat üretimlerinin de konunun acilliği ve vahametinden kaynaklı bir dokunulmazlığı. Oysa bu sergi ve sanat pratiklerinin kimi zaman tam da kendisi, ya yaklaşımı ya da icrası ve koşulları gereği ekoloji karşıtı bir yerde konumlanabiliyor. Yakın zamanda çıkan Sanat ve Ekoloji. Sanat/Yaşam/Üretim, sanat ve ekoloji ilişkisinin kafalarda oluşturduğu bu ve benzeri sorunlara, ortaya çıkardığı çelişki ve açmazlara politik ekoloji ekseninden bakmayı amaçlıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2477</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50895244]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5674569119.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ev Konseri: Bir Usmanbaş Akşamı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ilhan-usmanbas-podcast</link>
      <description>Türkiye'nin en önemli yaratıcılarından birinin, değerli besteci İlhan Usmanbaş'ın hayatını ve eserini kutladık evimizde. İlhan Usmanbaş'ın müziğinde iki ayrı anlayışı yansıtan Çizgiler ve Yaylı Dördül İçin Adagio-99 adlı eserlerini dinleyeceğimiz ev konserimiz, özel bir sunumla başlıyor. Arpist İpek Mine Sonakın'ın, kendisinin de kompozisyon hocası olan İlhan Usmanbaş'ın bestecilik dilini ve çağdaş sanata bakışını anlatacağı sunumun ardından müziğe kulak veriyoruz.Program--- Çizgiler : Klarnet, Gitar, Vurmalılar ve Piyano (1986) Erhan Birol (gitar), İnci Yakar Birol (piyano), Ebru Mine Sonakın (klarinet), Okan Akan (vurmalı çalgılar).--- Yaylı Dördül için Adagio-99 (1999)Ülkü Koper (keman), Leyla Berk (keman), Vesile Deniz Yücel (viyola), Murat Berk (viyolonsel).</description>
      <pubDate>Thu, 18 Aug 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/20b24b10-bf5a-11ed-909c-831c6a4a689e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Türkiye'nin en önemli yaratıcılarından birinin, değerli besteci İlhan Usmanbaş'ın hayatını ve eserini kutladık evimizde. İlhan Usmanbaş'ın müziğinde iki ayrı anlayışı yansıtan Çizgiler ve Yaylı Dördül İçin Adagio-99 adlı eserlerini dinleyeceğimiz ev...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Türkiye'nin en önemli yaratıcılarından birinin, değerli besteci İlhan Usmanbaş'ın hayatını ve eserini kutladık evimizde. İlhan Usmanbaş'ın müziğinde iki ayrı anlayışı yansıtan Çizgiler ve Yaylı Dördül İçin Adagio-99 adlı eserlerini dinleyeceğimiz ev konserimiz, özel bir sunumla başlıyor. Arpist İpek Mine Sonakın'ın, kendisinin de kompozisyon hocası olan İlhan Usmanbaş'ın bestecilik dilini ve çağdaş sanata bakışını anlatacağı sunumun ardından müziğe kulak veriyoruz.Program--- Çizgiler : Klarnet, Gitar, Vurmalılar ve Piyano (1986) Erhan Birol (gitar), İnci Yakar Birol (piyano), Ebru Mine Sonakın (klarinet), Okan Akan (vurmalı çalgılar).--- Yaylı Dördül için Adagio-99 (1999)Ülkü Koper (keman), Leyla Berk (keman), Vesile Deniz Yücel (viyola), Murat Berk (viyolonsel).</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Türkiye'nin en önemli yaratıcılarından birinin, değerli besteci İlhan Usmanbaş'ın hayatını ve eserini kutladık evimizde. İlhan Usmanbaş'ın müziğinde iki ayrı anlayışı yansıtan Çizgiler ve Yaylı Dördül İçin Adagio-99 adlı eserlerini dinleyeceğimiz ev konserimiz, özel bir sunumla başlıyor. Arpist İpek Mine Sonakın'ın, kendisinin de kompozisyon hocası olan İlhan Usmanbaş'ın bestecilik dilini ve çağdaş sanata bakışını anlatacağı sunumun ardından müziğe kulak veriyoruz.<br><br>Program<br><br>--- Çizgiler : Klarnet, Gitar, Vurmalılar ve Piyano (1986) <br><br>Erhan Birol (gitar), İnci Yakar Birol (piyano), Ebru Mine Sonakın (klarinet), Okan Akan (vurmalı çalgılar).<br><br>--- Yaylı Dördül için Adagio-99 (1999)<br><br>Ülkü Koper (keman), Leyla Berk (keman), Vesile Deniz Yücel (viyola), Murat Berk (viyolonsel).]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2028</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50895174]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9841805261.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emre Can Dağlıoğlu, Yektan Türkyılmaz - Arapların 1915’i: Soykırım, Kimlik, Coğrafya</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/emrecan-daglioglu-yektan-turkyilmaz-podcast</link>
      <description>Emre Can Dağlıoğlu'nun derlediği Arapların 1915’i: Soykırım, Kimlik, Coğrafya, İletişim Yayınları'nca Kasım 2021'de yayımlandı. Kitapta Emre Can Dağlıoğlu'nun kaleme aldığı "Korkunun Propagandası: Ermeni Soykırımını Bir Bedevi Asilzadesinin Kaleminden Okumak" makalesinin yanı sıra, Hamit Bozarslan, Nora Arissian, Samuel Dolbee, Anna Aleksanyan, Narine Margaryan, Keith David Watenpaugh, Victoria Abrahamyan, Şule Can ve Rashid Khalidi'nin makaleleri yer alıyor.Yayınevinin notundan aktarırsak, bu kitap:  "Ermeni soykırımı çalışmalarına yeni bir bakış açısı kazandırıyor, soykırımın tarihlendiği 1915 ve sonrasını Arap coğrafyası açısından ele alıyor. Bunu yaparken tarihi de dahil ediyor, 1915’i 'sabitlik'ten çıkarıp, daha öteye bakmamıza olanak sağlıyor. Yeknesak bir soykırım anlayışı yerine, yerelliklere ve bu yerellik ilişkilerinin ortaya çıkardığı farklılıklara odaklanıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun Arap vilayetlerine tehcir edilen Ermenilerin karşılaştıkları politikalar, Ermeni soykırım anlatılarında her daim karşımıza çıkan çölün aynı zamanda bir hayatta kalma aracı olabilmesi, soykırımın bugüne değin süren etkileri, Arapların soykırım karşısındaki tutumları, soykırımda basın-yayın organlarının etkisi, zorla evlendirilen Ermeni kadınların ve yetim çocukların kurtuluşu ve kurtulamayışı gibi hususları içeren bu çalışma, Ermeni soykırımını ve sonrasını anlamak için yeni bir ufuk açıyor."Tıpkı bu tarifteki gibi sabitlikten, yeknesaklıktan kurtulmuş bir bakışla, ufuk açıcı bir tartışma sunuyoruz bu yayında. Emre Can Dağlıoğlu'nun editörlüğünü yaptığı kitap üzerine anlatacaklarını, Yektan Türkyılmaz'ın soru ve değerlendirmeleri eşliğinde dinliyoruz.</description>
      <pubDate>Wed, 17 Aug 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/20cbd102-bf5a-11ed-909c-13591b6a9a8b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Emre Can Dağlıoğlu'nun derlediği Arapların 1915’i: Soykırım, Kimlik, Coğrafya, İletişim Yayınları'nca Kasım 2021'de yayımlandı. Kitapta Emre Can Dağlıoğlu'nun kaleme aldığı "Korkunun Propagandası: Ermeni Soykırımını Bir Bedevi Asilzadesinin Kaleminden...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Emre Can Dağlıoğlu'nun derlediği Arapların 1915’i: Soykırım, Kimlik, Coğrafya, İletişim Yayınları'nca Kasım 2021'de yayımlandı. Kitapta Emre Can Dağlıoğlu'nun kaleme aldığı "Korkunun Propagandası: Ermeni Soykırımını Bir Bedevi Asilzadesinin Kaleminden Okumak" makalesinin yanı sıra, Hamit Bozarslan, Nora Arissian, Samuel Dolbee, Anna Aleksanyan, Narine Margaryan, Keith David Watenpaugh, Victoria Abrahamyan, Şule Can ve Rashid Khalidi'nin makaleleri yer alıyor.Yayınevinin notundan aktarırsak, bu kitap:  "Ermeni soykırımı çalışmalarına yeni bir bakış açısı kazandırıyor, soykırımın tarihlendiği 1915 ve sonrasını Arap coğrafyası açısından ele alıyor. Bunu yaparken tarihi de dahil ediyor, 1915’i 'sabitlik'ten çıkarıp, daha öteye bakmamıza olanak sağlıyor. Yeknesak bir soykırım anlayışı yerine, yerelliklere ve bu yerellik ilişkilerinin ortaya çıkardığı farklılıklara odaklanıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun Arap vilayetlerine tehcir edilen Ermenilerin karşılaştıkları politikalar, Ermeni soykırım anlatılarında her daim karşımıza çıkan çölün aynı zamanda bir hayatta kalma aracı olabilmesi, soykırımın bugüne değin süren etkileri, Arapların soykırım karşısındaki tutumları, soykırımda basın-yayın organlarının etkisi, zorla evlendirilen Ermeni kadınların ve yetim çocukların kurtuluşu ve kurtulamayışı gibi hususları içeren bu çalışma, Ermeni soykırımını ve sonrasını anlamak için yeni bir ufuk açıyor."Tıpkı bu tarifteki gibi sabitlikten, yeknesaklıktan kurtulmuş bir bakışla, ufuk açıcı bir tartışma sunuyoruz bu yayında. Emre Can Dağlıoğlu'nun editörlüğünü yaptığı kitap üzerine anlatacaklarını, Yektan Türkyılmaz'ın soru ve değerlendirmeleri eşliğinde dinliyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Emre Can Dağlıoğlu'nun derlediği Arapların 1915’i: Soykırım, Kimlik, Coğrafya, İletişim Yayınları'nca Kasım 2021'de yayımlandı. Kitapta Emre Can Dağlıoğlu'nun kaleme aldığı "Korkunun Propagandası: Ermeni Soykırımını Bir Bedevi Asilzadesinin Kaleminden Okumak" makalesinin yanı sıra, Hamit Bozarslan, Nora Arissian, Samuel Dolbee, Anna Aleksanyan, Narine Margaryan, Keith David Watenpaugh, Victoria Abrahamyan, Şule Can ve Rashid Khalidi'nin makaleleri yer alıyor.<br><br>Yayınevinin notundan aktarırsak, bu kitap:  "Ermeni soykırımı çalışmalarına yeni bir bakış açısı kazandırıyor, soykırımın tarihlendiği 1915 ve sonrasını Arap coğrafyası açısından ele alıyor. Bunu yaparken tarihi de dahil ediyor, 1915’i 'sabitlik'ten çıkarıp, daha öteye bakmamıza olanak sağlıyor. Yeknesak bir soykırım anlayışı yerine, yerelliklere ve bu yerellik ilişkilerinin ortaya çıkardığı farklılıklara odaklanıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun Arap vilayetlerine tehcir edilen Ermenilerin karşılaştıkları politikalar, Ermeni soykırım anlatılarında her daim karşımıza çıkan çölün aynı zamanda bir hayatta kalma aracı olabilmesi, soykırımın bugüne değin süren etkileri, Arapların soykırım karşısındaki tutumları, soykırımda basın-yayın organlarının etkisi, zorla evlendirilen Ermeni kadınların ve yetim çocukların kurtuluşu ve kurtulamayışı gibi hususları içeren bu çalışma, Ermeni soykırımını ve sonrasını anlamak için yeni bir ufuk açıyor."<br><br>Tıpkı bu tarifteki gibi sabitlikten, yeknesaklıktan kurtulmuş bir bakışla, ufuk açıcı bir tartışma sunuyoruz bu yayında. Emre Can Dağlıoğlu'nun editörlüğünü yaptığı kitap üzerine anlatacaklarını, Yektan Türkyılmaz'ın soru ve değerlendirmeleri eşliğinde dinliyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3921</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50895133]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8652763524.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emir Ali Türkmen, Mesut Varlık - Dipnot Yayınları'nın 20 Yıllık Hikâyesi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/dipnot-yayinlari-podcast</link>
      <description>Yayıncılık Konuşmaları'nda bu kez yolumuz Ankara'ya düşüyor. Dipnot Yayınları'ndan Emir Ali Türkmen ile yayınevinin yirmi yıllık hikâyesini ve bugününü konuştuk. Elbette yayıncılığımızın Ankara'dan nasıl göründüğüne dair bir sohbet de oldu bu. Bağımsız, butik, küçük, dar bütçeli yayınevleriyle sürdürdüğümüz bu söyleşi dizisinin değer bölümleri gibi Dipnot'la sohbetin moderatörlüğünü de Mesut Varlık üstlendi.</description>
      <pubDate>Mon, 15 Aug 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/20e56108-bf5a-11ed-909c-c726a66318df/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yayıncılık Konuşmaları'nda bu kez yolumuz Ankara'ya düşüyor. Dipnot Yayınları'ndan Emir Ali Türkmen ile yayınevinin yirmi yıllık hikâyesini ve bugününü konuştuk. Elbette yayıncılığımızın Ankara'dan nasıl göründüğüne dair bir sohbet de oldu bu....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yayıncılık Konuşmaları'nda bu kez yolumuz Ankara'ya düşüyor. Dipnot Yayınları'ndan Emir Ali Türkmen ile yayınevinin yirmi yıllık hikâyesini ve bugününü konuştuk. Elbette yayıncılığımızın Ankara'dan nasıl göründüğüne dair bir sohbet de oldu bu. Bağımsız, butik, küçük, dar bütçeli yayınevleriyle sürdürdüğümüz bu söyleşi dizisinin değer bölümleri gibi Dipnot'la sohbetin moderatörlüğünü de Mesut Varlık üstlendi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yayıncılık Konuşmaları'nda bu kez yolumuz Ankara'ya düşüyor. Dipnot Yayınları'ndan Emir Ali Türkmen ile yayınevinin yirmi yıllık hikâyesini ve bugününü konuştuk. Elbette yayıncılığımızın Ankara'dan nasıl göründüğüne dair bir sohbet de oldu bu. Bağımsız, butik, küçük, dar bütçeli yayınevleriyle sürdürdüğümüz bu söyleşi dizisinin değer bölümleri gibi Dipnot'la sohbetin moderatörlüğünü de Mesut Varlık üstlendi.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3830</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50895073]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3607892247.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ayşe Görkem Kozanoğlu, Şenay Aydemir - Edebiyattan Sinemaya Murakami</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/murakami-sinema-podcast</link>
      <description>Japon edebiyatçı Haruki Murakami eserleriyle sinemaya ilham vermeye devam ediyor. Özellikle 2018 tarihli Beoning (Şüphe) ve bu yıl ödül sezonunun gözdesi hâline gelen Drive My Car dünya çapında ilgi gördü. Ağırlıklı olarak bu iki film üzerinden, Murakami edebiyatında sinemasallık ve sinemadaki Murakami uyarlamaları üzerine Ayşe Görkem Kozanoğlu ile Şenay Aydemir'in sohbetini dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 13 Aug 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/20ff3c90-bf5a-11ed-909c-3faf530eef2f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Japon edebiyatçı Haruki Murakami eserleriyle sinemaya ilham vermeye devam ediyor. Özellikle 2018 tarihli Beoning (Şüphe) ve bu yıl ödül sezonunun gözdesi hâline gelen Drive My Car dünya çapında ilgi gördü. Ağırlıklı olarak bu iki film üzerinden,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Japon edebiyatçı Haruki Murakami eserleriyle sinemaya ilham vermeye devam ediyor. Özellikle 2018 tarihli Beoning (Şüphe) ve bu yıl ödül sezonunun gözdesi hâline gelen Drive My Car dünya çapında ilgi gördü. Ağırlıklı olarak bu iki film üzerinden, Murakami edebiyatında sinemasallık ve sinemadaki Murakami uyarlamaları üzerine Ayşe Görkem Kozanoğlu ile Şenay Aydemir'in sohbetini dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Japon edebiyatçı Haruki Murakami eserleriyle sinemaya ilham vermeye devam ediyor. Özellikle 2018 tarihli Beoning (Şüphe) ve bu yıl ödül sezonunun gözdesi hâline gelen Drive My Car dünya çapında ilgi gördü. Ağırlıklı olarak bu iki film üzerinden, Murakami edebiyatında sinemasallık ve sinemadaki Murakami uyarlamaları üzerine Ayşe Görkem Kozanoğlu ile Şenay Aydemir'in sohbetini dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2428</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50895017]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7041252410.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Birgül Oğuz, Deniz Gedizlioğlu - Uzakta Yazmak: Gotland Dönüşünde</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/birgul-oguz-deniz-gedizlioglu-gotland-podcast</link>
      <description>İlkbahar 2022 sezonumuzun bizim için sevinçli anlarından birinde, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi olarak Baltık Yazarlar ve Çevirmenler Merkezi, İsveç Araştırma Enstitüsü ve İsveç Yazarlar Birliği ile birlikte başlattığımız “Gotland’da Üç Hafta” programımızın ilk "yolcuları" olmaya hak kazanan Birgül Oğuz ve Deniz Gedizlioğlu'nu İsveç'e uğurlamıştık.Zaman hızla geçti. Birgül Oğuz ve Deniz Gedizlioğlu Gotland adasındaki Visby şehrinde Baltık Yazarlar ve Çevirmenler Merkezi'ndeki misafirliklerini tamamlayıp kısa süre önce Türkiye'ye döndüler. Ve bizi kırmadılar; deneyimlerini taze taze paylaşmak üzere Kıraathane stüdyosunda konuğumuz oldular. Bu yayında hem onlardan Gotland serüvenlerini dinliyoruz hem de "Uzakta Yazmak" başlığıyla, işi kelimelerle olan, işyeri yazı masası olan insanlar evlerinden, ofislerinden, alıştıkları çevreden uzaklaşarak, farklı bir iklimde, farklı insanlar arasında, farklı bir yazı masasında çalıştıklarında, bu değişimin üretimlerine nasıl yansıdığını öğreniyoruz.</description>
      <pubDate>Thu, 11 Aug 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/21199ebe-bf5a-11ed-909c-9fd8ef988fb9/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İlkbahar 2022 sezonumuzun bizim için sevinçli anlarından birinde, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi olarak Baltık Yazarlar ve Çevirmenler Merkezi, İsveç Araştırma Enstitüsü ve İsveç Yazarlar Birliği ile birlikte başlattığımız “Gotland’da Üç Hafta”...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İlkbahar 2022 sezonumuzun bizim için sevinçli anlarından birinde, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi olarak Baltık Yazarlar ve Çevirmenler Merkezi, İsveç Araştırma Enstitüsü ve İsveç Yazarlar Birliği ile birlikte başlattığımız “Gotland’da Üç Hafta” programımızın ilk "yolcuları" olmaya hak kazanan Birgül Oğuz ve Deniz Gedizlioğlu'nu İsveç'e uğurlamıştık.Zaman hızla geçti. Birgül Oğuz ve Deniz Gedizlioğlu Gotland adasındaki Visby şehrinde Baltık Yazarlar ve Çevirmenler Merkezi'ndeki misafirliklerini tamamlayıp kısa süre önce Türkiye'ye döndüler. Ve bizi kırmadılar; deneyimlerini taze taze paylaşmak üzere Kıraathane stüdyosunda konuğumuz oldular. Bu yayında hem onlardan Gotland serüvenlerini dinliyoruz hem de "Uzakta Yazmak" başlığıyla, işi kelimelerle olan, işyeri yazı masası olan insanlar evlerinden, ofislerinden, alıştıkları çevreden uzaklaşarak, farklı bir iklimde, farklı insanlar arasında, farklı bir yazı masasında çalıştıklarında, bu değişimin üretimlerine nasıl yansıdığını öğreniyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İlkbahar 2022 sezonumuzun bizim için sevinçli anlarından birinde, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi olarak Baltık Yazarlar ve Çevirmenler Merkezi, İsveç Araştırma Enstitüsü ve İsveç Yazarlar Birliği ile birlikte başlattığımız “Gotland’da Üç Hafta” programımızın ilk "yolcuları" olmaya hak kazanan Birgül Oğuz ve Deniz Gedizlioğlu'nu İsveç'e uğurlamıştık.<br><br>Zaman hızla geçti. Birgül Oğuz ve Deniz Gedizlioğlu Gotland adasındaki Visby şehrinde Baltık Yazarlar ve Çevirmenler Merkezi'ndeki misafirliklerini tamamlayıp kısa süre önce Türkiye'ye döndüler. Ve bizi kırmadılar; deneyimlerini taze taze paylaşmak üzere Kıraathane stüdyosunda konuğumuz oldular. Bu yayında hem onlardan Gotland serüvenlerini dinliyoruz hem de "Uzakta Yazmak" başlığıyla, işi kelimelerle olan, işyeri yazı masası olan insanlar evlerinden, ofislerinden, alıştıkları çevreden uzaklaşarak, farklı bir iklimde, farklı insanlar arasında, farklı bir yazı masasında çalıştıklarında, bu değişimin üretimlerine nasıl yansıdığını öğreniyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2157</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50735342]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2341885419.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Amanda Michalopoulou, Nilüfer Kuyaş - Tanrı'nın Karısı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/amanda-michalopoulou-nilufer-kuyas-podcast</link>
      <description>Alakarga Yayınları’ndan Tanrı’nın Karısı adlı romanı Özlem Akpınar Ciaccio’nun çevirisiyle çıkan Yunan yazar Amanda Michalopoulou konuğumuz. Moderatörümüz Nilüfer Kuyaş. Cesur bir roman, cesur bir yazar. Tanrı’nın bir karısı olsaydı, ne olurdu? Kadına ve evliliğe pek yer olmayan, ataerkil Hristiyanlık geleneğinde, gene de nefsinden sıyrılıp Tanrı ile bir olmaya çalışan, bazıları azize mertebesine ulaşan çok sayıda mistik kadın vardır. Ama Michalopoulou’nun kadın kahramanı azize değil, hepimiz gibi bir insan. En önemli özelliği, Yaratıcı’nın karısı olarak, kendisinin de daha ufak ölçüde “yaratmaya” başlaması. Bir okur yaratması ve o okura hitaben mektup şeklinde yazdığı bir hikâye yaratması, yazmaya başlaması.Aynı zamanda oyun yazarı da olan Amanda Michalopoulou’nun “Fedra Yanıyor” (Phaedra On Fire) adlı en yeni oyunu 2021 Temmuz ayında Atina Tiyatro Festivali kapsamında Epidauros’ta sahnelendi. Kışkırtıcı, risk almayı seven bir yazarla, yazmak üzerine konuştuk.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 10 Aug 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/213353ea-bf5a-11ed-909c-b7e3eb71c565/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Alakarga Yayınları’ndan Tanrı’nın Karısı adlı romanı Özlem Akpınar Ciaccio’nun çevirisiyle çıkan Yunan yazar Amanda Michalopoulou konuğumuz. Moderatörümüz Nilüfer Kuyaş. Cesur bir roman, cesur bir yazar. Tanrı’nın bir karısı olsaydı, ne olurdu? Kadına...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Alakarga Yayınları’ndan Tanrı’nın Karısı adlı romanı Özlem Akpınar Ciaccio’nun çevirisiyle çıkan Yunan yazar Amanda Michalopoulou konuğumuz. Moderatörümüz Nilüfer Kuyaş. Cesur bir roman, cesur bir yazar. Tanrı’nın bir karısı olsaydı, ne olurdu? Kadına ve evliliğe pek yer olmayan, ataerkil Hristiyanlık geleneğinde, gene de nefsinden sıyrılıp Tanrı ile bir olmaya çalışan, bazıları azize mertebesine ulaşan çok sayıda mistik kadın vardır. Ama Michalopoulou’nun kadın kahramanı azize değil, hepimiz gibi bir insan. En önemli özelliği, Yaratıcı’nın karısı olarak, kendisinin de daha ufak ölçüde “yaratmaya” başlaması. Bir okur yaratması ve o okura hitaben mektup şeklinde yazdığı bir hikâye yaratması, yazmaya başlaması.Aynı zamanda oyun yazarı da olan Amanda Michalopoulou’nun “Fedra Yanıyor” (Phaedra On Fire) adlı en yeni oyunu 2021 Temmuz ayında Atina Tiyatro Festivali kapsamında Epidauros’ta sahnelendi. Kışkırtıcı, risk almayı seven bir yazarla, yazmak üzerine konuştuk.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Alakarga Yayınları’ndan Tanrı’nın Karısı adlı romanı Özlem Akpınar Ciaccio’nun çevirisiyle çıkan Yunan yazar Amanda Michalopoulou konuğumuz. Moderatörümüz Nilüfer Kuyaş. Cesur bir roman, cesur bir yazar. Tanrı’nın bir karısı olsaydı, ne olurdu? Kadına ve evliliğe pek yer olmayan, ataerkil Hristiyanlık geleneğinde, gene de nefsinden sıyrılıp Tanrı ile bir olmaya çalışan, bazıları azize mertebesine ulaşan çok sayıda mistik kadın vardır. Ama Michalopoulou’nun kadın kahramanı azize değil, hepimiz gibi bir insan. En önemli özelliği, Yaratıcı’nın karısı olarak, kendisinin de daha ufak ölçüde “yaratmaya” başlaması. Bir okur yaratması ve o okura hitaben mektup şeklinde yazdığı bir hikâye yaratması, yazmaya başlaması.<br><br>Aynı zamanda oyun yazarı da olan Amanda Michalopoulou’nun “Fedra Yanıyor” (Phaedra On Fire) adlı en yeni oyunu 2021 Temmuz ayında Atina Tiyatro Festivali kapsamında Epidauros’ta sahnelendi. Kışkırtıcı, risk almayı seven bir yazarla, yazmak üzerine konuştuk.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3866</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50735296]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6773104072.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ferit Karahan, Sinan Yusufoğlu - Okul Tıraşı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ferit-karahan-okul-tirasi-podcast</link>
      <description>Doğu'da karlar altındaki bir yatılı okulun hikâyesini anlatan Okul Tıraşı filmiyle ulusal ve uluslararası festivallerden 30'un üzerinde ödül alan yönetmen ve senarist Ferit Karahan İstanbul Edebiyat Evi'nde konuğumuz oldu.Politik ve çok katmanlı filmleriyle sinemamıza yenilikçi ve güçlü bir boyut kazandıran Ferit Karahan'ın yönetmenlik serüvenini yapımcı ve senarist Sinan Yusufoğlu moderatörlüğünde konuştuk. Sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 08 Aug 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/214d3e7c-bf5a-11ed-909c-c3b2db70f3f2/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Doğu'da karlar altındaki bir yatılı okulun hikâyesini anlatan Okul Tıraşı filmiyle ulusal ve uluslararası festivallerden 30'un üzerinde ödül alan yönetmen ve senarist Ferit Karahan İstanbul Edebiyat Evi'nde konuğumuz oldu.

Politik ve çok katmanlı...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Doğu'da karlar altındaki bir yatılı okulun hikâyesini anlatan Okul Tıraşı filmiyle ulusal ve uluslararası festivallerden 30'un üzerinde ödül alan yönetmen ve senarist Ferit Karahan İstanbul Edebiyat Evi'nde konuğumuz oldu.Politik ve çok katmanlı filmleriyle sinemamıza yenilikçi ve güçlü bir boyut kazandıran Ferit Karahan'ın yönetmenlik serüvenini yapımcı ve senarist Sinan Yusufoğlu moderatörlüğünde konuştuk. Sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Doğu'da karlar altındaki bir yatılı okulun hikâyesini anlatan Okul Tıraşı filmiyle ulusal ve uluslararası festivallerden 30'un üzerinde ödül alan yönetmen ve senarist Ferit Karahan İstanbul Edebiyat Evi'nde konuğumuz oldu.<br><br>Politik ve çok katmanlı filmleriyle sinemamıza yenilikçi ve güçlü bir boyut kazandıran Ferit Karahan'ın yönetmenlik serüvenini yapımcı ve senarist Sinan Yusufoğlu moderatörlüğünde konuştuk. Sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4136</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50735229]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1017085454.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaye Boralıoğlu, İsmail Sağır, Ayşen Güven - Kadınlar Bilir Anlamını: Muamma</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gaye-boralioglu-ismail-sagir-podcast</link>
      <description>Kumbaracı50’nin sahnesinde önem verdiğimiz iki kitaptan uyarlanmış bir oyun var: Muamma. Gaye Boralıoğlu’nun Mübarek Kadınlar ve Hepsi Hikâye adlı öykü kitaplarında yer alan dört öykü, İsmail Sağır’ın reji yorumuyla tiyatrolaştı ve kadınların “muamma”sını sahneye taşıdı. Bu stüdyo buluşmasında, Gaye Boralıoğlu ve İsmail Sağır'la, Ayşen Güven'in moderatörlüğünde, öykünün oyuna dönüşümü, edebiyat ve tiyatro arasındaki bağ, Muamma’daki oyunculuk üslubu, öykülerde ve oyunda kadınlığa bakış üzerine Gaye Boralıoğlu ve İsmail Sağır'la, Ayşen Güven’in ev sahipliğinde konuştuk.</description>
      <pubDate>Sat, 06 Aug 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2169ada0-bf5a-11ed-909c-57055c6c845b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kumbaracı50’nin sahnesinde önem verdiğimiz iki kitaptan uyarlanmış bir oyun var: Muamma. Gaye Boralıoğlu’nun Mübarek Kadınlar ve Hepsi Hikâye adlı öykü kitaplarında yer alan dört öykü, İsmail Sağır’ın reji yorumuyla tiyatrolaştı ve kadınların...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kumbaracı50’nin sahnesinde önem verdiğimiz iki kitaptan uyarlanmış bir oyun var: Muamma. Gaye Boralıoğlu’nun Mübarek Kadınlar ve Hepsi Hikâye adlı öykü kitaplarında yer alan dört öykü, İsmail Sağır’ın reji yorumuyla tiyatrolaştı ve kadınların “muamma”sını sahneye taşıdı. Bu stüdyo buluşmasında, Gaye Boralıoğlu ve İsmail Sağır'la, Ayşen Güven'in moderatörlüğünde, öykünün oyuna dönüşümü, edebiyat ve tiyatro arasındaki bağ, Muamma’daki oyunculuk üslubu, öykülerde ve oyunda kadınlığa bakış üzerine Gaye Boralıoğlu ve İsmail Sağır'la, Ayşen Güven’in ev sahipliğinde konuştuk.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kumbaracı50’nin sahnesinde önem verdiğimiz iki kitaptan uyarlanmış bir oyun var: Muamma. Gaye Boralıoğlu’nun Mübarek Kadınlar ve Hepsi Hikâye adlı öykü kitaplarında yer alan dört öykü, İsmail Sağır’ın reji yorumuyla tiyatrolaştı ve kadınların “muamma”sını sahneye taşıdı. Bu stüdyo buluşmasında, Gaye Boralıoğlu ve İsmail Sağır'la, Ayşen Güven'in moderatörlüğünde, öykünün oyuna dönüşümü, edebiyat ve tiyatro arasındaki bağ, Muamma’daki oyunculuk üslubu, öykülerde ve oyunda kadınlığa bakış üzerine Gaye Boralıoğlu ve İsmail Sağır'la, Ayşen Güven’in ev sahipliğinde konuştuk.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3066</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50611466]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4807942148.mp3?updated=1678463287" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Göçün Müziği: Erick</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kiraathanepodcast-gocunmuzigi-erick</link>
      <description>İstanbul'daki göçmen müzisyenlere kulak verdiğimiz serimizin bu bölümünde, Kongolu bir bateristle birlikteyiz. Farklı bir müzik, farklı bir göç hikâyesi. Ayşen Güven'in Heritier-Boy'la sohbeti ve tabii yine minik bir konser sizleri bekliyor.Heritier-Boy: Arkadaşlarının ona seslenmeyi tercih ettiği Erick ismini müzik hayatında kullanıyor. Orta Afrika'daki Demokratik Kongo'da doğdu. 28 yaşında. "Müzik, gitmeyi hiç düşünmediğim yerlere seyahat etmemi sağladı her zaman. Müzikle birlikte çok şey öğrendim" diyor. Birçok geleneksel ve klasik müzik aleti çalıyor ama vurmalı çalgılarda ustalaşmış. Çoğunlukla da geleneksel Batı Afrika enstrümanlarıyla müzik yapıyor.</description>
      <pubDate>Wed, 03 Aug 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/21816e4a-bf5a-11ed-909c-b329f5f0bb73/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul'daki göçmen müzisyenlere kulak verdiğimiz serimizin bu bölümünde, Kongolu bir bateristle birlikteyiz. Farklı bir müzik, farklı bir göç hikâyesi. Ayşen Güven'in Heritier-Boy'la sohbeti ve tabii yine minik bir konser sizleri bekliyor....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul'daki göçmen müzisyenlere kulak verdiğimiz serimizin bu bölümünde, Kongolu bir bateristle birlikteyiz. Farklı bir müzik, farklı bir göç hikâyesi. Ayşen Güven'in Heritier-Boy'la sohbeti ve tabii yine minik bir konser sizleri bekliyor.Heritier-Boy: Arkadaşlarının ona seslenmeyi tercih ettiği Erick ismini müzik hayatında kullanıyor. Orta Afrika'daki Demokratik Kongo'da doğdu. 28 yaşında. "Müzik, gitmeyi hiç düşünmediğim yerlere seyahat etmemi sağladı her zaman. Müzikle birlikte çok şey öğrendim" diyor. Birçok geleneksel ve klasik müzik aleti çalıyor ama vurmalı çalgılarda ustalaşmış. Çoğunlukla da geleneksel Batı Afrika enstrümanlarıyla müzik yapıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul'daki göçmen müzisyenlere kulak verdiğimiz serimizin bu bölümünde, Kongolu bir bateristle birlikteyiz. Farklı bir müzik, farklı bir göç hikâyesi. Ayşen Güven'in Heritier-Boy'la sohbeti ve tabii yine minik bir konser sizleri bekliyor.<br><br>Heritier-Boy: Arkadaşlarının ona seslenmeyi tercih ettiği Erick ismini müzik hayatında kullanıyor. Orta Afrika'daki Demokratik Kongo'da doğdu. 28 yaşında. "Müzik, gitmeyi hiç düşünmediğim yerlere seyahat etmemi sağladı her zaman. Müzikle birlikte çok şey öğrendim" diyor. Birçok geleneksel ve klasik müzik aleti çalıyor ama vurmalı çalgılarda ustalaşmış. Çoğunlukla da geleneksel Batı Afrika enstrümanlarıyla müzik yapıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2083</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50611282]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8163158632.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nazan Maksudiyan - Göğsü Kınalı Serçe</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/furuzan-konusmalari7-nazan-maksudiyan-podcast</link>
      <description>Füruzan Konuşmaları serimizin son konuşması, yazarın en çok bilinen kitaplarından biri üzerine değil, belki de çoğumuzun görmediği, okumadığı bir metin üzerine. Serimize Berlin'den katılan Nazan Maksudyan, Füruzan'ın derlediği sıra dışı bir çocuk kitabından hareketle, yazarın kişiliğini ve hayattaki duruşunu daha iyi anlamamıza yardımcı bir konuşma yapıyor.Göğsü Kınalı Serçe: Türkiye Hakkında Resimli Kitap (Vom rotgesprenkelten Spatzen: Ein Bilderbuch über die Türkei), Füruzan’ın Doğu Almanya’nın çocuk ve gençlik edebiyatında önemli yeri olan Wera ve Claus Küchenmeister’la birlikte “derlediği” bir çocuk kitabı. 1980 yılında Der Kinderbuchverlag tarafından basılan kitap Doğu Almanya’daki okura, çocuk kitabı estetiğine sadık kalarak, ancak içerik itibariyle kimi zaman daha “yetişkin” bir söylemle Türkiye’yi ve Türkçe edebiyatı tanıtmayı hedeflemiş.Kitaba adını veren “göğsü kınalı serçe” masalının ve hikâyedeki kıssanın Füruzan için ne anlama geldiği konusunda düşünmekte fayda var. Aslında fırtınadan çok korkan, “eti ne budu ne” bir minik serçe, yine de olası felaket karşısında direnişini sürdürür. Kendi canından hiç söz açmaz, yeryüzündeki diğer sayısız canlıyı korumaktır esas amacı. Diğerkâmdır, dayanışma içindedir. Küçük bir serçenin, küçük bir ülkenin, küçük bir çocuğun sarsılmaz mukavemetine, mütevazı cesaretine, cömert fedakarlığına, kahramanlık taslamadan dünyaya kafa tutmasına hayranlık vardır masalda.Kitabın merkezinde de ezilmişliği dışlamayan, aşağılanmışları sessizleştirmeyen, dolayısıyla abartıya kaçmayan, ama yine de makul ve mümkün bir umut var. Küçük bir yıldız gibi yanıp sönen bir umut ve direnç.</description>
      <pubDate>Mon, 01 Aug 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/21998534-bf5a-11ed-909c-6738af04a327/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Füruzan Konuşmaları serimizin son konuşması, yazarın en çok bilinen kitaplarından biri üzerine değil, belki de çoğumuzun görmediği, okumadığı bir metin üzerine. Serimize Berlin'den katılan Nazan Maksudyan, Füruzan'ın derlediği sıra dışı bir çocuk...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Füruzan Konuşmaları serimizin son konuşması, yazarın en çok bilinen kitaplarından biri üzerine değil, belki de çoğumuzun görmediği, okumadığı bir metin üzerine. Serimize Berlin'den katılan Nazan Maksudyan, Füruzan'ın derlediği sıra dışı bir çocuk kitabından hareketle, yazarın kişiliğini ve hayattaki duruşunu daha iyi anlamamıza yardımcı bir konuşma yapıyor.Göğsü Kınalı Serçe: Türkiye Hakkında Resimli Kitap (Vom rotgesprenkelten Spatzen: Ein Bilderbuch über die Türkei), Füruzan’ın Doğu Almanya’nın çocuk ve gençlik edebiyatında önemli yeri olan Wera ve Claus Küchenmeister’la birlikte “derlediği” bir çocuk kitabı. 1980 yılında Der Kinderbuchverlag tarafından basılan kitap Doğu Almanya’daki okura, çocuk kitabı estetiğine sadık kalarak, ancak içerik itibariyle kimi zaman daha “yetişkin” bir söylemle Türkiye’yi ve Türkçe edebiyatı tanıtmayı hedeflemiş.Kitaba adını veren “göğsü kınalı serçe” masalının ve hikâyedeki kıssanın Füruzan için ne anlama geldiği konusunda düşünmekte fayda var. Aslında fırtınadan çok korkan, “eti ne budu ne” bir minik serçe, yine de olası felaket karşısında direnişini sürdürür. Kendi canından hiç söz açmaz, yeryüzündeki diğer sayısız canlıyı korumaktır esas amacı. Diğerkâmdır, dayanışma içindedir. Küçük bir serçenin, küçük bir ülkenin, küçük bir çocuğun sarsılmaz mukavemetine, mütevazı cesaretine, cömert fedakarlığına, kahramanlık taslamadan dünyaya kafa tutmasına hayranlık vardır masalda.Kitabın merkezinde de ezilmişliği dışlamayan, aşağılanmışları sessizleştirmeyen, dolayısıyla abartıya kaçmayan, ama yine de makul ve mümkün bir umut var. Küçük bir yıldız gibi yanıp sönen bir umut ve direnç.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Füruzan Konuşmaları serimizin son konuşması, yazarın en çok bilinen kitaplarından biri üzerine değil, belki de çoğumuzun görmediği, okumadığı bir metin üzerine. Serimize Berlin'den katılan Nazan Maksudyan, Füruzan'ın derlediği sıra dışı bir çocuk kitabından hareketle, yazarın kişiliğini ve hayattaki duruşunu daha iyi anlamamıza yardımcı bir konuşma yapıyor.<br><br>Göğsü Kınalı Serçe: Türkiye Hakkında Resimli Kitap (Vom rotgesprenkelten Spatzen: Ein Bilderbuch über die Türkei), Füruzan’ın Doğu Almanya’nın çocuk ve gençlik edebiyatında önemli yeri olan Wera ve Claus Küchenmeister’la birlikte “derlediği” bir çocuk kitabı. 1980 yılında Der Kinderbuchverlag tarafından basılan kitap Doğu Almanya’daki okura, çocuk kitabı estetiğine sadık kalarak, ancak içerik itibariyle kimi zaman daha “yetişkin” bir söylemle Türkiye’yi ve Türkçe edebiyatı tanıtmayı hedeflemiş.<br><br>Kitaba adını veren “göğsü kınalı serçe” masalının ve hikâyedeki kıssanın Füruzan için ne anlama geldiği konusunda düşünmekte fayda var. Aslında fırtınadan çok korkan, “eti ne budu ne” bir minik serçe, yine de olası felaket karşısında direnişini sürdürür. Kendi canından hiç söz açmaz, yeryüzündeki diğer sayısız canlıyı korumaktır esas amacı. Diğerkâmdır, dayanışma içindedir. Küçük bir serçenin, küçük bir ülkenin, küçük bir çocuğun sarsılmaz mukavemetine, mütevazı cesaretine, cömert fedakarlığına, kahramanlık taslamadan dünyaya kafa tutmasına hayranlık vardır masalda.<br><br>Kitabın merkezinde de ezilmişliği dışlamayan, aşağılanmışları sessizleştirmeyen, dolayısıyla abartıya kaçmayan, ama yine de makul ve mümkün bir umut var. Küçük bir yıldız gibi yanıp sönen bir umut ve direnç.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1755</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50611239]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7132300758.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bengi Özsoy, Beste Naz Karaca, Çağla Meknuze, Duygu Kankaytsın, Meryem Coşkunca, Petek Sinem Dulun, Betül Dünder - Mor Pasaj</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mor-pasaj-siirde-birlik-dayanisma-mucadele-podcast</link>
      <description>Şiiri tarihsel ve toplumsal olarak erkeğin bir yeteneği ve etkinliği olarak değerlendirenler son yıllarda şair kadınların çoğalan varlığıyla eril tahakkümün sarsılmasına şaşırmış olabilirler. Şimdiye kadar önemsemedikleri, görmezden geldikleri, "bir hevestir vazgeçerler" dedikleri yerde, bugünün şiirini temsil eden kadınların çoğalan, derinleşen seslerini duyuyorlar. Şair kadınların deneyimleri, mücadeleleri ile Türkçe şiirde yeni bir sayfa açılalı çok oldu halbuki... Bu programda farklı kuşaklardan şair kadınlar, programın YouTube kanalımızda yayınlandığı 8 Mart'ın "birlik dayanışma ve mücadele" ruhuna bir selam vermek için şiirleriyle Mor Pasaj'da. Serinin yapımcısı ve moderatörü Betül Dünder başta olmak üzere, katılan tüm şairlere, Bengi Özsoy, Beste Naz Karaca, Çağla Meknuze, Duygu Kankaytsın, Meryem Coşkunca ve Petek Sinem Dulun'a teşekkürlerimizle... En sonda, Gülten Akın'ın şiiriyle bize katılan Loli'ye de şükranlarımızı sunuyoruz.</description>
      <pubDate>Sat, 30 Jul 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/21b2f974-bf5a-11ed-909c-1f6ce3ea3af2/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Şiiri tarihsel ve toplumsal olarak erkeğin bir yeteneği ve etkinliği olarak değerlendirenler son yıllarda şair kadınların çoğalan varlığıyla eril tahakkümün sarsılmasına şaşırmış olabilirler. Şimdiye kadar önemsemedikleri, görmezden geldikleri, "bir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Şiiri tarihsel ve toplumsal olarak erkeğin bir yeteneği ve etkinliği olarak değerlendirenler son yıllarda şair kadınların çoğalan varlığıyla eril tahakkümün sarsılmasına şaşırmış olabilirler. Şimdiye kadar önemsemedikleri, görmezden geldikleri, "bir hevestir vazgeçerler" dedikleri yerde, bugünün şiirini temsil eden kadınların çoğalan, derinleşen seslerini duyuyorlar. Şair kadınların deneyimleri, mücadeleleri ile Türkçe şiirde yeni bir sayfa açılalı çok oldu halbuki... Bu programda farklı kuşaklardan şair kadınlar, programın YouTube kanalımızda yayınlandığı 8 Mart'ın "birlik dayanışma ve mücadele" ruhuna bir selam vermek için şiirleriyle Mor Pasaj'da. Serinin yapımcısı ve moderatörü Betül Dünder başta olmak üzere, katılan tüm şairlere, Bengi Özsoy, Beste Naz Karaca, Çağla Meknuze, Duygu Kankaytsın, Meryem Coşkunca ve Petek Sinem Dulun'a teşekkürlerimizle... En sonda, Gülten Akın'ın şiiriyle bize katılan Loli'ye de şükranlarımızı sunuyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Şiiri tarihsel ve toplumsal olarak erkeğin bir yeteneği ve etkinliği olarak değerlendirenler son yıllarda şair kadınların çoğalan varlığıyla eril tahakkümün sarsılmasına şaşırmış olabilirler. Şimdiye kadar önemsemedikleri, görmezden geldikleri, "bir hevestir vazgeçerler" dedikleri yerde, bugünün şiirini temsil eden kadınların çoğalan, derinleşen seslerini duyuyorlar. Şair kadınların deneyimleri, mücadeleleri ile Türkçe şiirde yeni bir sayfa açılalı çok oldu halbuki... Bu programda farklı kuşaklardan şair kadınlar, programın YouTube kanalımızda yayınlandığı 8 Mart'ın "birlik dayanışma ve mücadele" ruhuna bir selam vermek için şiirleriyle Mor Pasaj'da. <br><br>Serinin yapımcısı ve moderatörü Betül Dünder başta olmak üzere, katılan tüm şairlere, Bengi Özsoy, Beste Naz Karaca, Çağla Meknuze, Duygu Kankaytsın, Meryem Coşkunca ve Petek Sinem Dulun'a teşekkürlerimizle... En sonda, Gülten Akın'ın şiiriyle bize katılan Loli'ye de şükranlarımızı sunuyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3869</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50611110]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4189815882.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aslı Güneş, Didem Ardalı Büyükarman - Kerime Nadir ve Adabı Muaşeret Romanları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kerime-nadir-adabi-muaseret-podcast</link>
      <description>Kerime Nadir'in edebiyat tarihlerinde "popüler aşk edebiyatı" kategorisine sıkıştırılmış romanlarındaki kadınlık meseleleri, modernleşme ve özgürlüğünü arayan kadın kahramanlarını Aslı Güneş ve Didem Ardalı Büyükarman ele alıyorlar.</description>
      <pubDate>Wed, 27 Jul 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/21cb7f76-bf5a-11ed-909c-c34c4e284801/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kerime Nadir'in edebiyat tarihlerinde "popüler aşk edebiyatı" kategorisine sıkıştırılmış romanlarındaki kadınlık meseleleri, modernleşme ve özgürlüğünü arayan kadın kahramanlarını Aslı Güneş ve Didem Ardalı Büyükarman ele alıyorlar.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kerime Nadir'in edebiyat tarihlerinde "popüler aşk edebiyatı" kategorisine sıkıştırılmış romanlarındaki kadınlık meseleleri, modernleşme ve özgürlüğünü arayan kadın kahramanlarını Aslı Güneş ve Didem Ardalı Büyükarman ele alıyorlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kerime Nadir'in edebiyat tarihlerinde "popüler aşk edebiyatı" kategorisine sıkıştırılmış romanlarındaki kadınlık meseleleri, modernleşme ve özgürlüğünü arayan kadın kahramanlarını Aslı Güneş ve Didem Ardalı Büyükarman ele alıyorlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2119</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50611040]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8415817248.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Turgay Fişekçi, Mesut Varlik - Sozcükler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/turgay-fisekci-socukler-podcast</link>
      <description>Yayıncılık Konuşmaları'nda Mesut Varlık, Sözcükler'e odaklanmak üzere Turgay Fişekçi'yi konuk ediyor. “Dergisi olan yayınevleri” diye ayrı bir yayıncı profilinden pekâlâ bahsedebiliriz. Vaktiyle dergi çıkarmış ve sonra pes etmiş olanlar da var. Sözcükler dergisiyle yolculuğuna başlayan Sözcükler Yayınları bugün ardı ardına yayımladığı şiir, deneme kitaplarıyla yolculuğuna devam ediyor.Sözcükler’in kurucusu ve Yayın Yönetmeni olan Turgay Fişekçi aynı zamanda yayıncılığımızın son otuz yılının da yakın tanıkları arasında. Sözcükler’in yanı sıra, Memet Fuatlı yıllardan bugüne yayıncılığımızı konuştuğumuz bir sohbet.</description>
      <pubDate>Mon, 25 Jul 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/21e3798c-bf5a-11ed-909c-8b8a6aa0bbff/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yayıncılık Konuşmaları'nda Mesut Varlık, Sözcükler'e odaklanmak üzere Turgay Fişekçi'yi konuk ediyor. “Dergisi olan yayınevleri” diye ayrı bir yayıncı profilinden pekâlâ bahsedebiliriz. Vaktiyle dergi çıkarmış ve sonra pes etmiş olanlar da var....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yayıncılık Konuşmaları'nda Mesut Varlık, Sözcükler'e odaklanmak üzere Turgay Fişekçi'yi konuk ediyor. “Dergisi olan yayınevleri” diye ayrı bir yayıncı profilinden pekâlâ bahsedebiliriz. Vaktiyle dergi çıkarmış ve sonra pes etmiş olanlar da var. Sözcükler dergisiyle yolculuğuna başlayan Sözcükler Yayınları bugün ardı ardına yayımladığı şiir, deneme kitaplarıyla yolculuğuna devam ediyor.Sözcükler’in kurucusu ve Yayın Yönetmeni olan Turgay Fişekçi aynı zamanda yayıncılığımızın son otuz yılının da yakın tanıkları arasında. Sözcükler’in yanı sıra, Memet Fuatlı yıllardan bugüne yayıncılığımızı konuştuğumuz bir sohbet.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yayıncılık Konuşmaları'nda Mesut Varlık, Sözcükler'e odaklanmak üzere Turgay Fişekçi'yi konuk ediyor. “Dergisi olan yayınevleri” diye ayrı bir yayıncı profilinden pekâlâ bahsedebiliriz. Vaktiyle dergi çıkarmış ve sonra pes etmiş olanlar da var. Sözcükler dergisiyle yolculuğuna başlayan Sözcükler Yayınları bugün ardı ardına yayımladığı şiir, deneme kitaplarıyla yolculuğuna devam ediyor.<br><br>Sözcükler’in kurucusu ve Yayın Yönetmeni olan Turgay Fişekçi aynı zamanda yayıncılığımızın son otuz yılının da yakın tanıkları arasında. Sözcükler’in yanı sıra, Memet Fuatlı yıllardan bugüne yayıncılığımızı konuştuğumuz bir sohbet.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2887</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50610921]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5523252289.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Soysal - Karşılaştırmalı Mistisizmler: Şankara ve Vedanta</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-soysal-mistisizmler3-vedanta-podcast</link>
      <description>"Karşılaştırmali Mistisizmler" serimizin bu üçüncü bölümünde, Ahmet Soysal'ın ilk iki konuşmada ele aldığı Daoizm ve Budizm'den de eski bir geçmişe dayanan Hinduizm’in Vedanta geleneğinin doruğu sayılan bir düşünürün, Türkçe’de ilk defa Tanık Özne, Şankara ile Diyalog kitabında (Monokl, 2019) sunulan çeşitli metinlerini ele alacağız. Bu düşünür, Şankara, M.S. 7. yüzyılın sonlarına doğru yaşamıştır.</description>
      <pubDate>Sat, 23 Jul 2022 08:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/21fb1d76-bf5a-11ed-909c-e7618ff8e3b3/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Karşılaştırmali Mistisizmler" serimizin bu üçüncü bölümünde, Ahmet Soysal'ın ilk iki konuşmada ele aldığı Daoizm ve Budizm'den de eski bir geçmişe dayanan Hinduizm’in Vedanta geleneğinin doruğu sayılan bir düşünürün, Türkçe’de ilk defa Tanık Özne,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Karşılaştırmali Mistisizmler" serimizin bu üçüncü bölümünde, Ahmet Soysal'ın ilk iki konuşmada ele aldığı Daoizm ve Budizm'den de eski bir geçmişe dayanan Hinduizm’in Vedanta geleneğinin doruğu sayılan bir düşünürün, Türkçe’de ilk defa Tanık Özne, Şankara ile Diyalog kitabında (Monokl, 2019) sunulan çeşitli metinlerini ele alacağız. Bu düşünür, Şankara, M.S. 7. yüzyılın sonlarına doğru yaşamıştır.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Karşılaştırmali Mistisizmler" serimizin bu üçüncü bölümünde, Ahmet Soysal'ın ilk iki konuşmada ele aldığı Daoizm ve Budizm'den de eski bir geçmişe dayanan Hinduizm’in Vedanta geleneğinin doruğu sayılan bir düşünürün, Türkçe’de ilk defa Tanık Özne, Şankara ile Diyalog kitabında (Monokl, 2019) sunulan çeşitli metinlerini ele alacağız. Bu düşünür, Şankara, M.S. 7. yüzyılın sonlarına doğru yaşamıştır.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4256</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50610817]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3710220535.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cemil Şinasi Türün, Mustafa Arslantunalı - Mülkiyetin Yeni Bir Tanımı: NFT</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cemil-sinasi-turun-nft-podcast</link>
      <description>Cemil Şinasi Türün ile NFT tartışması. Moderatörümüz Mustafa Arslantunalı. Blok zinciri teknolojisi daha çok Bitcoin ve benzeri coin’lerin (ya da jetonların) değer kazanıp birer yatırım aracı haline gelmeleriyle gündeme yerleşmişti. Son bir yıl içinde blok zinciri adlı basit teknolojinin yarattığı yeni bir alan var: NFT (Non-Fungible Token). “Takas edilemez jeton” anlamına gelen bu terim, aslında bir veri birimi. Dijital bir varlığın biricik, eşsiz ve benzersiz olduğunu, dolayısıyla birbirlerinin yerine geçemeyeceğini onaylamaya, bu eşsizliği blok zincirinde göstermeye yarıyor. Dolayısıyla fotoğraf, video, ses ve benzeri dijital dosyaların kendileri artık birer meta haline geliyor. Orijinal dosyanın kopyasına herkes ulaşabilirken NFT sayesinde dosyanın sahibine telif hakkından ayrı bir sahiplik hakkı verilmiş oluyor. NFT gelip geçici bir heves mi, yoksa dijital ortamda telif haklarının korunmasını sağlayabilir mi? Dijital olan şeyler sonsuz bir şekilde çoğaltılırken mülkiyet sahipliğinde direnmek gibi eski moda bir ısrarın teknolojiye yamanması mı, yoksa bir süre sonra dijital ekonominin temellerinden biri haline gelecek bir potansiyeli var mı?</description>
      <pubDate>Wed, 20 Jul 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/22138b22-bf5a-11ed-909c-ab334e5f08d8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Cemil Şinasi Türün ile NFT tartışması. Moderatörümüz Mustafa Arslantunalı. Blok zinciri teknolojisi daha çok Bitcoin ve benzeri coin’lerin (ya da jetonların) değer kazanıp birer yatırım aracı haline gelmeleriyle gündeme yerleşmişti. Son bir yıl içinde...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Cemil Şinasi Türün ile NFT tartışması. Moderatörümüz Mustafa Arslantunalı. Blok zinciri teknolojisi daha çok Bitcoin ve benzeri coin’lerin (ya da jetonların) değer kazanıp birer yatırım aracı haline gelmeleriyle gündeme yerleşmişti. Son bir yıl içinde blok zinciri adlı basit teknolojinin yarattığı yeni bir alan var: NFT (Non-Fungible Token). “Takas edilemez jeton” anlamına gelen bu terim, aslında bir veri birimi. Dijital bir varlığın biricik, eşsiz ve benzersiz olduğunu, dolayısıyla birbirlerinin yerine geçemeyeceğini onaylamaya, bu eşsizliği blok zincirinde göstermeye yarıyor. Dolayısıyla fotoğraf, video, ses ve benzeri dijital dosyaların kendileri artık birer meta haline geliyor. Orijinal dosyanın kopyasına herkes ulaşabilirken NFT sayesinde dosyanın sahibine telif hakkından ayrı bir sahiplik hakkı verilmiş oluyor. NFT gelip geçici bir heves mi, yoksa dijital ortamda telif haklarının korunmasını sağlayabilir mi? Dijital olan şeyler sonsuz bir şekilde çoğaltılırken mülkiyet sahipliğinde direnmek gibi eski moda bir ısrarın teknolojiye yamanması mı, yoksa bir süre sonra dijital ekonominin temellerinden biri haline gelecek bir potansiyeli var mı?</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Cemil Şinasi Türün ile NFT tartışması. Moderatörümüz Mustafa Arslantunalı. Blok zinciri teknolojisi daha çok Bitcoin ve benzeri coin’lerin (ya da jetonların) değer kazanıp birer yatırım aracı haline gelmeleriyle gündeme yerleşmişti. Son bir yıl içinde blok zinciri adlı basit teknolojinin yarattığı yeni bir alan var: NFT (Non-Fungible Token). <br><br>“Takas edilemez jeton” anlamına gelen bu terim, aslında bir veri birimi. Dijital bir varlığın biricik, eşsiz ve benzersiz olduğunu, dolayısıyla birbirlerinin yerine geçemeyeceğini onaylamaya, bu eşsizliği blok zincirinde göstermeye yarıyor. Dolayısıyla fotoğraf, video, ses ve benzeri dijital dosyaların kendileri artık birer meta haline geliyor. Orijinal dosyanın kopyasına herkes ulaşabilirken NFT sayesinde dosyanın sahibine telif hakkından ayrı bir sahiplik hakkı verilmiş oluyor. <br><br>NFT gelip geçici bir heves mi, yoksa dijital ortamda telif haklarının korunmasını sağlayabilir mi? Dijital olan şeyler sonsuz bir şekilde çoğaltılırken mülkiyet sahipliğinde direnmek gibi eski moda bir ısrarın teknolojiye yamanması mı, yoksa bir süre sonra dijital ekonominin temellerinden biri haline gelecek bir potansiyeli var mı?]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3612</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50509777]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6030083554.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Millî Hınç: Balkan Acısı, Öteki ve Batı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/tarih-konusmalari-milli-hinc-podcast</link>
      <description>Ümit Kurt ve Mert Kayhan'ın Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serisinin bu bölümüne ilişkin notları şöyle: "Türk milliyetçiliğindeki Batı nefreti ve yabancı düşmanlığının özellikle sert ve grotesk hâllerini; Turan ülküsüne bağlı, Türklüğü bir etnisite ve ırk olarak ele alan, Batı’yı Türklüğün 'mutlak ötekisi' ve düşmanı olarak değerlendiren yaklaşımları Türk milli kimliğinin kurucu vasıflarından olan Öteki inşasına yönelik söylemlerin mebzul miktarda yer aldığı Türk Yurdu dergisi üzerinden tartışacağımız bu bölümde Halide Edip, Fuat Köprülü, Mehmet Emin Yurdakul, Kazım Nami ve Ömer Seyfettin’in Türk Yurdu’ndaki yazılarını özel olarak inceleyeceğiz."</description>
      <pubDate>Mon, 18 Jul 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/222dc226-bf5a-11ed-909c-4b7b4579e878/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ümit Kurt ve Mert Kayhan'ın Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serisinin bu bölümüne ilişkin notları şöyle: "Türk milliyetçiliğindeki Batı nefreti ve yabancı düşmanlığının özellikle sert ve grotesk hâllerini; Turan ülküsüne bağlı, Türklüğü bir etnisite ve...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ümit Kurt ve Mert Kayhan'ın Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serisinin bu bölümüne ilişkin notları şöyle: "Türk milliyetçiliğindeki Batı nefreti ve yabancı düşmanlığının özellikle sert ve grotesk hâllerini; Turan ülküsüne bağlı, Türklüğü bir etnisite ve ırk olarak ele alan, Batı’yı Türklüğün 'mutlak ötekisi' ve düşmanı olarak değerlendiren yaklaşımları Türk milli kimliğinin kurucu vasıflarından olan Öteki inşasına yönelik söylemlerin mebzul miktarda yer aldığı Türk Yurdu dergisi üzerinden tartışacağımız bu bölümde Halide Edip, Fuat Köprülü, Mehmet Emin Yurdakul, Kazım Nami ve Ömer Seyfettin’in Türk Yurdu’ndaki yazılarını özel olarak inceleyeceğiz."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ümit Kurt ve Mert Kayhan'ın Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serisinin bu bölümüne ilişkin notları şöyle: "Türk milliyetçiliğindeki Batı nefreti ve yabancı düşmanlığının özellikle sert ve grotesk hâllerini; Turan ülküsüne bağlı, Türklüğü bir etnisite ve ırk olarak ele alan, Batı’yı Türklüğün 'mutlak ötekisi' ve düşmanı olarak değerlendiren yaklaşımları Türk milli kimliğinin kurucu vasıflarından olan Öteki inşasına yönelik söylemlerin mebzul miktarda yer aldığı Türk Yurdu dergisi üzerinden tartışacağımız bu bölümde Halide Edip, Fuat Köprülü, Mehmet Emin Yurdakul, Kazım Nami ve Ömer Seyfettin’in Türk Yurdu’ndaki yazılarını özel olarak inceleyeceğiz."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2754</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50509746]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8085251575.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cenk Sönmezsoy, Gülşah Şenkol - Cafe Fernando</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cenk-sonmezsoy-cafe-fernando-podcast</link>
      <description>Gastronomi Konuşmaları serimizde Cafe Fernando yemek blogunun yaratıcısı Cenk Sönmezsoy'la çevrimiçi bir buluşma gerçekleştirdik. Gülşah Şenkol'un moderatörlüğündeki bu sohbette, Cenk Sönmezsoy'la Cafe Fernando deneyimi ve 15. baskısına ulaşan ilk kitabı "Cafe Fernando: Bir pasta yaptım, yanağını dayar uyursun" üzerinden gastronomik hassasiyetlerimizi ve yemek pişirirken iyi ve doğru malzeme, doğru ölçü, doğru kalıp kullanma gibi kuralları, ayrıca vanilya özütü ile vanilinin farkından San Francisco'da nerede ne yeneceğine ve Kasımpaşa Kastamonu pazarına saat kaçta gitmek gerektiğine kadar mutfağa dair ne varsa konuştuk!</description>
      <pubDate>Sat, 16 Jul 2022 08:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2245e07c-bf5a-11ed-909c-2f9bdea542c7/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Gastronomi Konuşmaları serimizde Cafe Fernando yemek blogunun yaratıcısı Cenk Sönmezsoy'la çevrimiçi bir buluşma gerçekleştirdik. Gülşah Şenkol'un moderatörlüğündeki bu sohbette, Cenk Sönmezsoy'la Cafe Fernando deneyimi ve 15. baskısına ulaşan ilk...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Gastronomi Konuşmaları serimizde Cafe Fernando yemek blogunun yaratıcısı Cenk Sönmezsoy'la çevrimiçi bir buluşma gerçekleştirdik. Gülşah Şenkol'un moderatörlüğündeki bu sohbette, Cenk Sönmezsoy'la Cafe Fernando deneyimi ve 15. baskısına ulaşan ilk kitabı "Cafe Fernando: Bir pasta yaptım, yanağını dayar uyursun" üzerinden gastronomik hassasiyetlerimizi ve yemek pişirirken iyi ve doğru malzeme, doğru ölçü, doğru kalıp kullanma gibi kuralları, ayrıca vanilya özütü ile vanilinin farkından San Francisco'da nerede ne yeneceğine ve Kasımpaşa Kastamonu pazarına saat kaçta gitmek gerektiğine kadar mutfağa dair ne varsa konuştuk!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Gastronomi Konuşmaları serimizde Cafe Fernando yemek blogunun yaratıcısı Cenk Sönmezsoy'la çevrimiçi bir buluşma gerçekleştirdik. Gülşah Şenkol'un moderatörlüğündeki bu sohbette, Cenk Sönmezsoy'la Cafe Fernando deneyimi ve 15. baskısına ulaşan ilk kitabı "Cafe Fernando: Bir pasta yaptım, yanağını dayar uyursun" üzerinden gastronomik hassasiyetlerimizi ve yemek pişirirken iyi ve doğru malzeme, doğru ölçü, doğru kalıp kullanma gibi kuralları, ayrıca vanilya özütü ile vanilinin farkından San Francisco'da nerede ne yeneceğine ve Kasımpaşa Kastamonu pazarına saat kaçta gitmek gerektiğine kadar mutfağa dair ne varsa konuştuk!]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3754</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50509696]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6642932534.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - “Şimdi okullu olduk”: Eski Yunan felsefe okulları nereden çıktı?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-yunan-felsefe-okullari-podcast</link>
      <description>Levent Kavas, Eski Yunan felsefesine odaklanan konuşma serisini sürdürüyor: "Eskiçağ felsefesi hep bir 'okullar felsefesi' miydi? Wilamowitz-Moellendorff Usener’e, Lynch ikisine de karşı; Hadot bu işe ne der? Aylakların biraradalığı neye benzer? Kamu felsefeye ne karışır, felsefe kamuya ne karışır? Felsefeye ilişkin ilk yasa, felsefecilerin ilk iş bırakışı, ilk toplu göçü, ilk büyük sürgünü. Marcus Aurelius felsefecileri ödeneğe bağlayınca Loukianos nasıl dalgasını geçer? İskenderiye ölmüş Hermeias’ın ücretini ödemeyi neden sürdürür?"</description>
      <pubDate>Wed, 13 Jul 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/225f9454-bf5a-11ed-909c-e3526a22ff6a/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Levent Kavas, Eski Yunan felsefesine odaklanan konuşma serisini sürdürüyor: "Eskiçağ felsefesi hep bir 'okullar felsefesi' miydi? Wilamowitz-Moellendorff Usener’e, Lynch ikisine de karşı; Hadot bu işe ne der? Aylakların biraradalığı neye benzer? Kamu...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Levent Kavas, Eski Yunan felsefesine odaklanan konuşma serisini sürdürüyor: "Eskiçağ felsefesi hep bir 'okullar felsefesi' miydi? Wilamowitz-Moellendorff Usener’e, Lynch ikisine de karşı; Hadot bu işe ne der? Aylakların biraradalığı neye benzer? Kamu felsefeye ne karışır, felsefe kamuya ne karışır? Felsefeye ilişkin ilk yasa, felsefecilerin ilk iş bırakışı, ilk toplu göçü, ilk büyük sürgünü. Marcus Aurelius felsefecileri ödeneğe bağlayınca Loukianos nasıl dalgasını geçer? İskenderiye ölmüş Hermeias’ın ücretini ödemeyi neden sürdürür?"</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Levent Kavas, Eski Yunan felsefesine odaklanan konuşma serisini sürdürüyor: "Eskiçağ felsefesi hep bir 'okullar felsefesi' miydi? Wilamowitz-Moellendorff Usener’e, Lynch ikisine de karşı; Hadot bu işe ne der? Aylakların biraradalığı neye benzer? Kamu felsefeye ne karışır, felsefe kamuya ne karışır? Felsefeye ilişkin ilk yasa, felsefecilerin ilk iş bırakışı, ilk toplu göçü, ilk büyük sürgünü. Marcus Aurelius felsefecileri ödeneğe bağlayınca Loukianos nasıl dalgasını geçer? İskenderiye ölmüş Hermeias’ın ücretini ödemeyi neden sürdürür?"]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3999</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50509664]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6816595308.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Ergenç - Benim Sinemalarım</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/furuzan-konusmalari6-ahmet-ergenc-podcast</link>
      <description>Füruzan Konuşmaları serimizin altıncı konuşmasında, Ahmet Ergenç, Füruzan’ın 1970’ler Beyoğlu’nu ve İstanbul’unu yoksulların ve baskı altındaki bir genç kızın gözünden, son derece "sinematik" yazı hamleleriyle anlattığı Benim Sinemalarım’ı radikal bir evden kaçış ve özgürleşme hikâyesi olarak ele alıyor.Ergenç'in konuşmaya ilişkin notu şöyle: "Füruzan’ın bu hikâyede 'sinemayı' neyin metaforu olarak kullandığı, kişiselden sosyolojik manzaraya nasıl sıçramalar yaptığı, sınıf bilincini anlatıya nasıl dahil ettiği ve gelenek ile 'modern' arasında nasıl gerilim hattı kurduğu gibi meseleler konuşmanın ana hattını oluşturuyor. Beyoğlu anlatıları denince akla gelen 'flanör/flanöz' tiplemesinden farklı bir karakter (sınıfsal fark izlerini taşıyan bir karakter) sunan bu hikâyeyi Sait Faik, Yusuf Atılgan, Tezer Özlü ve Leyla Erbil gibi diğer 'Beyoğlu' yazarlarıyla kıyaslamak da Füruzan’ın çağdaş Türkçe edebiyattaki özel konumunu daha iyi anlamımızı sağlayacak."</description>
      <pubDate>Mon, 11 Jul 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2277d640-bf5a-11ed-909c-77a998c2cc64/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Füruzan Konuşmaları serimizin altıncı konuşmasında, Ahmet Ergenç, Füruzan’ın 1970’ler Beyoğlu’nu ve İstanbul’unu yoksulların ve baskı altındaki bir genç kızın gözünden, son derece "sinematik" yazı hamleleriyle anlattığı Benim Sinemalarım’ı radikal bir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Füruzan Konuşmaları serimizin altıncı konuşmasında, Ahmet Ergenç, Füruzan’ın 1970’ler Beyoğlu’nu ve İstanbul’unu yoksulların ve baskı altındaki bir genç kızın gözünden, son derece "sinematik" yazı hamleleriyle anlattığı Benim Sinemalarım’ı radikal bir evden kaçış ve özgürleşme hikâyesi olarak ele alıyor.Ergenç'in konuşmaya ilişkin notu şöyle: "Füruzan’ın bu hikâyede 'sinemayı' neyin metaforu olarak kullandığı, kişiselden sosyolojik manzaraya nasıl sıçramalar yaptığı, sınıf bilincini anlatıya nasıl dahil ettiği ve gelenek ile 'modern' arasında nasıl gerilim hattı kurduğu gibi meseleler konuşmanın ana hattını oluşturuyor. Beyoğlu anlatıları denince akla gelen 'flanör/flanöz' tiplemesinden farklı bir karakter (sınıfsal fark izlerini taşıyan bir karakter) sunan bu hikâyeyi Sait Faik, Yusuf Atılgan, Tezer Özlü ve Leyla Erbil gibi diğer 'Beyoğlu' yazarlarıyla kıyaslamak da Füruzan’ın çağdaş Türkçe edebiyattaki özel konumunu daha iyi anlamımızı sağlayacak."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Füruzan Konuşmaları serimizin altıncı konuşmasında, Ahmet Ergenç, Füruzan’ın 1970’ler Beyoğlu’nu ve İstanbul’unu yoksulların ve baskı altındaki bir genç kızın gözünden, son derece "sinematik" yazı hamleleriyle anlattığı Benim Sinemalarım’ı radikal bir evden kaçış ve özgürleşme hikâyesi olarak ele alıyor.<br><br>Ergenç'in konuşmaya ilişkin notu şöyle: "Füruzan’ın bu hikâyede 'sinemayı' neyin metaforu olarak kullandığı, kişiselden sosyolojik manzaraya nasıl sıçramalar yaptığı, sınıf bilincini anlatıya nasıl dahil ettiği ve gelenek ile 'modern' arasında nasıl gerilim hattı kurduğu gibi meseleler konuşmanın ana hattını oluşturuyor. Beyoğlu anlatıları denince akla gelen 'flanör/flanöz' tiplemesinden farklı bir karakter (sınıfsal fark izlerini taşıyan bir karakter) sunan bu hikâyeyi Sait Faik, Yusuf Atılgan, Tezer Özlü ve Leyla Erbil gibi diğer 'Beyoğlu' yazarlarıyla kıyaslamak da Füruzan’ın çağdaş Türkçe edebiyattaki özel konumunu daha iyi anlamımızı sağlayacak."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2031</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50509612]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7796113029.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sibel Cuniman Pinto, Anna Maria Beylunioğlu - Kashkarikas Atıksız Mutfak</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kashkarikas-atiksiz-mutfak-podcast</link>
      <description>Sibel Cuniman Pinto "Kashkarikas Atıksız Mutfak: Bir Türk-Sefarad Şefin Tarifleri ve Hikâyeleri" adlı kitabını Kasım 2021'de yayımladı. Fransa’da yaşayan Türkiyeli Yahudi bir şef olan Pinto, uzun yıllardır Sefarad köklerinden aldığı ilhamla kolları sıvadığı "Action Kashkarikas" projesi çerçevesinde atıksız mutfak felsefesini yaymak için çaba sarf ediyor.Kendisi ile öncelikle bu önemli projenin bir ürünü olan yeni kitabını, yemek ve kimlik ilişkisini, Sefarad mutfağının atıksız temelleri ve bu çerçevede atıksız mutfak felsefesinin günümüz dünyasında giderek artan önemi konularındaki bu çevrimiçi söyleşimizin moderatörlüğünü Anna Maria Beylunioğlu gerçekleştirdi.</description>
      <pubDate>Sat, 09 Jul 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/229059b8-bf5a-11ed-909c-9368b419aadd/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sibel Cuniman Pinto "Kashkarikas Atıksız Mutfak: Bir Türk-Sefarad Şefin Tarifleri ve Hikâyeleri" adlı kitabını Kasım 2021'de yayımladı. Fransa’da yaşayan Türkiyeli Yahudi bir şef olan Pinto, uzun yıllardır Sefarad köklerinden aldığı ilhamla kolları...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sibel Cuniman Pinto "Kashkarikas Atıksız Mutfak: Bir Türk-Sefarad Şefin Tarifleri ve Hikâyeleri" adlı kitabını Kasım 2021'de yayımladı. Fransa’da yaşayan Türkiyeli Yahudi bir şef olan Pinto, uzun yıllardır Sefarad köklerinden aldığı ilhamla kolları sıvadığı "Action Kashkarikas" projesi çerçevesinde atıksız mutfak felsefesini yaymak için çaba sarf ediyor.Kendisi ile öncelikle bu önemli projenin bir ürünü olan yeni kitabını, yemek ve kimlik ilişkisini, Sefarad mutfağının atıksız temelleri ve bu çerçevede atıksız mutfak felsefesinin günümüz dünyasında giderek artan önemi konularındaki bu çevrimiçi söyleşimizin moderatörlüğünü Anna Maria Beylunioğlu gerçekleştirdi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sibel Cuniman Pinto "Kashkarikas Atıksız Mutfak: Bir Türk-Sefarad Şefin Tarifleri ve Hikâyeleri" adlı kitabını Kasım 2021'de yayımladı. Fransa’da yaşayan Türkiyeli Yahudi bir şef olan Pinto, uzun yıllardır Sefarad köklerinden aldığı ilhamla kolları sıvadığı "Action Kashkarikas" projesi çerçevesinde atıksız mutfak felsefesini yaymak için çaba sarf ediyor.<br><br>Kendisi ile öncelikle bu önemli projenin bir ürünü olan yeni kitabını, yemek ve kimlik ilişkisini, Sefarad mutfağının atıksız temelleri ve bu çerçevede atıksız mutfak felsefesinin günümüz dünyasında giderek artan önemi konularındaki bu çevrimiçi söyleşimizin moderatörlüğünü Anna Maria Beylunioğlu gerçekleştirdi.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4814</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50266632]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5416712185.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Jenny Erpenbeck Kıraathane’de</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/jenny-erpenbeck-yasemin-congar-podcast</link>
      <description>Almanca yazan çağdaş edebiyatçıların en güçlülerinden Jenny Erpenbeck ile Türkçede yayımlanan üç romanı Gölün Sırrı; Bütün Günlerin Akşamı; Gidiyor, Gitti, Gitmiş ile denemelerinden oluşan Kein Roman (Roman Değil) ve Almanya'da Kasım 2021'de yayımlanan en yeni romanı Kairos'u odağına alan enine boyuna bir sohbet.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 07 Jul 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/22b926f4-bf5a-11ed-909c-effe8c1ce9be/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Almanca yazan çağdaş edebiyatçıların en güçlülerinden Jenny Erpenbeck ile Türkçede yayımlanan üç romanı Gölün Sırrı; Bütün Günlerin Akşamı; Gidiyor, Gitti, Gitmiş ile denemelerinden oluşan Kein Roman (Roman Değil) ve Almanya'da Kasım 2021'de...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Almanca yazan çağdaş edebiyatçıların en güçlülerinden Jenny Erpenbeck ile Türkçede yayımlanan üç romanı Gölün Sırrı; Bütün Günlerin Akşamı; Gidiyor, Gitti, Gitmiş ile denemelerinden oluşan Kein Roman (Roman Değil) ve Almanya'da Kasım 2021'de yayımlanan en yeni romanı Kairos'u odağına alan enine boyuna bir sohbet.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Almanca yazan çağdaş edebiyatçıların en güçlülerinden Jenny Erpenbeck ile Türkçede yayımlanan üç romanı Gölün Sırrı; Bütün Günlerin Akşamı; Gidiyor, Gitti, Gitmiş ile denemelerinden oluşan Kein Roman (Roman Değil) ve Almanya'da Kasım 2021'de yayımlanan en yeni romanı Kairos'u odağına alan enine boyuna bir sohbet.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5149</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50275104]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6013459685.mp3?updated=1678463288" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adom Getachew, Emre Can Dağlioğlu - İmparatorluktan Sonra Dünyakurmak</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/adom-getachew-podcast</link>
      <description>Kıraathane olarak çok önem verdiğimiz ufuk açıcı bir kitap üzerine, kitabın yazarı Etiyopya kökenli ABD'li siyaset bilimci Adom Getachew ile kapsamlı bir sohbet. Getachew'in 2019 tarihli İmparatorluktan Sonra Dünyakurmak: Kendi Kaderini Tayinin Yükselişi ve Düşüşü kitabı Runik Kitap tarafından 2021'in son aylarında, Emre Can Dağlıoğlu'nun çevirisiyle yayımlandı.Getachew bu kitapta dekolonizasyon üzerine yeniden düşünürken, birbirinden farklı anti-kolonyalist dünyakuruculuğu projelerini irdeliyor, milliyetçiliğin başarılarını ve başarısızlıklarını Afrika ve Karayipler özelinde tartışıyor, bizi bugünün uluslararası hiyerarşik düzenine ulaştıran süreci daha iyi anlamamızı sağlıyor. Emre Can Dağlıoğlu, Türkçeye kazandırdığı kitabın yazarı Adom Getachew'le söyleşiyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 06 Jul 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/22ce6d7a-bf5a-11ed-909c-37a56ee6d591/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane olarak çok önem verdiğimiz ufuk açıcı bir kitap üzerine, kitabın yazarı Etiyopya kökenli ABD'li siyaset bilimci Adom Getachew ile kapsamlı bir sohbet. Getachew'in 2019 tarihli İmparatorluktan Sonra Dünyakurmak: Kendi Kaderini Tayinin...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane olarak çok önem verdiğimiz ufuk açıcı bir kitap üzerine, kitabın yazarı Etiyopya kökenli ABD'li siyaset bilimci Adom Getachew ile kapsamlı bir sohbet. Getachew'in 2019 tarihli İmparatorluktan Sonra Dünyakurmak: Kendi Kaderini Tayinin Yükselişi ve Düşüşü kitabı Runik Kitap tarafından 2021'in son aylarında, Emre Can Dağlıoğlu'nun çevirisiyle yayımlandı.Getachew bu kitapta dekolonizasyon üzerine yeniden düşünürken, birbirinden farklı anti-kolonyalist dünyakuruculuğu projelerini irdeliyor, milliyetçiliğin başarılarını ve başarısızlıklarını Afrika ve Karayipler özelinde tartışıyor, bizi bugünün uluslararası hiyerarşik düzenine ulaştıran süreci daha iyi anlamamızı sağlıyor. Emre Can Dağlıoğlu, Türkçeye kazandırdığı kitabın yazarı Adom Getachew'le söyleşiyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane olarak çok önem verdiğimiz ufuk açıcı bir kitap üzerine, kitabın yazarı Etiyopya kökenli ABD'li siyaset bilimci Adom Getachew ile kapsamlı bir sohbet. Getachew'in 2019 tarihli İmparatorluktan Sonra Dünyakurmak: Kendi Kaderini Tayinin Yükselişi ve Düşüşü kitabı Runik Kitap tarafından 2021'in son aylarında, Emre Can Dağlıoğlu'nun çevirisiyle yayımlandı.<br><br>Getachew bu kitapta dekolonizasyon üzerine yeniden düşünürken, birbirinden farklı anti-kolonyalist dünyakuruculuğu projelerini irdeliyor, milliyetçiliğin başarılarını ve başarısızlıklarını Afrika ve Karayipler özelinde tartışıyor, bizi bugünün uluslararası hiyerarşik düzenine ulaştıran süreci daha iyi anlamamızı sağlıyor. Emre Can Dağlıoğlu, Türkçeye kazandırdığı kitabın yazarı Adom Getachew'le söyleşiyor.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3449</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50266443]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7255452083.mp3?updated=1678463289" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Göçün Müziği: Dina</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gocun-muzigi-dina-podcast</link>
      <description>İstanbul'daki göçmen müzisyenlerin hikâyelerine ve müziklerine kulak verdiğimiz Göçün Müziği serimizde İranlı kemençe virtüözü Dina Doosti'yle beraberiz. Dina'nın minik konserini ve Ayşen Güven'le sohbetini dinlemeye bekliyoruz.</description>
      <pubDate>Mon, 04 Jul 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/22e4ef82-bf5a-11ed-909c-e7d81fbd49a1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul'daki göçmen müzisyenlerin hikâyelerine ve müziklerine kulak verdiğimiz Göçün Müziği serimizde İranlı kemençe virtüözü Dina Doosti'yle beraberiz. Dina'nın minik konserini ve Ayşen Güven'le sohbetini dinlemeye bekliyoruz.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul'daki göçmen müzisyenlerin hikâyelerine ve müziklerine kulak verdiğimiz Göçün Müziği serimizde İranlı kemençe virtüözü Dina Doosti'yle beraberiz. Dina'nın minik konserini ve Ayşen Güven'le sohbetini dinlemeye bekliyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul'daki göçmen müzisyenlerin hikâyelerine ve müziklerine kulak verdiğimiz Göçün Müziği serimizde İranlı kemençe virtüözü Dina Doosti'yle beraberiz. Dina'nın minik konserini ve Ayşen Güven'le sohbetini dinlemeye bekliyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1871</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50266386]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3958706590.mp3?updated=1678463289" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adil Okay, Sonay Ban - Firari Yazılar: İçerideki Yazarlarla Söyleşiler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/firari-yazilar-podcast</link>
      <description>Adil Okay'ın Ayhan Kavak ile birlikte hazırladığı ve Eylül 2021'de yayımlanan "Firari Yazılar: İçerideki Yazarlarla Söyleşiler" halen cezaevinde olan 37 yazara ve şaire hayata ve sanata dair yöneltilen 15 soruya alınan cevaplardan oluşan bir derleme kitap.Kitabın hazırlanma amacına ve sürecine ilişkin bu söyleşide, Adil Okay'a Susma Platformu editörü Sonay Ban eşlik ediyor. Kitaba katkıda bulunan yazarların ve şairlerin yazılarını temel alarak ifade özgürlüğünden hapishane koşullarına, bir yazın türü olarak "hapishane edebiyatı"ndan sanat-siyaset ilişkisine kadar birçok konu bu söyleşinin parçası. Kimsenin düşüncesi ve ifadesi nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılmadığı günlerin gelmesi dileğiyle!</description>
      <pubDate>Sat, 02 Jul 2022 08:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/22f96d40-bf5a-11ed-909c-df495d76107f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Adil Okay'ın Ayhan Kavak ile birlikte hazırladığı ve Eylül 2021'de yayımlanan "Firari Yazılar: İçerideki Yazarlarla Söyleşiler" halen cezaevinde olan 37 yazara ve şaire hayata ve sanata dair yöneltilen 15 soruya alınan cevaplardan oluşan bir derleme...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Adil Okay'ın Ayhan Kavak ile birlikte hazırladığı ve Eylül 2021'de yayımlanan "Firari Yazılar: İçerideki Yazarlarla Söyleşiler" halen cezaevinde olan 37 yazara ve şaire hayata ve sanata dair yöneltilen 15 soruya alınan cevaplardan oluşan bir derleme kitap.Kitabın hazırlanma amacına ve sürecine ilişkin bu söyleşide, Adil Okay'a Susma Platformu editörü Sonay Ban eşlik ediyor. Kitaba katkıda bulunan yazarların ve şairlerin yazılarını temel alarak ifade özgürlüğünden hapishane koşullarına, bir yazın türü olarak "hapishane edebiyatı"ndan sanat-siyaset ilişkisine kadar birçok konu bu söyleşinin parçası. Kimsenin düşüncesi ve ifadesi nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılmadığı günlerin gelmesi dileğiyle!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Adil Okay'ın Ayhan Kavak ile birlikte hazırladığı ve Eylül 2021'de yayımlanan "Firari Yazılar: İçerideki Yazarlarla Söyleşiler" halen cezaevinde olan 37 yazara ve şaire hayata ve sanata dair yöneltilen 15 soruya alınan cevaplardan oluşan bir derleme kitap.<br><br>Kitabın hazırlanma amacına ve sürecine ilişkin bu söyleşide, Adil Okay'a Susma Platformu editörü Sonay Ban eşlik ediyor. Kitaba katkıda bulunan yazarların ve şairlerin yazılarını temel alarak ifade özgürlüğünden hapishane koşullarına, bir yazın türü olarak "hapishane edebiyatı"ndan sanat-siyaset ilişkisine kadar birçok konu bu söyleşinin parçası. Kimsenin düşüncesi ve ifadesi nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılmadığı günlerin gelmesi dileğiyle!]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3907</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50266212]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6178136798.mp3?updated=1678463289" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ezgi Hamzaçebi, Fatih Altuğ - Aşkın Sularında: Latife Tekin</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/zamansiz-latife-tekin-podcast</link>
      <description>Latife Tekin'in son romanı Zamansız zamanımıza ne söylüyor? Romandaki aşklara, dönüşümlere, hâllere, oluşlara, türler arası ilişkilere kulak kesilerek bu sorunun peşine düşüyoruz. Metne dair okuma deneyimimizi, izlenimlerimizi, duygulanımlarımızı, fikirlerimizi paylaşırken insan sonrası teoriler, spekülatif kurmaca, ekoloji uğraklarından da geçeceğiz. Böylelikle Zamansız'ı hem şimdi ve burada hem de Latife Tekin külliyatı içerisinde konumlandırmak arzusundayız.</description>
      <pubDate>Thu, 30 Jun 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/230e7ab4-bf5a-11ed-909c-4b6b4a4909f4/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Latife Tekin'in son romanı Zamansız zamanımıza ne söylüyor? Romandaki aşklara, dönüşümlere, hâllere, oluşlara, türler arası ilişkilere kulak kesilerek bu sorunun peşine düşüyoruz. Metne dair okuma deneyimimizi, izlenimlerimizi, duygulanımlarımızı,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Latife Tekin'in son romanı Zamansız zamanımıza ne söylüyor? Romandaki aşklara, dönüşümlere, hâllere, oluşlara, türler arası ilişkilere kulak kesilerek bu sorunun peşine düşüyoruz. Metne dair okuma deneyimimizi, izlenimlerimizi, duygulanımlarımızı, fikirlerimizi paylaşırken insan sonrası teoriler, spekülatif kurmaca, ekoloji uğraklarından da geçeceğiz. Böylelikle Zamansız'ı hem şimdi ve burada hem de Latife Tekin külliyatı içerisinde konumlandırmak arzusundayız.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Latife Tekin'in son romanı Zamansız zamanımıza ne söylüyor? Romandaki aşklara, dönüşümlere, hâllere, oluşlara, türler arası ilişkilere kulak kesilerek bu sorunun peşine düşüyoruz. Metne dair okuma deneyimimizi, izlenimlerimizi, duygulanımlarımızı, fikirlerimizi paylaşırken insan sonrası teoriler, spekülatif kurmaca, ekoloji uğraklarından da geçeceğiz. Böylelikle Zamansız'ı hem şimdi ve burada hem de Latife Tekin külliyatı içerisinde konumlandırmak arzusundayız.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3951</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50275057]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5202396331.mp3?updated=1678463289" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anna Maria Beylunioğlu, Özgür Kaymak, Foti Benlisoy - Arapdilli Doğu Ortodoksları: Üç Milliyetçiliğin Gölgesinde Kadim Bir Cemaat</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/arapdilli-dogu-ortodokslari-podcast</link>
      <description>İstos yayın ile ortak olarak gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte, yakın zamanda yayına giren Nehna/Biz platformu vesilesiyle yeniden üzerine konuşulmaya başlanan Antakyalı Ortodoksların etnik kimliği meselesi, Arapdilli Doğu Ortodoksları kitabı ekseninde, yazar, çevirmen ve editör Foti Benlisoy moderatörlüğünde, kitabın yazarlarından Özgür Kaymak ve aynı zamanda Nehna editörü olan Anna Maria Beylunioğlu'nun katılımıyla etraflıca ele alınıyor. 2018 yılında yayınlanan Arapdilli Doğu Ortodoksları, üç milliyetçiliğin gölgesinde bir tartışmanın ana unsuru olan, bugün Antakya Rum Ortodoks Kilisesi altında birleşen bir topluluğun tarihini, kültürünü, güncel sorunlarını ve bu toplumu konu alan tartışmaları konu alıyordu. Bu etkinliğimizde, Antakyalı Ortodoks, Antakyalı Rum Ortodoks, Arapça konuşan Rum Ortodoks, Arap Ortodoks, Arapdilli Doğu Ortodoksları, Hıristiyan anlamına gelen Nasrani, Mesihi gibi farklı isimlerle ile anılan bu toplumu etiketlemektense, dinamiklerini, süregiden tartışmalarını ve mevcudiyetini devamı için başvurulan stratejilerini gözeten bir çerçeveden konuşuyoruz.</description>
      <pubDate>Wed, 29 Jun 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2324977c-bf5a-11ed-909c-3b945b907b3a/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstos yayın ile ortak olarak gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte, yakın zamanda yayına giren Nehna/Biz platformu vesilesiyle yeniden üzerine konuşulmaya başlanan Antakyalı Ortodoksların etnik kimliği meselesi, Arapdilli Doğu Ortodoksları kitabı...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstos yayın ile ortak olarak gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte, yakın zamanda yayına giren Nehna/Biz platformu vesilesiyle yeniden üzerine konuşulmaya başlanan Antakyalı Ortodoksların etnik kimliği meselesi, Arapdilli Doğu Ortodoksları kitabı ekseninde, yazar, çevirmen ve editör Foti Benlisoy moderatörlüğünde, kitabın yazarlarından Özgür Kaymak ve aynı zamanda Nehna editörü olan Anna Maria Beylunioğlu'nun katılımıyla etraflıca ele alınıyor. 2018 yılında yayınlanan Arapdilli Doğu Ortodoksları, üç milliyetçiliğin gölgesinde bir tartışmanın ana unsuru olan, bugün Antakya Rum Ortodoks Kilisesi altında birleşen bir topluluğun tarihini, kültürünü, güncel sorunlarını ve bu toplumu konu alan tartışmaları konu alıyordu. Bu etkinliğimizde, Antakyalı Ortodoks, Antakyalı Rum Ortodoks, Arapça konuşan Rum Ortodoks, Arap Ortodoks, Arapdilli Doğu Ortodoksları, Hıristiyan anlamına gelen Nasrani, Mesihi gibi farklı isimlerle ile anılan bu toplumu etiketlemektense, dinamiklerini, süregiden tartışmalarını ve mevcudiyetini devamı için başvurulan stratejilerini gözeten bir çerçeveden konuşuyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstos yayın ile ortak olarak gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte, yakın zamanda yayına giren Nehna/Biz platformu vesilesiyle yeniden üzerine konuşulmaya başlanan Antakyalı Ortodoksların etnik kimliği meselesi, Arapdilli Doğu Ortodoksları kitabı ekseninde, yazar, çevirmen ve editör Foti Benlisoy moderatörlüğünde, kitabın yazarlarından Özgür Kaymak ve aynı zamanda Nehna editörü olan Anna Maria Beylunioğlu'nun katılımıyla etraflıca ele alınıyor. <br><br>2018 yılında yayınlanan Arapdilli Doğu Ortodoksları, üç milliyetçiliğin gölgesinde bir tartışmanın ana unsuru olan, bugün Antakya Rum Ortodoks Kilisesi altında birleşen bir topluluğun tarihini, kültürünü, güncel sorunlarını ve bu toplumu konu alan tartışmaları konu alıyordu. Bu etkinliğimizde, Antakyalı Ortodoks, Antakyalı Rum Ortodoks, Arapça konuşan Rum Ortodoks, Arap Ortodoks, Arapdilli Doğu Ortodoksları, Hıristiyan anlamına gelen Nasrani, Mesihi gibi farklı isimlerle ile anılan bu toplumu etiketlemektense, dinamiklerini, süregiden tartışmalarını ve mevcudiyetini devamı için başvurulan stratejilerini gözeten bir çerçeveden konuşuyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3170</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49872319]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5688400102.mp3?updated=1678463289" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Zınar Karavil, Mustafa Arslantunalı - Demirtaş’ın Beyaz Sandalyesi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/demirtasin-beyaz-sandalyesi-podcast</link>
      <description>“Cezaevindeki Demirtaş”ı yazan Selahattin Demirtaş’ın basın danışmanı Zınar Karavil ile kitabı Demirtaş’ın Beyaz Sandalyesi’ni konuşuyoruz. Elbette aynı zamanda siyasetçi Demirtaş’ı, edebiyatçı Demirtaş’ı da… Anekdotlarla ilerleyen bu sohbetin moderatörlüğünü Mustafa Arslantunalı üstleniyor.</description>
      <pubDate>Tue, 28 Jun 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/233cb398-bf5a-11ed-909c-537121f95c2d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>“Cezaevindeki Demirtaş”ı yazan Selahattin Demirtaş’ın basın danışmanı Zınar Karavil ile kitabı Demirtaş’ın Beyaz Sandalyesi’ni konuşuyoruz. Elbette aynı zamanda siyasetçi Demirtaş’ı, edebiyatçı Demirtaş’ı da… Anekdotlarla ilerleyen bu sohbetin...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>“Cezaevindeki Demirtaş”ı yazan Selahattin Demirtaş’ın basın danışmanı Zınar Karavil ile kitabı Demirtaş’ın Beyaz Sandalyesi’ni konuşuyoruz. Elbette aynı zamanda siyasetçi Demirtaş’ı, edebiyatçı Demirtaş’ı da… Anekdotlarla ilerleyen bu sohbetin moderatörlüğünü Mustafa Arslantunalı üstleniyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[“Cezaevindeki Demirtaş”ı yazan Selahattin Demirtaş’ın basın danışmanı Zınar Karavil ile kitabı Demirtaş’ın Beyaz Sandalyesi’ni konuşuyoruz. Elbette aynı zamanda siyasetçi Demirtaş’ı, edebiyatçı Demirtaş’ı da… Anekdotlarla ilerleyen bu sohbetin moderatörlüğünü Mustafa Arslantunalı üstleniyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2073</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50274975]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3736536313.mp3?updated=1678463289" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Deniz Gündoğan İbrişim - Gül Mevsimidir’de Duygular, Duygulanım ve Kadın-Oluş</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/furuzan-konusmalari5-deniz-gundogan-podcast</link>
      <description>Füruzan Konuşmaları'nda beşinci buluşma. Deniz Gündoğan İbrişim bu konuşmada Füruzan’ın Gül Mevsimidir öykü kitabını duygu teorileri ve duygu politikaları aracılığıyla tartışmaya açmayı hedefliyor. Öykünün ana karakteri Mesaadet Hanım’ın dünyasını oluşturan odasını çıkış noktası alarak duygunun ve duygulanımın karakter içinde üretilen bir şey olmadığına odaklanıyor ve Gül Mevsimidir’de duyguyu politik ve ilişkisel bir kavram olarak ele alıyor. Duygular aracılığıyla Füruzan’da norm-dışı kadın öznelliğini ve kadın-oluş tahayyüllerini tartışıyor.</description>
      <pubDate>Mon, 27 Jun 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2357d72c-bf5a-11ed-909c-47164b6f60c9/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Füruzan Konuşmaları'nda beşinci buluşma. Deniz Gündoğan İbrişim bu konuşmada Füruzan’ın Gül Mevsimidir öykü kitabını duygu teorileri ve duygu politikaları aracılığıyla tartışmaya açmayı hedefliyor. Öykünün ana karakteri Mesaadet Hanım’ın dünyasını...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Füruzan Konuşmaları'nda beşinci buluşma. Deniz Gündoğan İbrişim bu konuşmada Füruzan’ın Gül Mevsimidir öykü kitabını duygu teorileri ve duygu politikaları aracılığıyla tartışmaya açmayı hedefliyor. Öykünün ana karakteri Mesaadet Hanım’ın dünyasını oluşturan odasını çıkış noktası alarak duygunun ve duygulanımın karakter içinde üretilen bir şey olmadığına odaklanıyor ve Gül Mevsimidir’de duyguyu politik ve ilişkisel bir kavram olarak ele alıyor. Duygular aracılığıyla Füruzan’da norm-dışı kadın öznelliğini ve kadın-oluş tahayyüllerini tartışıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Füruzan Konuşmaları'nda beşinci buluşma. Deniz Gündoğan İbrişim bu konuşmada Füruzan’ın Gül Mevsimidir öykü kitabını duygu teorileri ve duygu politikaları aracılığıyla tartışmaya açmayı hedefliyor. Öykünün ana karakteri Mesaadet Hanım’ın dünyasını oluşturan odasını çıkış noktası alarak duygunun ve duygulanımın karakter içinde üretilen bir şey olmadığına odaklanıyor ve Gül Mevsimidir’de duyguyu politik ve ilişkisel bir kavram olarak ele alıyor. Duygular aracılığıyla Füruzan’da norm-dışı kadın öznelliğini ve kadın-oluş tahayyüllerini tartışıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3859</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49871817]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4193343868.mp3?updated=1678463289" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Soysal - Karşılaştırmalı Mistisizmler: Nagarjuna ve Budizm</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/karsilastirmali-mistisizmler-budizm-podcast</link>
      <description>"Karşılaştırmalı Mistisizmler" serimizin ikinci konuşması. Bu programda,, Budist düşüncenin belki de en temel düşünce metni olan, Nagarjuna’nın (M.S. 1.-2. yüzyıllar) Orta’nın İncelemesi adlı yapıtına göz atacağız. (Kitabın çevirisi, Türkçe’de 2016'da, Monokl Yayınları'nca basılmıştı.)</description>
      <pubDate>Sat, 25 Jun 2022 08:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2372da0e-bf5a-11ed-909c-47e5449b3287/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Karşılaştırmalı Mistisizmler" serimizin ikinci konuşması. Bu programda,, Budist düşüncenin belki de en temel düşünce metni olan, Nagarjuna’nın (M.S. 1.-2. yüzyıllar) Orta’nın İncelemesi adlı yapıtına göz atacağız. (Kitabın çevirisi, Türkçe’de...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Karşılaştırmalı Mistisizmler" serimizin ikinci konuşması. Bu programda,, Budist düşüncenin belki de en temel düşünce metni olan, Nagarjuna’nın (M.S. 1.-2. yüzyıllar) Orta’nın İncelemesi adlı yapıtına göz atacağız. (Kitabın çevirisi, Türkçe’de 2016'da, Monokl Yayınları'nca basılmıştı.)</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Karşılaştırmalı Mistisizmler" serimizin ikinci konuşması. Bu programda,, Budist düşüncenin belki de en temel düşünce metni olan, Nagarjuna’nın (M.S. 1.-2. yüzyıllar) Orta’nın İncelemesi adlı yapıtına göz atacağız. (Kitabın çevirisi, Türkçe’de 2016'da, Monokl Yayınları'nca basılmıştı.)]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3616</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49871749]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5634623228.mp3?updated=1678463289" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Seyhan Arman, Ayşen Güven - Transfobinin Gölgesinde Bir Drag Queen</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/transfobi-golgesinde-drag-queen-podcast</link>
      <description>Onur Ayı'nda oyuncu Seyhan Arman'ı ağırlıyoruz. Kadın hareketi içindeki transfobik tartışmalardan İstanbul gece hayatında bir trans olarak yaşamaya; şiddetin hiç tükenmediği bu şehirde seks işçiliği yapan transların çalışma şartlarından ünlü bir trans olmaya, devletin ve sokağın ayrımcılığından LGBTİ+ hareketinin eşitlik arayışına kadar pek çok konu masada.Seyhan Arman kendi hayatından yola çıkıp, bazen Matmazel Coco’yu da yanına alarak, transfobi gölgesinde yaşanan bir hayatı tüm yönleriyle Ayşen Güven’e anlatıyor. Sözünü sakınmayan, samimi bir sohbet.</description>
      <pubDate>Thu, 23 Jun 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/23906d1c-bf5a-11ed-909c-a3b3f9bdfa35/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Onur Ayı'nda oyuncu Seyhan Arman'ı ağırlıyoruz. Kadın hareketi içindeki transfobik tartışmalardan İstanbul gece hayatında bir trans olarak yaşamaya; şiddetin hiç tükenmediği bu şehirde seks işçiliği yapan transların çalışma şartlarından ünlü bir trans...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Onur Ayı'nda oyuncu Seyhan Arman'ı ağırlıyoruz. Kadın hareketi içindeki transfobik tartışmalardan İstanbul gece hayatında bir trans olarak yaşamaya; şiddetin hiç tükenmediği bu şehirde seks işçiliği yapan transların çalışma şartlarından ünlü bir trans olmaya, devletin ve sokağın ayrımcılığından LGBTİ+ hareketinin eşitlik arayışına kadar pek çok konu masada.Seyhan Arman kendi hayatından yola çıkıp, bazen Matmazel Coco’yu da yanına alarak, transfobi gölgesinde yaşanan bir hayatı tüm yönleriyle Ayşen Güven’e anlatıyor. Sözünü sakınmayan, samimi bir sohbet.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Onur Ayı'nda oyuncu Seyhan Arman'ı ağırlıyoruz. Kadın hareketi içindeki transfobik tartışmalardan İstanbul gece hayatında bir trans olarak yaşamaya; şiddetin hiç tükenmediği bu şehirde seks işçiliği yapan transların çalışma şartlarından ünlü bir trans olmaya, devletin ve sokağın ayrımcılığından LGBTİ+ hareketinin eşitlik arayışına kadar pek çok konu masada.<br><br>Seyhan Arman kendi hayatından yola çıkıp, bazen Matmazel Coco’yu da yanına alarak, transfobi gölgesinde yaşanan bir hayatı tüm yönleriyle Ayşen Güven’e anlatıyor. Sözünü sakınmayan, samimi bir sohbet.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6550</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50274946]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9020704928.mp3?updated=1678463289" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ekrem Işın, Seval Şahin - Abdülhak Şinasi Hisar, Fahim Bey ve Biz</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ekrem-isin-seval-sahin-podcast</link>
      <description>Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimizde Ekrem Işın'la Seval Şahin, Türkçenin köşetaşı eserlerinden Fahim Bey ve Biz’i kendine has anlatısı ve kahramanıyla birlikte ele alıyorlar. Okunması gereken bir kitap, kaçırılmayacak bir sohbet!</description>
      <pubDate>Wed, 22 Jun 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/23a9cdb6-bf5a-11ed-909c-ebfd09b80b91/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimizde Ekrem Işın'la Seval Şahin, Türkçenin köşetaşı eserlerinden Fahim Bey ve Biz’i kendine has anlatısı ve kahramanıyla birlikte ele alıyorlar. Okunması gereken bir kitap, kaçırılmayacak bir sohbet!</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimizde Ekrem Işın'la Seval Şahin, Türkçenin köşetaşı eserlerinden Fahim Bey ve Biz’i kendine has anlatısı ve kahramanıyla birlikte ele alıyorlar. Okunması gereken bir kitap, kaçırılmayacak bir sohbet!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimizde Ekrem Işın'la Seval Şahin, Türkçenin köşetaşı eserlerinden Fahim Bey ve Biz’i kendine has anlatısı ve kahramanıyla birlikte ele alıyorlar. Okunması gereken bir kitap, kaçırılmayacak bir sohbet!]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3546</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49871475]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3089449234.mp3?updated=1678463289" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hilmi Tezgör - Berlin’in Nar Çiçeği</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/furuzan-konusmalari4-hilmi-tezgor-podcast</link>
      <description>Her bölümünde Füruzan'ın bir kitabına odaklandığımız Füruzan Konuşmaları serimizin dördüncü konuşmasında Hilmi Tezgör, Berlin'in Nar Çiçeği romanını irdeliyor. Füruzan’ın ikinci romanı olan Berlin’in Nar Çiçeği, aynı apartmanda yaşanan iki hayatı anlatıyor. Yaşlı Bayan Lemmer ile Sivas kökenli Korkmaz ailesinin hayatlarını… Bayan Lemmer yaşantısının son ve soğuk baharında gün sayarken, komşusu Korkmaz ailesinin, ama özellikle de onların bebeği Ümmühan’ın varlığıyla değişmeye başlıyor. 1988’de yayımlandığından beri sürekli okunan Berlin’in Nar Çiçeği, Füruzan’ın Almanya döneminin belki de en ışıltılı metni.</description>
      <pubDate>Mon, 20 Jun 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/23c2ec74-bf5a-11ed-909c-0f06ca593eff/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Her bölümünde Füruzan'ın bir kitabına odaklandığımız Füruzan Konuşmaları serimizin dördüncü konuşmasında Hilmi Tezgör, Berlin'in Nar Çiçeği romanını irdeliyor. Füruzan’ın ikinci romanı olan Berlin’in Nar Çiçeği, aynı apartmanda yaşanan iki hayatı...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Her bölümünde Füruzan'ın bir kitabına odaklandığımız Füruzan Konuşmaları serimizin dördüncü konuşmasında Hilmi Tezgör, Berlin'in Nar Çiçeği romanını irdeliyor. Füruzan’ın ikinci romanı olan Berlin’in Nar Çiçeği, aynı apartmanda yaşanan iki hayatı anlatıyor. Yaşlı Bayan Lemmer ile Sivas kökenli Korkmaz ailesinin hayatlarını… Bayan Lemmer yaşantısının son ve soğuk baharında gün sayarken, komşusu Korkmaz ailesinin, ama özellikle de onların bebeği Ümmühan’ın varlığıyla değişmeye başlıyor. 1988’de yayımlandığından beri sürekli okunan Berlin’in Nar Çiçeği, Füruzan’ın Almanya döneminin belki de en ışıltılı metni.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Her bölümünde Füruzan'ın bir kitabına odaklandığımız Füruzan Konuşmaları serimizin dördüncü konuşmasında Hilmi Tezgör, Berlin'in Nar Çiçeği romanını irdeliyor. Füruzan’ın ikinci romanı olan Berlin’in Nar Çiçeği, aynı apartmanda yaşanan iki hayatı anlatıyor. Yaşlı Bayan Lemmer ile Sivas kökenli Korkmaz ailesinin hayatlarını… Bayan Lemmer yaşantısının son ve soğuk baharında gün sayarken, komşusu Korkmaz ailesinin, ama özellikle de onların bebeği Ümmühan’ın varlığıyla değişmeye başlıyor. 1988’de yayımlandığından beri sürekli okunan Berlin’in Nar Çiçeği, Füruzan’ın Almanya döneminin belki de en ışıltılı metni.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2349</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49871221]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4138120755.mp3?updated=1678463290" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fatmagül Berktay, Sevgi Uçan Çubukçu - Düşünmeye Cesaret Etmek</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/fatmagul-berktay-podcast</link>
      <description>Eleştirel teorinin yorulmaz ustasını, Fatmagül Berktay’ı evimizde ağırladığımız bir akşam. Metis Yayınları’ndan çıkan Düşünme Etiği kitabında, Hannah Arendt’in özgürlük felsefesi çevresinde ördüğü bir dizi denemeyle, bizi yeniden düşünmeye ve hatırlamaya davet ediyor hocamız. Esen rüzgâra göre savrulmamak için düşünmek ve hatırlamak; düşünmeyi ve hatırlamayı seçmeye cesaret etmek, her zamankinden daha can alıcı bir önem taşıyor Fatmagül Berktay’a göre.Kutuplaştırılmış insanların birbirine hiç düşünmeden saldırdığı ve Aydınlanma’nın umutlarının yerle bir olduğu sert bir çağdayız. Halbuki düşünmek ve hatırlamak, Arendt’in de vurguladığı gibi, hepimizin birer yabancı olarak geldiğimiz dünyada yerimizi bulabilmenin ve kök salabilmenin yegane yolları. “Etik özne, ancak sürekli kendi kendisiyle diyalog halinde ve kendine dürüstçe hesap verdiği bir düşünme ve hatırlama sürecinde kendisini yenileme imkanına sahiptir” diyor Fatmagül Berktay. Yazara bu sohbette, kadın hareketinin öncülerinden, siyaset bilimci Sevgi Uçan Çubukçu eşlik etti.</description>
      <pubDate>Sat, 18 Jun 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/23dac45c-bf5a-11ed-909c-637d961b027d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Eleştirel teorinin yorulmaz ustasını, Fatmagül Berktay’ı evimizde ağırladığımız bir akşam. Metis Yayınları’ndan çıkan Düşünme Etiği kitabında, Hannah Arendt’in özgürlük felsefesi çevresinde ördüğü bir dizi denemeyle, bizi yeniden düşünmeye ve...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Eleştirel teorinin yorulmaz ustasını, Fatmagül Berktay’ı evimizde ağırladığımız bir akşam. Metis Yayınları’ndan çıkan Düşünme Etiği kitabında, Hannah Arendt’in özgürlük felsefesi çevresinde ördüğü bir dizi denemeyle, bizi yeniden düşünmeye ve hatırlamaya davet ediyor hocamız. Esen rüzgâra göre savrulmamak için düşünmek ve hatırlamak; düşünmeyi ve hatırlamayı seçmeye cesaret etmek, her zamankinden daha can alıcı bir önem taşıyor Fatmagül Berktay’a göre.Kutuplaştırılmış insanların birbirine hiç düşünmeden saldırdığı ve Aydınlanma’nın umutlarının yerle bir olduğu sert bir çağdayız. Halbuki düşünmek ve hatırlamak, Arendt’in de vurguladığı gibi, hepimizin birer yabancı olarak geldiğimiz dünyada yerimizi bulabilmenin ve kök salabilmenin yegane yolları. “Etik özne, ancak sürekli kendi kendisiyle diyalog halinde ve kendine dürüstçe hesap verdiği bir düşünme ve hatırlama sürecinde kendisini yenileme imkanına sahiptir” diyor Fatmagül Berktay. Yazara bu sohbette, kadın hareketinin öncülerinden, siyaset bilimci Sevgi Uçan Çubukçu eşlik etti.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Eleştirel teorinin yorulmaz ustasını, Fatmagül Berktay’ı evimizde ağırladığımız bir akşam. Metis Yayınları’ndan çıkan Düşünme Etiği kitabında, Hannah Arendt’in özgürlük felsefesi çevresinde ördüğü bir dizi denemeyle, bizi yeniden düşünmeye ve hatırlamaya davet ediyor hocamız. Esen rüzgâra göre savrulmamak için düşünmek ve hatırlamak; düşünmeyi ve hatırlamayı seçmeye cesaret etmek, her zamankinden daha can alıcı bir önem taşıyor Fatmagül Berktay’a göre.<br><br>Kutuplaştırılmış insanların birbirine hiç düşünmeden saldırdığı ve Aydınlanma’nın umutlarının yerle bir olduğu sert bir çağdayız. Halbuki düşünmek ve hatırlamak, Arendt’in de vurguladığı gibi, hepimizin birer yabancı olarak geldiğimiz dünyada yerimizi bulabilmenin ve kök salabilmenin yegane yolları. “Etik özne, ancak sürekli kendi kendisiyle diyalog halinde ve kendine dürüstçe hesap verdiği bir düşünme ve hatırlama sürecinde kendisini yenileme imkanına sahiptir” diyor Fatmagül Berktay. Yazara bu sohbette, kadın hareketinin öncülerinden, siyaset bilimci Sevgi Uçan Çubukçu eşlik etti.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>7786</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49871121]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3587439475.mp3?updated=1678463290" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hakan Yücefer - Devlet’i Sondan Başa Okumak: Popper’in Platon Eleştirisi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hakan-yucefer-popper-platon-podcast</link>
      <description>Hakan Yücefer bu konuşmasında, Karl Popper'in eleştirileri ışığında, Platon'a ve Devlet'e bakıyor, Popper'in sert suçlamalarının ardındaki okuma stratejisini değerlendiriyor ve Platon'un, Popper'in bize sunduğu gibi bir düşünür olmama ihtimali üzerinde duruyor.Hakan Yücefer'in konuşmaya ilişkin notu şöyle: "Karl Popper Açık Toplum ve Düşmanları kitabının Platon’un Büyüsü başlığını taşıyan ilk cildinde Platon’u totalitarizmin önde gelen kuramcısı, açık toplumun ve demokrasinin düşmanı, özcü, ütopyacı, ırkçı… bir filozof gibi sunuyor ve özellikle Devlet diyaloguna odaklanan acımasız bir Platon eleştirisine girişiyor. Bu konuşmamda Popper’in eleştirisinin ardında yatan okuma stratejisini ele alacağım. Popper’in Devlet diyalogunu baştan sona değil, sondan başa doğru okuduğunu, Platon’a yönelttiği suçlamaların önemli bir kısmının da bu okuma stratejisine bağlı olduğunu göstereceğim. Devlet’i bozuk yönetim biçimlerinin tartışıldığı VIII. ve IX. kitaplardan yola çıkarak okumayı seçmek önceki kitaplarda ideal devlet hakkında söylenenlerin de tarihsel bir çerçevede okunmasını mümkün kılıyor. Popper bu sayede Platon’u Hegel ve Marx’la birlikte tarihselci (ya da tarihsici) olarak etiketlediği filozoflar kümesine dahil edebiliyor."</description>
      <pubDate>Wed, 15 Jun 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/23f2e60e-bf5a-11ed-909c-23240d237cd8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Hakan Yücefer bu konuşmasında, Karl Popper'in eleştirileri ışığında, Platon'a ve Devlet'e bakıyor, Popper'in sert suçlamalarının ardındaki okuma stratejisini değerlendiriyor ve Platon'un, Popper'in bize sunduğu gibi bir düşünür olmama ihtimali...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Hakan Yücefer bu konuşmasında, Karl Popper'in eleştirileri ışığında, Platon'a ve Devlet'e bakıyor, Popper'in sert suçlamalarının ardındaki okuma stratejisini değerlendiriyor ve Platon'un, Popper'in bize sunduğu gibi bir düşünür olmama ihtimali üzerinde duruyor.Hakan Yücefer'in konuşmaya ilişkin notu şöyle: "Karl Popper Açık Toplum ve Düşmanları kitabının Platon’un Büyüsü başlığını taşıyan ilk cildinde Platon’u totalitarizmin önde gelen kuramcısı, açık toplumun ve demokrasinin düşmanı, özcü, ütopyacı, ırkçı… bir filozof gibi sunuyor ve özellikle Devlet diyaloguna odaklanan acımasız bir Platon eleştirisine girişiyor. Bu konuşmamda Popper’in eleştirisinin ardında yatan okuma stratejisini ele alacağım. Popper’in Devlet diyalogunu baştan sona değil, sondan başa doğru okuduğunu, Platon’a yönelttiği suçlamaların önemli bir kısmının da bu okuma stratejisine bağlı olduğunu göstereceğim. Devlet’i bozuk yönetim biçimlerinin tartışıldığı VIII. ve IX. kitaplardan yola çıkarak okumayı seçmek önceki kitaplarda ideal devlet hakkında söylenenlerin de tarihsel bir çerçevede okunmasını mümkün kılıyor. Popper bu sayede Platon’u Hegel ve Marx’la birlikte tarihselci (ya da tarihsici) olarak etiketlediği filozoflar kümesine dahil edebiliyor."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Hakan Yücefer bu konuşmasında, Karl Popper'in eleştirileri ışığında, Platon'a ve Devlet'e bakıyor, Popper'in sert suçlamalarının ardındaki okuma stratejisini değerlendiriyor ve Platon'un, Popper'in bize sunduğu gibi bir düşünür olmama ihtimali üzerinde duruyor.<br><br>Hakan Yücefer'in konuşmaya ilişkin notu şöyle: "Karl Popper Açık Toplum ve Düşmanları kitabının Platon’un Büyüsü başlığını taşıyan ilk cildinde Platon’u totalitarizmin önde gelen kuramcısı, açık toplumun ve demokrasinin düşmanı, özcü, ütopyacı, ırkçı… bir filozof gibi sunuyor ve özellikle Devlet diyaloguna odaklanan acımasız bir Platon eleştirisine girişiyor. Bu konuşmamda Popper’in eleştirisinin ardında yatan okuma stratejisini ele alacağım. Popper’in Devlet diyalogunu baştan sona değil, sondan başa doğru okuduğunu, Platon’a yönelttiği suçlamaların önemli bir kısmının da bu okuma stratejisine bağlı olduğunu göstereceğim. Devlet’i bozuk yönetim biçimlerinin tartışıldığı VIII. ve IX. kitaplardan yola çıkarak okumayı seçmek önceki kitaplarda ideal devlet hakkında söylenenlerin de tarihsel bir çerçevede okunmasını mümkün kılıyor. Popper bu sayede Platon’u Hegel ve Marx’la birlikte tarihselci (ya da tarihsici) olarak etiketlediği filozoflar kümesine dahil edebiliyor."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5965</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49773889]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1557808057.mp3?updated=1678463290" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aslan Erdem - Kuşatma’nın Ağı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/furuzan-konusmalari3-aslan-erdem-podcast</link>
      <description>Füruzan Konuşmaları serimiz Aslan Erdem'in konuşmasıyla sürüyor. Konumuz, Füruzan'ın ilkin 1972'de yayımlanan ikinci öykü kitabı Kuşatma. Ayrıca bu konuşmanın başlangıcında, Füruzan'dan gelen bir mesaj eşliğinde sürpriz bir "tarih düşürme", bir düzeltme de bekliyor sizleri. Füruzan, Kıraathane'deki bu konuşma serisi vesilesiyle ilk kez kendisini anlatan birçok kaynakta yer alan doğum yılını da Aslan Erdem vasıtasıyla tashih ediyor.Aslan Erdem'in bu konuşmaya ilişkin kısa notu ise şöyle: "Füruzan yazını, duygularla inşa edilmiş bir bellek ağı olarak kurulur. Bu ağın uçları yoksullara, göçmenlere, kadınlara, kız çocuklarına, yaşlılara; öte yandan kentlerin sokaklarına, uzun yol şoförlerinin kat ettiği yollara gerilmiştir. Bu ağın her titreşimi tüm kutuplardan duyulur. Herhangi bir uçtaki hareket, diğer uçlarla birlikte titrer, onlarla dönüşür."Bu konuşma, yayınlanışının ellinci yılında Kuşatma kitabını, bu kitapta duygu ağının nasıl kurulduğunu, bunun Füruzan’ın diğer metinleriyle nasıl ilişkilendiğini ortaya koyuyor.</description>
      <pubDate>Mon, 13 Jun 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/240afe74-bf5a-11ed-909c-475a40a74100/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Füruzan Konuşmaları serimiz Aslan Erdem'in konuşmasıyla sürüyor. Konumuz, Füruzan'ın ilkin 1972'de yayımlanan ikinci öykü kitabı Kuşatma. Ayrıca bu konuşmanın başlangıcında, Füruzan'dan gelen bir mesaj eşliğinde sürpriz bir "tarih düşürme", bir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Füruzan Konuşmaları serimiz Aslan Erdem'in konuşmasıyla sürüyor. Konumuz, Füruzan'ın ilkin 1972'de yayımlanan ikinci öykü kitabı Kuşatma. Ayrıca bu konuşmanın başlangıcında, Füruzan'dan gelen bir mesaj eşliğinde sürpriz bir "tarih düşürme", bir düzeltme de bekliyor sizleri. Füruzan, Kıraathane'deki bu konuşma serisi vesilesiyle ilk kez kendisini anlatan birçok kaynakta yer alan doğum yılını da Aslan Erdem vasıtasıyla tashih ediyor.Aslan Erdem'in bu konuşmaya ilişkin kısa notu ise şöyle: "Füruzan yazını, duygularla inşa edilmiş bir bellek ağı olarak kurulur. Bu ağın uçları yoksullara, göçmenlere, kadınlara, kız çocuklarına, yaşlılara; öte yandan kentlerin sokaklarına, uzun yol şoförlerinin kat ettiği yollara gerilmiştir. Bu ağın her titreşimi tüm kutuplardan duyulur. Herhangi bir uçtaki hareket, diğer uçlarla birlikte titrer, onlarla dönüşür."Bu konuşma, yayınlanışının ellinci yılında Kuşatma kitabını, bu kitapta duygu ağının nasıl kurulduğunu, bunun Füruzan’ın diğer metinleriyle nasıl ilişkilendiğini ortaya koyuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Füruzan Konuşmaları serimiz Aslan Erdem'in konuşmasıyla sürüyor. Konumuz, Füruzan'ın ilkin 1972'de yayımlanan ikinci öykü kitabı Kuşatma. Ayrıca bu konuşmanın başlangıcında, Füruzan'dan gelen bir mesaj eşliğinde sürpriz bir "tarih düşürme", bir düzeltme de bekliyor sizleri. Füruzan, Kıraathane'deki bu konuşma serisi vesilesiyle ilk kez kendisini anlatan birçok kaynakta yer alan doğum yılını da Aslan Erdem vasıtasıyla tashih ediyor.<br><br>Aslan Erdem'in bu konuşmaya ilişkin kısa notu ise şöyle: "Füruzan yazını, duygularla inşa edilmiş bir bellek ağı olarak kurulur. Bu ağın uçları yoksullara, göçmenlere, kadınlara, kız çocuklarına, yaşlılara; öte yandan kentlerin sokaklarına, uzun yol şoförlerinin kat ettiği yollara gerilmiştir. Bu ağın her titreşimi tüm kutuplardan duyulur. Herhangi bir uçtaki hareket, diğer uçlarla birlikte titrer, onlarla dönüşür."<br><br>Bu konuşma, yayınlanışının ellinci yılında Kuşatma kitabını, bu kitapta duygu ağının nasıl kurulduğunu, bunun Füruzan’ın diğer metinleriyle nasıl ilişkilendiğini ortaya koyuyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3352</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49773776]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8929809377.mp3?updated=1678463290" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ergun Sibel Yücel, Marlene Schäfers, Mustafa Arslantunalı - ez Gazîn im</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kiraathanepodcast-ergunsibelyucelmarlene</link>
      <description>Müzik endüstrisine giren ilk dengbêj kadınlardan olan Vanlı Dengbêj Gazin 2018'de hayatını kaybettiğinde, dağarcığındaki müzikal ve kültürel birikimin yazıya ve dolayısıyla geleceğe aktarılması için uğraşıyordu. Yaşamı boyunca, sesini kamusal alanda duyurma, dengbêj geleneğini ve Kürt kültürünü sürdürme arzusu, ulaşabildiği bütün kadınların seslerini yükseltmeleri için bir çaba içinde olmasına da yol açmıştı. Kürtçe ve Türkçe olarak Aram Yayınevi tarafından yayımlanan ez Gazîn im, erken ölümüyle kesintiye uğrayan bu çabanın görünür olması, mücadelesinin kayda geçmesi ve dengbêjliğin esas taşıyıcısı olan kadınların haklarının teslim edilmesine katkısı olması umuduyla hazırlandı.ez Gazîn im'de Gazîn konuşuyor, anlatıyor, ailesi, yakınları, yol arkadaşları eşlik ediyor. Giriş yazılarında da vurgulandığı gibi, bu aynı zamanda pek çok kadının da hikâyesidir. "Gazîn’in hikâyesi bu açıdan sadece bir duyulma çabasının değil, aynı zamanda Kürt kadınlarının seslerinin, nasıl giderek kendi acılarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini duyurmak için bir araç hâline dönüştüğünün de hikâyesidir. (…) Gazîn ne kadar sıradışı ve özel bir kişilik olarak karşımıza çıksa da, hayat hikâyesinde birçok kadının yaşadıklarının yankısını duyabiliyoruz. Bu kitabın anlattıkları o açıdan hepimize bir ilham kaynağı olabilir, olmalıdır."  Kıraathane'nin bu stüdyo sohbetinde, kitabı hazırlayan Gazîn'in dostları Ergun Sibel Yücel ve Marlene Schäfers, Dengbêj Gazîn, ez Gazîn im kitabı ve dengbêj kadınlar üzerine söyleştiler. Onlara K24 Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Arslantunalı eşlik etti.</description>
      <pubDate>Sat, 11 Jun 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2422ef52-bf5a-11ed-909c-37a345c750fe/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Müzik endüstrisine giren ilk dengbêj kadınlardan olan Vanlı Dengbêj Gazin 2018'de hayatını kaybettiğinde, dağarcığındaki müzikal ve kültürel birikimin yazıya ve dolayısıyla geleceğe aktarılması için uğraşıyordu. Yaşamı boyunca, sesini kamusal alanda...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Müzik endüstrisine giren ilk dengbêj kadınlardan olan Vanlı Dengbêj Gazin 2018'de hayatını kaybettiğinde, dağarcığındaki müzikal ve kültürel birikimin yazıya ve dolayısıyla geleceğe aktarılması için uğraşıyordu. Yaşamı boyunca, sesini kamusal alanda duyurma, dengbêj geleneğini ve Kürt kültürünü sürdürme arzusu, ulaşabildiği bütün kadınların seslerini yükseltmeleri için bir çaba içinde olmasına da yol açmıştı. Kürtçe ve Türkçe olarak Aram Yayınevi tarafından yayımlanan ez Gazîn im, erken ölümüyle kesintiye uğrayan bu çabanın görünür olması, mücadelesinin kayda geçmesi ve dengbêjliğin esas taşıyıcısı olan kadınların haklarının teslim edilmesine katkısı olması umuduyla hazırlandı.ez Gazîn im'de Gazîn konuşuyor, anlatıyor, ailesi, yakınları, yol arkadaşları eşlik ediyor. Giriş yazılarında da vurgulandığı gibi, bu aynı zamanda pek çok kadının da hikâyesidir. "Gazîn’in hikâyesi bu açıdan sadece bir duyulma çabasının değil, aynı zamanda Kürt kadınlarının seslerinin, nasıl giderek kendi acılarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini duyurmak için bir araç hâline dönüştüğünün de hikâyesidir. (…) Gazîn ne kadar sıradışı ve özel bir kişilik olarak karşımıza çıksa da, hayat hikâyesinde birçok kadının yaşadıklarının yankısını duyabiliyoruz. Bu kitabın anlattıkları o açıdan hepimize bir ilham kaynağı olabilir, olmalıdır."  Kıraathane'nin bu stüdyo sohbetinde, kitabı hazırlayan Gazîn'in dostları Ergun Sibel Yücel ve Marlene Schäfers, Dengbêj Gazîn, ez Gazîn im kitabı ve dengbêj kadınlar üzerine söyleştiler. Onlara K24 Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Arslantunalı eşlik etti.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Müzik endüstrisine giren ilk dengbêj kadınlardan olan Vanlı Dengbêj Gazin 2018'de hayatını kaybettiğinde, dağarcığındaki müzikal ve kültürel birikimin yazıya ve dolayısıyla geleceğe aktarılması için uğraşıyordu. Yaşamı boyunca, sesini kamusal alanda duyurma, dengbêj geleneğini ve Kürt kültürünü sürdürme arzusu, ulaşabildiği bütün kadınların seslerini yükseltmeleri için bir çaba içinde olmasına da yol açmıştı. Kürtçe ve Türkçe olarak Aram Yayınevi tarafından yayımlanan ez Gazîn im, erken ölümüyle kesintiye uğrayan bu çabanın görünür olması, mücadelesinin kayda geçmesi ve dengbêjliğin esas taşıyıcısı olan kadınların haklarının teslim edilmesine katkısı olması umuduyla hazırlandı.<br><br>ez Gazîn im'de Gazîn konuşuyor, anlatıyor, ailesi, yakınları, yol arkadaşları eşlik ediyor. Giriş yazılarında da vurgulandığı gibi, bu aynı zamanda pek çok kadının da hikâyesidir. "Gazîn’in hikâyesi bu açıdan sadece bir duyulma çabasının değil, aynı zamanda Kürt kadınlarının seslerinin, nasıl giderek kendi acılarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini duyurmak için bir araç hâline dönüştüğünün de hikâyesidir. (…) Gazîn ne kadar sıradışı ve özel bir kişilik olarak karşımıza çıksa da, hayat hikâyesinde birçok kadının yaşadıklarının yankısını duyabiliyoruz. Bu kitabın anlattıkları o açıdan hepimize bir ilham kaynağı olabilir, olmalıdır." <br> <br>Kıraathane'nin bu stüdyo sohbetinde, kitabı hazırlayan Gazîn'in dostları Ergun Sibel Yücel ve Marlene Schäfers, Dengbêj Gazîn, ez Gazîn im kitabı ve dengbêj kadınlar üzerine söyleştiler. Onlara K24 Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Arslantunalı eşlik etti.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3218</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49773613]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4473533705.mp3?updated=1678463290" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Göçün Müziği: Hamode</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gocun-muzigi-hamode-podcast</link>
      <description>Göçmen müzisyenleri konuk ettiğimiz serimizin bu ikinci buluşmasında klavye sanatçısı, piyano ve orgun yanı sıra melodikayı da performanslarında kullanan Suriyeli müzisyen Hamode'nin hikâyesini ve müziğini dinliyoruz. Mini konserimizde, Hamode'ye gitarda Yusuf Soner, kahonda Muharrem Heykel eşlik ediyor.Hamode Sheikh Ali 1983 doğumlu. Melodika ile müzik yapıyor. Suriye Kürtlerinden. Kürtçe, Arapça ve Türkçe şarkılara eşlik ediyor. Bölgenin geleneksel müziğiyle batı müziğini sentezleyen tarzda bir müziği, İstanbul'un çeşitli yerlerinde farklı müzisyenlerle birlikte icra ediyor.</description>
      <pubDate>Thu, 09 Jun 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/243ac29e-bf5a-11ed-909c-ebd17ef2bcb2/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Göçmen müzisyenleri konuk ettiğimiz serimizin bu ikinci buluşmasında klavye sanatçısı, piyano ve orgun yanı sıra melodikayı da performanslarında kullanan Suriyeli müzisyen Hamode'nin hikâyesini ve müziğini dinliyoruz. Mini konserimizde, Hamode'ye...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Göçmen müzisyenleri konuk ettiğimiz serimizin bu ikinci buluşmasında klavye sanatçısı, piyano ve orgun yanı sıra melodikayı da performanslarında kullanan Suriyeli müzisyen Hamode'nin hikâyesini ve müziğini dinliyoruz. Mini konserimizde, Hamode'ye gitarda Yusuf Soner, kahonda Muharrem Heykel eşlik ediyor.Hamode Sheikh Ali 1983 doğumlu. Melodika ile müzik yapıyor. Suriye Kürtlerinden. Kürtçe, Arapça ve Türkçe şarkılara eşlik ediyor. Bölgenin geleneksel müziğiyle batı müziğini sentezleyen tarzda bir müziği, İstanbul'un çeşitli yerlerinde farklı müzisyenlerle birlikte icra ediyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Göçmen müzisyenleri konuk ettiğimiz serimizin bu ikinci buluşmasında klavye sanatçısı, piyano ve orgun yanı sıra melodikayı da performanslarında kullanan Suriyeli müzisyen Hamode'nin hikâyesini ve müziğini dinliyoruz. Mini konserimizde, Hamode'ye gitarda Yusuf Soner, kahonda Muharrem Heykel eşlik ediyor.<br><br>Hamode Sheikh Ali 1983 doğumlu. Melodika ile müzik yapıyor. Suriye Kürtlerinden. Kürtçe, Arapça ve Türkçe şarkılara eşlik ediyor. Bölgenin geleneksel müziğiyle batı müziğini sentezleyen tarzda bir müziği, İstanbul'un çeşitli yerlerinde farklı müzisyenlerle birlikte icra ediyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1969</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49773416]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8691616242.mp3?updated=1678463290" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mehmet Fatih Uslu - Tavan’daki Yazar: Rober Haddeciyan</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/rober-haddeciyan-podcast</link>
      <description>1926 doğumlu Rober Haddeciyan, 1946’dan beri faal olarak gazetecilik ve yazarlık kariyerine devam ediyor. İstanbul'da hâlâ yayımlanmakta olan iki Ermenice gazeteden biri olan Nor Marmara’nın yayın yönetmenliğini de yapan 96 yaşındaki Haddeciyan’ın tiyatro, şiir, deneme, roman, eleştiri ve edebiyat tarihi gibi alanlarda kaleme aldığı onlarca cilt eseri var. Mehmet Fatih Uslu bu konuşmasında, iki romanı Tavan (Arasdağ) ve Tavan’ın Öte Yanı'nı (Arasdağin Miüs Goğmı) merkeze alarak Haddeciyan’ın yazarlık birikimini değerlendirdi. İstanbul Edebiyat Evi'nin etkinlik odasında buluşan bir grup önünde yapılan konuşma katılımcıların soru ve yorumlarıyla devam etti.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jun 2022 10:15:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2452274a-bf5a-11ed-909c-d35bbbb83e51/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>1926 doğumlu Rober Haddeciyan, 1946’dan beri faal olarak gazetecilik ve yazarlık kariyerine devam ediyor. İstanbul'da hâlâ yayımlanmakta olan iki Ermenice gazeteden biri olan Nor Marmara’nın yayın yönetmenliğini de yapan 96 yaşındaki Haddeciyan’ın...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>1926 doğumlu Rober Haddeciyan, 1946’dan beri faal olarak gazetecilik ve yazarlık kariyerine devam ediyor. İstanbul'da hâlâ yayımlanmakta olan iki Ermenice gazeteden biri olan Nor Marmara’nın yayın yönetmenliğini de yapan 96 yaşındaki Haddeciyan’ın tiyatro, şiir, deneme, roman, eleştiri ve edebiyat tarihi gibi alanlarda kaleme aldığı onlarca cilt eseri var. Mehmet Fatih Uslu bu konuşmasında, iki romanı Tavan (Arasdağ) ve Tavan’ın Öte Yanı'nı (Arasdağin Miüs Goğmı) merkeze alarak Haddeciyan’ın yazarlık birikimini değerlendirdi. İstanbul Edebiyat Evi'nin etkinlik odasında buluşan bir grup önünde yapılan konuşma katılımcıların soru ve yorumlarıyla devam etti.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[1926 doğumlu Rober Haddeciyan, 1946’dan beri faal olarak gazetecilik ve yazarlık kariyerine devam ediyor. İstanbul'da hâlâ yayımlanmakta olan iki Ermenice gazeteden biri olan Nor Marmara’nın yayın yönetmenliğini de yapan 96 yaşındaki Haddeciyan’ın tiyatro, şiir, deneme, roman, eleştiri ve edebiyat tarihi gibi alanlarda kaleme aldığı onlarca cilt eseri var. <br><br>Mehmet Fatih Uslu bu konuşmasında, iki romanı Tavan (Arasdağ) ve Tavan’ın Öte Yanı'nı (Arasdağin Miüs Goğmı) merkeze alarak Haddeciyan’ın yazarlık birikimini değerlendirdi. İstanbul Edebiyat Evi'nin etkinlik odasında buluşan bir grup önünde yapılan konuşma katılımcıların soru ve yorumlarıyla devam etti.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4074</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/50100438]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4498465684.mp3?updated=1678463290" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aslı Tohumcu - Parasız Yatılı: Füruzan Olayım</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/furuzan-konusmalari2-asli-tohumcu-podcast</link>
      <description>Parasız Yatılı Füruzan'ın 1971'de yayımlanan ve ana-kız ilişkilerine odaklanan on iki öyküden oluşan kitabıdır. "Füruzan Konuşmaları" serimizde yazar Aslı Tohumcu bu kitabı, akademik bir bakışla ya da eleştirmen gözüyle değil, tamamen Füruzan'ın buradaki öykülerinin kendi yazar olma sürecindeki etkisine odaklanarak ele alıyor.Tohumcu'nun konuşma notu şöyle: “Bu konuşma, ’benim’ Füruzan Olayı’mdan bahsedecek. Füruzan’ın Parasız Yatılı’sının yazar olma kararıma etkisinden, Füruzan’la Parasız Yatılı’da özellikle bir öykü aracılığıyla kurmaya çalıştığım akrabalıktan ve Füruzan’ın edebiyatı gibi asla bozulmayan, hep dimdik, hep derli toplu topuzundan, duruşundan…”</description>
      <pubDate>Mon, 06 Jun 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2469ee48-bf5a-11ed-909c-bf591462cbb1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Parasız Yatılı Füruzan'ın 1971'de yayımlanan ve ana-kız ilişkilerine odaklanan on iki öyküden oluşan kitabıdır. "Füruzan Konuşmaları" serimizde yazar Aslı Tohumcu bu kitabı, akademik bir bakışla ya da eleştirmen gözüyle değil, tamamen Füruzan'ın...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Parasız Yatılı Füruzan'ın 1971'de yayımlanan ve ana-kız ilişkilerine odaklanan on iki öyküden oluşan kitabıdır. "Füruzan Konuşmaları" serimizde yazar Aslı Tohumcu bu kitabı, akademik bir bakışla ya da eleştirmen gözüyle değil, tamamen Füruzan'ın buradaki öykülerinin kendi yazar olma sürecindeki etkisine odaklanarak ele alıyor.Tohumcu'nun konuşma notu şöyle: “Bu konuşma, ’benim’ Füruzan Olayı’mdan bahsedecek. Füruzan’ın Parasız Yatılı’sının yazar olma kararıma etkisinden, Füruzan’la Parasız Yatılı’da özellikle bir öykü aracılığıyla kurmaya çalıştığım akrabalıktan ve Füruzan’ın edebiyatı gibi asla bozulmayan, hep dimdik, hep derli toplu topuzundan, duruşundan…”</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Parasız Yatılı Füruzan'ın 1971'de yayımlanan ve ana-kız ilişkilerine odaklanan on iki öyküden oluşan kitabıdır. "Füruzan Konuşmaları" serimizde yazar Aslı Tohumcu bu kitabı, akademik bir bakışla ya da eleştirmen gözüyle değil, tamamen Füruzan'ın buradaki öykülerinin kendi yazar olma sürecindeki etkisine odaklanarak ele alıyor.<br><br>Tohumcu'nun konuşma notu şöyle: “Bu konuşma, ’benim’ Füruzan Olayı’mdan bahsedecek. Füruzan’ın Parasız Yatılı’sının yazar olma kararıma etkisinden, Füruzan’la Parasız Yatılı’da özellikle bir öykü aracılığıyla kurmaya çalıştığım akrabalıktan ve Füruzan’ın edebiyatı gibi asla bozulmayan, hep dimdik, hep derli toplu topuzundan, duruşundan…”]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1876</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49773335]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6726745401.mp3?updated=1678463290" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Doğan Çetinkaya, Foti Benlisoy - Osmanlı’da Marksizm ve Sosyalizm: Yeni Kuşak Çalışmalar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/dogan-cetinkaya-foti-benlisoy-podcast</link>
      <description>İletişim Yayınları'nca kısa bir süre önce yayımlanan Osmanlı’da Marksizm ve Sosyalizm: Yeni Kuşak Çalışmalar adlı kitaptan yola çıkan bir tarih konuşması. Osmanlı İmparatorluğu’nda önceki kuşakların ürettiği mevcut literatürün temelsiz iddialarına karşın yeni kuşak çalışmalar hem sınıf çalışmaları hem de sosyalist düşünce alanında yeni bir anlatıyı inşa ediyor. Osmanlı İmparatorluğu’nda sınıf oluşumları üzerine çalışmalar yapan yeni bir kuşak, İmparatorluğun bütün cemaatlerinin değişik dillerinde ve farklı cemaatlerin mensuplarının birbirleriyle ilişki içerisinde sosyalist ve Marksist düşüncenin farklı damarlarını ne şekilde savunduklarını ortaya çıkarıyor.Kitabı derleyen Y. Doğan Çetinkaya ile Stefo Benlisoy, Osmanlı İmparatorluğu'nda Marksizmin ve sosyalizmin ne şekilde geliştiğini ve bunun tarihyazımı için anlamını, bu kitabın konusu olan yeni kuşak çalışmalar ışığında tartışıyorlar.</description>
      <pubDate>Sat, 04 Jun 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2481b73a-bf5a-11ed-909c-9fc7e3074fef/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İletişim Yayınları'nca kısa bir süre önce yayımlanan Osmanlı’da Marksizm ve Sosyalizm: Yeni Kuşak Çalışmalar adlı kitaptan yola çıkan bir tarih konuşması. Osmanlı İmparatorluğu’nda önceki kuşakların ürettiği mevcut literatürün temelsiz iddialarına...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İletişim Yayınları'nca kısa bir süre önce yayımlanan Osmanlı’da Marksizm ve Sosyalizm: Yeni Kuşak Çalışmalar adlı kitaptan yola çıkan bir tarih konuşması. Osmanlı İmparatorluğu’nda önceki kuşakların ürettiği mevcut literatürün temelsiz iddialarına karşın yeni kuşak çalışmalar hem sınıf çalışmaları hem de sosyalist düşünce alanında yeni bir anlatıyı inşa ediyor. Osmanlı İmparatorluğu’nda sınıf oluşumları üzerine çalışmalar yapan yeni bir kuşak, İmparatorluğun bütün cemaatlerinin değişik dillerinde ve farklı cemaatlerin mensuplarının birbirleriyle ilişki içerisinde sosyalist ve Marksist düşüncenin farklı damarlarını ne şekilde savunduklarını ortaya çıkarıyor.Kitabı derleyen Y. Doğan Çetinkaya ile Stefo Benlisoy, Osmanlı İmparatorluğu'nda Marksizmin ve sosyalizmin ne şekilde geliştiğini ve bunun tarihyazımı için anlamını, bu kitabın konusu olan yeni kuşak çalışmalar ışığında tartışıyorlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İletişim Yayınları'nca kısa bir süre önce yayımlanan Osmanlı’da Marksizm ve Sosyalizm: Yeni Kuşak Çalışmalar adlı kitaptan yola çıkan bir tarih konuşması. Osmanlı İmparatorluğu’nda önceki kuşakların ürettiği mevcut literatürün temelsiz iddialarına karşın yeni kuşak çalışmalar hem sınıf çalışmaları hem de sosyalist düşünce alanında yeni bir anlatıyı inşa ediyor. Osmanlı İmparatorluğu’nda sınıf oluşumları üzerine çalışmalar yapan yeni bir kuşak, İmparatorluğun bütün cemaatlerinin değişik dillerinde ve farklı cemaatlerin mensuplarının birbirleriyle ilişki içerisinde sosyalist ve Marksist düşüncenin farklı damarlarını ne şekilde savunduklarını ortaya çıkarıyor.<br><br>Kitabı derleyen Y. Doğan Çetinkaya ile Stefo Benlisoy, Osmanlı İmparatorluğu'nda Marksizmin ve sosyalizmin ne şekilde geliştiğini ve bunun tarihyazımı için anlamını, bu kitabın konusu olan yeni kuşak çalışmalar ışığında tartışıyorlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3458</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49772955]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5676152565.mp3?updated=1678463290" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - Σωκρατέω: “Önü Sokrates, Arkası Sokrates, Ortası Sokrates”</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-sokrates-podcast</link>
      <description>Levent Kavas'tan yine eski Yunan'a bakan, bizi Σωκρατέω (Sokrateslemek) üzerine düşünmeye çağıran bir felsefe konuşması. Levent Hoca'nın konuşmaya ilişkin notu şöyle:"Felsefe tarihinin depreşip duran uyuzundan söz edeceğiz: Sokrates sorunundan. Belirtileri nedir, nasıl baş gösterir, çağdan çağa nasıl bulaşır, kaşımak gerekir mi, sağaltılabilir mi, sağaltmak gerekir mi, unutursak geçer mi? Sokrates’i kimler tatlı tatlı kaşır, kimler kendisine uyuz olur?"</description>
      <pubDate>Wed, 01 Jun 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/249a0448-bf5a-11ed-909c-e3837da4d303/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Levent Kavas'tan yine eski Yunan'a bakan, bizi Σωκρατέω (Sokrateslemek) üzerine düşünmeye çağıran bir felsefe konuşması. Levent Hoca'nın konuşmaya ilişkin notu şöyle:

"Felsefe tarihinin depreşip duran uyuzundan söz edeceğiz: Sokrates sorunundan....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Levent Kavas'tan yine eski Yunan'a bakan, bizi Σωκρατέω (Sokrateslemek) üzerine düşünmeye çağıran bir felsefe konuşması. Levent Hoca'nın konuşmaya ilişkin notu şöyle:"Felsefe tarihinin depreşip duran uyuzundan söz edeceğiz: Sokrates sorunundan. Belirtileri nedir, nasıl baş gösterir, çağdan çağa nasıl bulaşır, kaşımak gerekir mi, sağaltılabilir mi, sağaltmak gerekir mi, unutursak geçer mi? Sokrates’i kimler tatlı tatlı kaşır, kimler kendisine uyuz olur?"</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Levent Kavas'tan yine eski Yunan'a bakan, bizi Σωκρατέω (Sokrateslemek) üzerine düşünmeye çağıran bir felsefe konuşması. Levent Hoca'nın konuşmaya ilişkin notu şöyle:<br><br>"Felsefe tarihinin depreşip duran uyuzundan söz edeceğiz: Sokrates sorunundan. Belirtileri nedir, nasıl baş gösterir, çağdan çağa nasıl bulaşır, kaşımak gerekir mi, sağaltılabilir mi, sağaltmak gerekir mi, unutursak geçer mi? Sokrates’i kimler tatlı tatlı kaşır, kimler kendisine uyuz olur?"]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4486</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49772933]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8467219366.mp3?updated=1678463291" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erol Köroğlu - 47’liler’de İşkenceye Karşı Dünyanın Kuruluşu: Anlatı Evreni, Zihin Temsili ve Hesaplaşma</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/furuzan-konusmalari1-erol-koroglu-podcast</link>
      <description>Bu sezon, yedi bölümlük bir "Füruzan Konuşmaları" serisi düzenledik. Onun kitaplarına derinlikli ve eleştirel bir bakışla yaklaşarak, edebiyatını daha iyi anlamaya çalışarak, yeni kuşak okurların Füruzan'ı daha iyi tanımasını, daha fazla merak etmesini ve daha çok okumasını sağlamayı amaçlayan bir seri bu.Serinin ilk konuşmacısı Erol Köroğlu bu yayında 47'liler romanını ele alıyor. Füruzan’ın 1974’te yayımladığı 47’liler romanında 12 Mart 1971 askerî darbesinin ardından solcu gençlere yönelik baskı ve yakalandıklarında maruz kaldıkları işkenceleri odağına alır. Özellikle içerdiği işkence sahneleri ve solcu gençleri temsili açısından eleştirilmiş ve üzerinde çok az durulmuştur. Oysa roman, başkahramanı Emine’nin, hapisten salıverildikten sonra kendini sağaltmaya çalışırken sadece yaşadığı işkencelerle değil, tüm geçmişiyle hesaplaşmasını okura sunan bir zihin temsili biçiminde ilerler. Emine’nin geçmişine bir hatırlama süreci üzerinden ulaşıyor olmamız, son derece karmaşık ve incelikli bir anlatı evreninin kurulmasına yol açıyor. Bu konuşma, romanın öyküsünü ustalıklı anlatı tekniğinin inceliklerine dikkat çekerek tartışıyor.</description>
      <pubDate>Mon, 30 May 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/24b26902-bf5a-11ed-909c-5737baef776c/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bu sezon, yedi bölümlük bir "Füruzan Konuşmaları" serisi düzenledik. Onun kitaplarına derinlikli ve eleştirel bir bakışla yaklaşarak, edebiyatını daha iyi anlamaya çalışarak, yeni kuşak okurların Füruzan'ı daha iyi tanımasını, daha fazla merak...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu sezon, yedi bölümlük bir "Füruzan Konuşmaları" serisi düzenledik. Onun kitaplarına derinlikli ve eleştirel bir bakışla yaklaşarak, edebiyatını daha iyi anlamaya çalışarak, yeni kuşak okurların Füruzan'ı daha iyi tanımasını, daha fazla merak etmesini ve daha çok okumasını sağlamayı amaçlayan bir seri bu.Serinin ilk konuşmacısı Erol Köroğlu bu yayında 47'liler romanını ele alıyor. Füruzan’ın 1974’te yayımladığı 47’liler romanında 12 Mart 1971 askerî darbesinin ardından solcu gençlere yönelik baskı ve yakalandıklarında maruz kaldıkları işkenceleri odağına alır. Özellikle içerdiği işkence sahneleri ve solcu gençleri temsili açısından eleştirilmiş ve üzerinde çok az durulmuştur. Oysa roman, başkahramanı Emine’nin, hapisten salıverildikten sonra kendini sağaltmaya çalışırken sadece yaşadığı işkencelerle değil, tüm geçmişiyle hesaplaşmasını okura sunan bir zihin temsili biçiminde ilerler. Emine’nin geçmişine bir hatırlama süreci üzerinden ulaşıyor olmamız, son derece karmaşık ve incelikli bir anlatı evreninin kurulmasına yol açıyor. Bu konuşma, romanın öyküsünü ustalıklı anlatı tekniğinin inceliklerine dikkat çekerek tartışıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bu sezon, yedi bölümlük bir "Füruzan Konuşmaları" serisi düzenledik. Onun kitaplarına derinlikli ve eleştirel bir bakışla yaklaşarak, edebiyatını daha iyi anlamaya çalışarak, yeni kuşak okurların Füruzan'ı daha iyi tanımasını, daha fazla merak etmesini ve daha çok okumasını sağlamayı amaçlayan bir seri bu.<br><br>Serinin ilk konuşmacısı Erol Köroğlu bu yayında 47'liler romanını ele alıyor. Füruzan’ın 1974’te yayımladığı 47’liler romanında 12 Mart 1971 askerî darbesinin ardından solcu gençlere yönelik baskı ve yakalandıklarında maruz kaldıkları işkenceleri odağına alır. Özellikle içerdiği işkence sahneleri ve solcu gençleri temsili açısından eleştirilmiş ve üzerinde çok az durulmuştur. Oysa roman, başkahramanı Emine’nin, hapisten salıverildikten sonra kendini sağaltmaya çalışırken sadece yaşadığı işkencelerle değil, tüm geçmişiyle hesaplaşmasını okura sunan bir zihin temsili biçiminde ilerler. Emine’nin geçmişine bir hatırlama süreci üzerinden ulaşıyor olmamız, son derece karmaşık ve incelikli bir anlatı evreninin kurulmasına yol açıyor. Bu konuşma, romanın öyküsünü ustalıklı anlatı tekniğinin inceliklerine dikkat çekerek tartışıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3699</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49772865]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3368084668.mp3?updated=1678463291" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Turgut Çeviker, Ömer Erdem - Tevfik Fikret Hep Güncel Şair</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/turgut-ceviker-omer-erdem-tevfik-fikret-podcast</link>
      <description>Ölümünün üzerinden yüz yılı aşkın süre geçmesine rağmen hâlâ güncel bir şairden söz açıyoruz. Doğu-Batı sorunsalının ulanarak yumaklandığı bir süreçte, şiirleri ile bağdaş fikirlerin şairi olarak nedir Tevfik Fikret'i bunca güncel kılan? Bir vesileyle konuşuluyor, tartışılıyor, hakkında yeni kitaplar yazılıyor. Son olarak Turgut Çeviker onu yeniden ele aldı, hayatının ve sanatının ayrıntılarında yeniden düşünmemizi sağladı. Koç Üniversitesi Yayınları'nın başlattığı Armağan Kitaplar dizisinin ilk cildi Turgut Çeviker'in büyük bir arşiv çalışması sonucunda titizlikle, eski ve yeni yazılardan derlediği Tevfik Fikret kitabına ayrıldı. Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin bu Şiir Gecesi'nde bu kez Tevfik Fikret'i konu, Turgut Çeviker'i konuk ettik. Ömer Erdem'in moderatörlüğündeki  buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 28 May 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/24ca13d6-bf5a-11ed-909c-2b44cd043505/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ölümünün üzerinden yüz yılı aşkın süre geçmesine rağmen hâlâ güncel bir şairden söz açıyoruz. Doğu-Batı sorunsalının ulanarak yumaklandığı bir süreçte, şiirleri ile bağdaş fikirlerin şairi olarak nedir Tevfik Fikret'i bunca güncel kılan? Bir vesileyle...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ölümünün üzerinden yüz yılı aşkın süre geçmesine rağmen hâlâ güncel bir şairden söz açıyoruz. Doğu-Batı sorunsalının ulanarak yumaklandığı bir süreçte, şiirleri ile bağdaş fikirlerin şairi olarak nedir Tevfik Fikret'i bunca güncel kılan? Bir vesileyle konuşuluyor, tartışılıyor, hakkında yeni kitaplar yazılıyor. Son olarak Turgut Çeviker onu yeniden ele aldı, hayatının ve sanatının ayrıntılarında yeniden düşünmemizi sağladı. Koç Üniversitesi Yayınları'nın başlattığı Armağan Kitaplar dizisinin ilk cildi Turgut Çeviker'in büyük bir arşiv çalışması sonucunda titizlikle, eski ve yeni yazılardan derlediği Tevfik Fikret kitabına ayrıldı. Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin bu Şiir Gecesi'nde bu kez Tevfik Fikret'i konu, Turgut Çeviker'i konuk ettik. Ömer Erdem'in moderatörlüğündeki  buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ölümünün üzerinden yüz yılı aşkın süre geçmesine rağmen hâlâ güncel bir şairden söz açıyoruz. Doğu-Batı sorunsalının ulanarak yumaklandığı bir süreçte, şiirleri ile bağdaş fikirlerin şairi olarak nedir Tevfik Fikret'i bunca güncel kılan? Bir vesileyle konuşuluyor, tartışılıyor, hakkında yeni kitaplar yazılıyor. <br><br>Son olarak Turgut Çeviker onu yeniden ele aldı, hayatının ve sanatının ayrıntılarında yeniden düşünmemizi sağladı. Koç Üniversitesi Yayınları'nın başlattığı Armağan Kitaplar dizisinin ilk cildi Turgut Çeviker'in büyük bir arşiv çalışması sonucunda titizlikle, eski ve yeni yazılardan derlediği Tevfik Fikret kitabına ayrıldı. Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin bu Şiir Gecesi'nde bu kez Tevfik Fikret'i konu, Turgut Çeviker'i konuk ettik. Ömer Erdem'in moderatörlüğündeki  buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4118</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49772777]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5820152966.mp3?updated=1678463291" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Göçün Müziği: Zain</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gocun-muzigi-zain-podcast</link>
      <description>İstanbul'daki göçmen müzisyenlerle dayanışmak, onların müziğine ve hikâyelerine kulak vermek amacıyla başlattığımız Göçün Müziği serimizde, performans ve sohbetin bir arada olduğu ilk buluşma: Konuğumuz Suriyeli Rap'çi Zain, moderatörümüz Ayşen Güven.Zain Suriye'nin Humus şehrinden geliyor. 2008 yılından beri Rap söylüyor. "Zorlu bir gerçeklik içinde tutku dolu yaşayan bir neslin sokak imgesini aktarmak için Rap ile farklı müzik türlerini birleştirdiğim bir sanatsal kimliğim var" diyor. Herkesin iletmek istediği bir mesajı olduğuna inanıyor. Esas amacı, git gide yayılan stereotipleri yıkmak. "Ve," diyor, "bunun için kendimden başlıyorum."</description>
      <pubDate>Wed, 25 May 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/24e1b22a-bf5a-11ed-909c-5f0b1c23091c/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul'daki göçmen müzisyenlerle dayanışmak, onların müziğine ve hikâyelerine kulak vermek amacıyla başlattığımız Göçün Müziği serimizde, performans ve sohbetin bir arada olduğu ilk buluşma: Konuğumuz Suriyeli Rap'çi Zain, moderatörümüz Ayşen Güven....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul'daki göçmen müzisyenlerle dayanışmak, onların müziğine ve hikâyelerine kulak vermek amacıyla başlattığımız Göçün Müziği serimizde, performans ve sohbetin bir arada olduğu ilk buluşma: Konuğumuz Suriyeli Rap'çi Zain, moderatörümüz Ayşen Güven.Zain Suriye'nin Humus şehrinden geliyor. 2008 yılından beri Rap söylüyor. "Zorlu bir gerçeklik içinde tutku dolu yaşayan bir neslin sokak imgesini aktarmak için Rap ile farklı müzik türlerini birleştirdiğim bir sanatsal kimliğim var" diyor. Herkesin iletmek istediği bir mesajı olduğuna inanıyor. Esas amacı, git gide yayılan stereotipleri yıkmak. "Ve," diyor, "bunun için kendimden başlıyorum."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul'daki göçmen müzisyenlerle dayanışmak, onların müziğine ve hikâyelerine kulak vermek amacıyla başlattığımız Göçün Müziği serimizde, performans ve sohbetin bir arada olduğu ilk buluşma: Konuğumuz Suriyeli Rap'çi Zain, moderatörümüz Ayşen Güven.<br><br>Zain Suriye'nin Humus şehrinden geliyor. 2008 yılından beri Rap söylüyor. "Zorlu bir gerçeklik içinde tutku dolu yaşayan bir neslin sokak imgesini aktarmak için Rap ile farklı müzik türlerini birleştirdiğim bir sanatsal kimliğim var" diyor. Herkesin iletmek istediği bir mesajı olduğuna inanıyor. Esas amacı, git gide yayılan stereotipleri yıkmak. "Ve," diyor, "bunun için kendimden başlıyorum."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1934</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49772648]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9078032165.mp3?updated=1678463291" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aslı Sarıoğlu, Eda Yiğit - Arafta Bir Beyoğlu</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sehir-konusmalari-arafta-beyoglu-podcast</link>
      <description>Kıraathane'de kuruluşumuzdan beri bizim de bir parçası olduğumuz, kimimizin kuşaklardır "mahallesi" bildiği, kimimizin kendini hep "misafir" saydığı bir semti, bir anlamda yerimizi yurdumuzu konuşuyoruz. Konumuz: Beyoğlu. Üç yıl boyunca Beyoğlu’yla ilgili yazılı kaynakları tarayan, kent çalışmaları, tarih ve sosyoloji disiplinlerinin içinden Beyoğlu'na bakmış metinleri okuyan, ayrıca Beyoğlu üzerine yazılmış roman, deneme ve hatıratları da bu incemeleye dahil ederek, “Arafta Bir Beyoğlu” çalışmasını gerçekleştiren ekipten Araştırma Uzmanı Aslı Sarıoğlu, akademisyen Eda Yiğit'in moderatörlüğünde anlatıyor.Beyoğlu'nu, Beyoğlu'ndaki evimizde, yani Kıraathane binasında 10 Ocak 2022 akşamı buluşup konuştuğumuz bu etkinliğin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 23 May 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/24f90a1a-bf5a-11ed-909c-e7f44eba57e3/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane'de kuruluşumuzdan beri bizim de bir parçası olduğumuz, kimimizin kuşaklardır "mahallesi" bildiği, kimimizin kendini hep "misafir" saydığı bir semti, bir anlamda yerimizi yurdumuzu konuşuyoruz. Konumuz: Beyoğlu. Üç yıl boyunca Beyoğlu’yla...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane'de kuruluşumuzdan beri bizim de bir parçası olduğumuz, kimimizin kuşaklardır "mahallesi" bildiği, kimimizin kendini hep "misafir" saydığı bir semti, bir anlamda yerimizi yurdumuzu konuşuyoruz. Konumuz: Beyoğlu. Üç yıl boyunca Beyoğlu’yla ilgili yazılı kaynakları tarayan, kent çalışmaları, tarih ve sosyoloji disiplinlerinin içinden Beyoğlu'na bakmış metinleri okuyan, ayrıca Beyoğlu üzerine yazılmış roman, deneme ve hatıratları da bu incemeleye dahil ederek, “Arafta Bir Beyoğlu” çalışmasını gerçekleştiren ekipten Araştırma Uzmanı Aslı Sarıoğlu, akademisyen Eda Yiğit'in moderatörlüğünde anlatıyor.Beyoğlu'nu, Beyoğlu'ndaki evimizde, yani Kıraathane binasında 10 Ocak 2022 akşamı buluşup konuştuğumuz bu etkinliğin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane'de kuruluşumuzdan beri bizim de bir parçası olduğumuz, kimimizin kuşaklardır "mahallesi" bildiği, kimimizin kendini hep "misafir" saydığı bir semti, bir anlamda yerimizi yurdumuzu konuşuyoruz. Konumuz: Beyoğlu. Üç yıl boyunca Beyoğlu’yla ilgili yazılı kaynakları tarayan, kent çalışmaları, tarih ve sosyoloji disiplinlerinin içinden Beyoğlu'na bakmış metinleri okuyan, ayrıca Beyoğlu üzerine yazılmış roman, deneme ve hatıratları da bu incemeleye dahil ederek, “Arafta Bir Beyoğlu” çalışmasını gerçekleştiren ekipten Araştırma Uzmanı Aslı Sarıoğlu, akademisyen Eda Yiğit'in moderatörlüğünde anlatıyor.<br><br>Beyoğlu'nu, Beyoğlu'ndaki evimizde, yani Kıraathane binasında 10 Ocak 2022 akşamı buluşup konuştuğumuz bu etkinliğin kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6703</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49547076]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8158742140.mp3?updated=1678463291" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gülce Başer, Betül Dünder - 1980’lerden Günümüze Şiir ve Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Bir Dönüşüm</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mor-pasaj-gulce-baser-podcast</link>
      <description>Betül Dünder'in Mor Pasaj'daki konuğu bu kez şair-yazar Gülce Başer. Dönüşüm kavramı odağında şiirimizin 1980’lerden bugününe siyasal duraklarını, Türkçe şiirin özellikle son yılında toplumsal cinsiyet bağlamında değerlendirilecek özneleri üzerine bir konuşma.</description>
      <pubDate>Sat, 21 May 2022 08:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/250fd75e-bf5a-11ed-909c-f7ac41581555/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Betül Dünder'in Mor Pasaj'daki konuğu bu kez şair-yazar Gülce Başer. Dönüşüm kavramı odağında şiirimizin 1980’lerden bugününe siyasal duraklarını, Türkçe şiirin özellikle son yılında toplumsal cinsiyet bağlamında değerlendirilecek özneleri üzerine bir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Betül Dünder'in Mor Pasaj'daki konuğu bu kez şair-yazar Gülce Başer. Dönüşüm kavramı odağında şiirimizin 1980’lerden bugününe siyasal duraklarını, Türkçe şiirin özellikle son yılında toplumsal cinsiyet bağlamında değerlendirilecek özneleri üzerine bir konuşma.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Betül Dünder'in Mor Pasaj'daki konuğu bu kez şair-yazar Gülce Başer. Dönüşüm kavramı odağında şiirimizin 1980’lerden bugününe siyasal duraklarını, Türkçe şiirin özellikle son yılında toplumsal cinsiyet bağlamında değerlendirilecek özneleri üzerine bir konuşma.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4089</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49546939]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7311064906.mp3?updated=1678463291" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Soysal - Karşılaştırmalı Mistisizmler: Laozi ve Daoizm</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-soysal-laozi-daoizm-podcast</link>
      <description>Ahmet Soysal bu sezon Kıraathane'de, "Doğu" felsefesine, daha doğrusu mistisizmine, mistisizmlerine karşılaştırmalı olarak bakacağı bir konuşma serisi yapıyor: "Doğu kaynaklı büyük düşünce akımlarını, bakış açısına göre, farklı tanımlamak mümkün. Bunlara Felsefeler, Metafizikler, Mistikler, Bilgelikler denilebilir. Biz burada Mistikler ya da Mistisizmler deyimini tercih ediyoruz. Çünkü bunlarda, sadece bir varlık tasarımı ve bilgi teorisi (Felsefenin işlevi), ya da sadece bir doğru yaşam anlayışı (Bilgeliğin işlevi) sunmak söz konusu olmayıp, her defasında, bu işlevlere ek olarak, bir kutsallık ve azizlik doğrultusu ortaya konulmuştur. Belki Metafizik terimi, seçtiğimiz Mistik nitelemesine en yakın olanıdır ama bu terim de Batılı (Yunan) kökenini fazla işaret etmektedir."Bu genel yaklaşım kapsamında bu ilk konuşmanın konusu: Laozi ve Daoizm. İlkin Çin’de Laozi’nin kurucusu olduğu Daoizm’i, bizzat Laozi’nin ünlü metni Daodejing’in ışığında ele alacağız. Bizi çok heyecanlandıran bir seri bu, sizlerin de yararlanmanız dileğiyle.</description>
      <pubDate>Wed, 18 May 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/25292f60-bf5a-11ed-909c-1f8eb3dcae86/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ahmet Soysal bu sezon Kıraathane'de, "Doğu" felsefesine, daha doğrusu mistisizmine, mistisizmlerine karşılaştırmalı olarak bakacağı bir konuşma serisi yapıyor: "Doğu kaynaklı büyük düşünce akımlarını, bakış açısına göre, farklı tanımlamak mümkün....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ahmet Soysal bu sezon Kıraathane'de, "Doğu" felsefesine, daha doğrusu mistisizmine, mistisizmlerine karşılaştırmalı olarak bakacağı bir konuşma serisi yapıyor: "Doğu kaynaklı büyük düşünce akımlarını, bakış açısına göre, farklı tanımlamak mümkün. Bunlara Felsefeler, Metafizikler, Mistikler, Bilgelikler denilebilir. Biz burada Mistikler ya da Mistisizmler deyimini tercih ediyoruz. Çünkü bunlarda, sadece bir varlık tasarımı ve bilgi teorisi (Felsefenin işlevi), ya da sadece bir doğru yaşam anlayışı (Bilgeliğin işlevi) sunmak söz konusu olmayıp, her defasında, bu işlevlere ek olarak, bir kutsallık ve azizlik doğrultusu ortaya konulmuştur. Belki Metafizik terimi, seçtiğimiz Mistik nitelemesine en yakın olanıdır ama bu terim de Batılı (Yunan) kökenini fazla işaret etmektedir."Bu genel yaklaşım kapsamında bu ilk konuşmanın konusu: Laozi ve Daoizm. İlkin Çin’de Laozi’nin kurucusu olduğu Daoizm’i, bizzat Laozi’nin ünlü metni Daodejing’in ışığında ele alacağız. Bizi çok heyecanlandıran bir seri bu, sizlerin de yararlanmanız dileğiyle.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ahmet Soysal bu sezon Kıraathane'de, "Doğu" felsefesine, daha doğrusu mistisizmine, mistisizmlerine karşılaştırmalı olarak bakacağı bir konuşma serisi yapıyor: "Doğu kaynaklı büyük düşünce akımlarını, bakış açısına göre, farklı tanımlamak mümkün. Bunlara Felsefeler, Metafizikler, Mistikler, Bilgelikler denilebilir. Biz burada Mistikler ya da Mistisizmler deyimini tercih ediyoruz. Çünkü bunlarda, sadece bir varlık tasarımı ve bilgi teorisi (Felsefenin işlevi), ya da sadece bir doğru yaşam anlayışı (Bilgeliğin işlevi) sunmak söz konusu olmayıp, her defasında, bu işlevlere ek olarak, bir kutsallık ve azizlik doğrultusu ortaya konulmuştur. Belki Metafizik terimi, seçtiğimiz Mistik nitelemesine en yakın olanıdır ama bu terim de Batılı (Yunan) kökenini fazla işaret etmektedir."<br><br>Bu genel yaklaşım kapsamında bu ilk konuşmanın konusu: Laozi ve Daoizm. İlkin Çin’de Laozi’nin kurucusu olduğu Daoizm’i, bizzat Laozi’nin ünlü metni Daodejing’in ışığında ele alacağız. Bizi çok heyecanlandıran bir seri bu, sizlerin de yararlanmanız dileğiyle.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2989</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49546774]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8452901157.mp3?updated=1678463291" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emrah Yaralı, Mesut Varlık - Habitus Kitap</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/emrah-yarali-habitus-kitap-podcast</link>
      <description>Bağımsız, butik, kendi işini kendi gören, ticarî hesapları yayıncılığının önüne geçmeyen birbirinden farklı yayınevlerinin yöneticileriyle gerçekleştireceğimiz söyleşi dizimize bu ay Habitus Kitap’ın Yayın Yönetmeni Emrah Yaralı ile başlıyoruz. Kurucusu olduğu Habitus’un hikâyesini, yayın politikasını, çizgisini, planlarını ve elbette kaçınılmaz olarak yayıncılığımızın bugününü konuşacağımız sohbetin moderatörlüğünü Mesut Varlık üstleniyor.</description>
      <pubDate>Mon, 16 May 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2541fee6-bf5a-11ed-909c-631d02c939c0/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bağımsız, butik, kendi işini kendi gören, ticarî hesapları yayıncılığının önüne geçmeyen birbirinden farklı yayınevlerinin yöneticileriyle gerçekleştireceğimiz söyleşi dizimize bu ay Habitus Kitap’ın Yayın Yönetmeni Emrah Yaralı ile başlıyoruz....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bağımsız, butik, kendi işini kendi gören, ticarî hesapları yayıncılığının önüne geçmeyen birbirinden farklı yayınevlerinin yöneticileriyle gerçekleştireceğimiz söyleşi dizimize bu ay Habitus Kitap’ın Yayın Yönetmeni Emrah Yaralı ile başlıyoruz. Kurucusu olduğu Habitus’un hikâyesini, yayın politikasını, çizgisini, planlarını ve elbette kaçınılmaz olarak yayıncılığımızın bugününü konuşacağımız sohbetin moderatörlüğünü Mesut Varlık üstleniyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bağımsız, butik, kendi işini kendi gören, ticarî hesapları yayıncılığının önüne geçmeyen birbirinden farklı yayınevlerinin yöneticileriyle gerçekleştireceğimiz söyleşi dizimize bu ay Habitus Kitap’ın Yayın Yönetmeni Emrah Yaralı ile başlıyoruz. Kurucusu olduğu Habitus’un hikâyesini, yayın politikasını, çizgisini, planlarını ve elbette kaçınılmaz olarak yayıncılığımızın bugününü konuşacağımız sohbetin moderatörlüğünü Mesut Varlık üstleniyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2742</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49546645]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8176971964.mp3?updated=1678463291" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Merin Sever, Hülya Ekşigil, Silva Özyerli, Aylin Öney Tan, Burkay Adalığ, Gülşah Şenkol - Geçmişten Günümüze İstanbul Lezzetleri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gecmisten-gunumuze-istanbul-lezzetleri-podcast</link>
      <description>"Bugün İstanbul’da yenmeyen yemek mi var? Evet, bir “İstanbul mutfağı” var, ama İstanbul’un lezzet haritası sadece İstanbul mutfağından ibaret mi? Nasıl ki eskiden beri İstanbul’da olan Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve bu şehre göçen ilk Türkler, Kürtler, Süryaniler, Araplarla birlikte Arnavutlar, Çerkesler, Boşnaklar; Selanik, Girit, Makedon, Bulgaristan, Lübnan, Suriye göçmenleri ve ülkenin her şehrinden gelmiş cümle insan olarak İstanbul’da yaşıyorsak, mutfaklarımız da bizle birlikte İstanbul’da yaşıyor. Bugün nereli olursa olsun İstanbul’da yaşayan her İstanbullu Karadeniz’in pidesini, Antep’in lahmacununu, Konya’nın etliekmeğini biliyor. Çünkü İstanbul, asla sadece İstanbul değil; aynı zamanda Anadolu ve Balkanlar; Müslüman, Ortodoks, Katolik, Aşkenaz, Sefarad, Romanyot ve daha nicesi… İşte bu kitapta bunu yapmak amacımdı, sıkıştırılan kalıpların dışında, İstanbul’da yenen ne varsa ona değebilmek; bu sofrada sunulan her şeyi kapsamak, dışlamamak..."Yukarıdaki cümleler, İBB Kültür A.Ş. tarafından yayımlanan, Geçmişten Günümüze İstanbul Lezzetleri kitabını derleyen yayıncı, yazar Merin Sever'e ait. Bütün bu zenginlik ve bu zenginliğin, biraradalığının yarattığı gastronomik etkileşimler üzerine, Merin Sever'in yanı sıra, kitapta yazı ve söyleşileriyle yer alan lezzet uzmanlarından Hülya Ekşigil, Silva Özyerli, Aylin Öney Tan ve Burkay Adalığ ile Gülşah Şenkol'un moderatörlüğünde yaptığımız çevrimiçi sohbeti burada dinleyebilirsiniz. Unutmayın, mutfak ve lezzet konuşmak, aynı zamanda kültür ve tarih konuşmaktır.</description>
      <pubDate>Sat, 14 May 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/255a1238-bf5a-11ed-909c-e72a18345be1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Bugün İstanbul’da yenmeyen yemek mi var? Evet, bir “İstanbul mutfağı” var, ama İstanbul’un lezzet haritası sadece İstanbul mutfağından ibaret mi? Nasıl ki eskiden beri İstanbul’da olan Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve bu şehre göçen ilk Türkler,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Bugün İstanbul’da yenmeyen yemek mi var? Evet, bir “İstanbul mutfağı” var, ama İstanbul’un lezzet haritası sadece İstanbul mutfağından ibaret mi? Nasıl ki eskiden beri İstanbul’da olan Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve bu şehre göçen ilk Türkler, Kürtler, Süryaniler, Araplarla birlikte Arnavutlar, Çerkesler, Boşnaklar; Selanik, Girit, Makedon, Bulgaristan, Lübnan, Suriye göçmenleri ve ülkenin her şehrinden gelmiş cümle insan olarak İstanbul’da yaşıyorsak, mutfaklarımız da bizle birlikte İstanbul’da yaşıyor. Bugün nereli olursa olsun İstanbul’da yaşayan her İstanbullu Karadeniz’in pidesini, Antep’in lahmacununu, Konya’nın etliekmeğini biliyor. Çünkü İstanbul, asla sadece İstanbul değil; aynı zamanda Anadolu ve Balkanlar; Müslüman, Ortodoks, Katolik, Aşkenaz, Sefarad, Romanyot ve daha nicesi… İşte bu kitapta bunu yapmak amacımdı, sıkıştırılan kalıpların dışında, İstanbul’da yenen ne varsa ona değebilmek; bu sofrada sunulan her şeyi kapsamak, dışlamamak..."Yukarıdaki cümleler, İBB Kültür A.Ş. tarafından yayımlanan, Geçmişten Günümüze İstanbul Lezzetleri kitabını derleyen yayıncı, yazar Merin Sever'e ait. Bütün bu zenginlik ve bu zenginliğin, biraradalığının yarattığı gastronomik etkileşimler üzerine, Merin Sever'in yanı sıra, kitapta yazı ve söyleşileriyle yer alan lezzet uzmanlarından Hülya Ekşigil, Silva Özyerli, Aylin Öney Tan ve Burkay Adalığ ile Gülşah Şenkol'un moderatörlüğünde yaptığımız çevrimiçi sohbeti burada dinleyebilirsiniz. Unutmayın, mutfak ve lezzet konuşmak, aynı zamanda kültür ve tarih konuşmaktır.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Bugün İstanbul’da yenmeyen yemek mi var? Evet, bir “İstanbul mutfağı” var, ama İstanbul’un lezzet haritası sadece İstanbul mutfağından ibaret mi? Nasıl ki eskiden beri İstanbul’da olan Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve bu şehre göçen ilk Türkler, Kürtler, Süryaniler, Araplarla birlikte Arnavutlar, Çerkesler, Boşnaklar; Selanik, Girit, Makedon, Bulgaristan, Lübnan, Suriye göçmenleri ve ülkenin her şehrinden gelmiş cümle insan olarak İstanbul’da yaşıyorsak, mutfaklarımız da bizle birlikte İstanbul’da yaşıyor. Bugün nereli olursa olsun İstanbul’da yaşayan her İstanbullu Karadeniz’in pidesini, Antep’in lahmacununu, Konya’nın etliekmeğini biliyor. Çünkü İstanbul, asla sadece İstanbul değil; aynı zamanda Anadolu ve Balkanlar; Müslüman, Ortodoks, Katolik, Aşkenaz, Sefarad, Romanyot ve daha nicesi… İşte bu kitapta bunu yapmak amacımdı, sıkıştırılan kalıpların dışında, İstanbul’da yenen ne varsa ona değebilmek; bu sofrada sunulan her şeyi kapsamak, dışlamamak..."<br><br>Yukarıdaki cümleler, İBB Kültür A.Ş. tarafından yayımlanan, Geçmişten Günümüze İstanbul Lezzetleri kitabını derleyen yayıncı, yazar Merin Sever'e ait. Bütün bu zenginlik ve bu zenginliğin, biraradalığının yarattığı gastronomik etkileşimler üzerine, Merin Sever'in yanı sıra, kitapta yazı ve söyleşileriyle yer alan lezzet uzmanlarından Hülya Ekşigil, Silva Özyerli, Aylin Öney Tan ve Burkay Adalığ ile Gülşah Şenkol'un moderatörlüğünde yaptığımız çevrimiçi sohbeti burada dinleyebilirsiniz. Unutmayın, mutfak ve lezzet konuşmak, aynı zamanda kültür ve tarih konuşmaktır.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>7411</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49544550]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8254396208.mp3?updated=1678463292" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Yılmaz - Pierre Michon ve Yüksek Sesle Edebiyat</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-yilmaz-pierre-michon-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi bünyesindeki Kıraathane Kitapları'nın "bağırmayan" yazarlara ve "bağırmayan" kitaplara özel bir düşkünlüğü var. Fransız yazar Pierre Michon'un külliyatını Türkçeye kazandırma işine de biraz bu yüzden giriştik. Kralın Bedenleri'nden sonra Üstatlar ve Hizmetkârlar'ı da Orçun Türkay'ın çevirisiyle yayımladık. Sırada Küçücük Hayatlar ve Onbirler var. Fakat Michon'u yayımlamak bize, onun aslında bizdeki hakim duygunun aksine pek de öyle "kısık sesli" bir yazar olmadığını hissettirdi. Çevirmeni kadar okurundan da maharet bekleyen bir üslup ustası Michon ve aslında "yüksek sesli edebiyat" yapıyor, en azından yüksek sesle okunmayı isteyen metinler sunuyor bize.Sözü burada, Üstatlar ve Hizmetkarlar'ın editörlüğünü yapan Levent Yılmaz'a bırakıyoruz:Michon aslında fısıltıların, mırıltıların olduğu kadar avaz avaz çığlıkların, bağırışların, toplu halde konuşmaların da yazarı. Bir de tabii, kendi kendine konuşmanın, sessiz sessiz, içinden. Goya, Watteau ve Piero della Francesca etrafına örülen Üstatlar ve Hizmetkarlar’ı yüksek sesle okumadıkça, dünyaya hem alaycı hem de imrenerek bakan bu büyük üslup ustasını anlamak bayağı zor. Küçücük Hayatlar’dan bu yana, küçücük olmayan, gayet büyük büyük edebi mücevherler çıkarıyor ortaya; insan hakiki edebiyatla karşılaşıyor, ferahlıyor, büyük bir nefes alıyor.Levent Yılmaz'dan Michon'a odaklanan bir edebiyat konuşması.</description>
      <pubDate>Wed, 11 May 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/25727cba-bf5a-11ed-909c-b7750384426c/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi bünyesindeki Kıraathane Kitapları'nın "bağırmayan" yazarlara ve "bağırmayan" kitaplara özel bir düşkünlüğü var. Fransız yazar Pierre Michon'un külliyatını Türkçeye kazandırma işine de biraz bu yüzden giriştik. Kralın...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi bünyesindeki Kıraathane Kitapları'nın "bağırmayan" yazarlara ve "bağırmayan" kitaplara özel bir düşkünlüğü var. Fransız yazar Pierre Michon'un külliyatını Türkçeye kazandırma işine de biraz bu yüzden giriştik. Kralın Bedenleri'nden sonra Üstatlar ve Hizmetkârlar'ı da Orçun Türkay'ın çevirisiyle yayımladık. Sırada Küçücük Hayatlar ve Onbirler var. Fakat Michon'u yayımlamak bize, onun aslında bizdeki hakim duygunun aksine pek de öyle "kısık sesli" bir yazar olmadığını hissettirdi. Çevirmeni kadar okurundan da maharet bekleyen bir üslup ustası Michon ve aslında "yüksek sesli edebiyat" yapıyor, en azından yüksek sesle okunmayı isteyen metinler sunuyor bize.Sözü burada, Üstatlar ve Hizmetkarlar'ın editörlüğünü yapan Levent Yılmaz'a bırakıyoruz:Michon aslında fısıltıların, mırıltıların olduğu kadar avaz avaz çığlıkların, bağırışların, toplu halde konuşmaların da yazarı. Bir de tabii, kendi kendine konuşmanın, sessiz sessiz, içinden. Goya, Watteau ve Piero della Francesca etrafına örülen Üstatlar ve Hizmetkarlar’ı yüksek sesle okumadıkça, dünyaya hem alaycı hem de imrenerek bakan bu büyük üslup ustasını anlamak bayağı zor. Küçücük Hayatlar’dan bu yana, küçücük olmayan, gayet büyük büyük edebi mücevherler çıkarıyor ortaya; insan hakiki edebiyatla karşılaşıyor, ferahlıyor, büyük bir nefes alıyor.Levent Yılmaz'dan Michon'a odaklanan bir edebiyat konuşması.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi bünyesindeki Kıraathane Kitapları'nın "bağırmayan" yazarlara ve "bağırmayan" kitaplara özel bir düşkünlüğü var. Fransız yazar Pierre Michon'un külliyatını Türkçeye kazandırma işine de biraz bu yüzden giriştik. Kralın Bedenleri'nden sonra Üstatlar ve Hizmetkârlar'ı da Orçun Türkay'ın çevirisiyle yayımladık. Sırada Küçücük Hayatlar ve Onbirler var. <br><br>Fakat Michon'u yayımlamak bize, onun aslında bizdeki hakim duygunun aksine pek de öyle "kısık sesli" bir yazar olmadığını hissettirdi. Çevirmeni kadar okurundan da maharet bekleyen bir üslup ustası Michon ve aslında "yüksek sesli edebiyat" yapıyor, en azından yüksek sesle okunmayı isteyen metinler sunuyor bize.<br><br>Sözü burada, Üstatlar ve Hizmetkarlar'ın editörlüğünü yapan Levent Yılmaz'a bırakıyoruz:<br><br>Michon aslında fısıltıların, mırıltıların olduğu kadar avaz avaz çığlıkların, bağırışların, toplu halde konuşmaların da yazarı. Bir de tabii, kendi kendine konuşmanın, sessiz sessiz, içinden. Goya, Watteau ve Piero della Francesca etrafına örülen Üstatlar ve Hizmetkarlar’ı yüksek sesle okumadıkça, dünyaya hem alaycı hem de imrenerek bakan bu büyük üslup ustasını anlamak bayağı zor. Küçücük Hayatlar’dan bu yana, küçücük olmayan, gayet büyük büyük edebi mücevherler çıkarıyor ortaya; insan hakiki edebiyatla karşılaşıyor, ferahlıyor, büyük bir nefes alıyor.<br><br>Levent Yılmaz'dan Michon'a odaklanan bir edebiyat konuşması.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3029</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49544476]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9073942476.mp3?updated=1678463292" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Müzmin İttihatçı Celal Bayar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/tarih-konusmalari-celal-bayar-podcast</link>
      <description>1981 senesinde Tâlat Paşa’nın eşi Hayriye Hanım’a mutat ziyaretlerinden birini gerçekleştiren gazeteci-yazar Murat Bardakçı’ya Celal Bayar da eşlik eder. Bayar’ın Hayriye Hanım ile konuşurken göstermiş olduğu nezaket ve kendisine “Hanımefendi Hazretleri”, “irade-i buyursanız” diye hitap etmesi karşısında bir hayli şaşırdığını belirten Bardakçı ziyaret sonrası dışarı çıktıklarında Bayar’a, “efendim, siz reisi cumhursunuz, neden bu derece saygı gösteriyorsunuz” diye sorduğunda aldığı yanıt tarihe not düşecek kadar ilginçtir. Bayar, Bardakçı’ya “kendisi şefimin refikasıdır” diye cevap verir. Ümit Kurt ve Mert Kayhan Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serisinin onuncu bölümünde, "Benim asıl partim İttihat ve Terakki'dir" diyen İttihat ve Terakki'nin İzmir kâtib-i umumîsi, Kuva-yı Milliye'nin Galip Hocası, Türkiye Cumhuriyeti'nin 3. Cumhurreisi Celal Bayar'ın siyasi kişiliğine ve eylemlerine odaklanıyorlar.</description>
      <pubDate>Mon, 09 May 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2589afac-bf5a-11ed-909c-8bb26480f0fb/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>1981 senesinde Tâlat Paşa’nın eşi Hayriye Hanım’a mutat ziyaretlerinden birini gerçekleştiren gazeteci-yazar Murat Bardakçı’ya Celal Bayar da eşlik eder. Bayar’ın Hayriye Hanım ile konuşurken göstermiş olduğu nezaket ve kendisine “Hanımefendi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>1981 senesinde Tâlat Paşa’nın eşi Hayriye Hanım’a mutat ziyaretlerinden birini gerçekleştiren gazeteci-yazar Murat Bardakçı’ya Celal Bayar da eşlik eder. Bayar’ın Hayriye Hanım ile konuşurken göstermiş olduğu nezaket ve kendisine “Hanımefendi Hazretleri”, “irade-i buyursanız” diye hitap etmesi karşısında bir hayli şaşırdığını belirten Bardakçı ziyaret sonrası dışarı çıktıklarında Bayar’a, “efendim, siz reisi cumhursunuz, neden bu derece saygı gösteriyorsunuz” diye sorduğunda aldığı yanıt tarihe not düşecek kadar ilginçtir. Bayar, Bardakçı’ya “kendisi şefimin refikasıdır” diye cevap verir. Ümit Kurt ve Mert Kayhan Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serisinin onuncu bölümünde, "Benim asıl partim İttihat ve Terakki'dir" diyen İttihat ve Terakki'nin İzmir kâtib-i umumîsi, Kuva-yı Milliye'nin Galip Hocası, Türkiye Cumhuriyeti'nin 3. Cumhurreisi Celal Bayar'ın siyasi kişiliğine ve eylemlerine odaklanıyorlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[1981 senesinde Tâlat Paşa’nın eşi Hayriye Hanım’a mutat ziyaretlerinden birini gerçekleştiren gazeteci-yazar Murat Bardakçı’ya Celal Bayar da eşlik eder. Bayar’ın Hayriye Hanım ile konuşurken göstermiş olduğu nezaket ve kendisine “Hanımefendi Hazretleri”, “irade-i buyursanız” diye hitap etmesi karşısında bir hayli şaşırdığını belirten Bardakçı ziyaret sonrası dışarı çıktıklarında Bayar’a, “efendim, siz reisi cumhursunuz, neden bu derece saygı gösteriyorsunuz” diye sorduğunda aldığı yanıt tarihe not düşecek kadar ilginçtir. Bayar, Bardakçı’ya “kendisi şefimin refikasıdır” diye cevap verir. <br><br>Ümit Kurt ve Mert Kayhan Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serisinin onuncu bölümünde, "Benim asıl partim İttihat ve Terakki'dir" diyen İttihat ve Terakki'nin İzmir kâtib-i umumîsi, Kuva-yı Milliye'nin Galip Hocası, Türkiye Cumhuriyeti'nin 3. Cumhurreisi Celal Bayar'ın siyasi kişiliğine ve eylemlerine odaklanıyorlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3168</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49544431]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6840953846.mp3?updated=1678463292" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nejat Yavaşoğulları, Hakan Kurşun - Bedreddin: Destandan Rock Operasına</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/nejat-yavasogullari-hakan-kursun-podcast</link>
      <description>Bulutsuzluk Özlemi 10. albümünde benzersiz bir çalışma sundu dinleyicilere. Nâzım Hikmet’in 1936 yılında yayımlanan destansı şiiri Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin’in hikâyesi, Nejat Yavaşoğulları'nın bestesiyle yeni bir forma bürünüyor. Mehmed Çelebi‘ye karşı ayaklanma hazırladıkları gerekçesiyle asılan Şeyh Bedreddin, Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal‘i ölümsüzleştiren bu manzum eserin müzikal dönüşümünü konuşmak için 17 Ocak 2022 akşamı Kıraathane'de buluştuk. Nejat Yavaşoğulları'ndan, Hakan Kurşun’un moderatörlüğünde Bedreddin'i dinledik.</description>
      <pubDate>Sat, 07 May 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/25a0fa22-bf5a-11ed-909c-6f130192868f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bulutsuzluk Özlemi 10. albümünde benzersiz bir çalışma sundu dinleyicilere. Nâzım Hikmet’in 1936 yılında yayımlanan destansı şiiri Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin’in hikâyesi, Nejat Yavaşoğulları'nın bestesiyle yeni bir forma bürünüyor. Mehmed...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bulutsuzluk Özlemi 10. albümünde benzersiz bir çalışma sundu dinleyicilere. Nâzım Hikmet’in 1936 yılında yayımlanan destansı şiiri Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin’in hikâyesi, Nejat Yavaşoğulları'nın bestesiyle yeni bir forma bürünüyor. Mehmed Çelebi‘ye karşı ayaklanma hazırladıkları gerekçesiyle asılan Şeyh Bedreddin, Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal‘i ölümsüzleştiren bu manzum eserin müzikal dönüşümünü konuşmak için 17 Ocak 2022 akşamı Kıraathane'de buluştuk. Nejat Yavaşoğulları'ndan, Hakan Kurşun’un moderatörlüğünde Bedreddin'i dinledik.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bulutsuzluk Özlemi 10. albümünde benzersiz bir çalışma sundu dinleyicilere. Nâzım Hikmet’in 1936 yılında yayımlanan destansı şiiri Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin’in hikâyesi, Nejat Yavaşoğulları'nın bestesiyle yeni bir forma bürünüyor. Mehmed Çelebi‘ye karşı ayaklanma hazırladıkları gerekçesiyle asılan Şeyh Bedreddin, Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal‘i ölümsüzleştiren bu manzum eserin müzikal dönüşümünü konuşmak için 17 Ocak 2022 akşamı Kıraathane'de buluştuk. Nejat Yavaşoğulları'ndan, Hakan Kurşun’un moderatörlüğünde Bedreddin'i dinledik.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2182</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49544343]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5891814872.mp3?updated=1678463292" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Haydar Ergülen, Fırat Polat, Ömer Şişman, Burak Acar, Kadir Kılıç, Zafer Zorlu - Şiirde Sansar Var! / Seyhan Erözçelik’i Anıyoruz</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/seyhan-erozcelik-anma-podcast</link>
      <description>2011'de kırk dokuz yaşındayken kaybettiğimiz değerli şair, dostumuz, arkadaşımız Seyhan Erözçelik'i anmak için 11 Ocak 2022 akşamı Kıraathane'de buluştuk. Bu geceyi birlikte düzenlediğimiz 160. Kilometre yayınevi, 2022’ye Seyhan Erözçelik külliyatını Kitap Bir – Tüm Şiirler (1980-1996), Kitap İki – Tüm Şiirler (1994-2011) isimli iki ciltte bir araya getirerek başladı. Bu ciltler, Seyhan Erözçelik’in yakın arkadaşı da olan Haydar Ergülen’in editörlüğü ve her iki cilde yazdığı önsözlerle yayımlandı. Kitap İki’nin sonunda Seyhan Erözçelik’in 2008-2011 arasında “Seyhan Erözçelik’ten Siyasi Şiirler” üst başlığıyla yayımladığı, bugüne kadar dergilerde kalan şiirleri de yer alıyor.Haydar Ergülen, Seyhan Erözçelik’e özel bir sevgi duyan genç şairlerden Fırat Polat’ın moderatörlüğünde bizlere Seyhan Erözçelik’i ve onun şiirini anlattı bu Şiir Gecesi'nde. Seyhan Erözçelik’i andığımız ve külliyatının basılmasını kutladığımız bu geceye katılan 160. Kilometre şairlerinden Ömer Şişman, Burak Acar, Kadir Kılıç ve Zafer Zorlu da sevdikleri Seyhan Erözçelik şiirlerini seslendirdiler. Buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 04 May 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/25ba312c-bf5a-11ed-909c-2f11ffe68be5/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2011'de kırk dokuz yaşındayken kaybettiğimiz değerli şair, dostumuz, arkadaşımız Seyhan Erözçelik'i anmak için 11 Ocak 2022 akşamı Kıraathane'de buluştuk. Bu geceyi birlikte düzenlediğimiz 160. Kilometre yayınevi, 2022’ye Seyhan Erözçelik külliyatını...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2011'de kırk dokuz yaşındayken kaybettiğimiz değerli şair, dostumuz, arkadaşımız Seyhan Erözçelik'i anmak için 11 Ocak 2022 akşamı Kıraathane'de buluştuk. Bu geceyi birlikte düzenlediğimiz 160. Kilometre yayınevi, 2022’ye Seyhan Erözçelik külliyatını Kitap Bir – Tüm Şiirler (1980-1996), Kitap İki – Tüm Şiirler (1994-2011) isimli iki ciltte bir araya getirerek başladı. Bu ciltler, Seyhan Erözçelik’in yakın arkadaşı da olan Haydar Ergülen’in editörlüğü ve her iki cilde yazdığı önsözlerle yayımlandı. Kitap İki’nin sonunda Seyhan Erözçelik’in 2008-2011 arasında “Seyhan Erözçelik’ten Siyasi Şiirler” üst başlığıyla yayımladığı, bugüne kadar dergilerde kalan şiirleri de yer alıyor.Haydar Ergülen, Seyhan Erözçelik’e özel bir sevgi duyan genç şairlerden Fırat Polat’ın moderatörlüğünde bizlere Seyhan Erözçelik’i ve onun şiirini anlattı bu Şiir Gecesi'nde. Seyhan Erözçelik’i andığımız ve külliyatının basılmasını kutladığımız bu geceye katılan 160. Kilometre şairlerinden Ömer Şişman, Burak Acar, Kadir Kılıç ve Zafer Zorlu da sevdikleri Seyhan Erözçelik şiirlerini seslendirdiler. Buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2011'de kırk dokuz yaşındayken kaybettiğimiz değerli şair, dostumuz, arkadaşımız Seyhan Erözçelik'i anmak için 11 Ocak 2022 akşamı Kıraathane'de buluştuk. Bu geceyi birlikte düzenlediğimiz 160. Kilometre yayınevi, 2022’ye Seyhan Erözçelik külliyatını Kitap Bir – Tüm Şiirler (1980-1996), Kitap İki – Tüm Şiirler (1994-2011) isimli iki ciltte bir araya getirerek başladı. Bu ciltler, Seyhan Erözçelik’in yakın arkadaşı da olan Haydar Ergülen’in editörlüğü ve her iki cilde yazdığı önsözlerle yayımlandı. Kitap İki’nin sonunda Seyhan Erözçelik’in 2008-2011 arasında “Seyhan Erözçelik’ten Siyasi Şiirler” üst başlığıyla yayımladığı, bugüne kadar dergilerde kalan şiirleri de yer alıyor.<br><br>Haydar Ergülen, Seyhan Erözçelik’e özel bir sevgi duyan genç şairlerden Fırat Polat’ın moderatörlüğünde bizlere Seyhan Erözçelik’i ve onun şiirini anlattı bu Şiir Gecesi'nde. Seyhan Erözçelik’i andığımız ve külliyatının basılmasını kutladığımız bu geceye katılan 160. Kilometre şairlerinden Ömer Şişman, Burak Acar, Kadir Kılıç ve Zafer Zorlu da sevdikleri Seyhan Erözçelik şiirlerini seslendirdiler. Buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3182</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49544242]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5012652233.mp3?updated=1678463292" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hülya Adak, Didem Ardalı Büyükarman - Fantezi-Absürt Sarkacında Halide Edib</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/fantazi-absurt-sarkacinda-halide-edip-podcast</link>
      <description>Halide Edip’in Sinekli Bakkal romanı gibi önce İngilizce yazdığı Maske ve Ruh isimli tiyatrosu Masks or Souls? adıyla 1953 yılında yayımlanır ve bu baskı, Türkçe baskısıyla ciddi farklılıklar içerdiği için, orijinal yeni bir metin olarak da değerlendirilebilir. Fantezi ve absürt tiyatronun izlerini taşıyan Maske ve Ruh yazarın içinde bulunduğu çağa son bir seslenişidir.Bu seslenişi konuştuğumuz bu programda, Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimizin yapımcılarından Didem Ardalı Büyükarman'ın konuğu Hülya Adak.</description>
      <pubDate>Mon, 02 May 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/25d0180c-bf5a-11ed-909c-57fa4dd09abd/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Halide Edip’in Sinekli Bakkal romanı gibi önce İngilizce yazdığı Maske ve Ruh isimli tiyatrosu Masks or Souls? adıyla 1953 yılında yayımlanır ve bu baskı, Türkçe baskısıyla ciddi farklılıklar içerdiği için, orijinal yeni bir metin olarak da...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Halide Edip’in Sinekli Bakkal romanı gibi önce İngilizce yazdığı Maske ve Ruh isimli tiyatrosu Masks or Souls? adıyla 1953 yılında yayımlanır ve bu baskı, Türkçe baskısıyla ciddi farklılıklar içerdiği için, orijinal yeni bir metin olarak da değerlendirilebilir. Fantezi ve absürt tiyatronun izlerini taşıyan Maske ve Ruh yazarın içinde bulunduğu çağa son bir seslenişidir.Bu seslenişi konuştuğumuz bu programda, Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimizin yapımcılarından Didem Ardalı Büyükarman'ın konuğu Hülya Adak.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Halide Edip’in Sinekli Bakkal romanı gibi önce İngilizce yazdığı Maske ve Ruh isimli tiyatrosu Masks or Souls? adıyla 1953 yılında yayımlanır ve bu baskı, Türkçe baskısıyla ciddi farklılıklar içerdiği için, orijinal yeni bir metin olarak da değerlendirilebilir. Fantezi ve absürt tiyatronun izlerini taşıyan Maske ve Ruh yazarın içinde bulunduğu çağa son bir seslenişidir.<br><br>Bu seslenişi konuştuğumuz bu programda, Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimizin yapımcılarından Didem Ardalı Büyükarman'ın konuğu Hülya Adak.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3539</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49543745]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7671688519.mp3?updated=1678463292" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Evrim Hikmet Öğüt, Selda Öztürk, Ayşen Güven - Şimdiki Zamanda Göç ve Göçmenlerin Müziği</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gocun-ve-gocmenlerin-muzigi-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi olarak Yaz 2021 Sezonu'muzu "Dayanışma Mevsimi" ilan etmiş ve Ayşen Güven'in moderatörlüğündeki "Hikâyemiz-Müziğimiz" söyleşi dizisiyle pandemide sanatlarını icra etme ve geçimlerini sağlama imkânları kısıtlanan müzisyenlere kulak vermiştik. Bu sezon aynı dayanışma ruhuyla bu kez, İstanbul'daki göçmen müzisyenleri konuk edeceğimiz bir seri başlatıyoruz. Göçmen olmanın, mülteci olmanın, yurtsuzluğun ve araftalığın tecrübesi içinden müzik yapanlarla buluşup, onların hikâyelerini kendi dillerinde sizlere ulaştıracağımız bir seri bu.Bu akşam ise İstanbul'da yaşayan, bu şehre, bu ülkeye yakın zamanda göç etmiş müzisyenlerle buluşacağımız bu serinin çerçevesini çizen bir konuşmayla karşınızdayız. Müzik ve göç ilişkisini, toplumsal cinsiyet bağlamı dahil pek çok boyutuyla çalışan iki etnomüzikoloğu konuk ediyoruz. Güncel göçmen toplulukların deneyimini müziksel pratikler bağlamında ele alan Evrim Hikmet Öğüt'le göç sürecinde müziğin hem toplumsal hem bireysel düzeyde taşıdığı anlamları ve özel olarak da Suriyeli müzisyenlerin müzik üretimine ilişkin deneyimlerini konuşuyoruz. Selda Öztürk’le ise savaş ve göç deneyiminin kadınların müzik üretimine nasıl özgün bir biçimde yansıdığını kendi güncel araştırmaları çerçevesinde ele alıyoruz.</description>
      <pubDate>Sat, 30 Apr 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/25e6e802-bf5a-11ed-909c-9b10f4cc29a9/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi olarak Yaz 2021 Sezonu'muzu "Dayanışma Mevsimi" ilan etmiş ve Ayşen Güven'in moderatörlüğündeki "Hikâyemiz-Müziğimiz" söyleşi dizisiyle pandemide sanatlarını icra etme ve geçimlerini sağlama imkânları kısıtlanan müzisyenlere...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi olarak Yaz 2021 Sezonu'muzu "Dayanışma Mevsimi" ilan etmiş ve Ayşen Güven'in moderatörlüğündeki "Hikâyemiz-Müziğimiz" söyleşi dizisiyle pandemide sanatlarını icra etme ve geçimlerini sağlama imkânları kısıtlanan müzisyenlere kulak vermiştik. Bu sezon aynı dayanışma ruhuyla bu kez, İstanbul'daki göçmen müzisyenleri konuk edeceğimiz bir seri başlatıyoruz. Göçmen olmanın, mülteci olmanın, yurtsuzluğun ve araftalığın tecrübesi içinden müzik yapanlarla buluşup, onların hikâyelerini kendi dillerinde sizlere ulaştıracağımız bir seri bu.Bu akşam ise İstanbul'da yaşayan, bu şehre, bu ülkeye yakın zamanda göç etmiş müzisyenlerle buluşacağımız bu serinin çerçevesini çizen bir konuşmayla karşınızdayız. Müzik ve göç ilişkisini, toplumsal cinsiyet bağlamı dahil pek çok boyutuyla çalışan iki etnomüzikoloğu konuk ediyoruz. Güncel göçmen toplulukların deneyimini müziksel pratikler bağlamında ele alan Evrim Hikmet Öğüt'le göç sürecinde müziğin hem toplumsal hem bireysel düzeyde taşıdığı anlamları ve özel olarak da Suriyeli müzisyenlerin müzik üretimine ilişkin deneyimlerini konuşuyoruz. Selda Öztürk’le ise savaş ve göç deneyiminin kadınların müzik üretimine nasıl özgün bir biçimde yansıdığını kendi güncel araştırmaları çerçevesinde ele alıyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi olarak Yaz 2021 Sezonu'muzu "Dayanışma Mevsimi" ilan etmiş ve Ayşen Güven'in moderatörlüğündeki "Hikâyemiz-Müziğimiz" söyleşi dizisiyle pandemide sanatlarını icra etme ve geçimlerini sağlama imkânları kısıtlanan müzisyenlere kulak vermiştik. Bu sezon aynı dayanışma ruhuyla bu kez, İstanbul'daki göçmen müzisyenleri konuk edeceğimiz bir seri başlatıyoruz. Göçmen olmanın, mülteci olmanın, yurtsuzluğun ve araftalığın tecrübesi içinden müzik yapanlarla buluşup, onların hikâyelerini kendi dillerinde sizlere ulaştıracağımız bir seri bu.<br><br>Bu akşam ise İstanbul'da yaşayan, bu şehre, bu ülkeye yakın zamanda göç etmiş müzisyenlerle buluşacağımız bu serinin çerçevesini çizen bir konuşmayla karşınızdayız. Müzik ve göç ilişkisini, toplumsal cinsiyet bağlamı dahil pek çok boyutuyla çalışan iki etnomüzikoloğu konuk ediyoruz. Güncel göçmen toplulukların deneyimini müziksel pratikler bağlamında ele alan Evrim Hikmet Öğüt'le göç sürecinde müziğin hem toplumsal hem bireysel düzeyde taşıdığı anlamları ve özel olarak da Suriyeli müzisyenlerin müzik üretimine ilişkin deneyimlerini konuşuyoruz. Selda Öztürk’le ise savaş ve göç deneyiminin kadınların müzik üretimine nasıl özgün bir biçimde yansıdığını kendi güncel araştırmaları çerçevesinde ele alıyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4747</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49543618]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4734155846.mp3?updated=1678463292" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - ‘Felsefe’den Önceki Felsefe: Eski Yunan Felsefesinin İlk Çağını Ne Yapmalı?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/eski-yunan-felsefesi-levent-kavas-podcast</link>
      <description>Levent Kavas'ın felsefe sohbetleri artık bir Kıraaathane klasiği haline geldi. Hocamız bu sezonda Eski Yunan'a dönüyor yüzünü. Serinin bu ilk konuşmasında felsefe öncesine bakıyor. Her zamanki gibi Levent Kavas'ın kendi notuyla sunuyoruz: “‘Sokratesöncesi’ nasıl uydurulur? Felsefe metinleri nasıl kırılır, nasıl kurulur? Aristoteles’e güven olur mu? Anaksimandros öyle demiş midir? Herakleitos’un “logos kırıntısı” var mı? Parmenides konusunda Deneyci Sekstos’a mı kulak vermeli, Popper’a mı bakmalı? Empedokles muskası nasıl çözülür? Felsefeciler felsefecileri niye yakmak ister? Elle tutulur en eski felsefe yazması, yanardağ kavrukları, daha neler neler. Peki bunların hepsini nasıl derleyip toplamalı?”</description>
      <pubDate>Wed, 27 Apr 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/25fcca64-bf5a-11ed-909c-6bb2f0c7574d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Levent Kavas'ın felsefe sohbetleri artık bir Kıraaathane klasiği haline geldi. Hocamız bu sezonda Eski Yunan'a dönüyor yüzünü. Serinin bu ilk konuşmasında felsefe öncesine bakıyor. Her zamanki gibi Levent Kavas'ın kendi notuyla sunuyoruz:...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Levent Kavas'ın felsefe sohbetleri artık bir Kıraaathane klasiği haline geldi. Hocamız bu sezonda Eski Yunan'a dönüyor yüzünü. Serinin bu ilk konuşmasında felsefe öncesine bakıyor. Her zamanki gibi Levent Kavas'ın kendi notuyla sunuyoruz: “‘Sokratesöncesi’ nasıl uydurulur? Felsefe metinleri nasıl kırılır, nasıl kurulur? Aristoteles’e güven olur mu? Anaksimandros öyle demiş midir? Herakleitos’un “logos kırıntısı” var mı? Parmenides konusunda Deneyci Sekstos’a mı kulak vermeli, Popper’a mı bakmalı? Empedokles muskası nasıl çözülür? Felsefeciler felsefecileri niye yakmak ister? Elle tutulur en eski felsefe yazması, yanardağ kavrukları, daha neler neler. Peki bunların hepsini nasıl derleyip toplamalı?”</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Levent Kavas'ın felsefe sohbetleri artık bir Kıraaathane klasiği haline geldi. Hocamız bu sezonda Eski Yunan'a dönüyor yüzünü. Serinin bu ilk konuşmasında felsefe öncesine bakıyor. Her zamanki gibi Levent Kavas'ın kendi notuyla sunuyoruz:<br> <br>“‘Sokratesöncesi’ nasıl uydurulur? Felsefe metinleri nasıl kırılır, nasıl kurulur? Aristoteles’e güven olur mu? Anaksimandros öyle demiş midir? Herakleitos’un “logos kırıntısı” var mı? Parmenides konusunda Deneyci Sekstos’a mı kulak vermeli, Popper’a mı bakmalı? Empedokles muskası nasıl çözülür? Felsefeciler felsefecileri niye yakmak ister? Elle tutulur en eski felsefe yazması, yanardağ kavrukları, daha neler neler. Peki bunların hepsini nasıl derleyip toplamalı?”]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>8183</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49543529]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1507900472.mp3?updated=1678463292" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yıldız Ecevit, Gülşah Şenkol - Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları: Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yildiz-ecevit-gulsah-senkol-podcast</link>
      <description>Türkiye’de akademi içinde ve dışında yapılan toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmalarının kırk yıllık bir geçmişi var. Bir disiplin olarak bu çalışmalar, bilginin doğasını değiştirebilecek bir sorgulamayı başlattı ve bunu kadınların farklı düşünce, deneyim, gereksinim ve ilgilerinin olduğunu gösterip, odağı erkek merkezcilikten kaydırarak yaptı. Bu disiplinin gelişimini, yapılan özgün araştırmalara ve üniversitelerde sunulan eğitim programlarına odaklanarak yapacağımız bir değerlendirme, kazanımlarımız kadar eksikliklerimizi de içermeli ve disiplinin geleceğine yönelik ipuçları vermeli.Bugünden vurgulanabilecek bir nokta ise, toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmaları alanında dikkatli, uyanık ve eleştirel olunması gereken bir dönemden geçtiğimizdir. Muhafazakâr politikalar, kadınları iktidardan uzaklaştırıyor, kaynaklara erişimlerini engelliyor ve ekonomiye/üretime katılımlarını desteklemezken ev kadınlığı/annelik rollerini güçlendiriyor; üstelik bunları 'kadın dostu olma' adına yapıyor. Bu politika ve uygulamaların toplumsal cinsiyet ayrımcılık ve eşitsizliklerini artırıcı etkilerinin, feminist eleştirel çalışmalar ile ortaya çıkartılması, Türkiye’de toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmaları yapanlara düşen önemli bir sorumluluktur.Bu sorumluluğun bilincinde olanların neler yaptıklarına ve daha neler yapılabileceğine odaklanan bir değerlendirme için Gülşah Şenkol'un moderatörlüğünde Yıldız Ecevit'e kulak verdiğimiz bu programın kaydı 21 Haziran 2021'de yapıldı.</description>
      <pubDate>Mon, 25 Apr 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2612c3be-bf5a-11ed-909c-0bc52f88e471/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Türkiye’de akademi içinde ve dışında yapılan toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmalarının kırk yıllık bir geçmişi var. Bir disiplin olarak bu çalışmalar, bilginin doğasını değiştirebilecek bir sorgulamayı başlattı ve bunu kadınların farklı düşünce,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Türkiye’de akademi içinde ve dışında yapılan toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmalarının kırk yıllık bir geçmişi var. Bir disiplin olarak bu çalışmalar, bilginin doğasını değiştirebilecek bir sorgulamayı başlattı ve bunu kadınların farklı düşünce, deneyim, gereksinim ve ilgilerinin olduğunu gösterip, odağı erkek merkezcilikten kaydırarak yaptı. Bu disiplinin gelişimini, yapılan özgün araştırmalara ve üniversitelerde sunulan eğitim programlarına odaklanarak yapacağımız bir değerlendirme, kazanımlarımız kadar eksikliklerimizi de içermeli ve disiplinin geleceğine yönelik ipuçları vermeli.Bugünden vurgulanabilecek bir nokta ise, toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmaları alanında dikkatli, uyanık ve eleştirel olunması gereken bir dönemden geçtiğimizdir. Muhafazakâr politikalar, kadınları iktidardan uzaklaştırıyor, kaynaklara erişimlerini engelliyor ve ekonomiye/üretime katılımlarını desteklemezken ev kadınlığı/annelik rollerini güçlendiriyor; üstelik bunları 'kadın dostu olma' adına yapıyor. Bu politika ve uygulamaların toplumsal cinsiyet ayrımcılık ve eşitsizliklerini artırıcı etkilerinin, feminist eleştirel çalışmalar ile ortaya çıkartılması, Türkiye’de toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmaları yapanlara düşen önemli bir sorumluluktur.Bu sorumluluğun bilincinde olanların neler yaptıklarına ve daha neler yapılabileceğine odaklanan bir değerlendirme için Gülşah Şenkol'un moderatörlüğünde Yıldız Ecevit'e kulak verdiğimiz bu programın kaydı 21 Haziran 2021'de yapıldı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Türkiye’de akademi içinde ve dışında yapılan toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmalarının kırk yıllık bir geçmişi var. Bir disiplin olarak bu çalışmalar, bilginin doğasını değiştirebilecek bir sorgulamayı başlattı ve bunu kadınların farklı düşünce, deneyim, gereksinim ve ilgilerinin olduğunu gösterip, odağı erkek merkezcilikten kaydırarak yaptı. Bu disiplinin gelişimini, yapılan özgün araştırmalara ve üniversitelerde sunulan eğitim programlarına odaklanarak yapacağımız bir değerlendirme, kazanımlarımız kadar eksikliklerimizi de içermeli ve disiplinin geleceğine yönelik ipuçları vermeli.<br><br>Bugünden vurgulanabilecek bir nokta ise, toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmaları alanında dikkatli, uyanık ve eleştirel olunması gereken bir dönemden geçtiğimizdir. Muhafazakâr politikalar, kadınları iktidardan uzaklaştırıyor, kaynaklara erişimlerini engelliyor ve ekonomiye/üretime katılımlarını desteklemezken ev kadınlığı/annelik rollerini güçlendiriyor; üstelik bunları 'kadın dostu olma' adına yapıyor. Bu politika ve uygulamaların toplumsal cinsiyet ayrımcılık ve eşitsizliklerini artırıcı etkilerinin, feminist eleştirel çalışmalar ile ortaya çıkartılması, Türkiye’de toplumsal cinsiyet ve kadın çalışmaları yapanlara düşen önemli bir sorumluluktur.<br><br>Bu sorumluluğun bilincinde olanların neler yaptıklarına ve daha neler yapılabileceğine odaklanan bir değerlendirme için Gülşah Şenkol'un moderatörlüğünde Yıldız Ecevit'e kulak verdiğimiz bu programın kaydı 21 Haziran 2021'de yapıldı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5824</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49517180]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9246567627.mp3?updated=1678463292" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Armağan Ekici - Yayımlanışının 100. Yıldönümünde Ulysses</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ulysses-100-yasinda-podcast</link>
      <description>2.2.22: Bu tılsımlı tarihte yüz yıl önce, yani 1922'de, hem James Joyce'un kırkıncı yaş günü hem de başyapıtı Ulysses'in basım günü kutlanıyordu.James Joyce’un Ulysses’i bugün dünyanın üzerinde en çok çalışılan, tartışılan kitaplarından biri. Armağan Ekici, Joyce’un doğumunun 140’ıncı, Ulysses’in yayımlanışının 100’üncü yıldönümü olan 2 Şubat 2022’de Kıraathane'nin YouTube kanalında yayınlanan bu konuşmasında, kitabın yüz yıl boyunca nasıl okunduğunu, ondan sonra gelen yazarları nasıl etkilediğini, Oğuz Atay ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın  kendi meselelerini anlatırken Ulysses’in tekniklerinden yararlanmalarını ve Ulysses’i okumanın günümüz okuru için neler ifade edebileceğini ele alıyor; Ulysses’in dünya dillerine çevirileri üzerine yapılan çalışmaların günümüzdeki durumunu örneklerle sunuyor.</description>
      <pubDate>Sat, 23 Apr 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/262900ca-bf5a-11ed-909c-8f4b146c0469/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2.2.22: Bu tılsımlı tarihte yüz yıl önce, yani 1922'de, hem James Joyce'un kırkıncı yaş günü hem de başyapıtı Ulysses'in basım günü kutlanıyordu.

James Joyce’un Ulysses’i bugün dünyanın üzerinde en çok çalışılan, tartışılan kitaplarından biri....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2.2.22: Bu tılsımlı tarihte yüz yıl önce, yani 1922'de, hem James Joyce'un kırkıncı yaş günü hem de başyapıtı Ulysses'in basım günü kutlanıyordu.James Joyce’un Ulysses’i bugün dünyanın üzerinde en çok çalışılan, tartışılan kitaplarından biri. Armağan Ekici, Joyce’un doğumunun 140’ıncı, Ulysses’in yayımlanışının 100’üncü yıldönümü olan 2 Şubat 2022’de Kıraathane'nin YouTube kanalında yayınlanan bu konuşmasında, kitabın yüz yıl boyunca nasıl okunduğunu, ondan sonra gelen yazarları nasıl etkilediğini, Oğuz Atay ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın  kendi meselelerini anlatırken Ulysses’in tekniklerinden yararlanmalarını ve Ulysses’i okumanın günümüz okuru için neler ifade edebileceğini ele alıyor; Ulysses’in dünya dillerine çevirileri üzerine yapılan çalışmaların günümüzdeki durumunu örneklerle sunuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2.2.22: Bu tılsımlı tarihte yüz yıl önce, yani 1922'de, hem James Joyce'un kırkıncı yaş günü hem de başyapıtı Ulysses'in basım günü kutlanıyordu.<br><br>James Joyce’un Ulysses’i bugün dünyanın üzerinde en çok çalışılan, tartışılan kitaplarından biri. Armağan Ekici, Joyce’un doğumunun 140’ıncı, Ulysses’in yayımlanışının 100’üncü yıldönümü olan 2 Şubat 2022’de Kıraathane'nin YouTube kanalında yayınlanan bu konuşmasında, kitabın yüz yıl boyunca nasıl okunduğunu, ondan sonra gelen yazarları nasıl etkilediğini, Oğuz Atay ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın  kendi meselelerini anlatırken Ulysses’in tekniklerinden yararlanmalarını ve Ulysses’i okumanın günümüz okuru için neler ifade edebileceğini ele alıyor; Ulysses’in dünya dillerine çevirileri üzerine yapılan çalışmaların günümüzdeki durumunu örneklerle sunuyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2972</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49516892]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1696240786.mp3?updated=1678463292" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Foti Benlisoy, Şenay Aydemir - Kapitalist Kıyamet</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/foti-benlisoy-kapitalist-kiyamet-podcast</link>
      <description>“Kıyamet” eski zamanlarda İsrafil’in borusunu öttürmesiyle başlayıp bir defada olup bitecek tekil bir olaydı. Şimdiyse “seküler” kıyamet, yani “bizim dünyamızın sonu”, ağır çekimde gerçekleşiyor, alıştıra alıştıra gerçekleşiyor. “Eşitsiz ve bileşik kıyamet”, yani süreklileşmiş yıkım, kapitalizmin işleyiş yasalarından biri. Kıyamet kâh Union Carbide şirketinin tarım ilacı fabrikasında gerçekleşen gaz sızıntısının yaklaşık dört bin insanın ölümüne neden olduğu Bhopal’de çıkar karşımıza kâh Avustralya ya da Amazonlardaki dev yangınlarda. Kapitalist kıyamet kâh Bangladeş’te Rana Plaza’nın çöküşünde kâh Beyrut limanında stoklanmış amonyum nitratın neden olduğu büyük patlamada kâh Soma’da görünür. Tüm bu felaketler “reel kapitalizmin”, yani “gerçekte var olan” kapitalizmin olmazsa olmazıdır. Sermaye yıkmadan yaratamaz, büyüyemez. “Felaket kapitalizmi” sadece âfetleri yeni bir kâr kapısı, bir fırsat olarak değerlendirmekle kalmaz, aynı zamanda bilfiil felaket üretir. Felaket kapitalizminin rutin işleyişi içerisinde kârlı bir felaket, daha da kârlı bir başka felaketin koşullarını yaratır, böylece felaketlerin birbirini izlediği bir kıyamet döngüsü ile karşı karşıya kalırız. Bu kıyamet döngüsünün kapitalizme içkin süreçler ve mekanizmalar vasıtasıyla durdurulabilmesi mümkün değildir.Ekolojik yıkımın ve pandeminin ortasında bu süreklileşmiş kıyameti durdurmak ancak bir kıyamet sonrası perspektifle, kıyameti yeni bir dünya kurmak için bir seferberlik çağrısı saymakla mümkün. Foti Benlisoy, 2021'de Habitus Kitap etiketiyle yayımlanan Kapitalist Kıyamet: Sermaye mi Dünya mı? kitabında bu tezleri savunuyor. Kapitalist Kıyamet üzerine Benlisoy ile Şenay Aydemir'in sohbetini burada izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 22 Apr 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/263ed2c4-bf5a-11ed-909c-3f6a1492e33d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>“Kıyamet” eski zamanlarda İsrafil’in borusunu öttürmesiyle başlayıp bir defada olup bitecek tekil bir olaydı. Şimdiyse “seküler” kıyamet, yani “bizim dünyamızın sonu”, ağır çekimde gerçekleşiyor, alıştıra alıştıra gerçekleşiyor. “Eşitsiz ve bileşik...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>“Kıyamet” eski zamanlarda İsrafil’in borusunu öttürmesiyle başlayıp bir defada olup bitecek tekil bir olaydı. Şimdiyse “seküler” kıyamet, yani “bizim dünyamızın sonu”, ağır çekimde gerçekleşiyor, alıştıra alıştıra gerçekleşiyor. “Eşitsiz ve bileşik kıyamet”, yani süreklileşmiş yıkım, kapitalizmin işleyiş yasalarından biri. Kıyamet kâh Union Carbide şirketinin tarım ilacı fabrikasında gerçekleşen gaz sızıntısının yaklaşık dört bin insanın ölümüne neden olduğu Bhopal’de çıkar karşımıza kâh Avustralya ya da Amazonlardaki dev yangınlarda. Kapitalist kıyamet kâh Bangladeş’te Rana Plaza’nın çöküşünde kâh Beyrut limanında stoklanmış amonyum nitratın neden olduğu büyük patlamada kâh Soma’da görünür. Tüm bu felaketler “reel kapitalizmin”, yani “gerçekte var olan” kapitalizmin olmazsa olmazıdır. Sermaye yıkmadan yaratamaz, büyüyemez. “Felaket kapitalizmi” sadece âfetleri yeni bir kâr kapısı, bir fırsat olarak değerlendirmekle kalmaz, aynı zamanda bilfiil felaket üretir. Felaket kapitalizminin rutin işleyişi içerisinde kârlı bir felaket, daha da kârlı bir başka felaketin koşullarını yaratır, böylece felaketlerin birbirini izlediği bir kıyamet döngüsü ile karşı karşıya kalırız. Bu kıyamet döngüsünün kapitalizme içkin süreçler ve mekanizmalar vasıtasıyla durdurulabilmesi mümkün değildir.Ekolojik yıkımın ve pandeminin ortasında bu süreklileşmiş kıyameti durdurmak ancak bir kıyamet sonrası perspektifle, kıyameti yeni bir dünya kurmak için bir seferberlik çağrısı saymakla mümkün. Foti Benlisoy, 2021'de Habitus Kitap etiketiyle yayımlanan Kapitalist Kıyamet: Sermaye mi Dünya mı? kitabında bu tezleri savunuyor. Kapitalist Kıyamet üzerine Benlisoy ile Şenay Aydemir'in sohbetini burada izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[“Kıyamet” eski zamanlarda İsrafil’in borusunu öttürmesiyle başlayıp bir defada olup bitecek tekil bir olaydı. Şimdiyse “seküler” kıyamet, yani “bizim dünyamızın sonu”, ağır çekimde gerçekleşiyor, alıştıra alıştıra gerçekleşiyor. “Eşitsiz ve bileşik kıyamet”, yani süreklileşmiş yıkım, kapitalizmin işleyiş yasalarından biri. Kıyamet kâh Union Carbide şirketinin tarım ilacı fabrikasında gerçekleşen gaz sızıntısının yaklaşık dört bin insanın ölümüne neden olduğu Bhopal’de çıkar karşımıza kâh Avustralya ya da Amazonlardaki dev yangınlarda. Kapitalist kıyamet kâh Bangladeş’te Rana Plaza’nın çöküşünde kâh Beyrut limanında stoklanmış amonyum nitratın neden olduğu büyük patlamada kâh Soma’da görünür. <br><br>Tüm bu felaketler “reel kapitalizmin”, yani “gerçekte var olan” kapitalizmin olmazsa olmazıdır. Sermaye yıkmadan yaratamaz, büyüyemez. “Felaket kapitalizmi” sadece âfetleri yeni bir kâr kapısı, bir fırsat olarak değerlendirmekle kalmaz, aynı zamanda bilfiil felaket üretir. Felaket kapitalizminin rutin işleyişi içerisinde kârlı bir felaket, daha da kârlı bir başka felaketin koşullarını yaratır, böylece felaketlerin birbirini izlediği bir kıyamet döngüsü ile karşı karşıya kalırız. Bu kıyamet döngüsünün kapitalizme içkin süreçler ve mekanizmalar vasıtasıyla durdurulabilmesi mümkün değildir.<br><br>Ekolojik yıkımın ve pandeminin ortasında bu süreklileşmiş kıyameti durdurmak ancak bir kıyamet sonrası perspektifle, kıyameti yeni bir dünya kurmak için bir seferberlik çağrısı saymakla mümkün. Foti Benlisoy, 2021'de Habitus Kitap etiketiyle yayımlanan Kapitalist Kıyamet: Sermaye mi Dünya mı? kitabında bu tezleri savunuyor. Kapitalist Kıyamet üzerine Benlisoy ile Şenay Aydemir'in sohbetini burada izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2892</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49475947]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8396572629.mp3?updated=1678463292" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ayhan Aktar, Ümit Kurt - Varlık Vergisi ve Türkleştirme Politikaları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ayhan-aktar-umit-kurt-podcast</link>
      <description>Ayhan Aktar’ın Varlık Vergisi ve Türkleştirme Politikaları kitabı ilk olarak 2012'de İletişim Yayınları'nca basıldı. Türkiye Cumhuriyeti'nde gayrımüslimlere uygulanan ayrımcı politikalar üzerine bir temel kaynak, bir klasik olma niteliği taşıyan ve üst üste birçok baskı yapan bu kitap, 2021 sonlarında, bu kez genişletilmiş haliyle Aras Yayınları'nca okura sunuldu.Yalnızca Cumhuriyet tarihini değil, 98 yıl sonra rejimin bugününü de doğru anlayabilmek açısından okunmasına, bilinmesine büyük ihtiyaç olan Varlık Vergisi uygulamasını ve ona paralel Türkleştirme pratikleri üzerine, Ayhan Aktar'la tarihçi Ümit Kurt konuşuyor.</description>
      <pubDate>Wed, 20 Apr 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/26549e88-bf5a-11ed-909c-f72a7672ce0c/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ayhan Aktar’ın Varlık Vergisi ve Türkleştirme Politikaları kitabı ilk olarak 2012'de İletişim Yayınları'nca basıldı. Türkiye Cumhuriyeti'nde gayrımüslimlere uygulanan ayrımcı politikalar üzerine bir temel kaynak, bir klasik olma niteliği taşıyan ve...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ayhan Aktar’ın Varlık Vergisi ve Türkleştirme Politikaları kitabı ilk olarak 2012'de İletişim Yayınları'nca basıldı. Türkiye Cumhuriyeti'nde gayrımüslimlere uygulanan ayrımcı politikalar üzerine bir temel kaynak, bir klasik olma niteliği taşıyan ve üst üste birçok baskı yapan bu kitap, 2021 sonlarında, bu kez genişletilmiş haliyle Aras Yayınları'nca okura sunuldu.Yalnızca Cumhuriyet tarihini değil, 98 yıl sonra rejimin bugününü de doğru anlayabilmek açısından okunmasına, bilinmesine büyük ihtiyaç olan Varlık Vergisi uygulamasını ve ona paralel Türkleştirme pratikleri üzerine, Ayhan Aktar'la tarihçi Ümit Kurt konuşuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ayhan Aktar’ın Varlık Vergisi ve Türkleştirme Politikaları kitabı ilk olarak 2012'de İletişim Yayınları'nca basıldı. Türkiye Cumhuriyeti'nde gayrımüslimlere uygulanan ayrımcı politikalar üzerine bir temel kaynak, bir klasik olma niteliği taşıyan ve üst üste birçok baskı yapan bu kitap, 2021 sonlarında, bu kez genişletilmiş haliyle Aras Yayınları'nca okura sunuldu.<br><br>Yalnızca Cumhuriyet tarihini değil, 98 yıl sonra rejimin bugününü de doğru anlayabilmek açısından okunmasına, bilinmesine büyük ihtiyaç olan Varlık Vergisi uygulamasını ve ona paralel Türkleştirme pratikleri üzerine, Ayhan Aktar'la tarihçi Ümit Kurt konuşuyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4886</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49475872]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7423287573.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Betül Dünder, Anita Sezgener - Mor Pasaj: Şiirin Başkalıkları, Cin Ayşeleri ve Çocukları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mor-pasaj-anita-sezgener-podcast</link>
      <description>Betül Dünder, Türkçe şiirin öznelerinin kimlikler bağlamında ‘başka’lıklarını, şiirimizin son dönemecini, baştan ayağa bir kadın emeği ve edebiyatı olan Cin Ayşe'yi okurla buluşturan şair yazar Anita Sezgener ile Mor Pasaj’da konuşuyor.</description>
      <pubDate>Tue, 19 Apr 2022 09:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/266be50c-bf5a-11ed-909c-6391000910c9/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Betül Dünder, Türkçe şiirin öznelerinin kimlikler bağlamında ‘başka’lıklarını, şiirimizin son dönemecini, baştan ayağa bir kadın emeği ve edebiyatı olan Cin Ayşe'yi okurla buluşturan şair yazar Anita Sezgener ile Mor Pasaj’da konuşuyor.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Betül Dünder, Türkçe şiirin öznelerinin kimlikler bağlamında ‘başka’lıklarını, şiirimizin son dönemecini, baştan ayağa bir kadın emeği ve edebiyatı olan Cin Ayşe'yi okurla buluşturan şair yazar Anita Sezgener ile Mor Pasaj’da konuşuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Betül Dünder, Türkçe şiirin öznelerinin kimlikler bağlamında ‘başka’lıklarını, şiirimizin son dönemecini, baştan ayağa bir kadın emeği ve edebiyatı olan Cin Ayşe'yi okurla buluşturan şair yazar Anita Sezgener ile Mor Pasaj’da konuşuyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3985</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49475536]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3061938506.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Oktay Orhun, Kültigin Kağan Akbulut - Spor Müzeleri Ne Anlatır ve Sanat Dünyasına Ne Katar?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/spor-muzeleri-podcast</link>
      <description>Bu sohbette, Oktay Orhun’un Argonotlar’da yayınlanan "Üç büyüklerin müzecilikle imtihanı" yazısı üzerinden dünyada ve Türkiye’de spor müzeciliğini ele alıyoruz. Dünyada spor müzeciliği nasıl bir evrede? Türkiye’nin üç büyük kulübü, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray stat müzeleriyle kültürel etki ve ekonomik potansiyellerini ne kadar gerçekleştirebiliyor? Kültigin Kağan Akbulut soruyor, Oktay Orhun anlatıyor.</description>
      <pubDate>Thu, 14 Apr 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/26828ff0-bf5a-11ed-909c-2361fcf51660/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bu sohbette, Oktay Orhun’un Argonotlar’da yayınlanan "Üç büyüklerin müzecilikle imtihanı" yazısı üzerinden dünyada ve Türkiye’de spor müzeciliğini ele alıyoruz. Dünyada spor müzeciliği nasıl bir evrede? Türkiye’nin üç büyük kulübü, Beşiktaş,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu sohbette, Oktay Orhun’un Argonotlar’da yayınlanan "Üç büyüklerin müzecilikle imtihanı" yazısı üzerinden dünyada ve Türkiye’de spor müzeciliğini ele alıyoruz. Dünyada spor müzeciliği nasıl bir evrede? Türkiye’nin üç büyük kulübü, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray stat müzeleriyle kültürel etki ve ekonomik potansiyellerini ne kadar gerçekleştirebiliyor? Kültigin Kağan Akbulut soruyor, Oktay Orhun anlatıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bu sohbette, Oktay Orhun’un Argonotlar’da yayınlanan "Üç büyüklerin müzecilikle imtihanı" yazısı üzerinden dünyada ve Türkiye’de spor müzeciliğini ele alıyoruz. Dünyada spor müzeciliği nasıl bir evrede? Türkiye’nin üç büyük kulübü, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray stat müzeleriyle kültürel etki ve ekonomik potansiyellerini ne kadar gerçekleştirebiliyor? Kültigin Kağan Akbulut soruyor, Oktay Orhun anlatıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2219</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49201318]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1973238681.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mustafa Çevikdoğan, Cana Bostan - Geçecek Zaman</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mustafa-cevikdogan-podcast</link>
      <description>Yayıncı, editör Mustafa Çevikdoğan 2021 yılı sonlarında ikinci öykü kitabı Geçecek Zaman ile okurların karşısına çıktı. "Şifreli bulmacalar, bir ormanın derinliklerinde kurulmuş gizli ve tahrip gücü yüksek bir yazarlar köyü, komşu daireye dadanmış bir orman cini, taşrada aşk acısı çeken bir akademisyen, sahaftan alınan bir kitaba düşülmüş bir not..." Kimi fantastiğin eşiğinde kimi gündelik olanın tam içinden yazılmış bu beş öyküde aslında bir zaman muhasebesi de yapıyor Çevikdoğan.Mustafa Çevikdoğan ile felsefeci, yazar Cana Bostan'ı bu kitap üzerine bir sohbet için stüdyomuza konuk ettik.</description>
      <pubDate>Wed, 13 Apr 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2698ebe2-bf5a-11ed-909c-9fcbaf6786d6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yayıncı, editör Mustafa Çevikdoğan 2021 yılı sonlarında ikinci öykü kitabı Geçecek Zaman ile okurların karşısına çıktı. "Şifreli bulmacalar, bir ormanın derinliklerinde kurulmuş gizli ve tahrip gücü yüksek bir yazarlar köyü, komşu daireye dadanmış bir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yayıncı, editör Mustafa Çevikdoğan 2021 yılı sonlarında ikinci öykü kitabı Geçecek Zaman ile okurların karşısına çıktı. "Şifreli bulmacalar, bir ormanın derinliklerinde kurulmuş gizli ve tahrip gücü yüksek bir yazarlar köyü, komşu daireye dadanmış bir orman cini, taşrada aşk acısı çeken bir akademisyen, sahaftan alınan bir kitaba düşülmüş bir not..." Kimi fantastiğin eşiğinde kimi gündelik olanın tam içinden yazılmış bu beş öyküde aslında bir zaman muhasebesi de yapıyor Çevikdoğan.Mustafa Çevikdoğan ile felsefeci, yazar Cana Bostan'ı bu kitap üzerine bir sohbet için stüdyomuza konuk ettik.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yayıncı, editör Mustafa Çevikdoğan 2021 yılı sonlarında ikinci öykü kitabı Geçecek Zaman ile okurların karşısına çıktı. "Şifreli bulmacalar, bir ormanın derinliklerinde kurulmuş gizli ve tahrip gücü yüksek bir yazarlar köyü, komşu daireye dadanmış bir orman cini, taşrada aşk acısı çeken bir akademisyen, sahaftan alınan bir kitaba düşülmüş bir not..." Kimi fantastiğin eşiğinde kimi gündelik olanın tam içinden yazılmış bu beş öyküde aslında bir zaman muhasebesi de yapıyor Çevikdoğan.<br><br>Mustafa Çevikdoğan ile felsefeci, yazar Cana Bostan'ı bu kitap üzerine bir sohbet için stüdyomuza konuk ettik.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2978</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49201270]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9617589365.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Forti Barokas - Üç Ladino Oyun: Hasköy, Balat, Kuledibi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/forti-barokas-podcast</link>
      <description>Tiyatrocu Forti Barokas, Kıraathane için kendi yazdığı üç küçük oyunu Ladino dilinde bir okuma tiyatrosuna dönüştürdü. Eski İstanbul'da Yahudilerin yoğun yaşadığı Hasköy, Balat, Kuledibi'nden hikâyeler tarihsel anlatı ve  diyaloglar şeklinde, Barokas’ın oyunculuğuyla canlanıyor.Kıraathane'nin YouTube kanalında programı Türkçe altyazıyla izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 11 Apr 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/26b02546-bf5a-11ed-909c-4ffff52be419/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Tiyatrocu Forti Barokas, Kıraathane için kendi yazdığı üç küçük oyunu Ladino dilinde bir okuma tiyatrosuna dönüştürdü. Eski İstanbul'da Yahudilerin yoğun yaşadığı Hasköy, Balat, Kuledibi'nden hikâyeler tarihsel anlatı ve  diyaloglar şeklinde,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Tiyatrocu Forti Barokas, Kıraathane için kendi yazdığı üç küçük oyunu Ladino dilinde bir okuma tiyatrosuna dönüştürdü. Eski İstanbul'da Yahudilerin yoğun yaşadığı Hasköy, Balat, Kuledibi'nden hikâyeler tarihsel anlatı ve  diyaloglar şeklinde, Barokas’ın oyunculuğuyla canlanıyor.Kıraathane'nin YouTube kanalında programı Türkçe altyazıyla izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Tiyatrocu Forti Barokas, Kıraathane için kendi yazdığı üç küçük oyunu Ladino dilinde bir okuma tiyatrosuna dönüştürdü. Eski İstanbul'da Yahudilerin yoğun yaşadığı Hasköy, Balat, Kuledibi'nden hikâyeler tarihsel anlatı ve  diyaloglar şeklinde, Barokas’ın oyunculuğuyla canlanıyor.<br><br>Kıraathane'nin YouTube kanalında programı Türkçe altyazıyla izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1172</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49201187]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3873494456.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Victoria Rowe Holbrook - Felsefeyle Mutluluk</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/victoria-rowe-holbrook-podcast</link>
      <description>"Her işte bir hayır var" deriz ya, iki sezon önce yapmaya niyetlenip son anda ertelemek zorunda kaldığımız bu konuşma için de öyle oldu; bu erteleme, 2022'ye anlamlı bir başlangıç yapma, mutluluk dileklerimizi felsefi bir çerçeveye oturtma fırsatı sunuyor bize. Evet, konumuz mutluluk. Ve bizler Victoria Holbrook'u Kıraathane'de ilk kez konuk etmekten büyük mutluluk duyuyoruz!</description>
      <pubDate>Sat, 09 Apr 2022 07:05:03 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/26c6d4d0-bf5a-11ed-909c-ef71c00ac1b2/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Her işte bir hayır var" deriz ya, iki sezon önce yapmaya niyetlenip son anda ertelemek zorunda kaldığımız bu konuşma için de öyle oldu; bu erteleme, 2022'ye anlamlı bir başlangıç yapma, mutluluk dileklerimizi felsefi bir çerçeveye oturtma fırsatı...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Her işte bir hayır var" deriz ya, iki sezon önce yapmaya niyetlenip son anda ertelemek zorunda kaldığımız bu konuşma için de öyle oldu; bu erteleme, 2022'ye anlamlı bir başlangıç yapma, mutluluk dileklerimizi felsefi bir çerçeveye oturtma fırsatı sunuyor bize. Evet, konumuz mutluluk. Ve bizler Victoria Holbrook'u Kıraathane'de ilk kez konuk etmekten büyük mutluluk duyuyoruz!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Her işte bir hayır var" deriz ya, iki sezon önce yapmaya niyetlenip son anda ertelemek zorunda kaldığımız bu konuşma için de öyle oldu; bu erteleme, 2022'ye anlamlı bir başlangıç yapma, mutluluk dileklerimizi felsefi bir çerçeveye oturtma fırsatı sunuyor bize. Evet, konumuz mutluluk. Ve bizler Victoria Holbrook'u Kıraathane'de ilk kez konuk etmekten büyük mutluluk duyuyoruz!]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2373</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49201032]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7038446804.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Turhan Günay, Turgay Fişekçi, Mesut Varlık - Cevat Çapan Şiiri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cevat-capan-podcast</link>
      <description>Değerli şair, çevirmen, akademisyen, yayıncı Cevat Çapan'ın hayatını ve eserini kutladığımız, kendisine 89'uncu doğum gününde, sürpriz yaptığımız bir akşam! Üç ayrı kuşaktan yazar ve yayıncı dostlarından ustaya bir armağan. Cumhuriyet Kitap yıllarından Turhan Günay, Adam ve Sözcükler yayınlarından Turgay Fişekçi ve ONS dergisinden Mesut Varlık, bir masada buluşup “Cevat Hoca”nın çok yönlü kültürel kişiliği etrafında sohbet ediyorlar. İyi dinlemeler!</description>
      <pubDate>Wed, 06 Apr 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/26dc63c2-bf5a-11ed-909c-0bc227880f27/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Değerli şair, çevirmen, akademisyen, yayıncı Cevat Çapan'ın hayatını ve eserini kutladığımız, kendisine 89'uncu doğum gününde, sürpriz yaptığımız bir akşam! Üç ayrı kuşaktan yazar ve yayıncı dostlarından ustaya bir armağan. Cumhuriyet Kitap...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Değerli şair, çevirmen, akademisyen, yayıncı Cevat Çapan'ın hayatını ve eserini kutladığımız, kendisine 89'uncu doğum gününde, sürpriz yaptığımız bir akşam! Üç ayrı kuşaktan yazar ve yayıncı dostlarından ustaya bir armağan. Cumhuriyet Kitap yıllarından Turhan Günay, Adam ve Sözcükler yayınlarından Turgay Fişekçi ve ONS dergisinden Mesut Varlık, bir masada buluşup “Cevat Hoca”nın çok yönlü kültürel kişiliği etrafında sohbet ediyorlar. İyi dinlemeler!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Değerli şair, çevirmen, akademisyen, yayıncı Cevat Çapan'ın hayatını ve eserini kutladığımız, kendisine 89'uncu doğum gününde, sürpriz yaptığımız bir akşam! Üç ayrı kuşaktan yazar ve yayıncı dostlarından ustaya bir armağan. Cumhuriyet Kitap yıllarından Turhan Günay, Adam ve Sözcükler yayınlarından Turgay Fişekçi ve ONS dergisinden Mesut Varlık, bir masada buluşup “Cevat Hoca”nın çok yönlü kültürel kişiliği etrafında sohbet ediyorlar. İyi dinlemeler!]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2712</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49200939]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3048428563.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cem Alpan, Mesut Varlık - Shuggie Bain</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/shuggie-bain-podcast</link>
      <description>1976'da Glasgow'da doğan, 24 yaşındayken New York'a yerleşen İskoç kökenli Britanya ve ABD yurttaşı yazar Douglas Stuart ilk romanı Shuggie Bain ile 2020'de Booker Ödülü kazandığında, çok dikkatli The New Yorker ve LitHub okurları haricinde edebiyat dünyasında onu pek tanıyan yoktu. Douglas Stuart yakın çevresinde dahi daha ziyade önemli markalar için çalışan bir moda tasarımcısı olarak biliniyordu. Ve Shuggie Bain ABD'de tam 32 yayınevi tarafından geri çevrilmişti.Bu hacimli ve okunması duygusal açıdan pek de kolay olmayan roman, Booker Ödülü'nün yanı sıra Amerikan Ulusal Kitap Ödülü, Andrew Carnegie Madalyası, Kirkus Ödülü dahil birçok önemli ödüle de aday gösterildi. Ve 2022'de Türkiye'de çeviri edebiyatın ilk sürprizlerinden biri olarak, Can Yayınları etiketiyle Duygu Akın'ın Türkçesiyle okura ulaşıyor.Shuggie Bain otobiyografik özellikler de taşıyan bir roman. 1980'ler Glasgow'unda yoksul bir çevreyi, o çevredeki üç çocuklu bir aileyi, alkolik bir anne ile onun kendisinden beklenen "eril" kimlik ve duruşu gösteremeyen küçük oğlu Shuggie'nin ilişkisine odaklanarak anlatıyor. Can Yayınları editörü Cem Alpan'la kitap üzerine sohbetimizde moderatörlüğü Mesut Varlık üstleniyor.</description>
      <pubDate>Mon, 04 Apr 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/26f38d0e-bf5a-11ed-909c-5b642f02e768/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>1976'da Glasgow'da doğan, 24 yaşındayken New York'a yerleşen İskoç kökenli Britanya ve ABD yurttaşı yazar Douglas Stuart ilk romanı Shuggie Bain ile 2020'de Booker Ödülü kazandığında, çok dikkatli The New Yorker ve LitHub okurları haricinde edebiyat...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>1976'da Glasgow'da doğan, 24 yaşındayken New York'a yerleşen İskoç kökenli Britanya ve ABD yurttaşı yazar Douglas Stuart ilk romanı Shuggie Bain ile 2020'de Booker Ödülü kazandığında, çok dikkatli The New Yorker ve LitHub okurları haricinde edebiyat dünyasında onu pek tanıyan yoktu. Douglas Stuart yakın çevresinde dahi daha ziyade önemli markalar için çalışan bir moda tasarımcısı olarak biliniyordu. Ve Shuggie Bain ABD'de tam 32 yayınevi tarafından geri çevrilmişti.Bu hacimli ve okunması duygusal açıdan pek de kolay olmayan roman, Booker Ödülü'nün yanı sıra Amerikan Ulusal Kitap Ödülü, Andrew Carnegie Madalyası, Kirkus Ödülü dahil birçok önemli ödüle de aday gösterildi. Ve 2022'de Türkiye'de çeviri edebiyatın ilk sürprizlerinden biri olarak, Can Yayınları etiketiyle Duygu Akın'ın Türkçesiyle okura ulaşıyor.Shuggie Bain otobiyografik özellikler de taşıyan bir roman. 1980'ler Glasgow'unda yoksul bir çevreyi, o çevredeki üç çocuklu bir aileyi, alkolik bir anne ile onun kendisinden beklenen "eril" kimlik ve duruşu gösteremeyen küçük oğlu Shuggie'nin ilişkisine odaklanarak anlatıyor. Can Yayınları editörü Cem Alpan'la kitap üzerine sohbetimizde moderatörlüğü Mesut Varlık üstleniyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[1976'da Glasgow'da doğan, 24 yaşındayken New York'a yerleşen İskoç kökenli Britanya ve ABD yurttaşı yazar Douglas Stuart ilk romanı Shuggie Bain ile 2020'de Booker Ödülü kazandığında, çok dikkatli The New Yorker ve LitHub okurları haricinde edebiyat dünyasında onu pek tanıyan yoktu. Douglas Stuart yakın çevresinde dahi daha ziyade önemli markalar için çalışan bir moda tasarımcısı olarak biliniyordu. Ve Shuggie Bain ABD'de tam 32 yayınevi tarafından geri çevrilmişti.<br><br>Bu hacimli ve okunması duygusal açıdan pek de kolay olmayan roman, Booker Ödülü'nün yanı sıra Amerikan Ulusal Kitap Ödülü, Andrew Carnegie Madalyası, Kirkus Ödülü dahil birçok önemli ödüle de aday gösterildi. Ve 2022'de Türkiye'de çeviri edebiyatın ilk sürprizlerinden biri olarak, Can Yayınları etiketiyle Duygu Akın'ın Türkçesiyle okura ulaşıyor.<br><br>Shuggie Bain otobiyografik özellikler de taşıyan bir roman. 1980'ler Glasgow'unda yoksul bir çevreyi, o çevredeki üç çocuklu bir aileyi, alkolik bir anne ile onun kendisinden beklenen "eril" kimlik ve duruşu gösteremeyen küçük oğlu Shuggie'nin ilişkisine odaklanarak anlatıyor. Can Yayınları editörü Cem Alpan'la kitap üzerine sohbetimizde moderatörlüğü Mesut Varlık üstleniyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2804</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49200577]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1612156074.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - ‘Yok’u Yoklamak: Hegel Yanılabilir Miydi?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-yok5-podcast</link>
      <description>Levent Kavas'ın 'Yok'u yoklayan beşinci ve son konuşması. Yine kendisinden gelen benzersiz notla sunuyoruz: 'Levinas 27 Şubat 1976 Cuma günü 'Sanki Hegel herhangi bir konuda tongaya düşermiş gibi!' diye bağırır: 'Yok, Hegel için, düşünülecektir.' Düşünsün de görelim."</description>
      <pubDate>Sat, 02 Apr 2022 07:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/270a7d02-bf5a-11ed-909c-8393bbb0dccc/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Levent Kavas'ın 'Yok'u yoklayan beşinci ve son konuşması. Yine kendisinden gelen benzersiz notla sunuyoruz: 'Levinas 27 Şubat 1976 Cuma günü 'Sanki Hegel herhangi bir konuda tongaya düşermiş gibi!' diye bağırır: 'Yok, Hegel için, düşünülecektir.'...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Levent Kavas'ın 'Yok'u yoklayan beşinci ve son konuşması. Yine kendisinden gelen benzersiz notla sunuyoruz: 'Levinas 27 Şubat 1976 Cuma günü 'Sanki Hegel herhangi bir konuda tongaya düşermiş gibi!' diye bağırır: 'Yok, Hegel için, düşünülecektir.' Düşünsün de görelim."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Levent Kavas'ın 'Yok'u yoklayan beşinci ve son konuşması. Yine kendisinden gelen benzersiz notla sunuyoruz: 'Levinas 27 Şubat 1976 Cuma günü 'Sanki Hegel herhangi bir konuda tongaya düşermiş gibi!' diye bağırır: 'Yok, Hegel için, düşünülecektir.' Düşünsün de görelim."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3029</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49200486]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7392297147.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hayat Seni Çok Seviyorum: İlhan Sami Çomak Şiiri 2021</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ilhan-comak-siiri-podcast</link>
      <description>İlhan Sami Çomak cezaevinden yeni şiirleriyle, bitmeyen umutlarla aramızda. Şairler ve oyuncular Çomak'ın hücresinden dışarıya sızan yeni şiirlerini okuyor. Şairin özgürlüğü adına dizelerinin onun yerine hayata karıştığı bir şiir dinletisine davetlisiniz. İlhan Sami Çomak pandemi döneminin ardından ilk açık görüşünde haber aldığı bu şiir gecesine bir de mesaj gönderdi. Şairle dayanışmaya şiirlerini sokaklarda dolaştırmaya bir çağrı.</description>
      <pubDate>Wed, 30 Mar 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/272073e6-bf5a-11ed-909c-f3fa02174819/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İlhan Sami Çomak cezaevinden yeni şiirleriyle, bitmeyen umutlarla aramızda. Şairler ve oyuncular Çomak'ın hücresinden dışarıya sızan yeni şiirlerini okuyor. Şairin özgürlüğü adına dizelerinin onun yerine hayata karıştığı bir şiir dinletisine...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İlhan Sami Çomak cezaevinden yeni şiirleriyle, bitmeyen umutlarla aramızda. Şairler ve oyuncular Çomak'ın hücresinden dışarıya sızan yeni şiirlerini okuyor. Şairin özgürlüğü adına dizelerinin onun yerine hayata karıştığı bir şiir dinletisine davetlisiniz. İlhan Sami Çomak pandemi döneminin ardından ilk açık görüşünde haber aldığı bu şiir gecesine bir de mesaj gönderdi. Şairle dayanışmaya şiirlerini sokaklarda dolaştırmaya bir çağrı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İlhan Sami Çomak cezaevinden yeni şiirleriyle, bitmeyen umutlarla aramızda. Şairler ve oyuncular Çomak'ın hücresinden dışarıya sızan yeni şiirlerini okuyor. Şairin özgürlüğü adına dizelerinin onun yerine hayata karıştığı bir şiir dinletisine davetlisiniz. İlhan Sami Çomak pandemi döneminin ardından ilk açık görüşünde haber aldığı bu şiir gecesine bir de mesaj gönderdi. Şairle dayanışmaya şiirlerini sokaklarda dolaştırmaya bir çağrı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1632</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49200382]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6411375049.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Karanlık Bir Tarihin Tanıklığı: Nerses Babayan ve Günlüğü</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/nerses-babayan-gunlugu-podcast</link>
      <description>Nerses Babayan 1915 Ermeni Soykırımı’ndan sağ kurtulan Antepli bir din adamıydı. 1915’te tehcir ile başlayıp 1922’de Fransızların Antep’i tamamen boşaltması ve şehrin kontrolünün Kemalist güçlerin eline geçmesiyle sonlanan bu yedi yıllık dönem içerisinde yaşadıklarını günü gününe kaydetti.Ümit Kurt ve Mert Kayhan, "Tarih-i Ahval / Ahval-i Tarih" serisi kapsamındaki bu konuşmada, tehcir ve soykırım sürecini bizzat yaşamış, bu iki ağır olaya maruz kalmış ve felaketten sağ kalarak kurtulmayı başarabilmiş Babayan’ın, orijinal bir tarihsel kayıt olma niteliğine haiz günlüğünü mercek altına alıyor. Ve geç dönem Osmanlı tarihyazıcılığı açısından, bilhassa Ermenice yazılmış anı, otobiyografi ve günlüklerin tarihsel değerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.</description>
      <pubDate>Mon, 28 Mar 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/27373c02-bf5a-11ed-909c-2f04fa575cf3/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Nerses Babayan 1915 Ermeni Soykırımı’ndan sağ kurtulan Antepli bir din adamıydı. 1915’te tehcir ile başlayıp 1922’de Fransızların Antep’i tamamen boşaltması ve şehrin kontrolünün Kemalist güçlerin eline geçmesiyle sonlanan bu yedi yıllık dönem...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Nerses Babayan 1915 Ermeni Soykırımı’ndan sağ kurtulan Antepli bir din adamıydı. 1915’te tehcir ile başlayıp 1922’de Fransızların Antep’i tamamen boşaltması ve şehrin kontrolünün Kemalist güçlerin eline geçmesiyle sonlanan bu yedi yıllık dönem içerisinde yaşadıklarını günü gününe kaydetti.Ümit Kurt ve Mert Kayhan, "Tarih-i Ahval / Ahval-i Tarih" serisi kapsamındaki bu konuşmada, tehcir ve soykırım sürecini bizzat yaşamış, bu iki ağır olaya maruz kalmış ve felaketten sağ kalarak kurtulmayı başarabilmiş Babayan’ın, orijinal bir tarihsel kayıt olma niteliğine haiz günlüğünü mercek altına alıyor. Ve geç dönem Osmanlı tarihyazıcılığı açısından, bilhassa Ermenice yazılmış anı, otobiyografi ve günlüklerin tarihsel değerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Nerses Babayan 1915 Ermeni Soykırımı’ndan sağ kurtulan Antepli bir din adamıydı. 1915’te tehcir ile başlayıp 1922’de Fransızların Antep’i tamamen boşaltması ve şehrin kontrolünün Kemalist güçlerin eline geçmesiyle sonlanan bu yedi yıllık dönem içerisinde yaşadıklarını günü gününe kaydetti.<br><br>Ümit Kurt ve Mert Kayhan, "Tarih-i Ahval / Ahval-i Tarih" serisi kapsamındaki bu konuşmada, tehcir ve soykırım sürecini bizzat yaşamış, bu iki ağır olaya maruz kalmış ve felaketten sağ kalarak kurtulmayı başarabilmiş Babayan’ın, orijinal bir tarihsel kayıt olma niteliğine haiz günlüğünü mercek altına alıyor. Ve geç dönem Osmanlı tarihyazıcılığı açısından, bilhassa Ermenice yazılmış anı, otobiyografi ve günlüklerin tarihsel değerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1695</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49200234]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2124990032.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şahika Tekand, Yiğit Özşener, Ayşen Güven - Aşınma: Korku Üzerine Bir Manifesto</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sahika-tekand-yigit-ozsener-podcast</link>
      <description>Bugün dünyaya egemen olan sistemin getirdiği korku, her birimizi yavaş yavaş korktuğumuz canlıya dönüştürürken, bu cendereden çıkmak için “ne lazım” sorusunu da sorduruyor bizlere. Aşınma da bu soruyu soran, sorduran bir oyun. Göz yumarak ya da sırtımızı dönerek hayatı yaşarken, omurgamızdan ruhumuza erişen “aşınma” üzerine derin bir düşünme vesilesi.Yirmi yedi yıldır birlikte çalışan Şahika Tekand ve Yiğit Özşener yepyeni bir teatral manifesto sunuyorlar bu oyunda. Otuz üçüncü yılını kutlayan Studio Oyuncuları’nın tecrübeli kadrosunun eşlik ettiği ve kullanılan müzikli komutların pek çok uluslararası ödüle sahip çağdaş besteci Zeynep Gedizlioğlu’nun bestelerinden alındığı oyun, oyuncunun gerçek zamanda maruz kaldığı zorlu koşullar ile şekillenen eğlenceli, bir o kadar da ustalık gerektiren bir sahne aksiyonuyla gerçekleşiyor. Aşınma'yı, yönetmeni ve baş oyuncusuyla enine boyuna konuştuk. Şahika Tekand ve Yiğit Özşener'le Ayşen Güven’ün moderatörlüğünde gerçekleşen, bizler için çok değerli bu stüdyo sohbetini burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 26 Mar 2022 07:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/274d10b8-bf5a-11ed-909c-435adb90a111/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bugün dünyaya egemen olan sistemin getirdiği korku, her birimizi yavaş yavaş korktuğumuz canlıya dönüştürürken, bu cendereden çıkmak için “ne lazım” sorusunu da sorduruyor bizlere. Aşınma da bu soruyu soran, sorduran bir oyun. Göz yumarak ya da...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bugün dünyaya egemen olan sistemin getirdiği korku, her birimizi yavaş yavaş korktuğumuz canlıya dönüştürürken, bu cendereden çıkmak için “ne lazım” sorusunu da sorduruyor bizlere. Aşınma da bu soruyu soran, sorduran bir oyun. Göz yumarak ya da sırtımızı dönerek hayatı yaşarken, omurgamızdan ruhumuza erişen “aşınma” üzerine derin bir düşünme vesilesi.Yirmi yedi yıldır birlikte çalışan Şahika Tekand ve Yiğit Özşener yepyeni bir teatral manifesto sunuyorlar bu oyunda. Otuz üçüncü yılını kutlayan Studio Oyuncuları’nın tecrübeli kadrosunun eşlik ettiği ve kullanılan müzikli komutların pek çok uluslararası ödüle sahip çağdaş besteci Zeynep Gedizlioğlu’nun bestelerinden alındığı oyun, oyuncunun gerçek zamanda maruz kaldığı zorlu koşullar ile şekillenen eğlenceli, bir o kadar da ustalık gerektiren bir sahne aksiyonuyla gerçekleşiyor. Aşınma'yı, yönetmeni ve baş oyuncusuyla enine boyuna konuştuk. Şahika Tekand ve Yiğit Özşener'le Ayşen Güven’ün moderatörlüğünde gerçekleşen, bizler için çok değerli bu stüdyo sohbetini burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bugün dünyaya egemen olan sistemin getirdiği korku, her birimizi yavaş yavaş korktuğumuz canlıya dönüştürürken, bu cendereden çıkmak için “ne lazım” sorusunu da sorduruyor bizlere. Aşınma da bu soruyu soran, sorduran bir oyun. Göz yumarak ya da sırtımızı dönerek hayatı yaşarken, omurgamızdan ruhumuza erişen “aşınma” üzerine derin bir düşünme vesilesi.<br><br>Yirmi yedi yıldır birlikte çalışan Şahika Tekand ve Yiğit Özşener yepyeni bir teatral manifesto sunuyorlar bu oyunda. Otuz üçüncü yılını kutlayan Studio Oyuncuları’nın tecrübeli kadrosunun eşlik ettiği ve kullanılan müzikli komutların pek çok uluslararası ödüle sahip çağdaş besteci Zeynep Gedizlioğlu’nun bestelerinden alındığı oyun, oyuncunun gerçek zamanda maruz kaldığı zorlu koşullar ile şekillenen eğlenceli, bir o kadar da ustalık gerektiren bir sahne aksiyonuyla gerçekleşiyor. <br><br>Aşınma'yı, yönetmeni ve baş oyuncusuyla enine boyuna konuştuk. Şahika Tekand ve Yiğit Özşener'le Ayşen Güven’ün moderatörlüğünde gerçekleşen, bizler için çok değerli bu stüdyo sohbetini burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2678</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49061120]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4913549086.mp3?updated=1678463293" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Pınar Kür Kıraathane'de</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/pinar-kur-podcast</link>
      <description>21 Ekim 2021 akşamı 45. sanat yılını kutlayan Pınar Kür'ü evimizde ağırladık. Burada bu özel akşamdan, yazar Müge İplikçi'nin moderatörlüğünde gerçekleşen sohbetten bölümler dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 23 Mar 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/27629794-bf5a-11ed-909c-473f705e361d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>21 Ekim 2021 akşamı 45. sanat yılını kutlayan Pınar Kür'ü evimizde ağırladık. Burada bu özel akşamdan, yazar Müge İplikçi'nin moderatörlüğünde gerçekleşen sohbetten bölümler dinleyebilirsiniz.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>21 Ekim 2021 akşamı 45. sanat yılını kutlayan Pınar Kür'ü evimizde ağırladık. Burada bu özel akşamdan, yazar Müge İplikçi'nin moderatörlüğünde gerçekleşen sohbetten bölümler dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[21 Ekim 2021 akşamı 45. sanat yılını kutlayan Pınar Kür'ü evimizde ağırladık. Burada bu özel akşamdan, yazar Müge İplikçi'nin moderatörlüğünde gerçekleşen sohbetten bölümler dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3789</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49061011]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4989769125.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hilmi Tezgör, Seval Şahin - Oğuz Atay'ın Öyküleri: Korkuyu Beklerken</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hilmi-tezgor-seval-sahin-oguz-atay-podcast</link>
      <description>Oğuz Atay, okuruna geç kavuşmuş, geç sevilmiş, geç anlaşılmış bir yazar. Yaşarken, tüm bunlardan yoksun kalmış olması ona üzüntü vermiş, yazdıklarından bu anlaşılıyor. Bu bakımdan şanssız. Bugün okunuyor, seviliyor ve hatta "çok satıyor" olsa da kuşkusuz, tüm bunları yaşarken görebilmeyi isterdi.Onun tek öykü kitabı olan Korkuyu Beklerken’in 1975’te yayımlanışının üzerinden 45 yıldan fazla geçti ve bugün Oğuz Atay’ı “işte benim yazarım” diye sevenlerin sayısı çok fazla. Onunla okurları arasında diğer yazarlardan farklı bir bağ var sanki ve her okur bu bağın ‘kendine özel’ olduğunu düşünüyor. Yazarı, 44. ölüm yıldönümünde Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz bu konuşma, Atay’ın öyküleri üzerine. Öyküleri üzerine konuşarak, tartışarak onu anma çabası.</description>
      <pubDate>Mon, 21 Mar 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/27783ffe-bf5a-11ed-909c-b7cffc2c6a52/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Oğuz Atay, okuruna geç kavuşmuş, geç sevilmiş, geç anlaşılmış bir yazar. Yaşarken, tüm bunlardan yoksun kalmış olması ona üzüntü vermiş, yazdıklarından bu anlaşılıyor. Bu bakımdan şanssız. Bugün okunuyor, seviliyor ve hatta "çok satıyor" olsa da...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Oğuz Atay, okuruna geç kavuşmuş, geç sevilmiş, geç anlaşılmış bir yazar. Yaşarken, tüm bunlardan yoksun kalmış olması ona üzüntü vermiş, yazdıklarından bu anlaşılıyor. Bu bakımdan şanssız. Bugün okunuyor, seviliyor ve hatta "çok satıyor" olsa da kuşkusuz, tüm bunları yaşarken görebilmeyi isterdi.Onun tek öykü kitabı olan Korkuyu Beklerken’in 1975’te yayımlanışının üzerinden 45 yıldan fazla geçti ve bugün Oğuz Atay’ı “işte benim yazarım” diye sevenlerin sayısı çok fazla. Onunla okurları arasında diğer yazarlardan farklı bir bağ var sanki ve her okur bu bağın ‘kendine özel’ olduğunu düşünüyor. Yazarı, 44. ölüm yıldönümünde Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz bu konuşma, Atay’ın öyküleri üzerine. Öyküleri üzerine konuşarak, tartışarak onu anma çabası.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Oğuz Atay, okuruna geç kavuşmuş, geç sevilmiş, geç anlaşılmış bir yazar. Yaşarken, tüm bunlardan yoksun kalmış olması ona üzüntü vermiş, yazdıklarından bu anlaşılıyor. Bu bakımdan şanssız. Bugün okunuyor, seviliyor ve hatta "çok satıyor" olsa da kuşkusuz, tüm bunları yaşarken görebilmeyi isterdi.<br><br>Onun tek öykü kitabı olan Korkuyu Beklerken’in 1975’te yayımlanışının üzerinden 45 yıldan fazla geçti ve bugün Oğuz Atay’ı “işte benim yazarım” diye sevenlerin sayısı çok fazla. Onunla okurları arasında diğer yazarlardan farklı bir bağ var sanki ve her okur bu bağın ‘kendine özel’ olduğunu düşünüyor. Yazarı, 44. ölüm yıldönümünde Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz bu konuşma, Atay’ın öyküleri üzerine. Öyküleri üzerine konuşarak, tartışarak onu anma çabası.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4318</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48761943]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8366492133.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - ‘Yok’u Yoklamak: Kant’ın Denizliği</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-yok4-podcast</link>
      <description>Levent Kavas'ın 'yok'u yokladığı konuşma serisinde dördüncü bölüm: "Kant eşiklerde eşinmeyi severdi. Salt Usun Eleştirisi’nin en derin yerine, 'çözümleme'yle 'eytişim'i ayıran iç eşiğe en sert kemiği gömmüştü: yok çizelgesini. Peki doğaötesinin Francisco Suarez’den Alexander Baumgarten’a dek gözü gibi baktığı bir kavramı neden okurun gözünden sakınmış, yine de 'dizgenin bütünlüğü' bakımından gözardı edememişti?"</description>
      <pubDate>Sat, 19 Mar 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/278deff2-bf5a-11ed-909c-0719dec5d12e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Levent Kavas'ın 'yok'u yokladığı konuşma serisinde dördüncü bölüm: "Kant eşiklerde eşinmeyi severdi. Salt Usun Eleştirisi’nin en derin yerine, 'çözümleme'yle 'eytişim'i ayıran iç eşiğe en sert kemiği gömmüştü: yok çizelgesini. Peki doğaötesinin...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Levent Kavas'ın 'yok'u yokladığı konuşma serisinde dördüncü bölüm: "Kant eşiklerde eşinmeyi severdi. Salt Usun Eleştirisi’nin en derin yerine, 'çözümleme'yle 'eytişim'i ayıran iç eşiğe en sert kemiği gömmüştü: yok çizelgesini. Peki doğaötesinin Francisco Suarez’den Alexander Baumgarten’a dek gözü gibi baktığı bir kavramı neden okurun gözünden sakınmış, yine de 'dizgenin bütünlüğü' bakımından gözardı edememişti?"</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Levent Kavas'ın 'yok'u yokladığı konuşma serisinde dördüncü bölüm: "Kant eşiklerde eşinmeyi severdi. Salt Usun Eleştirisi’nin en derin yerine, 'çözümleme'yle 'eytişim'i ayıran iç eşiğe en sert kemiği gömmüştü: yok çizelgesini. Peki doğaötesinin Francisco Suarez’den Alexander Baumgarten’a dek gözü gibi baktığı bir kavramı neden okurun gözünden sakınmış, yine de 'dizgenin bütünlüğü' bakımından gözardı edememişti?"]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4019</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48761893]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6639789745.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mim Sertaç Tümtaş, Mesut Varlık - Nöbetleşe Dışlanma</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mim-sertac-tumtas-mesut-varlik-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi ekibi olarak içimizde kökeni kuşak kuşak İstanbullu olanlarımız da dahil olmak üzere hepimiz göçmen olduğumuzun bilincindeyiz. Milliyetçi, ırkçı nefretin hedefindeki göçmenlerin meselelerini, bu meselelerin merkezindeki yoksulluğu ve yurtsuzluğu, hepsini içeren ve hepsini katmerleyen dışlayıcı yaklaşımları dert etmenin, bunlara karşı çıkmanın yakıcı bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz.Nöbetleşe Dışlanma: Göç ve Sosyal Dışlanma Döngüsü adlı çalışması İletişim Yayınları tarafından Aralık 2020'de yayımlanan akademisyen Mim Sertaç Tümtaş'ı da bu amaçla davet ettik. Mesut Varlık'ın moderatörlüğünde kapsamlı bir kitap sohbeti.</description>
      <pubDate>Thu, 17 Mar 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/27a48cb2-bf5a-11ed-909c-57f07f0e1c75/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi ekibi olarak içimizde kökeni kuşak kuşak İstanbullu olanlarımız da dahil olmak üzere hepimiz göçmen olduğumuzun bilincindeyiz. Milliyetçi, ırkçı nefretin hedefindeki göçmenlerin meselelerini, bu meselelerin merkezindeki...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi ekibi olarak içimizde kökeni kuşak kuşak İstanbullu olanlarımız da dahil olmak üzere hepimiz göçmen olduğumuzun bilincindeyiz. Milliyetçi, ırkçı nefretin hedefindeki göçmenlerin meselelerini, bu meselelerin merkezindeki yoksulluğu ve yurtsuzluğu, hepsini içeren ve hepsini katmerleyen dışlayıcı yaklaşımları dert etmenin, bunlara karşı çıkmanın yakıcı bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz.Nöbetleşe Dışlanma: Göç ve Sosyal Dışlanma Döngüsü adlı çalışması İletişim Yayınları tarafından Aralık 2020'de yayımlanan akademisyen Mim Sertaç Tümtaş'ı da bu amaçla davet ettik. Mesut Varlık'ın moderatörlüğünde kapsamlı bir kitap sohbeti.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi ekibi olarak içimizde kökeni kuşak kuşak İstanbullu olanlarımız da dahil olmak üzere hepimiz göçmen olduğumuzun bilincindeyiz. Milliyetçi, ırkçı nefretin hedefindeki göçmenlerin meselelerini, bu meselelerin merkezindeki yoksulluğu ve yurtsuzluğu, hepsini içeren ve hepsini katmerleyen dışlayıcı yaklaşımları dert etmenin, bunlara karşı çıkmanın yakıcı bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz.<br><br>Nöbetleşe Dışlanma: Göç ve Sosyal Dışlanma Döngüsü adlı çalışması İletişim Yayınları tarafından Aralık 2020'de yayımlanan akademisyen Mim Sertaç Tümtaş'ı da bu amaçla davet ettik. Mesut Varlık'ın moderatörlüğünde kapsamlı bir kitap sohbeti.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4003</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48761835]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1196868400.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Kaymakam Necmeddin Bey’in Tuhaf Dayak Hikâyesi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kaymakan-necemeddin-bey-podcast</link>
      <description></description>
      <pubDate>Wed, 16 Mar 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/27bbbc7a-bf5a-11ed-909c-bf77598fe14a/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle/>
      <itunes:summary></itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2090</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48761697]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7652519271.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tuba Bozkurt, Ömer Erdem - Dünden Bugüne İlk Kitap: Gülten Akın</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/tuba-bozkurt-omer-erdem-podcast</link>
      <description>Şiir yeni şairler ve yeni şiir kitaplarıyla yaşamaya devam eder. Her ilk kitap, şair için bir temel taşı sayılır. Şiiri, şairleri odağına alan "Şiir Gecesi" serimizde, bu kez şair Ömer Erdem'in moderatörlüğünde dünden bugüne ilk kitaplara bakacağımız bir dizi konuşma planladık. Bu ilk bölümde, Tuba Bozkurt ilk kitabı Kontrollü Patlama'yı ve modern şiirimizin başat şairlerinden Gülten Akın'ın ilk kitabı Rüzgar Saati'ni konuşmak üzere konuğumuz oldu.</description>
      <pubDate>Mon, 14 Mar 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/27d21498-bf5a-11ed-909c-17e027b767ce/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Şiir yeni şairler ve yeni şiir kitaplarıyla yaşamaya devam eder. Her ilk kitap, şair için bir temel taşı sayılır. Şiiri, şairleri odağına alan "Şiir Gecesi" serimizde, bu kez şair Ömer Erdem'in moderatörlüğünde dünden bugüne ilk kitaplara bakacağımız...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Şiir yeni şairler ve yeni şiir kitaplarıyla yaşamaya devam eder. Her ilk kitap, şair için bir temel taşı sayılır. Şiiri, şairleri odağına alan "Şiir Gecesi" serimizde, bu kez şair Ömer Erdem'in moderatörlüğünde dünden bugüne ilk kitaplara bakacağımız bir dizi konuşma planladık. Bu ilk bölümde, Tuba Bozkurt ilk kitabı Kontrollü Patlama'yı ve modern şiirimizin başat şairlerinden Gülten Akın'ın ilk kitabı Rüzgar Saati'ni konuşmak üzere konuğumuz oldu.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Şiir yeni şairler ve yeni şiir kitaplarıyla yaşamaya devam eder. Her ilk kitap, şair için bir temel taşı sayılır. Şiiri, şairleri odağına alan "Şiir Gecesi" serimizde, bu kez şair Ömer Erdem'in moderatörlüğünde dünden bugüne ilk kitaplara bakacağımız bir dizi konuşma planladık.<br> <br>Bu ilk bölümde, Tuba Bozkurt ilk kitabı Kontrollü Patlama'yı ve modern şiirimizin başat şairlerinden Gülten Akın'ın ilk kitabı Rüzgar Saati'ni konuşmak üzere konuğumuz oldu.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3121</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48761555]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5846318059.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rober Koptaş, Behçet Çelik, Mesut Varlık - Biberyan Bu Dünyadan Geçerken</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/biberyan-100yasinda-podcast</link>
      <description>Bu topraklarda yetişmiş en önemli edebiyatçılardan Zaven Biberyan’ın “tamamlanamamış” otobiyografisi Mahkûmların Şafağı nihayet Türkçede Aras Yayınları tarafından yayımlandı. Kitabı yayına hazırlayan Rober Koptaş ve yazar, denemeci Behçet Çelik ile Biberyan’ın dünyasına hem otobiyografisi hem külliyatı açısından yaklaşmaya ve çözümlemeye, Türkçe edebiyatla alışverişine yakından bakmaya çalıştığımız bu sohbetin moderatörlüğünü Mesut Varlık üstlendi.</description>
      <pubDate>Sat, 12 Mar 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/27e79ade-bf5a-11ed-909c-cb73eb273827/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bu topraklarda yetişmiş en önemli edebiyatçılardan Zaven Biberyan’ın “tamamlanamamış” otobiyografisi Mahkûmların Şafağı nihayet Türkçede Aras Yayınları tarafından yayımlandı. 

Kitabı yayına hazırlayan Rober Koptaş ve yazar, denemeci Behçet Çelik...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu topraklarda yetişmiş en önemli edebiyatçılardan Zaven Biberyan’ın “tamamlanamamış” otobiyografisi Mahkûmların Şafağı nihayet Türkçede Aras Yayınları tarafından yayımlandı. Kitabı yayına hazırlayan Rober Koptaş ve yazar, denemeci Behçet Çelik ile Biberyan’ın dünyasına hem otobiyografisi hem külliyatı açısından yaklaşmaya ve çözümlemeye, Türkçe edebiyatla alışverişine yakından bakmaya çalıştığımız bu sohbetin moderatörlüğünü Mesut Varlık üstlendi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bu topraklarda yetişmiş en önemli edebiyatçılardan Zaven Biberyan’ın “tamamlanamamış” otobiyografisi Mahkûmların Şafağı nihayet Türkçede Aras Yayınları tarafından yayımlandı. <br><br>Kitabı yayına hazırlayan Rober Koptaş ve yazar, denemeci Behçet Çelik ile Biberyan’ın dünyasına hem otobiyografisi hem külliyatı açısından yaklaşmaya ve çözümlemeye, Türkçe edebiyatla alışverişine yakından bakmaya çalıştığımız bu sohbetin moderatörlüğünü Mesut Varlık üstlendi.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3857</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48761267]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2844241841.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ilya Kaminsky, Selahattin Özpalabıyıklar, Yasemin Çongar - Sağır Cumhuriyet</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ilya-kaminsky-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde 2021 yılında gerçekleştirdiğimiz bu çevrimiçi buluşmada Ilya Kaminsky'yi, Yasemin Çongar'ın moderatörlüğünde, Selahattin Özpalabıyıklar'ın eşliğinde konuk etmiştik. Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz canlı yayına Atlanta'dan katılan Kaminsky, Türkçede Selahattin Özpalabıyıklar’ın çevirisiyle, Harfa Kitap etiketiyle yayımlanan Sağır Cumhuriyet kitabından yola çıkan bir sohbette hem okurlarının sorularını yanıtladı hem de Özpalabıyıklar'la karşılıklı şiirlerini okudu. Ilya Kaminsky'nin üzerinde 15 yıl çalıştığı, şiir formatında yazılan Sağır Cumhuriyet, adına uygun şekilde "işgal altındaki bir ülkede, şiddet ve baskı karşısındaki sessizliği, sessizliğin türlerini, sessiz bırakılmakla sessiz kalmaya karar vermek arasındaki farkı" anlatıyor. Sessizlik, burada sadece siyasi bir tema ya da elverişli bir metafor değil, Kaminsky'nin kısmen işitme engelli olması nedeniyle fizikî şiddetini de hissettiren bir durum. Her yönüyle üzerinde durulması gereken bir kitap! Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 11 Mar 2022 07:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/27fd8f88-bf5a-11ed-909c-f784d5a78d35/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nde 2021 yılında gerçekleştirdiğimiz bu çevrimiçi buluşmada Ilya Kaminsky'yi, Yasemin Çongar'ın moderatörlüğünde, Selahattin Özpalabıyıklar'ın eşliğinde konuk etmiştik. Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz canlı yayına Atlanta'dan...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde 2021 yılında gerçekleştirdiğimiz bu çevrimiçi buluşmada Ilya Kaminsky'yi, Yasemin Çongar'ın moderatörlüğünde, Selahattin Özpalabıyıklar'ın eşliğinde konuk etmiştik. Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz canlı yayına Atlanta'dan katılan Kaminsky, Türkçede Selahattin Özpalabıyıklar’ın çevirisiyle, Harfa Kitap etiketiyle yayımlanan Sağır Cumhuriyet kitabından yola çıkan bir sohbette hem okurlarının sorularını yanıtladı hem de Özpalabıyıklar'la karşılıklı şiirlerini okudu. Ilya Kaminsky'nin üzerinde 15 yıl çalıştığı, şiir formatında yazılan Sağır Cumhuriyet, adına uygun şekilde "işgal altındaki bir ülkede, şiddet ve baskı karşısındaki sessizliği, sessizliğin türlerini, sessiz bırakılmakla sessiz kalmaya karar vermek arasındaki farkı" anlatıyor. Sessizlik, burada sadece siyasi bir tema ya da elverişli bir metafor değil, Kaminsky'nin kısmen işitme engelli olması nedeniyle fizikî şiddetini de hissettiren bir durum. Her yönüyle üzerinde durulması gereken bir kitap! Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nde 2021 yılında gerçekleştirdiğimiz bu çevrimiçi buluşmada Ilya Kaminsky'yi, Yasemin Çongar'ın moderatörlüğünde, Selahattin Özpalabıyıklar'ın eşliğinde konuk etmiştik. Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz canlı yayına Atlanta'dan katılan Kaminsky, Türkçede Selahattin Özpalabıyıklar’ın çevirisiyle, Harfa Kitap etiketiyle yayımlanan Sağır Cumhuriyet kitabından yola çıkan bir sohbette hem okurlarının sorularını yanıtladı hem de Özpalabıyıklar'la karşılıklı şiirlerini okudu. <br><br>Ilya Kaminsky'nin üzerinde 15 yıl çalıştığı, şiir formatında yazılan Sağır Cumhuriyet, adına uygun şekilde "işgal altındaki bir ülkede, şiddet ve baskı karşısındaki sessizliği, sessizliğin türlerini, sessiz bırakılmakla sessiz kalmaya karar vermek arasındaki farkı" anlatıyor. Sessizlik, burada sadece siyasi bir tema ya da elverişli bir metafor değil, Kaminsky'nin kısmen işitme engelli olması nedeniyle fizikî şiddetini de hissettiren bir durum. Her yönüyle üzerinde durulması gereken bir kitap! <br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6827</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/49008847]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7209939225.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Leylâ Safiye, Abdullah Keskin - Dansın Kürt Prensesi Leïla Bederkhan</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/leila-bederkhan-podcast</link>
      <description>Mezopotamya ve Mısır dans stillerinden esinlenerek oluşturduğu modern dans programı ile Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde gösteriler yapan Leïla Bederkhan, ilkleri gerçekleştirmiş bir dansçı: İlk Kürt kadın modern dansçı. Kürt kültürünü dünyaya tanıtan ilk Kürt kadın dansçı. Mısır’da Sfenks önünde dans eden ilk modern kadın ve Atlantik’in her iki tarafında da alkışlanan ilk Kürt kadın dansçı. İlk Kürt-Yahudi dansçı. La Scala'da 23 Ocak 1932 tarihinde prömiyeri yapılan ve koreografisi Léonide Massine'e ait, Ottorino Respighi'nin Belkis, Regina di Saba (Saba Melikesi Belkıs) balesinde başrol oynayan dansçı, La Scala’da İstanbul doğumlu ilk kadın sanatçı Leyla Gencer’den önce sahne almıştı.Bir Osmanlı Kürt ailesinden gelip sahneye solo dansçı olarak çıkmak başlı başlına bir devrim. Her koşulda Kürt olduğunu belirten, Kürt kültürünü tanıtan sanatçı, Abdürrezzak Bedirhan ve Romen Yahudisi eşi Osmanlı toprakları dışından gelen ilk kayıtlı diş hekimi Henriette Hornik’in kızı. Ayrıca Abdülhamit ve İttihat Terakki dönemini yaşamış, faili meçhul bir cinayete kurban giden, yönetime başkaldırmış bir babanın ve her şeye rağmen ayakları üstünde durarak örnek olan bir annenin kızı.Avesta’nın yayımladığı üç farklı kitap Leïla adının gün ışığına çıkmasında, yurtdışı yayınlarda da yeniden adının geçmesinde ve Mezopotamya Dans Topluluğu tarafından sahneye taşınmasında etken oldu. Kitabın yazarı Leylâ Safiye'yi Abdullah Keskin moderatörlüğünde evimize konuk ettik. Konumuz tabii ki Leïla Bederkhan'dı.</description>
      <pubDate>Thu, 10 Mar 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/28136fc4-bf5a-11ed-909c-b7773048c3f6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Mezopotamya ve Mısır dans stillerinden esinlenerek oluşturduğu modern dans programı ile Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde gösteriler yapan Leïla Bederkhan, ilkleri gerçekleştirmiş bir dansçı: İlk Kürt kadın modern dansçı. Kürt kültürünü...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Mezopotamya ve Mısır dans stillerinden esinlenerek oluşturduğu modern dans programı ile Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde gösteriler yapan Leïla Bederkhan, ilkleri gerçekleştirmiş bir dansçı: İlk Kürt kadın modern dansçı. Kürt kültürünü dünyaya tanıtan ilk Kürt kadın dansçı. Mısır’da Sfenks önünde dans eden ilk modern kadın ve Atlantik’in her iki tarafında da alkışlanan ilk Kürt kadın dansçı. İlk Kürt-Yahudi dansçı. La Scala'da 23 Ocak 1932 tarihinde prömiyeri yapılan ve koreografisi Léonide Massine'e ait, Ottorino Respighi'nin Belkis, Regina di Saba (Saba Melikesi Belkıs) balesinde başrol oynayan dansçı, La Scala’da İstanbul doğumlu ilk kadın sanatçı Leyla Gencer’den önce sahne almıştı.Bir Osmanlı Kürt ailesinden gelip sahneye solo dansçı olarak çıkmak başlı başlına bir devrim. Her koşulda Kürt olduğunu belirten, Kürt kültürünü tanıtan sanatçı, Abdürrezzak Bedirhan ve Romen Yahudisi eşi Osmanlı toprakları dışından gelen ilk kayıtlı diş hekimi Henriette Hornik’in kızı. Ayrıca Abdülhamit ve İttihat Terakki dönemini yaşamış, faili meçhul bir cinayete kurban giden, yönetime başkaldırmış bir babanın ve her şeye rağmen ayakları üstünde durarak örnek olan bir annenin kızı.Avesta’nın yayımladığı üç farklı kitap Leïla adının gün ışığına çıkmasında, yurtdışı yayınlarda da yeniden adının geçmesinde ve Mezopotamya Dans Topluluğu tarafından sahneye taşınmasında etken oldu. Kitabın yazarı Leylâ Safiye'yi Abdullah Keskin moderatörlüğünde evimize konuk ettik. Konumuz tabii ki Leïla Bederkhan'dı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Mezopotamya ve Mısır dans stillerinden esinlenerek oluşturduğu modern dans programı ile Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde gösteriler yapan Leïla Bederkhan, ilkleri gerçekleştirmiş bir dansçı: İlk Kürt kadın modern dansçı. Kürt kültürünü dünyaya tanıtan ilk Kürt kadın dansçı. Mısır’da Sfenks önünde dans eden ilk modern kadın ve Atlantik’in her iki tarafında da alkışlanan ilk Kürt kadın dansçı. İlk Kürt-Yahudi dansçı. La Scala'da 23 Ocak 1932 tarihinde prömiyeri yapılan ve koreografisi Léonide Massine'e ait, Ottorino Respighi'nin Belkis, Regina di Saba (Saba Melikesi Belkıs) balesinde başrol oynayan dansçı, La Scala’da İstanbul doğumlu ilk kadın sanatçı Leyla Gencer’den önce sahne almıştı.<br><br>Bir Osmanlı Kürt ailesinden gelip sahneye solo dansçı olarak çıkmak başlı başlına bir devrim. Her koşulda Kürt olduğunu belirten, Kürt kültürünü tanıtan sanatçı, Abdürrezzak Bedirhan ve Romen Yahudisi eşi Osmanlı toprakları dışından gelen ilk kayıtlı diş hekimi Henriette Hornik’in kızı. Ayrıca Abdülhamit ve İttihat Terakki dönemini yaşamış, faili meçhul bir cinayete kurban giden, yönetime başkaldırmış bir babanın ve her şeye rağmen ayakları üstünde durarak örnek olan bir annenin kızı.<br><br>Avesta’nın yayımladığı üç farklı kitap Leïla adının gün ışığına çıkmasında, yurtdışı yayınlarda da yeniden adının geçmesinde ve Mezopotamya Dans Topluluğu tarafından sahneye taşınmasında etken oldu. Kitabın yazarı Leylâ Safiye'yi Abdullah Keskin moderatörlüğünde evimize konuk ettik. Konumuz tabii ki Leïla Bederkhan'dı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3829</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48761191]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2677597568.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Pelin Özer, Betül Dünder - Şairin Kolektivizmi Üzerine: Sadece Yazmak Değil Birlikte Eylemek</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/betul-dunder-pelin-ozer-mor-pasaj-podcast</link>
      <description>Şiir Gecesi'nde Betül Dünder'in Mor Pasaj konuşmalar serisinin bu bölümünde, Dünder, Türkçe şiirin yeni yüzyılında şairin kimliği ve neliği üzerine,  yazınsal sürecin farklı aşamalarında hem kendi hem de diğerleri adına var olmanın ve kolektif üretimin deneyimlerini şair-yazar Pelin Özer'le söyleşiyor.</description>
      <pubDate>Wed, 09 Mar 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/28296932-bf5a-11ed-909c-f3f1fb2b642a/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Şiir Gecesi'nde Betül Dünder'in Mor Pasaj konuşmalar serisinin bu bölümünde, Dünder, Türkçe şiirin yeni yüzyılında şairin kimliği ve neliği üzerine,  yazınsal sürecin farklı aşamalarında hem kendi hem de diğerleri adına var olmanın ve kolektif...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Şiir Gecesi'nde Betül Dünder'in Mor Pasaj konuşmalar serisinin bu bölümünde, Dünder, Türkçe şiirin yeni yüzyılında şairin kimliği ve neliği üzerine,  yazınsal sürecin farklı aşamalarında hem kendi hem de diğerleri adına var olmanın ve kolektif üretimin deneyimlerini şair-yazar Pelin Özer'le söyleşiyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Şiir Gecesi'nde Betül Dünder'in Mor Pasaj konuşmalar serisinin bu bölümünde, Dünder, Türkçe şiirin yeni yüzyılında şairin kimliği ve neliği üzerine,  yazınsal sürecin farklı aşamalarında hem kendi hem de diğerleri adına var olmanın ve kolektif üretimin deneyimlerini şair-yazar Pelin Özer'le söyleşiyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3791</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48759350]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7536551595.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Deniz Gündoğan İbrişim - Dünya Edebiyatının Dünyaları, Toplumsal Cinsiyet ve Feminist Bilinçle Örülen Metinler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/deniz-gundogan-ibrisim-edebiyat-podcast</link>
      <description>Deniz Gündoğan İbrişim'in "Antroposen Çağı'nda Tanıklık ve Toplumsal Cinsiyet: Temsiller, İmkânlar, Dönüşümler" iki başlıklı konuşma serisinin ikinci konuşması. Bu konuşma, İzlanda’da yeryüzünden tamamen yok alan bir buzul kütlesi için düzenlenen uluslararası bir cenaze töreni ve kadınlar tarafından yakılan ağıt ile açılıyor, dünya edebiyatından Antroposen ve iklim anlatıları temsilleri, dönüşen, dönüştüren edebiyat tartışmalarıyla devam ediyor.Seride konuşulacak yazarların arasında Yaşar Kemal, Bilge Karasu, Orhan Pamuk, Leylâ Erbil, Latife Tekin, Sema Kaygusuz, Deniz Gezgin, Amitav Ghosh, Kamila Shamsie, Uzma Aslam Khan ve Aminatta Forna bulunuyor.</description>
      <pubDate>Mon, 07 Mar 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/283f5a8a-bf5a-11ed-909c-5fb120429b47/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Deniz Gündoğan İbrişim'in "Antroposen Çağı'nda Tanıklık ve Toplumsal Cinsiyet: Temsiller, İmkânlar, Dönüşümler" iki başlıklı konuşma serisinin ikinci konuşması. Bu konuşma, İzlanda’da yeryüzünden tamamen yok alan bir buzul kütlesi için düzenlenen...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Deniz Gündoğan İbrişim'in "Antroposen Çağı'nda Tanıklık ve Toplumsal Cinsiyet: Temsiller, İmkânlar, Dönüşümler" iki başlıklı konuşma serisinin ikinci konuşması. Bu konuşma, İzlanda’da yeryüzünden tamamen yok alan bir buzul kütlesi için düzenlenen uluslararası bir cenaze töreni ve kadınlar tarafından yakılan ağıt ile açılıyor, dünya edebiyatından Antroposen ve iklim anlatıları temsilleri, dönüşen, dönüştüren edebiyat tartışmalarıyla devam ediyor.Seride konuşulacak yazarların arasında Yaşar Kemal, Bilge Karasu, Orhan Pamuk, Leylâ Erbil, Latife Tekin, Sema Kaygusuz, Deniz Gezgin, Amitav Ghosh, Kamila Shamsie, Uzma Aslam Khan ve Aminatta Forna bulunuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Deniz Gündoğan İbrişim'in "Antroposen Çağı'nda Tanıklık ve Toplumsal Cinsiyet: Temsiller, İmkânlar, Dönüşümler" iki başlıklı konuşma serisinin ikinci konuşması. Bu konuşma, İzlanda’da yeryüzünden tamamen yok alan bir buzul kütlesi için düzenlenen uluslararası bir cenaze töreni ve kadınlar tarafından yakılan ağıt ile açılıyor, dünya edebiyatından Antroposen ve iklim anlatıları temsilleri, dönüşen, dönüştüren edebiyat tartışmalarıyla devam ediyor.<br><br>Seride konuşulacak yazarların arasında Yaşar Kemal, Bilge Karasu, Orhan Pamuk, Leylâ Erbil, Latife Tekin, Sema Kaygusuz, Deniz Gezgin, Amitav Ghosh, Kamila Shamsie, Uzma Aslam Khan ve Aminatta Forna bulunuyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3756</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48759116]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1469273232.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - ‘Yok’u Yoklamak: Niye Var Var da Yok Yok?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-yok3-podcast</link>
      <description>Levent Kavas'ın 'yok'u yokladığı konuşma serisinde üçüncü bölüm: "Leibniz gelmiş geçmiş felsefecilerin en iyimseriydi belki de: Olanaklı dünyaların en iyisinde yaşadığımızı düşünürdü; dünya varsa bir nedeni vardı, biz varsak varolmamız gerektiğinden vardık. İlkin 'daha çok … değil' ilkesini evirip çevirip yeter neden ilkesini türeten bu uyanığın dile getirdiği, Heidegger’in de 'doğaötesinin temel sorusu' dediği 'Niye var var da yok yok?' sorusunu sormaya ne gerek vardı?"</description>
      <pubDate>Sat, 05 Mar 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/285565a0-bf5a-11ed-909c-e3a6b5af0e10/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Levent Kavas'ın 'yok'u yokladığı konuşma serisinde üçüncü bölüm: "Leibniz gelmiş geçmiş felsefecilerin en iyimseriydi belki de: Olanaklı dünyaların en iyisinde yaşadığımızı düşünürdü; dünya varsa bir nedeni vardı, biz varsak varolmamız gerektiğinden...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Levent Kavas'ın 'yok'u yokladığı konuşma serisinde üçüncü bölüm: "Leibniz gelmiş geçmiş felsefecilerin en iyimseriydi belki de: Olanaklı dünyaların en iyisinde yaşadığımızı düşünürdü; dünya varsa bir nedeni vardı, biz varsak varolmamız gerektiğinden vardık. İlkin 'daha çok … değil' ilkesini evirip çevirip yeter neden ilkesini türeten bu uyanığın dile getirdiği, Heidegger’in de 'doğaötesinin temel sorusu' dediği 'Niye var var da yok yok?' sorusunu sormaya ne gerek vardı?"</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Levent Kavas'ın 'yok'u yokladığı konuşma serisinde üçüncü bölüm: "Leibniz gelmiş geçmiş felsefecilerin en iyimseriydi belki de: Olanaklı dünyaların en iyisinde yaşadığımızı düşünürdü; dünya varsa bir nedeni vardı, biz varsak varolmamız gerektiğinden vardık. İlkin 'daha çok … değil' ilkesini evirip çevirip yeter neden ilkesini türeten bu uyanığın dile getirdiği, Heidegger’in de 'doğaötesinin temel sorusu' dediği 'Niye var var da yok yok?' sorusunu sormaya ne gerek vardı?"]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3167</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48759027]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4117084861.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erdoğan Çeşmeli, Mustafa Arslantunalı - Gizemsiz Yapay Zekâ</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/erdogan-cesmeli-mustafa-arslantunali-podcast</link>
      <description>Yapay mı, yazılım mı, yoksa Yalan Zekâ mı demeliyiz? Şu an etrafımızı her gün daha sıkı ağlarla sarmaya devam eden bu algoritma kodları, istesek de istemesek de bir süreliğine –ve büyük bir ihtimalle de bundan böyle her zaman– bizimle beraber olacak. Peki nedir? Daha da önemlisi ne değildir?  YZ sayesinde artık 100’den fazla dilin birbirine tercümesini her gün 500 milyon kişi kullanıyor. Sadece yazı mi? Tabii ki değil, emojilerimiz de YZ tarafından anlama “çevriliyor”. YZ Wall Street’te para kazandırıyor. Bankaya gitmeden çekinizi telefon aracılığı ile yatırabiliyor. Sanal dünyada alışveriş yaptıkça sizi sizden daha iyi tanıyor. Otelinizi, uçağınızı, Überinizi, e-postalarınızı sizin için seçiyor. Dünyanın kolay ya da zor bütün oyunlarında sizi yenebiliyor. Müziğinizi seçebildiği gibi besteleyebiliyor da. Doktorlara teşhiste yardımcı oluyor. Hatta avukatları kontrat analizinde yarı yolda bırakıyor. Peki hiç mi hatası olmuyor? Irk ayrımcılığı yapabiliyor. Çok kısa sürede insanlığın kötü yönlerini öğrenip yaratıcıları tarafından mecburen tedavülden kaldırılabiliyor. Bir ise girememenize sebep oluyor. Ve belki de yavaş yavaş işlerimizi elimizden alıyor! Bu sohbetimizde YZ’nin gizem perdesini biraz aralayıp, yapaylıktan somutluğa doğru bir adım atmaya çalışacağız. Herkesin rahatlıkla izleyebileceği, teknik jargona boğulmamış bir sohbet olacak bu.</description>
      <pubDate>Thu, 03 Mar 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/286c3aaa-bf5a-11ed-909c-efa8e03e3311/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yapay mı, yazılım mı, yoksa Yalan Zekâ mı demeliyiz? Şu an etrafımızı her gün daha sıkı ağlarla sarmaya devam eden bu algoritma kodları, istesek de istemesek de bir süreliğine –ve büyük bir ihtimalle de bundan böyle her zaman– bizimle beraber olacak....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yapay mı, yazılım mı, yoksa Yalan Zekâ mı demeliyiz? Şu an etrafımızı her gün daha sıkı ağlarla sarmaya devam eden bu algoritma kodları, istesek de istemesek de bir süreliğine –ve büyük bir ihtimalle de bundan böyle her zaman– bizimle beraber olacak. Peki nedir? Daha da önemlisi ne değildir?  YZ sayesinde artık 100’den fazla dilin birbirine tercümesini her gün 500 milyon kişi kullanıyor. Sadece yazı mi? Tabii ki değil, emojilerimiz de YZ tarafından anlama “çevriliyor”. YZ Wall Street’te para kazandırıyor. Bankaya gitmeden çekinizi telefon aracılığı ile yatırabiliyor. Sanal dünyada alışveriş yaptıkça sizi sizden daha iyi tanıyor. Otelinizi, uçağınızı, Überinizi, e-postalarınızı sizin için seçiyor. Dünyanın kolay ya da zor bütün oyunlarında sizi yenebiliyor. Müziğinizi seçebildiği gibi besteleyebiliyor da. Doktorlara teşhiste yardımcı oluyor. Hatta avukatları kontrat analizinde yarı yolda bırakıyor. Peki hiç mi hatası olmuyor? Irk ayrımcılığı yapabiliyor. Çok kısa sürede insanlığın kötü yönlerini öğrenip yaratıcıları tarafından mecburen tedavülden kaldırılabiliyor. Bir ise girememenize sebep oluyor. Ve belki de yavaş yavaş işlerimizi elimizden alıyor! Bu sohbetimizde YZ’nin gizem perdesini biraz aralayıp, yapaylıktan somutluğa doğru bir adım atmaya çalışacağız. Herkesin rahatlıkla izleyebileceği, teknik jargona boğulmamış bir sohbet olacak bu.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yapay mı, yazılım mı, yoksa Yalan Zekâ mı demeliyiz? Şu an etrafımızı her gün daha sıkı ağlarla sarmaya devam eden bu algoritma kodları, istesek de istemesek de bir süreliğine –ve büyük bir ihtimalle de bundan böyle her zaman– bizimle beraber olacak. Peki nedir? Daha da önemlisi ne değildir?  <br><br>YZ sayesinde artık 100’den fazla dilin birbirine tercümesini her gün 500 milyon kişi kullanıyor. Sadece yazı mi? Tabii ki değil, emojilerimiz de YZ tarafından anlama “çevriliyor”. YZ Wall Street’te para kazandırıyor. Bankaya gitmeden çekinizi telefon aracılığı ile yatırabiliyor. Sanal dünyada alışveriş yaptıkça sizi sizden daha iyi tanıyor. Otelinizi, uçağınızı, Überinizi, e-postalarınızı sizin için seçiyor. Dünyanın kolay ya da zor bütün oyunlarında sizi yenebiliyor. Müziğinizi seçebildiği gibi besteleyebiliyor da. Doktorlara teşhiste yardımcı oluyor. Hatta avukatları kontrat analizinde yarı yolda bırakıyor. <br><br>Peki hiç mi hatası olmuyor? Irk ayrımcılığı yapabiliyor. Çok kısa sürede insanlığın kötü yönlerini öğrenip yaratıcıları tarafından mecburen tedavülden kaldırılabiliyor. Bir ise girememenize sebep oluyor. Ve belki de yavaş yavaş işlerimizi elimizden alıyor! Bu sohbetimizde YZ’nin gizem perdesini biraz aralayıp, yapaylıktan somutluğa doğru bir adım atmaya çalışacağız. Herkesin rahatlıkla izleyebileceği, teknik jargona boğulmamış bir sohbet olacak bu.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4375</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48748287]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9699942599.mp3?updated=1678463294" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Kürt Schindler: Cemil Bahri Könne</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/umit-kurt-mert-kayhan-kurt-schindler-podcast</link>
      <description>1915 Ermeni Tehciri ve soykırımı sırasında Ermenileri koruyan, kollayan ve evlerinde neredeyse tehcir bitene kadar hayatını tehlikeye atarak saklayan müslüman Kürtler, Araplar ve Türkler oldu. Bu kişiler İttihat ve Terakki idaresinin “evlerinde Ermeni saklayan tespit edilirse idam cezasıyla hüküm giyeceklerdir” emrini hiçe sayarak, kendi yaşamları pahasına Ermenileri saklamaya devam ettiler. Bu aslında bir anlamda Müslümanların, İttihat ve Terakki’nin aldığı kararlara ve imha politikasına göstermiş oldukları bir direnişti. Bu programda İttihat ve Terakki iktidarının emirlerini hiçe sayarak Ermenileri hayatı pahasına korumaya, kurtarmaya çalışan; onları ve sürgün yolundaki mutlak ölümden kurtarmak için çabalayan birinden bahsedeceğiz: Cemil (Bahri) Könne’den…</description>
      <pubDate>Wed, 02 Mar 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2882fd9e-bf5a-11ed-909c-b3ee11b29586/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>1915 Ermeni Tehciri ve soykırımı sırasında Ermenileri koruyan, kollayan ve evlerinde neredeyse tehcir bitene kadar hayatını tehlikeye atarak saklayan müslüman Kürtler, Araplar ve Türkler oldu. Bu kişiler İttihat ve Terakki idaresinin “evlerinde Ermeni...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>1915 Ermeni Tehciri ve soykırımı sırasında Ermenileri koruyan, kollayan ve evlerinde neredeyse tehcir bitene kadar hayatını tehlikeye atarak saklayan müslüman Kürtler, Araplar ve Türkler oldu. Bu kişiler İttihat ve Terakki idaresinin “evlerinde Ermeni saklayan tespit edilirse idam cezasıyla hüküm giyeceklerdir” emrini hiçe sayarak, kendi yaşamları pahasına Ermenileri saklamaya devam ettiler. Bu aslında bir anlamda Müslümanların, İttihat ve Terakki’nin aldığı kararlara ve imha politikasına göstermiş oldukları bir direnişti. Bu programda İttihat ve Terakki iktidarının emirlerini hiçe sayarak Ermenileri hayatı pahasına korumaya, kurtarmaya çalışan; onları ve sürgün yolundaki mutlak ölümden kurtarmak için çabalayan birinden bahsedeceğiz: Cemil (Bahri) Könne’den…</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[1915 Ermeni Tehciri ve soykırımı sırasında Ermenileri koruyan, kollayan ve evlerinde neredeyse tehcir bitene kadar hayatını tehlikeye atarak saklayan müslüman Kürtler, Araplar ve Türkler oldu. Bu kişiler İttihat ve Terakki idaresinin “evlerinde Ermeni saklayan tespit edilirse idam cezasıyla hüküm giyeceklerdir” emrini hiçe sayarak, kendi yaşamları pahasına Ermenileri saklamaya devam ettiler. Bu aslında bir anlamda Müslümanların, İttihat ve Terakki’nin aldığı kararlara ve imha politikasına göstermiş oldukları bir direnişti. <br><br>Bu programda İttihat ve Terakki iktidarının emirlerini hiçe sayarak Ermenileri hayatı pahasına korumaya, kurtarmaya çalışan; onları ve sürgün yolundaki mutlak ölümden kurtarmak için çabalayan birinden bahsedeceğiz: Cemil (Bahri) Könne’den…]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1977</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48748151]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5321773466.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gülşah Şenkol, Merve Emre - "Açıklamalı" Mrs. Dalloway</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gulsah-senkol-merve-emre-mrs-dalloway-podcast</link>
      <description>Bir akademisyen, yazar ve edebiyat eleştirmeni olarak Merve Emre'nin bu farklı kimliklerinin süzgecinden geçerek derinlik kazanan "notlarının" eşlik ettiği The Annotated Mrs. Dalloway nihayet okuyucuyla buluştu. Virginia Woolf'un ünlü romanını bu akşam kendi yazarının elinden çıkmış ana motifleri üzerinden hem de Emre'nin büyük bir ustalıkla ilmek ilmek ördüğü kenar oyalarından işledik. Sizleri de bu keyifli sohbeti dinlemeye davet ediyoruz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 28 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2899c614-bf5a-11ed-909c-0f92d890608b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bir akademisyen, yazar ve edebiyat eleştirmeni olarak Merve Emre'nin bu farklı kimliklerinin süzgecinden geçerek derinlik kazanan "notlarının" eşlik ettiği The Annotated Mrs. Dalloway nihayet okuyucuyla buluştu. Virginia Woolf'un ünlü romanını bu...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bir akademisyen, yazar ve edebiyat eleştirmeni olarak Merve Emre'nin bu farklı kimliklerinin süzgecinden geçerek derinlik kazanan "notlarının" eşlik ettiği The Annotated Mrs. Dalloway nihayet okuyucuyla buluştu. Virginia Woolf'un ünlü romanını bu akşam kendi yazarının elinden çıkmış ana motifleri üzerinden hem de Emre'nin büyük bir ustalıkla ilmek ilmek ördüğü kenar oyalarından işledik. Sizleri de bu keyifli sohbeti dinlemeye davet ediyoruz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bir akademisyen, yazar ve edebiyat eleştirmeni olarak Merve Emre'nin bu farklı kimliklerinin süzgecinden geçerek derinlik kazanan "notlarının" eşlik ettiği The Annotated Mrs. Dalloway nihayet okuyucuyla buluştu. Virginia Woolf'un ünlü romanını bu akşam kendi yazarının elinden çıkmış ana motifleri üzerinden hem de Emre'nin büyük bir ustalıkla ilmek ilmek ördüğü kenar oyalarından işledik. Sizleri de bu keyifli sohbeti dinlemeye davet ediyoruz.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3483</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48747966]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9671999904.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Janet Barış, Emine Yıldırım, Ramin Matin, Kıvanç Sezer, Ayşen Güven - Yeni Türkiye Sinemasında Sınıfsal Görünümler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/janet-baris-aysen-guven-podcast</link>
      <description>Sinema yazarı ve akademisyen Janet Barış, "Yeni Türkiye Sinemasından Sınıfsal Görünümler" adlı kitabında 2010’ların Türkiye sinemasına bakıyor ve bu dönemde üretilen filmleri, odakları başka başka görünse de işçi ve emekçilere yaklaşımları, onları resmetmesi üzerinden inceliyor. Kitap yaklaşık yirmi filmin felsefecilerden, sosyologlara kadar geniş bir referans ailesiyle analizini ortaya koyduktan sonra son bölümünde sinemacılarla bu konuyu yazarın tartışma açtığı bir söyleşiye yer veriyor. Biz de bu sohbette işçilerden, beyaz yakalılara ve onların birbirlerinin hayatındaki yansımalarına, Janet Barış’ın rehberliğinde bakıyoruz. O filmleri yapan yönetmenler Ramin Matin, Kıvanç Sezer ve yapımcı-senarist Emine Yıldırım’la beraber.</description>
      <pubDate>Sun, 27 Feb 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/28affbdc-bf5a-11ed-909c-3b1d9c0b63ee/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sinema yazarı ve akademisyen Janet Barış, "Yeni Türkiye Sinemasından Sınıfsal Görünümler" adlı kitabında 2010’ların Türkiye sinemasına bakıyor ve bu dönemde üretilen filmleri, odakları başka başka görünse de işçi ve emekçilere yaklaşımları, onları...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sinema yazarı ve akademisyen Janet Barış, "Yeni Türkiye Sinemasından Sınıfsal Görünümler" adlı kitabında 2010’ların Türkiye sinemasına bakıyor ve bu dönemde üretilen filmleri, odakları başka başka görünse de işçi ve emekçilere yaklaşımları, onları resmetmesi üzerinden inceliyor. Kitap yaklaşık yirmi filmin felsefecilerden, sosyologlara kadar geniş bir referans ailesiyle analizini ortaya koyduktan sonra son bölümünde sinemacılarla bu konuyu yazarın tartışma açtığı bir söyleşiye yer veriyor. Biz de bu sohbette işçilerden, beyaz yakalılara ve onların birbirlerinin hayatındaki yansımalarına, Janet Barış’ın rehberliğinde bakıyoruz. O filmleri yapan yönetmenler Ramin Matin, Kıvanç Sezer ve yapımcı-senarist Emine Yıldırım’la beraber.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sinema yazarı ve akademisyen Janet Barış, "Yeni Türkiye Sinemasından Sınıfsal Görünümler" adlı kitabında 2010’ların Türkiye sinemasına bakıyor ve bu dönemde üretilen filmleri, odakları başka başka görünse de işçi ve emekçilere yaklaşımları, onları resmetmesi üzerinden inceliyor. Kitap yaklaşık yirmi filmin felsefecilerden, sosyologlara kadar geniş bir referans ailesiyle analizini ortaya koyduktan sonra son bölümünde sinemacılarla bu konuyu yazarın tartışma açtığı bir söyleşiye yer veriyor. <br><br>Biz de bu sohbette işçilerden, beyaz yakalılara ve onların birbirlerinin hayatındaki yansımalarına, Janet Barış’ın rehberliğinde bakıyoruz. O filmleri yapan yönetmenler Ramin Matin, Kıvanç Sezer ve yapımcı-senarist Emine Yıldırım’la beraber.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5674</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48747732]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1614245494.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cana Bostan, Selim Karlıtekin - Şiddetin Yüzyılından Sonra: Sorel'in Düşünsel Mirası</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cana-bostan-selim-karlitekin-podcast</link>
      <description>Sorel'in Şiddet Üzerine Düşünceler'i 1908 yılında yayımlanalı beri Avrupa siyaset düşüncesinin en radikal, en gizemli, en tartışmalı metinlerinden biri. Walter Benjamin, Mussolini, Lenin gibi isimleri etkilemiş yüzyıl sonu kuramcısı Sorel'in düşünsel mirası üzerine konuşacağız. Emekli bir mühendisin nasıl olup da ilerlemenin Avrupa’da ebedî barışı getirdiğine ittifak etmiş fin-de-siècle'nin konsensusunu darmadağın ettiği sorusuyla başlıyoruz. Sorelcilik soldan faşistlik, sağdan jakobenizmin en aşırı formu olarak eleştiriliyor; Cemil Meriç "Avrupa, Makyavel'den beri kasideler okur şiddete. Hristiyanıyla, maddecisiyle, sosyalistiyle bir sara nöbeti içindedir. Ama şiddet, tarihin hiçbir döneminde çağımızdaki kadar yüceltilmemiştir. Sorel'in Şiddet Üzerine Düşünceler’iyle başlayan bir isteri nöbeti, Batı’nın sözde irfanını bir cinayet kışkırtıcısı derecesine düşürdü" diyor. Sorel’in metninin Türkçe’de yeni önsöz (Cana Bostan) ve sonsözle (Isaiah Berlin) yayımlanışı vesilesiyle Sorel’in yadsınan ve indirgemecilik kurbanı düşüncesinin özgünlüğünü ele alıyoruz.2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan bağımsız yayınevlerinden Telemak'ın düzenlediği, Georges Sorel'in düşünsel mirasını konuştuğumuz, Şiddet Üzerine Düşünceler kitabından yola çıkan çevrimiçi bir sohbet. Bu sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 24 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/28e401ca-bf5a-11ed-909c-fba45c94b12b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sorel'in Şiddet Üzerine Düşünceler'i 1908 yılında yayımlanalı beri Avrupa siyaset düşüncesinin en radikal, en gizemli, en tartışmalı metinlerinden biri. Walter Benjamin, Mussolini, Lenin gibi isimleri etkilemiş yüzyıl sonu kuramcısı Sorel'in düşünsel...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sorel'in Şiddet Üzerine Düşünceler'i 1908 yılında yayımlanalı beri Avrupa siyaset düşüncesinin en radikal, en gizemli, en tartışmalı metinlerinden biri. Walter Benjamin, Mussolini, Lenin gibi isimleri etkilemiş yüzyıl sonu kuramcısı Sorel'in düşünsel mirası üzerine konuşacağız. Emekli bir mühendisin nasıl olup da ilerlemenin Avrupa’da ebedî barışı getirdiğine ittifak etmiş fin-de-siècle'nin konsensusunu darmadağın ettiği sorusuyla başlıyoruz. Sorelcilik soldan faşistlik, sağdan jakobenizmin en aşırı formu olarak eleştiriliyor; Cemil Meriç "Avrupa, Makyavel'den beri kasideler okur şiddete. Hristiyanıyla, maddecisiyle, sosyalistiyle bir sara nöbeti içindedir. Ama şiddet, tarihin hiçbir döneminde çağımızdaki kadar yüceltilmemiştir. Sorel'in Şiddet Üzerine Düşünceler’iyle başlayan bir isteri nöbeti, Batı’nın sözde irfanını bir cinayet kışkırtıcısı derecesine düşürdü" diyor. Sorel’in metninin Türkçe’de yeni önsöz (Cana Bostan) ve sonsözle (Isaiah Berlin) yayımlanışı vesilesiyle Sorel’in yadsınan ve indirgemecilik kurbanı düşüncesinin özgünlüğünü ele alıyoruz.2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan bağımsız yayınevlerinden Telemak'ın düzenlediği, Georges Sorel'in düşünsel mirasını konuştuğumuz, Şiddet Üzerine Düşünceler kitabından yola çıkan çevrimiçi bir sohbet. Bu sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sorel'in Şiddet Üzerine Düşünceler'i 1908 yılında yayımlanalı beri Avrupa siyaset düşüncesinin en radikal, en gizemli, en tartışmalı metinlerinden biri. Walter Benjamin, Mussolini, Lenin gibi isimleri etkilemiş yüzyıl sonu kuramcısı Sorel'in düşünsel mirası üzerine konuşacağız. Emekli bir mühendisin nasıl olup da ilerlemenin Avrupa’da ebedî barışı getirdiğine ittifak etmiş fin-de-siècle'nin konsensusunu darmadağın ettiği sorusuyla başlıyoruz. Sorelcilik soldan faşistlik, sağdan jakobenizmin en aşırı formu olarak eleştiriliyor; Cemil Meriç "Avrupa, Makyavel'den beri kasideler okur şiddete. Hristiyanıyla, maddecisiyle, sosyalistiyle bir sara nöbeti içindedir. Ama şiddet, tarihin hiçbir döneminde çağımızdaki kadar yüceltilmemiştir. Sorel'in Şiddet Üzerine Düşünceler’iyle başlayan bir isteri nöbeti, Batı’nın sözde irfanını bir cinayet kışkırtıcısı derecesine düşürdü" diyor. Sorel’in metninin Türkçe’de yeni önsöz (Cana Bostan) ve sonsözle (Isaiah Berlin) yayımlanışı vesilesiyle Sorel’in yadsınan ve indirgemecilik kurbanı düşüncesinin özgünlüğünü ele alıyoruz.<br><br>2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan bağımsız yayınevlerinden Telemak'ın düzenlediği, Georges Sorel'in düşünsel mirasını konuştuğumuz, Şiddet Üzerine Düşünceler kitabından yola çıkan çevrimiçi bir sohbet. Bu sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4068</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48647223]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1637618517.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - ‘Yok’u Yoklamak: Ou Mallon ya da Atayı Öldürmek</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-yok2-podcast</link>
      <description>Levent Kavas, Felsefe Konuşmaları serimizde 'yok'u yoklamayı sürdürüyor. Serinin ikinci konuşmasında Antik Yunan'da bir geziye çıkıyoruz: “Platon’un Bilgiç’inde Elealı Yabancı Theaitetos’a ’Yalnız atakıyıcı falan saymayasın beni’ der, ’Parmenides atanın savını sınayıp ’olmayan bir bakıma var, olan da bir bakıma yok’ diye tutturasıyım.’ O sıralarda Abderalı bir yabancı, Demokritos da ’Olan olmayandan daha çok var değil’ deyip gezmektedir Atina dolaylarında. Bir yandan ou mallon, ’daha çok … değil’le çiğnenen yasağı, bir yandan da bu suçun nasıl bir ilkeye dönüştüğünü yoklayalım.”</description>
      <pubDate>Thu, 24 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/28ce0398-bf5a-11ed-909c-8b13b2ed7a1f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Levent Kavas, Felsefe Konuşmaları serimizde 'yok'u yoklamayı sürdürüyor. Serinin ikinci konuşmasında Antik Yunan'da bir geziye çıkıyoruz: “Platon’un Bilgiç’inde Elealı Yabancı Theaitetos’a ’Yalnız atakıyıcı falan saymayasın beni’ der, ’Parmenides...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Levent Kavas, Felsefe Konuşmaları serimizde 'yok'u yoklamayı sürdürüyor. Serinin ikinci konuşmasında Antik Yunan'da bir geziye çıkıyoruz: “Platon’un Bilgiç’inde Elealı Yabancı Theaitetos’a ’Yalnız atakıyıcı falan saymayasın beni’ der, ’Parmenides atanın savını sınayıp ’olmayan bir bakıma var, olan da bir bakıma yok’ diye tutturasıyım.’ O sıralarda Abderalı bir yabancı, Demokritos da ’Olan olmayandan daha çok var değil’ deyip gezmektedir Atina dolaylarında. Bir yandan ou mallon, ’daha çok … değil’le çiğnenen yasağı, bir yandan da bu suçun nasıl bir ilkeye dönüştüğünü yoklayalım.”</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Levent Kavas, Felsefe Konuşmaları serimizde 'yok'u yoklamayı sürdürüyor. Serinin ikinci konuşmasında Antik Yunan'da bir geziye çıkıyoruz: “Platon’un Bilgiç’inde Elealı Yabancı Theaitetos’a ’Yalnız atakıyıcı falan saymayasın beni’ der, ’Parmenides atanın savını sınayıp ’olmayan bir bakıma var, olan da bir bakıma yok’ diye tutturasıyım.’ O sıralarda Abderalı bir yabancı, Demokritos da ’Olan olmayandan daha çok var değil’ deyip gezmektedir Atina dolaylarında. Bir yandan ou mallon, ’daha çok … değil’le çiğnenen yasağı, bir yandan da bu suçun nasıl bir ilkeye dönüştüğünü yoklayalım.”]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2659</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48647349]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9647368307.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bülent Somay, Mustafa Arslantunalı - Dijital Dünyada Entelektüel Mülkiyet</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/bulent-somay-mustafa-arslantunali-podcast</link>
      <description>Bülent Somay,  Teknoloji Konuşmaları'nda Mustafa Arslantunalı'nın konuğu. Kamusal bir alanda kamusal erişim ile malumatın ve bilginin özel mülkiyeti arasında ciddi bir gerilim olduğu -bu ikisinin birbirleriyle çatıştığı- göz önüne alındığında İnternet, hepimize açık, serbest bir buluşma, etkileşim ve paylaşma alanı, bir agora mıdır; yoksa esasen malların alınıp satıldığı, bu arada da insanların birbiriyle ilişkiye girdiği, kılık değiştirmiş, yüceltilmiş ve sayısallaştırılmış bir pazar yeri midir? Yayın, ilaç ve müzik endüstrileri için entelektüel mülkiyet ne anlama geliyor? Dijital çoğaltmanın sonsuz ve sıfır maliyetli olduğu bir dünyada entelektüel mülkiyet korunabilir mi, nasıl dönüşebilir?</description>
      <pubDate>Tue, 22 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/28fad3c8-bf5a-11ed-909c-d76c2e5acd0d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bülent Somay,  Teknoloji Konuşmaları'nda Mustafa Arslantunalı'nın konuğu. Kamusal bir alanda kamusal erişim ile malumatın ve bilginin özel mülkiyeti arasında ciddi bir gerilim olduğu -bu ikisinin birbirleriyle çatıştığı- göz önüne alındığında...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bülent Somay,  Teknoloji Konuşmaları'nda Mustafa Arslantunalı'nın konuğu. Kamusal bir alanda kamusal erişim ile malumatın ve bilginin özel mülkiyeti arasında ciddi bir gerilim olduğu -bu ikisinin birbirleriyle çatıştığı- göz önüne alındığında İnternet, hepimize açık, serbest bir buluşma, etkileşim ve paylaşma alanı, bir agora mıdır; yoksa esasen malların alınıp satıldığı, bu arada da insanların birbiriyle ilişkiye girdiği, kılık değiştirmiş, yüceltilmiş ve sayısallaştırılmış bir pazar yeri midir? Yayın, ilaç ve müzik endüstrileri için entelektüel mülkiyet ne anlama geliyor? Dijital çoğaltmanın sonsuz ve sıfır maliyetli olduğu bir dünyada entelektüel mülkiyet korunabilir mi, nasıl dönüşebilir?</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bülent Somay,  Teknoloji Konuşmaları'nda Mustafa Arslantunalı'nın konuğu. Kamusal bir alanda kamusal erişim ile malumatın ve bilginin özel mülkiyeti arasında ciddi bir gerilim olduğu -bu ikisinin birbirleriyle çatıştığı- göz önüne alındığında İnternet, hepimize açık, serbest bir buluşma, etkileşim ve paylaşma alanı, bir agora mıdır; yoksa esasen malların alınıp satıldığı, bu arada da insanların birbiriyle ilişkiye girdiği, kılık değiştirmiş, yüceltilmiş ve sayısallaştırılmış bir pazar yeri midir? Yayın, ilaç ve müzik endüstrileri için entelektüel mülkiyet ne anlama geliyor? Dijital çoğaltmanın sonsuz ve sıfır maliyetli olduğu bir dünyada entelektüel mülkiyet korunabilir mi, nasıl dönüşebilir?]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4408</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48647102]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1047571854.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Süreyyya Evren, Mesut Varlık - Yokuşta Hurralanmak!</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sureyyya-evren-mesut-varlik-podcast</link>
      <description>Mesut Varlık'ın moderatörlüğündeki bu kitap sohbetinde, Süreyyya Evren stüdyo konuğumuz.Süreyyya Evren'in yeni romanı, Hurra Aşağılara, Yokuş Aşağılara! hem bir sınıf romanı, hem bir İstanbul romanı, hem İstanbul'un ve toplumun katmanları arasındaki hurralaşmanın romanı. Küratör, şair, edebiyatçı Süreyyya Evren ile yarattığı "Hurra!" evren üzerine konuşuyoruz. Bir yokuşun ağzında oturup aşağı ve yukarı gidip geleceğiz, belki yere öyle bir tutunacağız ki yokuşumuz ters dönecek...</description>
      <pubDate>Sun, 20 Feb 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2910d2fe-bf5a-11ed-909c-d32143076532/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Mesut Varlık'ın moderatörlüğündeki bu kitap sohbetinde, Süreyyya Evren stüdyo konuğumuz.
Süreyyya Evren'in yeni romanı, Hurra Aşağılara, Yokuş Aşağılara! hem bir sınıf romanı, hem bir İstanbul romanı, hem İstanbul'un ve toplumun katmanları arasındaki...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Mesut Varlık'ın moderatörlüğündeki bu kitap sohbetinde, Süreyyya Evren stüdyo konuğumuz.Süreyyya Evren'in yeni romanı, Hurra Aşağılara, Yokuş Aşağılara! hem bir sınıf romanı, hem bir İstanbul romanı, hem İstanbul'un ve toplumun katmanları arasındaki hurralaşmanın romanı. Küratör, şair, edebiyatçı Süreyyya Evren ile yarattığı "Hurra!" evren üzerine konuşuyoruz. Bir yokuşun ağzında oturup aşağı ve yukarı gidip geleceğiz, belki yere öyle bir tutunacağız ki yokuşumuz ters dönecek...</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Mesut Varlık'ın moderatörlüğündeki bu kitap sohbetinde, Süreyyya Evren stüdyo konuğumuz.<br>Süreyyya Evren'in yeni romanı, Hurra Aşağılara, Yokuş Aşağılara! hem bir sınıf romanı, hem bir İstanbul romanı, hem İstanbul'un ve toplumun katmanları arasındaki hurralaşmanın romanı. Küratör, şair, edebiyatçı Süreyyya Evren ile yarattığı "Hurra!" evren üzerine konuşuyoruz. Bir yokuşun ağzında oturup aşağı ve yukarı gidip geleceğiz, belki yere öyle bir tutunacağız ki yokuşumuz ters dönecek...]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3186</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48646999]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1125723456.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Yirminci Yüzyıl Başlarında Osmanlı Toplumunda Bir Pogrom Girişimi: Adapazarı Adana Olmasın</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/umit-kurt-mert-kayhan-pogrom-girisimi-podcast</link>
      <description>"Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih" serisinde Ümit Kurt ve Mert Kayhan sohbetlerine yerel ölçekli konularla ve hikâyelerle, kendi ifadeleriyle “tarihin tozuyla” ilgilenmeye devam ediyor. Bu programda konumuz, 20. yüzyıl başlarında Adapazarı'nda yaşanan pogrom girişimi.5 Şubat 1911’de Adapazarı kazasında ilginç bir olay vuku bulur. Kazada ikâmet eden üç Ermeni ve iki Rum erkek, fahişelik yaparak hayatını kazanan Boşnak bir Müslüman kadınla bir Ermeni’ye ait hamamda toplu zina yaparken yakalanıp, derdest edilirler. Ancak bir gün sonra serbest kalırlar. Bunun üzerine kaymakam Sırrı Bey faillerin tutuklu kalmaları için bu hadiseye siyasi bir içerik kazandırmaya çalışır. Bu bölümde Adapazarı'ndaki fuhuş hadisesi ve akabinde yaşanan gelişmeler ışığında Osmanlı İmparatorluğu'nda devlet ve toplum arasındaki ilişkileri yerel ölçekte analiz etmeye ve İttihad-ı Anasır idealinin imkânları üzerine değerlendirmeler içeren bir tartışmaya girişeceğiz.</description>
      <pubDate>Sat, 19 Feb 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2927101e-bf5a-11ed-909c-cb1add9a0edd/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih" serisinde Ümit Kurt ve Mert Kayhan sohbetlerine yerel ölçekli konularla ve hikâyelerle, kendi ifadeleriyle “tarihin tozuyla” ilgilenmeye devam ediyor. Bu programda konumuz, 20. yüzyıl başlarında Adapazarı'nda yaşanan...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih" serisinde Ümit Kurt ve Mert Kayhan sohbetlerine yerel ölçekli konularla ve hikâyelerle, kendi ifadeleriyle “tarihin tozuyla” ilgilenmeye devam ediyor. Bu programda konumuz, 20. yüzyıl başlarında Adapazarı'nda yaşanan pogrom girişimi.5 Şubat 1911’de Adapazarı kazasında ilginç bir olay vuku bulur. Kazada ikâmet eden üç Ermeni ve iki Rum erkek, fahişelik yaparak hayatını kazanan Boşnak bir Müslüman kadınla bir Ermeni’ye ait hamamda toplu zina yaparken yakalanıp, derdest edilirler. Ancak bir gün sonra serbest kalırlar. Bunun üzerine kaymakam Sırrı Bey faillerin tutuklu kalmaları için bu hadiseye siyasi bir içerik kazandırmaya çalışır. Bu bölümde Adapazarı'ndaki fuhuş hadisesi ve akabinde yaşanan gelişmeler ışığında Osmanlı İmparatorluğu'nda devlet ve toplum arasındaki ilişkileri yerel ölçekte analiz etmeye ve İttihad-ı Anasır idealinin imkânları üzerine değerlendirmeler içeren bir tartışmaya girişeceğiz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih" serisinde Ümit Kurt ve Mert Kayhan sohbetlerine yerel ölçekli konularla ve hikâyelerle, kendi ifadeleriyle “tarihin tozuyla” ilgilenmeye devam ediyor. Bu programda konumuz, 20. yüzyıl başlarında Adapazarı'nda yaşanan pogrom girişimi.<br><br>5 Şubat 1911’de Adapazarı kazasında ilginç bir olay vuku bulur. Kazada ikâmet eden üç Ermeni ve iki Rum erkek, fahişelik yaparak hayatını kazanan Boşnak bir Müslüman kadınla bir Ermeni’ye ait hamamda toplu zina yaparken yakalanıp, derdest edilirler. Ancak bir gün sonra serbest kalırlar. Bunun üzerine kaymakam Sırrı Bey faillerin tutuklu kalmaları için bu hadiseye siyasi bir içerik kazandırmaya çalışır. Bu bölümde Adapazarı'ndaki fuhuş hadisesi ve akabinde yaşanan gelişmeler ışığında Osmanlı İmparatorluğu'nda devlet ve toplum arasındaki ilişkileri yerel ölçekte analiz etmeye ve İttihad-ı Anasır idealinin imkânları üzerine değerlendirmeler içeren bir tartışmaya girişeceğiz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2998</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48593333]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7083550282.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Seval Şahin, Didem Ardalı Büyükarman - İstanbul’un Altı Bin Bir Dünya</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/seval-sahin-didem-ardali-buyukarman-podcast</link>
      <description>Millî Cinâyât Koleksiyonu, İstanbul’un altındaki dehlizlerde yaşayan ve peri-cadı masallarının ardına saklanıp yukarıda kanlı cinayetler işleyen bir çete ile onları yakalamayı azmetmiş iki polis memuru Siyah Pençe Hüseyin Bey ve yardımcısı Abdal Ahmed’in maceralarından oluşuyor. 1914 senesinde, seri polisiye roman iddiası ile Moralızade Vassâf Kadri ve Süleyman Sûdî tarafından yayımlanan Millî Cinâyât Koleksiyonu, gotik bir İstanbul hikâyesi anlatıyor.Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimizde bu kez serinin küratörleri Didem Ardalıı Büyükarman ve Seval Şahin'le birlikteyiz. Bu ilginç esere yakından bakacağız.</description>
      <pubDate>Fri, 18 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/293cb374-bf5a-11ed-909c-b770c8809bd6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Millî Cinâyât Koleksiyonu, İstanbul’un altındaki dehlizlerde yaşayan ve peri-cadı masallarının ardına saklanıp yukarıda kanlı cinayetler işleyen bir çete ile onları yakalamayı azmetmiş iki polis memuru Siyah Pençe Hüseyin Bey ve yardımcısı Abdal...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Millî Cinâyât Koleksiyonu, İstanbul’un altındaki dehlizlerde yaşayan ve peri-cadı masallarının ardına saklanıp yukarıda kanlı cinayetler işleyen bir çete ile onları yakalamayı azmetmiş iki polis memuru Siyah Pençe Hüseyin Bey ve yardımcısı Abdal Ahmed’in maceralarından oluşuyor. 1914 senesinde, seri polisiye roman iddiası ile Moralızade Vassâf Kadri ve Süleyman Sûdî tarafından yayımlanan Millî Cinâyât Koleksiyonu, gotik bir İstanbul hikâyesi anlatıyor.Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimizde bu kez serinin küratörleri Didem Ardalıı Büyükarman ve Seval Şahin'le birlikteyiz. Bu ilginç esere yakından bakacağız.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Millî Cinâyât Koleksiyonu, İstanbul’un altındaki dehlizlerde yaşayan ve peri-cadı masallarının ardına saklanıp yukarıda kanlı cinayetler işleyen bir çete ile onları yakalamayı azmetmiş iki polis memuru Siyah Pençe Hüseyin Bey ve yardımcısı Abdal Ahmed’in maceralarından oluşuyor. 1914 senesinde, seri polisiye roman iddiası ile Moralızade Vassâf Kadri ve Süleyman Sûdî tarafından yayımlanan Millî Cinâyât Koleksiyonu, gotik bir İstanbul hikâyesi anlatıyor.<br><br>Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimizde bu kez serinin küratörleri Didem Ardalıı Büyükarman ve Seval Şahin'le birlikteyiz. Bu ilginç esere yakından bakacağız.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2766</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48593193]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5680738202.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tunç Kurt, C. Hakkı Zeriç - Kurgudan Hayata</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/tunc-kurt-hakki-zeric-podcast</link>
      <description>"Bay Prada Nasıl Öldü?" "Herkesin İçinde Hiç Olmak" öykü kitaplarının yanı sıra çocuklar için yazdığı Annemin Kuşları kitabıyla tanıdığımız Tunç Kurt’un yeni öykü kitabı Hayatlarınızdan Alacaklıyım, Manos Kitap etiketiyle okurlarıyla buluştu. Üçüncü yılındaki şenliğimize ilk kez katılan yayınevlerinden biri olan Manos'un düzenlediği bu etkinliğinin konuğu Tunç Kurt, Gıda İş Sendikası ve Manos Kitap tarafından yürütülmekte olan Sennur Sezer Emek ve Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri’nde de ödül kazandı. Tunç Kurt ile yayınevi editörü şair C. Hakkı Zariç'in söyleşisini burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 17 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/29525968-bf5a-11ed-909c-6fcfed6cbe5b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Bay Prada Nasıl Öldü?" "Herkesin İçinde Hiç Olmak" öykü kitaplarının yanı sıra çocuklar için yazdığı Annemin Kuşları kitabıyla tanıdığımız Tunç Kurt’un yeni öykü kitabı Hayatlarınızdan Alacaklıyım, Manos Kitap etiketiyle okurlarıyla buluştu. Üçüncü...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Bay Prada Nasıl Öldü?" "Herkesin İçinde Hiç Olmak" öykü kitaplarının yanı sıra çocuklar için yazdığı Annemin Kuşları kitabıyla tanıdığımız Tunç Kurt’un yeni öykü kitabı Hayatlarınızdan Alacaklıyım, Manos Kitap etiketiyle okurlarıyla buluştu. Üçüncü yılındaki şenliğimize ilk kez katılan yayınevlerinden biri olan Manos'un düzenlediği bu etkinliğinin konuğu Tunç Kurt, Gıda İş Sendikası ve Manos Kitap tarafından yürütülmekte olan Sennur Sezer Emek ve Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri’nde de ödül kazandı. Tunç Kurt ile yayınevi editörü şair C. Hakkı Zariç'in söyleşisini burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Bay Prada Nasıl Öldü?" "Herkesin İçinde Hiç Olmak" öykü kitaplarının yanı sıra çocuklar için yazdığı Annemin Kuşları kitabıyla tanıdığımız Tunç Kurt’un yeni öykü kitabı Hayatlarınızdan Alacaklıyım, Manos Kitap etiketiyle okurlarıyla buluştu. Üçüncü yılındaki şenliğimize ilk kez katılan yayınevlerinden biri olan Manos'un düzenlediği bu etkinliğinin konuğu Tunç Kurt, Gıda İş Sendikası ve Manos Kitap tarafından yürütülmekte olan Sennur Sezer Emek ve Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri’nde de ödül kazandı. Tunç Kurt ile yayınevi editörü şair C. Hakkı Zariç'in söyleşisini burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3531</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48593092]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1835527380.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - ‘Yok’u Yoklamak: Keşişle İmparatorun Yoklaması</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-yok1-podcast</link>
      <description>'Yok'u yoklamak... Felsefe Konuşmaları serimizde yaptığı konuşmalarla çok özel bir arşiv oluşturan Levent Kavas, bu sezon beş ayrı konuşmada 'Yok'u yoklayacak. Keşişle imparatorun yoklamasına odaklanacak ilk konuşmaya ilişkin Levent Kavas'ın özeti şu şekilde: "İmparatorların da işi zor: Charlemagne Kutsal Roma İmparatorluğu tacını giyip konağına döner dönmez 'gelen evrak' arasında Fridugis derler Tourslu bir keşişin 'Yok ile Karaltılar Üzerine Mektup'unu koyarlar önüne. Keşişin 'Yok vardır, karaltılar da vardır' diye yazdığını gören imparator neye uğradığını şaşırıp 'Yahu bir bakın, ne saçmalıyor bu' diyedir keşişlerine aktarır yazıyı. Biz de üzerimize alınıp bakalım ne diyormuş."</description>
      <pubDate>Tue, 15 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2967481e-bf5a-11ed-909c-4bbcb0184b9e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>'Yok'u yoklamak... Felsefe Konuşmaları serimizde yaptığı konuşmalarla çok özel bir arşiv oluşturan Levent Kavas, bu sezon beş ayrı konuşmada 'Yok'u yoklayacak. Keşişle imparatorun yoklamasına odaklanacak ilk konuşmaya ilişkin Levent Kavas'ın özeti şu...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>'Yok'u yoklamak... Felsefe Konuşmaları serimizde yaptığı konuşmalarla çok özel bir arşiv oluşturan Levent Kavas, bu sezon beş ayrı konuşmada 'Yok'u yoklayacak. Keşişle imparatorun yoklamasına odaklanacak ilk konuşmaya ilişkin Levent Kavas'ın özeti şu şekilde: "İmparatorların da işi zor: Charlemagne Kutsal Roma İmparatorluğu tacını giyip konağına döner dönmez 'gelen evrak' arasında Fridugis derler Tourslu bir keşişin 'Yok ile Karaltılar Üzerine Mektup'unu koyarlar önüne. Keşişin 'Yok vardır, karaltılar da vardır' diye yazdığını gören imparator neye uğradığını şaşırıp 'Yahu bir bakın, ne saçmalıyor bu' diyedir keşişlerine aktarır yazıyı. Biz de üzerimize alınıp bakalım ne diyormuş."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA['Yok'u yoklamak... Felsefe Konuşmaları serimizde yaptığı konuşmalarla çok özel bir arşiv oluşturan Levent Kavas, bu sezon beş ayrı konuşmada 'Yok'u yoklayacak. Keşişle imparatorun yoklamasına odaklanacak ilk konuşmaya ilişkin Levent Kavas'ın özeti şu şekilde: <br><br>"İmparatorların da işi zor: Charlemagne Kutsal Roma İmparatorluğu tacını giyip konağına döner dönmez 'gelen evrak' arasında Fridugis derler Tourslu bir keşişin 'Yok ile Karaltılar Üzerine Mektup'unu koyarlar önüne. Keşişin 'Yok vardır, karaltılar da vardır' diye yazdığını gören imparator neye uğradığını şaşırıp 'Yahu bir bakın, ne saçmalıyor bu' diyedir keşişlerine aktarır yazıyı. Biz de üzerimize alınıp bakalım ne diyormuş."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2580</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48427834]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8248072750.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Can Yalçınkaya, Barış Akkurt, Can Başkent - İnternet Devrinde Fanzinler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/fanzinler-yalcinkaya-akkurt-baskent-podcast</link>
      <description>Propaganda Yayınları'nın 2021 Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu çevrimiçi etkinliğin kesintisiz kaydını yayınlıyoruz. Sosyal medya, internet ve teknoloji çağında fanzinler hâlâ hayatta kalmaya çalışıyor. Bu etkinlikte Can Başkent, fanzinci akademisyen Can Yalçınkaya ve Propaganda Yayınlarından Fanzinciler Konuşuyor adlı kitabı yayımlanan Barış Akkurt ile söyleşiyor. Fanzinlerin geçmişte kalması gerekip gerekmediği, yeni çağın fanzinlerinin nasıl olması gerektiği, fanzin ruhunun nasıl yaşatılması gerektiği üzerine bir sohbet.</description>
      <pubDate>Sun, 13 Feb 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/297d45b0-bf5a-11ed-909c-3fde16844534/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Propaganda Yayınları'nın 2021 Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu çevrimiçi etkinliğin kesintisiz kaydını yayınlıyoruz. Sosyal medya, internet ve teknoloji çağında fanzinler hâlâ hayatta kalmaya çalışıyor. Bu etkinlikte Can Başkent,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Propaganda Yayınları'nın 2021 Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu çevrimiçi etkinliğin kesintisiz kaydını yayınlıyoruz. Sosyal medya, internet ve teknoloji çağında fanzinler hâlâ hayatta kalmaya çalışıyor. Bu etkinlikte Can Başkent, fanzinci akademisyen Can Yalçınkaya ve Propaganda Yayınlarından Fanzinciler Konuşuyor adlı kitabı yayımlanan Barış Akkurt ile söyleşiyor. Fanzinlerin geçmişte kalması gerekip gerekmediği, yeni çağın fanzinlerinin nasıl olması gerektiği, fanzin ruhunun nasıl yaşatılması gerektiği üzerine bir sohbet.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Propaganda Yayınları'nın 2021 Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu çevrimiçi etkinliğin kesintisiz kaydını yayınlıyoruz. Sosyal medya, internet ve teknoloji çağında fanzinler hâlâ hayatta kalmaya çalışıyor. Bu etkinlikte Can Başkent, fanzinci akademisyen Can Yalçınkaya ve Propaganda Yayınlarından Fanzinciler Konuşuyor adlı kitabı yayımlanan Barış Akkurt ile söyleşiyor. Fanzinlerin geçmişte kalması gerekip gerekmediği, yeni çağın fanzinlerinin nasıl olması gerektiği, fanzin ruhunun nasıl yaşatılması gerektiği üzerine bir sohbet.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3781</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48427674]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1273402966.mp3?updated=1678463295" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çağatay Yaşmut, Didem Ardalı Büyükarman - Celil Oker ve Özel Polis Dedektifi Remzi Ünal</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/celil-oker-podcast</link>
      <description>2019 yılında aramızdan ayrılan Celil Oker, Türkçe polisiye edebiyata unutulmaz bir karakter armağan etmişti: Pilot emeklisi özel dedektif Remzi Ünal. Türkiye'de özel dedektif olarak suçu ve suçluyu takip etmenin zorluklarını ve imkânlarını anlattığı polisiye romanlarında Celil Oker, 90'ların sonuyla değişen yeni dünya düzeninde İstanbul’da var olmaya çalışan Remzi Ünal’ın gözünden nasıl bir Türkiye panoraması çizmişti? Didem Ardalı Büyük Arman'ın Çağatay Yaşmut'la konuşmasında Celil Oker'in hayatından önemli anekdotlar da bulacaksınız.</description>
      <pubDate>Fri, 11 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2992de84-bf5a-11ed-909c-2bcc21415447/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2019 yılında aramızdan ayrılan Celil Oker, Türkçe polisiye edebiyata unutulmaz bir karakter armağan etmişti: Pilot emeklisi özel dedektif Remzi Ünal. Türkiye'de özel dedektif olarak suçu ve suçluyu takip etmenin zorluklarını ve imkânlarını anlattığı...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2019 yılında aramızdan ayrılan Celil Oker, Türkçe polisiye edebiyata unutulmaz bir karakter armağan etmişti: Pilot emeklisi özel dedektif Remzi Ünal. Türkiye'de özel dedektif olarak suçu ve suçluyu takip etmenin zorluklarını ve imkânlarını anlattığı polisiye romanlarında Celil Oker, 90'ların sonuyla değişen yeni dünya düzeninde İstanbul’da var olmaya çalışan Remzi Ünal’ın gözünden nasıl bir Türkiye panoraması çizmişti? Didem Ardalı Büyük Arman'ın Çağatay Yaşmut'la konuşmasında Celil Oker'in hayatından önemli anekdotlar da bulacaksınız.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2019 yılında aramızdan ayrılan Celil Oker, Türkçe polisiye edebiyata unutulmaz bir karakter armağan etmişti: Pilot emeklisi özel dedektif Remzi Ünal. Türkiye'de özel dedektif olarak suçu ve suçluyu takip etmenin zorluklarını ve imkânlarını anlattığı polisiye romanlarında Celil Oker, 90'ların sonuyla değişen yeni dünya düzeninde İstanbul’da var olmaya çalışan Remzi Ünal’ın gözünden nasıl bir Türkiye panoraması çizmişti? <br><br>Didem Ardalı Büyük Arman'ın Çağatay Yaşmut'la konuşmasında Celil Oker'in hayatından önemli anekdotlar da bulacaksınız.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2348</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48427547]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4456633386.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yiğit Sertdemir, Ayşen Güven - Bir Oyunun Anatomisi: Cyrano de Bergerac</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cyrano-de-bergerac-podcast</link>
      <description>17. yüzyılda yaşamış Parisli şair, oyun yazarı ve silahşor Savinien Cyrano de Bergerac'ın gerçek hayat öyküsünden esinlenilerek Fransız şair ve oyun yazarı Edmond Rostand tarafından yazılmış eser, tiyatronun sahnelemesi en zor metinlerinden biri olarak anılır. İki yıldır kapıları kapalı olan Kumbaracı50’nin açık sahnelerdeki ilk prömiyeri Cyrano de Bergerac gibi güçlü ve virajlı bir oyun oldu. Çeviri ve uyarlama arasındaki nüans, rejideki olanakları ve olanaksızları ile adeta upuzun bir şiir gibi akan Cyrano de Bergerac’ı Yiğit Sertdemir’le kurcalıyoruz. Âşıklara, silahşorlara ve şairlere reveransla…</description>
      <pubDate>Thu, 10 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/29a89486-bf5a-11ed-909c-0b672177e016/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>17. yüzyılda yaşamış Parisli şair, oyun yazarı ve silahşor Savinien Cyrano de Bergerac'ın gerçek hayat öyküsünden esinlenilerek Fransız şair ve oyun yazarı Edmond Rostand tarafından yazılmış eser, tiyatronun sahnelemesi en zor metinlerinden biri...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>17. yüzyılda yaşamış Parisli şair, oyun yazarı ve silahşor Savinien Cyrano de Bergerac'ın gerçek hayat öyküsünden esinlenilerek Fransız şair ve oyun yazarı Edmond Rostand tarafından yazılmış eser, tiyatronun sahnelemesi en zor metinlerinden biri olarak anılır. İki yıldır kapıları kapalı olan Kumbaracı50’nin açık sahnelerdeki ilk prömiyeri Cyrano de Bergerac gibi güçlü ve virajlı bir oyun oldu. Çeviri ve uyarlama arasındaki nüans, rejideki olanakları ve olanaksızları ile adeta upuzun bir şiir gibi akan Cyrano de Bergerac’ı Yiğit Sertdemir’le kurcalıyoruz. Âşıklara, silahşorlara ve şairlere reveransla…</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[17. yüzyılda yaşamış Parisli şair, oyun yazarı ve silahşor Savinien Cyrano de Bergerac'ın gerçek hayat öyküsünden esinlenilerek Fransız şair ve oyun yazarı Edmond Rostand tarafından yazılmış eser, tiyatronun sahnelemesi en zor metinlerinden biri olarak anılır. İki yıldır kapıları kapalı olan Kumbaracı50’nin açık sahnelerdeki ilk prömiyeri Cyrano de Bergerac gibi güçlü ve virajlı bir oyun oldu. Çeviri ve uyarlama arasındaki nüans, rejideki olanakları ve olanaksızları ile adeta upuzun bir şiir gibi akan Cyrano de Bergerac’ı Yiğit Sertdemir’le kurcalıyoruz. Âşıklara, silahşorlara ve şairlere reveransla…]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3480</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48427472]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6967426979.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Von der Goltz Paşa ve Militarizmin Türkiye Serüveni</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/von-der-goltz-pasa-podcast</link>
      <description>Osmanlı Devleti’nin çöküş yıllarına denk gelen dönem, aynı zamanda da çeşitli reform çabalarının tarihi olarak okunabilir. Bu çabaların önde gelenlerinden biri de, pek tabii ki askerî yenile(n)me adımlarıdır. Özellikle Prusya Ordusu’ndan ‘ithal’ edilmiş veya başka bir deyişle, bir süreliğine ‘ödünç alınmış’ komutanlar önderliğinde girişilen bu çabalar devletin yıkılmasının önüne geçememiş olsa da, sadece Osmanlı değil, Türkiye tarihine de önemli ve kalıcı etkiler bırakmıştır. Bahsi geçen dönemde, "Das Volk in Waffen” isimli kitabı “Millet-i Müselleha” olarak Türkçeleştirilen ve Osmanlı subaylarına zorunlu olarak okutulduğu bilinen, tam ismiyle Wilhelm Leopold Colmar Freiherr von der Goltz, II. Abdülhamid’in isteği üzerine gelen heyete, komutan Otto von Kähler’in ölümü sonrasında başkan olarak tayin edilmiştir. ‘Vatandaşlar ordusu’ ve ‘zorunlu askerlik’ gibi kavramlar değerlendirilirken isminin atlanmaması gereken Goltz Paşa, belki de Türkiye’de militarizmin serüveni açısından en önde gelen figürlerden biridir. Ümit Kurt ile Mert Kayhan, Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih konuşma serisinin bu bölümünde, tüm bu süreci ayrıntılarıyla ele alarak, tarihî bir kırılma ânının nasıl günümüze kadar uzanan etkiler yarattığını değerlendiriyorlar.</description>
      <pubDate>Tue, 08 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/29be8124-bf5a-11ed-909c-97f54d5a818c/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Osmanlı Devleti’nin çöküş yıllarına denk gelen dönem, aynı zamanda da çeşitli reform çabalarının tarihi olarak okunabilir. Bu çabaların önde gelenlerinden biri de, pek tabii ki askerî yenile(n)me adımlarıdır. Özellikle Prusya Ordusu’ndan ‘ithal’...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Osmanlı Devleti’nin çöküş yıllarına denk gelen dönem, aynı zamanda da çeşitli reform çabalarının tarihi olarak okunabilir. Bu çabaların önde gelenlerinden biri de, pek tabii ki askerî yenile(n)me adımlarıdır. Özellikle Prusya Ordusu’ndan ‘ithal’ edilmiş veya başka bir deyişle, bir süreliğine ‘ödünç alınmış’ komutanlar önderliğinde girişilen bu çabalar devletin yıkılmasının önüne geçememiş olsa da, sadece Osmanlı değil, Türkiye tarihine de önemli ve kalıcı etkiler bırakmıştır. Bahsi geçen dönemde, "Das Volk in Waffen” isimli kitabı “Millet-i Müselleha” olarak Türkçeleştirilen ve Osmanlı subaylarına zorunlu olarak okutulduğu bilinen, tam ismiyle Wilhelm Leopold Colmar Freiherr von der Goltz, II. Abdülhamid’in isteği üzerine gelen heyete, komutan Otto von Kähler’in ölümü sonrasında başkan olarak tayin edilmiştir. ‘Vatandaşlar ordusu’ ve ‘zorunlu askerlik’ gibi kavramlar değerlendirilirken isminin atlanmaması gereken Goltz Paşa, belki de Türkiye’de militarizmin serüveni açısından en önde gelen figürlerden biridir. Ümit Kurt ile Mert Kayhan, Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih konuşma serisinin bu bölümünde, tüm bu süreci ayrıntılarıyla ele alarak, tarihî bir kırılma ânının nasıl günümüze kadar uzanan etkiler yarattığını değerlendiriyorlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Osmanlı Devleti’nin çöküş yıllarına denk gelen dönem, aynı zamanda da çeşitli reform çabalarının tarihi olarak okunabilir. Bu çabaların önde gelenlerinden biri de, pek tabii ki askerî yenile(n)me adımlarıdır. Özellikle Prusya Ordusu’ndan ‘ithal’ edilmiş veya başka bir deyişle, bir süreliğine ‘ödünç alınmış’ komutanlar önderliğinde girişilen bu çabalar devletin yıkılmasının önüne geçememiş olsa da, sadece Osmanlı değil, Türkiye tarihine de önemli ve kalıcı etkiler bırakmıştır. Bahsi geçen dönemde, "Das Volk in Waffen” isimli kitabı “Millet-i Müselleha” olarak Türkçeleştirilen ve Osmanlı subaylarına zorunlu olarak okutulduğu bilinen, tam ismiyle Wilhelm Leopold Colmar Freiherr von der Goltz, II. Abdülhamid’in isteği üzerine gelen heyete, komutan Otto von Kähler’in ölümü sonrasında başkan olarak tayin edilmiştir. ‘Vatandaşlar ordusu’ ve ‘zorunlu askerlik’ gibi kavramlar değerlendirilirken isminin atlanmaması gereken Goltz Paşa, belki de Türkiye’de militarizmin serüveni açısından en önde gelen figürlerden biridir. <br><br>Ümit Kurt ile Mert Kayhan, Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih konuşma serisinin bu bölümünde, tüm bu süreci ayrıntılarıyla ele alarak, tarihî bir kırılma ânının nasıl günümüze kadar uzanan etkiler yarattığını değerlendiriyorlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2381</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48427375]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9181672339.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Orhan Kahyaoğlu, Osman Şişman - Duru, Derin, Çıplak: Anouar Brahem Müziği</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/anouar-brahem-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitap Şenliği'nin katılımcılarından Yort'un düzenlediği bu programda, yayınevinin yeni kitapları arasında yer alan "Duru, Derin, Çıplak: Anouar Brahem Müziği" üzerine kitabın yazarı Orhan Kahyaoğlu ile Yort'un kurucusu Osman Şişman'ın sohbeti. Anouar Brahem hayranı bir yazar ve bir yayıncı, Duru, Derin, Çıplak'ın ortaya çıkışına, Brahem müziğinin güzergâhına, efsanevî müzik yapım şirketi ECM'e ve Kahyaoğlu'nun üzerinde çalıştığı yeni kitaba dair söyleşiyor.</description>
      <pubDate>Sun, 06 Feb 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/29ea7c2a-bf5a-11ed-909c-2f058b63aa8b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitap Şenliği'nin katılımcılarından Yort'un düzenlediği bu programda, yayınevinin yeni kitapları arasında yer alan "Duru, Derin, Çıplak: Anouar Brahem Müziği" üzerine kitabın yazarı Orhan Kahyaoğlu ile Yort'un kurucusu Osman Şişman'ın...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitap Şenliği'nin katılımcılarından Yort'un düzenlediği bu programda, yayınevinin yeni kitapları arasında yer alan "Duru, Derin, Çıplak: Anouar Brahem Müziği" üzerine kitabın yazarı Orhan Kahyaoğlu ile Yort'un kurucusu Osman Şişman'ın sohbeti. Anouar Brahem hayranı bir yazar ve bir yayıncı, Duru, Derin, Çıplak'ın ortaya çıkışına, Brahem müziğinin güzergâhına, efsanevî müzik yapım şirketi ECM'e ve Kahyaoğlu'nun üzerinde çalıştığı yeni kitaba dair söyleşiyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitap Şenliği'nin katılımcılarından Yort'un düzenlediği bu programda, yayınevinin yeni kitapları arasında yer alan "Duru, Derin, Çıplak: Anouar Brahem Müziği" üzerine kitabın yazarı Orhan Kahyaoğlu ile Yort'un kurucusu Osman Şişman'ın sohbeti. Anouar Brahem hayranı bir yazar ve bir yayıncı, Duru, Derin, Çıplak'ın ortaya çıkışına, Brahem müziğinin güzergâhına, efsanevî müzik yapım şirketi ECM'e ve Kahyaoğlu'nun üzerinde çalıştığı yeni kitaba dair söyleşiyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2385</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48427294]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1629396190.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Murat Bayram, Vahdet Uçar - Kürtçede Edebî Gazetecilik ve Uyuyamayanların Öyküleri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/murat-bayram-vahdet-ucar-podcast</link>
      <description>Avesta'nın bu etkinliğinde, Belkî îşev binive (Belki bu gece uyur) kitabının yazarı Murat Bayram Cizre, Şırnak, Silopi, Nusaybin, Sur, Silvan ve Lice’de yaşanan sokak savaşlarında mahsur kalan insanların hikâyelerini anlatacak.</description>
      <pubDate>Fri, 04 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/29ff7b3e-bf5a-11ed-909c-3b7f6639b267/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Avesta'nın bu etkinliğinde, Belkî îşev binive (Belki bu gece uyur) kitabının yazarı Murat Bayram Cizre, Şırnak, Silopi, Nusaybin, Sur, Silvan ve Lice’de yaşanan sokak savaşlarında mahsur kalan insanların hikâyelerini anlatacak.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Avesta'nın bu etkinliğinde, Belkî îşev binive (Belki bu gece uyur) kitabının yazarı Murat Bayram Cizre, Şırnak, Silopi, Nusaybin, Sur, Silvan ve Lice’de yaşanan sokak savaşlarında mahsur kalan insanların hikâyelerini anlatacak.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Avesta'nın bu etkinliğinde, Belkî îşev binive (Belki bu gece uyur) kitabının yazarı Murat Bayram Cizre, Şırnak, Silopi, Nusaybin, Sur, Silvan ve Lice’de yaşanan sokak savaşlarında mahsur kalan insanların hikâyelerini anlatacak.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3012</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48427236]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8482563622.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Azade Köker, Burcu Pelvanoğlu, Rebekka Endler, Naz Kocadere - Bir Katlin Provası</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/bir-katlin-provasi-podcast</link>
      <description>13 Ekim 2021 akşamı Kıraathane'de Zilberman Gallery'nin öncülüğünde çok özel bir program gerçekleşti. Azade Köker’in Zilberman Istanbul’daki Bir Katlin Provası sergisine eşlik eden yayını duyuran, sanatçıya ve yazarlara sorular yönelten söyleşiye, Azade Köker'in yanı sıra Burcu Pelvanoğlu, Rebekka Endler ve moderatörlüğü üstlenen Naz Kocadere katıldı.</description>
      <pubDate>Thu, 03 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2a156b9c-bf5a-11ed-909c-93d82b21e194/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>13 Ekim 2021 akşamı Kıraathane'de Zilberman Gallery'nin öncülüğünde çok özel bir program gerçekleşti. Azade Köker’in Zilberman Istanbul’daki Bir Katlin Provası sergisine eşlik eden yayını duyuran, sanatçıya ve yazarlara sorular yönelten söyleşiye,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>13 Ekim 2021 akşamı Kıraathane'de Zilberman Gallery'nin öncülüğünde çok özel bir program gerçekleşti. Azade Köker’in Zilberman Istanbul’daki Bir Katlin Provası sergisine eşlik eden yayını duyuran, sanatçıya ve yazarlara sorular yönelten söyleşiye, Azade Köker'in yanı sıra Burcu Pelvanoğlu, Rebekka Endler ve moderatörlüğü üstlenen Naz Kocadere katıldı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[13 Ekim 2021 akşamı Kıraathane'de Zilberman Gallery'nin öncülüğünde çok özel bir program gerçekleşti. Azade Köker’in Zilberman Istanbul’daki Bir Katlin Provası sergisine eşlik eden yayını duyuran, sanatçıya ve yazarlara sorular yönelten söyleşiye, Azade Köker'in yanı sıra Burcu Pelvanoğlu, Rebekka Endler ve moderatörlüğü üstlenen Naz Kocadere katıldı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5768</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48427183]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7253764882.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ali Taptik, Esen Karol - Sanatçı Kitabı Ona Göre!</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ali-taptik-esen-karol-podcast</link>
      <description>Yıllardır Bandrolsüz’deki varlığıyla tanınan Onagöre, 2020 itibarıyla sanatçı kitabı yayıncılığını farklı bir düzleme taşıdı. 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne ortak standlarla ve isimlerini birleştirerek katılan Manifold × Onagöre'nin düzenlediği bu söyleşide, Ali Taptık ve Esen Karol, Onagöre’nin kuruluş hikâyesini, bandrollü yayıncılığa geçiş gerekçelerini, sanatçı kitabı tanımını, bağımsız ve küçük olmanın zorluklarını ve gelecek planlarını konuştular. Ayrıca Onagöre’nin yakın dönemde yayımladığı üç kitap masaya yatırıldı: İstanbul üzerine çok ciltli yayın projesi Tefrika İstanbul’un ilk cildi olan Erdem Varol’un Dolana Dolaşa adlı kitabı; Ankaralı fotoğrafçı Bahadır Aksan’ın ‘plaj gezintisi’ Tuzlu Su; Fatma Belkıs’ın siyaset ve memleket sorunlarından kopuk bulundukları için eleştirilen bir nesle ses veren kitabı Gidenler.Manifold × Onagöre:  Manifold, tasarım, teknoloji, sanat ve gündelik hayat üzerine çevrimiçi bir yayın ile konuşma, sergi, atölye benzeri çevrimdışı etkinlikler toplamı. Kitap ve afiş de üretiyor. İştirakçileriyle var oluyor. Onagöre, İstanbul’un dinamik kültür ve sanat sahnesinde kurulmuş ve gelişmiş bir yapı. Videodan sergi yapımına görsel iletişimin her alanında ürün verdiği gibi sanatçılarla yaptığı işbirlikleriyle sanatçı kitapları yayımlıyor.</description>
      <pubDate>Tue, 01 Feb 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2a2bafc4-bf5a-11ed-909c-5b1e55b75891/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yıllardır Bandrolsüz’deki varlığıyla tanınan Onagöre, 2020 itibarıyla sanatçı kitabı yayıncılığını farklı bir düzleme taşıdı. 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne ortak standlarla ve isimlerini birleştirerek katılan Manifold × Onagöre'nin düzenlediği bu...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yıllardır Bandrolsüz’deki varlığıyla tanınan Onagöre, 2020 itibarıyla sanatçı kitabı yayıncılığını farklı bir düzleme taşıdı. 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne ortak standlarla ve isimlerini birleştirerek katılan Manifold × Onagöre'nin düzenlediği bu söyleşide, Ali Taptık ve Esen Karol, Onagöre’nin kuruluş hikâyesini, bandrollü yayıncılığa geçiş gerekçelerini, sanatçı kitabı tanımını, bağımsız ve küçük olmanın zorluklarını ve gelecek planlarını konuştular. Ayrıca Onagöre’nin yakın dönemde yayımladığı üç kitap masaya yatırıldı: İstanbul üzerine çok ciltli yayın projesi Tefrika İstanbul’un ilk cildi olan Erdem Varol’un Dolana Dolaşa adlı kitabı; Ankaralı fotoğrafçı Bahadır Aksan’ın ‘plaj gezintisi’ Tuzlu Su; Fatma Belkıs’ın siyaset ve memleket sorunlarından kopuk bulundukları için eleştirilen bir nesle ses veren kitabı Gidenler.Manifold × Onagöre:  Manifold, tasarım, teknoloji, sanat ve gündelik hayat üzerine çevrimiçi bir yayın ile konuşma, sergi, atölye benzeri çevrimdışı etkinlikler toplamı. Kitap ve afiş de üretiyor. İştirakçileriyle var oluyor. Onagöre, İstanbul’un dinamik kültür ve sanat sahnesinde kurulmuş ve gelişmiş bir yapı. Videodan sergi yapımına görsel iletişimin her alanında ürün verdiği gibi sanatçılarla yaptığı işbirlikleriyle sanatçı kitapları yayımlıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yıllardır Bandrolsüz’deki varlığıyla tanınan Onagöre, 2020 itibarıyla sanatçı kitabı yayıncılığını farklı bir düzleme taşıdı. 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne ortak standlarla ve isimlerini birleştirerek katılan Manifold × Onagöre'nin düzenlediği bu söyleşide, Ali Taptık ve Esen Karol, Onagöre’nin kuruluş hikâyesini, bandrollü yayıncılığa geçiş gerekçelerini, sanatçı kitabı tanımını, bağımsız ve küçük olmanın zorluklarını ve gelecek planlarını konuştular. Ayrıca Onagöre’nin yakın dönemde yayımladığı üç kitap masaya yatırıldı: İstanbul üzerine çok ciltli yayın projesi Tefrika İstanbul’un ilk cildi olan Erdem Varol’un Dolana Dolaşa adlı kitabı; Ankaralı fotoğrafçı Bahadır Aksan’ın ‘plaj gezintisi’ Tuzlu Su; Fatma Belkıs’ın siyaset ve memleket sorunlarından kopuk bulundukları için eleştirilen bir nesle ses veren kitabı Gidenler.<br><br>Manifold × Onagöre:  Manifold, tasarım, teknoloji, sanat ve gündelik hayat üzerine çevrimiçi bir yayın ile konuşma, sergi, atölye benzeri çevrimdışı etkinlikler toplamı. Kitap ve afiş de üretiyor. İştirakçileriyle var oluyor. Onagöre, İstanbul’un dinamik kültür ve sanat sahnesinde kurulmuş ve gelişmiş bir yapı. Videodan sergi yapımına görsel iletişimin her alanında ürün verdiği gibi sanatçılarla yaptığı işbirlikleriyle sanatçı kitapları yayımlıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4400</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48427051]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1034963589.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Günseli Bayram Akçapınar, Şeyma Çolakoğlu Özkaya - Bilimin Unutulan Kadınları: Rosalind Franklin ve Lynn Margulis</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gunseli-bayram-seyma-colakoglu-podcast</link>
      <description>Bu yıl şenliğimize ilk kez katılmasından büyük mutluluk duyduğumuz Ginko Bilim'in bu çevrimiçi etkinliğinde iki önemli bilim kadını Rosalind Franklin ve Lynn Margulis'i hatırlıyoruz.Yaptıkları araştırmalarla 20. yüzyıla damga vurmuş iki büyük bilim kadınının bilimsel yaşamlarını, onların erkek egemen bilim dünyasında karşılaştığı zorlukları, görmezden gelinme hâllerini ve bunlara karşı verdikleri mücadeleyi konu alacak sohbetimizi artık podcast kanalımızda da dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 30 Jan 2022 08:05:03 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2a41cb1a-bf5a-11ed-909c-5394856f03b6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bu yıl şenliğimize ilk kez katılmasından büyük mutluluk duyduğumuz Ginko Bilim'in bu çevrimiçi etkinliğinde iki önemli bilim kadını Rosalind Franklin ve Lynn Margulis'i hatırlıyoruz.

Yaptıkları araştırmalarla 20. yüzyıla damga vurmuş iki büyük...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu yıl şenliğimize ilk kez katılmasından büyük mutluluk duyduğumuz Ginko Bilim'in bu çevrimiçi etkinliğinde iki önemli bilim kadını Rosalind Franklin ve Lynn Margulis'i hatırlıyoruz.Yaptıkları araştırmalarla 20. yüzyıla damga vurmuş iki büyük bilim kadınının bilimsel yaşamlarını, onların erkek egemen bilim dünyasında karşılaştığı zorlukları, görmezden gelinme hâllerini ve bunlara karşı verdikleri mücadeleyi konu alacak sohbetimizi artık podcast kanalımızda da dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bu yıl şenliğimize ilk kez katılmasından büyük mutluluk duyduğumuz Ginko Bilim'in bu çevrimiçi etkinliğinde iki önemli bilim kadını Rosalind Franklin ve Lynn Margulis'i hatırlıyoruz.<br><br>Yaptıkları araştırmalarla 20. yüzyıla damga vurmuş iki büyük bilim kadınının bilimsel yaşamlarını, onların erkek egemen bilim dünyasında karşılaştığı zorlukları, görmezden gelinme hâllerini ve bunlara karşı verdikleri mücadeleyi konu alacak sohbetimizi artık podcast kanalımızda da dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3755</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48382861]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1062391412.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nevzat Kaya, Evrim Kavcar, Elif Öner - Edebiyatta Ve Sanatta Duyular Hiyerarşisi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/nevzat-kaya-evrim-kavcar-elif-oner-podcast</link>
      <description>Espas Yayınları'ndan çıkan Hassas Sesler Sözlüğü vesilesiyle, karşılaştırmalı edebiyat uzmanı ve kitabın iştirakçilerinden Nevzat Kaya'yla "Edebiyatta ve Sanatta Duyular Hiyerarşisi" konulu bir söyleşi. Espas'ın Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu söyleşinin moderatörlüğünü Evrim Kavcar ve Elif Öner yapıyor.</description>
      <pubDate>Sat, 29 Jan 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2a57d7b6-bf5a-11ed-909c-67d6235e8eb0/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Espas Yayınları'ndan çıkan Hassas Sesler Sözlüğü vesilesiyle, karşılaştırmalı edebiyat uzmanı ve kitabın iştirakçilerinden Nevzat Kaya'yla "Edebiyatta ve Sanatta Duyular Hiyerarşisi" konulu bir söyleşi. Espas'ın Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Espas Yayınları'ndan çıkan Hassas Sesler Sözlüğü vesilesiyle, karşılaştırmalı edebiyat uzmanı ve kitabın iştirakçilerinden Nevzat Kaya'yla "Edebiyatta ve Sanatta Duyular Hiyerarşisi" konulu bir söyleşi. Espas'ın Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu söyleşinin moderatörlüğünü Evrim Kavcar ve Elif Öner yapıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Espas Yayınları'ndan çıkan Hassas Sesler Sözlüğü vesilesiyle, karşılaştırmalı edebiyat uzmanı ve kitabın iştirakçilerinden Nevzat Kaya'yla "Edebiyatta ve Sanatta Duyular Hiyerarşisi" konulu bir söyleşi. Espas'ın Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu söyleşinin moderatörlüğünü Evrim Kavcar ve Elif Öner yapıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4459</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48382802]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2310832072.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nicholas Rombes - Genleşen Ânlar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/nicholas-rombes-yort-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan yayınevlerinden Yort'un şenlik kapsamında düzenlediği bu sohbette, 10/40/70: Dijital Film Kuramı Çağında Kısıtlamanın Özgürleştiriciliği kitabının yazarı Nicholas Rombes, Yort'un yayın yönetmeni Osman Şişman'ın sorularını yanıtladı. Söyleşiyi podcast kanalımızda da dinleyebilirsiniz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 28 Jan 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2a6d407e-bf5a-11ed-909c-33cbd65d35af/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan yayınevlerinden Yort'un şenlik kapsamında düzenlediği bu sohbette, 10/40/70: Dijital Film Kuramı Çağında Kısıtlamanın Özgürleştiriciliği kitabının yazarı Nicholas Rombes, Yort'un yayın yönetmeni Osman Şişman'ın...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan yayınevlerinden Yort'un şenlik kapsamında düzenlediği bu sohbette, 10/40/70: Dijital Film Kuramı Çağında Kısıtlamanın Özgürleştiriciliği kitabının yazarı Nicholas Rombes, Yort'un yayın yönetmeni Osman Şişman'ın sorularını yanıtladı. Söyleşiyi podcast kanalımızda da dinleyebilirsiniz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan yayınevlerinden Yort'un şenlik kapsamında düzenlediği bu sohbette, 10/40/70: Dijital Film Kuramı Çağında Kısıtlamanın Özgürleştiriciliği kitabının yazarı Nicholas Rombes, Yort'un yayın yönetmeni Osman Şişman'ın sorularını yanıtladı. Söyleşiyi podcast kanalımızda da dinleyebilirsiniz.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>862</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48382730]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5369895363.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samantha Rose Hill - Hannah Arendt: Bir Entelektüelin Oluşumu</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/samantha-rose-hill-hannah-arendt-podcast</link>
      <description>Yirminci yüzyılın en önemli politik düşünürlerinden biri olan Hannah Arendt'in tezleri yirmi birinci yüzyılın meselelerini de karşılayan bir bilgelik ve öngörü içeriyor. 1906 doğumlu Arendt, 1933 yılında Yahudi olduğu gerekçesi ile gerekli hocalık niteliklerine sahip olmadığı belirtilerek Alman üniversitelerinde ders vermesi engelleninceye kadar, akademik felsefe dünyasının bir parçasıydı ve ilk kitabını henüz 23 yaşındayken yayımlatmıştı. Paris'e kaçarak Holokost'tan kurtulan Arendt, savaştan sonra döneminin en önemli ve en fazla tartışılan entelektüellerinden biri oldu. Totaliterizmin Kökenleri, İnsanlık Durumu ve Türkçede Kötülüğün Sıradanlığı üst başlığıyla yayımlanan Eichmann Kudüs'te faşizmi ve aslında insan davranışlarını kavramak için okunması gereken temel eserler arasındadır.Dünyanın önde gelen Hannah Arendt araştırmacılarından  Samantha Rose Hill, Ekim 2021'de ABD'de yayımlanan eleştirel biyografisinde Hannah Arendt'in hayatına ilişkin yepyeni ayrıntılar, ilk kez ortaya çıkan belgeler, şiirler ve mektuplar eşliğinde çok çarpıcı bir entelektüel portre ortaya koydu. Biz de Samantha Rose Hill'i İstanbul Edebiyat Evi'nde bu kitabın arkaplanındaki muazzam araştırmasından yola çıkan bir konferans vermeye davet etmiştik. Hannah Arendt'in entelektüel hayatına, felsefî çıkış noktalarına ve politik düşüncesine kapsamlı bir bakış.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 27 Jan 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2a81b978-bf5a-11ed-909c-2b983ef9b7e6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yirminci yüzyılın en önemli politik düşünürlerinden biri olan Hannah Arendt'in tezleri yirmi birinci yüzyılın meselelerini de karşılayan bir bilgelik ve öngörü içeriyor. 1906 doğumlu Arendt, 1933 yılında Yahudi olduğu gerekçesi ile gerekli hocalık...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yirminci yüzyılın en önemli politik düşünürlerinden biri olan Hannah Arendt'in tezleri yirmi birinci yüzyılın meselelerini de karşılayan bir bilgelik ve öngörü içeriyor. 1906 doğumlu Arendt, 1933 yılında Yahudi olduğu gerekçesi ile gerekli hocalık niteliklerine sahip olmadığı belirtilerek Alman üniversitelerinde ders vermesi engelleninceye kadar, akademik felsefe dünyasının bir parçasıydı ve ilk kitabını henüz 23 yaşındayken yayımlatmıştı. Paris'e kaçarak Holokost'tan kurtulan Arendt, savaştan sonra döneminin en önemli ve en fazla tartışılan entelektüellerinden biri oldu. Totaliterizmin Kökenleri, İnsanlık Durumu ve Türkçede Kötülüğün Sıradanlığı üst başlığıyla yayımlanan Eichmann Kudüs'te faşizmi ve aslında insan davranışlarını kavramak için okunması gereken temel eserler arasındadır.Dünyanın önde gelen Hannah Arendt araştırmacılarından  Samantha Rose Hill, Ekim 2021'de ABD'de yayımlanan eleştirel biyografisinde Hannah Arendt'in hayatına ilişkin yepyeni ayrıntılar, ilk kez ortaya çıkan belgeler, şiirler ve mektuplar eşliğinde çok çarpıcı bir entelektüel portre ortaya koydu. Biz de Samantha Rose Hill'i İstanbul Edebiyat Evi'nde bu kitabın arkaplanındaki muazzam araştırmasından yola çıkan bir konferans vermeye davet etmiştik. Hannah Arendt'in entelektüel hayatına, felsefî çıkış noktalarına ve politik düşüncesine kapsamlı bir bakış.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yirminci yüzyılın en önemli politik düşünürlerinden biri olan Hannah Arendt'in tezleri yirmi birinci yüzyılın meselelerini de karşılayan bir bilgelik ve öngörü içeriyor. 1906 doğumlu Arendt, 1933 yılında Yahudi olduğu gerekçesi ile gerekli hocalık niteliklerine sahip olmadığı belirtilerek Alman üniversitelerinde ders vermesi engelleninceye kadar, akademik felsefe dünyasının bir parçasıydı ve ilk kitabını henüz 23 yaşındayken yayımlatmıştı. Paris'e kaçarak Holokost'tan kurtulan Arendt, savaştan sonra döneminin en önemli ve en fazla tartışılan entelektüellerinden biri oldu. Totaliterizmin Kökenleri, İnsanlık Durumu ve Türkçede Kötülüğün Sıradanlığı üst başlığıyla yayımlanan Eichmann Kudüs'te faşizmi ve aslında insan davranışlarını kavramak için okunması gereken temel eserler arasındadır.<br><br>Dünyanın önde gelen Hannah Arendt araştırmacılarından  Samantha Rose Hill, Ekim 2021'de ABD'de yayımlanan eleştirel biyografisinde Hannah Arendt'in hayatına ilişkin yepyeni ayrıntılar, ilk kez ortaya çıkan belgeler, şiirler ve mektuplar eşliğinde çok çarpıcı bir entelektüel portre ortaya koydu. Biz de Samantha Rose Hill'i İstanbul Edebiyat Evi'nde bu kitabın arkaplanındaki muazzam araştırmasından yola çıkan bir konferans vermeye davet etmiştik. Hannah Arendt'in entelektüel hayatına, felsefî çıkış noktalarına ve politik düşüncesine kapsamlı bir bakış.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1383</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48382606]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6422445840.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Evrim Altuğ, Merve Akar Akgün, Ekrem Kahraman, Anıl Mert Özsoy - Türkiye’de Sanat Yayıncılığı: Telif Sorunu, Entelektüel Zemin ve Sürd</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/turkiyede-sanat-yayinciligi-podcast</link>
      <description>Anıl Mert Özsoy'un moderatörlüğünde, Evrim Altuğ, Merve Akar Akgün ve Ekrem Kahraman'ın katıldığı bir sohbet. Corpus Yayınevi'nin Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu programda, pandemi ve beraberinde getirdiği ekonomik resesyon ile ülkemizde faaliyeti gittikçe güçleşen sanat yayıncılığı irdeleniyor.</description>
      <pubDate>Tue, 25 Jan 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2a96b738-bf5a-11ed-909c-134e3cf841cd/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Anıl Mert Özsoy'un moderatörlüğünde, Evrim Altuğ, Merve Akar Akgün ve Ekrem Kahraman'ın katıldığı bir sohbet. Corpus Yayınevi'nin Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu programda, pandemi ve beraberinde getirdiği ekonomik resesyon ile...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Anıl Mert Özsoy'un moderatörlüğünde, Evrim Altuğ, Merve Akar Akgün ve Ekrem Kahraman'ın katıldığı bir sohbet. Corpus Yayınevi'nin Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu programda, pandemi ve beraberinde getirdiği ekonomik resesyon ile ülkemizde faaliyeti gittikçe güçleşen sanat yayıncılığı irdeleniyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Anıl Mert Özsoy'un moderatörlüğünde, Evrim Altuğ, Merve Akar Akgün ve Ekrem Kahraman'ın katıldığı bir sohbet. Corpus Yayınevi'nin Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu programda, pandemi ve beraberinde getirdiği ekonomik resesyon ile ülkemizde faaliyeti gittikçe güçleşen sanat yayıncılığı irdeleniyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6584</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48382541]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8132609361.mp3?updated=1678463296" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fatma Berna Yıldırım, Mustafa Arslantunalı - Homeros ve Dede Korkut</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/homeros-dede-korkut-podcast</link>
      <description>Dede Korkut Oğuznamaleri’nde yer alan Depegöz hikâyesi ile Odysseia’nın Polyphemos hikâyesi arasında XIX. yüzyıl başlarında keşfedilen benzerlik, zamanla yüzlerce başka benzer hikâyeyi de içerecek ilginç bir tartışma yaratır. Bu tartışmadaki hâkim tutum, ilgili hikâyelerin tarihselliğini pek de önemsemeyen naif bir karşılaştırmacılıktır – dilbilimin köken dil kurgusuyla belirginleşen karşılaştırmacılığının bir benzeridir bu: Hangi versiyon hangisinden türemiştir, elde bulunmayan ilk/orijinal form nasıl olmalıdır?Elbette bu gibi sorularda billurlaşan keşif ve incelemenin tarihi, en az hikâyenin kendisi kadar ilginçtir ama aynı zamanda hikâyeyi ve Odysseia ile ilgisini gölgeler. Zira Depegöz ile Polyphemos hikâyesi arasındaki ilinti, başka bir yoldan, izlek benzerlikleri aracılığıyla da çözümlenebilir. Zira her iki hikâye de canlıları tasnif eder, bu tasnifte akıllılık/aptallık karşıtlığı bir ölçüt olarak belirir. Bu açıdan bakıldığında, Depegöz hikâyesinin hem üretildiği dünyayla ilgili etik tasasına hem de Odysseia’yla tarihsel ilişkisine dair -temkinli- sonuçlara varılabilir.Fatma Berna Yıldırım, hem hikâyenin alımlanma seyrini hem de ilginç canlılar tasnifini gözden geçiriyor.</description>
      <pubDate>Sun, 23 Jan 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2aad0484-bf5a-11ed-909c-731793aacf6b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Dede Korkut Oğuznamaleri’nde yer alan Depegöz hikâyesi ile Odysseia’nın Polyphemos hikâyesi arasında XIX. yüzyıl başlarında keşfedilen benzerlik, zamanla yüzlerce başka benzer hikâyeyi de içerecek ilginç bir tartışma yaratır. Bu tartışmadaki hâkim...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Dede Korkut Oğuznamaleri’nde yer alan Depegöz hikâyesi ile Odysseia’nın Polyphemos hikâyesi arasında XIX. yüzyıl başlarında keşfedilen benzerlik, zamanla yüzlerce başka benzer hikâyeyi de içerecek ilginç bir tartışma yaratır. Bu tartışmadaki hâkim tutum, ilgili hikâyelerin tarihselliğini pek de önemsemeyen naif bir karşılaştırmacılıktır – dilbilimin köken dil kurgusuyla belirginleşen karşılaştırmacılığının bir benzeridir bu: Hangi versiyon hangisinden türemiştir, elde bulunmayan ilk/orijinal form nasıl olmalıdır?Elbette bu gibi sorularda billurlaşan keşif ve incelemenin tarihi, en az hikâyenin kendisi kadar ilginçtir ama aynı zamanda hikâyeyi ve Odysseia ile ilgisini gölgeler. Zira Depegöz ile Polyphemos hikâyesi arasındaki ilinti, başka bir yoldan, izlek benzerlikleri aracılığıyla da çözümlenebilir. Zira her iki hikâye de canlıları tasnif eder, bu tasnifte akıllılık/aptallık karşıtlığı bir ölçüt olarak belirir. Bu açıdan bakıldığında, Depegöz hikâyesinin hem üretildiği dünyayla ilgili etik tasasına hem de Odysseia’yla tarihsel ilişkisine dair -temkinli- sonuçlara varılabilir.Fatma Berna Yıldırım, hem hikâyenin alımlanma seyrini hem de ilginç canlılar tasnifini gözden geçiriyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Dede Korkut Oğuznamaleri’nde yer alan Depegöz hikâyesi ile Odysseia’nın Polyphemos hikâyesi arasında XIX. yüzyıl başlarında keşfedilen benzerlik, zamanla yüzlerce başka benzer hikâyeyi de içerecek ilginç bir tartışma yaratır. Bu tartışmadaki hâkim tutum, ilgili hikâyelerin tarihselliğini pek de önemsemeyen naif bir karşılaştırmacılıktır – dilbilimin köken dil kurgusuyla belirginleşen karşılaştırmacılığının bir benzeridir bu: Hangi versiyon hangisinden türemiştir, elde bulunmayan ilk/orijinal form nasıl olmalıdır?<br><br>Elbette bu gibi sorularda billurlaşan keşif ve incelemenin tarihi, en az hikâyenin kendisi kadar ilginçtir ama aynı zamanda hikâyeyi ve Odysseia ile ilgisini gölgeler. Zira Depegöz ile Polyphemos hikâyesi arasındaki ilinti, başka bir yoldan, izlek benzerlikleri aracılığıyla da çözümlenebilir. Zira her iki hikâye de canlıları tasnif eder, bu tasnifte akıllılık/aptallık karşıtlığı bir ölçüt olarak belirir. Bu açıdan bakıldığında, Depegöz hikâyesinin hem üretildiği dünyayla ilgili etik tasasına hem de Odysseia’yla tarihsel ilişkisine dair -temkinli- sonuçlara varılabilir.<br><br>Fatma Berna Yıldırım, hem hikâyenin alımlanma seyrini hem de ilginç canlılar tasnifini gözden geçiriyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4242</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48382436]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7658935807.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Seval Şahin, Stefo Benlisoy, Seçkin Erdi - Teodor Kasap</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/teodor-kasap-podcast</link>
      <description>İstos Yayınları'yla birlikte gerçekleştirdiğimiz bu programda, Seçkin Erdi'nin moderatörlüğünde Stefo Benlisoy ve Seval Şahin'den çok önemli bir tiyatro ve mizah ustasını dinliyoruz.1835-1897 yılları arasında yaşamış Rum bir Osmanlı aydını olan, müthiş mizah ve polemik gücüyle, yayımladığı dergi ve gazetelerle, ayrıca tiyatro oyunu şeklinde kaleme aldığı hikâyelerle tanınan, zamanında siyasi hicvinden kimsenin pek kurtulamadığı, fakat yıllar içinde unutulan, unutturulmasına göz yumulan Teodor Kasap'ı hep birlikte anmak, tanımayanlara tanıtmak ve onun bu topraklardaki kurucusu sayılabileceği mizah dergiciliğinin geçmişini konuşmak için buluştuk.</description>
      <pubDate>Fri, 21 Jan 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2ac343ac-bf5a-11ed-909c-0bf80a841a30/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstos Yayınları'yla birlikte gerçekleştirdiğimiz bu programda, Seçkin Erdi'nin moderatörlüğünde Stefo Benlisoy ve Seval Şahin'den çok önemli bir tiyatro ve mizah ustasını dinliyoruz.

1835-1897 yılları arasında yaşamış Rum bir Osmanlı aydını olan,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstos Yayınları'yla birlikte gerçekleştirdiğimiz bu programda, Seçkin Erdi'nin moderatörlüğünde Stefo Benlisoy ve Seval Şahin'den çok önemli bir tiyatro ve mizah ustasını dinliyoruz.1835-1897 yılları arasında yaşamış Rum bir Osmanlı aydını olan, müthiş mizah ve polemik gücüyle, yayımladığı dergi ve gazetelerle, ayrıca tiyatro oyunu şeklinde kaleme aldığı hikâyelerle tanınan, zamanında siyasi hicvinden kimsenin pek kurtulamadığı, fakat yıllar içinde unutulan, unutturulmasına göz yumulan Teodor Kasap'ı hep birlikte anmak, tanımayanlara tanıtmak ve onun bu topraklardaki kurucusu sayılabileceği mizah dergiciliğinin geçmişini konuşmak için buluştuk.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstos Yayınları'yla birlikte gerçekleştirdiğimiz bu programda, Seçkin Erdi'nin moderatörlüğünde Stefo Benlisoy ve Seval Şahin'den çok önemli bir tiyatro ve mizah ustasını dinliyoruz.<br><br>1835-1897 yılları arasında yaşamış Rum bir Osmanlı aydını olan, müthiş mizah ve polemik gücüyle, yayımladığı dergi ve gazetelerle, ayrıca tiyatro oyunu şeklinde kaleme aldığı hikâyelerle tanınan, zamanında siyasi hicvinden kimsenin pek kurtulamadığı, fakat yıllar içinde unutulan, unutturulmasına göz yumulan Teodor Kasap'ı hep birlikte anmak, tanımayanlara tanıtmak ve onun bu topraklardaki kurucusu sayılabileceği mizah dergiciliğinin geçmişini konuşmak için buluştuk.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3620</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48382349]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1423898579.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Arife Kalender, Betül Dünder - Mor Pasaj: Gelenekten Geleceğe Şiir ve Kadın</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/arife-kalender-betul-dunder-mor-pasaj-podcast</link>
      <description>Bu Şiir Gecesi'nde Betül Dünder'in Mor Pasaj konuşmalar serisini başlattık. Dünder ilk bölümde, Türkçe şiirin miras olarak devraldığı gelenek içerisinde var olmaya çalışan şair kadınların deneyimlerine, şiirlerine dair öznelerden biri olan Arife Kalender'le söyleşiyor.</description>
      <pubDate>Sun, 16 Jan 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2ad91448-bf5a-11ed-909c-5331391f22d1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bu Şiir Gecesi'nde Betül Dünder'in Mor Pasaj konuşmalar serisini başlattık. Dünder ilk bölümde, Türkçe şiirin miras olarak devraldığı gelenek içerisinde var olmaya çalışan şair kadınların deneyimlerine, şiirlerine dair öznelerden biri olan Arife...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu Şiir Gecesi'nde Betül Dünder'in Mor Pasaj konuşmalar serisini başlattık. Dünder ilk bölümde, Türkçe şiirin miras olarak devraldığı gelenek içerisinde var olmaya çalışan şair kadınların deneyimlerine, şiirlerine dair öznelerden biri olan Arife Kalender'le söyleşiyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bu Şiir Gecesi'nde Betül Dünder'in Mor Pasaj konuşmalar serisini başlattık. Dünder ilk bölümde, Türkçe şiirin miras olarak devraldığı gelenek içerisinde var olmaya çalışan şair kadınların deneyimlerine, şiirlerine dair öznelerden biri olan Arife Kalender'le söyleşiyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3876</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48251793]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9938548982.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Kadri Kıymeti Bilinmeyen Tarihçilerimiz</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/umit-kurt-mert-kayhan-tarihciler-podcast</link>
      <description>Naim Turfan, Niyazi Berkes, Mehmet Genç: Kadri kıymeti yeterince bilinmeyen bu üç tarihçiyi anma ve anlama çabasında bir programımız var bu akşam. Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serimizin bu bölümünde eserleriyle, geliştirdikleri orijinal kavramsal çerçevelerle Osmanlı-Türkiye tarihini daha iyi anlamamızı ve analiz etmemizi sağlayan ancak hem yaşadıkları hem de vefatlarından sonra değerleri yeterince bilinmeyen bu üç önemli tarihçi ve siyaset bilimcinin entelektüel ve akademik serencamları üzerine bir konuşma.</description>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2aeef754-bf5a-11ed-909c-47267b637b49/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Naim Turfan, Niyazi Berkes, Mehmet Genç: Kadri kıymeti yeterince bilinmeyen bu üç tarihçiyi anma ve anlama çabasında bir programımız var bu akşam. 

Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serimizin bu bölümünde eserleriyle, geliştirdikleri orijinal kavramsal...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Naim Turfan, Niyazi Berkes, Mehmet Genç: Kadri kıymeti yeterince bilinmeyen bu üç tarihçiyi anma ve anlama çabasında bir programımız var bu akşam. Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serimizin bu bölümünde eserleriyle, geliştirdikleri orijinal kavramsal çerçevelerle Osmanlı-Türkiye tarihini daha iyi anlamamızı ve analiz etmemizi sağlayan ancak hem yaşadıkları hem de vefatlarından sonra değerleri yeterince bilinmeyen bu üç önemli tarihçi ve siyaset bilimcinin entelektüel ve akademik serencamları üzerine bir konuşma.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Naim Turfan, Niyazi Berkes, Mehmet Genç: Kadri kıymeti yeterince bilinmeyen bu üç tarihçiyi anma ve anlama çabasında bir programımız var bu akşam. <br><br>Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih serimizin bu bölümünde eserleriyle, geliştirdikleri orijinal kavramsal çerçevelerle Osmanlı-Türkiye tarihini daha iyi anlamamızı ve analiz etmemizi sağlayan ancak hem yaşadıkları hem de vefatlarından sonra değerleri yeterince bilinmeyen bu üç önemli tarihçi ve siyaset bilimcinin entelektüel ve akademik serencamları üzerine bir konuşma.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2730</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48251455]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1988483825.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Okuma Tiyatrosu: Haberci - Murat Mahmutyazıcıoğlu</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/okuma-tiyatrosu-haberci-podcast</link>
      <description>Habitus'un Kıraathane Kitap şenliği kapsamındaki bu etkinliğinde, tiyatro yazarı ve oyuncu Murat Mahmutyazıcıoğlu kendi yazdığı tek kişilik Haberci oyunundan bir bölüm seslendiriyor. Henüz basılmamış ve oynanmamış bu oyun için bir nevi prömiyer niteliğindeki bu seslendirmeyi podcast kanalımızda da sizlerle paylaşıyoruz."İstanbul’da sıradan karlı bir akşam... Kerem’in bir an için tüm sorumluluklarının, geçmişinin ve geleceğinin kocaman bir ağırlıkla üstüne yığıldığı buz gibi bir gece. Siyah önlüklerden plazalardaki beyaz yakalara uzanan hayatıyla, bir akşam içindeki karanlıkla başbaşa kalmış genç bir adam. Mutsuzlar ordusunun habercisi..."</description>
      <pubDate>Thu, 13 Jan 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2b04eee2-bf5a-11ed-909c-f317ab56d5e6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Habitus'un Kıraathane Kitap şenliği kapsamındaki bu etkinliğinde, tiyatro yazarı ve oyuncu Murat Mahmutyazıcıoğlu kendi yazdığı tek kişilik Haberci oyunundan bir bölüm seslendiriyor. Henüz basılmamış ve oynanmamış bu oyun için bir nevi prömiyer...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Habitus'un Kıraathane Kitap şenliği kapsamındaki bu etkinliğinde, tiyatro yazarı ve oyuncu Murat Mahmutyazıcıoğlu kendi yazdığı tek kişilik Haberci oyunundan bir bölüm seslendiriyor. Henüz basılmamış ve oynanmamış bu oyun için bir nevi prömiyer niteliğindeki bu seslendirmeyi podcast kanalımızda da sizlerle paylaşıyoruz."İstanbul’da sıradan karlı bir akşam... Kerem’in bir an için tüm sorumluluklarının, geçmişinin ve geleceğinin kocaman bir ağırlıkla üstüne yığıldığı buz gibi bir gece. Siyah önlüklerden plazalardaki beyaz yakalara uzanan hayatıyla, bir akşam içindeki karanlıkla başbaşa kalmış genç bir adam. Mutsuzlar ordusunun habercisi..."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Habitus'un Kıraathane Kitap şenliği kapsamındaki bu etkinliğinde, tiyatro yazarı ve oyuncu Murat Mahmutyazıcıoğlu kendi yazdığı tek kişilik Haberci oyunundan bir bölüm seslendiriyor. Henüz basılmamış ve oynanmamış bu oyun için bir nevi prömiyer niteliğindeki bu seslendirmeyi podcast kanalımızda da sizlerle paylaşıyoruz.<br><br>"İstanbul’da sıradan karlı bir akşam... Kerem’in bir an için tüm sorumluluklarının, geçmişinin ve geleceğinin kocaman bir ağırlıkla üstüne yığıldığı buz gibi bir gece. Siyah önlüklerden plazalardaki beyaz yakalara uzanan hayatıyla, bir akşam içindeki karanlıkla başbaşa kalmış genç bir adam. Mutsuzlar ordusunun habercisi..."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>703</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48251234]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9964920142.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kenan Kocatürk, Mesut Varlık - Kitabın Değeri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kenan-kocaturk-mesut-varlik-podcast</link>
      <description>Birçok ülkede uygulamada olan, piyasada satılan bir kitabın fiyatının bazı istisnalar dışında her yerde aynı olmasını öngören Sabit Fiyat Yasası nedir? Dünyadaki uygulamaları nasıl oluyor? Ülkemizde de bir ihtiyaç mıdır, uygulanabilir mi?Uzun zamandan beri sabit fiyat yasasını savunan Türkiye Yayıncılar Birliği’nden başkan Kenan Kocatürk, yasanın getireceklerini konuşmak ve tartışmak için geçtiğimiz Kıraathane Kitap Şenliği'nde düzenlediğimiz "Kitabın Değeri" başlıklı forumumuza katıldı. Konuşmayı podcast formatı olarak yeniden yayınlıyoruz.</description>
      <pubDate>Tue, 11 Jan 2022 15:35:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2b1b6e24-bf5a-11ed-909c-a739fcdecf42/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Birçok ülkede uygulamada olan, piyasada satılan bir kitabın fiyatının bazı istisnalar dışında her yerde aynı olmasını öngören Sabit Fiyat Yasası nedir? Dünyadaki uygulamaları nasıl oluyor? Ülkemizde de bir ihtiyaç mıdır, uygulanabilir mi?

Uzun...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Birçok ülkede uygulamada olan, piyasada satılan bir kitabın fiyatının bazı istisnalar dışında her yerde aynı olmasını öngören Sabit Fiyat Yasası nedir? Dünyadaki uygulamaları nasıl oluyor? Ülkemizde de bir ihtiyaç mıdır, uygulanabilir mi?Uzun zamandan beri sabit fiyat yasasını savunan Türkiye Yayıncılar Birliği’nden başkan Kenan Kocatürk, yasanın getireceklerini konuşmak ve tartışmak için geçtiğimiz Kıraathane Kitap Şenliği'nde düzenlediğimiz "Kitabın Değeri" başlıklı forumumuza katıldı. Konuşmayı podcast formatı olarak yeniden yayınlıyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Birçok ülkede uygulamada olan, piyasada satılan bir kitabın fiyatının bazı istisnalar dışında her yerde aynı olmasını öngören Sabit Fiyat Yasası nedir? Dünyadaki uygulamaları nasıl oluyor? Ülkemizde de bir ihtiyaç mıdır, uygulanabilir mi?<br><br>Uzun zamandan beri sabit fiyat yasasını savunan Türkiye Yayıncılar Birliği’nden başkan Kenan Kocatürk, yasanın getireceklerini konuşmak ve tartışmak için geçtiğimiz Kıraathane Kitap Şenliği'nde düzenlediğimiz "Kitabın Değeri" başlıklı forumumuza katıldı. Konuşmayı podcast formatı olarak yeniden yayınlıyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>7301</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48250985]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1892961162.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Deniz Gündoğan İbrişim - Çağdaş Türkçe Edebiyatta Antroposen ve İklim Travmasına Toplumsal Cinsiyet Lensinden Bakmak</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/deniz-gundogan-ibrisim-podcast</link>
      <description>Dr. Deniz Gündoğan İbrişim, "Antroposen Çağı'nda Tanıklık ve Toplumsal Cinsiyet: Temsiller, İmkânlar, Dönüşümler" üst başlığını verdiği iki konuşmayla bu sezon İstanbul Edebiyat Evi'ne konuk oluyor ve bir süredir bilim insanları arasında ciddi tartışmalara ve birçok yeni kurama ön ayak olmuş Antroposen (İnsan Çağı) kavramının önerdiklerini ve eleştirilerini toplumsal cinsiyet lensi ve feminist metodolojiler aracılığıyla ele alıyor.Antroposen Çağı’nın öznesi çoğu durumda Beyaz, Avrupalı, sermaye sahibi, ayrıcalıklı ve evrenselleştiren bir erkek modeliyle eşleştiriliyor. Bu konuşma toplumsal cinsiyet çalışmaları ve feminist kuramların Antroposen anlatılarına eleştirel müdahalesinden bahsederken Antroposen’de şiddete ve iklim kederine tanıklık etmenin feminist anlamlarını, katmanlarını sorguluyor.Bu akşamki "Çağdaş Türkçe Edebiyatta Antroposen ve İklim Travmasına Toplumsal Cinsiyet Lensinden Bakmak" adlı ilk konuşma, Türkçe edebiyattan örneklerle Antroposen travmasını ele alıyor. Ötelenmiş, sessizleştirilmiş, haklarından mahrum edilmiş iklim kederi temsillerine ve sınırlarına feminist bilinçle yaklaşıyor.</description>
      <pubDate>Sun, 09 Jan 2022 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2b30f42e-bf5a-11ed-909c-d723cb4cac56/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Dr. Deniz Gündoğan İbrişim, "Antroposen Çağı'nda Tanıklık ve Toplumsal Cinsiyet: Temsiller, İmkânlar, Dönüşümler" üst başlığını verdiği iki konuşmayla bu sezon İstanbul Edebiyat Evi'ne konuk oluyor ve bir süredir bilim insanları arasında ciddi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Dr. Deniz Gündoğan İbrişim, "Antroposen Çağı'nda Tanıklık ve Toplumsal Cinsiyet: Temsiller, İmkânlar, Dönüşümler" üst başlığını verdiği iki konuşmayla bu sezon İstanbul Edebiyat Evi'ne konuk oluyor ve bir süredir bilim insanları arasında ciddi tartışmalara ve birçok yeni kurama ön ayak olmuş Antroposen (İnsan Çağı) kavramının önerdiklerini ve eleştirilerini toplumsal cinsiyet lensi ve feminist metodolojiler aracılığıyla ele alıyor.Antroposen Çağı’nın öznesi çoğu durumda Beyaz, Avrupalı, sermaye sahibi, ayrıcalıklı ve evrenselleştiren bir erkek modeliyle eşleştiriliyor. Bu konuşma toplumsal cinsiyet çalışmaları ve feminist kuramların Antroposen anlatılarına eleştirel müdahalesinden bahsederken Antroposen’de şiddete ve iklim kederine tanıklık etmenin feminist anlamlarını, katmanlarını sorguluyor.Bu akşamki "Çağdaş Türkçe Edebiyatta Antroposen ve İklim Travmasına Toplumsal Cinsiyet Lensinden Bakmak" adlı ilk konuşma, Türkçe edebiyattan örneklerle Antroposen travmasını ele alıyor. Ötelenmiş, sessizleştirilmiş, haklarından mahrum edilmiş iklim kederi temsillerine ve sınırlarına feminist bilinçle yaklaşıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Dr. Deniz Gündoğan İbrişim, "Antroposen Çağı'nda Tanıklık ve Toplumsal Cinsiyet: Temsiller, İmkânlar, Dönüşümler" üst başlığını verdiği iki konuşmayla bu sezon İstanbul Edebiyat Evi'ne konuk oluyor ve bir süredir bilim insanları arasında ciddi tartışmalara ve birçok yeni kurama ön ayak olmuş Antroposen (İnsan Çağı) kavramının önerdiklerini ve eleştirilerini toplumsal cinsiyet lensi ve feminist metodolojiler aracılığıyla ele alıyor.<br><br>Antroposen Çağı’nın öznesi çoğu durumda Beyaz, Avrupalı, sermaye sahibi, ayrıcalıklı ve evrenselleştiren bir erkek modeliyle eşleştiriliyor. Bu konuşma toplumsal cinsiyet çalışmaları ve feminist kuramların Antroposen anlatılarına eleştirel müdahalesinden bahsederken Antroposen’de şiddete ve iklim kederine tanıklık etmenin feminist anlamlarını, katmanlarını sorguluyor.<br><br>Bu akşamki "Çağdaş Türkçe Edebiyatta Antroposen ve İklim Travmasına Toplumsal Cinsiyet Lensinden Bakmak" adlı ilk konuşma, Türkçe edebiyattan örneklerle Antroposen travmasını ele alıyor. Ötelenmiş, sessizleştirilmiş, haklarından mahrum edilmiş iklim kederi temsillerine ve sınırlarına feminist bilinçle yaklaşıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3707</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48007435]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7701474860.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Bir Fail, Bir Kurtarıcı ve Bir Muamma: Cemal Paşa</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/umit-kurt-mert-kayhan-cemal-pasa-podcast</link>
      <description>Suriye’deki görevi süresince Araplara ve Siyonist Yahudilere (bilhassa Filistin’deki) yönelik uyguladığı sert politikalarla bilinen Cemal Paşa’nın Ermeni tehcirindeki rolü tartışma konusu olagelmiştir. Bilhassa son dönemde Cemal Paşa’nın Ermenilerin tehciri ve imhası sürecinde İttihat ve Terakki oluşumu ve ardından bu partinin iki temel direği Enver ve Talat’tan farklı olarak aktif rol oynamadığı; tam tersine bu süreçte Ermenilere, otoritesi ve gücü el verdiği ölçüde yardımlarda bulunduğu hattâ bu yardımları gerçekleştirebilmek adına İstanbul’daki merkezî hükümet ve İttihat ve Terakki Merkez-i Umumisi mensupları ile karşı karşıya bile geldiği gibi hususlar üzerine önemli çalışmalar yapılmıştır. Ümit Kurt ve Mert Kayhan Tarih Konuşmaları'nın bu bölümünde hem bu iddiayı sorguluyor hem de kolektif şiddet faili olarak Cemal Paşa’nın failliğinin nasıl bir bağlama ve durumsallığa tekabül ettiğini tartışıyor.</description>
      <pubDate>Fri, 07 Jan 2022 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2b48739c-bf5a-11ed-909c-433122151168/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Suriye’deki görevi süresince Araplara ve Siyonist Yahudilere (bilhassa Filistin’deki) yönelik uyguladığı sert politikalarla bilinen Cemal Paşa’nın Ermeni tehcirindeki rolü tartışma konusu olagelmiştir. Bilhassa son dönemde Cemal Paşa’nın Ermenilerin...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Suriye’deki görevi süresince Araplara ve Siyonist Yahudilere (bilhassa Filistin’deki) yönelik uyguladığı sert politikalarla bilinen Cemal Paşa’nın Ermeni tehcirindeki rolü tartışma konusu olagelmiştir. Bilhassa son dönemde Cemal Paşa’nın Ermenilerin tehciri ve imhası sürecinde İttihat ve Terakki oluşumu ve ardından bu partinin iki temel direği Enver ve Talat’tan farklı olarak aktif rol oynamadığı; tam tersine bu süreçte Ermenilere, otoritesi ve gücü el verdiği ölçüde yardımlarda bulunduğu hattâ bu yardımları gerçekleştirebilmek adına İstanbul’daki merkezî hükümet ve İttihat ve Terakki Merkez-i Umumisi mensupları ile karşı karşıya bile geldiği gibi hususlar üzerine önemli çalışmalar yapılmıştır. Ümit Kurt ve Mert Kayhan Tarih Konuşmaları'nın bu bölümünde hem bu iddiayı sorguluyor hem de kolektif şiddet faili olarak Cemal Paşa’nın failliğinin nasıl bir bağlama ve durumsallığa tekabül ettiğini tartışıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Suriye’deki görevi süresince Araplara ve Siyonist Yahudilere (bilhassa Filistin’deki) yönelik uyguladığı sert politikalarla bilinen Cemal Paşa’nın Ermeni tehcirindeki rolü tartışma konusu olagelmiştir. Bilhassa son dönemde Cemal Paşa’nın Ermenilerin tehciri ve imhası sürecinde İttihat ve Terakki oluşumu ve ardından bu partinin iki temel direği Enver ve Talat’tan farklı olarak aktif rol oynamadığı; tam tersine bu süreçte Ermenilere, otoritesi ve gücü el verdiği ölçüde yardımlarda bulunduğu hattâ bu yardımları gerçekleştirebilmek adına İstanbul’daki merkezî hükümet ve İttihat ve Terakki Merkez-i Umumisi mensupları ile karşı karşıya bile geldiği gibi hususlar üzerine önemli çalışmalar yapılmıştır. <br><br>Ümit Kurt ve Mert Kayhan Tarih Konuşmaları'nın bu bölümünde hem bu iddiayı sorguluyor hem de kolektif şiddet faili olarak Cemal Paşa’nın failliğinin nasıl bir bağlama ve durumsallığa tekabül ettiğini tartışıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2278</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/48007383]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8760659266.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Necmiye Alpay, İştar Gözaydın, Ayhan Kaya, Foti Benlisoy, Ayşen Güven - Ne Mutlu Eşitim Diyene!</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ne-mutlu-esitim-diyene-kitap-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitapları etiketiyle yeni yayımladığımız Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları kitabı, burada İstanbul Edebiyat Evi'nde tam bir yıl önce başlattığımız bir konuşma serisine paralel olarak kaleme alınmış 23 makaleden oluşuyor. Kitapta makaleleri olan Necmiye Alpay, Ayhan Kaya, İştar Gözaydın ve Foti Benlisoy'la İstanbul Edebiyat Evi ekibinden Ayşen Güven'in moderatörlüğünde buluşup, 2021 dünyasında milliyetçiliklerin kimlere neler ettiğini konuştuk.</description>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2b5e33da-bf5a-11ed-909c-af671c87627e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitapları etiketiyle yeni yayımladığımız Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları kitabı, burada İstanbul Edebiyat Evi'nde tam bir yıl önce başlattığımız bir konuşma serisine paralel olarak kaleme alınmış 23 makaleden oluşuyor....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitapları etiketiyle yeni yayımladığımız Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları kitabı, burada İstanbul Edebiyat Evi'nde tam bir yıl önce başlattığımız bir konuşma serisine paralel olarak kaleme alınmış 23 makaleden oluşuyor. Kitapta makaleleri olan Necmiye Alpay, Ayhan Kaya, İştar Gözaydın ve Foti Benlisoy'la İstanbul Edebiyat Evi ekibinden Ayşen Güven'in moderatörlüğünde buluşup, 2021 dünyasında milliyetçiliklerin kimlere neler ettiğini konuştuk.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitapları etiketiyle yeni yayımladığımız Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları kitabı, burada İstanbul Edebiyat Evi'nde tam bir yıl önce başlattığımız bir konuşma serisine paralel olarak kaleme alınmış 23 makaleden oluşuyor. Kitapta makaleleri olan Necmiye Alpay, Ayhan Kaya, İştar Gözaydın ve Foti Benlisoy'la İstanbul Edebiyat Evi ekibinden Ayşen Güven'in moderatörlüğünde buluşup, 2021 dünyasında milliyetçiliklerin kimlere neler ettiğini konuştuk.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>7411</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47964638]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6760090437.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emre Varışlı, Mehmet Karaca, Umut Durmuşoğlu, Rahman Yıldız, Sinan Özdemir, Burak Acar - “Şiir gulyabanidir, ölmez.”</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/siir-gulyabanidir-olmez-podcast</link>
      <description>Şair Burak Acar'ın moderatörlüğünde, Emre Varışlı, Mehmet Karaca, Umut Durmuşoğlu, Rahman Yıldız ve Sinan Özdemir'den şiirler dinliyoruz. On yıldır yalnızca şiir ve şiir üstüne yazılmış düşünce kitapları yayımlayarak, “Şiir direnirse kazanacak” şiarıyla Türkiye’de büyük yayınevlerinin şiir yayımlamaya gösterdiği dirence karşı mücadele eden, bu konuda öncülük eden 160. Kilometre yayınevi, onuncu yılında yeni bir diziye başladı: Gulyabani.Kıraathane'de 26 Mart'taki Şiir Gecemizde 160. Kilometre'nin onuncu yılını kutladık, dizinin ilk kitaplarının şairleri Burak Acar'ın seçtiği şiirlerini seslendirdiler. Kıraathane Kitap Şenliği kapsamındaki bu Şiir Gecesi'nde ise Gulyabani'nin önümüzdeki günlerde çıkacak yeni kitaplarının şairleri yine Burak Acar’ın seçtiği şiirlerini seslendiriyorlar.</description>
      <pubDate>Tue, 04 Jan 2022 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2b739040-bf5a-11ed-909c-0bf586172ff8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Şair Burak Acar'ın moderatörlüğünde, Emre Varışlı, Mehmet Karaca, Umut Durmuşoğlu, Rahman Yıldız ve Sinan Özdemir'den şiirler dinliyoruz. On yıldır yalnızca şiir ve şiir üstüne yazılmış düşünce kitapları yayımlayarak, “Şiir direnirse kazanacak”...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Şair Burak Acar'ın moderatörlüğünde, Emre Varışlı, Mehmet Karaca, Umut Durmuşoğlu, Rahman Yıldız ve Sinan Özdemir'den şiirler dinliyoruz. On yıldır yalnızca şiir ve şiir üstüne yazılmış düşünce kitapları yayımlayarak, “Şiir direnirse kazanacak” şiarıyla Türkiye’de büyük yayınevlerinin şiir yayımlamaya gösterdiği dirence karşı mücadele eden, bu konuda öncülük eden 160. Kilometre yayınevi, onuncu yılında yeni bir diziye başladı: Gulyabani.Kıraathane'de 26 Mart'taki Şiir Gecemizde 160. Kilometre'nin onuncu yılını kutladık, dizinin ilk kitaplarının şairleri Burak Acar'ın seçtiği şiirlerini seslendirdiler. Kıraathane Kitap Şenliği kapsamındaki bu Şiir Gecesi'nde ise Gulyabani'nin önümüzdeki günlerde çıkacak yeni kitaplarının şairleri yine Burak Acar’ın seçtiği şiirlerini seslendiriyorlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Şair Burak Acar'ın moderatörlüğünde, Emre Varışlı, Mehmet Karaca, Umut Durmuşoğlu, Rahman Yıldız ve Sinan Özdemir'den şiirler dinliyoruz. On yıldır yalnızca şiir ve şiir üstüne yazılmış düşünce kitapları yayımlayarak, “Şiir direnirse kazanacak” şiarıyla Türkiye’de büyük yayınevlerinin şiir yayımlamaya gösterdiği dirence karşı mücadele eden, bu konuda öncülük eden 160. Kilometre yayınevi, onuncu yılında yeni bir diziye başladı: Gulyabani.<br><br>Kıraathane'de 26 Mart'taki Şiir Gecemizde 160. Kilometre'nin onuncu yılını kutladık, dizinin ilk kitaplarının şairleri Burak Acar'ın seçtiği şiirlerini seslendirdiler. Kıraathane Kitap Şenliği kapsamındaki bu Şiir Gecesi'nde ise Gulyabani'nin önümüzdeki günlerde çıkacak yeni kitaplarının şairleri yine Burak Acar’ın seçtiği şiirlerini seslendiriyorlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6719</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47957648]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5521640162.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>İrvin Cemil Schick, Tanıl Bora - Bir Edebî Tür Olarak Biyografi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/irvin-cemil-schick-tanil-bora-biyografi-podcast</link>
      <description>Biz Kıraathane ekibi olarak Türkiye'de biyografi yazarlığının henüz yeterince gelişmediğini, nitelikli biyografilerin sayısının az olduğunu ve bunun ister istemez biyografi okurluğunu da -en azından Türkçe ile sınırlı bir biyografi okurluğunu- güdük bıraktığını düşünüyoruz. Biraz da bu buruk izlenimden yola çıkarak, Tanıl Bora ve İrvin Cemil Schick'i biyografi okurluğu ve biyografi yazarlığı üzerine karşılıklı bir konuşma yapmaları için davet ettik. Nitelikli bir biyografinin hangi özellikler taşıması gerektiğinden biyografinin "kurgusal" boyutuna ve biyografi okumaktan alınan edebî lezzete uzanan kapsamlı bir sohbet bekliyor hepimizi.</description>
      <pubDate>Sun, 02 Jan 2022 08:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2b893ad0-bf5a-11ed-909c-03ce1c83dffc/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Biz Kıraathane ekibi olarak Türkiye'de biyografi yazarlığının henüz yeterince gelişmediğini, nitelikli biyografilerin sayısının az olduğunu ve bunun ister istemez biyografi okurluğunu da -en azından Türkçe ile sınırlı bir biyografi okurluğunu- güdük...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Biz Kıraathane ekibi olarak Türkiye'de biyografi yazarlığının henüz yeterince gelişmediğini, nitelikli biyografilerin sayısının az olduğunu ve bunun ister istemez biyografi okurluğunu da -en azından Türkçe ile sınırlı bir biyografi okurluğunu- güdük bıraktığını düşünüyoruz. Biraz da bu buruk izlenimden yola çıkarak, Tanıl Bora ve İrvin Cemil Schick'i biyografi okurluğu ve biyografi yazarlığı üzerine karşılıklı bir konuşma yapmaları için davet ettik. Nitelikli bir biyografinin hangi özellikler taşıması gerektiğinden biyografinin "kurgusal" boyutuna ve biyografi okumaktan alınan edebî lezzete uzanan kapsamlı bir sohbet bekliyor hepimizi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Biz Kıraathane ekibi olarak Türkiye'de biyografi yazarlığının henüz yeterince gelişmediğini, nitelikli biyografilerin sayısının az olduğunu ve bunun ister istemez biyografi okurluğunu da -en azından Türkçe ile sınırlı bir biyografi okurluğunu- güdük bıraktığını düşünüyoruz. <br><br>Biraz da bu buruk izlenimden yola çıkarak, Tanıl Bora ve İrvin Cemil Schick'i biyografi okurluğu ve biyografi yazarlığı üzerine karşılıklı bir konuşma yapmaları için davet ettik. Nitelikli bir biyografinin hangi özellikler taşıması gerektiğinden biyografinin "kurgusal" boyutuna ve biyografi okumaktan alınan edebî lezzete uzanan kapsamlı bir sohbet bekliyor hepimizi.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5169</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47957531]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8410945982.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sevengül Sönmez, Mesut Varlık, Selahattin Özpalabıyıklar - Söz Editörlerde</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/soz-editorlerde-podcast</link>
      <description>2021 Kıraathane Kitap Şenliği kapsamındaki bu forumda sözü kitaplarımızın vefakâr, cefakâr ve çoğunlukla isimsiz emekçileri olan editörlere bıraktık.Bir meslek olarak editörlük ve bu mesleğin Türkiye'deki durumu, editör-yazar ve editör-çevirmen ilişkisi, yayınevlerinin editörlerle çalışma pratiğinde yaşanan sorunlar, üç deneyimli editörün öncülüğünde ele alındı.</description>
      <pubDate>Fri, 31 Dec 2021 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2b9f93a2-bf5a-11ed-909c-f39611e95531/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2021 Kıraathane Kitap Şenliği kapsamındaki bu forumda sözü kitaplarımızın vefakâr, cefakâr ve çoğunlukla isimsiz emekçileri olan editörlere bıraktık.

Bir meslek olarak editörlük ve bu mesleğin Türkiye'deki durumu, editör-yazar ve editör-çevirmen...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2021 Kıraathane Kitap Şenliği kapsamındaki bu forumda sözü kitaplarımızın vefakâr, cefakâr ve çoğunlukla isimsiz emekçileri olan editörlere bıraktık.Bir meslek olarak editörlük ve bu mesleğin Türkiye'deki durumu, editör-yazar ve editör-çevirmen ilişkisi, yayınevlerinin editörlerle çalışma pratiğinde yaşanan sorunlar, üç deneyimli editörün öncülüğünde ele alındı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2021 Kıraathane Kitap Şenliği kapsamındaki bu forumda sözü kitaplarımızın vefakâr, cefakâr ve çoğunlukla isimsiz emekçileri olan editörlere bıraktık.<br><br>Bir meslek olarak editörlük ve bu mesleğin Türkiye'deki durumu, editör-yazar ve editör-çevirmen ilişkisi, yayınevlerinin editörlerle çalışma pratiğinde yaşanan sorunlar, üç deneyimli editörün öncülüğünde ele alındı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>7419</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47957435]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3268541127.mp3?updated=1678463297" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yayıncı Portresi: Seagull Books</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yayinci-portresi-seagull-books-podcast</link>
      <description>Naveen Kishore tarafından 1982'de Hindistan'da, 2005'te Britanya'da kurulan Seagull Books dünya edebiyatından eserlerin İngilizce çevirilerinin yanı sıra, kültürel araştırmalar, sanat, sinema, performans ve kurmaca dışı diğer kitaplar yayımlarken tasarıma ve kitapların üretim kalitesine de özel bir önem veriyor. Seagull Books'un şenliğimize katılması ve İstanbul'dan Delhi'ye uzanıp, Naveen Kishore ile, yayınevini tanımaya yönelik çevrimiçi bir söyleşi imkânı bulmuş olmak bizim için çok kıymetli.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 30 Dec 2021 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2bb78c50-bf5a-11ed-909c-d3d806c217d7/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Naveen Kishore tarafından 1982'de Hindistan'da, 2005'te Britanya'da kurulan Seagull Books dünya edebiyatından eserlerin İngilizce çevirilerinin yanı sıra, kültürel araştırmalar, sanat, sinema, performans ve kurmaca dışı diğer kitaplar yayımlarken...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Naveen Kishore tarafından 1982'de Hindistan'da, 2005'te Britanya'da kurulan Seagull Books dünya edebiyatından eserlerin İngilizce çevirilerinin yanı sıra, kültürel araştırmalar, sanat, sinema, performans ve kurmaca dışı diğer kitaplar yayımlarken tasarıma ve kitapların üretim kalitesine de özel bir önem veriyor. Seagull Books'un şenliğimize katılması ve İstanbul'dan Delhi'ye uzanıp, Naveen Kishore ile, yayınevini tanımaya yönelik çevrimiçi bir söyleşi imkânı bulmuş olmak bizim için çok kıymetli.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Naveen Kishore tarafından 1982'de Hindistan'da, 2005'te Britanya'da kurulan Seagull Books dünya edebiyatından eserlerin İngilizce çevirilerinin yanı sıra, kültürel araştırmalar, sanat, sinema, performans ve kurmaca dışı diğer kitaplar yayımlarken tasarıma ve kitapların üretim kalitesine de özel bir önem veriyor. Seagull Books'un şenliğimize katılması ve İstanbul'dan Delhi'ye uzanıp, Naveen Kishore ile, yayınevini tanımaya yönelik çevrimiçi bir söyleşi imkânı bulmuş olmak bizim için çok kıymetli.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1299</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47957276]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9231925847.mp3?updated=1678463298" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tayfun Polat, Tuğçe Yapıcı - Türkiye’de Bağımsız Müzik: Başlangıç</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/turkiyede-bagimsiz-muzik-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında Kara Plak Yayınları'nın düzenlediği bu çevrimiçi buluşmanın konuğu, yerli müzik çevrelerinde yıllardır beklenen kitabı "Türkiye'de Bağımsız Müzik: Başlangıç" Kıraathane Kitap Şenliği'nde okurlarla ilk kez buluşan Tayfun Polat'tı. Yerli müzik piyasası ve bağımsız müzik üzerine sohbetin moderatörlüğünü, kültür sanat yazarlığı ve müzik direktörlüğünün yanı sıra on beş yılı aşkın radyo programcılığına son yıllarda eklediği müzik söyleşilerini 2020 Kasım ayından beri Sonsuz Çilek Tarlaları programıyla sürdüren Tuğçe Yapıcı üstlendi.</description>
      <pubDate>Tue, 28 Dec 2021 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2bd03eb2-bf5a-11ed-909c-5b56a91b0644/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında Kara Plak Yayınları'nın düzenlediği bu çevrimiçi buluşmanın konuğu, yerli müzik çevrelerinde yıllardır beklenen kitabı "Türkiye'de Bağımsız Müzik: Başlangıç" Kıraathane Kitap Şenliği'nde okurlarla ilk kez buluşan...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında Kara Plak Yayınları'nın düzenlediği bu çevrimiçi buluşmanın konuğu, yerli müzik çevrelerinde yıllardır beklenen kitabı "Türkiye'de Bağımsız Müzik: Başlangıç" Kıraathane Kitap Şenliği'nde okurlarla ilk kez buluşan Tayfun Polat'tı. Yerli müzik piyasası ve bağımsız müzik üzerine sohbetin moderatörlüğünü, kültür sanat yazarlığı ve müzik direktörlüğünün yanı sıra on beş yılı aşkın radyo programcılığına son yıllarda eklediği müzik söyleşilerini 2020 Kasım ayından beri Sonsuz Çilek Tarlaları programıyla sürdüren Tuğçe Yapıcı üstlendi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında Kara Plak Yayınları'nın düzenlediği bu çevrimiçi buluşmanın konuğu, yerli müzik çevrelerinde yıllardır beklenen kitabı "Türkiye'de Bağımsız Müzik: Başlangıç" Kıraathane Kitap Şenliği'nde okurlarla ilk kez buluşan Tayfun Polat'tı.<br> <br>Yerli müzik piyasası ve bağımsız müzik üzerine sohbetin moderatörlüğünü, kültür sanat yazarlığı ve müzik direktörlüğünün yanı sıra on beş yılı aşkın radyo programcılığına son yıllarda eklediği müzik söyleşilerini 2020 Kasım ayından beri Sonsuz Çilek Tarlaları programıyla sürdüren Tuğçe Yapıcı üstlendi.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4338</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47957193]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4998381130.mp3?updated=1678463298" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Batu Akyol, Koray Löker - Caz Üzerine</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/batu-akyol-caz-uzerine-podcast</link>
      <description>Kara Plak Yayınları'nın 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nde düzenledikleri bu ikinci etkinliğe ilişkin notları şöyle: Kara Plak'tan çıkan ve kısa sürede kaynak niteliği kazanan Caz Çok Zor'un yazarı Batu Akyol, Kıraathane Kitap Şenliği'nde okur ve dinleyicilerle festival direktörü olarak buluştu. Akyol, birkaç yıldır İngiltere'de Türkiyeli müzisyenlerle festival düzenliyor ve bu sohbette, buralı müziğin dünyada nasıl algılandığına dair biriktirdiklerini paylaşıyor.</description>
      <pubDate>Sun, 26 Dec 2021 08:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2be9c2e2-bf5a-11ed-909c-73d3ce49007d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kara Plak Yayınları'nın 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nde düzenledikleri bu ikinci etkinliğe ilişkin notları şöyle: Kara Plak'tan çıkan ve kısa sürede kaynak niteliği kazanan Caz Çok Zor'un yazarı Batu Akyol, Kıraathane Kitap Şenliği'nde okur ve...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kara Plak Yayınları'nın 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nde düzenledikleri bu ikinci etkinliğe ilişkin notları şöyle: Kara Plak'tan çıkan ve kısa sürede kaynak niteliği kazanan Caz Çok Zor'un yazarı Batu Akyol, Kıraathane Kitap Şenliği'nde okur ve dinleyicilerle festival direktörü olarak buluştu. Akyol, birkaç yıldır İngiltere'de Türkiyeli müzisyenlerle festival düzenliyor ve bu sohbette, buralı müziğin dünyada nasıl algılandığına dair biriktirdiklerini paylaşıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kara Plak Yayınları'nın 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nde düzenledikleri bu ikinci etkinliğe ilişkin notları şöyle: Kara Plak'tan çıkan ve kısa sürede kaynak niteliği kazanan Caz Çok Zor'un yazarı Batu Akyol, Kıraathane Kitap Şenliği'nde okur ve dinleyicilerle festival direktörü olarak buluştu. Akyol, birkaç yıldır İngiltere'de Türkiyeli müzisyenlerle festival düzenliyor ve bu sohbette, buralı müziğin dünyada nasıl algılandığına dair biriktirdiklerini paylaşıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3347</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47957134]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4589715192.mp3?updated=1678463298" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Özgür Kaymak, Anna Maria Beylunioğlu, Seçkin Erdi - Kısmet Tabii: İstanbul’un Gayrimüslim Toplumlarında Karma Evlilikler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ozgur-kaymak-anna-maria-beylunioglu-podcast</link>
      <description>2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nde İstos Yayınları tarafından Yesayan Salonu'nda düzenlenen bu toplantıda, Seçkin Erdi'nin moderatörlüğünde Özgür Kaymak ve Anna Maria Beylunioğlu konuğumuzdu. "İstanbul’un gayrimüslim toplumlarında karma evlilikler" konusunu, bu konuya odaklanan Kısmet Tabii kitabının iki yazarından dinledik: Farklılıklarla bir arada yaşamak nasıl mümkün?Farklı etno-dinsel gruplara ait “azınlıkların” geniş toplumdan bireylerle deneyimledikleri evlilikler/ilişkiler özel alanda azınlık olma hâlini kamusal alandan nasıl farklılaştırıyor? Kısmet Tabii… karma evliliklerin çok derinlerde gömülü olan toplumsal önyargıları, ayrımcılıkları sağaltmada, sınırları aşmada, farklılıklar arasında köprü kurmada ne derece işlevsel olduğunu, karma ailelerde hibrit kimliklerin ne tür pratikler aracılığıyla inşa edildiğini mercek altına alıyor.</description>
      <pubDate>Fri, 24 Dec 2021 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2c02ca3a-bf5a-11ed-909c-db41da68ae3b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nde İstos Yayınları tarafından Yesayan Salonu'nda düzenlenen bu toplantıda, Seçkin Erdi'nin moderatörlüğünde Özgür Kaymak ve Anna Maria Beylunioğlu konuğumuzdu. "İstanbul’un gayrimüslim toplumlarında karma evlilikler"...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nde İstos Yayınları tarafından Yesayan Salonu'nda düzenlenen bu toplantıda, Seçkin Erdi'nin moderatörlüğünde Özgür Kaymak ve Anna Maria Beylunioğlu konuğumuzdu. "İstanbul’un gayrimüslim toplumlarında karma evlilikler" konusunu, bu konuya odaklanan Kısmet Tabii kitabının iki yazarından dinledik: Farklılıklarla bir arada yaşamak nasıl mümkün?Farklı etno-dinsel gruplara ait “azınlıkların” geniş toplumdan bireylerle deneyimledikleri evlilikler/ilişkiler özel alanda azınlık olma hâlini kamusal alandan nasıl farklılaştırıyor? Kısmet Tabii… karma evliliklerin çok derinlerde gömülü olan toplumsal önyargıları, ayrımcılıkları sağaltmada, sınırları aşmada, farklılıklar arasında köprü kurmada ne derece işlevsel olduğunu, karma ailelerde hibrit kimliklerin ne tür pratikler aracılığıyla inşa edildiğini mercek altına alıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nde İstos Yayınları tarafından Yesayan Salonu'nda düzenlenen bu toplantıda, Seçkin Erdi'nin moderatörlüğünde Özgür Kaymak ve Anna Maria Beylunioğlu konuğumuzdu. "İstanbul’un gayrimüslim toplumlarında karma evlilikler" konusunu, bu konuya odaklanan Kısmet Tabii kitabının iki yazarından dinledik: Farklılıklarla bir arada yaşamak nasıl mümkün?<br><br>Farklı etno-dinsel gruplara ait “azınlıkların” geniş toplumdan bireylerle deneyimledikleri evlilikler/ilişkiler özel alanda azınlık olma hâlini kamusal alandan nasıl farklılaştırıyor? Kısmet Tabii… karma evliliklerin çok derinlerde gömülü olan toplumsal önyargıları, ayrımcılıkları sağaltmada, sınırları aşmada, farklılıklar arasında köprü kurmada ne derece işlevsel olduğunu, karma ailelerde hibrit kimliklerin ne tür pratikler aracılığıyla inşa edildiğini mercek altına alıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4315</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47957096]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2515739797.mp3?updated=1678463298" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yayıncı Portresi: Sexto Piso</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yayinci-portresi-sexto-piso-podcast</link>
      <description>Bu yılki Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılımıyla bizi özel olarak heyecanlandıran yayınevleri arasında Meksika'dan, İspanyolca yayın yapan Sexto Piso da vardı. 2002 yılında Mexico City'de kurulmuş olan Editorial Sexto Piso’nun 2005'ten beri İspanya'da da bir merkezi bulunuyor. Şu anda Sexto Piso, Meksika'daki en büyük bağımsız yayıncılardan biri. Sexto Piso'nun yayıncısı Diego Rabasa, Kıraathane'den Thomas Roueché'nin sorularını yanıtlıyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 23 Dec 2021 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2c1c2a0c-bf5a-11ed-909c-e76f90cc4655/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bu yılki Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılımıyla bizi özel olarak heyecanlandıran yayınevleri arasında Meksika'dan, İspanyolca yayın yapan Sexto Piso da vardı. 2002 yılında Mexico City'de kurulmuş olan Editorial Sexto Piso’nun 2005'ten beri İspanya'da...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu yılki Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılımıyla bizi özel olarak heyecanlandıran yayınevleri arasında Meksika'dan, İspanyolca yayın yapan Sexto Piso da vardı. 2002 yılında Mexico City'de kurulmuş olan Editorial Sexto Piso’nun 2005'ten beri İspanya'da da bir merkezi bulunuyor. Şu anda Sexto Piso, Meksika'daki en büyük bağımsız yayıncılardan biri. Sexto Piso'nun yayıncısı Diego Rabasa, Kıraathane'den Thomas Roueché'nin sorularını yanıtlıyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bu yılki Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılımıyla bizi özel olarak heyecanlandıran yayınevleri arasında Meksika'dan, İspanyolca yayın yapan Sexto Piso da vardı. 2002 yılında Mexico City'de kurulmuş olan Editorial Sexto Piso’nun 2005'ten beri İspanya'da da bir merkezi bulunuyor. Şu anda Sexto Piso, Meksika'daki en büyük bağımsız yayıncılardan biri. Sexto Piso'nun yayıncısı Diego Rabasa, Kıraathane'den Thomas Roueché'nin sorularını yanıtlıyor.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>896</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47956981]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9551474871.mp3?updated=1678463298" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Forum: Pandemiden Sonra Dünyada Yayıncılık</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/pandemiden-sonra-dunyada-yayincilik-forum-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitap Şenliği'ne Türkiye dışından İspanyolca, İtalyanca, Yunanca, İngilizce yayın yapan sekiz yayınevi katılıyor. Minneapolis'ten Yeni Delhi'ye, Ciudad de México'dan Londra'ya, Roma'dan Atina'ya, New York'tan İstanbul'a uzanan bir buluşma!Uzak kentlerden bize katılan yayıncı konuklarımızla bu kez İstanbul'da yüz yüze gelemiyoruz ama seneye daha sağlıklı günlerde yapmak istediğimiz tam da bu. Kıraathane'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu akşamki programda Europa Editions, Seagull Press, Editorial Sexto Piso, Edizioni e/o, To Rodakio, New Directions, Graywolf Press gibi hepsi bağımsız, hepsi kendi dilinde ve coğrafi alanında çok etkin yayıncılık yapan dostlarımızla pandemi sonrasında dünyada yayıncılığı enine boyuna konuşuyoruz.Kırathane'den Thomas Roueché moderatörlüğündeki buluşmaya katılan yayıncılar: Leonella Basiglini, Barbara Epler, Julia Tsiakiris,  Diego Rabasa,  Ethan Nosowsky,  Bishan Samaddar.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 21 Dec 2021 05:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2c357d54-bf5a-11ed-909c-8be3f4369b14/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitap Şenliği'ne Türkiye dışından İspanyolca, İtalyanca, Yunanca, İngilizce yayın yapan sekiz yayınevi katılıyor. Minneapolis'ten Yeni Delhi'ye, Ciudad de México'dan Londra'ya, Roma'dan Atina'ya, New York'tan İstanbul'a uzanan bir buluşma!...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitap Şenliği'ne Türkiye dışından İspanyolca, İtalyanca, Yunanca, İngilizce yayın yapan sekiz yayınevi katılıyor. Minneapolis'ten Yeni Delhi'ye, Ciudad de México'dan Londra'ya, Roma'dan Atina'ya, New York'tan İstanbul'a uzanan bir buluşma!Uzak kentlerden bize katılan yayıncı konuklarımızla bu kez İstanbul'da yüz yüze gelemiyoruz ama seneye daha sağlıklı günlerde yapmak istediğimiz tam da bu. Kıraathane'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu akşamki programda Europa Editions, Seagull Press, Editorial Sexto Piso, Edizioni e/o, To Rodakio, New Directions, Graywolf Press gibi hepsi bağımsız, hepsi kendi dilinde ve coğrafi alanında çok etkin yayıncılık yapan dostlarımızla pandemi sonrasında dünyada yayıncılığı enine boyuna konuşuyoruz.Kırathane'den Thomas Roueché moderatörlüğündeki buluşmaya katılan yayıncılar: Leonella Basiglini, Barbara Epler, Julia Tsiakiris,  Diego Rabasa,  Ethan Nosowsky,  Bishan Samaddar.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitap Şenliği'ne Türkiye dışından İspanyolca, İtalyanca, Yunanca, İngilizce yayın yapan sekiz yayınevi katılıyor. Minneapolis'ten Yeni Delhi'ye, Ciudad de México'dan Londra'ya, Roma'dan Atina'ya, New York'tan İstanbul'a uzanan bir buluşma!<br><br>Uzak kentlerden bize katılan yayıncı konuklarımızla bu kez İstanbul'da yüz yüze gelemiyoruz ama seneye daha sağlıklı günlerde yapmak istediğimiz tam da bu. Kıraathane'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu akşamki programda Europa Editions, Seagull Press, Editorial Sexto Piso, Edizioni e/o, To Rodakio, New Directions, Graywolf Press gibi hepsi bağımsız, hepsi kendi dilinde ve coğrafi alanında çok etkin yayıncılık yapan dostlarımızla pandemi sonrasında dünyada yayıncılığı enine boyuna konuşuyoruz.<br><br>Kırathane'den Thomas Roueché moderatörlüğündeki buluşmaya katılan yayıncılar: Leonella Basiglini, Barbara Epler, Julia Tsiakiris,  Diego Rabasa,  Ethan Nosowsky,  Bishan Samaddar.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4188</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47917115]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2441568367.mp3?updated=1678463298" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fulya Özlem, Ceyda Pirali, Ayşen Güven - Bir Martı Gibi: Tangolar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/fulya-ozlem-ceyda-pirali-tangolar-podcast</link>
      <description>Kıraathane'de "Ev Konseri" geleneğimizi Kıraathane Kitap Şenliği'ne de taşıdık ve bunu, Fulya Özlem'in sesi ve Ceyda Pirali'nin piyanosu sayesinde, tango ile edebiyatın dramatik ilişkisine bakarak yaptık. “Uzakları özleyen bir martı gibi kaçtın / Sevginin sahilinden, gözlerimin ufkundan…”Seyyan Hanım, “Bir Martı Gibi” tangosunda sanki bu sözleri gözlerimizin ufkundan yıllardır kaçıvermiş bulunan Türkçe tangolara da söylüyor gibi. 19. yüzyıl sonunda Montevideo ve Buenos Aires’te “gizlice” doğan tango, Borges’e göre “cesaretin coşkusu”dur; Carlos Gardel’le birlikteyse bir melodram kimliğine bürünür, sözler ve ritimdeki neş’e yerini azaba bırakırken, 1920’lerde artık bu samimi ve tutkulu dans ve müzik tüm dünyayı etkisi altına alır. 1930’larda Arjantin tangosundan esinlenen Türkiye tangosu da altın çağını yaşar, pek çok tango bestecimiz ve şarkıcımız döneme damgasını vuran tangoları taş plaklara okurlar. Tangodan, Buenos Aires’ten, tangoların Buenos Aires kenar mahalle argo dili Lunfardo ile bezeli sözlerindeki edebiyattan, ”Jorge Luis Borges ve tango”dan, Türkiye tangosunun unutulmuşluğundan bahsetmek ve her biri adeta bir roman olan tango şarkılarının sözlerine, Arjantin ve Türk tangolarında kulak vermek isteyenler için bu konser.“Sen de bir martı gibi dönsen sana kavuşsam / Bir yaz yağmuru gibi içime yağsan yine.”</description>
      <pubDate>Sun, 19 Dec 2021 08:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2c4ea806-bf5a-11ed-909c-b3e7469ecbf6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane'de "Ev Konseri" geleneğimizi Kıraathane Kitap Şenliği'ne de taşıdık ve bunu, Fulya Özlem'in sesi ve Ceyda Pirali'nin piyanosu sayesinde, tango ile edebiyatın dramatik ilişkisine bakarak yaptık. 

“Uzakları özleyen bir martı gibi kaçtın /...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane'de "Ev Konseri" geleneğimizi Kıraathane Kitap Şenliği'ne de taşıdık ve bunu, Fulya Özlem'in sesi ve Ceyda Pirali'nin piyanosu sayesinde, tango ile edebiyatın dramatik ilişkisine bakarak yaptık. “Uzakları özleyen bir martı gibi kaçtın / Sevginin sahilinden, gözlerimin ufkundan…”Seyyan Hanım, “Bir Martı Gibi” tangosunda sanki bu sözleri gözlerimizin ufkundan yıllardır kaçıvermiş bulunan Türkçe tangolara da söylüyor gibi. 19. yüzyıl sonunda Montevideo ve Buenos Aires’te “gizlice” doğan tango, Borges’e göre “cesaretin coşkusu”dur; Carlos Gardel’le birlikteyse bir melodram kimliğine bürünür, sözler ve ritimdeki neş’e yerini azaba bırakırken, 1920’lerde artık bu samimi ve tutkulu dans ve müzik tüm dünyayı etkisi altına alır. 1930’larda Arjantin tangosundan esinlenen Türkiye tangosu da altın çağını yaşar, pek çok tango bestecimiz ve şarkıcımız döneme damgasını vuran tangoları taş plaklara okurlar. Tangodan, Buenos Aires’ten, tangoların Buenos Aires kenar mahalle argo dili Lunfardo ile bezeli sözlerindeki edebiyattan, ”Jorge Luis Borges ve tango”dan, Türkiye tangosunun unutulmuşluğundan bahsetmek ve her biri adeta bir roman olan tango şarkılarının sözlerine, Arjantin ve Türk tangolarında kulak vermek isteyenler için bu konser.“Sen de bir martı gibi dönsen sana kavuşsam / Bir yaz yağmuru gibi içime yağsan yine.”</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane'de "Ev Konseri" geleneğimizi Kıraathane Kitap Şenliği'ne de taşıdık ve bunu, Fulya Özlem'in sesi ve Ceyda Pirali'nin piyanosu sayesinde, tango ile edebiyatın dramatik ilişkisine bakarak yaptık. <br><br>“Uzakları özleyen bir martı gibi kaçtın / Sevginin sahilinden, gözlerimin ufkundan…”<br><br>Seyyan Hanım, “Bir Martı Gibi” tangosunda sanki bu sözleri gözlerimizin ufkundan yıllardır kaçıvermiş bulunan Türkçe tangolara da söylüyor gibi. 19. yüzyıl sonunda Montevideo ve Buenos Aires’te “gizlice” doğan tango, Borges’e göre “cesaretin coşkusu”dur; Carlos Gardel’le birlikteyse bir melodram kimliğine bürünür, sözler ve ritimdeki neş’e yerini azaba bırakırken, 1920’lerde artık bu samimi ve tutkulu dans ve müzik tüm dünyayı etkisi altına alır. <br><br>1930’larda Arjantin tangosundan esinlenen Türkiye tangosu da altın çağını yaşar, pek çok tango bestecimiz ve şarkıcımız döneme damgasını vuran tangoları taş plaklara okurlar. Tangodan, Buenos Aires’ten, tangoların Buenos Aires kenar mahalle argo dili Lunfardo ile bezeli sözlerindeki edebiyattan, ”Jorge Luis Borges ve tango”dan, Türkiye tangosunun unutulmuşluğundan bahsetmek ve her biri adeta bir roman olan tango şarkılarının sözlerine, Arjantin ve Türk tangolarında kulak vermek isteyenler için bu konser.<br><br>“Sen de bir martı gibi dönsen sana kavuşsam / Bir yaz yağmuru gibi içime yağsan yine.”]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2369</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47917009]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7238410143.mp3?updated=1678463299" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gül Büyükbeşe, Mustafa Ünlü - Ölüm Ne Yana Düşer Usta: Diyarbakır, Suruç, Ankara Katliamları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gul-buyukbese-mustafa-unlu-podcast</link>
      <description>2015 yılında Diyarbakır, Suruç ve Ankara’da katliamlara yol açan bombalamaları tanıklıklarla anlatan Ölüm Ne Yana Düşer Usta belgeselinin yapımcı ve yönetmenleri Gül Büyükbeşe ve Sibel Tekin, belgesel için iki yılı aşkın süreyle yaptıkları çalışmayla elde ettikleri belge, bilgi ve çeşitli çözümlemeleri, belgesele sığmayan daha geniş kapsamıyla kitaba dönüştürdüler. Ankara katliamının altıncı yıldönümünde, 10 Ekim 2021 günü, okuyucu ile buluşan Ölüm Ne Yana Düşer Usta kitabını Gül Büyükbeşe ile konuştuk.Ölüm Ne Yana Düşer Usta’nın Filiz Kerestecioğlu tarafından yazılan önsözünden bir alıntı: Bu kitabın yazarlarının da ifade ettiği gibi 'Evet, o gün de hayat 10.04’te durdu!' ve 10 Ekim 2015’te ölüm tüm coşkusuyla ve barış isteğiyle Ankara Garı’nda toplanan insanlara, arkadaşlarımıza, can dostlarımıza düştü. 5 Haziran 2015’te Diyarbakır’da, 20 Temmuz 2015’te Suruç’ta patlayan bombalar da Gar Katliamı’nın benzer öncülleriydi! Türkiye ondan sonra 7 Haziran’da yeşeren umutlardan çok uzak bir noktaya savruldu. Bizleri 10 Ekim’e götüren politik iklimi, bu katliamların yaşandığı günler ve sonrasında delilleri karartmak, suçluları korumak için yapılanları irdelemek, katliamların aydınlatılmasını sağlamakta ısrar etmek belki de bu ülkenin dönüm noktası olacak.Bu kitap “o ölümün” nasıl adım adım ülkeye ve bizlere ulaştırıldığını, istendiğini, adeta kararlaştırıldığını anlatırken, katliamları gerçekleştiren örgütsel yapıyı da inceleyerek, olanları her boyutuyla zihin açıcı bir biçimde sergiliyor.</description>
      <pubDate>Fri, 17 Dec 2021 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2c67a220-bf5a-11ed-909c-9bdd5a8cebc1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2015 yılında Diyarbakır, Suruç ve Ankara’da katliamlara yol açan bombalamaları tanıklıklarla anlatan Ölüm Ne Yana Düşer Usta belgeselinin yapımcı ve yönetmenleri Gül Büyükbeşe ve Sibel Tekin, belgesel için iki yılı aşkın süreyle yaptıkları çalışmayla...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2015 yılında Diyarbakır, Suruç ve Ankara’da katliamlara yol açan bombalamaları tanıklıklarla anlatan Ölüm Ne Yana Düşer Usta belgeselinin yapımcı ve yönetmenleri Gül Büyükbeşe ve Sibel Tekin, belgesel için iki yılı aşkın süreyle yaptıkları çalışmayla elde ettikleri belge, bilgi ve çeşitli çözümlemeleri, belgesele sığmayan daha geniş kapsamıyla kitaba dönüştürdüler. Ankara katliamının altıncı yıldönümünde, 10 Ekim 2021 günü, okuyucu ile buluşan Ölüm Ne Yana Düşer Usta kitabını Gül Büyükbeşe ile konuştuk.Ölüm Ne Yana Düşer Usta’nın Filiz Kerestecioğlu tarafından yazılan önsözünden bir alıntı: Bu kitabın yazarlarının da ifade ettiği gibi 'Evet, o gün de hayat 10.04’te durdu!' ve 10 Ekim 2015’te ölüm tüm coşkusuyla ve barış isteğiyle Ankara Garı’nda toplanan insanlara, arkadaşlarımıza, can dostlarımıza düştü. 5 Haziran 2015’te Diyarbakır’da, 20 Temmuz 2015’te Suruç’ta patlayan bombalar da Gar Katliamı’nın benzer öncülleriydi! Türkiye ondan sonra 7 Haziran’da yeşeren umutlardan çok uzak bir noktaya savruldu. Bizleri 10 Ekim’e götüren politik iklimi, bu katliamların yaşandığı günler ve sonrasında delilleri karartmak, suçluları korumak için yapılanları irdelemek, katliamların aydınlatılmasını sağlamakta ısrar etmek belki de bu ülkenin dönüm noktası olacak.Bu kitap “o ölümün” nasıl adım adım ülkeye ve bizlere ulaştırıldığını, istendiğini, adeta kararlaştırıldığını anlatırken, katliamları gerçekleştiren örgütsel yapıyı da inceleyerek, olanları her boyutuyla zihin açıcı bir biçimde sergiliyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2015 yılında Diyarbakır, Suruç ve Ankara’da katliamlara yol açan bombalamaları tanıklıklarla anlatan Ölüm Ne Yana Düşer Usta belgeselinin yapımcı ve yönetmenleri Gül Büyükbeşe ve Sibel Tekin, belgesel için iki yılı aşkın süreyle yaptıkları çalışmayla elde ettikleri belge, bilgi ve çeşitli çözümlemeleri, belgesele sığmayan daha geniş kapsamıyla kitaba dönüştürdüler. Ankara katliamının altıncı yıldönümünde, 10 Ekim 2021 günü, okuyucu ile buluşan Ölüm Ne Yana Düşer Usta kitabını Gül Büyükbeşe ile konuştuk.<br><br>Ölüm Ne Yana Düşer Usta’nın Filiz Kerestecioğlu tarafından yazılan önsözünden bir alıntı: Bu kitabın yazarlarının da ifade ettiği gibi 'Evet, o gün de hayat 10.04’te durdu!' ve 10 Ekim 2015’te ölüm tüm coşkusuyla ve barış isteğiyle Ankara Garı’nda toplanan insanlara, arkadaşlarımıza, can dostlarımıza düştü. 5 Haziran 2015’te Diyarbakır’da, 20 Temmuz 2015’te Suruç’ta patlayan bombalar da Gar Katliamı’nın benzer öncülleriydi! Türkiye ondan sonra 7 Haziran’da yeşeren umutlardan çok uzak bir noktaya savruldu. Bizleri 10 Ekim’e götüren politik iklimi, bu katliamların yaşandığı günler ve sonrasında delilleri karartmak, suçluları korumak için yapılanları irdelemek, katliamların aydınlatılmasını sağlamakta ısrar etmek belki de bu ülkenin dönüm noktası olacak.<br>Bu kitap “o ölümün” nasıl adım adım ülkeye ve bizlere ulaştırıldığını, istendiğini, adeta kararlaştırıldığını anlatırken, katliamları gerçekleştiren örgütsel yapıyı da inceleyerek, olanları her boyutuyla zihin açıcı bir biçimde sergiliyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2192</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47916717]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1624224223.mp3?updated=1678463299" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yayıncı Portresi: Edizioni E/O ve Europa Editions</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yayinci-portresi-eo-europa-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitap Şenliği'nin katılımcılarından Edizioni E/O ve Europa Editions, biri İtalyanca diğeri İngilizce yayın yapan, birbirine kardeş iki yayınevi. Edizioni E/O, 1979 yılında Roma'da Sandro Ferri ve Sandra Ozzola tarafından kuruldu, büyük ölçüde kurmaca ağırlıklı yayın yapıyor, özel durumlarda edebî denemeler de yayımlıyor. Europa Editions ise New York merkezli bağımsız bir yayıncı. Şirket, 2005 yılında Edizioni E/O'nun sahipleri tarafından kuruldu ve kurmaca, polisiye öyküler ve kurmaca dışı edebiyat türlerinde uzmanlaştı. Europa Editions, özellikle İtalyanca ve diğer Avrupa dillerinde yazan edebiyatçıların kitaplarının İngilizceye kazandırılmasında öncü rol üstleniyor.Bu iki yayınevinin kurucusu Sandro Ferri'yle Kıraathane'den Yasemin Çongar konuşuyor. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 16 Dec 2021 05:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2c80b9cc-bf5a-11ed-909c-0bb87a4b6554/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitap Şenliği'nin katılımcılarından Edizioni E/O ve Europa Editions, biri İtalyanca diğeri İngilizce yayın yapan, birbirine kardeş iki yayınevi. Edizioni E/O, 1979 yılında Roma'da Sandro Ferri ve Sandra Ozzola tarafından kuruldu, büyük...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitap Şenliği'nin katılımcılarından Edizioni E/O ve Europa Editions, biri İtalyanca diğeri İngilizce yayın yapan, birbirine kardeş iki yayınevi. Edizioni E/O, 1979 yılında Roma'da Sandro Ferri ve Sandra Ozzola tarafından kuruldu, büyük ölçüde kurmaca ağırlıklı yayın yapıyor, özel durumlarda edebî denemeler de yayımlıyor. Europa Editions ise New York merkezli bağımsız bir yayıncı. Şirket, 2005 yılında Edizioni E/O'nun sahipleri tarafından kuruldu ve kurmaca, polisiye öyküler ve kurmaca dışı edebiyat türlerinde uzmanlaştı. Europa Editions, özellikle İtalyanca ve diğer Avrupa dillerinde yazan edebiyatçıların kitaplarının İngilizceye kazandırılmasında öncü rol üstleniyor.Bu iki yayınevinin kurucusu Sandro Ferri'yle Kıraathane'den Yasemin Çongar konuşuyor. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitap Şenliği'nin katılımcılarından Edizioni E/O ve Europa Editions, biri İtalyanca diğeri İngilizce yayın yapan, birbirine kardeş iki yayınevi. Edizioni E/O, 1979 yılında Roma'da Sandro Ferri ve Sandra Ozzola tarafından kuruldu, büyük ölçüde kurmaca ağırlıklı yayın yapıyor, özel durumlarda edebî denemeler de yayımlıyor. Europa Editions ise New York merkezli bağımsız bir yayıncı. Şirket, 2005 yılında Edizioni E/O'nun sahipleri tarafından kuruldu ve kurmaca, polisiye öyküler ve kurmaca dışı edebiyat türlerinde uzmanlaştı. Europa Editions, özellikle İtalyanca ve diğer Avrupa dillerinde yazan edebiyatçıların kitaplarının İngilizceye kazandırılmasında öncü rol üstleniyor.<br><br>Bu iki yayınevinin kurucusu Sandro Ferri'yle Kıraathane'den Yasemin Çongar konuşuyor. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2332</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47916581]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1540348997.mp3?updated=1678463299" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hakan Yücefer - Deleuze ve Guattari Minör Edebiyattan Ne Anlıyordu?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hakan-yucefer-deleuze-guattari-podcast</link>
      <description>Felsefe Konuşmaları serimizin düzenli konuşmacılarından Hakan Yücefer'in bu konuşmasına ilişkin notu şöyle: Deleuze ve Guattari “minör edebiyat” kavramına ilk kez 1975’te, Kafka üzerine kitaplarında başvuruyorlar ve azınlık edebiyatlarının üç ayırt edici özelliğinden (dilin yersizyurtsuzlaşması, her şeyin politik hâle gelmesi, kolektif sözce üretimi) yola çıkarak Kafka’yı minör bir yazar olarak ele alıyorlar. İlk bakışta, minör yazarları majör yazarlardan ayırmayı sağlayan sınıflandırıcı bir kavramla karşı karşıya gibiyiz. Öte yandan, Deleuze ve Guattari bu izlenimin tam tersi yönde bir hamle yapıp minörlüğün belli bir edebiyat biçimiyle sınırlı olmadığını, “her edebiyatın devrimci koşullarını nitelediğini” de söylüyorlar. Yazarları minör ya da majör iki kümeden birine dahil etmemizi sağlayan sınıflandırıcı bir kavram mı “minör edebiyat”, yoksa edebiyat gibi bir şeyin ortaya çıkmasını mümkün kılan koşulları araştırmamızı sağlayan oluşumsal bir kavram mı? Bu konuşmada minör edebiyat kavramını kuşatan bu belirsizliğe odaklanacağım ve problemin doğrudan Deleuze ve Guattari’nin minör edebiyatı ele alışlarındaki bir eksiklikten kaynaklandığını, kulağa ne kadar tuhaf gelirse gelsin minör edebiyatın tamamlanmamış bir kavram olduğunu göstermeye çalışacağım. Deleuze ve Guattari’nin çeşitli metinlerinden yardım alarak kavramın eksik bileşenlerini açığa çıkarmayı ve belirsizliği ortadan kaldırmayı deneyeceğim.</description>
      <pubDate>Tue, 14 Dec 2021 14:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2c99ba76-bf5a-11ed-909c-73ecb447a684/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Felsefe Konuşmaları serimizin düzenli konuşmacılarından Hakan Yücefer'in bu konuşmasına ilişkin notu şöyle: Deleuze ve Guattari “minör edebiyat” kavramına ilk kez 1975’te, Kafka üzerine kitaplarında başvuruyorlar ve azınlık edebiyatlarının üç ayırt...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Felsefe Konuşmaları serimizin düzenli konuşmacılarından Hakan Yücefer'in bu konuşmasına ilişkin notu şöyle: Deleuze ve Guattari “minör edebiyat” kavramına ilk kez 1975’te, Kafka üzerine kitaplarında başvuruyorlar ve azınlık edebiyatlarının üç ayırt edici özelliğinden (dilin yersizyurtsuzlaşması, her şeyin politik hâle gelmesi, kolektif sözce üretimi) yola çıkarak Kafka’yı minör bir yazar olarak ele alıyorlar. İlk bakışta, minör yazarları majör yazarlardan ayırmayı sağlayan sınıflandırıcı bir kavramla karşı karşıya gibiyiz. Öte yandan, Deleuze ve Guattari bu izlenimin tam tersi yönde bir hamle yapıp minörlüğün belli bir edebiyat biçimiyle sınırlı olmadığını, “her edebiyatın devrimci koşullarını nitelediğini” de söylüyorlar. Yazarları minör ya da majör iki kümeden birine dahil etmemizi sağlayan sınıflandırıcı bir kavram mı “minör edebiyat”, yoksa edebiyat gibi bir şeyin ortaya çıkmasını mümkün kılan koşulları araştırmamızı sağlayan oluşumsal bir kavram mı? Bu konuşmada minör edebiyat kavramını kuşatan bu belirsizliğe odaklanacağım ve problemin doğrudan Deleuze ve Guattari’nin minör edebiyatı ele alışlarındaki bir eksiklikten kaynaklandığını, kulağa ne kadar tuhaf gelirse gelsin minör edebiyatın tamamlanmamış bir kavram olduğunu göstermeye çalışacağım. Deleuze ve Guattari’nin çeşitli metinlerinden yardım alarak kavramın eksik bileşenlerini açığa çıkarmayı ve belirsizliği ortadan kaldırmayı deneyeceğim.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Felsefe Konuşmaları serimizin düzenli konuşmacılarından Hakan Yücefer'in bu konuşmasına ilişkin notu şöyle: Deleuze ve Guattari “minör edebiyat” kavramına ilk kez 1975’te, Kafka üzerine kitaplarında başvuruyorlar ve azınlık edebiyatlarının üç ayırt edici özelliğinden (dilin yersizyurtsuzlaşması, her şeyin politik hâle gelmesi, kolektif sözce üretimi) yola çıkarak Kafka’yı minör bir yazar olarak ele alıyorlar. İlk bakışta, minör yazarları majör yazarlardan ayırmayı sağlayan sınıflandırıcı bir kavramla karşı karşıya gibiyiz. Öte yandan, Deleuze ve Guattari bu izlenimin tam tersi yönde bir hamle yapıp minörlüğün belli bir edebiyat biçimiyle sınırlı olmadığını, “her edebiyatın devrimci koşullarını nitelediğini” de söylüyorlar. Yazarları minör ya da majör iki kümeden birine dahil etmemizi sağlayan sınıflandırıcı bir kavram mı “minör edebiyat”, yoksa edebiyat gibi bir şeyin ortaya çıkmasını mümkün kılan koşulları araştırmamızı sağlayan oluşumsal bir kavram mı? Bu konuşmada minör edebiyat kavramını kuşatan bu belirsizliğe odaklanacağım ve problemin doğrudan Deleuze ve Guattari’nin minör edebiyatı ele alışlarındaki bir eksiklikten kaynaklandığını, kulağa ne kadar tuhaf gelirse gelsin minör edebiyatın tamamlanmamış bir kavram olduğunu göstermeye çalışacağım. Deleuze ve Guattari’nin çeşitli metinlerinden yardım alarak kavramın eksik bileşenlerini açığa çıkarmayı ve belirsizliği ortadan kaldırmayı deneyeceğim.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5958</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47916484]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7469815108.mp3?updated=1678463299" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstos Korosu Konseri: Kalos Adamothikame / Ne Güzel Kavuştuk</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/istos-korosu-konseri-podcast</link>
      <description>2019'daki ilk Kıraathane Kitap Şenliği'ne İstos Korosu'nun Kıraathane binasındaki konseriyle veda etmiştik. 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nin son günü olan 18 Eylül akşamı yine İstos Korosu'nu dinleme fırsatı bulduk. Bu eşsiz konseri artık bu kanalda da dinleyebilirsiniz.İstos Yayınevi'ne, terasını koroya ve bizlere açan Yesayan Salonu'na ve Aras Yayınları'na ve tabii İstos Korosu'nun bütün üyelerine gönülden teşekkür ediyoruz.</description>
      <pubDate>Sun, 12 Dec 2021 08:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2cb2d5c4-bf5a-11ed-909c-23f154b92d68/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2019'daki ilk Kıraathane Kitap Şenliği'ne İstos Korosu'nun Kıraathane binasındaki konseriyle veda etmiştik. 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nin son günü olan 18 Eylül akşamı yine İstos Korosu'nu dinleme fırsatı bulduk. Bu eşsiz konseri artık bu kanalda...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2019'daki ilk Kıraathane Kitap Şenliği'ne İstos Korosu'nun Kıraathane binasındaki konseriyle veda etmiştik. 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nin son günü olan 18 Eylül akşamı yine İstos Korosu'nu dinleme fırsatı bulduk. Bu eşsiz konseri artık bu kanalda da dinleyebilirsiniz.İstos Yayınevi'ne, terasını koroya ve bizlere açan Yesayan Salonu'na ve Aras Yayınları'na ve tabii İstos Korosu'nun bütün üyelerine gönülden teşekkür ediyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2019'daki ilk Kıraathane Kitap Şenliği'ne İstos Korosu'nun Kıraathane binasındaki konseriyle veda etmiştik. 2021 Kıraathane Kitap Şenliği'nin son günü olan 18 Eylül akşamı yine İstos Korosu'nu dinleme fırsatı bulduk. Bu eşsiz konseri artık bu kanalda da dinleyebilirsiniz.<br><br>İstos Yayınevi'ne, terasını koroya ve bizlere açan Yesayan Salonu'na ve Aras Yayınları'na ve tabii İstos Korosu'nun bütün üyelerine gönülden teşekkür ediyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2378</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47818207]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6833440598.mp3?updated=1678463299" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaye Boralıoğlu, Ümit Kıvanç - Haysiyet 2021</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gaye-boralioglu-umit-kivanc-haysiyet2021-podcast</link>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi bünyesindeki Kıraathane Kitapları'nın bu etkinliğinde, ilkin 2019'da yayımladığımız Haysiyet kitabının Eylül 2021'de yapılan üçüncü baskısını kutluyoruz. Kıraathane Kitapları'nın Kitap Stüdyosu serisinin bu ilk kitabında, yazarlar Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç serinin usulü gereği birçok kez bir araya gelerek haysiyet kavramının kendileri açısından taşıdığı anlam, toplumsal ve bireysel ilişkilerde nasıl bir işlev üstlendiği, haysiyetin varlığının/yokluğunun sonuçları üzerine dallanıp budaklanan bir konuşma gerçekleştirdiler. Bu konuşmanın ses kayıtlarına dayalı metin, daha sonra, yazarların da aktif biçimde katıldıkları uzun bir editoryal çalışmayla kitaplaştı.Şenlikte konuk etmekten büyük mutluluk duyduğumuz Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç, Yesayan Salonu'ndaki bu buluşmada, kitaptan yola çıkarak haysiyet konusunu, bugünün gözüyle yeniden ele adılar, bu erdemin 2021'in Türkiye'si ve dünyasında kendisine nasıl bir yer bulabildiğini konuştular. Boralıoğlu ve Kıvanç'ın kitabın yayımlanması vesilesi ile Kıraathane Edebiyat Evi'nde yaptıkları ilk konuşmayı ise podcast kanalının arşivinden dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Dec 2021 09:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2ccb5b30-bf5a-11ed-909c-d3f6754e072b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi bünyesindeki Kıraathane Kitapları'nın bu etkinliğinde, ilkin 2019'da yayımladığımız Haysiyet kitabının Eylül 2021'de yapılan üçüncü baskısını kutluyoruz. Kıraathane Kitapları'nın Kitap Stüdyosu serisinin bu ilk...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi bünyesindeki Kıraathane Kitapları'nın bu etkinliğinde, ilkin 2019'da yayımladığımız Haysiyet kitabının Eylül 2021'de yapılan üçüncü baskısını kutluyoruz. Kıraathane Kitapları'nın Kitap Stüdyosu serisinin bu ilk kitabında, yazarlar Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç serinin usulü gereği birçok kez bir araya gelerek haysiyet kavramının kendileri açısından taşıdığı anlam, toplumsal ve bireysel ilişkilerde nasıl bir işlev üstlendiği, haysiyetin varlığının/yokluğunun sonuçları üzerine dallanıp budaklanan bir konuşma gerçekleştirdiler. Bu konuşmanın ses kayıtlarına dayalı metin, daha sonra, yazarların da aktif biçimde katıldıkları uzun bir editoryal çalışmayla kitaplaştı.Şenlikte konuk etmekten büyük mutluluk duyduğumuz Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç, Yesayan Salonu'ndaki bu buluşmada, kitaptan yola çıkarak haysiyet konusunu, bugünün gözüyle yeniden ele adılar, bu erdemin 2021'in Türkiye'si ve dünyasında kendisine nasıl bir yer bulabildiğini konuştular. Boralıoğlu ve Kıvanç'ın kitabın yayımlanması vesilesi ile Kıraathane Edebiyat Evi'nde yaptıkları ilk konuşmayı ise podcast kanalının arşivinden dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi bünyesindeki Kıraathane Kitapları'nın bu etkinliğinde, ilkin 2019'da yayımladığımız Haysiyet kitabının Eylül 2021'de yapılan üçüncü baskısını kutluyoruz. Kıraathane Kitapları'nın Kitap Stüdyosu serisinin bu ilk kitabında, yazarlar Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç serinin usulü gereği birçok kez bir araya gelerek haysiyet kavramının kendileri açısından taşıdığı anlam, toplumsal ve bireysel ilişkilerde nasıl bir işlev üstlendiği, haysiyetin varlığının/yokluğunun sonuçları üzerine dallanıp budaklanan bir konuşma gerçekleştirdiler. Bu konuşmanın ses kayıtlarına dayalı metin, daha sonra, yazarların da aktif biçimde katıldıkları uzun bir editoryal çalışmayla kitaplaştı.<br><br>Şenlikte konuk etmekten büyük mutluluk duyduğumuz Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç, Yesayan Salonu'ndaki bu buluşmada, kitaptan yola çıkarak haysiyet konusunu, bugünün gözüyle yeniden ele adılar, bu erdemin 2021'in Türkiye'si ve dünyasında kendisine nasıl bir yer bulabildiğini konuştular. Boralıoğlu ve Kıvanç'ın kitabın yayımlanması vesilesi ile Kıraathane Edebiyat Evi'nde yaptıkları ilk konuşmayı ise podcast kanalının arşivinden dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5758</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47818156]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5642027854.mp3?updated=1678463299" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yayıncı Portresi: To Rodakio</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yayinci-portresi-to-rodakio</link>
      <description>Şenliğimize Yunanistan'dan katılarak bizi daha da şenlendiren To Rodakio'nun yayın yönetmeni Julia Tsiakiris'le Kıraathane'den Nilüfer Kuyaş söyleşti.To Rodakio 1992’de Julia Tsiakiris ve eşi Vassilis Dioskouridis tarafından kuruldu. Dimitris Hatzis gibi modern klasik sayılan yazarların yanı sıra birçok genç yazarın da ilk kitaplarını yayımlayarak başarılı kariyerler yapmalarının yolunu açtı. Romancı ve oyun yazarı Vangelis Haciyanidis ve şairler Dimitri Houliarakis ile Nikos Panayatopoulos gibi. Yayınevinin önemli bir özelliği 2005 yılına kadar klasik matbaa dizgisi kullanmış ve halen kapak tasarımları için tanınmış sanatçılarla çalışıyor olması.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 09 Dec 2021 09:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2ce4b0a8-bf5a-11ed-909c-f31cf0d5f95f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Şenliğimize Yunanistan'dan katılarak bizi daha da şenlendiren To Rodakio'nun yayın yönetmeni Julia Tsiakiris'le Kıraathane'den Nilüfer Kuyaş söyleşti.

To Rodakio 1992’de Julia Tsiakiris ve eşi Vassilis Dioskouridis tarafından kuruldu. Dimitris Hatzis...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Şenliğimize Yunanistan'dan katılarak bizi daha da şenlendiren To Rodakio'nun yayın yönetmeni Julia Tsiakiris'le Kıraathane'den Nilüfer Kuyaş söyleşti.To Rodakio 1992’de Julia Tsiakiris ve eşi Vassilis Dioskouridis tarafından kuruldu. Dimitris Hatzis gibi modern klasik sayılan yazarların yanı sıra birçok genç yazarın da ilk kitaplarını yayımlayarak başarılı kariyerler yapmalarının yolunu açtı. Romancı ve oyun yazarı Vangelis Haciyanidis ve şairler Dimitri Houliarakis ile Nikos Panayatopoulos gibi. Yayınevinin önemli bir özelliği 2005 yılına kadar klasik matbaa dizgisi kullanmış ve halen kapak tasarımları için tanınmış sanatçılarla çalışıyor olması.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Şenliğimize Yunanistan'dan katılarak bizi daha da şenlendiren To Rodakio'nun yayın yönetmeni Julia Tsiakiris'le Kıraathane'den Nilüfer Kuyaş söyleşti.<br><br>To Rodakio 1992’de Julia Tsiakiris ve eşi Vassilis Dioskouridis tarafından kuruldu. Dimitris Hatzis gibi modern klasik sayılan yazarların yanı sıra birçok genç yazarın da ilk kitaplarını yayımlayarak başarılı kariyerler yapmalarının yolunu açtı. Romancı ve oyun yazarı Vangelis Haciyanidis ve şairler Dimitri Houliarakis ile Nikos Panayatopoulos gibi. Yayınevinin önemli bir özelliği 2005 yılına kadar klasik matbaa dizgisi kullanmış ve halen kapak tasarımları için tanınmış sanatçılarla çalışıyor olması.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1302</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47818041]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6589280815.mp3?updated=1678463299" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - Kemal Tahir Romanlarında İstibdat Kavramı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kemal-tahir-istibdat-podcast</link>
      <description>Ümit Kurt ve Mert Kayhan, Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih konuşma serisinin 2021 sonbahar sezonunun ikinci bölümünde romancı Kemal Tahir’in eserlerinin neredeyse tamamında döne döne kullandığı “istibdat” kavramının Tahir’in romanları üzerinden tarihsel ve epistemolojik bir yolculuğunun izlerini sürüyorlar.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Dec 2021 11:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2cfd1c4c-bf5a-11ed-909c-b7994bb7f2bc/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ümit Kurt ve Mert Kayhan, Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih konuşma serisinin 2021 sonbahar sezonunun ikinci bölümünde romancı Kemal Tahir’in eserlerinin neredeyse tamamında döne döne kullandığı “istibdat” kavramının Tahir’in romanları üzerinden tarihsel...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ümit Kurt ve Mert Kayhan, Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih konuşma serisinin 2021 sonbahar sezonunun ikinci bölümünde romancı Kemal Tahir’in eserlerinin neredeyse tamamında döne döne kullandığı “istibdat” kavramının Tahir’in romanları üzerinden tarihsel ve epistemolojik bir yolculuğunun izlerini sürüyorlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ümit Kurt ve Mert Kayhan, Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih konuşma serisinin 2021 sonbahar sezonunun ikinci bölümünde romancı Kemal Tahir’in eserlerinin neredeyse tamamında döne döne kullandığı “istibdat” kavramının Tahir’in romanları üzerinden tarihsel ve epistemolojik bir yolculuğunun izlerini sürüyorlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3213</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47817585]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3712569272.mp3?updated=1678463299" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dinleti: Demsalên Ser Kulava û Kelekela Kilama /  Keçeüstü Mevsimler ve Devinen Kılamlar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/dinleti-senlik2021-lis-dengbej-podcast</link>
      <description>2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ni, Lîs Yayınevi'nin düzenlediği Zerdüşt Öztürk'ün moderatörlüğünde Dengbêj Tefik Deniz, Dengbêj Celal, Dengbêj Sebrî Agirî'nin katıldığı bir sohbet ve dinletiyle noktalamıştık. Yesayan Salonu'nda düzenlenen bu seyircili etkinliğin kaydını buradan dinleyebilirsiniz!</description>
      <pubDate>Sun, 05 Dec 2021 08:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2d13cf96-bf5a-11ed-909c-f76b47ca2888/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ni, Lîs Yayınevi'nin düzenlediği Zerdüşt Öztürk'ün moderatörlüğünde Dengbêj Tefik Deniz, Dengbêj Celal, Dengbêj Sebrî Agirî'nin katıldığı bir sohbet ve dinletiyle noktalamıştık. Yesayan Salonu'nda düzenlenen bu seyircili...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ni, Lîs Yayınevi'nin düzenlediği Zerdüşt Öztürk'ün moderatörlüğünde Dengbêj Tefik Deniz, Dengbêj Celal, Dengbêj Sebrî Agirî'nin katıldığı bir sohbet ve dinletiyle noktalamıştık. Yesayan Salonu'nda düzenlenen bu seyircili etkinliğin kaydını buradan dinleyebilirsiniz!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ni, Lîs Yayınevi'nin düzenlediği Zerdüşt Öztürk'ün moderatörlüğünde Dengbêj Tefik Deniz, Dengbêj Celal, Dengbêj Sebrî Agirî'nin katıldığı bir sohbet ve dinletiyle noktalamıştık. Yesayan Salonu'nda düzenlenen bu seyircili etkinliğin kaydını buradan dinleyebilirsiniz!]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3344</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47718937]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7886914474.mp3?updated=1678463299" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ceylin Özcan, Nami Başer, Mehmet Öznur - Lacan'ın Birinci Semineri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/lacan-birinci-seminer-podcast</link>
      <description>Jacques Lacan’ın 1953 yılında Saint Anne Hastanesinde başladığı ve bir sonraki yıl bitirdiği, Freud’un Teknik Üzerine Yazıları başlığıyla yayımlanan 1. Semineri üzerine sohbet. Encore Yayınları tarafından 2022 yılında basılacak olan 1. Seminer’in çevirisine Ceylin Özcan çalışıyor, Prof. Dr. Nami Başer ise danışman olarak katılıyor.Encore Yayınları'nın Kıraathane Kitap Şenliği'nde düzenlediği etkinliği buradan dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 03 Dec 2021 09:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2d2c73f2-bf5a-11ed-909c-c758b9c79cca/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Jacques Lacan’ın 1953 yılında Saint Anne Hastanesinde başladığı ve bir sonraki yıl bitirdiği, Freud’un Teknik Üzerine Yazıları başlığıyla yayımlanan 1. Semineri üzerine sohbet. Encore Yayınları tarafından 2022 yılında basılacak olan 1. Seminer’in...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Jacques Lacan’ın 1953 yılında Saint Anne Hastanesinde başladığı ve bir sonraki yıl bitirdiği, Freud’un Teknik Üzerine Yazıları başlığıyla yayımlanan 1. Semineri üzerine sohbet. Encore Yayınları tarafından 2022 yılında basılacak olan 1. Seminer’in çevirisine Ceylin Özcan çalışıyor, Prof. Dr. Nami Başer ise danışman olarak katılıyor.Encore Yayınları'nın Kıraathane Kitap Şenliği'nde düzenlediği etkinliği buradan dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Jacques Lacan’ın 1953 yılında Saint Anne Hastanesinde başladığı ve bir sonraki yıl bitirdiği, Freud’un Teknik Üzerine Yazıları başlığıyla yayımlanan 1. Semineri üzerine sohbet. Encore Yayınları tarafından 2022 yılında basılacak olan 1. Seminer’in çevirisine Ceylin Özcan çalışıyor, Prof. Dr. Nami Başer ise danışman olarak katılıyor.<br><br>Encore Yayınları'nın Kıraathane Kitap Şenliği'nde düzenlediği etkinliği buradan dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2656</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47718663]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2739126072.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yayıncı Portresi: New Directions</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/new-directions-podcast</link>
      <description>Şenliğin katılımcılarından New Directions'ı Türkiyeli okurlara daha iyi tanıtmayı amaçlayan bu söyleşide Kıraathane'den Thomas Roueché, New Directions'ın yayıncısı Barbara Epler'la konuşuyor.New Directions, 1936'da James Laughlin tarafından New York'ta kurulmuş olan bağımsız bir yayınevi. Avangard kurmaca ve şiir türlerinde edebiyat yayıncılığı yapmasıyla tanınıyor; çağdaş kurmacanın önemli eserlerini İngilizceye kazandıran çeviriler yayımlamaya önem veriyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Dec 2021 09:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2d45bb00-bf5a-11ed-909c-f3225a67646a/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Şenliğin katılımcılarından New Directions'ı Türkiyeli okurlara daha iyi tanıtmayı amaçlayan bu söyleşide Kıraathane'den Thomas Roueché, New Directions'ın yayıncısı Barbara Epler'la konuşuyor.

New Directions, 1936'da James Laughlin tarafından New...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Şenliğin katılımcılarından New Directions'ı Türkiyeli okurlara daha iyi tanıtmayı amaçlayan bu söyleşide Kıraathane'den Thomas Roueché, New Directions'ın yayıncısı Barbara Epler'la konuşuyor.New Directions, 1936'da James Laughlin tarafından New York'ta kurulmuş olan bağımsız bir yayınevi. Avangard kurmaca ve şiir türlerinde edebiyat yayıncılığı yapmasıyla tanınıyor; çağdaş kurmacanın önemli eserlerini İngilizceye kazandıran çeviriler yayımlamaya önem veriyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Şenliğin katılımcılarından New Directions'ı Türkiyeli okurlara daha iyi tanıtmayı amaçlayan bu söyleşide Kıraathane'den Thomas Roueché, New Directions'ın yayıncısı Barbara Epler'la konuşuyor.<br><br>New Directions, 1936'da James Laughlin tarafından New York'ta kurulmuş olan bağımsız bir yayınevi. Avangard kurmaca ve şiir türlerinde edebiyat yayıncılığı yapmasıyla tanınıyor; çağdaş kurmacanın önemli eserlerini İngilizceye kazandıran çeviriler yayımlamaya önem veriyor.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1493</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47718588]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8163068717.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Can Candan - Boğaziçi Bize Ne Öğretti?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/can-candan-bogazici-podcast</link>
      <description>2021 yılının ilk günlerinde Boğaziçi Üniversitesi'ne, hükümet tarafından bir rektör ataması gerçekleşti. O günden başlayarak, üniversitede öğrencisiyle, öğretim üyesiyle yürütülen direniş yaklaşık 10 aydır sürüyor. Üniversitenin evrensel normlarına, Boğaziçi Üniversitesi'nin geleneğine, akademisyen ve öğrencilerinin büyük çoğunluğunun isteklerine aykırı olarak atanan, ‘kayyım’ olarak nitelenen kişinin, altı ayın sonunda görevden alınması da sorunu çözmedi. Yerine, yine aynı yöntemle, seçilmemiş yardımcısı atandı ve ilk uygulaması iki öğretim görevlisinin sözleşmesini sonlandırmak oldu. Belgesel sinema ile ilgili kuramsal çalışmaları ve filmleriyle uluslararası alanda tanınan, Türkiye belgesel sinemasına katlılarıyla saygınlığı tartışılmaz Can Candan bu iki öğretim görevlisinden biriydi.Tüm direniş sürecinin belgelenmesine de önemli katkı sağlayan Can Candan Boğaziçi direnişini, bu direnişin Türkiye ve üniversite için ne anlama geldiğini anlatıyor.</description>
      <pubDate>Tue, 30 Nov 2021 11:35:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2d5e8e3c-bf5a-11ed-909c-2f2b7d3c35c1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2021 yılının ilk günlerinde Boğaziçi Üniversitesi'ne, hükümet tarafından bir rektör ataması gerçekleşti. O günden başlayarak, üniversitede öğrencisiyle, öğretim üyesiyle yürütülen direniş yaklaşık 10 aydır sürüyor. Üniversitenin evrensel normlarına,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2021 yılının ilk günlerinde Boğaziçi Üniversitesi'ne, hükümet tarafından bir rektör ataması gerçekleşti. O günden başlayarak, üniversitede öğrencisiyle, öğretim üyesiyle yürütülen direniş yaklaşık 10 aydır sürüyor. Üniversitenin evrensel normlarına, Boğaziçi Üniversitesi'nin geleneğine, akademisyen ve öğrencilerinin büyük çoğunluğunun isteklerine aykırı olarak atanan, ‘kayyım’ olarak nitelenen kişinin, altı ayın sonunda görevden alınması da sorunu çözmedi. Yerine, yine aynı yöntemle, seçilmemiş yardımcısı atandı ve ilk uygulaması iki öğretim görevlisinin sözleşmesini sonlandırmak oldu. Belgesel sinema ile ilgili kuramsal çalışmaları ve filmleriyle uluslararası alanda tanınan, Türkiye belgesel sinemasına katlılarıyla saygınlığı tartışılmaz Can Candan bu iki öğretim görevlisinden biriydi.Tüm direniş sürecinin belgelenmesine de önemli katkı sağlayan Can Candan Boğaziçi direnişini, bu direnişin Türkiye ve üniversite için ne anlama geldiğini anlatıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2021 yılının ilk günlerinde Boğaziçi Üniversitesi'ne, hükümet tarafından bir rektör ataması gerçekleşti. O günden başlayarak, üniversitede öğrencisiyle, öğretim üyesiyle yürütülen direniş yaklaşık 10 aydır sürüyor. Üniversitenin evrensel normlarına, Boğaziçi Üniversitesi'nin geleneğine, akademisyen ve öğrencilerinin büyük çoğunluğunun isteklerine aykırı olarak atanan, ‘kayyım’ olarak nitelenen kişinin, altı ayın sonunda görevden alınması da sorunu çözmedi. Yerine, yine aynı yöntemle, seçilmemiş yardımcısı atandı ve ilk uygulaması iki öğretim görevlisinin sözleşmesini sonlandırmak oldu. Belgesel sinema ile ilgili kuramsal çalışmaları ve filmleriyle uluslararası alanda tanınan, Türkiye belgesel sinemasına katlılarıyla saygınlığı tartışılmaz Can Candan bu iki öğretim görevlisinden biriydi.<br><br>Tüm direniş sürecinin belgelenmesine de önemli katkı sağlayan Can Candan Boğaziçi direnişini, bu direnişin Türkiye ve üniversite için ne anlama geldiğini anlatıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2579</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47718373]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3515713631.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Jenny Offill, Thomas Roueché - Hava Durumu</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/jenny-offill-tom-roueche-podcast</link>
      <description>2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan bağımsız yayınevlerinden Harfa'yla Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin ortaklaşa gerçekleştirdikleri bu etkinlikte canlı yayın konuğumuz Amerikalı yazar Jenny Offill'di. Konumuz ise yazarın dünyada ses getiren, Türkçede de Harfa tarafından Hava Durumu adıyla yayımlanan kitabı Weather.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 28 Nov 2021 08:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2d76f7ce-bf5a-11ed-909c-1fb1939f7f8a/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan bağımsız yayınevlerinden Harfa'yla Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin ortaklaşa gerçekleştirdikleri bu etkinlikte canlı yayın konuğumuz Amerikalı yazar Jenny Offill'di. Konumuz ise yazarın dünyada ses...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan bağımsız yayınevlerinden Harfa'yla Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin ortaklaşa gerçekleştirdikleri bu etkinlikte canlı yayın konuğumuz Amerikalı yazar Jenny Offill'di. Konumuz ise yazarın dünyada ses getiren, Türkçede de Harfa tarafından Hava Durumu adıyla yayımlanan kitabı Weather.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan bağımsız yayınevlerinden Harfa'yla Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin ortaklaşa gerçekleştirdikleri bu etkinlikte canlı yayın konuğumuz Amerikalı yazar Jenny Offill'di. Konumuz ise yazarın dünyada ses getiren, Türkçede de Harfa tarafından Hava Durumu adıyla yayımlanan kitabı Weather.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3676</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47597421]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7228122594.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt, Mert Kayhan - İstiklal Mahkemeleri / İzmir Suikastı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/istiklal-mahkemeleri-izmir-suikasti-podcast</link>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde iki değerli akademisyen Ümit Kurt ve Mert Kayhan'la yeni bir konuşma dizisine başlıyoruz: Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih.Kurt ve Kayhan'ın İstiklâl Mahkemeleri ve İzmir Suikasti'ni konu alan bu ilk programa ilişkin notları şöyle: "Modern Türkiye tarihinde üzerine birçok kelâm edilmiş konular vardır. Ancak bunlar ciddi ve tumturaklı çalışmalardan, değerlendirmelerden ve analizlerden uzak bir biçimde tartışılagelmiştir. Üzerine fazla düşünülmeden üstü kapatılan ancak etkileri günümüzde hâlâ devam eden önemli ve ilginç mevzuları ele alacak bu programda herkesin aslında çok iyi bildiğini sandığı lakin etrafında sistematik bir bilgi dağarcığının oluşmadığı, üstü kapatılan tarihsel hâllere ve tarihin hâllerine odaklanacağız. Serinin bu ilk bölümünde modern Türk(iye) siyasî tarihindeki hayatî yol ayrımlarından biriyle sonuçlanan İzmir Suikastı ve akabinde kurulan İstiklal Mahkemelerini tartışacağız. İsmen tasfiye olan ancak zihniyeti hâlâ devam eden İttihat ve Terakki’nin belki de resmî yaşamının son epizodunu ele alacağız."</description>
      <pubDate>Fri, 26 Nov 2021 09:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2d907672-bf5a-11ed-909c-87e24c56120e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde iki değerli akademisyen Ümit Kurt ve Mert Kayhan'la yeni bir konuşma dizisine başlıyoruz: Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih.

Kurt ve Kayhan'ın İstiklâl Mahkemeleri ve İzmir Suikasti'ni konu alan bu ilk programa...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde iki değerli akademisyen Ümit Kurt ve Mert Kayhan'la yeni bir konuşma dizisine başlıyoruz: Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih.Kurt ve Kayhan'ın İstiklâl Mahkemeleri ve İzmir Suikasti'ni konu alan bu ilk programa ilişkin notları şöyle: "Modern Türkiye tarihinde üzerine birçok kelâm edilmiş konular vardır. Ancak bunlar ciddi ve tumturaklı çalışmalardan, değerlendirmelerden ve analizlerden uzak bir biçimde tartışılagelmiştir. Üzerine fazla düşünülmeden üstü kapatılan ancak etkileri günümüzde hâlâ devam eden önemli ve ilginç mevzuları ele alacak bu programda herkesin aslında çok iyi bildiğini sandığı lakin etrafında sistematik bir bilgi dağarcığının oluşmadığı, üstü kapatılan tarihsel hâllere ve tarihin hâllerine odaklanacağız. Serinin bu ilk bölümünde modern Türk(iye) siyasî tarihindeki hayatî yol ayrımlarından biriyle sonuçlanan İzmir Suikastı ve akabinde kurulan İstiklal Mahkemelerini tartışacağız. İsmen tasfiye olan ancak zihniyeti hâlâ devam eden İttihat ve Terakki’nin belki de resmî yaşamının son epizodunu ele alacağız."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde iki değerli akademisyen Ümit Kurt ve Mert Kayhan'la yeni bir konuşma dizisine başlıyoruz: Tarih-i Ahval &amp; Ahval-i Tarih.<br><br>Kurt ve Kayhan'ın İstiklâl Mahkemeleri ve İzmir Suikasti'ni konu alan bu ilk programa ilişkin notları şöyle: "Modern Türkiye tarihinde üzerine birçok kelâm edilmiş konular vardır. Ancak bunlar ciddi ve tumturaklı çalışmalardan, değerlendirmelerden ve analizlerden uzak bir biçimde tartışılagelmiştir. Üzerine fazla düşünülmeden üstü kapatılan ancak etkileri günümüzde hâlâ devam eden önemli ve ilginç mevzuları ele alacak bu programda herkesin aslında çok iyi bildiğini sandığı lakin etrafında sistematik bir bilgi dağarcığının oluşmadığı, üstü kapatılan tarihsel hâllere ve tarihin hâllerine odaklanacağız. <br><br>Serinin bu ilk bölümünde modern Türk(iye) siyasî tarihindeki hayatî yol ayrımlarından biriyle sonuçlanan İzmir Suikastı ve akabinde kurulan İstiklal Mahkemelerini tartışacağız. İsmen tasfiye olan ancak zihniyeti hâlâ devam eden İttihat ve Terakki’nin belki de resmî yaşamının son epizodunu ele alacağız."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3283</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47597277]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5442210822.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yayıncı Portresi: Graywolf Press</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yayinci-portresi-graywolf-press</link>
      <description>Kıraathane Kitap Şenliği'ne bu yıl ilk kez yurt dışındaki bazı bağımsız yayınevlerini de davet ettik. "Yayıncı Portresi" serimizde bu yayınevlerinin yöneticileri ve editörleriyle sohbet ettik. Bugünkü konuğumuz merkezi ABD'nin Minneapolis kentinde olan Graywolf Press'in yayıncısı Fiona McCrae. Graywolf Press bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir yayınevi; kurmacanın yanı sıra kurmaca dışı kitaplar ve şiir de yayınlıyor. McCrae ile Kıraathane'den Thomas Roueché konuştu.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 25 Nov 2021 09:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2da9b56a-bf5a-11ed-909c-eface8c4a575/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitap Şenliği'ne bu yıl ilk kez yurt dışındaki bazı bağımsız yayınevlerini de davet ettik. "Yayıncı Portresi" serimizde bu yayınevlerinin yöneticileri ve editörleriyle sohbet ettik. Bugünkü konuğumuz merkezi ABD'nin Minneapolis kentinde...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitap Şenliği'ne bu yıl ilk kez yurt dışındaki bazı bağımsız yayınevlerini de davet ettik. "Yayıncı Portresi" serimizde bu yayınevlerinin yöneticileri ve editörleriyle sohbet ettik. Bugünkü konuğumuz merkezi ABD'nin Minneapolis kentinde olan Graywolf Press'in yayıncısı Fiona McCrae. Graywolf Press bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir yayınevi; kurmacanın yanı sıra kurmaca dışı kitaplar ve şiir de yayınlıyor. McCrae ile Kıraathane'den Thomas Roueché konuştu.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitap Şenliği'ne bu yıl ilk kez yurt dışındaki bazı bağımsız yayınevlerini de davet ettik. "Yayıncı Portresi" serimizde bu yayınevlerinin yöneticileri ve editörleriyle sohbet ettik. Bugünkü konuğumuz merkezi ABD'nin Minneapolis kentinde olan Graywolf Press'in yayıncısı Fiona McCrae. Graywolf Press bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir yayınevi; kurmacanın yanı sıra kurmaca dışı kitaplar ve şiir de yayınlıyor. McCrae ile Kıraathane'den Thomas Roueché konuştu.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1653</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47597158]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4688526727.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Göksel Aymaz, Mesut Varlık - Militan İyimserlik</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/goksel-aymaz-mesut-varlik-podcast</link>
      <description>İletişim ve kültür alanlarındaki yayınlarıyla bilinen, akademisyen Göksel Aymaz ile “sosyal bilimler için bir epistemoloji” önerisi ortaya koyan yeni kitabı Militan İyimserlik üzerine bir kitap sohbeti. Sosyal bilimler bugün nasıl bir krizden veya eşikten geçiyor, yeni bir paradigma kurmak mümkün müdür? Aymaz, Mesut Varlık'ın sorularını yanıtlıyor.</description>
      <pubDate>Tue, 23 Nov 2021 09:05:09 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2dc0ba3a-bf5a-11ed-909c-ffb876f7a51c/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İletişim ve kültür alanlarındaki yayınlarıyla bilinen, akademisyen Göksel Aymaz ile “sosyal bilimler için bir epistemoloji” önerisi ortaya koyan yeni kitabı Militan İyimserlik üzerine bir kitap sohbeti. Sosyal bilimler bugün nasıl bir krizden veya...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İletişim ve kültür alanlarındaki yayınlarıyla bilinen, akademisyen Göksel Aymaz ile “sosyal bilimler için bir epistemoloji” önerisi ortaya koyan yeni kitabı Militan İyimserlik üzerine bir kitap sohbeti. Sosyal bilimler bugün nasıl bir krizden veya eşikten geçiyor, yeni bir paradigma kurmak mümkün müdür? Aymaz, Mesut Varlık'ın sorularını yanıtlıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İletişim ve kültür alanlarındaki yayınlarıyla bilinen, akademisyen Göksel Aymaz ile “sosyal bilimler için bir epistemoloji” önerisi ortaya koyan yeni kitabı Militan İyimserlik üzerine bir kitap sohbeti. Sosyal bilimler bugün nasıl bir krizden veya eşikten geçiyor, yeni bir paradigma kurmak mümkün müdür? Aymaz, Mesut Varlık'ın sorularını yanıtlıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3196</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47596816]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8067622243.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ali Bilgin, Aslıhan Niksarlı, Ezgi Burgan, Mehmet Ekinci, Rumeysa Çavuş - İnsan, Hayvan ve Ötesi: Türkiye'de Hayvan Çalışmaları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/turkiyede-hayvan-calismalari-podcast</link>
      <description>Üçüncü Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında, Kolektif Kitap'ın 16 Eylül 2021 akşamı düzenlediği bu çevrimiçi buluşmada, Kolektif Kitap etiketiyle çıkan İnsan, Hayvan ve Ötesi adlı kitabın derleyenleri ve yazarlarıyla birlikteydik. Konuşmacıların öncülüğünde hayvan çalışmaları literatürüne, hayvan meselesinin güncel başlıklarına ve hiyerarşi karşıtı alternatif yaşam pratiklerine baktık.</description>
      <pubDate>Sun, 21 Nov 2021 09:05:03 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2dd787a6-bf5a-11ed-909c-4345c0276b75/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Üçüncü Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında, Kolektif Kitap'ın 16 Eylül 2021 akşamı düzenlediği bu çevrimiçi buluşmada, Kolektif Kitap etiketiyle çıkan İnsan, Hayvan ve Ötesi adlı kitabın derleyenleri ve yazarlarıyla birlikteydik. Konuşmacıların...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Üçüncü Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında, Kolektif Kitap'ın 16 Eylül 2021 akşamı düzenlediği bu çevrimiçi buluşmada, Kolektif Kitap etiketiyle çıkan İnsan, Hayvan ve Ötesi adlı kitabın derleyenleri ve yazarlarıyla birlikteydik. Konuşmacıların öncülüğünde hayvan çalışmaları literatürüne, hayvan meselesinin güncel başlıklarına ve hiyerarşi karşıtı alternatif yaşam pratiklerine baktık.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Üçüncü Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında, Kolektif Kitap'ın 16 Eylül 2021 akşamı düzenlediği bu çevrimiçi buluşmada, Kolektif Kitap etiketiyle çıkan İnsan, Hayvan ve Ötesi adlı kitabın derleyenleri ve yazarlarıyla birlikteydik. Konuşmacıların öncülüğünde hayvan çalışmaları literatürüne, hayvan meselesinin güncel başlıklarına ve hiyerarşi karşıtı alternatif yaşam pratiklerine baktık.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4586</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47558971]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9271242716.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aslı Kobaner, Ayşe Tütüncü, Burhan Şeşen, Cenk Güray, Feryal Öney, Metin Kahraman, Ayşen Güven - Salgından Önce ve Salgından Sonra Müzik</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/salgin-once-sonra-muzik-podcast</link>
      <description>Pandemide çalışma koşullarının en olumsuz etkilendiği alanlardan biri müzik oldu. Müzik nasıl bir çalışma alanı? Müzik çarkı nasıl dönüyor? Müzisyenlerin öteden beri var olan sorunları neydi ve salgın sürecinde bu sorunlar nasıl ağırlaştı? Ne yapabiliriz?Bu forumda, müzisyenlerin sorunlarının köklerine bakıyor, gelecekte daha güvenli bir işleyişin eksik parçalarını buluyoruz. Ayşen Güven’in moderatörlüğünde Burhan Şeşen, Ayşe Tütüncü, Metin Kahraman, Feryal Öney, Cenk Güray ve Aslı Kobaner tartışıyorlar.</description>
      <pubDate>Fri, 19 Nov 2021 09:05:11 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2dee8a28-bf5a-11ed-909c-03b9c3fb9913/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Pandemide çalışma koşullarının en olumsuz etkilendiği alanlardan biri müzik oldu. Müzik nasıl bir çalışma alanı? Müzik çarkı nasıl dönüyor? Müzisyenlerin öteden beri var olan sorunları neydi ve salgın sürecinde bu sorunlar nasıl ağırlaştı? Ne...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Pandemide çalışma koşullarının en olumsuz etkilendiği alanlardan biri müzik oldu. Müzik nasıl bir çalışma alanı? Müzik çarkı nasıl dönüyor? Müzisyenlerin öteden beri var olan sorunları neydi ve salgın sürecinde bu sorunlar nasıl ağırlaştı? Ne yapabiliriz?Bu forumda, müzisyenlerin sorunlarının köklerine bakıyor, gelecekte daha güvenli bir işleyişin eksik parçalarını buluyoruz. Ayşen Güven’in moderatörlüğünde Burhan Şeşen, Ayşe Tütüncü, Metin Kahraman, Feryal Öney, Cenk Güray ve Aslı Kobaner tartışıyorlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Pandemide çalışma koşullarının en olumsuz etkilendiği alanlardan biri müzik oldu. Müzik nasıl bir çalışma alanı? Müzik çarkı nasıl dönüyor? Müzisyenlerin öteden beri var olan sorunları neydi ve salgın sürecinde bu sorunlar nasıl ağırlaştı? Ne yapabiliriz?<br><br>Bu forumda, müzisyenlerin sorunlarının köklerine bakıyor, gelecekte daha güvenli bir işleyişin eksik parçalarını buluyoruz. Ayşen Güven’in moderatörlüğünde Burhan Şeşen, Ayşe Tütüncü, Metin Kahraman, Feryal Öney, Cenk Güray ve Aslı Kobaner tartışıyorlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>8145</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47519058]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6263219969.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yayıncı Portresi: Fitzcarraldo Editions</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/fitzcarraldo-editions-portre-podcast</link>
      <description>Fitzcarraldo Editions, 2014 yılında Londra'da o sırada 29 yaşında bir editör olan Jacques Testard tarafından kurulmuş bağımsız bir yayınevi. Çağdaş kurmaca ve  deneme türlerinde uzmanlaşmış olan Fitzcarraldo küçük ölçeğine rağmen alanında dünyanın en başarılı yayıncıları arasında sayılıyor. Svetlana Aleksiyeviç, Olga Tokarczuk gibi yazarları Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmalarından önce keşfederek İngilizcede yayımlaması, birçok kitabının Man Booker ve diğer önemli ödül listelerine girmesi dikkat çekiyor.2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan Fitzcarraldo'nun kurucu yayın yönetmeni Jacques Testard, Kıraathane'den Yasemin Çongar'ın sorularını yanıtlıyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 18 Nov 2021 09:05:11 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2e05feec-bf5a-11ed-909c-d30a97f865e3/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Fitzcarraldo Editions, 2014 yılında Londra'da o sırada 29 yaşında bir editör olan Jacques Testard tarafından kurulmuş bağımsız bir yayınevi. Çağdaş kurmaca ve  deneme türlerinde uzmanlaşmış olan Fitzcarraldo küçük ölçeğine rağmen alanında dünyanın en...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Fitzcarraldo Editions, 2014 yılında Londra'da o sırada 29 yaşında bir editör olan Jacques Testard tarafından kurulmuş bağımsız bir yayınevi. Çağdaş kurmaca ve  deneme türlerinde uzmanlaşmış olan Fitzcarraldo küçük ölçeğine rağmen alanında dünyanın en başarılı yayıncıları arasında sayılıyor. Svetlana Aleksiyeviç, Olga Tokarczuk gibi yazarları Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmalarından önce keşfederek İngilizcede yayımlaması, birçok kitabının Man Booker ve diğer önemli ödül listelerine girmesi dikkat çekiyor.2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan Fitzcarraldo'nun kurucu yayın yönetmeni Jacques Testard, Kıraathane'den Yasemin Çongar'ın sorularını yanıtlıyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Fitzcarraldo Editions, 2014 yılında Londra'da o sırada 29 yaşında bir editör olan Jacques Testard tarafından kurulmuş bağımsız bir yayınevi. Çağdaş kurmaca ve  deneme türlerinde uzmanlaşmış olan Fitzcarraldo küçük ölçeğine rağmen alanında dünyanın en başarılı yayıncıları arasında sayılıyor. Svetlana Aleksiyeviç, Olga Tokarczuk gibi yazarları Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmalarından önce keşfederek İngilizcede yayımlaması, birçok kitabının Man Booker ve diğer önemli ödül listelerine girmesi dikkat çekiyor.<br><br>2021 Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan Fitzcarraldo'nun kurucu yayın yönetmeni Jacques Testard, Kıraathane'den Yasemin Çongar'ın sorularını yanıtlıyor.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1278</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47518891]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5720962672.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Serdar Soydan, Seval Şahin - Suat Derviş ve/ya Alev Dudaklı Kadın</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/suat-dervis-alev-dudakli-kadin-podcast</link>
      <description>Alev Dudaklı Kadın, Suat Derviş tarafından yazılmış, 1952'de Son Telgraf gazetesinde tefrika edilmiş, Osmanlı İmparatorluğu’nun duraklama döneminde geçen bir tarihi roman. Üçüncü Murad, Nurbanu ve Safiye Sultan gibi Osmanlı tarihinin en bilinen simaları, başka romanlardan da aşina olduğumuz bir iktidar çekişmesiyle eser boyunca tansiyonu arttırıyor. Ancak Suat Derviş, daha ilk sayfadan kendini gösteriyor. Çünkü Şemsiaşk adlı bir cariyenin gözünden esir olmayı, İstanbul’u usul usul saran veba salgınını, halkın zevk ve sefaya dalan saraya isyanını anlatıyor.Alev Dudaklı Kadın, hem tam anlamıyla popüler bir tarihî roman, aksiyonu güçlü, cinsel gerilimi yüksek, olaylar okuyucunun merak duygusunu tahrik ederek ardı ardına diziliyor, hem de Suat Derviş ezilenden, hakkı yenenden, sesi duyulmak istenmeyen yana tavrını tüm romana ustalıkla yediriyor. İthaki Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturulan Suat Derviş Külliyatı’nın dizi editörü, araştırmacı Serdar Soydan, yazarın ustalık dönemi eserlerinden biri olan Alev Dudaklı Kadın’ı, romanın Suat Derviş Külliyatı ve popüler tarihî roman türü içindeki yerini anlatıyor.</description>
      <pubDate>Tue, 16 Nov 2021 09:05:14 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2e1ff996-bf5a-11ed-909c-735692e7c485/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Alev Dudaklı Kadın, Suat Derviş tarafından yazılmış, 1952'de Son Telgraf gazetesinde tefrika edilmiş, Osmanlı İmparatorluğu’nun duraklama döneminde geçen bir tarihi roman. Üçüncü Murad, Nurbanu ve Safiye Sultan gibi Osmanlı tarihinin en bilinen...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Alev Dudaklı Kadın, Suat Derviş tarafından yazılmış, 1952'de Son Telgraf gazetesinde tefrika edilmiş, Osmanlı İmparatorluğu’nun duraklama döneminde geçen bir tarihi roman. Üçüncü Murad, Nurbanu ve Safiye Sultan gibi Osmanlı tarihinin en bilinen simaları, başka romanlardan da aşina olduğumuz bir iktidar çekişmesiyle eser boyunca tansiyonu arttırıyor. Ancak Suat Derviş, daha ilk sayfadan kendini gösteriyor. Çünkü Şemsiaşk adlı bir cariyenin gözünden esir olmayı, İstanbul’u usul usul saran veba salgınını, halkın zevk ve sefaya dalan saraya isyanını anlatıyor.Alev Dudaklı Kadın, hem tam anlamıyla popüler bir tarihî roman, aksiyonu güçlü, cinsel gerilimi yüksek, olaylar okuyucunun merak duygusunu tahrik ederek ardı ardına diziliyor, hem de Suat Derviş ezilenden, hakkı yenenden, sesi duyulmak istenmeyen yana tavrını tüm romana ustalıkla yediriyor. İthaki Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturulan Suat Derviş Külliyatı’nın dizi editörü, araştırmacı Serdar Soydan, yazarın ustalık dönemi eserlerinden biri olan Alev Dudaklı Kadın’ı, romanın Suat Derviş Külliyatı ve popüler tarihî roman türü içindeki yerini anlatıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Alev Dudaklı Kadın, Suat Derviş tarafından yazılmış, 1952'de Son Telgraf gazetesinde tefrika edilmiş, Osmanlı İmparatorluğu’nun duraklama döneminde geçen bir tarihi roman. Üçüncü Murad, Nurbanu ve Safiye Sultan gibi Osmanlı tarihinin en bilinen simaları, başka romanlardan da aşina olduğumuz bir iktidar çekişmesiyle eser boyunca tansiyonu arttırıyor. Ancak Suat Derviş, daha ilk sayfadan kendini gösteriyor. Çünkü Şemsiaşk adlı bir cariyenin gözünden esir olmayı, İstanbul’u usul usul saran veba salgınını, halkın zevk ve sefaya dalan saraya isyanını anlatıyor.<br><br>Alev Dudaklı Kadın, hem tam anlamıyla popüler bir tarihî roman, aksiyonu güçlü, cinsel gerilimi yüksek, olaylar okuyucunun merak duygusunu tahrik ederek ardı ardına diziliyor, hem de Suat Derviş ezilenden, hakkı yenenden, sesi duyulmak istenmeyen yana tavrını tüm romana ustalıkla yediriyor. İthaki Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturulan Suat Derviş Külliyatı’nın dizi editörü, araştırmacı Serdar Soydan, yazarın ustalık dönemi eserlerinden biri olan Alev Dudaklı Kadın’ı, romanın Suat Derviş Külliyatı ve popüler tarihî roman türü içindeki yerini anlatıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2916</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47498734]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8004897905.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Altan Kıraathane'de: Hapiste Yazılan Üç Kitap</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kiraathanepodcast-ahmetaltan-hapisteyazi</link>
      <description>Ahmet Altan Eylül ayında Kıraathane'de stüdyo konuğumuzdu.  10 Eylül 2016'dan 14 Nisan 2021'e kadar tam dört buçuk yıl, zaman içinde birçok kez değişen iddialar, verilen ve bozulan mahkeme kararlarıyla özgürlüğünden mahrum bırakılan Ahmet Altan'la hapiste yazdığı üç yeni kitabı konuştuk:- On dokuz denemeden oluşan ve otuza yakın ülkede yayımlanan, Ahmet Altan'a birçok ülkede ödül getiren Dünyayı Bir Daha Görmeyeceğim;- Günümüz Türkiyesinde geçen bir roman; dünyadaki ilk baskılarını Mayıs 2021'de İtalya'da, Eylül 2021'de ise Fransa'da yapan, halen İngilizce ve Almanca dahil birçok dilde baskı hazırlıkları süren ve Fransa'da Transfuges Dergisi'nin En İyi Avrupa Romanı Ödülü'nü kazanan, Prix Médicis dahil üç önemli edebiyat ödülünün de aday listesine giren Hayat Hanım;- Ve Ahmet Altan'ın son rötuşlarını bu yaz tamamladığı, yirminci yüzyıl başında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanmış gerçek bir olaydan esinlenen bir diğer roman, Zarlar.Ahmet Altan bu kitaplardan bölümler de okuduğu programda, üç kitabı ve cezaevindeki hayatı üzerine Yasemin Çongar'ın sorularını cevaplıyor.</description>
      <pubDate>Sun, 14 Nov 2021 13:30:08 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2e371b76-bf5a-11ed-909c-5f6b886e95c5/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ahmet Altan Eylül ayında Kıraathane'de stüdyo konuğumuzdu.  10 Eylül 2016'dan 14 Nisan 2021'e kadar tam dört buçuk yıl, zaman içinde birçok kez değişen iddialar, verilen ve bozulan mahkeme kararlarıyla özgürlüğünden mahrum bırakılan Ahmet Altan'la...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ahmet Altan Eylül ayında Kıraathane'de stüdyo konuğumuzdu.  10 Eylül 2016'dan 14 Nisan 2021'e kadar tam dört buçuk yıl, zaman içinde birçok kez değişen iddialar, verilen ve bozulan mahkeme kararlarıyla özgürlüğünden mahrum bırakılan Ahmet Altan'la hapiste yazdığı üç yeni kitabı konuştuk:- On dokuz denemeden oluşan ve otuza yakın ülkede yayımlanan, Ahmet Altan'a birçok ülkede ödül getiren Dünyayı Bir Daha Görmeyeceğim;- Günümüz Türkiyesinde geçen bir roman; dünyadaki ilk baskılarını Mayıs 2021'de İtalya'da, Eylül 2021'de ise Fransa'da yapan, halen İngilizce ve Almanca dahil birçok dilde baskı hazırlıkları süren ve Fransa'da Transfuges Dergisi'nin En İyi Avrupa Romanı Ödülü'nü kazanan, Prix Médicis dahil üç önemli edebiyat ödülünün de aday listesine giren Hayat Hanım;- Ve Ahmet Altan'ın son rötuşlarını bu yaz tamamladığı, yirminci yüzyıl başında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanmış gerçek bir olaydan esinlenen bir diğer roman, Zarlar.Ahmet Altan bu kitaplardan bölümler de okuduğu programda, üç kitabı ve cezaevindeki hayatı üzerine Yasemin Çongar'ın sorularını cevaplıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ahmet Altan Eylül ayında Kıraathane'de stüdyo konuğumuzdu.  10 Eylül 2016'dan 14 Nisan 2021'e kadar tam dört buçuk yıl, zaman içinde birçok kez değişen iddialar, verilen ve bozulan mahkeme kararlarıyla özgürlüğünden mahrum bırakılan Ahmet Altan'la hapiste yazdığı üç yeni kitabı konuştuk:<br><br>- On dokuz denemeden oluşan ve otuza yakın ülkede yayımlanan, Ahmet Altan'a birçok ülkede ödül getiren Dünyayı Bir Daha Görmeyeceğim;<br><br>- Günümüz Türkiyesinde geçen bir roman; dünyadaki ilk baskılarını Mayıs 2021'de İtalya'da, Eylül 2021'de ise Fransa'da yapan, halen İngilizce ve Almanca dahil birçok dilde baskı hazırlıkları süren ve Fransa'da Transfuges Dergisi'nin En İyi Avrupa Romanı Ödülü'nü kazanan, Prix Médicis dahil üç önemli edebiyat ödülünün de aday listesine giren Hayat Hanım;<br><br>- Ve Ahmet Altan'ın son rötuşlarını bu yaz tamamladığı, yirminci yüzyıl başında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanmış gerçek bir olaydan esinlenen bir diğer roman, Zarlar.<br><br>Ahmet Altan bu kitaplardan bölümler de okuduğu programda, üç kitabı ve cezaevindeki hayatı üzerine Yasemin Çongar'ın sorularını cevaplıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6150</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47460807]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5147155840.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cümbüş Cemaat'ten Kıraathane'ye Özel Konser</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cumbus-cemaat-podcast</link>
      <description>Kıraathane müdavimiyseniz, artık her sezon bir "Ev Konseri" düzenlemeye başladığımızı biliyorsunuzdur. Şimdi Yaz 2021 sezonumuza geri dönerek Dayanışma Mevsimi adı altında gerçekleştirdiğimiz ve pandemiden olumsuz etkilenen müzisyenlerin hikâyelerini ve müziklerini dinlemeye ayırdığımız serimizi taçlandırdığımız Cümbüş Cemaat grubunun bizler için düzenlediği özel konseri podcast dinleyicilerimizle paylaşıyoruz.Konserin canlı görüntülerini her zamanki gibi YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz. Tam bir şölen, tam bir cümbüş bekliyor sizleri.</description>
      <pubDate>Fri, 12 Nov 2021 15:05:15 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2e4e9f6c-bf5a-11ed-909c-77d1ce803399/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane müdavimiyseniz, artık her sezon bir "Ev Konseri" düzenlemeye başladığımızı biliyorsunuzdur. Şimdi Yaz 2021 sezonumuza geri dönerek Dayanışma Mevsimi adı altında gerçekleştirdiğimiz ve pandemiden olumsuz etkilenen müzisyenlerin hikâyelerini...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane müdavimiyseniz, artık her sezon bir "Ev Konseri" düzenlemeye başladığımızı biliyorsunuzdur. Şimdi Yaz 2021 sezonumuza geri dönerek Dayanışma Mevsimi adı altında gerçekleştirdiğimiz ve pandemiden olumsuz etkilenen müzisyenlerin hikâyelerini ve müziklerini dinlemeye ayırdığımız serimizi taçlandırdığımız Cümbüş Cemaat grubunun bizler için düzenlediği özel konseri podcast dinleyicilerimizle paylaşıyoruz.Konserin canlı görüntülerini her zamanki gibi YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz. Tam bir şölen, tam bir cümbüş bekliyor sizleri.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane müdavimiyseniz, artık her sezon bir "Ev Konseri" düzenlemeye başladığımızı biliyorsunuzdur. Şimdi Yaz 2021 sezonumuza geri dönerek Dayanışma Mevsimi adı altında gerçekleştirdiğimiz ve pandemiden olumsuz etkilenen müzisyenlerin hikâyelerini ve müziklerini dinlemeye ayırdığımız serimizi taçlandırdığımız Cümbüş Cemaat grubunun bizler için düzenlediği özel konseri podcast dinleyicilerimizle paylaşıyoruz.<br><br>Konserin canlı görüntülerini her zamanki gibi YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz. Tam bir şölen, tam bir cümbüş bekliyor sizleri.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4995</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/47443145]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8492782826.mp3?updated=1678463300" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ocean Vuong - Dil, Kuir ve Bir Direniş Olarak Mutluluk</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ocean-vuong-podcast</link>
      <description>1988 doğumlu Ocean Vuong, gerek K24'ü hazırlayanlar gerekse Kıraathane ekibi olarak bizim epeyce bir zamandır yakından izlediğimiz bir şair ve yazar. Temmuz 2016'da K24'te dünya edebiyatının 36 yaşına varmamış en iyi yazarlarını seçerken, Ocean Vuong'a de yer vermiştik. O sırada Ocean Vuong, henüz ilk romanı On Earth We’re Briefly Gorgeous'u yazmamıştı ama şiirlerinin gücüyle dikkatimizi çekmişti.On Earth We’re Briefly Gorgeous 2019'da yayımlandı ve ABD'de büyük yankı yapan, eleştirmenlerin övgüsünü toplayan bu roman sayesinde Ocean Vuong'un da tanınırlığı arttı, okur kitlesi genişledi. Kitap 2020’de, Harfa Yayınları tarafından Deniz Koç’un ödüllü çevirisiyle, Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz adıyla Türkçeye kazandırıldı. "Genç Amerikalı Yazarlar" serimizde, sizlere Ocean Vuong'la kapsamlı bir sohbet sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 09 Oct 2021 08:05:18 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2e66a968-bf5a-11ed-909c-af947bc0c505/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>1988 doğumlu Ocean Vuong, gerek K24'ü hazırlayanlar gerekse Kıraathane ekibi olarak bizim epeyce bir zamandır yakından izlediğimiz bir şair ve yazar. Temmuz 2016'da K24'te dünya edebiyatının 36 yaşına varmamış en iyi yazarlarını seçerken, Ocean...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>1988 doğumlu Ocean Vuong, gerek K24'ü hazırlayanlar gerekse Kıraathane ekibi olarak bizim epeyce bir zamandır yakından izlediğimiz bir şair ve yazar. Temmuz 2016'da K24'te dünya edebiyatının 36 yaşına varmamış en iyi yazarlarını seçerken, Ocean Vuong'a de yer vermiştik. O sırada Ocean Vuong, henüz ilk romanı On Earth We’re Briefly Gorgeous'u yazmamıştı ama şiirlerinin gücüyle dikkatimizi çekmişti.On Earth We’re Briefly Gorgeous 2019'da yayımlandı ve ABD'de büyük yankı yapan, eleştirmenlerin övgüsünü toplayan bu roman sayesinde Ocean Vuong'un da tanınırlığı arttı, okur kitlesi genişledi. Kitap 2020’de, Harfa Yayınları tarafından Deniz Koç’un ödüllü çevirisiyle, Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz adıyla Türkçeye kazandırıldı. "Genç Amerikalı Yazarlar" serimizde, sizlere Ocean Vuong'la kapsamlı bir sohbet sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[1988 doğumlu Ocean Vuong, gerek K24'ü hazırlayanlar gerekse Kıraathane ekibi olarak bizim epeyce bir zamandır yakından izlediğimiz bir şair ve yazar. Temmuz 2016'da K24'te dünya edebiyatının 36 yaşına varmamış en iyi yazarlarını seçerken, Ocean Vuong'a de yer vermiştik. O sırada Ocean Vuong, henüz ilk romanı On Earth We’re Briefly Gorgeous'u yazmamıştı ama şiirlerinin gücüyle dikkatimizi çekmişti.<br><br>On Earth We’re Briefly Gorgeous 2019'da yayımlandı ve ABD'de büyük yankı yapan, eleştirmenlerin övgüsünü toplayan bu roman sayesinde Ocean Vuong'un da tanınırlığı arttı, okur kitlesi genişledi. Kitap 2020’de, Harfa Yayınları tarafından Deniz Koç’un ödüllü çevirisiyle, Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz adıyla Türkçeye kazandırıldı. "Genç Amerikalı Yazarlar" serimizde, sizlere Ocean Vuong'la kapsamlı bir sohbet sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2741</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888761]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9750992637.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gamze Hakverdi, Nilüfer Kuyaş - Vulnus: Kırılganlık Üzerine</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gamze-hakverdi-nilufer-kuyas-podcast</link>
      <description>Kırılganlığın fay hatlarında bir kitap sohbeti. Bu sohbette, Nilüfer Kuyaş'ın konuğu, Metis Yayınları tarafından yayımlanan Vulnus: Kırılganlık Üzerine kitabının yazarı Gamze Hakverdi.Hakverdi, kitabının girişinde onu bu metne ulaştıran süreci şöyle anlatıyor: "Bu çalışmayı 2016 yılının kasım ayında bitirdim ve doktora tezi olarak sundum. Aradan geçen dört yılı aşkın süre içinde kendi hayatımın fay hatları da yer değiştirdi. Başka bir ülkeye taşındım, evlendim, akademideki çok sevdiğim işimi bıraktım. Kırılganlığı bir akademik konu olarak görece daha güvenli bir konumdan ve kuramsal bir korunaklılık çerçevesinde, teorik bir dille ve bakışla düşünüp yazdıktan hemen sonra yaşanan bu kişisel dönüşüm, bana hem bu metnin ilk hâliyle hem de kırılganlık meselesiyle yeni bir ilişkilenmenin de kapısını açtı. Bir alan araştırmasının sonucu olarak yazılmış bu metne tekrar geri dönüp bakmanın zorunlu olduğunu hissettim." Okumak isteyeceğiniz bir kitap üzerine kaçırmak istemeyeceğiniz bir konuşma!</description>
      <pubDate>Thu, 07 Oct 2021 09:05:12 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2e7eec08-bf5a-11ed-909c-07804666f13d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kırılganlığın fay hatlarında bir kitap sohbeti. Bu sohbette, Nilüfer Kuyaş'ın konuğu, Metis Yayınları tarafından yayımlanan Vulnus: Kırılganlık Üzerine kitabının yazarı Gamze Hakverdi.

Hakverdi, kitabının girişinde onu bu metne ulaştıran süreci şöyle...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kırılganlığın fay hatlarında bir kitap sohbeti. Bu sohbette, Nilüfer Kuyaş'ın konuğu, Metis Yayınları tarafından yayımlanan Vulnus: Kırılganlık Üzerine kitabının yazarı Gamze Hakverdi.Hakverdi, kitabının girişinde onu bu metne ulaştıran süreci şöyle anlatıyor: "Bu çalışmayı 2016 yılının kasım ayında bitirdim ve doktora tezi olarak sundum. Aradan geçen dört yılı aşkın süre içinde kendi hayatımın fay hatları da yer değiştirdi. Başka bir ülkeye taşındım, evlendim, akademideki çok sevdiğim işimi bıraktım. Kırılganlığı bir akademik konu olarak görece daha güvenli bir konumdan ve kuramsal bir korunaklılık çerçevesinde, teorik bir dille ve bakışla düşünüp yazdıktan hemen sonra yaşanan bu kişisel dönüşüm, bana hem bu metnin ilk hâliyle hem de kırılganlık meselesiyle yeni bir ilişkilenmenin de kapısını açtı. Bir alan araştırmasının sonucu olarak yazılmış bu metne tekrar geri dönüp bakmanın zorunlu olduğunu hissettim." Okumak isteyeceğiniz bir kitap üzerine kaçırmak istemeyeceğiniz bir konuşma!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kırılganlığın fay hatlarında bir kitap sohbeti. Bu sohbette, Nilüfer Kuyaş'ın konuğu, Metis Yayınları tarafından yayımlanan Vulnus: Kırılganlık Üzerine kitabının yazarı Gamze Hakverdi.<br><br>Hakverdi, kitabının girişinde onu bu metne ulaştıran süreci şöyle anlatıyor: "Bu çalışmayı 2016 yılının kasım ayında bitirdim ve doktora tezi olarak sundum. Aradan geçen dört yılı aşkın süre içinde kendi hayatımın fay hatları da yer değiştirdi. Başka bir ülkeye taşındım, evlendim, akademideki çok sevdiğim işimi bıraktım. Kırılganlığı bir akademik konu olarak görece daha güvenli bir konumdan ve kuramsal bir korunaklılık çerçevesinde, teorik bir dille ve bakışla düşünüp yazdıktan hemen sonra yaşanan bu kişisel dönüşüm, bana hem bu metnin ilk hâliyle hem de kırılganlık meselesiyle yeni bir ilişkilenmenin de kapısını açtı. Bir alan araştırmasının sonucu olarak yazılmış bu metne tekrar geri dönüp bakmanın zorunlu olduğunu hissettim." Okumak isteyeceğiniz bir kitap üzerine kaçırmak istemeyeceğiniz bir konuşma!]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4037</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888652]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5222607154.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ethem Baran, Mesut Varlık - Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kiraathanepodcast-ethembaranmesutvarlik-</link>
      <description>Günümüz öykücülüğünün usta kalemlerinden Ethem Baran ile yeni öykü kitabı Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor’dan hareketle yazarlık yaşamına odaklanan bir kitap ve edebiyat sohbeti. Baran'a Mesut Varlık eşlik ediyor.</description>
      <pubDate>Tue, 05 Oct 2021 09:05:14 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2e961cfc-bf5a-11ed-909c-838530e2a868/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Günümüz öykücülüğünün usta kalemlerinden Ethem Baran ile yeni öykü kitabı Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor’dan hareketle yazarlık yaşamına odaklanan bir kitap ve edebiyat sohbeti. Baran'a Mesut Varlık eşlik ediyor.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Günümüz öykücülüğünün usta kalemlerinden Ethem Baran ile yeni öykü kitabı Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor’dan hareketle yazarlık yaşamına odaklanan bir kitap ve edebiyat sohbeti. Baran'a Mesut Varlık eşlik ediyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Günümüz öykücülüğünün usta kalemlerinden Ethem Baran ile yeni öykü kitabı Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor’dan hareketle yazarlık yaşamına odaklanan bir kitap ve edebiyat sohbeti. Baran'a Mesut Varlık eşlik ediyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3335</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888624]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8556957778.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Azareen Van Der Vliet Oloomi, Thomas Roueché - Yürümek, Düşünmek, Yazmak</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kiraathanepodcast-azareenvandervlietoloo_1</link>
      <description>Sürgün, hareket halinde olma hâli ve göç konuları Azareen Van Der Vliet Oloomi'nin edebiyatının merkezinde yer alıyor.  Sonbahar 2020 sezonumuzda ABD'den çevrimiçi programlara konuk ettiğimiz Oloomi ile bu kez, bütün bu konuları kapsayan enine boyuna bir sohbet için İstanbul'daki stüdyomuzda buluşuyoruz. Oloomi'nin kitaplarında yürümek, seyahat, coğrafya nasıl bir yer tutuyor? Özellikle son bir buçuk yılın kaos ortamı ve kısıtlamaları düşünüldüğünde, yer değiştirmek yazar için ne anlam ifade ediyor? Bu konuşmada, Oloomi'nin Türkçeye çevirisi devam eden yeni kitabı Savage Tongues'dan da söz edeceğiz. Kimlik, cinsiyet, iktidar, yaş konularını merkeze alan bu politik roman, Margot Livesey'nin deyişiyle "hafıza ile deliliğin arasındaki bıçak sırtı çizgide yürüyerek gençliğini kurtarmaya çalışan" bir kadınla tanıştırıyor okuru. Oloomi ile İstanbul Edebiyat Evi'nin çekirdek ekibinden Thomas Roueché söyleşiyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 02 Oct 2021 08:05:05 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2ead5656-bf5a-11ed-909c-4ba51e557d5a/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sürgün, hareket halinde olma hâli ve göç konuları Azareen Van Der Vliet Oloomi'nin edebiyatının merkezinde yer alıyor.  Sonbahar 2020 sezonumuzda ABD'den çevrimiçi programlara konuk ettiğimiz Oloomi ile bu kez, bütün bu konuları kapsayan enine boyuna...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sürgün, hareket halinde olma hâli ve göç konuları Azareen Van Der Vliet Oloomi'nin edebiyatının merkezinde yer alıyor.  Sonbahar 2020 sezonumuzda ABD'den çevrimiçi programlara konuk ettiğimiz Oloomi ile bu kez, bütün bu konuları kapsayan enine boyuna bir sohbet için İstanbul'daki stüdyomuzda buluşuyoruz. Oloomi'nin kitaplarında yürümek, seyahat, coğrafya nasıl bir yer tutuyor? Özellikle son bir buçuk yılın kaos ortamı ve kısıtlamaları düşünüldüğünde, yer değiştirmek yazar için ne anlam ifade ediyor? Bu konuşmada, Oloomi'nin Türkçeye çevirisi devam eden yeni kitabı Savage Tongues'dan da söz edeceğiz. Kimlik, cinsiyet, iktidar, yaş konularını merkeze alan bu politik roman, Margot Livesey'nin deyişiyle "hafıza ile deliliğin arasındaki bıçak sırtı çizgide yürüyerek gençliğini kurtarmaya çalışan" bir kadınla tanıştırıyor okuru. Oloomi ile İstanbul Edebiyat Evi'nin çekirdek ekibinden Thomas Roueché söyleşiyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sürgün, hareket halinde olma hâli ve göç konuları Azareen Van Der Vliet Oloomi'nin edebiyatının merkezinde yer alıyor.  Sonbahar 2020 sezonumuzda ABD'den çevrimiçi programlara konuk ettiğimiz Oloomi ile bu kez, bütün bu konuları kapsayan enine boyuna bir sohbet için İstanbul'daki stüdyomuzda buluşuyoruz.<br> <br>Oloomi'nin kitaplarında yürümek, seyahat, coğrafya nasıl bir yer tutuyor? Özellikle son bir buçuk yılın kaos ortamı ve kısıtlamaları düşünüldüğünde, yer değiştirmek yazar için ne anlam ifade ediyor? Bu konuşmada, Oloomi'nin Türkçeye çevirisi devam eden yeni kitabı Savage Tongues'dan da söz edeceğiz. Kimlik, cinsiyet, iktidar, yaş konularını merkeze alan bu politik roman, Margot Livesey'nin deyişiyle "hafıza ile deliliğin arasındaki bıçak sırtı çizgide yürüyerek gençliğini kurtarmaya çalışan" bir kadınla tanıştırıyor okuru. Oloomi ile İstanbul Edebiyat Evi'nin çekirdek ekibinden Thomas Roueché söyleşiyor.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2044</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888581]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8187960591.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bahadır Özgür, Ümit Kıvanç - İşçi Sınıfı Ekonomi Basınından Nasıl Dışlandı?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/bahadir-ozgur-umit-kivanc-podcast</link>
      <description>Gazetecilik Konuşmaları serimizin bu bölümünde konumuz emek. Emeğin, emekçilerin, gazetelerin ekonomi sayfalarından nasıl kovulduğunu ve televizyonların ekonomi programlarında nasıl kendilerine hemen hiç yer bulamadıklarını konuşacağız. Medyadaki sınıfsal tahakkümden de bahsedeceğiz dolayısıyla. İşçi sınıfının ekonomi basınından dışlanmasının hikâyesini, süreci içinden yaşamış ve sürece direnmiş, direnilmesi gerektiğini savunmuş iki değerli gazetecinin gözlemleriyle hatırlayacağız. Elbette, hâlihazırda bağımsız gazetecilik yapma uğraşındaki kuruluşların emek haberciliğine gereken yeri vermeye başlamaları için neler yapılabileceği de gündemimizde olacak.</description>
      <pubDate>Thu, 30 Sep 2021 09:05:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2ec54162-bf5a-11ed-909c-57c71b28ebd4/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Gazetecilik Konuşmaları serimizin bu bölümünde konumuz emek. Emeğin, emekçilerin, gazetelerin ekonomi sayfalarından nasıl kovulduğunu ve televizyonların ekonomi programlarında nasıl kendilerine hemen hiç yer bulamadıklarını konuşacağız. Medyadaki...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Gazetecilik Konuşmaları serimizin bu bölümünde konumuz emek. Emeğin, emekçilerin, gazetelerin ekonomi sayfalarından nasıl kovulduğunu ve televizyonların ekonomi programlarında nasıl kendilerine hemen hiç yer bulamadıklarını konuşacağız. Medyadaki sınıfsal tahakkümden de bahsedeceğiz dolayısıyla. İşçi sınıfının ekonomi basınından dışlanmasının hikâyesini, süreci içinden yaşamış ve sürece direnmiş, direnilmesi gerektiğini savunmuş iki değerli gazetecinin gözlemleriyle hatırlayacağız. Elbette, hâlihazırda bağımsız gazetecilik yapma uğraşındaki kuruluşların emek haberciliğine gereken yeri vermeye başlamaları için neler yapılabileceği de gündemimizde olacak.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Gazetecilik Konuşmaları serimizin bu bölümünde konumuz emek. Emeğin, emekçilerin, gazetelerin ekonomi sayfalarından nasıl kovulduğunu ve televizyonların ekonomi programlarında nasıl kendilerine hemen hiç yer bulamadıklarını konuşacağız. Medyadaki sınıfsal tahakkümden de bahsedeceğiz dolayısıyla. İşçi sınıfının ekonomi basınından dışlanmasının hikâyesini, süreci içinden yaşamış ve sürece direnmiş, direnilmesi gerektiğini savunmuş iki değerli gazetecinin gözlemleriyle hatırlayacağız. Elbette, hâlihazırda bağımsız gazetecilik yapma uğraşındaki kuruluşların emek haberciliğine gereken yeri vermeye başlamaları için neler yapılabileceği de gündemimizde olacak.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4109</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888540]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2735525558.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - ‘Mutluluk’: Komşuları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-mutluluk-bolum3-podcast</link>
      <description>Ve "Mutluluk" konuşmaları serimiz, Levent Kavas'ın bir "anlam ortalaması" arayışıyla sürüyor. İşte üçüncü konuşmanın özeti: "Bir kavramı (‘mutluluk’ gibi anlamlılığı su götürür bir kavram da olsa) kurcalamanın yollarından biri, onun anlamını kuran anlam alanını yoklamaktır. Böyle bir yordam ‘mutluluk’un dilbilgisinin kuruluşunu da ele verir. ‘Mutluluk’ ister bir nesne dili, ister bir üstdil deyimi olarak dilimize dolansın, dolayını, dolayımlarını, dolaylamalarını, belki de dolantılarını dolaşırsak bir ‘anlam ortalaması’na varmayı umabiliriz, kimbilir. 'Mutluluğun formülü': İzel, Hegel’le Nietzsche’ye karşı."</description>
      <pubDate>Tue, 28 Sep 2021 09:05:01 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2ede966c-bf5a-11ed-909c-a7a43dcdb4c6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ve "Mutluluk" konuşmaları serimiz, Levent Kavas'ın bir "anlam ortalaması" arayışıyla sürüyor. İşte üçüncü konuşmanın özeti: "Bir kavramı (‘mutluluk’ gibi anlamlılığı su götürür bir kavram da olsa) kurcalamanın yollarından biri, onun anlamını kuran...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ve "Mutluluk" konuşmaları serimiz, Levent Kavas'ın bir "anlam ortalaması" arayışıyla sürüyor. İşte üçüncü konuşmanın özeti: "Bir kavramı (‘mutluluk’ gibi anlamlılığı su götürür bir kavram da olsa) kurcalamanın yollarından biri, onun anlamını kuran anlam alanını yoklamaktır. Böyle bir yordam ‘mutluluk’un dilbilgisinin kuruluşunu da ele verir. ‘Mutluluk’ ister bir nesne dili, ister bir üstdil deyimi olarak dilimize dolansın, dolayını, dolayımlarını, dolaylamalarını, belki de dolantılarını dolaşırsak bir ‘anlam ortalaması’na varmayı umabiliriz, kimbilir. 'Mutluluğun formülü': İzel, Hegel’le Nietzsche’ye karşı."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ve "Mutluluk" konuşmaları serimiz, Levent Kavas'ın bir "anlam ortalaması" arayışıyla sürüyor. İşte üçüncü konuşmanın özeti: "Bir kavramı (‘mutluluk’ gibi anlamlılığı su götürür bir kavram da olsa) kurcalamanın yollarından biri, onun anlamını kuran anlam alanını yoklamaktır. Böyle bir yordam ‘mutluluk’un dilbilgisinin kuruluşunu da ele verir. ‘Mutluluk’ ister bir nesne dili, ister bir üstdil deyimi olarak dilimize dolansın, dolayını, dolayımlarını, dolaylamalarını, belki de dolantılarını dolaşırsak bir ‘anlam ortalaması’na varmayı umabiliriz, kimbilir. 'Mutluluğun formülü': İzel, Hegel’le Nietzsche’ye karşı."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2564</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888512]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2728841406.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Metin Bakkalcı - Türkiye’de Dünden Bugüne İşkenceyle Mücadele</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/metin-bakkalci-podcast</link>
      <description>İnsan Hakları Konuşmaları serimizin bu konuşmasında, Türkiye'de işkence suçunun dününe ve bugününe, hayatını işkenceyle mücadeleye adamış bir hekimin gözünden bakacağız.</description>
      <pubDate>Sat, 25 Sep 2021 08:05:15 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2ef59614-bf5a-11ed-909c-17cd6a1566cf/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İnsan Hakları Konuşmaları serimizin bu konuşmasında, Türkiye'de işkence suçunun dününe ve bugününe, hayatını işkenceyle mücadeleye adamış bir hekimin gözünden bakacağız.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İnsan Hakları Konuşmaları serimizin bu konuşmasında, Türkiye'de işkence suçunun dününe ve bugününe, hayatını işkenceyle mücadeleye adamış bir hekimin gözünden bakacağız.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İnsan Hakları Konuşmaları serimizin bu konuşmasında, Türkiye'de işkence suçunun dününe ve bugününe, hayatını işkenceyle mücadeleye adamış bir hekimin gözünden bakacağız.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4025</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888499]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9534706885.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nicholas Glastonbury - Arkadaş Z. Özger’in Siyasî Estetiğini Çevirmek</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/arkadas-zozger-nicholas-galstonbury-podcast</link>
      <description>Arkadaş Zekâi Özger çok gençken ölmesine rağmen şiirleri birçok alanda yaşamaya devam ediyor. Bir yandan sol hareketin marşlarına uyarlanan şiirleri, diğer yandan da Onur Yürüyüşleri ve LGBTİ+ mücadelelerinde halen seslendiriliyor. Bu konuşma, Özger’in dili, mecazları ve simgelerini dilsel olarak çevirmekten ziyade şiirlerin altında yatan siyasî ve estetik boyutlarını çevirmeye odaklanıyor. Batıdaki LGBTİ+ hareketinin Stonewall ayaklanmalarından bu yana sınıf, emek ve antifaşizmden gittikçe arınması, bu şiirlerin çevrilişine büyük engeller oluşturuyor. Halbuki Özger’i dünya edebiyatı çapında okuyup çevirmek, şairin bağdaştırdığı erkeklik, faşizm, kapitalizm gibi kavramlarından kaçış yolunu gösterebiliyor.</description>
      <pubDate>Thu, 23 Sep 2021 09:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2f0c5836-bf5a-11ed-909c-67c44aa93058/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Arkadaş Zekâi Özger çok gençken ölmesine rağmen şiirleri birçok alanda yaşamaya devam ediyor. Bir yandan sol hareketin marşlarına uyarlanan şiirleri, diğer yandan da Onur Yürüyüşleri ve LGBTİ+ mücadelelerinde halen seslendiriliyor.
 
Bu konuşma,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Arkadaş Zekâi Özger çok gençken ölmesine rağmen şiirleri birçok alanda yaşamaya devam ediyor. Bir yandan sol hareketin marşlarına uyarlanan şiirleri, diğer yandan da Onur Yürüyüşleri ve LGBTİ+ mücadelelerinde halen seslendiriliyor. Bu konuşma, Özger’in dili, mecazları ve simgelerini dilsel olarak çevirmekten ziyade şiirlerin altında yatan siyasî ve estetik boyutlarını çevirmeye odaklanıyor. Batıdaki LGBTİ+ hareketinin Stonewall ayaklanmalarından bu yana sınıf, emek ve antifaşizmden gittikçe arınması, bu şiirlerin çevrilişine büyük engeller oluşturuyor. Halbuki Özger’i dünya edebiyatı çapında okuyup çevirmek, şairin bağdaştırdığı erkeklik, faşizm, kapitalizm gibi kavramlarından kaçış yolunu gösterebiliyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Arkadaş Zekâi Özger çok gençken ölmesine rağmen şiirleri birçok alanda yaşamaya devam ediyor. Bir yandan sol hareketin marşlarına uyarlanan şiirleri, diğer yandan da Onur Yürüyüşleri ve LGBTİ+ mücadelelerinde halen seslendiriliyor.<br> <br>Bu konuşma, Özger’in dili, mecazları ve simgelerini dilsel olarak çevirmekten ziyade şiirlerin altında yatan siyasî ve estetik boyutlarını çevirmeye odaklanıyor. Batıdaki LGBTİ+ hareketinin Stonewall ayaklanmalarından bu yana sınıf, emek ve antifaşizmden gittikçe arınması, bu şiirlerin çevrilişine büyük engeller oluşturuyor. Halbuki Özger’i dünya edebiyatı çapında okuyup çevirmek, şairin bağdaştırdığı erkeklik, faşizm, kapitalizm gibi kavramlarından kaçış yolunu gösterebiliyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3974</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888471]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6175151370.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - ‘Mutluluk’: Özneleriyle yüklemleri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-mutluluk-bolum2-podcast</link>
      <description>Levent Kavas "Mutluluk" başlıklı konuşma serisinin ikinci bölümünde kritik sorular soruyor: "Bir kavramı (‘mutluluk’ gibi sıkıcı bir kavram da olsa) kurcalamanın yollarından biri, onun bir yandan neyi, ne gibi bir şeyi yüklendiğini, bir yandan neye, ne gibi bir şeye yüklendiğini sormaktır. Böyle bir soruşturma ‘mutluluk’un dilbilgisinde neden, ne biçimde sözedildiğini de ele verir. ‘Mutluluk’un yüklendikleri ‘taşıyıcılar’ mıdır, yoksa ‘eyleyenler’ midir? Öte yandan ‘mutluluk’a yüklenenler, üstkavramlar mı, başka türden tasarımlar mı? Bakalım Kant Mesut Bahtiyar’dan şarkılar dinler miydi?"</description>
      <pubDate>Tue, 21 Sep 2021 09:05:15 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2f236cce-bf5a-11ed-909c-e3ea25e2833b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Levent Kavas "Mutluluk" başlıklı konuşma serisinin ikinci bölümünde kritik sorular soruyor: "Bir kavramı (‘mutluluk’ gibi sıkıcı bir kavram da olsa) kurcalamanın yollarından biri, onun bir yandan neyi, ne gibi bir şeyi yüklendiğini, bir yandan neye,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Levent Kavas "Mutluluk" başlıklı konuşma serisinin ikinci bölümünde kritik sorular soruyor: "Bir kavramı (‘mutluluk’ gibi sıkıcı bir kavram da olsa) kurcalamanın yollarından biri, onun bir yandan neyi, ne gibi bir şeyi yüklendiğini, bir yandan neye, ne gibi bir şeye yüklendiğini sormaktır. Böyle bir soruşturma ‘mutluluk’un dilbilgisinde neden, ne biçimde sözedildiğini de ele verir. ‘Mutluluk’un yüklendikleri ‘taşıyıcılar’ mıdır, yoksa ‘eyleyenler’ midir? Öte yandan ‘mutluluk’a yüklenenler, üstkavramlar mı, başka türden tasarımlar mı? Bakalım Kant Mesut Bahtiyar’dan şarkılar dinler miydi?"</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Levent Kavas "Mutluluk" başlıklı konuşma serisinin ikinci bölümünde kritik sorular soruyor: "Bir kavramı (‘mutluluk’ gibi sıkıcı bir kavram da olsa) kurcalamanın yollarından biri, onun bir yandan neyi, ne gibi bir şeyi yüklendiğini, bir yandan neye, ne gibi bir şeye yüklendiğini sormaktır. Böyle bir soruşturma ‘mutluluk’un dilbilgisinde neden, ne biçimde sözedildiğini de ele verir. ‘Mutluluk’un yüklendikleri ‘taşıyıcılar’ mıdır, yoksa ‘eyleyenler’ midir? Öte yandan ‘mutluluk’a yüklenenler, üstkavramlar mı, başka türden tasarımlar mı? Bakalım Kant Mesut Bahtiyar’dan şarkılar dinler miydi?"]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2820</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888443]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7880629570.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gülfer Akkaya - İstanbul Sözleşmesi'nden Vazgeçmiyoruz</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gulfer-akkaya-podcast</link>
      <description>20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle atılan fesih adımından, başta kadın hareketi olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin gösterdiği tepkiye rağmen vazgeçilmedi ve Türkiye Cumhuriyeti, kadına karşı şiddetle mücadele amacıyla hazırlanan uluslararası İstanbul Sözleşmesi'nden 1 Temmuz 2021'de resmen çıkmış oldu.Geriye, kadın hakları savunucularının "İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz" sloganına yansıyan kararlılığı kaldı. Bu kararlılık, şair Birhan Keskin'in 29 Haziran'daki Kıraathane buluşmasında söylediği üzere çok uzun bir zaman geçmeden Türkiye'nin yeniden bu sözleşmeye dahil edilmesini sağlayacak siyasî değişimin hayata geçirilmesini de içeriyor.  Biz de "Kadın Konuşmaları" yayınımızda İstanbul Sözleşmesi'ne odaklanıyoruz. Gülfer Akkaya, sözleşmenin altyapısının ikinci dalga feminizmle ve kadınların kazanımları ile ilişkisini anlatacak. Eviçi erkek şiddeti ile mücadelede devletlerin ortak sorumluluğundan söz edecek.Akkaya'nın konuşmasında yanıtlamayı deneyeceği bir dizi soru var: "Sözleşmenin yazılmasında aktif rol alan ve ilk imzacı olan Türkiye neden bu sözleşmede yer aldı, şimdi neden sözleşmeden çıkmak istiyor?" "Erdoğan’ın açıkladığı 'şiddetle mücadele' paketleri aslında ne diyor?" "Kadınlar neden İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz diyerek sözleşmede ısrar ediyor?" "Kadınların sokaklarda yürüttüğü bu mücadele tek tek hayatlarını nasıl etkiliyor?"</description>
      <pubDate>Sat, 18 Sep 2021 08:05:08 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2f3ac770-bf5a-11ed-909c-d76fa6b64ea1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle atılan fesih adımından, başta kadın hareketi olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin gösterdiği tepkiye rağmen vazgeçilmedi ve Türkiye Cumhuriyeti, kadına karşı şiddetle mücadele amacıyla hazırlanan...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle atılan fesih adımından, başta kadın hareketi olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin gösterdiği tepkiye rağmen vazgeçilmedi ve Türkiye Cumhuriyeti, kadına karşı şiddetle mücadele amacıyla hazırlanan uluslararası İstanbul Sözleşmesi'nden 1 Temmuz 2021'de resmen çıkmış oldu.Geriye, kadın hakları savunucularının "İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz" sloganına yansıyan kararlılığı kaldı. Bu kararlılık, şair Birhan Keskin'in 29 Haziran'daki Kıraathane buluşmasında söylediği üzere çok uzun bir zaman geçmeden Türkiye'nin yeniden bu sözleşmeye dahil edilmesini sağlayacak siyasî değişimin hayata geçirilmesini de içeriyor.  Biz de "Kadın Konuşmaları" yayınımızda İstanbul Sözleşmesi'ne odaklanıyoruz. Gülfer Akkaya, sözleşmenin altyapısının ikinci dalga feminizmle ve kadınların kazanımları ile ilişkisini anlatacak. Eviçi erkek şiddeti ile mücadelede devletlerin ortak sorumluluğundan söz edecek.Akkaya'nın konuşmasında yanıtlamayı deneyeceği bir dizi soru var: "Sözleşmenin yazılmasında aktif rol alan ve ilk imzacı olan Türkiye neden bu sözleşmede yer aldı, şimdi neden sözleşmeden çıkmak istiyor?" "Erdoğan’ın açıkladığı 'şiddetle mücadele' paketleri aslında ne diyor?" "Kadınlar neden İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz diyerek sözleşmede ısrar ediyor?" "Kadınların sokaklarda yürüttüğü bu mücadele tek tek hayatlarını nasıl etkiliyor?"</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle atılan fesih adımından, başta kadın hareketi olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin gösterdiği tepkiye rağmen vazgeçilmedi ve Türkiye Cumhuriyeti, kadına karşı şiddetle mücadele amacıyla hazırlanan uluslararası İstanbul Sözleşmesi'nden 1 Temmuz 2021'de resmen çıkmış oldu.<br><br>Geriye, kadın hakları savunucularının "İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz" sloganına yansıyan kararlılığı kaldı. Bu kararlılık, şair Birhan Keskin'in 29 Haziran'daki Kıraathane buluşmasında söylediği üzere çok uzun bir zaman geçmeden Türkiye'nin yeniden bu sözleşmeye dahil edilmesini sağlayacak siyasî değişimin hayata geçirilmesini de içeriyor.  <br><br>Biz de "Kadın Konuşmaları" yayınımızda İstanbul Sözleşmesi'ne odaklanıyoruz. Gülfer Akkaya, sözleşmenin altyapısının ikinci dalga feminizmle ve kadınların kazanımları ile ilişkisini anlatacak. Eviçi erkek şiddeti ile mücadelede devletlerin ortak sorumluluğundan söz edecek.<br><br>Akkaya'nın konuşmasında yanıtlamayı deneyeceği bir dizi soru var: "Sözleşmenin yazılmasında aktif rol alan ve ilk imzacı olan Türkiye neden bu sözleşmede yer aldı, şimdi neden sözleşmeden çıkmak istiyor?" "Erdoğan’ın açıkladığı 'şiddetle mücadele' paketleri aslında ne diyor?" "Kadınlar neden İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz diyerek sözleşmede ısrar ediyor?" "Kadınların sokaklarda yürüttüğü bu mücadele tek tek hayatlarını nasıl etkiliyor?"]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2626</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888377]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9908694035.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Didem Ardalı Büyükarman, Seval Şahin - Polisiyenin Bilinmeyen Kadın Yazarları II: Nihal Karamağaralı veya Müzehher Vâ-nû</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/muzehher-va-nu-podcast</link>
      <description>Gazeteci, çevirmen, oyun yazarı Müzehher Vâ-nû’nun, Nihal Karamağaralı müstear ismi ile kaleme aldığı polisiyelerini konuşacağız bu akşam. Vâ-nû'nun bu polisiyelerinin ve tefrikada kalmış diğer eserlerinin Türkiye’de polisiye yazın ve kadın yazarlar hakkında bize neler söylediğine bakıyoruz.</description>
      <pubDate>Thu, 16 Sep 2021 09:05:03 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2f599ea2-bf5a-11ed-909c-3be869ab906a/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Gazeteci, çevirmen, oyun yazarı Müzehher Vâ-nû’nun, Nihal Karamağaralı müstear ismi ile kaleme aldığı polisiyelerini konuşacağız bu akşam. Vâ-nû'nun bu polisiyelerinin ve tefrikada kalmış diğer eserlerinin Türkiye’de polisiye yazın ve kadın yazarlar...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Gazeteci, çevirmen, oyun yazarı Müzehher Vâ-nû’nun, Nihal Karamağaralı müstear ismi ile kaleme aldığı polisiyelerini konuşacağız bu akşam. Vâ-nû'nun bu polisiyelerinin ve tefrikada kalmış diğer eserlerinin Türkiye’de polisiye yazın ve kadın yazarlar hakkında bize neler söylediğine bakıyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Gazeteci, çevirmen, oyun yazarı Müzehher Vâ-nû’nun, Nihal Karamağaralı müstear ismi ile kaleme aldığı polisiyelerini konuşacağız bu akşam. Vâ-nû'nun bu polisiyelerinin ve tefrikada kalmış diğer eserlerinin Türkiye’de polisiye yazın ve kadın yazarlar hakkında bize neler söylediğine bakıyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4036</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888351]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9029281528.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - ‘Mutluluk’: ‘Durum’la ‘değer’</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-mutluluk-bolum1-podcast</link>
      <description>Yaz 2021 sezonumuzda, Felsefe Konuşmaları'nda Levent Kavas'ın üç bölümlük bir konuşma serisi var. Konumuz, Kıraathane olarak bizim özellikle işlemeyi istediğimiz, Levent Kavas ricamızı kırmayınca da, anlatacaklarını heyecanla bekler olduğumuz bir konu: Mutluluk. İşte Kavas'ın "Mutluluk" üzerine konuşmalarının bu ilk bölümüne ilişkin olarak bize gönderdiği not: "Ne dersiniz, zorunda mıyız? Bir kavramı (‘mutluluk’ gibi sevimsiz bir kavram da olsa) kurcalamanın yollarından biri, onunla neyin, ne gibi bir şeyin kavrandığını sormaktır. Böyle bir soruşturma ne gibi bir kavramın sözkonusu olduğunu da ele verir. ‘Mutluluk’la bir durumu mu; bir durumun olanağını mı, gerçekliğini mi (dolayısıyla bir olguyu mu); ‘olum’unu, dolayısıyla olumsallığını mı; … kavrıyoruz? Yoksa ‘mutluluk’ bir değer yönelimi mi bildiriyor; öyleyse bir tasarımın kavramı, bir üstkavram mı? Önce ‘mutluluk’un dilbilgisi açısından buna bakalım: Bildirsel tümcelerin alanında mıyız, buyruklar altında mı? Aristoteles, Epikouros, Stoacılar konuştukça Dilber Ay soruyor: 'Zorunda mıyım?'"</description>
      <pubDate>Tue, 14 Sep 2021 09:05:13 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2f703a4a-bf5a-11ed-909c-0f1be9ac46fa/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yaz 2021 sezonumuzda, Felsefe Konuşmaları'nda Levent Kavas'ın üç bölümlük bir konuşma serisi var. Konumuz, Kıraathane olarak bizim özellikle işlemeyi istediğimiz, Levent Kavas ricamızı kırmayınca da, anlatacaklarını heyecanla bekler olduğumuz bir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yaz 2021 sezonumuzda, Felsefe Konuşmaları'nda Levent Kavas'ın üç bölümlük bir konuşma serisi var. Konumuz, Kıraathane olarak bizim özellikle işlemeyi istediğimiz, Levent Kavas ricamızı kırmayınca da, anlatacaklarını heyecanla bekler olduğumuz bir konu: Mutluluk. İşte Kavas'ın "Mutluluk" üzerine konuşmalarının bu ilk bölümüne ilişkin olarak bize gönderdiği not: "Ne dersiniz, zorunda mıyız? Bir kavramı (‘mutluluk’ gibi sevimsiz bir kavram da olsa) kurcalamanın yollarından biri, onunla neyin, ne gibi bir şeyin kavrandığını sormaktır. Böyle bir soruşturma ne gibi bir kavramın sözkonusu olduğunu da ele verir. ‘Mutluluk’la bir durumu mu; bir durumun olanağını mı, gerçekliğini mi (dolayısıyla bir olguyu mu); ‘olum’unu, dolayısıyla olumsallığını mı; … kavrıyoruz? Yoksa ‘mutluluk’ bir değer yönelimi mi bildiriyor; öyleyse bir tasarımın kavramı, bir üstkavram mı? Önce ‘mutluluk’un dilbilgisi açısından buna bakalım: Bildirsel tümcelerin alanında mıyız, buyruklar altında mı? Aristoteles, Epikouros, Stoacılar konuştukça Dilber Ay soruyor: 'Zorunda mıyım?'"</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yaz 2021 sezonumuzda, Felsefe Konuşmaları'nda Levent Kavas'ın üç bölümlük bir konuşma serisi var. Konumuz, Kıraathane olarak bizim özellikle işlemeyi istediğimiz, Levent Kavas ricamızı kırmayınca da, anlatacaklarını heyecanla bekler olduğumuz bir konu: Mutluluk.<br> <br>İşte Kavas'ın "Mutluluk" üzerine konuşmalarının bu ilk bölümüne ilişkin olarak bize gönderdiği not: "Ne dersiniz, zorunda mıyız? Bir kavramı (‘mutluluk’ gibi sevimsiz bir kavram da olsa) kurcalamanın yollarından biri, onunla neyin, ne gibi bir şeyin kavrandığını sormaktır. Böyle bir soruşturma ne gibi bir kavramın sözkonusu olduğunu da ele verir. ‘Mutluluk’la bir durumu mu; bir durumun olanağını mı, gerçekliğini mi (dolayısıyla bir olguyu mu); ‘olum’unu, dolayısıyla olumsallığını mı; … kavrıyoruz? Yoksa ‘mutluluk’ bir değer yönelimi mi bildiriyor; öyleyse bir tasarımın kavramı, bir üstkavram mı? Önce ‘mutluluk’un dilbilgisi açısından buna bakalım: Bildirsel tümcelerin alanında mıyız, buyruklar altında mı? Aristoteles, Epikouros, Stoacılar konuştukça Dilber Ay soruyor: 'Zorunda mıyım?'"]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2693</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888303]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3027259882.mp3?updated=1678463301" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>İpek Özel, Haydar Ergülen, C. Hakkı Zariç, Ayşen Güven - Karınca Yuvasını Dağıtmayan Şair: İlhan Sami Çomak</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ilhan-comak-karinca-yuvasini-dagitmamak-podcast</link>
      <description>“... adalet hayatıma çelme taktı, yere düştüm, yere çok kötü düştüm ve doğrulup kalkmak yıllarımı aldı ama beni zehirleyecek hislerden, insan olmanın güzel yönlerini hatırımdan çıkarmayarak, bir şekilde sakınmayı bildim.” İlhan Sami Çomak'ın Karınca Yuvasını Dağıtmamak adlı kitabının arka kapağından bir cümle. Yirmi yedi yıldır bitmeyen bir adalet arayışı, hukukun açıkça ihlal edildiği bir yargılama süreci sonucunda cezaevinde geçen bir ömür. O ömrün sahibi, hücresinde yazarak hayata, sokağa, insanlara tutunabilen şair İlhan Sami Çomak, Karınca Yuvasını Dağıtmamak kitabında kendi öyküsünü anlatıyor.2021 Mayıs'ında İletişim Yayınları'ndan çıkan kitabı odağımıza alarak Ayşen Güven’in moderatörlüğünde, şairler Haydar Ergülen, C. Hakkı Zariç ve Çomak'ın vasisi İpek Özel ile bir hayatı ve o hayatın şekillendirdiği özel bir edebiyatı konuşuyoruz.</description>
      <pubDate>Sat, 11 Sep 2021 08:05:09 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2f8610d6-bf5a-11ed-909c-939340261f89/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>“... adalet hayatıma çelme taktı, yere düştüm, yere çok kötü düştüm ve doğrulup kalkmak yıllarımı aldı ama beni zehirleyecek hislerden, insan olmanın güzel yönlerini hatırımdan çıkarmayarak, bir şekilde sakınmayı bildim.” İlhan Sami Çomak'ın Karınca...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>“... adalet hayatıma çelme taktı, yere düştüm, yere çok kötü düştüm ve doğrulup kalkmak yıllarımı aldı ama beni zehirleyecek hislerden, insan olmanın güzel yönlerini hatırımdan çıkarmayarak, bir şekilde sakınmayı bildim.” İlhan Sami Çomak'ın Karınca Yuvasını Dağıtmamak adlı kitabının arka kapağından bir cümle. Yirmi yedi yıldır bitmeyen bir adalet arayışı, hukukun açıkça ihlal edildiği bir yargılama süreci sonucunda cezaevinde geçen bir ömür. O ömrün sahibi, hücresinde yazarak hayata, sokağa, insanlara tutunabilen şair İlhan Sami Çomak, Karınca Yuvasını Dağıtmamak kitabında kendi öyküsünü anlatıyor.2021 Mayıs'ında İletişim Yayınları'ndan çıkan kitabı odağımıza alarak Ayşen Güven’in moderatörlüğünde, şairler Haydar Ergülen, C. Hakkı Zariç ve Çomak'ın vasisi İpek Özel ile bir hayatı ve o hayatın şekillendirdiği özel bir edebiyatı konuşuyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[“... adalet hayatıma çelme taktı, yere düştüm, yere çok kötü düştüm ve doğrulup kalkmak yıllarımı aldı ama beni zehirleyecek hislerden, insan olmanın güzel yönlerini hatırımdan çıkarmayarak, bir şekilde sakınmayı bildim.” İlhan Sami Çomak'ın Karınca Yuvasını Dağıtmamak adlı kitabının arka kapağından bir cümle. Yirmi yedi yıldır bitmeyen bir adalet arayışı, hukukun açıkça ihlal edildiği bir yargılama süreci sonucunda cezaevinde geçen bir ömür. O ömrün sahibi, hücresinde yazarak hayata, sokağa, insanlara tutunabilen şair İlhan Sami Çomak, Karınca Yuvasını Dağıtmamak kitabında kendi öyküsünü anlatıyor.<br><br>2021 Mayıs'ında İletişim Yayınları'ndan çıkan kitabı odağımıza alarak Ayşen Güven’in moderatörlüğünde, şairler Haydar Ergülen, C. Hakkı Zariç ve Çomak'ın vasisi İpek Özel ile bir hayatı ve o hayatın şekillendirdiği özel bir edebiyatı konuşuyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5776</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45888250]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8776959195.mp3?updated=1678463302" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet T. Karamustafa, Nilüfer Kuyas - İskender ile Hızır</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-karamustafa-nilufer-kuyas-podcast</link>
      <description>Ahmedî'nin yaklaşık sekiz bin beyitlik İskendername'si, 14. yüzyılda Anadolu'da Türkçe konuşan seçkin zümrelerin kültür ufuklarını yansıtan ansiklopedik bir eser. Ahmedî din bilimleri (tefsir, kelam, fıkıh) hariç, başta kozmoloji, astronomi, coğrafya ve tarih olmak üzere zamanının bütün bilgisini bu eserine damıtarak okuyucularını etkilemeyi, böylelikle de kendisinin bilgin bir şair olarak değerini göstermeyi amaçlamış. Bu konuşmada, tarihçi Ahmet T. Karamustafa ile Ahmedî'nin kültür dünyasını dolaşıp biraz olsun tanımaya, anlamaya çalıştık. Sohbetin moderatörlüğünü yazar Nilüfer Kuyaş yaptı.</description>
      <pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:05:14 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2f9c9d4c-bf5a-11ed-909c-8f7a84b21771/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ahmedî'nin yaklaşık sekiz bin beyitlik İskendername'si, 14. yüzyılda Anadolu'da Türkçe konuşan seçkin zümrelerin kültür ufuklarını yansıtan ansiklopedik bir eser. Ahmedî din bilimleri (tefsir, kelam, fıkıh) hariç, başta kozmoloji, astronomi, coğrafya...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ahmedî'nin yaklaşık sekiz bin beyitlik İskendername'si, 14. yüzyılda Anadolu'da Türkçe konuşan seçkin zümrelerin kültür ufuklarını yansıtan ansiklopedik bir eser. Ahmedî din bilimleri (tefsir, kelam, fıkıh) hariç, başta kozmoloji, astronomi, coğrafya ve tarih olmak üzere zamanının bütün bilgisini bu eserine damıtarak okuyucularını etkilemeyi, böylelikle de kendisinin bilgin bir şair olarak değerini göstermeyi amaçlamış. Bu konuşmada, tarihçi Ahmet T. Karamustafa ile Ahmedî'nin kültür dünyasını dolaşıp biraz olsun tanımaya, anlamaya çalıştık. Sohbetin moderatörlüğünü yazar Nilüfer Kuyaş yaptı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ahmedî'nin yaklaşık sekiz bin beyitlik İskendername'si, 14. yüzyılda Anadolu'da Türkçe konuşan seçkin zümrelerin kültür ufuklarını yansıtan ansiklopedik bir eser. Ahmedî din bilimleri (tefsir, kelam, fıkıh) hariç, başta kozmoloji, astronomi, coğrafya ve tarih olmak üzere zamanının bütün bilgisini bu eserine damıtarak okuyucularını etkilemeyi, böylelikle de kendisinin bilgin bir şair olarak değerini göstermeyi amaçlamış. Bu konuşmada, tarihçi Ahmet T. Karamustafa ile Ahmedî'nin kültür dünyasını dolaşıp biraz olsun tanımaya, anlamaya çalıştık. Sohbetin moderatörlüğünü yazar Nilüfer Kuyaş yaptı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6597</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887975]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3428861923.mp3?updated=1678463302" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anya Schiffrin, Emily Bell, Joel Simon, Andrew Finkel - Medyanın Zaptı: Para, Dijital Platformlar ve Devletler Haberleri Nasıl Denetliyor?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/medyanin-zapti-podcast</link>
      <description>Romalı şair Juvenal'ın bundan 2000 yıl önce dikkate sunduğu bilmece, siyasi hayatın kalbindeki yerini konuyor: quis custodiet ipsos custodes. "Bu insanlar bizi koruduklarını söylüyorlar, peki bizi koruyanlardan bizi kim koruyacak?" Demokratik toplumların bu soruya verdiği cevap özgür, bağımsız ve özdenetimini yapan bir medyanın iktidarı hesap vermeye zorlayarak bu korumayı sağladığı yönündedir. Ancak şunu çok iyi biliyoruz: Dünyanın dört yanında özgür olduğunu iddia eden medya sistemlerinin birçoğu artık tam anlamıyla bağımsız değiller. Medya şirketleri kendilerine sahip olan büyük holdingleri korumak adına doğrudan ya da dolaylı sansür uyguluyorlar. Facebook ve Google gibi teknoloji devleri de son dönemde büyük değişim geçirdiler ve giderek artan biçimde insanların habere erişim yollarını denetim altına aldılar, bu denetimin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Çoğunluğun haklarından ziyade küçük azınlığın çıkarlarını korumakla ilgilenenler medyayı "zapt ettiklerinde" bize düşen sorumluluk nedir?İstanbul Edebiyat Evi'nin Gazetecilik Konuşmaları serisinde, gazeteciliğin geleceği üzerine, medyanın nasıl zapt edildiği ve nasıl özgür kalabileceği üzerine derinlemesine düşünenleri bir araya getiren global bir panelimiz var bu akşam. Panelistlerimiz bu yıl yayımlanan Media Capture: How Money, Digital Platforms and Governments Control the News (Medyanın Zaptı: Para, Dijital Platformlar ve Devletler Haberleri Nasıl Denetliyor?) adlı kitabın editör ve yazarlarından oluşuyor.Anya Schiffrin: Columbia Üniversitesi'nin Uluslararası İlişkiler ve Kamu İşleri Fakültesi'nde Teknoloji, Medya ve İletişim Direktörü. Ayrıca burada küresel medya, teknolojik gelişmeler ve insan hakları konularında ders veriyor.Emily Bell: New York'ta Columbia Journalism School bünyesindeki Tow Digital Gazetecilik Merkezi'nin kurucu direktörü ve öğretim üyesi. Gazetecilik kariyerinin büyük bölümünü Londra'da Guardian gazetesi ve medyası için çalışarak geçirdi. Guardian'ın web sitelerinin genel yayın yönetmenliğini ve bütün dijital içerikten sorumlu direktörlüğünü yaptı. Joel Simon: 2006'dan bu yana New York merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi'nin (CPJ) Direktörü. Basın özgürlüğü konusunda makaleler yazıyor, konferanslar veriyor. Andrew Finkel: Punto24'ün kurucusu ve yönetim kurulu üyesi. 1989'dan itibaren uzun yıllar Türkiye'de gazetecilik yaptı. The Times, The Economist, TIME, CNN ve The New York Times'ın "Latitude" bölümü için çalıştı. Türkçe yayınlanan gazetelerde de köşe yazarlığı yaptı. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Sep 2021 09:05:04 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2fb3cfa8-bf5a-11ed-909c-abfee5ff0894/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Romalı şair Juvenal'ın bundan 2000 yıl önce dikkate sunduğu bilmece, siyasi hayatın kalbindeki yerini konuyor: quis custodiet ipsos custodes. "Bu insanlar bizi koruduklarını söylüyorlar, peki bizi koruyanlardan bizi kim koruyacak?" Demokratik...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Romalı şair Juvenal'ın bundan 2000 yıl önce dikkate sunduğu bilmece, siyasi hayatın kalbindeki yerini konuyor: quis custodiet ipsos custodes. "Bu insanlar bizi koruduklarını söylüyorlar, peki bizi koruyanlardan bizi kim koruyacak?" Demokratik toplumların bu soruya verdiği cevap özgür, bağımsız ve özdenetimini yapan bir medyanın iktidarı hesap vermeye zorlayarak bu korumayı sağladığı yönündedir. Ancak şunu çok iyi biliyoruz: Dünyanın dört yanında özgür olduğunu iddia eden medya sistemlerinin birçoğu artık tam anlamıyla bağımsız değiller. Medya şirketleri kendilerine sahip olan büyük holdingleri korumak adına doğrudan ya da dolaylı sansür uyguluyorlar. Facebook ve Google gibi teknoloji devleri de son dönemde büyük değişim geçirdiler ve giderek artan biçimde insanların habere erişim yollarını denetim altına aldılar, bu denetimin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Çoğunluğun haklarından ziyade küçük azınlığın çıkarlarını korumakla ilgilenenler medyayı "zapt ettiklerinde" bize düşen sorumluluk nedir?İstanbul Edebiyat Evi'nin Gazetecilik Konuşmaları serisinde, gazeteciliğin geleceği üzerine, medyanın nasıl zapt edildiği ve nasıl özgür kalabileceği üzerine derinlemesine düşünenleri bir araya getiren global bir panelimiz var bu akşam. Panelistlerimiz bu yıl yayımlanan Media Capture: How Money, Digital Platforms and Governments Control the News (Medyanın Zaptı: Para, Dijital Platformlar ve Devletler Haberleri Nasıl Denetliyor?) adlı kitabın editör ve yazarlarından oluşuyor.Anya Schiffrin: Columbia Üniversitesi'nin Uluslararası İlişkiler ve Kamu İşleri Fakültesi'nde Teknoloji, Medya ve İletişim Direktörü. Ayrıca burada küresel medya, teknolojik gelişmeler ve insan hakları konularında ders veriyor.Emily Bell: New York'ta Columbia Journalism School bünyesindeki Tow Digital Gazetecilik Merkezi'nin kurucu direktörü ve öğretim üyesi. Gazetecilik kariyerinin büyük bölümünü Londra'da Guardian gazetesi ve medyası için çalışarak geçirdi. Guardian'ın web sitelerinin genel yayın yönetmenliğini ve bütün dijital içerikten sorumlu direktörlüğünü yaptı. Joel Simon: 2006'dan bu yana New York merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi'nin (CPJ) Direktörü. Basın özgürlüğü konusunda makaleler yazıyor, konferanslar veriyor. Andrew Finkel: Punto24'ün kurucusu ve yönetim kurulu üyesi. 1989'dan itibaren uzun yıllar Türkiye'de gazetecilik yaptı. The Times, The Economist, TIME, CNN ve The New York Times'ın "Latitude" bölümü için çalıştı. Türkçe yayınlanan gazetelerde de köşe yazarlığı yaptı. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Romalı şair Juvenal'ın bundan 2000 yıl önce dikkate sunduğu bilmece, siyasi hayatın kalbindeki yerini konuyor: quis custodiet ipsos custodes. "Bu insanlar bizi koruduklarını söylüyorlar, peki bizi koruyanlardan bizi kim koruyacak?" Demokratik toplumların bu soruya verdiği cevap özgür, bağımsız ve özdenetimini yapan bir medyanın iktidarı hesap vermeye zorlayarak bu korumayı sağladığı yönündedir. Ancak şunu çok iyi biliyoruz: Dünyanın dört yanında özgür olduğunu iddia eden medya sistemlerinin birçoğu artık tam anlamıyla bağımsız değiller. Medya şirketleri kendilerine sahip olan büyük holdingleri korumak adına doğrudan ya da dolaylı sansür uyguluyorlar. Facebook ve Google gibi teknoloji devleri de son dönemde büyük değişim geçirdiler ve giderek artan biçimde insanların habere erişim yollarını denetim altına aldılar, bu denetimin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Çoğunluğun haklarından ziyade küçük azınlığın çıkarlarını korumakla ilgilenenler medyayı "zapt ettiklerinde" bize düşen sorumluluk nedir?<br><br>İstanbul Edebiyat Evi'nin Gazetecilik Konuşmaları serisinde, gazeteciliğin geleceği üzerine, medyanın nasıl zapt edildiği ve nasıl özgür kalabileceği üzerine derinlemesine düşünenleri bir araya getiren global bir panelimiz var bu akşam. Panelistlerimiz bu yıl yayımlanan Media Capture: How Money, Digital Platforms and Governments Control the News (Medyanın Zaptı: Para, Dijital Platformlar ve Devletler Haberleri Nasıl Denetliyor?) adlı kitabın editör ve yazarlarından oluşuyor.<br><br>Anya Schiffrin: Columbia Üniversitesi'nin Uluslararası İlişkiler ve Kamu İşleri Fakültesi'nde Teknoloji, Medya ve İletişim Direktörü. Ayrıca burada küresel medya, teknolojik gelişmeler ve insan hakları konularında ders veriyor.<br><br>Emily Bell: New York'ta Columbia Journalism School bünyesindeki Tow Digital Gazetecilik Merkezi'nin kurucu direktörü ve öğretim üyesi. Gazetecilik kariyerinin büyük bölümünü Londra'da Guardian gazetesi ve medyası için çalışarak geçirdi. Guardian'ın web sitelerinin genel yayın yönetmenliğini ve bütün dijital içerikten sorumlu direktörlüğünü yaptı. <br><br>Joel Simon: 2006'dan bu yana New York merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi'nin (CPJ) Direktörü. Basın özgürlüğü konusunda makaleler yazıyor, konferanslar veriyor. <br><br>Andrew Finkel: Punto24'ün kurucusu ve yönetim kurulu üyesi. 1989'dan itibaren uzun yıllar Türkiye'de gazetecilik yaptı. The Times, The Economist, TIME, CNN ve The New York Times'ın "Latitude" bölümü için çalıştı. Türkçe yayınlanan gazetelerde de köşe yazarlığı yaptı. <br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3514</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887868]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6921698517.mp3?updated=1678463302" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şevval Kılıç - Türkiye’de Translara Yönelik Hak İhlalleri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sevval-kilic-trans-haklari-podcast</link>
      <description>Biz İstanbul Edebiyat Evi olarak, Onur Ayı'nı bu yıl da her türlü ayrımcılığa, ihlale, yasağa, tehdide, nefrete inat, her şeye rağmen eşitlikçi ve özgür bir geleceğe inanarak kutluyoruz. İnsan Hakları Konuşmaları serimizin bu konuşmasını da hem Türkiye'de translara yönelik hak ihlallerini bütün ayrıntılarıyla ele almak hem de transların var olma, eşitlik ve özgürlük mücadelesine selam vermek için planladık. LGBTİ+ aktivisti Şevval Kılıç'ı dinliyoruz.</description>
      <pubDate>Sat, 04 Sep 2021 08:05:17 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2fca74ba-bf5a-11ed-909c-cb681393cb32/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Biz İstanbul Edebiyat Evi olarak, Onur Ayı'nı bu yıl da her türlü ayrımcılığa, ihlale, yasağa, tehdide, nefrete inat, her şeye rağmen eşitlikçi ve özgür bir geleceğe inanarak kutluyoruz. İnsan Hakları Konuşmaları serimizin bu konuşmasını da hem...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Biz İstanbul Edebiyat Evi olarak, Onur Ayı'nı bu yıl da her türlü ayrımcılığa, ihlale, yasağa, tehdide, nefrete inat, her şeye rağmen eşitlikçi ve özgür bir geleceğe inanarak kutluyoruz. İnsan Hakları Konuşmaları serimizin bu konuşmasını da hem Türkiye'de translara yönelik hak ihlallerini bütün ayrıntılarıyla ele almak hem de transların var olma, eşitlik ve özgürlük mücadelesine selam vermek için planladık. LGBTİ+ aktivisti Şevval Kılıç'ı dinliyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Biz İstanbul Edebiyat Evi olarak, Onur Ayı'nı bu yıl da her türlü ayrımcılığa, ihlale, yasağa, tehdide, nefrete inat, her şeye rağmen eşitlikçi ve özgür bir geleceğe inanarak kutluyoruz. İnsan Hakları Konuşmaları serimizin bu konuşmasını da hem Türkiye'de translara yönelik hak ihlallerini bütün ayrıntılarıyla ele almak hem de transların var olma, eşitlik ve özgürlük mücadelesine selam vermek için planladık. LGBTİ+ aktivisti Şevval Kılıç'ı dinliyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1092</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887832]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1264894146.mp3?updated=1678463302" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Zeyno Pekunlü, Dilek Aydın - Buluntu Malzemeyle Çalışmak</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/zeyno-pekunlu-dilek-aydin-podcast</link>
      <description>Sinemacı ve yapımcı Dilek Aydın ile sanatçı Zeyno Pekünlü İstanbul Edebiyat Evi'nin stüdyosunda buluşup, kendi bireysel üretimlerinden kolektif çalışmalarına uzanan bir yelpazede, niçin sanatsal pratiklerinde buluntu görüntüler kullanmayı tercih ettiklerini konuştular. Modern ve çağdaş sanatın son yüz yıllık tarihinde önemli bir yeri olan buluntu malzemenin evrimini, pandemi koşullarında buluntu görüntünün olanaklarını, ayrıca sanat üretiminde sürdürülebilirlik konusunu ve telif kıskacını ele alan bir sohbet.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Sep 2021 09:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2fe0ec36-bf5a-11ed-909c-ef1d8132aa20/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sinemacı ve yapımcı Dilek Aydın ile sanatçı Zeyno Pekünlü İstanbul Edebiyat Evi'nin stüdyosunda buluşup, kendi bireysel üretimlerinden kolektif çalışmalarına uzanan bir yelpazede, niçin sanatsal pratiklerinde buluntu görüntüler kullanmayı tercih...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sinemacı ve yapımcı Dilek Aydın ile sanatçı Zeyno Pekünlü İstanbul Edebiyat Evi'nin stüdyosunda buluşup, kendi bireysel üretimlerinden kolektif çalışmalarına uzanan bir yelpazede, niçin sanatsal pratiklerinde buluntu görüntüler kullanmayı tercih ettiklerini konuştular. Modern ve çağdaş sanatın son yüz yıllık tarihinde önemli bir yeri olan buluntu malzemenin evrimini, pandemi koşullarında buluntu görüntünün olanaklarını, ayrıca sanat üretiminde sürdürülebilirlik konusunu ve telif kıskacını ele alan bir sohbet.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sinemacı ve yapımcı Dilek Aydın ile sanatçı Zeyno Pekünlü İstanbul Edebiyat Evi'nin stüdyosunda buluşup, kendi bireysel üretimlerinden kolektif çalışmalarına uzanan bir yelpazede, niçin sanatsal pratiklerinde buluntu görüntüler kullanmayı tercih ettiklerini konuştular. Modern ve çağdaş sanatın son yüz yıllık tarihinde önemli bir yeri olan buluntu malzemenin evrimini, pandemi koşullarında buluntu görüntünün olanaklarını, ayrıca sanat üretiminde sürdürülebilirlik konusunu ve telif kıskacını ele alan bir sohbet.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2559</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887773]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7298492534.mp3?updated=1678463302" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sevan Değirmenciyan, Didem Ardalı Büyükarman - Hagop Ayvaz ve Sahne Arkadaşlarım Hatıratı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sevan-degirmenciyan-didem-ardali-podcast</link>
      <description>Bu sohbetin konusu, kesintisiz elli yıl yayımlanmış olan Kulis dergisinin yayımcısı ve tiyatro sanatçısı Hagop Ayvaz'ın tiyatro sahnesi tanıklıkları. Başka deyişle, “olsa olsa eski program dergilerinde soluk birer hayal olup kalmış” fakat sayesinde sesini bugüne ulaştırmış olan tiyatro oyuncuları: Suya yazı yazanlar.</description>
      <pubDate>Tue, 31 Aug 2021 09:05:07 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/2ff7d626-bf5a-11ed-909c-a3a841d88858/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bu sohbetin konusu, kesintisiz elli yıl yayımlanmış olan Kulis dergisinin yayımcısı ve tiyatro sanatçısı Hagop Ayvaz'ın tiyatro sahnesi tanıklıkları. Başka deyişle, “olsa olsa eski program dergilerinde soluk birer hayal olup kalmış” fakat sayesinde...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu sohbetin konusu, kesintisiz elli yıl yayımlanmış olan Kulis dergisinin yayımcısı ve tiyatro sanatçısı Hagop Ayvaz'ın tiyatro sahnesi tanıklıkları. Başka deyişle, “olsa olsa eski program dergilerinde soluk birer hayal olup kalmış” fakat sayesinde sesini bugüne ulaştırmış olan tiyatro oyuncuları: Suya yazı yazanlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bu sohbetin konusu, kesintisiz elli yıl yayımlanmış olan Kulis dergisinin yayımcısı ve tiyatro sanatçısı Hagop Ayvaz'ın tiyatro sahnesi tanıklıkları. Başka deyişle, “olsa olsa eski program dergilerinde soluk birer hayal olup kalmış” fakat sayesinde sesini bugüne ulaştırmış olan tiyatro oyuncuları: Suya yazı yazanlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3722</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887740]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4808512604.mp3?updated=1678463302" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aslıhan And, Yonca Atar - Ev Konseri: Romantizmden Bugüne</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ev-konseri-aslihan-and-yonca-atar-podcast</link>
      <description>Bu sezonki ev konserimizin konukları iki değerli sanatçı, flütist Aslıhan And ile arpist Yonca Atar.Birçok besteciye ilham olmuş bu iki büyülü enstrümanın, flüt ve arpın birlikteliği, tarih öncesinden bu yana sanatın birçok alanına etki etti. Romantizmden bugüne uzanan geniş bir yelpazeden oluşan ve sanatçıların İstanbul Edebiyat Evi için özel olarak oluşturduğu bu konser programı, İtalyan ve Fransız bestecilerin eserlerini içeriyor. Bu konserde flüt ve arpın yumuşak tınılarıyla birlikte enstrümanların sınırlarını zorlayan heyecan verici eserlerle tanışacaksınız. İyi dinlemeler.Resital ProgramıG. Donizetti (1797-1848), Larghetto and Allegro in G Minor, A 508 N. Rota (1911-1979), Sonata for flute and Harp, I. Allegro molto moderato J. Ibert (1890-1962), Entr’acteB. Andres (1941- ), AlguesF. J. Gossec (1734-1829), Tambourin</description>
      <pubDate>Mon, 30 Aug 2021 09:05:08 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/300e004a-bf5a-11ed-909c-277ec4355c16/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bu sezonki ev konserimizin konukları iki değerli sanatçı, flütist Aslıhan And ile arpist Yonca Atar.

Birçok besteciye ilham olmuş bu iki büyülü enstrümanın, flüt ve arpın birlikteliği, tarih öncesinden bu yana sanatın birçok alanına etki etti....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu sezonki ev konserimizin konukları iki değerli sanatçı, flütist Aslıhan And ile arpist Yonca Atar.Birçok besteciye ilham olmuş bu iki büyülü enstrümanın, flüt ve arpın birlikteliği, tarih öncesinden bu yana sanatın birçok alanına etki etti. Romantizmden bugüne uzanan geniş bir yelpazeden oluşan ve sanatçıların İstanbul Edebiyat Evi için özel olarak oluşturduğu bu konser programı, İtalyan ve Fransız bestecilerin eserlerini içeriyor. Bu konserde flüt ve arpın yumuşak tınılarıyla birlikte enstrümanların sınırlarını zorlayan heyecan verici eserlerle tanışacaksınız. İyi dinlemeler.Resital ProgramıG. Donizetti (1797-1848), Larghetto and Allegro in G Minor, A 508 N. Rota (1911-1979), Sonata for flute and Harp, I. Allegro molto moderato J. Ibert (1890-1962), Entr’acteB. Andres (1941- ), AlguesF. J. Gossec (1734-1829), Tambourin</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bu sezonki ev konserimizin konukları iki değerli sanatçı, flütist Aslıhan And ile arpist Yonca Atar.<br><br>Birçok besteciye ilham olmuş bu iki büyülü enstrümanın, flüt ve arpın birlikteliği, tarih öncesinden bu yana sanatın birçok alanına etki etti. Romantizmden bugüne uzanan geniş bir yelpazeden oluşan ve sanatçıların İstanbul Edebiyat Evi için özel olarak oluşturduğu bu konser programı, İtalyan ve Fransız bestecilerin eserlerini içeriyor. Bu konserde flüt ve arpın yumuşak tınılarıyla birlikte enstrümanların sınırlarını zorlayan heyecan verici eserlerle tanışacaksınız. İyi dinlemeler.<br><br>Resital Programı<br><br>G. Donizetti (1797-1848), Larghetto and Allegro in G Minor, A 508 <br><br>N. Rota (1911-1979), Sonata for flute and Harp, I. Allegro molto moderato <br><br>J. Ibert (1890-1962), Entr’acte<br><br>B. Andres (1941- ), Algues<br><br>F. J. Gossec (1734-1829), Tambourin]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1685</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887723]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1229751608.mp3?updated=1678463302" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Asuman Susam, Mesut Varlık - Açıklığa Doğru</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/asuman-susam-mesut-varlik</link>
      <description>Asuman Susam'ın yeni kitabı Açıklığa Doğru, bizi Türkçe şiir ve edebiyat üzerine düşünme biçimi ve kapsayıcılığıyla heyecanlandırdı. Bu kitabı Susam'dan dinlemek için Mesut Varlık'ın moderatörlüğünde, Zoom marifetiyle buluştuk. Bir şairin, bir yazarın başka şair ve yazarların eserlerine bakışını yansıtan Açıklığa Doğru'dan yola çıkan kapsamlı sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 28 Aug 2021 08:05:14 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/302583b4-bf5a-11ed-909c-6bd6f3035dd4/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Asuman Susam'ın yeni kitabı Açıklığa Doğru, bizi Türkçe şiir ve edebiyat üzerine düşünme biçimi ve kapsayıcılığıyla heyecanlandırdı. Bu kitabı Susam'dan dinlemek için Mesut Varlık'ın moderatörlüğünde, Zoom marifetiyle buluştuk. Bir şairin, bir yazarın...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Asuman Susam'ın yeni kitabı Açıklığa Doğru, bizi Türkçe şiir ve edebiyat üzerine düşünme biçimi ve kapsayıcılığıyla heyecanlandırdı. Bu kitabı Susam'dan dinlemek için Mesut Varlık'ın moderatörlüğünde, Zoom marifetiyle buluştuk. Bir şairin, bir yazarın başka şair ve yazarların eserlerine bakışını yansıtan Açıklığa Doğru'dan yola çıkan kapsamlı sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Asuman Susam'ın yeni kitabı Açıklığa Doğru, bizi Türkçe şiir ve edebiyat üzerine düşünme biçimi ve kapsayıcılığıyla heyecanlandırdı. Bu kitabı Susam'dan dinlemek için Mesut Varlık'ın moderatörlüğünde, Zoom marifetiyle buluştuk. Bir şairin, bir yazarın başka şair ve yazarların eserlerine bakışını yansıtan Açıklığa Doğru'dan yola çıkan kapsamlı sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4538</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887704]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1660196640.mp3?updated=1678463302" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hikâyemiz-Müziğimiz: Fulya Özlem</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hikayemiz-muzigimiz-fulya-ozlem</link>
      <description>Bu özel akşam için Fulya Özlem'in bizlere ilettiği not şöyle: "'Fulya Özlem &amp; Akustik Kabare' ismiyle yayımlanan son albümüm Manidar Boşluk’u dinleyenler farketmiştir: Taş Plak dönemi müziğimizi yeniden canlandırmak benim son yıllarda müzikal amaçlarımdan biri. Bu bağlamda yaptığım şey, o dönemin kanto, tango, fasıl şarkısı, şehir türküsü gibi popüler türlerinde, musikîmizin çeşitli makamlarında yeni ve özgün eserler bestelemek, bunların güftelerinde de dönem özellikleri ile kabare unsurlarını öne çıkaran teatral bir tarz yaratmaktı. Bunların bağlamını oluşturan, Taş Plak döneminden şarkıları ise konserlerimde daha geniş bir  repertuvarla seyirciye sunuyordum. Evde bu kadar oturduğumuz bu pandemi sürecinde, ben de tutkunu olduğum bu müzikal bağlamı edebiyatla buluşturmaya karar verdim. Tanzimat romanları ve Tanzimat döneminde geçen romanlarda, o her zaman söylediğim, belki çocukluğumdan beri bildiğim şarkılarla, bu sefer bir roman sahnesinin parçası, bir atmosferin yaratıcısı, bir anlatının ritmik temeli ya da lokomotifi olarak karşılaştıkça, o şarkılardan bir repertuvar oluşturma isteğim arttı. Bunlar bazen bir romanda, ya da öyküde ismi doğrudan anılan şarkılar -fasıl şarkıları, şehir türküleri, vs- bazen de romanı okurken, yazarından, ya da anlatılanların çağrıştırdıklarından dolayı aklıma gelen, adeta romanın 'soundtrack'i olan şarkılar diyebilirim. İşte böyle bir repertuvardan birkaç örnek şarkı çalacağız Kıraathane’de sizlere."</description>
      <pubDate>Fri, 27 Aug 2021 09:05:12 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/303db376-bf5a-11ed-909c-7b3f8a494ef1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bu özel akşam için Fulya Özlem'in bizlere ilettiği not şöyle: "'Fulya Özlem &amp; Akustik Kabare' ismiyle yayımlanan son albümüm Manidar Boşluk’u dinleyenler farketmiştir: Taş Plak dönemi müziğimizi yeniden canlandırmak benim son yıllarda müzikal...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu özel akşam için Fulya Özlem'in bizlere ilettiği not şöyle: "'Fulya Özlem &amp; Akustik Kabare' ismiyle yayımlanan son albümüm Manidar Boşluk’u dinleyenler farketmiştir: Taş Plak dönemi müziğimizi yeniden canlandırmak benim son yıllarda müzikal amaçlarımdan biri. Bu bağlamda yaptığım şey, o dönemin kanto, tango, fasıl şarkısı, şehir türküsü gibi popüler türlerinde, musikîmizin çeşitli makamlarında yeni ve özgün eserler bestelemek, bunların güftelerinde de dönem özellikleri ile kabare unsurlarını öne çıkaran teatral bir tarz yaratmaktı. Bunların bağlamını oluşturan, Taş Plak döneminden şarkıları ise konserlerimde daha geniş bir  repertuvarla seyirciye sunuyordum. Evde bu kadar oturduğumuz bu pandemi sürecinde, ben de tutkunu olduğum bu müzikal bağlamı edebiyatla buluşturmaya karar verdim. Tanzimat romanları ve Tanzimat döneminde geçen romanlarda, o her zaman söylediğim, belki çocukluğumdan beri bildiğim şarkılarla, bu sefer bir roman sahnesinin parçası, bir atmosferin yaratıcısı, bir anlatının ritmik temeli ya da lokomotifi olarak karşılaştıkça, o şarkılardan bir repertuvar oluşturma isteğim arttı. Bunlar bazen bir romanda, ya da öyküde ismi doğrudan anılan şarkılar -fasıl şarkıları, şehir türküleri, vs- bazen de romanı okurken, yazarından, ya da anlatılanların çağrıştırdıklarından dolayı aklıma gelen, adeta romanın 'soundtrack'i olan şarkılar diyebilirim. İşte böyle bir repertuvardan birkaç örnek şarkı çalacağız Kıraathane’de sizlere."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bu özel akşam için Fulya Özlem'in bizlere ilettiği not şöyle: "'Fulya Özlem &amp; Akustik Kabare' ismiyle yayımlanan son albümüm Manidar Boşluk’u dinleyenler farketmiştir: Taş Plak dönemi müziğimizi yeniden canlandırmak benim son yıllarda müzikal amaçlarımdan biri. Bu bağlamda yaptığım şey, o dönemin kanto, tango, fasıl şarkısı, şehir türküsü gibi popüler türlerinde, musikîmizin çeşitli makamlarında yeni ve özgün eserler bestelemek, bunların güftelerinde de dönem özellikleri ile kabare unsurlarını öne çıkaran teatral bir tarz yaratmaktı. Bunların bağlamını oluşturan, Taş Plak döneminden şarkıları ise konserlerimde daha geniş bir  repertuvarla seyirciye sunuyordum. Evde bu kadar oturduğumuz bu pandemi sürecinde, ben de tutkunu olduğum bu müzikal bağlamı edebiyatla buluşturmaya karar verdim. Tanzimat romanları ve Tanzimat döneminde geçen romanlarda, o her zaman söylediğim, belki çocukluğumdan beri bildiğim şarkılarla, bu sefer bir roman sahnesinin parçası, bir atmosferin yaratıcısı, bir anlatının ritmik temeli ya da lokomotifi olarak karşılaştıkça, o şarkılardan bir repertuvar oluşturma isteğim arttı. Bunlar bazen bir romanda, ya da öyküde ismi doğrudan anılan şarkılar -fasıl şarkıları, şehir türküleri, vs- bazen de romanı okurken, yazarından, ya da anlatılanların çağrıştırdıklarından dolayı aklıma gelen, adeta romanın 'soundtrack'i olan şarkılar diyebilirim. İşte böyle bir repertuvardan birkaç örnek şarkı çalacağız Kıraathane’de sizlere."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2025</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887671]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3976012194.mp3?updated=1678463302" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Murat Gülsoy, Arda Gürdal Küey - Belirsiz Bir Ânın Kıyısında</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/murat-gulsoy-arda-gurdal-kuey-podcast</link>
      <description>"Sadece çarpma ânında tüm algılarımın ne kadar keskinleştiğini hatırlıyorum. Dünya farklı bir yer gibi görünmüştü gözüme, düşüncelerim dışında her şey yavaşlamış hatta durmuştu. İnsanların yüzlerinde dehşet vardı ve ben ölüm öncesi iyimserlik denilen kavramın varlığından haberdar değildim. Evet var böyle bir şey. Artık öğrendiniz. Ölmeden önceki son saniyelerinizde asla ölmeyeceğinizi düşüneceksiniz. Son ânın içindeymiş sonsuzluk."Bu satırlar Murat Gülsoy'un "gerçekle gerçeküstünün sınırlarında dolaşan yedi öykü" içeren yeni kitabından: Belirsiz Bir Ânın Kıyısında. Bu kitap üzerine konuşmak üzere buluşuyoruz bu akşam. Murat Gülsoy'a psikanalist Ayça Gürdal Küey eşlik ediyor.</description>
      <pubDate>Thu, 26 Aug 2021 09:05:12 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/30552682-bf5a-11ed-909c-978addfc7d63/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Sadece çarpma ânında tüm algılarımın ne kadar keskinleştiğini hatırlıyorum. Dünya farklı bir yer gibi görünmüştü gözüme, düşüncelerim dışında her şey yavaşlamış hatta durmuştu. İnsanların yüzlerinde dehşet vardı ve ben ölüm öncesi iyimserlik denilen...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Sadece çarpma ânında tüm algılarımın ne kadar keskinleştiğini hatırlıyorum. Dünya farklı bir yer gibi görünmüştü gözüme, düşüncelerim dışında her şey yavaşlamış hatta durmuştu. İnsanların yüzlerinde dehşet vardı ve ben ölüm öncesi iyimserlik denilen kavramın varlığından haberdar değildim. Evet var böyle bir şey. Artık öğrendiniz. Ölmeden önceki son saniyelerinizde asla ölmeyeceğinizi düşüneceksiniz. Son ânın içindeymiş sonsuzluk."Bu satırlar Murat Gülsoy'un "gerçekle gerçeküstünün sınırlarında dolaşan yedi öykü" içeren yeni kitabından: Belirsiz Bir Ânın Kıyısında. Bu kitap üzerine konuşmak üzere buluşuyoruz bu akşam. Murat Gülsoy'a psikanalist Ayça Gürdal Küey eşlik ediyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Sadece çarpma ânında tüm algılarımın ne kadar keskinleştiğini hatırlıyorum. Dünya farklı bir yer gibi görünmüştü gözüme, düşüncelerim dışında her şey yavaşlamış hatta durmuştu. İnsanların yüzlerinde dehşet vardı ve ben ölüm öncesi iyimserlik denilen kavramın varlığından haberdar değildim. Evet var böyle bir şey. Artık öğrendiniz. Ölmeden önceki son saniyelerinizde asla ölmeyeceğinizi düşüneceksiniz. Son ânın içindeymiş sonsuzluk."<br><br>Bu satırlar Murat Gülsoy'un "gerçekle gerçeküstünün sınırlarında dolaşan yedi öykü" içeren yeni kitabından: Belirsiz Bir Ânın Kıyısında. Bu kitap üzerine konuşmak üzere buluşuyoruz bu akşam. Murat Gülsoy'a psikanalist Ayça Gürdal Küey eşlik ediyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5147</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887648]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1506959147.mp3?updated=1678463302" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rahime Sarıçelik, Ayberk Erkay, Cem Alpan - Eddy'nin Sonu</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/eddynin-sonu-edouard-louis-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nin müdavimleri Sonbahar 2020 sezonumuzda, "Babamı Kim Öldürdü" başlıklı bir etkinlikte Édouard Louis'nin aynı adlı romanı ve o romandan uyarlanıp Moda Sahnesi'nde oynanan tiyatro oyunu üzerine kapsamlı bir sohbet yaptığımızı hatırlayacaklardır. O sohbetin kaydını bu kanalda izlemek mümkün. Bizim Édouard Louis'ye duyduğumuz ilgi ise devam ediyor. İşçi sınıfına mensup ailesinde yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı romanlarında ırkçılık, sömürü, cinsiyetçilik, ekonomik bunalım, nefret suçu, ayrımcılık temalarını işleyen bu genç Fransız yazarın bu kez 2014'te yayımlanan En finir avec Eddy Bellegueule adlı romanı Eddy'nin Sonu adıyla, yine Can Yayınları'ndan ve yine Ayberk Erkay'ın çevirisiyle Türkçede.Bu programda, Eddy'nin Sonu'nu Cem Alpan, Rahime Sarıçelik ve Ayberk Erkay değerlendiriyorlar.</description>
      <pubDate>Tue, 24 Aug 2021 09:05:04 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/306c5c44-bf5a-11ed-909c-83ee4ba6ac2d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nin müdavimleri Sonbahar 2020 sezonumuzda, "Babamı Kim Öldürdü" başlıklı bir etkinlikte Édouard Louis'nin aynı adlı romanı ve o romandan uyarlanıp Moda Sahnesi'nde oynanan tiyatro oyunu üzerine kapsamlı bir sohbet yaptığımızı...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nin müdavimleri Sonbahar 2020 sezonumuzda, "Babamı Kim Öldürdü" başlıklı bir etkinlikte Édouard Louis'nin aynı adlı romanı ve o romandan uyarlanıp Moda Sahnesi'nde oynanan tiyatro oyunu üzerine kapsamlı bir sohbet yaptığımızı hatırlayacaklardır. O sohbetin kaydını bu kanalda izlemek mümkün. Bizim Édouard Louis'ye duyduğumuz ilgi ise devam ediyor. İşçi sınıfına mensup ailesinde yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı romanlarında ırkçılık, sömürü, cinsiyetçilik, ekonomik bunalım, nefret suçu, ayrımcılık temalarını işleyen bu genç Fransız yazarın bu kez 2014'te yayımlanan En finir avec Eddy Bellegueule adlı romanı Eddy'nin Sonu adıyla, yine Can Yayınları'ndan ve yine Ayberk Erkay'ın çevirisiyle Türkçede.Bu programda, Eddy'nin Sonu'nu Cem Alpan, Rahime Sarıçelik ve Ayberk Erkay değerlendiriyorlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nin müdavimleri Sonbahar 2020 sezonumuzda, "Babamı Kim Öldürdü" başlıklı bir etkinlikte Édouard Louis'nin aynı adlı romanı ve o romandan uyarlanıp Moda Sahnesi'nde oynanan tiyatro oyunu üzerine kapsamlı bir sohbet yaptığımızı hatırlayacaklardır. O sohbetin kaydını bu kanalda izlemek mümkün. <br><br>Bizim Édouard Louis'ye duyduğumuz ilgi ise devam ediyor. İşçi sınıfına mensup ailesinde yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı romanlarında ırkçılık, sömürü, cinsiyetçilik, ekonomik bunalım, nefret suçu, ayrımcılık temalarını işleyen bu genç Fransız yazarın bu kez 2014'te yayımlanan En finir avec Eddy Bellegueule adlı romanı Eddy'nin Sonu adıyla, yine Can Yayınları'ndan ve yine Ayberk Erkay'ın çevirisiyle Türkçede.<br><br>Bu programda, Eddy'nin Sonu'nu Cem Alpan, Rahime Sarıçelik ve Ayberk Erkay değerlendiriyorlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5643</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887574]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4275191104.mp3?updated=1678463302" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hikâyemiz-Müziğimiz: Şevval</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hikayemiz-muzigimiz-sevval</link>
      <description>Pandemide çalışma, üretme ve geçim koşulları olumsuz etkilenenler arasında DJ'ler de vardı kuşkusuz. Bu yayında, onlardan birinin, Şevval'in hikâyesine odaklanıyoruz.</description>
      <pubDate>Mon, 23 Aug 2021 09:05:18 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/30845ff6-bf5a-11ed-909c-db31907edef0/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Pandemide çalışma, üretme ve geçim koşulları olumsuz etkilenenler arasında DJ'ler de vardı kuşkusuz. Bu yayında, onlardan birinin, Şevval'in hikâyesine odaklanıyoruz.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Pandemide çalışma, üretme ve geçim koşulları olumsuz etkilenenler arasında DJ'ler de vardı kuşkusuz. Bu yayında, onlardan birinin, Şevval'in hikâyesine odaklanıyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Pandemide çalışma, üretme ve geçim koşulları olumsuz etkilenenler arasında DJ'ler de vardı kuşkusuz. Bu yayında, onlardan birinin, Şevval'in hikâyesine odaklanıyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1483</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887447]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6397702856.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Celal Kafadar, Cem Dinlenmiş, Nilüfer Kuyaş - Zalim Yanko ve Çılgın Projesi: Kadim İstanbul’da Geçen Bir Zulüm-Kurgu Romanı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/celal-kafadar-cem-dinlenmis-podcast</link>
      <description>Şehir efsaneleri bol olan İstanbul’un popüler hafızasına tarih ve kurmaca bileşimi bir katkı, heyecan verici bir çizgi-roman projesi, ilk kez Kıraathane’de sesini duyurdu. Popüler kültür meraklısı bir tarihçi, Cemal Kafadar, ve tarih meraklısı bir çizer, Cem Dinlenmiş, ortak çalışmalarını anlattı.Uzun Firdevsi, Arap İlyas, Mevlana Firaki ve Evliya Çelebi gibi tarihi kaynaklardan derlenmiş, efsanevi kötü kahraman Yanko Bin Madyan’ın İstanbul’u önce inşa ederken sonra nasıl mahvettiğinin hikayesi. Dilden dile dolaşacak, tam “Kıraathanelik” bir hikâye. “Zamanımızdan yaklaşık üçbinbeşyüz yıl önce geçer, gerçek olaylarla ve kişilerle alakası yoktur” diye hatırlatıyor Cemal Kafadar. “Bundan daha fazla özet veremeyiz, bir sürpriz ögesi var” diye de ekliyor. İstanbul’un fethinin yıldönümünde, fetihten başlayarak Evliya’ya kadar uzanan ve günümüze kadar ulaşan bir şehir efsanesinin izindeyiz.  29 Mayıs 2021'de Zoom üzerinden, Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz bu ilginç sohbetin tam kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 21 Aug 2021 08:05:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/309d6456-bf5a-11ed-909c-0314ea79bcb6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Şehir efsaneleri bol olan İstanbul’un popüler hafızasına tarih ve kurmaca bileşimi bir katkı, heyecan verici bir çizgi-roman projesi, ilk kez Kıraathane’de sesini duyurdu. Popüler kültür meraklısı bir tarihçi, Cemal Kafadar, ve tarih meraklısı bir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Şehir efsaneleri bol olan İstanbul’un popüler hafızasına tarih ve kurmaca bileşimi bir katkı, heyecan verici bir çizgi-roman projesi, ilk kez Kıraathane’de sesini duyurdu. Popüler kültür meraklısı bir tarihçi, Cemal Kafadar, ve tarih meraklısı bir çizer, Cem Dinlenmiş, ortak çalışmalarını anlattı.Uzun Firdevsi, Arap İlyas, Mevlana Firaki ve Evliya Çelebi gibi tarihi kaynaklardan derlenmiş, efsanevi kötü kahraman Yanko Bin Madyan’ın İstanbul’u önce inşa ederken sonra nasıl mahvettiğinin hikayesi. Dilden dile dolaşacak, tam “Kıraathanelik” bir hikâye. “Zamanımızdan yaklaşık üçbinbeşyüz yıl önce geçer, gerçek olaylarla ve kişilerle alakası yoktur” diye hatırlatıyor Cemal Kafadar. “Bundan daha fazla özet veremeyiz, bir sürpriz ögesi var” diye de ekliyor. İstanbul’un fethinin yıldönümünde, fetihten başlayarak Evliya’ya kadar uzanan ve günümüze kadar ulaşan bir şehir efsanesinin izindeyiz.  29 Mayıs 2021'de Zoom üzerinden, Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz bu ilginç sohbetin tam kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Şehir efsaneleri bol olan İstanbul’un popüler hafızasına tarih ve kurmaca bileşimi bir katkı, heyecan verici bir çizgi-roman projesi, ilk kez Kıraathane’de sesini duyurdu. Popüler kültür meraklısı bir tarihçi, Cemal Kafadar, ve tarih meraklısı bir çizer, Cem Dinlenmiş, ortak çalışmalarını anlattı.<br><br>Uzun Firdevsi, Arap İlyas, Mevlana Firaki ve Evliya Çelebi gibi tarihi kaynaklardan derlenmiş, efsanevi kötü kahraman Yanko Bin Madyan’ın İstanbul’u önce inşa ederken sonra nasıl mahvettiğinin hikayesi. Dilden dile dolaşacak, tam “Kıraathanelik” bir hikâye. “Zamanımızdan yaklaşık üçbinbeşyüz yıl önce geçer, gerçek olaylarla ve kişilerle alakası yoktur” diye hatırlatıyor Cemal Kafadar. “Bundan daha fazla özet veremeyiz, bir sürpriz ögesi var” diye de ekliyor. <br><br>İstanbul’un fethinin yıldönümünde, fetihten başlayarak Evliya’ya kadar uzanan ve günümüze kadar ulaşan bir şehir efsanesinin izindeyiz.  29 Mayıs 2021'de Zoom üzerinden, Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz bu ilginç sohbetin tam kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6785</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887414]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1907353404.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hikâyemiz-Müziğimiz: Rewşan</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hikayemiz-muzigimiz-rewsan-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde "Dayanışma Mevsimi" sürüyor. "Hikâyemiz-Müziğimiz" serisinde bu akşam Rewşan'ın Progressive Folk soundunu yüreğe dokunan melodiler ve Kürtçe - Ermenice şarkı sözleri eşliğinde akustik olarak dinleyeceğiz. Bu mini konserde Rewşan'a  gitarda İpek Ektaş eşlik ediyor.</description>
      <pubDate>Fri, 20 Aug 2021 09:05:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/30b46444-bf5a-11ed-909c-9ff19f71aaed/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nde "Dayanışma Mevsimi" sürüyor. "Hikâyemiz-Müziğimiz" serisinde bu akşam Rewşan'ın Progressive Folk soundunu yüreğe dokunan melodiler ve Kürtçe - Ermenice şarkı sözleri eşliğinde akustik olarak dinleyeceğiz. Bu mini konserde...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde "Dayanışma Mevsimi" sürüyor. "Hikâyemiz-Müziğimiz" serisinde bu akşam Rewşan'ın Progressive Folk soundunu yüreğe dokunan melodiler ve Kürtçe - Ermenice şarkı sözleri eşliğinde akustik olarak dinleyeceğiz. Bu mini konserde Rewşan'a  gitarda İpek Ektaş eşlik ediyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nde "Dayanışma Mevsimi" sürüyor. "Hikâyemiz-Müziğimiz" serisinde bu akşam Rewşan'ın Progressive Folk soundunu yüreğe dokunan melodiler ve Kürtçe - Ermenice şarkı sözleri eşliğinde akustik olarak dinleyeceğiz. Bu mini konserde Rewşan'a  gitarda İpek Ektaş eşlik ediyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2066</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887297]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8917407853.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hakan Yücefer - Rancière Deleuze’e Karşı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hakan-yucefer-ranciere-deleuze-podcast</link>
      <description>Jacques Rancière, Sinematografik Masal kitabının bir bölümünde, Deleuze’ün sinema üzerine iki ciltlik çalışmasının ardında yatan temel varsayımlara bir dizi itiraz yöneltiyor ve sinemanın biri “hareket-imgeye”, diğeri “zaman-imgeye” karşılık gelen iki dönemi arasında net bir kopuş olduğu tezini reddediyor. Rancière’e göre, Deleuze’ün hatası “alegorik” bir okuma yapmak ve film kahramanlarının krizinin imgenin krizi olduğunu sanmak. Hareket-imge hiçbir zaman krize girmedi, zaman-imge baştan beri sinemanın kurucu bir unsuruydu.Hakan Yücefer bu konuşmada, Deleuze’ün hareket-imgenin krizini nasıl ele aldığına Rancière’in itirazlarının canlandırdığı bir merakla yeniden bakmak istiyor. Hareket-imgeyle zaman-imge arasında nasıl bir ilişki var? Karşıtlık mı karşılıklılık mı, kopuş mu döngüsellik mi? Aynı imge rejiminin iki kurucu kutbuyla mı karşı karşıyayız, yoksa iki bağımsız imge rejimi mi söz konusu?Bu soruları tartışırken Rancière’in de Deleuze yorumcularının da üzerinde durmadıkları ilginç bir noktadan yola çıkacak Yücefer. Deleuze, hareket-imgenin sona ermesine ilişkin bir değil üç farklı çözümleme sunuyor: tamamlanma, estetik nihilizm ve yaratıcılık. Rancière’in Deleuze’e yönelttiği itirazlara bu üç çözümlemeyi karşılaştırarak yanıt vermenin mümkün olduğunu gösterecek.</description>
      <pubDate>Thu, 19 Aug 2021 09:05:10 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/30cc23ae-bf5a-11ed-909c-db85c20b30b8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Jacques Rancière, Sinematografik Masal kitabının bir bölümünde, Deleuze’ün sinema üzerine iki ciltlik çalışmasının ardında yatan temel varsayımlara bir dizi itiraz yöneltiyor ve sinemanın biri “hareket-imgeye”, diğeri “zaman-imgeye” karşılık gelen iki...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Jacques Rancière, Sinematografik Masal kitabının bir bölümünde, Deleuze’ün sinema üzerine iki ciltlik çalışmasının ardında yatan temel varsayımlara bir dizi itiraz yöneltiyor ve sinemanın biri “hareket-imgeye”, diğeri “zaman-imgeye” karşılık gelen iki dönemi arasında net bir kopuş olduğu tezini reddediyor. Rancière’e göre, Deleuze’ün hatası “alegorik” bir okuma yapmak ve film kahramanlarının krizinin imgenin krizi olduğunu sanmak. Hareket-imge hiçbir zaman krize girmedi, zaman-imge baştan beri sinemanın kurucu bir unsuruydu.Hakan Yücefer bu konuşmada, Deleuze’ün hareket-imgenin krizini nasıl ele aldığına Rancière’in itirazlarının canlandırdığı bir merakla yeniden bakmak istiyor. Hareket-imgeyle zaman-imge arasında nasıl bir ilişki var? Karşıtlık mı karşılıklılık mı, kopuş mu döngüsellik mi? Aynı imge rejiminin iki kurucu kutbuyla mı karşı karşıyayız, yoksa iki bağımsız imge rejimi mi söz konusu?Bu soruları tartışırken Rancière’in de Deleuze yorumcularının da üzerinde durmadıkları ilginç bir noktadan yola çıkacak Yücefer. Deleuze, hareket-imgenin sona ermesine ilişkin bir değil üç farklı çözümleme sunuyor: tamamlanma, estetik nihilizm ve yaratıcılık. Rancière’in Deleuze’e yönelttiği itirazlara bu üç çözümlemeyi karşılaştırarak yanıt vermenin mümkün olduğunu gösterecek.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Jacques Rancière, Sinematografik Masal kitabının bir bölümünde, Deleuze’ün sinema üzerine iki ciltlik çalışmasının ardında yatan temel varsayımlara bir dizi itiraz yöneltiyor ve sinemanın biri “hareket-imgeye”, diğeri “zaman-imgeye” karşılık gelen iki dönemi arasında net bir kopuş olduğu tezini reddediyor. Rancière’e göre, Deleuze’ün hatası “alegorik” bir okuma yapmak ve film kahramanlarının krizinin imgenin krizi olduğunu sanmak. Hareket-imge hiçbir zaman krize girmedi, zaman-imge baştan beri sinemanın kurucu bir unsuruydu.<br><br>Hakan Yücefer bu konuşmada, Deleuze’ün hareket-imgenin krizini nasıl ele aldığına Rancière’in itirazlarının canlandırdığı bir merakla yeniden bakmak istiyor. Hareket-imgeyle zaman-imge arasında nasıl bir ilişki var? Karşıtlık mı karşılıklılık mı, kopuş mu döngüsellik mi? Aynı imge rejiminin iki kurucu kutbuyla mı karşı karşıyayız, yoksa iki bağımsız imge rejimi mi söz konusu?<br><br>Bu soruları tartışırken Rancière’in de Deleuze yorumcularının da üzerinde durmadıkları ilginç bir noktadan yola çıkacak Yücefer. Deleuze, hareket-imgenin sona ermesine ilişkin bir değil üç farklı çözümleme sunuyor: tamamlanma, estetik nihilizm ve yaratıcılık. Rancière’in Deleuze’e yönelttiği itirazlara bu üç çözümlemeyi karşılaştırarak yanıt vermenin mümkün olduğunu gösterecek.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>7116</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887213]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8818805979.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ömer Erdem - Poetik Ayrılıklar, Şiirsel Buluşmalar: Şiirimizde Şefkat, Aşk ve Kavga II</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/omer-erdem-poetik-ayriliklar-ii</link>
      <description>Ömer Erdem iki bölümlük serinin bu ikinci akşamında, yine şefkat, aşk ve kavga temaları üzerinden poetik anlayışları ve dünya görüşleri farklı şairleri inceliyor. Bu konuşmada Erdem'in şiirlerinden örneklerle ele alacağı şairler bir yanda Ahmed Arif, Mehmet Âkif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, diğer yanda ise Gülten Akın, Cahit Zarifoğlu ve Birhan Keskin.</description>
      <pubDate>Tue, 17 Aug 2021 09:05:08 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/30e26d44-bf5a-11ed-909c-b3fc92e27f56/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ömer Erdem iki bölümlük serinin bu ikinci akşamında, yine şefkat, aşk ve kavga temaları üzerinden poetik anlayışları ve dünya görüşleri farklı şairleri inceliyor. Bu konuşmada Erdem'in şiirlerinden örneklerle ele alacağı şairler bir yanda Ahmed Arif,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ömer Erdem iki bölümlük serinin bu ikinci akşamında, yine şefkat, aşk ve kavga temaları üzerinden poetik anlayışları ve dünya görüşleri farklı şairleri inceliyor. Bu konuşmada Erdem'in şiirlerinden örneklerle ele alacağı şairler bir yanda Ahmed Arif, Mehmet Âkif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, diğer yanda ise Gülten Akın, Cahit Zarifoğlu ve Birhan Keskin.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ömer Erdem iki bölümlük serinin bu ikinci akşamında, yine şefkat, aşk ve kavga temaları üzerinden poetik anlayışları ve dünya görüşleri farklı şairleri inceliyor. Bu konuşmada Erdem'in şiirlerinden örneklerle ele alacağı şairler bir yanda Ahmed Arif, Mehmet Âkif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, diğer yanda ise Gülten Akın, Cahit Zarifoğlu ve Birhan Keskin.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2796</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45887165]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8096173432.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hikâyemiz-Müziğimiz: NikoTeini</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hikayemiz-muzigimiz-nikoteini-podcast</link>
      <description>İstanbul’da yaşayan Yunanistanlı müzisyenler Asineth Fotini Kokkala ve Nikos Papageorgiu, 2020 yılının sonundan beri, NikoTeini ikilisi olarak yaptıkları icra kayıtlarını İnternet üzerinden dinleyicilerle paylaşıyor. İkili, "Hikâyemiz Müziğimiz" serimiz kapsamındaki buluşmamızda hem hikâyelerini anlatacak hem Ege'den ve Kapadokya'dan Rum şarkıları söyleyecek.</description>
      <pubDate>Mon, 16 Aug 2021 09:05:05 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/30f8a082-bf5a-11ed-909c-dfb8b81b6181/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul’da yaşayan Yunanistanlı müzisyenler Asineth Fotini Kokkala ve Nikos Papageorgiu, 2020 yılının sonundan beri, NikoTeini ikilisi olarak yaptıkları icra kayıtlarını İnternet üzerinden dinleyicilerle paylaşıyor. İkili, "Hikâyemiz Müziğimiz"...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul’da yaşayan Yunanistanlı müzisyenler Asineth Fotini Kokkala ve Nikos Papageorgiu, 2020 yılının sonundan beri, NikoTeini ikilisi olarak yaptıkları icra kayıtlarını İnternet üzerinden dinleyicilerle paylaşıyor. İkili, "Hikâyemiz Müziğimiz" serimiz kapsamındaki buluşmamızda hem hikâyelerini anlatacak hem Ege'den ve Kapadokya'dan Rum şarkıları söyleyecek.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul’da yaşayan Yunanistanlı müzisyenler Asineth Fotini Kokkala ve Nikos Papageorgiu, 2020 yılının sonundan beri, NikoTeini ikilisi olarak yaptıkları icra kayıtlarını İnternet üzerinden dinleyicilerle paylaşıyor. İkili, "Hikâyemiz Müziğimiz" serimiz kapsamındaki buluşmamızda hem hikâyelerini anlatacak hem Ege'den ve Kapadokya'dan Rum şarkıları söyleyecek.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2364</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45886968]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9813741351.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Behçet Çelik, Mesut Varlık - Patikaların İyi Yanı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/behcet-celik-mesut-varlik-podcast</link>
      <description>Roman ve denemelerinin yanı sıra, daha önce Sait Faik Hikâye Armağanı ve Haldun Taner Öykü Ödülü'ne değer bulunan öykü kitaplarına da imza atan edebiyatçı Behçet Çelik'le, Patikaların İyi Yanı adıyla yayımlanacak yeni öykü kitabını taze taze konuşmak için buluşuyoruz.</description>
      <pubDate>Sat, 14 Aug 2021 08:05:03 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/310e1778-bf5a-11ed-909c-a326eaed2de1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Roman ve denemelerinin yanı sıra, daha önce Sait Faik Hikâye Armağanı ve Haldun Taner Öykü Ödülü'ne değer bulunan öykü kitaplarına da imza atan edebiyatçı Behçet Çelik'le, Patikaların İyi Yanı adıyla yayımlanacak yeni öykü kitabını taze taze konuşmak...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Roman ve denemelerinin yanı sıra, daha önce Sait Faik Hikâye Armağanı ve Haldun Taner Öykü Ödülü'ne değer bulunan öykü kitaplarına da imza atan edebiyatçı Behçet Çelik'le, Patikaların İyi Yanı adıyla yayımlanacak yeni öykü kitabını taze taze konuşmak için buluşuyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Roman ve denemelerinin yanı sıra, daha önce Sait Faik Hikâye Armağanı ve Haldun Taner Öykü Ödülü'ne değer bulunan öykü kitaplarına da imza atan edebiyatçı Behçet Çelik'le, Patikaların İyi Yanı adıyla yayımlanacak yeni öykü kitabını taze taze konuşmak için buluşuyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3760</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45886911]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6455871555.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hikâyemiz-Müziğimiz: Güneş Demir</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hikayemiz-muzigimiz-gunes-demir</link>
      <description>Pandeminin yükünü taşıma mücadelesini sürdüren müzisyenlerle dayanışma amacıyla başlattığımız  "Hikâyemiz-Müziğimiz" serimizin ikinci buluşmasında Güneş Demir'le birlikteyiz. Güneş Demir şöyle anlatıyor bu akşamı: "70'lerden günümüze uzanan bir kesitte, 'çağdaş halk müziğinde' ve ondan yolan çıkan beste çalışmalarında akustik/klasik gitar ile farklı armonik ve ritmik fikirlerle oluşturulmuş eşliklerinden, düzenlemelerden örnekler üzerine kurmayı düşünüyorum programı. Bu kapsamda Fikret Kızılok, Zülfü/Ferhat Livaneli, Ezginin Günlüğü, Yeni Türkü ve Metin Kemal Kahraman repertuarından, birbirinden belli ölçülerde etkilenmiş ve müzik dünyamızda yerli gitar eşliği açısından 'kanonik' hâle gelmiş eserler sunacağım."</description>
      <pubDate>Fri, 13 Aug 2021 09:05:18 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/31254fc4-bf5a-11ed-909c-1fb85efa0cbd/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Pandeminin yükünü taşıma mücadelesini sürdüren müzisyenlerle dayanışma amacıyla başlattığımız  "Hikâyemiz-Müziğimiz" serimizin ikinci buluşmasında Güneş Demir'le birlikteyiz. 

Güneş Demir şöyle anlatıyor bu akşamı: "70'lerden günümüze uzanan bir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Pandeminin yükünü taşıma mücadelesini sürdüren müzisyenlerle dayanışma amacıyla başlattığımız  "Hikâyemiz-Müziğimiz" serimizin ikinci buluşmasında Güneş Demir'le birlikteyiz. Güneş Demir şöyle anlatıyor bu akşamı: "70'lerden günümüze uzanan bir kesitte, 'çağdaş halk müziğinde' ve ondan yolan çıkan beste çalışmalarında akustik/klasik gitar ile farklı armonik ve ritmik fikirlerle oluşturulmuş eşliklerinden, düzenlemelerden örnekler üzerine kurmayı düşünüyorum programı. Bu kapsamda Fikret Kızılok, Zülfü/Ferhat Livaneli, Ezginin Günlüğü, Yeni Türkü ve Metin Kemal Kahraman repertuarından, birbirinden belli ölçülerde etkilenmiş ve müzik dünyamızda yerli gitar eşliği açısından 'kanonik' hâle gelmiş eserler sunacağım."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Pandeminin yükünü taşıma mücadelesini sürdüren müzisyenlerle dayanışma amacıyla başlattığımız  "Hikâyemiz-Müziğimiz" serimizin ikinci buluşmasında Güneş Demir'le birlikteyiz. <br><br>Güneş Demir şöyle anlatıyor bu akşamı: "70'lerden günümüze uzanan bir kesitte, 'çağdaş halk müziğinde' ve ondan yolan çıkan beste çalışmalarında akustik/klasik gitar ile farklı armonik ve ritmik fikirlerle oluşturulmuş eşliklerinden, düzenlemelerden örnekler üzerine kurmayı düşünüyorum programı. Bu kapsamda Fikret Kızılok, Zülfü/Ferhat Livaneli, Ezginin Günlüğü, Yeni Türkü ve Metin Kemal Kahraman repertuarından, birbirinden belli ölçülerde etkilenmiş ve müzik dünyamızda yerli gitar eşliği açısından 'kanonik' hâle gelmiş eserler sunacağım."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1689</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45886878]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4499049614.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt - Antepli Ermeniler: Bir Osmanlı Vilayetinde Soykırım Ekonomisi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/umit-kurt-antepli-ermeniler-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde Sonbahar 2020 sezonu boyunca yayınladığımız "Ne Mutlu Eşitim Diyene" milliyetçilik konferanslarının konuşmacılarından biri olan ve halen Kudüs İbrani Üniversitesi'nde dersler veren tarihçi Ümit Kurt, bu kez yeni kitabını anlatmak üzere evimizin konuğu. Gaziantep'te doğmuş ve büyümüş bir akademisyen olan Kurt'un, daha önce İletişim Yayınları'ndan çıkan Antep 1915: Soykırım ve Failler kitabından sonra bu yıl da The Armenians of Aintab: The Economics of Genocide in an Ottoman Province adlı kitabı Harvard Üniversitesi Yayınları arasında yayımlandı. Her iki kitap üzerinden Antep'in yakın tarihine bakan bir konuşma.</description>
      <pubDate>Thu, 12 Aug 2021 09:05:14 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/313ceb8e-bf5a-11ed-909c-cb09aaa05042/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nde Sonbahar 2020 sezonu boyunca yayınladığımız "Ne Mutlu Eşitim Diyene" milliyetçilik konferanslarının konuşmacılarından biri olan ve halen Kudüs İbrani Üniversitesi'nde dersler veren tarihçi Ümit Kurt, bu kez yeni kitabını...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde Sonbahar 2020 sezonu boyunca yayınladığımız "Ne Mutlu Eşitim Diyene" milliyetçilik konferanslarının konuşmacılarından biri olan ve halen Kudüs İbrani Üniversitesi'nde dersler veren tarihçi Ümit Kurt, bu kez yeni kitabını anlatmak üzere evimizin konuğu. Gaziantep'te doğmuş ve büyümüş bir akademisyen olan Kurt'un, daha önce İletişim Yayınları'ndan çıkan Antep 1915: Soykırım ve Failler kitabından sonra bu yıl da The Armenians of Aintab: The Economics of Genocide in an Ottoman Province adlı kitabı Harvard Üniversitesi Yayınları arasında yayımlandı. Her iki kitap üzerinden Antep'in yakın tarihine bakan bir konuşma.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nde Sonbahar 2020 sezonu boyunca yayınladığımız "Ne Mutlu Eşitim Diyene" milliyetçilik konferanslarının konuşmacılarından biri olan ve halen Kudüs İbrani Üniversitesi'nde dersler veren tarihçi Ümit Kurt, bu kez yeni kitabını anlatmak üzere evimizin konuğu. Gaziantep'te doğmuş ve büyümüş bir akademisyen olan Kurt'un, daha önce İletişim Yayınları'ndan çıkan Antep 1915: Soykırım ve Failler kitabından sonra bu yıl da The Armenians of Aintab: The Economics of Genocide in an Ottoman Province adlı kitabı Harvard Üniversitesi Yayınları arasında yayımlandı. Her iki kitap üzerinden Antep'in yakın tarihine bakan bir konuşma.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2957</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45886837]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3964152421.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ömer Erdem - Poetik Ayrılıklar, Şiirsel Buluşmalar: Şiirimizde Şefkat, Aşk ve Kavga I</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/omer-erdem-poetik-ayriliklar-i</link>
      <description>Şefkat, aşk ve kavga. Çocuğa, çocukluğa bakış; kadına ve erkeğe bakış; sevgiliye, aşk ve arzu duyulan insana bakış; ve bitmek bilmeyen bir mücadele, çatışma, kavga. Şair Ömer Erdem, üst üste iki Şiir Gecesi'nde poetik yaklaşımları, şiire ve dünyaya bakışları farklı şairlerin şiirlerini "şefkat, aşk ve kavga" temaları üzerinden okuyup, çeşitli örnekler aktararak poetik karşıtlıklarla şiirsel buluşmaların izini sürüyor.Bu ilk konuşmada Ömer Erdem'in inceleyeceği iki grup şair var: bir yanda, Tevfik Fikret, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl; diğer yanda Behçet Necatigil, Sezai Karakoç, Cemal Süreya.</description>
      <pubDate>Tue, 10 Aug 2021 09:05:12 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3155a3f4-bf5a-11ed-909c-1f27cec51a1d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Şefkat, aşk ve kavga. Çocuğa, çocukluğa bakış; kadına ve erkeğe bakış; sevgiliye, aşk ve arzu duyulan insana bakış; ve bitmek bilmeyen bir mücadele, çatışma, kavga. Şair Ömer Erdem, üst üste iki Şiir Gecesi'nde poetik yaklaşımları, şiire ve dünyaya...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Şefkat, aşk ve kavga. Çocuğa, çocukluğa bakış; kadına ve erkeğe bakış; sevgiliye, aşk ve arzu duyulan insana bakış; ve bitmek bilmeyen bir mücadele, çatışma, kavga. Şair Ömer Erdem, üst üste iki Şiir Gecesi'nde poetik yaklaşımları, şiire ve dünyaya bakışları farklı şairlerin şiirlerini "şefkat, aşk ve kavga" temaları üzerinden okuyup, çeşitli örnekler aktararak poetik karşıtlıklarla şiirsel buluşmaların izini sürüyor.Bu ilk konuşmada Ömer Erdem'in inceleyeceği iki grup şair var: bir yanda, Tevfik Fikret, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl; diğer yanda Behçet Necatigil, Sezai Karakoç, Cemal Süreya.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Şefkat, aşk ve kavga. Çocuğa, çocukluğa bakış; kadına ve erkeğe bakış; sevgiliye, aşk ve arzu duyulan insana bakış; ve bitmek bilmeyen bir mücadele, çatışma, kavga. Şair Ömer Erdem, üst üste iki Şiir Gecesi'nde poetik yaklaşımları, şiire ve dünyaya bakışları farklı şairlerin şiirlerini "şefkat, aşk ve kavga" temaları üzerinden okuyup, çeşitli örnekler aktararak poetik karşıtlıklarla şiirsel buluşmaların izini sürüyor.<br><br>Bu ilk konuşmada Ömer Erdem'in inceleyeceği iki grup şair var: bir yanda, Tevfik Fikret, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl; diğer yanda Behçet Necatigil, Sezai Karakoç, Cemal Süreya.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2467</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45886805]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4211817153.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hikâyemiz-Müziğimiz: Ne Münasebet</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hikayemiz-muzigimiz-ne-munasebet-podcast</link>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi olarak Yaz 2021 sezonumuzu pandemiden çıkış sürecinin hızlanacağı ümidiyle başlatırken, pandemi esnasında müziklerini icra etme imkânı kısıtlanan ve gerek sanatsal üretimden vazgeçmeme gerekse geçimlerini sağlama gayretini devletten hiçbir destek görmeksizin sürdüren müzisyen dostlarımızla buluşuyoruz.Kıraathane'den Ayşen Güven'in koordinatörlüğünde, Mustafa Ünlü'nün çekimleriyle hazırladığımız "Müziğimiz Hikâyemiz" serisinin ilk buluşmasında Ne Münasebet ile birlikteyiz. İlk albümünü yapmaya hazırlanan grup üyeleri kendi beste, söz ve düzenlemelerinden oluşan dört şarkı performansıyla karşımızdalar. Normalde ritim, davul ve enstrüman sololarıyla daha kendine has bir soundu olan şarkıları Ne Münasebet ilk defa İstanbul Edebiyat Evi için akustik olarak düzenleyerek çalıp söylüyor. Grup üyeleri Onur Olgun, Serdar Avcıoğlu ve Soner Odabaş'ın bu akşam için mesajları şöyle: "2017 yılının Eylülünde grubumuzun adını Ne Münasebet koyarken 'dayatılan kalıplara karşı; Ne Münasebet' şiarını kullandık. Bize 'bu iş böyle olmaz' dedikleri her şeye 'ne münasebet canım' diyebilmek için. Prova için para biriktirerek, enstrüman almak için garsonluk yaparak, amfi alabilmek için kuryelik yaparak, insanca yaşayabilmek için insana dair hikâyeler anlatarak. Ve sürecin sonunda, yakın zamanda ilk albümümüzü paylaşacak olmanın gururunu yaşayarak geldik bu güne kadar. Size söyleyeceğimiz dört şarkımız da yaşadığımız tüm süreci, yani bir yandan âşık olup bir yandan da isyan eden hikâyeleri içinde barındırıyor. Geleceği kurmak için geçmişle hesaplaşarak."</description>
      <pubDate>Mon, 09 Aug 2021 09:05:05 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/316e4396-bf5a-11ed-909c-6bd1db1c8707/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi olarak Yaz 2021 sezonumuzu pandemiden çıkış sürecinin hızlanacağı ümidiyle başlatırken, pandemi esnasında müziklerini icra etme imkânı kısıtlanan ve gerek sanatsal üretimden vazgeçmeme gerekse geçimlerini sağlama...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi olarak Yaz 2021 sezonumuzu pandemiden çıkış sürecinin hızlanacağı ümidiyle başlatırken, pandemi esnasında müziklerini icra etme imkânı kısıtlanan ve gerek sanatsal üretimden vazgeçmeme gerekse geçimlerini sağlama gayretini devletten hiçbir destek görmeksizin sürdüren müzisyen dostlarımızla buluşuyoruz.Kıraathane'den Ayşen Güven'in koordinatörlüğünde, Mustafa Ünlü'nün çekimleriyle hazırladığımız "Müziğimiz Hikâyemiz" serisinin ilk buluşmasında Ne Münasebet ile birlikteyiz. İlk albümünü yapmaya hazırlanan grup üyeleri kendi beste, söz ve düzenlemelerinden oluşan dört şarkı performansıyla karşımızdalar. Normalde ritim, davul ve enstrüman sololarıyla daha kendine has bir soundu olan şarkıları Ne Münasebet ilk defa İstanbul Edebiyat Evi için akustik olarak düzenleyerek çalıp söylüyor. Grup üyeleri Onur Olgun, Serdar Avcıoğlu ve Soner Odabaş'ın bu akşam için mesajları şöyle: "2017 yılının Eylülünde grubumuzun adını Ne Münasebet koyarken 'dayatılan kalıplara karşı; Ne Münasebet' şiarını kullandık. Bize 'bu iş böyle olmaz' dedikleri her şeye 'ne münasebet canım' diyebilmek için. Prova için para biriktirerek, enstrüman almak için garsonluk yaparak, amfi alabilmek için kuryelik yaparak, insanca yaşayabilmek için insana dair hikâyeler anlatarak. Ve sürecin sonunda, yakın zamanda ilk albümümüzü paylaşacak olmanın gururunu yaşayarak geldik bu güne kadar. Size söyleyeceğimiz dört şarkımız da yaşadığımız tüm süreci, yani bir yandan âşık olup bir yandan da isyan eden hikâyeleri içinde barındırıyor. Geleceği kurmak için geçmişle hesaplaşarak."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi olarak Yaz 2021 sezonumuzu pandemiden çıkış sürecinin hızlanacağı ümidiyle başlatırken, pandemi esnasında müziklerini icra etme imkânı kısıtlanan ve gerek sanatsal üretimden vazgeçmeme gerekse geçimlerini sağlama gayretini devletten hiçbir destek görmeksizin sürdüren müzisyen dostlarımızla buluşuyoruz.<br><br>Kıraathane'den Ayşen Güven'in koordinatörlüğünde, Mustafa Ünlü'nün çekimleriyle hazırladığımız "Müziğimiz Hikâyemiz" serisinin ilk buluşmasında Ne Münasebet ile birlikteyiz. İlk albümünü yapmaya hazırlanan grup üyeleri kendi beste, söz ve düzenlemelerinden oluşan dört şarkı performansıyla karşımızdalar. Normalde ritim, davul ve enstrüman sololarıyla daha kendine has bir soundu olan şarkıları Ne Münasebet ilk defa İstanbul Edebiyat Evi için akustik olarak düzenleyerek çalıp söylüyor. <br><br>Grup üyeleri Onur Olgun, Serdar Avcıoğlu ve Soner Odabaş'ın bu akşam için mesajları şöyle: "2017 yılının Eylülünde grubumuzun adını Ne Münasebet koyarken 'dayatılan kalıplara karşı; Ne Münasebet' şiarını kullandık. Bize 'bu iş böyle olmaz' dedikleri her şeye 'ne münasebet canım' diyebilmek için. Prova için para biriktirerek, enstrüman almak için garsonluk yaparak, amfi alabilmek için kuryelik yaparak, insanca yaşayabilmek için insana dair hikâyeler anlatarak. Ve sürecin sonunda, yakın zamanda ilk albümümüzü paylaşacak olmanın gururunu yaşayarak geldik bu güne kadar. Size söyleyeceğimiz dört şarkımız da yaşadığımız tüm süreci, yani bir yandan âşık olup bir yandan da isyan eden hikâyeleri içinde barındırıyor. Geleceği kurmak için geçmişle hesaplaşarak."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2088</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45886761]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4186368301.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Melike Şahin, Elif Cemal - Pandemide Şarkı Söylemek</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/melike-sahin-podcast</link>
      <description>Müzik endüstrisinin ahvaline bakan konuşma serimizin İlkbahar 2021 sezonundaki üçüncü bölümünde Elif Cemal, pandemiye rağmen şarkı söylemeye, şarkı yapmaya devam eden ve ilk solo albümü Merhem'i Şubat 2021'de çıkaran Melike Şahin'i konuk ediyor. Son bir senedir neredeyse hiçbir mekânda canlı performans gerçekleştiremeyen müzisyenlerin bu son dönemi nasıl geçirdiklerini, konser verememenin müzisyenlerin yaratıcılık ve üreticiliklerini nasıl etkilediğini, post-pandemiye dair planlarını ve neler öngörebildiklerini Melike Şahin'den dinliyoruz.</description>
      <pubDate>Sat, 07 Aug 2021 08:05:04 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/31861cfa-bf5a-11ed-909c-b3ef97433f28/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Müzik endüstrisinin ahvaline bakan konuşma serimizin İlkbahar 2021 sezonundaki üçüncü bölümünde Elif Cemal, pandemiye rağmen şarkı söylemeye, şarkı yapmaya devam eden ve ilk solo albümü Merhem'i Şubat 2021'de çıkaran Melike Şahin'i konuk ediyor. 

Son...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Müzik endüstrisinin ahvaline bakan konuşma serimizin İlkbahar 2021 sezonundaki üçüncü bölümünde Elif Cemal, pandemiye rağmen şarkı söylemeye, şarkı yapmaya devam eden ve ilk solo albümü Merhem'i Şubat 2021'de çıkaran Melike Şahin'i konuk ediyor. Son bir senedir neredeyse hiçbir mekânda canlı performans gerçekleştiremeyen müzisyenlerin bu son dönemi nasıl geçirdiklerini, konser verememenin müzisyenlerin yaratıcılık ve üreticiliklerini nasıl etkilediğini, post-pandemiye dair planlarını ve neler öngörebildiklerini Melike Şahin'den dinliyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Müzik endüstrisinin ahvaline bakan konuşma serimizin İlkbahar 2021 sezonundaki üçüncü bölümünde Elif Cemal, pandemiye rağmen şarkı söylemeye, şarkı yapmaya devam eden ve ilk solo albümü Merhem'i Şubat 2021'de çıkaran Melike Şahin'i konuk ediyor. <br><br>Son bir senedir neredeyse hiçbir mekânda canlı performans gerçekleştiremeyen müzisyenlerin bu son dönemi nasıl geçirdiklerini, konser verememenin müzisyenlerin yaratıcılık ve üreticiliklerini nasıl etkilediğini, post-pandemiye dair planlarını ve neler öngörebildiklerini Melike Şahin'den dinliyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3658</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45886738]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5326421432.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hürrem Sönmez - Protesto Bir İnsan Hakkıdır: Sekiz Yıl Sonra Gezi Davası Yeniden</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gezi-davasi-hurrem-sonmez-podcast</link>
      <description>İnsan Hakları Konuşmaları serimizde bu kez yeniden görülmeye başlanan Gezi Davası'nın avukatlarından, insan hakları savunucusu Hürrem Sönmez'i dinliyoruz. Demokrasi demek sadece birkaç yılda bir sandığa gitmek demek değildir, düşünce ve ifade hürriyetinden barışçıl toplantı ve gösteri hakkına kadar temel hak ve hürriyetlerin güvence altında olduğu bir yönetim biçimidir. Sekiz yıl önce Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve tüm Türkiye’ye yayılan Gezi Parkı protestolarına İçişleri Bakanlığı verilerine göre yaklaşık dört milyon yurttaş katıldı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 2014 yılında başlattığı soruşturmaya istinaden açılan ceza davasında yargılanan 11 sanık hakkında verilen beraat kararı İstinaf Mahkemesi tarafından bozuldu ve anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs suçlamasıyla yargılama devam ediyor. Oysa barışçıl gösteri temel bir insan hakkıdır.</description>
      <pubDate>Thu, 05 Aug 2021 09:05:07 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/319d4c2c-bf5a-11ed-909c-bf0ab4e5aff3/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İnsan Hakları Konuşmaları serimizde bu kez yeniden görülmeye başlanan Gezi Davası'nın avukatlarından, insan hakları savunucusu Hürrem Sönmez'i dinliyoruz. Demokrasi demek sadece birkaç yılda bir sandığa gitmek demek değildir, düşünce ve ifade...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İnsan Hakları Konuşmaları serimizde bu kez yeniden görülmeye başlanan Gezi Davası'nın avukatlarından, insan hakları savunucusu Hürrem Sönmez'i dinliyoruz. Demokrasi demek sadece birkaç yılda bir sandığa gitmek demek değildir, düşünce ve ifade hürriyetinden barışçıl toplantı ve gösteri hakkına kadar temel hak ve hürriyetlerin güvence altında olduğu bir yönetim biçimidir. Sekiz yıl önce Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve tüm Türkiye’ye yayılan Gezi Parkı protestolarına İçişleri Bakanlığı verilerine göre yaklaşık dört milyon yurttaş katıldı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 2014 yılında başlattığı soruşturmaya istinaden açılan ceza davasında yargılanan 11 sanık hakkında verilen beraat kararı İstinaf Mahkemesi tarafından bozuldu ve anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs suçlamasıyla yargılama devam ediyor. Oysa barışçıl gösteri temel bir insan hakkıdır.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İnsan Hakları Konuşmaları serimizde bu kez yeniden görülmeye başlanan Gezi Davası'nın avukatlarından, insan hakları savunucusu Hürrem Sönmez'i dinliyoruz. Demokrasi demek sadece birkaç yılda bir sandığa gitmek demek değildir, düşünce ve ifade hürriyetinden barışçıl toplantı ve gösteri hakkına kadar temel hak ve hürriyetlerin güvence altında olduğu bir yönetim biçimidir. Sekiz yıl önce Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve tüm Türkiye’ye yayılan Gezi Parkı protestolarına İçişleri Bakanlığı verilerine göre yaklaşık dört milyon yurttaş katıldı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 2014 yılında başlattığı soruşturmaya istinaden açılan ceza davasında yargılanan 11 sanık hakkında verilen beraat kararı İstinaf Mahkemesi tarafından bozuldu ve anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs suçlamasıyla yargılama devam ediyor. Oysa barışçıl gösteri temel bir insan hakkıdır.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1832</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45886709]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2304832363.mp3?updated=1678463303" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mari Spirito, Abhijan Toto - Birçok Yerde Birkaç Kişi Kimlerdir? | Who Are A Few In Many Places?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/bircok-yerde-birkac-kisi-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi olarak A Few In Many Places / Birçok Yerde Birkaç Kişi adını taşıyan ve birbirinden binlerce kilometre uzak altı şehirde devam eden Protocinema'nın sergisinin İstanbul ayağına 24 Mayıs-21 Haziran 2021 tarihleri arasında ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduk. Bu uluslararası serginin katılımcısı olan bütün sanatçıları ve diğer şehirlerde sergilenen işleri buluşturan bir program hazırladık.  Serginin küratörleri Mari Spirito ve Abhijan Toto'nun öncülüğünde Beril Ece Güler tarafından Kıraathane için hazırlanan programda tanışacağınız sanatçılar ve sanatçı kolektifleri şunlar: Gahee Park, Ikhyun Gim, Miji Lee, Ogasawara'ya Hoş Geldiniz, Komtouch Dew Napattaloong, Thanart Rasanont, Alper Turan, Zeynep Kayan, Kathryn Hamilton, Deniz Tortum, Lila Nazemian, Vartan Yasakyan, Kristine Khouri,Yasmine Eid-Sabbagh, Embajada, Pluma, Jorge González Santos, Esvin Alarcon Lam, Antonio Pichilla ve Camilla Juarez.Podcast dili İngilizcedir, programın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 03 Aug 2021 09:05:16 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/31b4cc12-bf5a-11ed-909c-73d40dd20204/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi olarak A Few In Many Places / Birçok Yerde Birkaç Kişi adını taşıyan ve birbirinden binlerce kilometre uzak altı şehirde devam eden Protocinema'nın sergisinin İstanbul ayağına 24 Mayıs-21 Haziran 2021 tarihleri arasında ev...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi olarak A Few In Many Places / Birçok Yerde Birkaç Kişi adını taşıyan ve birbirinden binlerce kilometre uzak altı şehirde devam eden Protocinema'nın sergisinin İstanbul ayağına 24 Mayıs-21 Haziran 2021 tarihleri arasında ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduk. Bu uluslararası serginin katılımcısı olan bütün sanatçıları ve diğer şehirlerde sergilenen işleri buluşturan bir program hazırladık.  Serginin küratörleri Mari Spirito ve Abhijan Toto'nun öncülüğünde Beril Ece Güler tarafından Kıraathane için hazırlanan programda tanışacağınız sanatçılar ve sanatçı kolektifleri şunlar: Gahee Park, Ikhyun Gim, Miji Lee, Ogasawara'ya Hoş Geldiniz, Komtouch Dew Napattaloong, Thanart Rasanont, Alper Turan, Zeynep Kayan, Kathryn Hamilton, Deniz Tortum, Lila Nazemian, Vartan Yasakyan, Kristine Khouri,Yasmine Eid-Sabbagh, Embajada, Pluma, Jorge González Santos, Esvin Alarcon Lam, Antonio Pichilla ve Camilla Juarez.Podcast dili İngilizcedir, programın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi olarak A Few In Many Places / Birçok Yerde Birkaç Kişi adını taşıyan ve birbirinden binlerce kilometre uzak altı şehirde devam eden Protocinema'nın sergisinin İstanbul ayağına 24 Mayıs-21 Haziran 2021 tarihleri arasında ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduk. Bu uluslararası serginin katılımcısı olan bütün sanatçıları ve diğer şehirlerde sergilenen işleri buluşturan bir program hazırladık. <br> <br>Serginin küratörleri Mari Spirito ve Abhijan Toto'nun öncülüğünde Beril Ece Güler tarafından Kıraathane için hazırlanan programda tanışacağınız sanatçılar ve sanatçı kolektifleri şunlar: Gahee Park, Ikhyun Gim, Miji Lee, Ogasawara'ya Hoş Geldiniz, Komtouch Dew Napattaloong, Thanart Rasanont, Alper Turan, Zeynep Kayan, Kathryn Hamilton, Deniz Tortum, Lila Nazemian, Vartan Yasakyan, Kristine Khouri,Yasmine Eid-Sabbagh, Embajada, Pluma, Jorge González Santos, Esvin Alarcon Lam, Antonio Pichilla ve Camilla Juarez.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, programın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3945</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45886675]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8552024805.mp3?updated=1678463304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Birhan Keskin, Aslı Serin, Meltem Şahin, Elvin Eroğlu - Anıt Sayaç: Bir Şiir, Bir Kitap, Bir Sergi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/anit-sayac-sergi-podcast</link>
      <description>Kıraathane'de 25 Haziran- 6 Ağustos 2021 tarihleri arasında açılan "Birinin acısı öbürüne geçmiyor." sergisinin serüveni bu programın konusu. Şiddetten ölen kadınların adları eklendikçe eklenen o dijital anıt tepemizde yükselirken, Birhan Keskin ve Aslı Serin'in kadın cinayetlerini konu alan "Anıt Sayaç" şiirinin kitaplaşma ve kitabın sergiye dönüşme sürecini konuşuyoruz. Şair Birhan Keskin ve şair Aslı Serin'in yanı sıra serginin küratörü şair Elvin Eroğlu ve sergide/kitapta şiirden yola çıkarak yaptığı çizimlere yer verilen sanatçı Meltem Şahin'in katılımıyla.</description>
      <pubDate>Sun, 01 Aug 2021 08:05:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/31ccea5e-bf5a-11ed-909c-7fc9210c0ea0/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane'de 25 Haziran- 6 Ağustos 2021 tarihleri arasında açılan "Birinin acısı öbürüne geçmiyor." sergisinin serüveni bu programın konusu. Şiddetten ölen kadınların adları eklendikçe eklenen o dijital anıt tepemizde yükselirken, Birhan Keskin ve...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane'de 25 Haziran- 6 Ağustos 2021 tarihleri arasında açılan "Birinin acısı öbürüne geçmiyor." sergisinin serüveni bu programın konusu. Şiddetten ölen kadınların adları eklendikçe eklenen o dijital anıt tepemizde yükselirken, Birhan Keskin ve Aslı Serin'in kadın cinayetlerini konu alan "Anıt Sayaç" şiirinin kitaplaşma ve kitabın sergiye dönüşme sürecini konuşuyoruz. Şair Birhan Keskin ve şair Aslı Serin'in yanı sıra serginin küratörü şair Elvin Eroğlu ve sergide/kitapta şiirden yola çıkarak yaptığı çizimlere yer verilen sanatçı Meltem Şahin'in katılımıyla.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane'de 25 Haziran- 6 Ağustos 2021 tarihleri arasında açılan "Birinin acısı öbürüne geçmiyor." sergisinin serüveni bu programın konusu. Şiddetten ölen kadınların adları eklendikçe eklenen o dijital anıt tepemizde yükselirken, Birhan Keskin ve Aslı Serin'in kadın cinayetlerini konu alan "Anıt Sayaç" şiirinin kitaplaşma ve kitabın sergiye dönüşme sürecini konuşuyoruz. Şair Birhan Keskin ve şair Aslı Serin'in yanı sıra serginin küratörü şair Elvin Eroğlu ve sergide/kitapta şiirden yola çıkarak yaptığı çizimlere yer verilen sanatçı Meltem Şahin'in katılımıyla.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5461</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45886630]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4143643641.mp3?updated=1678463304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yücel Kayıran - Mart 2021 İtibariyle Günümüz Türk Şiiri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yucel-kayiran-siir-podcast</link>
      <description>25 Mart 2021 tarihinde Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz bu Şiir Gecesi'nde konuğumuz Yücel Kayıran'dı. Yücel Kayıran, program öncesinde yapacağı sunumu şöyle özetlemişti:"'Günümüz şiiri' ifadesi, bir yandan zamansal bir bağlamı dile getirirken, diğer taraftan belli bir problematikte toplanmayı dile getirir ya da ben böyle anlıyorum. Zaman, burada bir zemin, poetik problematiğin ortaya çıkışının, gelişimi ve olgunlaşmasının taşıyıcısı. Konuşmamın içeriği bakımından bu “günümüz şiiri” dediğim poetik problematiğin başlangıcı olarak 1973 yılını esas alacağım. Bu tarihlendirme her şeyden önce İkinci Yeni ve 60 Kuşağı şiirinin gerisinde ya da bu bağlamın dışında kaldığı anlamına gelir. İçerde kalan ne? Bu soru, konuşmamın içeriğinin sınırlarını oluşturuyor."</description>
      <pubDate>Fri, 30 Jul 2021 09:05:13 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/31e58604-bf5a-11ed-909c-176d3db416d4/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>25 Mart 2021 tarihinde Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz bu Şiir Gecesi'nde konuğumuz Yücel Kayıran'dı. Yücel Kayıran, program öncesinde yapacağı sunumu şöyle özetlemişti:

"'Günümüz şiiri' ifadesi, bir yandan zamansal bir bağlamı dile getirirken,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>25 Mart 2021 tarihinde Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz bu Şiir Gecesi'nde konuğumuz Yücel Kayıran'dı. Yücel Kayıran, program öncesinde yapacağı sunumu şöyle özetlemişti:"'Günümüz şiiri' ifadesi, bir yandan zamansal bir bağlamı dile getirirken, diğer taraftan belli bir problematikte toplanmayı dile getirir ya da ben böyle anlıyorum. Zaman, burada bir zemin, poetik problematiğin ortaya çıkışının, gelişimi ve olgunlaşmasının taşıyıcısı. Konuşmamın içeriği bakımından bu “günümüz şiiri” dediğim poetik problematiğin başlangıcı olarak 1973 yılını esas alacağım. Bu tarihlendirme her şeyden önce İkinci Yeni ve 60 Kuşağı şiirinin gerisinde ya da bu bağlamın dışında kaldığı anlamına gelir. İçerde kalan ne? Bu soru, konuşmamın içeriğinin sınırlarını oluşturuyor."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[25 Mart 2021 tarihinde Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz bu Şiir Gecesi'nde konuğumuz Yücel Kayıran'dı. Yücel Kayıran, program öncesinde yapacağı sunumu şöyle özetlemişti:<br><br>"'Günümüz şiiri' ifadesi, bir yandan zamansal bir bağlamı dile getirirken, diğer taraftan belli bir problematikte toplanmayı dile getirir ya da ben böyle anlıyorum. Zaman, burada bir zemin, poetik problematiğin ortaya çıkışının, gelişimi ve olgunlaşmasının taşıyıcısı. Konuşmamın içeriği bakımından bu “günümüz şiiri” dediğim poetik problematiğin başlangıcı olarak 1973 yılını esas alacağım. Bu tarihlendirme her şeyden önce İkinci Yeni ve 60 Kuşağı şiirinin gerisinde ya da bu bağlamın dışında kaldığı anlamına gelir. İçerde kalan ne? Bu soru, konuşmamın içeriğinin sınırlarını oluşturuyor."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5048</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45886592]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7475410155.mp3?updated=1678463304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - Ut Figura Noesis: Felsefe Kıpırdayabilir Mi?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-felsefe</link>
      <description>Levent Kavas, Felsefe Konuşmaları serimizde, bu kez felsefenin iş görme ihtimallerini değerlendiriyor."Felsefeyi kavramlar, sorunlar, kuramlar, öğretiler, dizgeler, okullar, metinler öbeği diye anlamak yaygın tutumlardır; bir etkinlik diye anlamak da öyle sayılır. Ancak bu etkinliği oluşturan edimler, eylemler bile genellikle kuramsal edimler gibi düşünülür: kavrama, sorgulama, açıklama, kesinleme, tartışma, açımlama, temellendirme… Peki bu kuramsal etkinliğin ötesinde felsefece bir edim, felsefece düşünüşün bir betimlenme biçimi olanaklı mı? “Felsefe yapma”nın, “felsefece iş görme”nin ötesinde, felsefe bir iş görebilir mi? Bir bakalım; belki."</description>
      <pubDate>Wed, 28 Jul 2021 09:05:19 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/31fd3970-bf5a-11ed-909c-77ddbcc99d2e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Levent Kavas, Felsefe Konuşmaları serimizde, bu kez felsefenin iş görme ihtimallerini değerlendiriyor.

"Felsefeyi kavramlar, sorunlar, kuramlar, öğretiler, dizgeler, okullar, metinler öbeği diye anlamak yaygın tutumlardır; bir etkinlik diye anlamak...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Levent Kavas, Felsefe Konuşmaları serimizde, bu kez felsefenin iş görme ihtimallerini değerlendiriyor."Felsefeyi kavramlar, sorunlar, kuramlar, öğretiler, dizgeler, okullar, metinler öbeği diye anlamak yaygın tutumlardır; bir etkinlik diye anlamak da öyle sayılır. Ancak bu etkinliği oluşturan edimler, eylemler bile genellikle kuramsal edimler gibi düşünülür: kavrama, sorgulama, açıklama, kesinleme, tartışma, açımlama, temellendirme… Peki bu kuramsal etkinliğin ötesinde felsefece bir edim, felsefece düşünüşün bir betimlenme biçimi olanaklı mı? “Felsefe yapma”nın, “felsefece iş görme”nin ötesinde, felsefe bir iş görebilir mi? Bir bakalım; belki."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Levent Kavas, Felsefe Konuşmaları serimizde, bu kez felsefenin iş görme ihtimallerini değerlendiriyor.<br><br>"Felsefeyi kavramlar, sorunlar, kuramlar, öğretiler, dizgeler, okullar, metinler öbeği diye anlamak yaygın tutumlardır; bir etkinlik diye anlamak da öyle sayılır. Ancak bu etkinliği oluşturan edimler, eylemler bile genellikle kuramsal edimler gibi düşünülür: kavrama, sorgulama, açıklama, kesinleme, tartışma, açımlama, temellendirme… Peki bu kuramsal etkinliğin ötesinde felsefece bir edim, felsefece düşünüşün bir betimlenme biçimi olanaklı mı? “Felsefe yapma”nın, “felsefece iş görme”nin ötesinde, felsefe bir iş görebilir mi? Bir bakalım; belki."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2962</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45869955]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1753419845.mp3?updated=1678463304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sevin Okyay, Mustafa Arslantunalı - Patricia Highsmith 100 Yaşında!</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sevin-okyay-patricia-highsmith-podcast</link>
      <description>Patricia Highsmith'ten "polisiye yazarı" diye söz etmek doğrudur kuşkusuz, ama hakikatli okurları, onun psikolojik gerilimin büyük ustası olduğunu bilirler ve romanlarını, insanı anlama ve anlatma uğraşının hiçbir genre'a hapsedilemeyecek birer şaheseri sayarlar. Bununla birlikte, Highsmith'in hayatı boyunca tartışmalı bir kişiliğe sahip olmuş, çevresinde "kötücül bir insan" olarak bilinmiş, siyasi görüşlerinde sık sık ırkçı ve anti-Semitik bir çizgiye kaymış bir yazar olduğunu da biliyoruz.Değerli yazar, çevirmen, eleştirmen ve polisiye tutkunu Sevin Okyay, Highsmith'in kitaplarına, karakterlerine, kişiliğine ve onun eserlerinden uyarlanan filmlere bakan bir konuşmayla karşımızda. 1921-1995 yılları arasında yaşamış, birçoğu sinemaya da uyarlanan Strangers on a Train (Trendeki Yabancılar), The Blunderer (Beceriksiz), This Sweet Sickness (Tatlı Hastalık) ve elbette The Talented Mr. Ripley (Becerikli Bay Ripley) başta olmak üzere Ripley serisinin yaratıcısı, Amerikan edebiyatının güçlü yazarı Patricia Highsmith üzerine su gibi akan sohbetin moderatörlüğünü K24 Genel Yayın Yönetmeni, yazar Mustafa Arslantunalı gerçekleştiriyor.</description>
      <pubDate>Tue, 13 Jul 2021 09:00:08 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3214dba2-bf5a-11ed-909c-9ba765ab70bd/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Patricia Highsmith'ten "polisiye yazarı" diye söz etmek doğrudur kuşkusuz, ama hakikatli okurları, onun psikolojik gerilimin büyük ustası olduğunu bilirler ve romanlarını, insanı anlama ve anlatma uğraşının hiçbir genre'a hapsedilemeyecek birer...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Patricia Highsmith'ten "polisiye yazarı" diye söz etmek doğrudur kuşkusuz, ama hakikatli okurları, onun psikolojik gerilimin büyük ustası olduğunu bilirler ve romanlarını, insanı anlama ve anlatma uğraşının hiçbir genre'a hapsedilemeyecek birer şaheseri sayarlar. Bununla birlikte, Highsmith'in hayatı boyunca tartışmalı bir kişiliğe sahip olmuş, çevresinde "kötücül bir insan" olarak bilinmiş, siyasi görüşlerinde sık sık ırkçı ve anti-Semitik bir çizgiye kaymış bir yazar olduğunu da biliyoruz.Değerli yazar, çevirmen, eleştirmen ve polisiye tutkunu Sevin Okyay, Highsmith'in kitaplarına, karakterlerine, kişiliğine ve onun eserlerinden uyarlanan filmlere bakan bir konuşmayla karşımızda. 1921-1995 yılları arasında yaşamış, birçoğu sinemaya da uyarlanan Strangers on a Train (Trendeki Yabancılar), The Blunderer (Beceriksiz), This Sweet Sickness (Tatlı Hastalık) ve elbette The Talented Mr. Ripley (Becerikli Bay Ripley) başta olmak üzere Ripley serisinin yaratıcısı, Amerikan edebiyatının güçlü yazarı Patricia Highsmith üzerine su gibi akan sohbetin moderatörlüğünü K24 Genel Yayın Yönetmeni, yazar Mustafa Arslantunalı gerçekleştiriyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Patricia Highsmith'ten "polisiye yazarı" diye söz etmek doğrudur kuşkusuz, ama hakikatli okurları, onun psikolojik gerilimin büyük ustası olduğunu bilirler ve romanlarını, insanı anlama ve anlatma uğraşının hiçbir genre'a hapsedilemeyecek birer şaheseri sayarlar. Bununla birlikte, Highsmith'in hayatı boyunca tartışmalı bir kişiliğe sahip olmuş, çevresinde "kötücül bir insan" olarak bilinmiş, siyasi görüşlerinde sık sık ırkçı ve anti-Semitik bir çizgiye kaymış bir yazar olduğunu da biliyoruz.<br><br>Değerli yazar, çevirmen, eleştirmen ve polisiye tutkunu Sevin Okyay, Highsmith'in kitaplarına, karakterlerine, kişiliğine ve onun eserlerinden uyarlanan filmlere bakan bir konuşmayla karşımızda. 1921-1995 yılları arasında yaşamış, birçoğu sinemaya da uyarlanan Strangers on a Train (Trendeki Yabancılar), The Blunderer (Beceriksiz), This Sweet Sickness (Tatlı Hastalık) ve elbette The Talented Mr. Ripley (Becerikli Bay Ripley) başta olmak üzere Ripley serisinin yaratıcısı, Amerikan edebiyatının güçlü yazarı Patricia Highsmith üzerine su gibi akan sohbetin moderatörlüğünü K24 Genel Yayın Yönetmeni, yazar Mustafa Arslantunalı gerçekleştiriyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3795</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45045043]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4423619643.mp3?updated=1678463304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bengi Ünsal, Elif Cemal - Pandemi, Brexit ve Uluslararası Müzik Sektörü</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/bengi-unsal-elif-cemal-podcast</link>
      <description>Bu sezon müzik endüstrisinin ahvaline bakan konuşmalarımızın ilki Ahmet Uluğ'nun perspektifinden Türkiye'ye odaklıydı. Bu akşam ise dünyaya, özel olarak da Britanya'ya bakıyoruz.Batı dünyasında dev bir endüstri olan müzik sektörünün Britanya'da post-pandemi ve tabii Brexit sonraki değişim ve dönüşümünü bu işin tam da merkezindeki bir isim olan Bengi Ünsal'la konuştuk.</description>
      <pubDate>Sat, 10 Jul 2021 08:00:08 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/322c50a2-bf5a-11ed-909c-dbac1ba41a14/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bu sezon müzik endüstrisinin ahvaline bakan konuşmalarımızın ilki Ahmet Uluğ'nun perspektifinden Türkiye'ye odaklıydı. Bu akşam ise dünyaya, özel olarak da Britanya'ya bakıyoruz.
Batı dünyasında dev bir endüstri olan müzik sektörünün Britanya'da...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bu sezon müzik endüstrisinin ahvaline bakan konuşmalarımızın ilki Ahmet Uluğ'nun perspektifinden Türkiye'ye odaklıydı. Bu akşam ise dünyaya, özel olarak da Britanya'ya bakıyoruz.Batı dünyasında dev bir endüstri olan müzik sektörünün Britanya'da post-pandemi ve tabii Brexit sonraki değişim ve dönüşümünü bu işin tam da merkezindeki bir isim olan Bengi Ünsal'la konuştuk.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bu sezon müzik endüstrisinin ahvaline bakan konuşmalarımızın ilki Ahmet Uluğ'nun perspektifinden Türkiye'ye odaklıydı. Bu akşam ise dünyaya, özel olarak da Britanya'ya bakıyoruz.<br>Batı dünyasında dev bir endüstri olan müzik sektörünün Britanya'da post-pandemi ve tabii Brexit sonraki değişim ve dönüşümünü bu işin tam da merkezindeki bir isim olan Bengi Ünsal'la konuştuk.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2995</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45044981]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2173530797.mp3?updated=1678463304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ayhan Kaya - Türkiye’deki Suriyeliler Bağlamında Göç ve Milliyetçilik Tartışmaları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ayhan-kaya-ne-mutlu-esitim-diyene-podcast</link>
      <description>Sonbahar 2020 sezonumuzda "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" adıyla gerçekleştirdiğimiz 22 konuşmadan oluşan konferans serisine önemli bir ek yapıyoruz: Çok yakında kitaplaşacak olan bu seride, Profesör Ayhan Kaya'nın "göç" konusuna, özellikle de Türkiye'deki Suriyeli göçmenler konusuna yoğunlaşan konuşması, "Geç Kalan Milliyetçilikler ve İnteraktif Milliyetçilik" üst başlığını taşıyor. Kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 08 Jul 2021 09:00:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3242cfbc-bf5a-11ed-909c-bbc7d2972a4c/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sonbahar 2020 sezonumuzda "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" adıyla gerçekleştirdiğimiz 22 konuşmadan oluşan konferans serisine önemli bir ek yapıyoruz: Çok yakında kitaplaşacak olan bu seride, Profesör Ayhan Kaya'nın "göç" konusuna,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sonbahar 2020 sezonumuzda "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" adıyla gerçekleştirdiğimiz 22 konuşmadan oluşan konferans serisine önemli bir ek yapıyoruz: Çok yakında kitaplaşacak olan bu seride, Profesör Ayhan Kaya'nın "göç" konusuna, özellikle de Türkiye'deki Suriyeli göçmenler konusuna yoğunlaşan konuşması, "Geç Kalan Milliyetçilikler ve İnteraktif Milliyetçilik" üst başlığını taşıyor. Kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sonbahar 2020 sezonumuzda "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" adıyla gerçekleştirdiğimiz 22 konuşmadan oluşan konferans serisine önemli bir ek yapıyoruz: Çok yakında kitaplaşacak olan bu seride, Profesör Ayhan Kaya'nın "göç" konusuna, özellikle de Türkiye'deki Suriyeli göçmenler konusuna yoğunlaşan konuşması, "Geç Kalan Milliyetçilikler ve İnteraktif Milliyetçilik" üst başlığını taşıyor. Kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3788</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45044939]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6180012587.mp3?updated=1678463304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bercuhi Berberyan, Duygu Dalyanoğlu, Ayşen Güven - 20. Yüzyıl Ermeni Tiyatrosu Repertuarından Örnekler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/bercuhi-berberyan-duygu-dalyanoglu-podcast</link>
      <description>Tiyatro Konuşmaları serimizde, Ermeni Tiyatrosu üzerine söyleşilerimizin ikincisinde, bu kez Berberyan Kumpanyası ve diaspora tiyatrosundan repertuar örneklerini konuştuk. Tiyatrocu, yazar ve ressam Bercuhi Berberyan ile tiyatrocu, akademisyen Duygu Dalyanoğlu'nun katılımıyla, Susma Platformu Koordinatörü Ayşen Güven moderatörlüğündeki kapsamlı sohbeti burada dinleyebilirsiniz. Bir hafıza ve hakikat egzersizi.</description>
      <pubDate>Tue, 06 Jul 2021 08:00:15 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/325940bc-bf5a-11ed-909c-3b1d99ed69b6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Tiyatro Konuşmaları serimizde, Ermeni Tiyatrosu üzerine söyleşilerimizin ikincisinde, bu kez Berberyan Kumpanyası ve diaspora tiyatrosundan repertuar örneklerini konuştuk. 

Tiyatrocu, yazar ve ressam Bercuhi Berberyan ile tiyatrocu, akademisyen Duygu...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Tiyatro Konuşmaları serimizde, Ermeni Tiyatrosu üzerine söyleşilerimizin ikincisinde, bu kez Berberyan Kumpanyası ve diaspora tiyatrosundan repertuar örneklerini konuştuk. Tiyatrocu, yazar ve ressam Bercuhi Berberyan ile tiyatrocu, akademisyen Duygu Dalyanoğlu'nun katılımıyla, Susma Platformu Koordinatörü Ayşen Güven moderatörlüğündeki kapsamlı sohbeti burada dinleyebilirsiniz. Bir hafıza ve hakikat egzersizi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Tiyatro Konuşmaları serimizde, Ermeni Tiyatrosu üzerine söyleşilerimizin ikincisinde, bu kez Berberyan Kumpanyası ve diaspora tiyatrosundan repertuar örneklerini konuştuk. <br><br>Tiyatrocu, yazar ve ressam Bercuhi Berberyan ile tiyatrocu, akademisyen Duygu Dalyanoğlu'nun katılımıyla, Susma Platformu Koordinatörü Ayşen Güven moderatörlüğündeki kapsamlı sohbeti burada dinleyebilirsiniz. Bir hafıza ve hakikat egzersizi.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6938</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45027418]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3655473136.mp3?updated=1678463304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hakan Yücefer - Platon’un Yarım Kalmış Feminizmi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hakan-yucefer-platon-podcast</link>
      <description>Devlet diyalogunun beşinci kitabının başlarında, Platon ikna ediciliğinden bugün de bir şey kaybetmemiş olan bir akıl yürütme sunuyor ve Sokrates’in ağzından “feminist” denebilecek bir tezi coşkuyla savunuyor: Kadınlar da erkeklerle aynı eğitimi almalılar, kadınlar da erkeklerle birlikte beden eğitimi çalışmalarına katılmalı. Bu eğitimleri sırasında başarı gösterirlerse erkeklerle birlikte asker olmalılar. Dahası, ideal devleti yönetecek olan filozoflar erkek olabilecekleri gibi kadın da olabilirler. Hakan Yücefer bu konuşmasında önce bu tezin nasıl gerekçelendirildiğine odaklanıyor ve Platon’un ruh anlayışıyla “feminizmi” arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Ardından, Platoncu ruh göçü teorilerini de hesaba katarak Platon’un “feminist” başlayan düşüncesinin hangi noktadan itibaren cinsiyetçiliğe yenik düştüğünü gösteriyor, Platon’u cinsiyetçiliğinden kurtarmak için izlenebilecek iki çözüm yoluna işaret ediyor.</description>
      <pubDate>Sat, 03 Jul 2021 08:00:15 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/32710d5a-bf5a-11ed-909c-836774708231/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Devlet diyalogunun beşinci kitabının başlarında, Platon ikna ediciliğinden bugün de bir şey kaybetmemiş olan bir akıl yürütme sunuyor ve Sokrates’in ağzından “feminist” denebilecek bir tezi coşkuyla savunuyor: Kadınlar da erkeklerle aynı eğitimi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Devlet diyalogunun beşinci kitabının başlarında, Platon ikna ediciliğinden bugün de bir şey kaybetmemiş olan bir akıl yürütme sunuyor ve Sokrates’in ağzından “feminist” denebilecek bir tezi coşkuyla savunuyor: Kadınlar da erkeklerle aynı eğitimi almalılar, kadınlar da erkeklerle birlikte beden eğitimi çalışmalarına katılmalı. Bu eğitimleri sırasında başarı gösterirlerse erkeklerle birlikte asker olmalılar. Dahası, ideal devleti yönetecek olan filozoflar erkek olabilecekleri gibi kadın da olabilirler. Hakan Yücefer bu konuşmasında önce bu tezin nasıl gerekçelendirildiğine odaklanıyor ve Platon’un ruh anlayışıyla “feminizmi” arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Ardından, Platoncu ruh göçü teorilerini de hesaba katarak Platon’un “feminist” başlayan düşüncesinin hangi noktadan itibaren cinsiyetçiliğe yenik düştüğünü gösteriyor, Platon’u cinsiyetçiliğinden kurtarmak için izlenebilecek iki çözüm yoluna işaret ediyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Devlet diyalogunun beşinci kitabının başlarında, Platon ikna ediciliğinden bugün de bir şey kaybetmemiş olan bir akıl yürütme sunuyor ve Sokrates’in ağzından “feminist” denebilecek bir tezi coşkuyla savunuyor: Kadınlar da erkeklerle aynı eğitimi almalılar, kadınlar da erkeklerle birlikte beden eğitimi çalışmalarına katılmalı. Bu eğitimleri sırasında başarı gösterirlerse erkeklerle birlikte asker olmalılar. Dahası, ideal devleti yönetecek olan filozoflar erkek olabilecekleri gibi kadın da olabilirler.<br> <br>Hakan Yücefer bu konuşmasında önce bu tezin nasıl gerekçelendirildiğine odaklanıyor ve Platon’un ruh anlayışıyla “feminizmi” arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Ardından, Platoncu ruh göçü teorilerini de hesaba katarak Platon’un “feminist” başlayan düşüncesinin hangi noktadan itibaren cinsiyetçiliğe yenik düştüğünü gösteriyor, Platon’u cinsiyetçiliğinden kurtarmak için izlenebilecek iki çözüm yoluna işaret ediyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5705</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45011079]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9274104140.mp3?updated=1678463304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mehmet Yaşın, Mesut Varlık - Sınırdışı Şiirler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mehmet-yasin-mesut-varlik-podcast</link>
      <description>13 Nisan 2021'deki Şiir Gecesi'nde Mehmet Yaşın'ı konuk ettik. Yaşın'ın şiir, roman ve denemeleri, Türkiye’nin yanı sıra Kıbrıs ve Yunanistan edebiyatına da ait sayılıyor. Uluslararası ölçekte en çok tanınan çağdaş Kıbrıs şair ve yazarlarından biri. Türkçe şiire getirdiği farklı ses ve duyarlık, genellikle melez edebiyat kaynaklarına, Akdeniz’in Türk ve Yunan kültürlerini harmanlamasına, dramatik ve anlatımcı bir lirizm yaratmasına, Türkçeyi tarihsel ve coğrafi anlamda çoğul biçimde kullanmasına, ayrıca kişisel deneyimleri önemseyen şiirsel izleklerine dayanıyor.Mehmet Yaşın, 1980 sonrası Türkçe şiir evreninde, farklı çizgideki şiirlerinin yanı sıra eleştiri yazılarıyla da etkin oldu. “Üveyanadil, merkez-çevre kuramı, Türkçe az(ın)lık edebiyatı” gibi kavram ve yaklaşımları geliştirdi. Şiir ve denemelerindeki izlekler romanlarında da yansımasını buldu. Şiir, roman, deneme, eleştiri ve inceleme alanında üretim yapmayı sürdüren bütünlüklü edebiyatçı kimliğiyle Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan kültür hayatında dönüştürücü bir rol oynamaya devam ediyor. Mehmet Yaşın'la Mesut Varlık'ın moderatörlüğünde sınırlar ötesi bu sohbeti burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 01 Jul 2021 09:00:14 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/32884c18-bf5a-11ed-909c-3f3bc140430d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>13 Nisan 2021'deki Şiir Gecesi'nde Mehmet Yaşın'ı konuk ettik. Yaşın'ın şiir, roman ve denemeleri, Türkiye’nin yanı sıra Kıbrıs ve Yunanistan edebiyatına da ait sayılıyor. Uluslararası ölçekte en çok tanınan çağdaş Kıbrıs şair ve yazarlarından biri....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>13 Nisan 2021'deki Şiir Gecesi'nde Mehmet Yaşın'ı konuk ettik. Yaşın'ın şiir, roman ve denemeleri, Türkiye’nin yanı sıra Kıbrıs ve Yunanistan edebiyatına da ait sayılıyor. Uluslararası ölçekte en çok tanınan çağdaş Kıbrıs şair ve yazarlarından biri. Türkçe şiire getirdiği farklı ses ve duyarlık, genellikle melez edebiyat kaynaklarına, Akdeniz’in Türk ve Yunan kültürlerini harmanlamasına, dramatik ve anlatımcı bir lirizm yaratmasına, Türkçeyi tarihsel ve coğrafi anlamda çoğul biçimde kullanmasına, ayrıca kişisel deneyimleri önemseyen şiirsel izleklerine dayanıyor.Mehmet Yaşın, 1980 sonrası Türkçe şiir evreninde, farklı çizgideki şiirlerinin yanı sıra eleştiri yazılarıyla da etkin oldu. “Üveyanadil, merkez-çevre kuramı, Türkçe az(ın)lık edebiyatı” gibi kavram ve yaklaşımları geliştirdi. Şiir ve denemelerindeki izlekler romanlarında da yansımasını buldu. Şiir, roman, deneme, eleştiri ve inceleme alanında üretim yapmayı sürdüren bütünlüklü edebiyatçı kimliğiyle Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan kültür hayatında dönüştürücü bir rol oynamaya devam ediyor. Mehmet Yaşın'la Mesut Varlık'ın moderatörlüğünde sınırlar ötesi bu sohbeti burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[13 Nisan 2021'deki Şiir Gecesi'nde Mehmet Yaşın'ı konuk ettik. Yaşın'ın şiir, roman ve denemeleri, Türkiye’nin yanı sıra Kıbrıs ve Yunanistan edebiyatına da ait sayılıyor. Uluslararası ölçekte en çok tanınan çağdaş Kıbrıs şair ve yazarlarından biri. Türkçe şiire getirdiği farklı ses ve duyarlık, genellikle melez edebiyat kaynaklarına, Akdeniz’in Türk ve Yunan kültürlerini harmanlamasına, dramatik ve anlatımcı bir lirizm yaratmasına, Türkçeyi tarihsel ve coğrafi anlamda çoğul biçimde kullanmasına, ayrıca kişisel deneyimleri önemseyen şiirsel izleklerine dayanıyor.<br><br>Mehmet Yaşın, 1980 sonrası Türkçe şiir evreninde, farklı çizgideki şiirlerinin yanı sıra eleştiri yazılarıyla da etkin oldu. “Üveyanadil, merkez-çevre kuramı, Türkçe az(ın)lık edebiyatı” gibi kavram ve yaklaşımları geliştirdi. Şiir ve denemelerindeki izlekler romanlarında da yansımasını buldu. Şiir, roman, deneme, eleştiri ve inceleme alanında üretim yapmayı sürdüren bütünlüklü edebiyatçı kimliğiyle Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan kültür hayatında dönüştürücü bir rol oynamaya devam ediyor. Mehmet Yaşın'la Mesut Varlık'ın moderatörlüğünde sınırlar ötesi bu sohbeti burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5409</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45011015]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2986299406.mp3?updated=1678463304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rümeysa Çamdereli, Gülşah Şenkol - Nerden Çıktı Bu Müslüman Feministler?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/rumeysa-camdereli-gulsah-torunoglu-podcast</link>
      <description>Rümeysa Çamdereli'nin, Gülşah Şenkol'un sorularını yanıtladığı bu programda konumuz Türkiye’de son dönemde görünür hâle gelen Müslüman feminist hareket. Bir var olma mücadelesi olarak Müslüman feminizmi hem Rümeysa Çamdereli'nin hayat hikâyesindeki "küçük resme" hem de hareketin oluşturduğu farklı yaklaşımların, yapıların birbirinden ayrıştığı ve ortaklaştığı noktalara bakarak konuştuk. Webinarı kesintisiz olarak burada dinleyebiliriz.</description>
      <pubDate>Tue, 29 Jun 2021 09:00:17 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/329f585e-bf5a-11ed-909c-5b712fe70f40/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Rümeysa Çamdereli'nin, Gülşah Şenkol'un sorularını yanıtladığı bu programda konumuz Türkiye’de son dönemde görünür hâle gelen Müslüman feminist hareket. Bir var olma mücadelesi olarak Müslüman feminizmi hem Rümeysa Çamdereli'nin hayat hikâyesindeki...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Rümeysa Çamdereli'nin, Gülşah Şenkol'un sorularını yanıtladığı bu programda konumuz Türkiye’de son dönemde görünür hâle gelen Müslüman feminist hareket. Bir var olma mücadelesi olarak Müslüman feminizmi hem Rümeysa Çamdereli'nin hayat hikâyesindeki "küçük resme" hem de hareketin oluşturduğu farklı yaklaşımların, yapıların birbirinden ayrıştığı ve ortaklaştığı noktalara bakarak konuştuk. Webinarı kesintisiz olarak burada dinleyebiliriz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Rümeysa Çamdereli'nin, Gülşah Şenkol'un sorularını yanıtladığı bu programda konumuz Türkiye’de son dönemde görünür hâle gelen Müslüman feminist hareket. Bir var olma mücadelesi olarak Müslüman feminizmi hem Rümeysa Çamdereli'nin hayat hikâyesindeki "küçük resme" hem de hareketin oluşturduğu farklı yaklaşımların, yapıların birbirinden ayrıştığı ve ortaklaştığı noktalara bakarak konuştuk. Webinarı kesintisiz olarak burada dinleyebiliriz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5847</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45010590]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5842205972.mp3?updated=1678463304" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Turgut Tarhanlı - İnsan Haklarında Standartlar, Mekanizmalar, Koruma ve Riayet</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/turgut-tarhanli-podcast</link>
      <description>İnsan Hakları Konuşmaları serimiz hukuk profesörü Turgut Tarhanlı'nın konuşmasıyla sürüyor. Konuşmanın ana başlıkları şöyle sıralanabilir:&gt; İnsan hakları ve insan hakları hukuku. İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasındaki çerçeve, araçlar ve konular. &gt; İnsan haklarını korumada uluslararası mekanizmalar (doğuşu, gelişimi, hedefleri). Tarihi ve eleştirel bir bakış.&gt; Evrensel mekanizmalar, usuller, başvuru yolları ve bölgesel yapılar. İnsan haklarının korunması bağlamında bu yapılar arasındaki etkileşim.&gt; Hak optiğinin farklı ilişki biçimlerinde yaygınlaştırılma çabasının mantığı ve bunun yolları.Türkiye'de insan haklarının tanınması, korunması ve hak standartlarına riayet paradigması ışığında kapsamlı bir değerlendirmeyi burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 26 Jun 2021 08:00:15 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/32b58836-bf5a-11ed-909c-53c547c3020e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İnsan Hakları Konuşmaları serimiz hukuk profesörü Turgut Tarhanlı'nın konuşmasıyla sürüyor. Konuşmanın ana başlıkları şöyle sıralanabilir:

&gt; İnsan hakları ve insan hakları hukuku. İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasındaki çerçeve, araçlar ve...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İnsan Hakları Konuşmaları serimiz hukuk profesörü Turgut Tarhanlı'nın konuşmasıyla sürüyor. Konuşmanın ana başlıkları şöyle sıralanabilir:&gt; İnsan hakları ve insan hakları hukuku. İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasındaki çerçeve, araçlar ve konular. &gt; İnsan haklarını korumada uluslararası mekanizmalar (doğuşu, gelişimi, hedefleri). Tarihi ve eleştirel bir bakış.&gt; Evrensel mekanizmalar, usuller, başvuru yolları ve bölgesel yapılar. İnsan haklarının korunması bağlamında bu yapılar arasındaki etkileşim.&gt; Hak optiğinin farklı ilişki biçimlerinde yaygınlaştırılma çabasının mantığı ve bunun yolları.Türkiye'de insan haklarının tanınması, korunması ve hak standartlarına riayet paradigması ışığında kapsamlı bir değerlendirmeyi burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İnsan Hakları Konuşmaları serimiz hukuk profesörü Turgut Tarhanlı'nın konuşmasıyla sürüyor. Konuşmanın ana başlıkları şöyle sıralanabilir:<br><br>&gt; İnsan hakları ve insan hakları hukuku. İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasındaki çerçeve, araçlar ve konular. <br>&gt; İnsan haklarını korumada uluslararası mekanizmalar (doğuşu, gelişimi, hedefleri). Tarihi ve eleştirel bir bakış.<br>&gt; Evrensel mekanizmalar, usuller, başvuru yolları ve bölgesel yapılar. İnsan haklarının korunması bağlamında bu yapılar arasındaki etkileşim.<br>&gt; Hak optiğinin farklı ilişki biçimlerinde yaygınlaştırılma çabasının mantığı ve bunun yolları.<br><br>Türkiye'de insan haklarının tanınması, korunması ve hak standartlarına riayet paradigması ışığında kapsamlı bir değerlendirmeyi burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4854</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45010503]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3359902926.mp3?updated=1678463305" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - Wittgenstein Nasıl Bitirdi? Oyunlar, Yordamlar, Ayıraçlar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-wittgenstein-podcast</link>
      <description>Felsefe Konuşmaları serimizde geçen sezon "Agamben Nerden Başlamıştı?" başlıklı bir konuşma yapan Levent Kavas, bu kez Wittgenstein üzerine konuşma davetimizi kabul etti ve konuşmasının özeti olarak şu notu iletti bize:"Wittgenstein gerek Mantık-Felsefe İncelemesi’nde gerek Felsefe Soruşturmaları’nda (en az) ikili bir güdümkurgu izler: Bir yandan anlam, anlamlılık, anlama sorunlarını odağına alarak birtakım felsefe sorunlarını bu açıdan çözümler, bir yandan da felsefe sorularının olanağının koşullarını sorgular. Böylece iki metinde de kurucu/yıkıcı edimlerin birbirine karşı işlediği bir yapı ortaya çıkar. Bu konuşmada o yapının özellikle Soruşturmalar’da nasıl çalıştığını örneklemeye, dolayısıyla felsefenin olanağının koşullarını Wittgenstein’la birlikte yeniden düşünmeye çalışacağım."Kavas'ın konuşmasını kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 24 Jun 2021 09:00:05 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/32cc3216-bf5a-11ed-909c-fbec68b1576b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Felsefe Konuşmaları serimizde geçen sezon "Agamben Nerden Başlamıştı?" başlıklı bir konuşma yapan Levent Kavas, bu kez Wittgenstein üzerine konuşma davetimizi kabul etti ve konuşmasının özeti olarak şu notu iletti bize:

"Wittgenstein gerek...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Felsefe Konuşmaları serimizde geçen sezon "Agamben Nerden Başlamıştı?" başlıklı bir konuşma yapan Levent Kavas, bu kez Wittgenstein üzerine konuşma davetimizi kabul etti ve konuşmasının özeti olarak şu notu iletti bize:"Wittgenstein gerek Mantık-Felsefe İncelemesi’nde gerek Felsefe Soruşturmaları’nda (en az) ikili bir güdümkurgu izler: Bir yandan anlam, anlamlılık, anlama sorunlarını odağına alarak birtakım felsefe sorunlarını bu açıdan çözümler, bir yandan da felsefe sorularının olanağının koşullarını sorgular. Böylece iki metinde de kurucu/yıkıcı edimlerin birbirine karşı işlediği bir yapı ortaya çıkar. Bu konuşmada o yapının özellikle Soruşturmalar’da nasıl çalıştığını örneklemeye, dolayısıyla felsefenin olanağının koşullarını Wittgenstein’la birlikte yeniden düşünmeye çalışacağım."Kavas'ın konuşmasını kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Felsefe Konuşmaları serimizde geçen sezon "Agamben Nerden Başlamıştı?" başlıklı bir konuşma yapan Levent Kavas, bu kez Wittgenstein üzerine konuşma davetimizi kabul etti ve konuşmasının özeti olarak şu notu iletti bize:<br><br>"Wittgenstein gerek Mantık-Felsefe İncelemesi’nde gerek Felsefe Soruşturmaları’nda (en az) ikili bir güdümkurgu izler: Bir yandan anlam, anlamlılık, anlama sorunlarını odağına alarak birtakım felsefe sorunlarını bu açıdan çözümler, bir yandan da felsefe sorularının olanağının koşullarını sorgular. Böylece iki metinde de kurucu/yıkıcı edimlerin birbirine karşı işlediği bir yapı ortaya çıkar. Bu konuşmada o yapının özellikle Soruşturmalar’da nasıl çalıştığını örneklemeye, dolayısıyla felsefenin olanağının koşullarını Wittgenstein’la birlikte yeniden düşünmeye çalışacağım."<br><br>Kavas'ın konuşmasını kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3011</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45010087]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5229120912.mp3?updated=1678463305" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fatma Nur Türk, Elvin Eroğlu, Sude Öztürk - Şiir Nerede</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/fatma-nur-turk-elvin-eroglu-sude-ozturk-podcast</link>
      <description>160. Kilometre’nin Gulyabani dizisinden kitapları çıkan üç şair, Elvin Eroğlu, Fatma Nur Türk ve Sude Öztürk günümüzde şiirin ve okurun nerede olduğunu konuştular. Şairlerin birbirlerine sorularıyla ilerleyip, şiir okumalarıyla biten konuşmalarını kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 22 Jun 2021 09:00:07 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/32e24150-bf5a-11ed-909c-87d4f8fe4a8d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>160. Kilometre’nin Gulyabani dizisinden kitapları çıkan üç şair, Elvin Eroğlu, Fatma Nur Türk ve Sude Öztürk günümüzde şiirin ve okurun nerede olduğunu konuştular. Şairlerin birbirlerine sorularıyla ilerleyip, şiir okumalarıyla biten konuşmalarını...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>160. Kilometre’nin Gulyabani dizisinden kitapları çıkan üç şair, Elvin Eroğlu, Fatma Nur Türk ve Sude Öztürk günümüzde şiirin ve okurun nerede olduğunu konuştular. Şairlerin birbirlerine sorularıyla ilerleyip, şiir okumalarıyla biten konuşmalarını kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[160. Kilometre’nin Gulyabani dizisinden kitapları çıkan üç şair, Elvin Eroğlu, Fatma Nur Türk ve Sude Öztürk günümüzde şiirin ve okurun nerede olduğunu konuştular. Şairlerin birbirlerine sorularıyla ilerleyip, şiir okumalarıyla biten konuşmalarını kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3598</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45009993]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9337344499.mp3?updated=1678463305" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Pişkin - LGBTİ+ Hakları İnsan Haklarıdır!</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-pisking-lgbti-haklari-podcast</link>
      <description>İnsan Hakları Konuşmaları serimiz kapsamında son dönemde artan ihlallerin hedefi olan LGBTİ+ haklarını konu ediyoruz. Hem hukukçu hem aktivist olarak insan hakları ve LGBTİ+ hakları alanında etkin bir ismi davet ettik bu konuşma için: Levent Pişkin.Konuşmanın amacı, LGBTİ+ haklarının insan hakları literatürüne dahil oluşunun uygulamalar ve karşılaştırmalı mahkeme kararları üzerinden tarihselleştirilmesi ve ulusal mevzuatta LGBTİ+ haklarına bakmak. Konuşmayı kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 19 Jun 2021 08:00:04 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/32fb9b1e-bf5a-11ed-909c-bb3af1bbd472/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İnsan Hakları Konuşmaları serimiz kapsamında son dönemde artan ihlallerin hedefi olan LGBTİ+ haklarını konu ediyoruz. Hem hukukçu hem aktivist olarak insan hakları ve LGBTİ+ hakları alanında etkin bir ismi davet ettik bu konuşma için: Levent Pişkin....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İnsan Hakları Konuşmaları serimiz kapsamında son dönemde artan ihlallerin hedefi olan LGBTİ+ haklarını konu ediyoruz. Hem hukukçu hem aktivist olarak insan hakları ve LGBTİ+ hakları alanında etkin bir ismi davet ettik bu konuşma için: Levent Pişkin.Konuşmanın amacı, LGBTİ+ haklarının insan hakları literatürüne dahil oluşunun uygulamalar ve karşılaştırmalı mahkeme kararları üzerinden tarihselleştirilmesi ve ulusal mevzuatta LGBTİ+ haklarına bakmak. Konuşmayı kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İnsan Hakları Konuşmaları serimiz kapsamında son dönemde artan ihlallerin hedefi olan LGBTİ+ haklarını konu ediyoruz. Hem hukukçu hem aktivist olarak insan hakları ve LGBTİ+ hakları alanında etkin bir ismi davet ettik bu konuşma için: Levent Pişkin.<br><br>Konuşmanın amacı, LGBTİ+ haklarının insan hakları literatürüne dahil oluşunun uygulamalar ve karşılaştırmalı mahkeme kararları üzerinden tarihselleştirilmesi ve ulusal mevzuatta LGBTİ+ haklarına bakmak. Konuşmayı kesintisiz olarak burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2483</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45009881]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1180653943.mp3?updated=1678463305" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Deniz Alphan, Aylin Öney Tan - Sefarad Yemekleri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/deniz-alphan-aylin-oney-tan-podcast</link>
      <description>Gastronomi Konuşmaları serimizde 29 Mart 2021 akşamı çevrimiçi bir buluşmada Sefarad Yemekleri'ni Deniz Alphan ve Aylin Öney Tan'ın katılımıyla konuştuk. Deniz Alphan, bundan 16 yıl önce yayımlanan Dina'nın Mutfağı: Türk Sefarad Yemekleri kitabında illâki soğansız, sarımsaksız ama inadına da çok lezzetli olan bir dizi yemekle çoğumuzu ilk kez tanıştırmıştı. Alphan'ın, annesi Dina'nın mutfağından esinlenen tariflerini uygulayanlarımızın sofraları şenlendi; o kitap, ayrıca birçok okur için Türkiye Yahudilerinin kültürüyle tanışmanın kapılarından biri oldu. Alphan'ın daha sonraki yıllarda gerçekleştirdiği Kaybolan Bir Dil ve Kaybolan Bir Mutfak belgeseli ise, Türkiyeli Sefardimlerin dili Ladino'yu ve Sefarad yemeklerini daha geniş bir kitleye tanıttı.Sefarad kültürünü, geleneğini yine sofralar, damak tadı, pişirme âdâbı ve leziz tarifler üzerinden dinlemeye buyrun.</description>
      <pubDate>Thu, 17 Jun 2021 09:00:15 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3312a7a0-bf5a-11ed-909c-df91530d3f57/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Gastronomi Konuşmaları serimizde 29 Mart 2021 akşamı çevrimiçi bir buluşmada Sefarad Yemekleri'ni Deniz Alphan ve Aylin Öney Tan'ın katılımıyla konuştuk. 

Deniz Alphan, bundan 16 yıl önce yayımlanan Dina'nın Mutfağı: Türk Sefarad Yemekleri kitabında...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Gastronomi Konuşmaları serimizde 29 Mart 2021 akşamı çevrimiçi bir buluşmada Sefarad Yemekleri'ni Deniz Alphan ve Aylin Öney Tan'ın katılımıyla konuştuk. Deniz Alphan, bundan 16 yıl önce yayımlanan Dina'nın Mutfağı: Türk Sefarad Yemekleri kitabında illâki soğansız, sarımsaksız ama inadına da çok lezzetli olan bir dizi yemekle çoğumuzu ilk kez tanıştırmıştı. Alphan'ın, annesi Dina'nın mutfağından esinlenen tariflerini uygulayanlarımızın sofraları şenlendi; o kitap, ayrıca birçok okur için Türkiye Yahudilerinin kültürüyle tanışmanın kapılarından biri oldu. Alphan'ın daha sonraki yıllarda gerçekleştirdiği Kaybolan Bir Dil ve Kaybolan Bir Mutfak belgeseli ise, Türkiyeli Sefardimlerin dili Ladino'yu ve Sefarad yemeklerini daha geniş bir kitleye tanıttı.Sefarad kültürünü, geleneğini yine sofralar, damak tadı, pişirme âdâbı ve leziz tarifler üzerinden dinlemeye buyrun.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Gastronomi Konuşmaları serimizde 29 Mart 2021 akşamı çevrimiçi bir buluşmada Sefarad Yemekleri'ni Deniz Alphan ve Aylin Öney Tan'ın katılımıyla konuştuk. <br><br>Deniz Alphan, bundan 16 yıl önce yayımlanan Dina'nın Mutfağı: Türk Sefarad Yemekleri kitabında illâki soğansız, sarımsaksız ama inadına da çok lezzetli olan bir dizi yemekle çoğumuzu ilk kez tanıştırmıştı. Alphan'ın, annesi Dina'nın mutfağından esinlenen tariflerini uygulayanlarımızın sofraları şenlendi; o kitap, ayrıca birçok okur için Türkiye Yahudilerinin kültürüyle tanışmanın kapılarından biri oldu. Alphan'ın daha sonraki yıllarda gerçekleştirdiği Kaybolan Bir Dil ve Kaybolan Bir Mutfak belgeseli ise, Türkiyeli Sefardimlerin dili Ladino'yu ve Sefarad yemeklerini daha geniş bir kitleye tanıttı.<br><br>Sefarad kültürünü, geleneğini yine sofralar, damak tadı, pişirme âdâbı ve leziz tarifler üzerinden dinlemeye buyrun.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5444</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45009684]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2150349800.mp3?updated=1678463305" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Soysal - Levinas ve Etik</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-soysal-levinas-podcast</link>
      <description>Emmanuel Levinas (1906-1995), çağdaş düşüncede özgün olduğu kadar da marjinal bir yer tutuyor. Düşüncesi, öğrencisi olduğu Husserl'in fenomenolojisi ile Yahudiliğin temel metinlerinden aldığı esini birleştiriyor. Bu ikili gönderme, onda, benzersiz bir etik düşüncesinde birleşiyor. Levinas, başka insan ile karşılaşmayı her çeşit varlık düşüncesinin önüne koyarak, Batı felsefesinin geleneklerini alt üst ediyor.Ahmet Soysal'ın bu sunumu, Levinas'ın henüz Türkçeye çevrilmemiş iki temel yapıtından (Totalité et Infini ve Autrement qu'être ou Au-delà de l'Essence) yola çıkarak, düşüncesinin sorunsallarını tartışmayı amaçlıyor.</description>
      <pubDate>Tue, 15 Jun 2021 09:00:03 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/332a364a-bf5a-11ed-909c-53e4e732bae6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Emmanuel Levinas (1906-1995), çağdaş düşüncede özgün olduğu kadar da marjinal bir yer tutuyor. Düşüncesi, öğrencisi olduğu Husserl'in fenomenolojisi ile Yahudiliğin temel metinlerinden aldığı esini birleştiriyor. Bu ikili gönderme, onda, benzersiz bir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Emmanuel Levinas (1906-1995), çağdaş düşüncede özgün olduğu kadar da marjinal bir yer tutuyor. Düşüncesi, öğrencisi olduğu Husserl'in fenomenolojisi ile Yahudiliğin temel metinlerinden aldığı esini birleştiriyor. Bu ikili gönderme, onda, benzersiz bir etik düşüncesinde birleşiyor. Levinas, başka insan ile karşılaşmayı her çeşit varlık düşüncesinin önüne koyarak, Batı felsefesinin geleneklerini alt üst ediyor.Ahmet Soysal'ın bu sunumu, Levinas'ın henüz Türkçeye çevrilmemiş iki temel yapıtından (Totalité et Infini ve Autrement qu'être ou Au-delà de l'Essence) yola çıkarak, düşüncesinin sorunsallarını tartışmayı amaçlıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Emmanuel Levinas (1906-1995), çağdaş düşüncede özgün olduğu kadar da marjinal bir yer tutuyor. Düşüncesi, öğrencisi olduğu Husserl'in fenomenolojisi ile Yahudiliğin temel metinlerinden aldığı esini birleştiriyor. Bu ikili gönderme, onda, benzersiz bir etik düşüncesinde birleşiyor. Levinas, başka insan ile karşılaşmayı her çeşit varlık düşüncesinin önüne koyarak, Batı felsefesinin geleneklerini alt üst ediyor.<br><br>Ahmet Soysal'ın bu sunumu, Levinas'ın henüz Türkçeye çevrilmemiş iki temel yapıtından (Totalité et Infini ve Autrement qu'être ou Au-delà de l'Essence) yola çıkarak, düşüncesinin sorunsallarını tartışmayı amaçlıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5367</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45009636]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1277113546.mp3?updated=1678463305" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beliz Güçbilmez, Seval Şahin - Sevim Burak’ın Sahnesel Bedenleri: İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/beliz-gucbilmez-seval-sahin-sevim-burak-podcast</link>
      <description>Seval Şahin'in moderatörlüğünde, Beliz Güçbilmez'le Sevim Burak'ı anlama çabamızda İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar oyunundan yola çıkan bir sohbet.Sevim Burak özellikle tiyatro için, oyuncunun fenomenal bedenini hesap etmeden ama onun mevcudiyetini sezerek yazdığı metinlerinde bedeni temsil edilegeldiği bütünlüğü (oyuncu-rol, ses-gövde, organik bütünlük) içinden değil, parçalanmanın ötesinden sunar. İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar oyunu adıyla bile bu tercihi çağırır. Beden, bir bütünlük vaadi değil, bir bölünmüşlük teminatıdır.</description>
      <pubDate>Sat, 12 Jun 2021 08:00:16 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/334031e8-bf5a-11ed-909c-2bd5c9cba375/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Seval Şahin'in moderatörlüğünde, Beliz Güçbilmez'le Sevim Burak'ı anlama çabamızda İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar oyunundan yola çıkan bir sohbet.

Sevim Burak özellikle tiyatro için, oyuncunun fenomenal bedenini hesap etmeden ama onun...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Seval Şahin'in moderatörlüğünde, Beliz Güçbilmez'le Sevim Burak'ı anlama çabamızda İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar oyunundan yola çıkan bir sohbet.Sevim Burak özellikle tiyatro için, oyuncunun fenomenal bedenini hesap etmeden ama onun mevcudiyetini sezerek yazdığı metinlerinde bedeni temsil edilegeldiği bütünlüğü (oyuncu-rol, ses-gövde, organik bütünlük) içinden değil, parçalanmanın ötesinden sunar. İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar oyunu adıyla bile bu tercihi çağırır. Beden, bir bütünlük vaadi değil, bir bölünmüşlük teminatıdır.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Seval Şahin'in moderatörlüğünde, Beliz Güçbilmez'le Sevim Burak'ı anlama çabamızda İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar oyunundan yola çıkan bir sohbet.<br><br>Sevim Burak özellikle tiyatro için, oyuncunun fenomenal bedenini hesap etmeden ama onun mevcudiyetini sezerek yazdığı metinlerinde bedeni temsil edilegeldiği bütünlüğü (oyuncu-rol, ses-gövde, organik bütünlük) içinden değil, parçalanmanın ötesinden sunar. İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar oyunu adıyla bile bu tercihi çağırır. Beden, bir bütünlük vaadi değil, bir bölünmüşlük teminatıdır.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4748</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45009473]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5478624099.mp3?updated=1678463305" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hans Lukas Kieser, Yasemin Çongar - Talat Paşa</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/talat-pasa-podcast</link>
      <description>Tarihçi Hans-Lukas Kieser'ın Talat Paşa'nın siyasi hayatına odaklanan analitik bir biyografi niteliğindeki eseri Talaat Pasha: Father of Modern Turkey, Architect of Genocide kısa bir süre önce İletişim Yayınları'nca Talat Paşa: İttihatçılığın Beyni ve Soykırımın Mimarı adıyla yayımlandı. Yazarla Talat Paşa ve İttihat ve Terakki üzerine bu kapsamlı konuşmayı burada dinleyebilirsiniz.Podcast dili İngilizcedir, sohbetin Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 10 Jun 2021 09:00:09 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3354e570-bf5a-11ed-909c-9fe3ee07a15d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Tarihçi Hans-Lukas Kieser'ın Talat Paşa'nın siyasi hayatına odaklanan analitik bir biyografi niteliğindeki eseri Talaat Pasha: Father of Modern Turkey, Architect of Genocide kısa bir süre önce İletişim Yayınları'nca Talat Paşa: İttihatçılığın Beyni ve...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Tarihçi Hans-Lukas Kieser'ın Talat Paşa'nın siyasi hayatına odaklanan analitik bir biyografi niteliğindeki eseri Talaat Pasha: Father of Modern Turkey, Architect of Genocide kısa bir süre önce İletişim Yayınları'nca Talat Paşa: İttihatçılığın Beyni ve Soykırımın Mimarı adıyla yayımlandı. Yazarla Talat Paşa ve İttihat ve Terakki üzerine bu kapsamlı konuşmayı burada dinleyebilirsiniz.Podcast dili İngilizcedir, sohbetin Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Tarihçi Hans-Lukas Kieser'ın Talat Paşa'nın siyasi hayatına odaklanan analitik bir biyografi niteliğindeki eseri Talaat Pasha: Father of Modern Turkey, Architect of Genocide kısa bir süre önce İletişim Yayınları'nca Talat Paşa: İttihatçılığın Beyni ve Soykırımın Mimarı adıyla yayımlandı. Yazarla Talat Paşa ve İttihat ve Terakki üzerine bu kapsamlı konuşmayı burada dinleyebilirsiniz.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, sohbetin Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>7511</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45009391]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9754448096.mp3?updated=1678463305" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yaprak Öz, Suat Duman, Nilüfer Kuyaş - Olağanüstü Bir Polisiye Buluşması</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/yaprak-oz-suat-duman-podcast</link>
      <description>Polisiye yazarı iki edebiyatçı Yaprak Öz  ve Suat Duman yeni kitaplarıyla konuğumuz. Hem de kadın dedektifleriyle. Yaprak Öz, yeni bir Yıldız Alatan macerasıyla, dizinin üçüncü kitabı olan Perisiz Köşk romanıyla karşımızda. Kahramanımız kendisini nasıl da özgüvenle tanıtıyor daha ilk cümlede: “Usta bir terzi, dörtdörtlük bir ev kadınıyım. Zonguldak’ta yaşıyorum.” Ve 1980’lerde geçen hikâyenin sonundaki hayat dersi: “İlk maceramda, hiç kimseye güvenilmemesi gerektiğini öğrendiğimi sanıyordum oysa.”Suat Duman ise, polisiye tarihindeki belki en ilginç ikiliyle, paşa kızı detektif Ferda ve Fransız arkadaşı Miette ile bizi işgal İstanbul’unda iki ayrı hikâyeye davet ediyor. “1918” dizisinin ilk romanı Kalbim, Kimsesiz Yurdum ve sonraki macera, Ah Dehşet, Dehşet, Dehşet ve gözünü hiç bir tehlikeden sakınmayan bir kadın dedektif daha: “Hikâye Ferda’nın kafasında bir kahve fincanı kadar şekillenmişti, küçük narin kulpundan tutup Serkomiser Reşat Bey’e teslim etmesi kalmıştı geriye.”Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde 7 Nisan 2021'de gerçekleşen söyleşinin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 08 Jun 2021 09:00:05 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/336b5c7e-bf5a-11ed-909c-5f5659c17a9f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Polisiye yazarı iki edebiyatçı Yaprak Öz  ve Suat Duman yeni kitaplarıyla konuğumuz. Hem de kadın dedektifleriyle. Yaprak Öz, yeni bir Yıldız Alatan macerasıyla, dizinin üçüncü kitabı olan Perisiz Köşk romanıyla karşımızda. Kahramanımız kendisini...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Polisiye yazarı iki edebiyatçı Yaprak Öz  ve Suat Duman yeni kitaplarıyla konuğumuz. Hem de kadın dedektifleriyle. Yaprak Öz, yeni bir Yıldız Alatan macerasıyla, dizinin üçüncü kitabı olan Perisiz Köşk romanıyla karşımızda. Kahramanımız kendisini nasıl da özgüvenle tanıtıyor daha ilk cümlede: “Usta bir terzi, dörtdörtlük bir ev kadınıyım. Zonguldak’ta yaşıyorum.” Ve 1980’lerde geçen hikâyenin sonundaki hayat dersi: “İlk maceramda, hiç kimseye güvenilmemesi gerektiğini öğrendiğimi sanıyordum oysa.”Suat Duman ise, polisiye tarihindeki belki en ilginç ikiliyle, paşa kızı detektif Ferda ve Fransız arkadaşı Miette ile bizi işgal İstanbul’unda iki ayrı hikâyeye davet ediyor. “1918” dizisinin ilk romanı Kalbim, Kimsesiz Yurdum ve sonraki macera, Ah Dehşet, Dehşet, Dehşet ve gözünü hiç bir tehlikeden sakınmayan bir kadın dedektif daha: “Hikâye Ferda’nın kafasında bir kahve fincanı kadar şekillenmişti, küçük narin kulpundan tutup Serkomiser Reşat Bey’e teslim etmesi kalmıştı geriye.”Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde 7 Nisan 2021'de gerçekleşen söyleşinin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Polisiye yazarı iki edebiyatçı Yaprak Öz  ve Suat Duman yeni kitaplarıyla konuğumuz. Hem de kadın dedektifleriyle. Yaprak Öz, yeni bir Yıldız Alatan macerasıyla, dizinin üçüncü kitabı olan Perisiz Köşk romanıyla karşımızda. Kahramanımız kendisini nasıl da özgüvenle tanıtıyor daha ilk cümlede: “Usta bir terzi, dörtdörtlük bir ev kadınıyım. Zonguldak’ta yaşıyorum.” Ve 1980’lerde geçen hikâyenin sonundaki hayat dersi: “İlk maceramda, hiç kimseye güvenilmemesi gerektiğini öğrendiğimi sanıyordum oysa.”<br><br>Suat Duman ise, polisiye tarihindeki belki en ilginç ikiliyle, paşa kızı detektif Ferda ve Fransız arkadaşı Miette ile bizi işgal İstanbul’unda iki ayrı hikâyeye davet ediyor. “1918” dizisinin ilk romanı Kalbim, Kimsesiz Yurdum ve sonraki macera, Ah Dehşet, Dehşet, Dehşet ve gözünü hiç bir tehlikeden sakınmayan bir kadın dedektif daha: “Hikâye Ferda’nın kafasında bir kahve fincanı kadar şekillenmişti, küçük narin kulpundan tutup Serkomiser Reşat Bey’e teslim etmesi kalmıştı geriye.”<br><br>Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde 7 Nisan 2021'de gerçekleşen söyleşinin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5093</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45009322]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5936100501.mp3?updated=1678463305" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Boğos Çalgıcıoğlu, Fırat Güllü - Modern Türkiye Tiyatrosunun İnşasında Ermenilerin Rolü</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/bogos-calgicioglu-firat-gullu-podcast</link>
      <description>Tiyatro Konuşmaları serimizin bu bölümünde, Batılı anlamda Türkiye Tiyatrosu'nun yaratıcıları olan Ermenilerin bu sanatın bu diyarda başlayıp gelişmesindeki payını irdeleyecek, başlangıç noktasına dönerek Tanzimat'tan da, Darülbedayi'den de öncesinde bir tiyatro tarihimiz olduğunu hatırlıyoruz.</description>
      <pubDate>Sat, 05 Jun 2021 08:00:19 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/33802d70-bf5a-11ed-909c-03917e41d4f8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Tiyatro Konuşmaları serimizin bu bölümünde, Batılı anlamda Türkiye Tiyatrosu'nun yaratıcıları olan Ermenilerin bu sanatın bu diyarda başlayıp gelişmesindeki payını irdeleyecek, başlangıç noktasına dönerek Tanzimat'tan da, Darülbedayi'den de öncesinde...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Tiyatro Konuşmaları serimizin bu bölümünde, Batılı anlamda Türkiye Tiyatrosu'nun yaratıcıları olan Ermenilerin bu sanatın bu diyarda başlayıp gelişmesindeki payını irdeleyecek, başlangıç noktasına dönerek Tanzimat'tan da, Darülbedayi'den de öncesinde bir tiyatro tarihimiz olduğunu hatırlıyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Tiyatro Konuşmaları serimizin bu bölümünde, Batılı anlamda Türkiye Tiyatrosu'nun yaratıcıları olan Ermenilerin bu sanatın bu diyarda başlayıp gelişmesindeki payını irdeleyecek, başlangıç noktasına dönerek Tanzimat'tan da, Darülbedayi'den de öncesinde bir tiyatro tarihimiz olduğunu hatırlıyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>8036</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45009219]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8448117113.mp3?updated=1678463305" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Uluğ, Elif Cemal - Hastalıkta Sağlıkta Türkiye’de Müzik Sektörü</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-ulug-podcast</link>
      <description>2020 Mart ayında hayatımıza giren Covid-19 salgınından en çok etkilenen ve darbe alan sektörlerden biri de canlı müzik sektörü. Tüm müzik mekânları 13 Mart 2020 günü itibariyle kapılarını kapatmak zorunda kaldı. Türkiye'de ve dünyada bir çok festival ve kültür sanat etkinliği iptal edildi. Bir seneden fazla zaman geçmesine rağmen bugün durum büyük ölçüde aynı. Bu zaman zarfı içinde sadece konserler, festivaller durmadı, bizlerin müzik dinleme alışkanlıklarımızdan müzisyenlerin üretim yöntemlerine uzanan birçok değişiklik de oldu. Bu Zoom buluşmasında, pandeminin etkisiyle değişen dönüşen müzik sektörünü Elif Cemal'in moderatörlüğünde, sektörün duayenlerinden Ahmet Uluğ etraflıca konuştuk. Fakat odağımız sadece pandemi ve iptaller değildi, müzik etkinliklerinin salgın öncesi halini ve sonrasındaki beklentileri de ele aldık. Webinarın kaydının tamamını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 03 Jun 2021 09:00:15 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/33964dc6-bf5a-11ed-909c-4381fa35415b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2020 Mart ayında hayatımıza giren Covid-19 salgınından en çok etkilenen ve darbe alan sektörlerden biri de canlı müzik sektörü. Tüm müzik mekânları 13 Mart 2020 günü itibariyle kapılarını kapatmak zorunda kaldı. Türkiye'de ve dünyada bir çok festival...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2020 Mart ayında hayatımıza giren Covid-19 salgınından en çok etkilenen ve darbe alan sektörlerden biri de canlı müzik sektörü. Tüm müzik mekânları 13 Mart 2020 günü itibariyle kapılarını kapatmak zorunda kaldı. Türkiye'de ve dünyada bir çok festival ve kültür sanat etkinliği iptal edildi. Bir seneden fazla zaman geçmesine rağmen bugün durum büyük ölçüde aynı. Bu zaman zarfı içinde sadece konserler, festivaller durmadı, bizlerin müzik dinleme alışkanlıklarımızdan müzisyenlerin üretim yöntemlerine uzanan birçok değişiklik de oldu. Bu Zoom buluşmasında, pandeminin etkisiyle değişen dönüşen müzik sektörünü Elif Cemal'in moderatörlüğünde, sektörün duayenlerinden Ahmet Uluğ etraflıca konuştuk. Fakat odağımız sadece pandemi ve iptaller değildi, müzik etkinliklerinin salgın öncesi halini ve sonrasındaki beklentileri de ele aldık. Webinarın kaydının tamamını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2020 Mart ayında hayatımıza giren Covid-19 salgınından en çok etkilenen ve darbe alan sektörlerden biri de canlı müzik sektörü. Tüm müzik mekânları 13 Mart 2020 günü itibariyle kapılarını kapatmak zorunda kaldı. Türkiye'de ve dünyada bir çok festival ve kültür sanat etkinliği iptal edildi. Bir seneden fazla zaman geçmesine rağmen bugün durum büyük ölçüde aynı. Bu zaman zarfı içinde sadece konserler, festivaller durmadı, bizlerin müzik dinleme alışkanlıklarımızdan müzisyenlerin üretim yöntemlerine uzanan birçok değişiklik de oldu.<br> <br>Bu Zoom buluşmasında, pandeminin etkisiyle değişen dönüşen müzik sektörünü Elif Cemal'in moderatörlüğünde, sektörün duayenlerinden Ahmet Uluğ etraflıca konuştuk. Fakat odağımız sadece pandemi ve iptaller değildi, müzik etkinliklerinin salgın öncesi halini ve sonrasındaki beklentileri de ele aldık. Webinarın kaydının tamamını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4166</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45009159]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2685608518.mp3?updated=1678463305" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ottessa Moshfegh, Thomas Roueché - Dinlenme ve Rahatlama Yılımız</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ottessa-moshfegh-podcast</link>
      <description>Genç Amerikalı Yazarlar Programımız kapsamında etkinliklerimize konuk olan Azareen Van Der Vliet Oloomi ve Valeria Luiselli'den sonra Ottessa Moshfegh'i de Türkiyeli okurlara biraz daha iyi tanıtabilmeyi umuyoruz. Başlığını, Ottessa Mosfegh’in eleştirmenlerin övgüsünü toplayan, Türkçede henüz yayımlanmamış romanı My Year of Rest and Relaxation'dan alan bu sohbeti İstanbul Edebiyat Evi ekibinden Thomas Roueché gerçekleştirdi.  Romanda, ismini öğrenemediğimiz bir genç kadın, anne ve babasının ölümünden sonra kendi kendini neredeyse aralıksız uyku ile tedavi etmeye girişir, bir yönüyle pandeminin pek çok insanı evlerinde ve alıştıkları yoğun rutinden uzak yaşamak zorunda bıraktığı dönemi andıran bir atalet ortamı kurar kendisine.  Bu romanda ve diğer eserlerinde hep "kıstırılmış" görünen anlatıcıları dramatik tercihlerle karşı karşıya bırakan Moshfegh'le kapsamlı bir sohbet. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 01 Jun 2021 09:00:21 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/33ae3648-bf5a-11ed-909c-f78715785c0d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Genç Amerikalı Yazarlar Programımız kapsamında etkinliklerimize konuk olan Azareen Van Der Vliet Oloomi ve Valeria Luiselli'den sonra Ottessa Moshfegh'i de Türkiyeli okurlara biraz daha iyi tanıtabilmeyi umuyoruz. Başlığını, Ottessa Mosfegh’in...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Genç Amerikalı Yazarlar Programımız kapsamında etkinliklerimize konuk olan Azareen Van Der Vliet Oloomi ve Valeria Luiselli'den sonra Ottessa Moshfegh'i de Türkiyeli okurlara biraz daha iyi tanıtabilmeyi umuyoruz. Başlığını, Ottessa Mosfegh’in eleştirmenlerin övgüsünü toplayan, Türkçede henüz yayımlanmamış romanı My Year of Rest and Relaxation'dan alan bu sohbeti İstanbul Edebiyat Evi ekibinden Thomas Roueché gerçekleştirdi.  Romanda, ismini öğrenemediğimiz bir genç kadın, anne ve babasının ölümünden sonra kendi kendini neredeyse aralıksız uyku ile tedavi etmeye girişir, bir yönüyle pandeminin pek çok insanı evlerinde ve alıştıkları yoğun rutinden uzak yaşamak zorunda bıraktığı dönemi andıran bir atalet ortamı kurar kendisine.  Bu romanda ve diğer eserlerinde hep "kıstırılmış" görünen anlatıcıları dramatik tercihlerle karşı karşıya bırakan Moshfegh'le kapsamlı bir sohbet. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Genç Amerikalı Yazarlar Programımız kapsamında etkinliklerimize konuk olan Azareen Van Der Vliet Oloomi ve Valeria Luiselli'den sonra Ottessa Moshfegh'i de Türkiyeli okurlara biraz daha iyi tanıtabilmeyi umuyoruz. Başlığını, Ottessa Mosfegh’in eleştirmenlerin övgüsünü toplayan, Türkçede henüz yayımlanmamış romanı My Year of Rest and Relaxation'dan alan bu sohbeti İstanbul Edebiyat Evi ekibinden Thomas Roueché gerçekleştirdi.  <br><br>Romanda, ismini öğrenemediğimiz bir genç kadın, anne ve babasının ölümünden sonra kendi kendini neredeyse aralıksız uyku ile tedavi etmeye girişir, bir yönüyle pandeminin pek çok insanı evlerinde ve alıştıkları yoğun rutinden uzak yaşamak zorunda bıraktığı dönemi andıran bir atalet ortamı kurar kendisine.  Bu romanda ve diğer eserlerinde hep "kıstırılmış" görünen anlatıcıları dramatik tercihlerle karşı karşıya bırakan Moshfegh'le kapsamlı bir sohbet. <br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3143</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45009102]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3715254889.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sebla Arcan - Devlet Neden Kaybeder: Türkiye’de Kayıplar Mücadelesi ve Cumartesi Anneleri Deneyimi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cumartesi-anneleri-podcast</link>
      <description>"İnsan Hakları Konuşmaları" serimizin İlkbahar 2021 sezonumuzdaki bu ilk programının odağında, mücadeleleriyle bu diyarın en karanlık yüzünü ortaya çıkarırken, onurlu, dirençli duruşlarıyla aynı zamanda bu diyarın en aydınlık yüzleri olan Cumartesi Anneleri var.Cumartesi Anneleri'nin sözcülerinden Sebla Arcan, konuşmasında şu konuları irdeliyor: &gt; Gözaltında kaybetme suçu ve unsurları. &gt; Dünyada ve Türkiye’de gözaltında kaybetmeler. &gt; Devletler neden kaybeder? Antik yunandan bugüne mezarsızlık siyaseti neyi anlatır? &gt; Cumartesi Anneleri kimdir? Talepleri nelerdir? Üzerinden Türkiye’de kayıplar mücadelesi. &gt; Türkiye’de gözaltında kaybetmelere  karşı yargının tutumu ve cezasızlık politikaları. &gt; Neden bu mücadelenin bir parçası oldum?</description>
      <pubDate>Sat, 29 May 2021 08:00:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/33c43c90-bf5a-11ed-909c-6f39fa061fcc/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"İnsan Hakları Konuşmaları" serimizin İlkbahar 2021 sezonumuzdaki bu ilk programının odağında, mücadeleleriyle bu diyarın en karanlık yüzünü ortaya çıkarırken, onurlu, dirençli duruşlarıyla aynı zamanda bu diyarın en aydınlık yüzleri olan Cumartesi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"İnsan Hakları Konuşmaları" serimizin İlkbahar 2021 sezonumuzdaki bu ilk programının odağında, mücadeleleriyle bu diyarın en karanlık yüzünü ortaya çıkarırken, onurlu, dirençli duruşlarıyla aynı zamanda bu diyarın en aydınlık yüzleri olan Cumartesi Anneleri var.Cumartesi Anneleri'nin sözcülerinden Sebla Arcan, konuşmasında şu konuları irdeliyor: &gt; Gözaltında kaybetme suçu ve unsurları. &gt; Dünyada ve Türkiye’de gözaltında kaybetmeler. &gt; Devletler neden kaybeder? Antik yunandan bugüne mezarsızlık siyaseti neyi anlatır? &gt; Cumartesi Anneleri kimdir? Talepleri nelerdir? Üzerinden Türkiye’de kayıplar mücadelesi. &gt; Türkiye’de gözaltında kaybetmelere  karşı yargının tutumu ve cezasızlık politikaları. &gt; Neden bu mücadelenin bir parçası oldum?</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["İnsan Hakları Konuşmaları" serimizin İlkbahar 2021 sezonumuzdaki bu ilk programının odağında, mücadeleleriyle bu diyarın en karanlık yüzünü ortaya çıkarırken, onurlu, dirençli duruşlarıyla aynı zamanda bu diyarın en aydınlık yüzleri olan Cumartesi Anneleri var.<br><br>Cumartesi Anneleri'nin sözcülerinden Sebla Arcan, konuşmasında şu konuları irdeliyor: <br>&gt; Gözaltında kaybetme suçu ve unsurları. <br>&gt; Dünyada ve Türkiye’de gözaltında kaybetmeler. <br>&gt; Devletler neden kaybeder? Antik yunandan bugüne mezarsızlık siyaseti neyi anlatır? <br>&gt; Cumartesi Anneleri kimdir? Talepleri nelerdir? Üzerinden Türkiye’de kayıplar mücadelesi. <br>&gt; Türkiye’de gözaltında kaybetmelere  karşı yargının tutumu ve cezasızlık politikaları. <br>&gt; Neden bu mücadelenin bir parçası oldum?]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3989</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45009026]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2388276841.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çimen Günay-Erkol, Didem Ardalı Büyükarman - Melih Cevdet Anday ve İsa'nın Güncesi: Hayat Denen Absürt Tiyatro</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cimen-gunay-erkol-didem-ardali-buyukarman-podcast</link>
      <description>Melih Cevdet Anday, İsa'nın Güncesi'nde (1974) acımasız bir toplumsal düzende, çıkara dayalı, yapmacık insan ilişkileri ile çerçevelenmiş bir adamın yalnızlığını konu edinir. İsa'nın yalnızlığı, insanlar arasındaki iletişimsizliğin keskinliğini gösterir ve iktidar ilişkilerinin gündelik hayata sinmesine vurgu yapar. 25 Şubat 2021 akşamı gerçekleştirdiğimiz bu Zoom buluşmasında bir 12 Mart romanı olan İsa'nın Güncesi'ni, insan ilişkilerindeki hükmetme tutkusuna yaptığı vurguyla değerlendirerek, sıradışı bir darbe romanı olarak ele aldık. Etkinliğin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 27 May 2021 09:00:17 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/33d96af2-bf5a-11ed-909c-7f4035832373/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Melih Cevdet Anday, İsa'nın Güncesi'nde (1974) acımasız bir toplumsal düzende, çıkara dayalı, yapmacık insan ilişkileri ile çerçevelenmiş bir adamın yalnızlığını konu edinir. İsa'nın yalnızlığı, insanlar arasındaki iletişimsizliğin keskinliğini...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Melih Cevdet Anday, İsa'nın Güncesi'nde (1974) acımasız bir toplumsal düzende, çıkara dayalı, yapmacık insan ilişkileri ile çerçevelenmiş bir adamın yalnızlığını konu edinir. İsa'nın yalnızlığı, insanlar arasındaki iletişimsizliğin keskinliğini gösterir ve iktidar ilişkilerinin gündelik hayata sinmesine vurgu yapar. 25 Şubat 2021 akşamı gerçekleştirdiğimiz bu Zoom buluşmasında bir 12 Mart romanı olan İsa'nın Güncesi'ni, insan ilişkilerindeki hükmetme tutkusuna yaptığı vurguyla değerlendirerek, sıradışı bir darbe romanı olarak ele aldık. Etkinliğin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Melih Cevdet Anday, İsa'nın Güncesi'nde (1974) acımasız bir toplumsal düzende, çıkara dayalı, yapmacık insan ilişkileri ile çerçevelenmiş bir adamın yalnızlığını konu edinir. İsa'nın yalnızlığı, insanlar arasındaki iletişimsizliğin keskinliğini gösterir ve iktidar ilişkilerinin gündelik hayata sinmesine vurgu yapar. <br><br>25 Şubat 2021 akşamı gerçekleştirdiğimiz bu Zoom buluşmasında bir 12 Mart romanı olan İsa'nın Güncesi'ni, insan ilişkilerindeki hükmetme tutkusuna yaptığı vurguyla değerlendirerek, sıradışı bir darbe romanı olarak ele aldık. Etkinliğin kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3341</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45008936]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1718569538.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>160. Kilometre Şairleri - "Şiir gulyabanidir, ölmez."</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/siir-gulyabanidir-podcast</link>
      <description>On yıldır yalnızca şiir ve şiir üstüne yazılmış düşünce kitapları yayınlayarak, “Şiir direnirse kazanacak” şiarıyla Türkiye’de büyük yayınevlerinin şiir yayınlamaya gösterdiği dirence karşı mücadele eden, bu konuda öncülük eden 160. Kilometre yayınevi, onuncu yılında yeni bir diziye başladı: Gulyabani.160. Kilometre'nin onuncu yılını ve yeni dizisini kutladığımız bu Şiir Gecesi 27 Mart 2021 akşamı Zoom üzerinden gerçekleşti. Dizinin ilk kitapları ve manifestosu paylaşıldı, yeni kitapları Gulyabani dizisinde yayımlanacak şairler Burak Acar’ın seçtiği şiirlerini seslendirdiler.</description>
      <pubDate>Tue, 25 May 2021 09:00:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/33eebe98-bf5a-11ed-909c-cbdae7433a70/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>On yıldır yalnızca şiir ve şiir üstüne yazılmış düşünce kitapları yayınlayarak, “Şiir direnirse kazanacak” şiarıyla Türkiye’de büyük yayınevlerinin şiir yayınlamaya gösterdiği dirence karşı mücadele eden, bu konuda öncülük eden 160. Kilometre...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>On yıldır yalnızca şiir ve şiir üstüne yazılmış düşünce kitapları yayınlayarak, “Şiir direnirse kazanacak” şiarıyla Türkiye’de büyük yayınevlerinin şiir yayınlamaya gösterdiği dirence karşı mücadele eden, bu konuda öncülük eden 160. Kilometre yayınevi, onuncu yılında yeni bir diziye başladı: Gulyabani.160. Kilometre'nin onuncu yılını ve yeni dizisini kutladığımız bu Şiir Gecesi 27 Mart 2021 akşamı Zoom üzerinden gerçekleşti. Dizinin ilk kitapları ve manifestosu paylaşıldı, yeni kitapları Gulyabani dizisinde yayımlanacak şairler Burak Acar’ın seçtiği şiirlerini seslendirdiler.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[On yıldır yalnızca şiir ve şiir üstüne yazılmış düşünce kitapları yayınlayarak, “Şiir direnirse kazanacak” şiarıyla Türkiye’de büyük yayınevlerinin şiir yayınlamaya gösterdiği dirence karşı mücadele eden, bu konuda öncülük eden 160. Kilometre yayınevi, onuncu yılında yeni bir diziye başladı: Gulyabani.<br><br>160. Kilometre'nin onuncu yılını ve yeni dizisini kutladığımız bu Şiir Gecesi 27 Mart 2021 akşamı Zoom üzerinden gerçekleşti. Dizinin ilk kitapları ve manifestosu paylaşıldı, yeni kitapları Gulyabani dizisinde yayımlanacak şairler Burak Acar’ın seçtiği şiirlerini seslendirdiler.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6016</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/45008849]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6803954785.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kamucan Yalçın, Zeynep Yıldız, Ezgi Elkırmış, Gülkan ‘Noir’ - İsyan-ı Şûh: Feminenin İade-i İtibarı No.2 / Ejderha’nın Müzisyenleri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/isyani-suh-2-podcast</link>
      <description>Gülkan ‘Noir’, Kamucan Yalçın, Zeynep Yıldız, Ezgi Elkırmış'tan sohbet, müzik, performans. Gülkan 'Noir'ın Sonbahar 2020 sezonumuzda ilk bölümünü gerçekleştirdiği bu performatif konuşma serisi çok kapsamlı bir hafıza egzersizi, bir hasbıhal imkânı sunuyor bize.İkili cinsiyet sisteminin ‘şaibeli cinsi’ feminenin iade-i itibarı demiştik ilk konuşmada. Başka bir deyişle, ancak uzlaşım koşulları altında kutsiyet atfedilen bir itibarın yerle bir edilmesinin ardından, bu konuşmada farklı feminen ve nonbinary kudretlerin çiçeklenmesini bu sefer müzisyen oluşlarla kutluyoruz. Pandemi koşullarında her şeye rağmen Mart’ın Feminist Özgürleşme Rüzgârı’nı kutluyoruz. Queerin şevkiyle.</description>
      <pubDate>Sun, 23 May 2021 11:00:03 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3403e6ec-bf5a-11ed-909c-afb6012ad9ea/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Gülkan ‘Noir’, Kamucan Yalçın, Zeynep Yıldız, Ezgi Elkırmış'tan sohbet, müzik, performans. Gülkan 'Noir'ın Sonbahar 2020 sezonumuzda ilk bölümünü gerçekleştirdiği bu performatif konuşma serisi çok kapsamlı bir hafıza egzersizi, bir hasbıhal imkânı...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Gülkan ‘Noir’, Kamucan Yalçın, Zeynep Yıldız, Ezgi Elkırmış'tan sohbet, müzik, performans. Gülkan 'Noir'ın Sonbahar 2020 sezonumuzda ilk bölümünü gerçekleştirdiği bu performatif konuşma serisi çok kapsamlı bir hafıza egzersizi, bir hasbıhal imkânı sunuyor bize.İkili cinsiyet sisteminin ‘şaibeli cinsi’ feminenin iade-i itibarı demiştik ilk konuşmada. Başka bir deyişle, ancak uzlaşım koşulları altında kutsiyet atfedilen bir itibarın yerle bir edilmesinin ardından, bu konuşmada farklı feminen ve nonbinary kudretlerin çiçeklenmesini bu sefer müzisyen oluşlarla kutluyoruz. Pandemi koşullarında her şeye rağmen Mart’ın Feminist Özgürleşme Rüzgârı’nı kutluyoruz. Queerin şevkiyle.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Gülkan ‘Noir’, Kamucan Yalçın, Zeynep Yıldız, Ezgi Elkırmış'tan sohbet, müzik, performans. Gülkan 'Noir'ın Sonbahar 2020 sezonumuzda ilk bölümünü gerçekleştirdiği bu performatif konuşma serisi çok kapsamlı bir hafıza egzersizi, bir hasbıhal imkânı sunuyor bize.<br><br>İkili cinsiyet sisteminin ‘şaibeli cinsi’ feminenin iade-i itibarı demiştik ilk konuşmada. Başka bir deyişle, ancak uzlaşım koşulları altında kutsiyet atfedilen bir itibarın yerle bir edilmesinin ardından, bu konuşmada farklı feminen ve nonbinary kudretlerin çiçeklenmesini bu sefer müzisyen oluşlarla kutluyoruz. Pandemi koşullarında her şeye rağmen Mart’ın Feminist Özgürleşme Rüzgârı’nı kutluyoruz. Queerin şevkiyle.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4987</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44983333]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9192612598.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Soysal - Modernizmin Müzikteki Yansımaları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-soysal-modernizm-muzik-podcast</link>
      <description>Ahmet Soysal "Modernizm Neyi Değiştirdi?" başlıklı dört bölümlük konuşma serisinin son bölümünde modernizmin müzikteki yansımalarına bakıyor.Başlı başına bir ders niteliğindeki bu konuşmadan daha fazla yarar sağlayabilmenizin yolu ise Ahmet Soysal'ın yorumcularını da seçerek önerdiği şu eserleri dinlemekten geçiyor: 1. Beethoven: Diabelli Variations no 31 (S. Richter) https://youtu.be/dokkniOwSlQ2. Schubert: Winterreise no 21 (Fischer-Dieskau)https://youtu.be/5PQtpc_5QHI3. Wagner: Tristan und Isolde Prélude (Karajan)https://youtu.be/mNBRxNwo6Gw4. Debussy: Prélude à l'après-midi d'un Faune (Boulez)https://youtu.be/QmqYFFk9Q4k5. Schönberg: Pierrot lunaire (Boulez)https://youtu.be/7vM4B1fNTQ86. Stravinsky: Le Sacre du printemps (Boulez)https://youtu.be/9wK8fSkjOy07. Anton Webern: Trio opus 20 (Julliard members)https://youtu.be/8MVMxDrnSjo8. Alban Berg: Three pieces from Wozzeck (Carlos Kleiber)https://youtu.be/0PlPi6TQdV4</description>
      <pubDate>Thu, 20 May 2021 11:30:10 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3419c002-bf5a-11ed-909c-f36489bf10cb/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ahmet Soysal "Modernizm Neyi Değiştirdi?" başlıklı dört bölümlük konuşma serisinin son bölümünde modernizmin müzikteki yansımalarına bakıyor.

Başlı başına bir ders niteliğindeki bu konuşmadan daha fazla yarar sağlayabilmenizin yolu ise Ahmet...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ahmet Soysal "Modernizm Neyi Değiştirdi?" başlıklı dört bölümlük konuşma serisinin son bölümünde modernizmin müzikteki yansımalarına bakıyor.Başlı başına bir ders niteliğindeki bu konuşmadan daha fazla yarar sağlayabilmenizin yolu ise Ahmet Soysal'ın yorumcularını da seçerek önerdiği şu eserleri dinlemekten geçiyor: 1. Beethoven: Diabelli Variations no 31 (S. Richter) https://youtu.be/dokkniOwSlQ2. Schubert: Winterreise no 21 (Fischer-Dieskau)https://youtu.be/5PQtpc_5QHI3. Wagner: Tristan und Isolde Prélude (Karajan)https://youtu.be/mNBRxNwo6Gw4. Debussy: Prélude à l'après-midi d'un Faune (Boulez)https://youtu.be/QmqYFFk9Q4k5. Schönberg: Pierrot lunaire (Boulez)https://youtu.be/7vM4B1fNTQ86. Stravinsky: Le Sacre du printemps (Boulez)https://youtu.be/9wK8fSkjOy07. Anton Webern: Trio opus 20 (Julliard members)https://youtu.be/8MVMxDrnSjo8. Alban Berg: Three pieces from Wozzeck (Carlos Kleiber)https://youtu.be/0PlPi6TQdV4</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ahmet Soysal "Modernizm Neyi Değiştirdi?" başlıklı dört bölümlük konuşma serisinin son bölümünde modernizmin müzikteki yansımalarına bakıyor.<br><br>Başlı başına bir ders niteliğindeki bu konuşmadan daha fazla yarar sağlayabilmenizin yolu ise Ahmet Soysal'ın yorumcularını da seçerek önerdiği şu eserleri dinlemekten geçiyor: <br><br>1. Beethoven: Diabelli Variations no 31 (S. Richter) <br><a href="https://youtu.be/dokkniOwSlQ">https://youtu.be/dokkniOwSlQ</a><br><br>2. Schubert: Winterreise no 21 (Fischer-Dieskau)<br><a href="https://youtu.be/5PQtpc_5QHI">https://youtu.be/5PQtpc_5QHI</a><br><br>3. Wagner: Tristan und Isolde Prélude (Karajan)<br><a href="https://youtu.be/mNBRxNwo6Gw">https://youtu.be/mNBRxNwo6Gw</a><br><br>4. Debussy: Prélude à l'après-midi d'un Faune (Boulez)<br><a href="https://youtu.be/QmqYFFk9Q4k">https://youtu.be/QmqYFFk9Q4k</a><br><br>5. Schönberg: Pierrot lunaire (Boulez)<br><a href="https://youtu.be/7vM4B1fNTQ8">https://youtu.be/7vM4B1fNTQ8</a><br><br>6. Stravinsky: Le Sacre du printemps (Boulez)<br><a href="https://youtu.be/9wK8fSkjOy0">https://youtu.be/9wK8fSkjOy0</a><br><br>7. Anton Webern: Trio opus 20 (Julliard members)<br><a href="https://youtu.be/8MVMxDrnSjo">https://youtu.be/8MVMxDrnSjo</a><br><br>8. Alban Berg: Three pieces from Wozzeck (Carlos Kleiber)<br><a href="https://youtu.be/0PlPi6TQdV4">https://youtu.be/0PlPi6TQdV4</a>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3760</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44927089]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1701282075.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ev Konseri: Dvorak, Terzetto</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kiraathanepodcast-ev-konseri-dvorak-terz</link>
      <description></description>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:00:10 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/343081de-bf5a-11ed-909c-07eee66127df/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle/>
      <itunes:summary></itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1191</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44889612]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3804642259.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Joseph Stiglitz, Ayşe Buğra, Andrew Finkel - Yeni Yoksullar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/joseph-stiglitz-ayse-bugra-podcast</link>
      <description>Dünya ekonomisini neredeyse durma noktasına getiren Covid-19 pandemisinin olumsuz iktisadî etkisini en fazla hissedenler hâlihazırda adaletsiz bir gelir dağılımının ve birçok alanda kendini gösteren eşitsizliğin mağduru olan kesimler oldu. Yoksullar daha da yoksullaştı. Bir de "yeni yoksullar" var. Dünya Bankası "yeni yoksullar"ı, Covid-19 öncesinde, 2020 yılında "yoksul" kategorisine girmesi beklenmeyen, ancak salgından sonra kendilerini bu kategoride bulanlar olarak tanımlıyor ve bu kesimdekilerin sayısını 100 milyon olarak belirliyor. Yine Dünya Bankası'nın tahminlerine göre, 2020'de aşırı yoksulluk yirmi yıldır ilk kez yeniden artış gösterdi. Bizler de Türkiye'de işsizlikten yıldığı, çocuklarının geçimini sağlayamadığı için intihar edenlerin haberlerini okur olduk bir süredir.Dünya ve özel olarak da Türkiye artan yoksullukla nasıl başa çıkabilir? Yoksulların daha da yoksullaşmasını, gelir dağılımı eşitsizliğinin daha da artmasını önlemek için nasıl politikalar izlenmeli? Kamu harcamaları hangi alanlara yönelmeli? Bir yandan salgını kontrol altına tutmayı, öte yandan ekonominin yeniden canlanmasını nasıl sağlayabiliriz? İki değerli profesör, Joseph Stiglitz ve Ayşe Buğra'nın bu konulardaki tartışmasında moderatörlüğü otuz yılı aşkın süredir Türkiye'de gazetecilik yapan Andrew Finkel üstleniyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 16 May 2021 11:00:05 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/34476656-bf5a-11ed-909c-43644e040c47/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Dünya ekonomisini neredeyse durma noktasına getiren Covid-19 pandemisinin olumsuz iktisadî etkisini en fazla hissedenler hâlihazırda adaletsiz bir gelir dağılımının ve birçok alanda kendini gösteren eşitsizliğin mağduru olan kesimler oldu. Yoksullar...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Dünya ekonomisini neredeyse durma noktasına getiren Covid-19 pandemisinin olumsuz iktisadî etkisini en fazla hissedenler hâlihazırda adaletsiz bir gelir dağılımının ve birçok alanda kendini gösteren eşitsizliğin mağduru olan kesimler oldu. Yoksullar daha da yoksullaştı. Bir de "yeni yoksullar" var. Dünya Bankası "yeni yoksullar"ı, Covid-19 öncesinde, 2020 yılında "yoksul" kategorisine girmesi beklenmeyen, ancak salgından sonra kendilerini bu kategoride bulanlar olarak tanımlıyor ve bu kesimdekilerin sayısını 100 milyon olarak belirliyor. Yine Dünya Bankası'nın tahminlerine göre, 2020'de aşırı yoksulluk yirmi yıldır ilk kez yeniden artış gösterdi. Bizler de Türkiye'de işsizlikten yıldığı, çocuklarının geçimini sağlayamadığı için intihar edenlerin haberlerini okur olduk bir süredir.Dünya ve özel olarak da Türkiye artan yoksullukla nasıl başa çıkabilir? Yoksulların daha da yoksullaşmasını, gelir dağılımı eşitsizliğinin daha da artmasını önlemek için nasıl politikalar izlenmeli? Kamu harcamaları hangi alanlara yönelmeli? Bir yandan salgını kontrol altına tutmayı, öte yandan ekonominin yeniden canlanmasını nasıl sağlayabiliriz? İki değerli profesör, Joseph Stiglitz ve Ayşe Buğra'nın bu konulardaki tartışmasında moderatörlüğü otuz yılı aşkın süredir Türkiye'de gazetecilik yapan Andrew Finkel üstleniyor.Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Dünya ekonomisini neredeyse durma noktasına getiren Covid-19 pandemisinin olumsuz iktisadî etkisini en fazla hissedenler hâlihazırda adaletsiz bir gelir dağılımının ve birçok alanda kendini gösteren eşitsizliğin mağduru olan kesimler oldu. Yoksullar daha da yoksullaştı. Bir de "yeni yoksullar" var. Dünya Bankası "yeni yoksullar"ı, Covid-19 öncesinde, 2020 yılında "yoksul" kategorisine girmesi beklenmeyen, ancak salgından sonra kendilerini bu kategoride bulanlar olarak tanımlıyor ve bu kesimdekilerin sayısını 100 milyon olarak belirliyor. Yine Dünya Bankası'nın tahminlerine göre, 2020'de aşırı yoksulluk yirmi yıldır ilk kez yeniden artış gösterdi. Bizler de Türkiye'de işsizlikten yıldığı, çocuklarının geçimini sağlayamadığı için intihar edenlerin haberlerini okur olduk bir süredir.<br><br>Dünya ve özel olarak da Türkiye artan yoksullukla nasıl başa çıkabilir? Yoksulların daha da yoksullaşmasını, gelir dağılımı eşitsizliğinin daha da artmasını önlemek için nasıl politikalar izlenmeli? Kamu harcamaları hangi alanlara yönelmeli? Bir yandan salgını kontrol altına tutmayı, öte yandan ekonominin yeniden canlanmasını nasıl sağlayabiliriz? İki değerli profesör, Joseph Stiglitz ve Ayşe Buğra'nın bu konulardaki tartışmasında moderatörlüğü otuz yılı aşkın süredir Türkiye'de gazetecilik yapan Andrew Finkel üstleniyor.<br><br>Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4560</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44849888]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1865449912.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ali Kazma, Sinan Eren Erk - Avrupalılar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ali-kazma-avrupalilar-podcast</link>
      <description>Ali Kazma, 5 Mart-30 Nisan 2021 tarihleri arasında İstanbul Edebiyat Evi'nde sergilediğimiz 11 videosunda farklı ülke, ortam ve uğraşlardaki Avrupalıların yaptıkları işlerle bütünleşen portrelerini bizlere sunmuştu.Serginin katalog yazısını kaleme alan eleştirmen Sinan Eren Erk, Ali Kazma'yla söyleşisinde bu portrelerden yola çıkıp Avrupalılar sergisine odaklanmakla birlikte, Ali Kazma'nın sanatını bir bütün olarak daha iyi kavramamıza yönelik sorular yöneltti. Burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 11 May 2021 16:00:07 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/345d0e02-bf5a-11ed-909c-ff7b33725bbc/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ali Kazma, 5 Mart-30 Nisan 2021 tarihleri arasında İstanbul Edebiyat Evi'nde sergilediğimiz 11 videosunda farklı ülke, ortam ve uğraşlardaki Avrupalıların yaptıkları işlerle bütünleşen portrelerini bizlere sunmuştu.

Serginin katalog yazısını kaleme...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ali Kazma, 5 Mart-30 Nisan 2021 tarihleri arasında İstanbul Edebiyat Evi'nde sergilediğimiz 11 videosunda farklı ülke, ortam ve uğraşlardaki Avrupalıların yaptıkları işlerle bütünleşen portrelerini bizlere sunmuştu.Serginin katalog yazısını kaleme alan eleştirmen Sinan Eren Erk, Ali Kazma'yla söyleşisinde bu portrelerden yola çıkıp Avrupalılar sergisine odaklanmakla birlikte, Ali Kazma'nın sanatını bir bütün olarak daha iyi kavramamıza yönelik sorular yöneltti. Burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ali Kazma, 5 Mart-30 Nisan 2021 tarihleri arasında İstanbul Edebiyat Evi'nde sergilediğimiz 11 videosunda farklı ülke, ortam ve uğraşlardaki Avrupalıların yaptıkları işlerle bütünleşen portrelerini bizlere sunmuştu.<br><br>Serginin katalog yazısını kaleme alan eleştirmen Sinan Eren Erk, Ali Kazma'yla söyleşisinde bu portrelerden yola çıkıp Avrupalılar sergisine odaklanmakla birlikte, Ali Kazma'nın sanatını bir bütün olarak daha iyi kavramamıza yönelik sorular yöneltti. Burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4774</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44754402]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2051044763.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bejan Matur, Serkan Duran - Dünya Güzeldir Hâlâ, Yedi Gece</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/bejan-matur-serkan-duran-podcast</link>
      <description>İlkbahar, Bejan Matur'dan yeni bir şiir kitabı ve yeni bir albümle birlikte geldi bu yıl. Albüm, Matur’un dünyada 36 dile çevrilen şiirlerinden seçilen beş şiirin yanı sıra, yeni kitabı Dünya Güzeldir Hâlâ’da yer alan iki şiirden oluşuyor. Albümün müzik, aranjman ve prodüktörlüğünü Serkan Duran yaptı. Otuz yıllık müzik deneyimi ve multi-enstrümantalist kimliği ile pek çok projede yer alan ve Bejan Matur’un şiirini ve sesini 1994’ten beri tanıyan Duran, yedi bestesiyle, şiir ve müziğin bu özel buluşmasına imza attı.İstanbul Edebiyat Evi olarak Bejan Matur ve Serkan Duran'ı Dünya Güzeldir Hâlâ (Everest) kitabı ile Yedi Gece (Kalan) albümünü anlatmak üzere stüdyomuza davet ettik. Buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 09 May 2021 12:00:12 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3473ebd6-bf5a-11ed-909c-67d690cbadae/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İlkbahar, Bejan Matur'dan yeni bir şiir kitabı ve yeni bir albümle birlikte geldi bu yıl. Albüm, Matur’un dünyada 36 dile çevrilen şiirlerinden seçilen beş şiirin yanı sıra, yeni kitabı Dünya Güzeldir Hâlâ’da yer alan iki şiirden oluşuyor. Albümün...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İlkbahar, Bejan Matur'dan yeni bir şiir kitabı ve yeni bir albümle birlikte geldi bu yıl. Albüm, Matur’un dünyada 36 dile çevrilen şiirlerinden seçilen beş şiirin yanı sıra, yeni kitabı Dünya Güzeldir Hâlâ’da yer alan iki şiirden oluşuyor. Albümün müzik, aranjman ve prodüktörlüğünü Serkan Duran yaptı. Otuz yıllık müzik deneyimi ve multi-enstrümantalist kimliği ile pek çok projede yer alan ve Bejan Matur’un şiirini ve sesini 1994’ten beri tanıyan Duran, yedi bestesiyle, şiir ve müziğin bu özel buluşmasına imza attı.İstanbul Edebiyat Evi olarak Bejan Matur ve Serkan Duran'ı Dünya Güzeldir Hâlâ (Everest) kitabı ile Yedi Gece (Kalan) albümünü anlatmak üzere stüdyomuza davet ettik. Buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İlkbahar, Bejan Matur'dan yeni bir şiir kitabı ve yeni bir albümle birlikte geldi bu yıl. Albüm, Matur’un dünyada 36 dile çevrilen şiirlerinden seçilen beş şiirin yanı sıra, yeni kitabı Dünya Güzeldir Hâlâ’da yer alan iki şiirden oluşuyor. Albümün müzik, aranjman ve prodüktörlüğünü Serkan Duran yaptı. Otuz yıllık müzik deneyimi ve multi-enstrümantalist kimliği ile pek çok projede yer alan ve Bejan Matur’un şiirini ve sesini 1994’ten beri tanıyan Duran, yedi bestesiyle, şiir ve müziğin bu özel buluşmasına imza attı.<br><br>İstanbul Edebiyat Evi olarak Bejan Matur ve Serkan Duran'ı Dünya Güzeldir Hâlâ (Everest) kitabı ile Yedi Gece (Kalan) albümünü anlatmak üzere stüdyomuza davet ettik. Buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2553</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44718473]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6368512339.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Lal Laleş, Yasemin Çongar - Nora, İstanbul Bir Hiçtir</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/lal-lales-nora-podcast</link>
      <description>Lal Laleş'ten ilk kez Türkçe bir şiir kitabı geldi: Nora, İstanbul Bir Hiçtir. Laleş, bu kitapta farklı bir İstanbul ve farklı bir aşk anlatısı sunuyor bize. Bütün bu şiirlerin/bölümlerin aslında tek bir mensur-şiir olduğu da söylenebilir. 6 Nisan 2021'deki Şiir Gecesi'nde bu kitap üzerine Lal Laleş'le, Yasemin Çongar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 06 May 2021 11:00:07 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3489bb46-bf5a-11ed-909c-b7cd39d26b2c/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Lal Laleş'ten ilk kez Türkçe bir şiir kitabı geldi: Nora, İstanbul Bir Hiçtir. Laleş, bu kitapta farklı bir İstanbul ve farklı bir aşk anlatısı sunuyor bize. Bütün bu şiirlerin/bölümlerin aslında tek bir mensur-şiir olduğu da söylenebilir. 6 Nisan...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Lal Laleş'ten ilk kez Türkçe bir şiir kitabı geldi: Nora, İstanbul Bir Hiçtir. Laleş, bu kitapta farklı bir İstanbul ve farklı bir aşk anlatısı sunuyor bize. Bütün bu şiirlerin/bölümlerin aslında tek bir mensur-şiir olduğu da söylenebilir. 6 Nisan 2021'deki Şiir Gecesi'nde bu kitap üzerine Lal Laleş'le, Yasemin Çongar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Lal Laleş'ten ilk kez Türkçe bir şiir kitabı geldi: Nora, İstanbul Bir Hiçtir. Laleş, bu kitapta farklı bir İstanbul ve farklı bir aşk anlatısı sunuyor bize. Bütün bu şiirlerin/bölümlerin aslında tek bir mensur-şiir olduğu da söylenebilir. 6 Nisan 2021'deki Şiir Gecesi'nde bu kitap üzerine Lal Laleş'le, Yasemin Çongar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3372</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44659065]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7455386224.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaye Boralıoğlu, Yasemin Çongar - Alâmetler Kitabı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gaye-boralioglu-podcast</link>
      <description>Yazar Gaye Boralıoğlu 10 Mart 2021'de İstanbul Edebiyat Evi'nde stüdyo konuğumuzdu. Alâmetler Kitabı adlı yeni öykü derlemesi İletişim Yayınları'ndan çıkan Gaye Boralıoğlu, bu kitap üzerine Yasemin Çongar'ın sorularını yanıtladı. Sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 03 May 2021 09:05:05 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/349e473c-bf5a-11ed-909c-cf7f827c578e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yazar Gaye Boralıoğlu 10 Mart 2021'de İstanbul Edebiyat Evi'nde stüdyo konuğumuzdu. Alâmetler Kitabı adlı yeni öykü derlemesi İletişim Yayınları'ndan çıkan Gaye Boralıoğlu, bu kitap üzerine Yasemin Çongar'ın sorularını yanıtladı. Sohbetin kesintisiz...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yazar Gaye Boralıoğlu 10 Mart 2021'de İstanbul Edebiyat Evi'nde stüdyo konuğumuzdu. Alâmetler Kitabı adlı yeni öykü derlemesi İletişim Yayınları'ndan çıkan Gaye Boralıoğlu, bu kitap üzerine Yasemin Çongar'ın sorularını yanıtladı. Sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yazar Gaye Boralıoğlu 10 Mart 2021'de İstanbul Edebiyat Evi'nde stüdyo konuğumuzdu. Alâmetler Kitabı adlı yeni öykü derlemesi İletişim Yayınları'ndan çıkan Gaye Boralıoğlu, bu kitap üzerine Yasemin Çongar'ın sorularını yanıtladı. Sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3614</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44604105]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5393341025.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hakan Yücefer - Deleuze Nereden Başlamıştı? Kurumlar, Yasalar, Sözleşmeler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hakan-yucefer-deleuze-podcast</link>
      <description>"Felsefe Konuşmaları" serimizde yine Deleuze'e dönüyoruz. Ama bu kez erken döneme, Guattari ile birlikte çalışma pratiği öncesine bakıyoruz. Hakan Yücefer'in konuşmasına ilişkin sunduğu özet şöyle: "Deleuze’ün erken dönem çalışmalarında kendi başına ele alınmaya değer, sonradan Guattari’yle birlikte geliştireceği düşüncelerden bağımsız bir 'politik felsefe' bulabilir miyiz? 1968 öncesi Deleuze’ün kendine özgü politik kavramları, stratejileri, hedefleri var mıydı? Yorumcuların çoğu Deleuze’ün politikaya yönelik ilgisini Guattari’yle karşılaşmasına bağlama eğiliminde olsa da metinlerin dikkatlice taranması bizi başka bir sonuca götürüyor: Deleuze yayımlanan ilk metinlerinden itibaren kurumlarla yasalar arasındaki karşıtlığa dayalı bir politik yaklaşım benimsemişti. Bu yaklaşımın merkezindeki öneri son derece basit ve güçlüydü: Yasaları azaltın, kurumları çoğaltın! Konuşmamda Deleuze’ün politikayı düşünmeye nasıl kurumlardan başladığını göstereceğim ve 68’den sonra bu başlangıç noktasını neden terk etmek zorunda kaldığını tartışacağım. Kurum odaklı bir politikanın ötesine geçme arzusunda Guattari’yle karşılaşma kadar yapısalcılıkla (Althusser ve Lévi-Strauss’la) karşılaşmanın da belirleyici olduğunu öne süreceğim."</description>
      <pubDate>Wed, 28 Apr 2021 11:00:17 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/34b3172a-bf5a-11ed-909c-dfc74367c96e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Felsefe Konuşmaları" serimizde yine Deleuze'e dönüyoruz. Ama bu kez erken döneme, Guattari ile birlikte çalışma pratiği öncesine bakıyoruz. Hakan Yücefer'in konuşmasına ilişkin sunduğu özet şöyle: "Deleuze’ün erken dönem çalışmalarında kendi başına...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Felsefe Konuşmaları" serimizde yine Deleuze'e dönüyoruz. Ama bu kez erken döneme, Guattari ile birlikte çalışma pratiği öncesine bakıyoruz. Hakan Yücefer'in konuşmasına ilişkin sunduğu özet şöyle: "Deleuze’ün erken dönem çalışmalarında kendi başına ele alınmaya değer, sonradan Guattari’yle birlikte geliştireceği düşüncelerden bağımsız bir 'politik felsefe' bulabilir miyiz? 1968 öncesi Deleuze’ün kendine özgü politik kavramları, stratejileri, hedefleri var mıydı? Yorumcuların çoğu Deleuze’ün politikaya yönelik ilgisini Guattari’yle karşılaşmasına bağlama eğiliminde olsa da metinlerin dikkatlice taranması bizi başka bir sonuca götürüyor: Deleuze yayımlanan ilk metinlerinden itibaren kurumlarla yasalar arasındaki karşıtlığa dayalı bir politik yaklaşım benimsemişti. Bu yaklaşımın merkezindeki öneri son derece basit ve güçlüydü: Yasaları azaltın, kurumları çoğaltın! Konuşmamda Deleuze’ün politikayı düşünmeye nasıl kurumlardan başladığını göstereceğim ve 68’den sonra bu başlangıç noktasını neden terk etmek zorunda kaldığını tartışacağım. Kurum odaklı bir politikanın ötesine geçme arzusunda Guattari’yle karşılaşma kadar yapısalcılıkla (Althusser ve Lévi-Strauss’la) karşılaşmanın da belirleyici olduğunu öne süreceğim."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Felsefe Konuşmaları" serimizde yine Deleuze'e dönüyoruz. Ama bu kez erken döneme, Guattari ile birlikte çalışma pratiği öncesine bakıyoruz. Hakan Yücefer'in konuşmasına ilişkin sunduğu özet şöyle: "Deleuze’ün erken dönem çalışmalarında kendi başına ele alınmaya değer, sonradan Guattari’yle birlikte geliştireceği düşüncelerden bağımsız bir 'politik felsefe' bulabilir miyiz? 1968 öncesi Deleuze’ün kendine özgü politik kavramları, stratejileri, hedefleri var mıydı? Yorumcuların çoğu Deleuze’ün politikaya yönelik ilgisini Guattari’yle karşılaşmasına bağlama eğiliminde olsa da metinlerin dikkatlice taranması bizi başka bir sonuca götürüyor: Deleuze yayımlanan ilk metinlerinden itibaren kurumlarla yasalar arasındaki karşıtlığa dayalı bir politik yaklaşım benimsemişti. Bu yaklaşımın merkezindeki öneri son derece basit ve güçlüydü: Yasaları azaltın, kurumları çoğaltın! Konuşmamda Deleuze’ün politikayı düşünmeye nasıl kurumlardan başladığını göstereceğim ve 68’den sonra bu başlangıç noktasını neden terk etmek zorunda kaldığını tartışacağım. Kurum odaklı bir politikanın ötesine geçme arzusunda Guattari’yle karşılaşma kadar yapısalcılıkla (Althusser ve Lévi-Strauss’la) karşılaşmanın da belirleyici olduğunu öne süreceğim."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5901</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44534960]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6687174315.mp3?updated=1678463306" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Soysal - Modernizmin Görsel Sanatlardaki Yansımaları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-soysal-modernizm3-podcast</link>
      <description>"Modernizm Neyi Değiştirdi?" serisi, Ahmet Soysal'ın görsel sanatlarda modernizmin aldığı boyutlara odaklanan konuşmasıyla devam ediyor.</description>
      <pubDate>Sun, 25 Apr 2021 11:00:11 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/34c85b58-bf5a-11ed-909c-07b40d9fbc8b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Modernizm Neyi Değiştirdi?" serisi, Ahmet Soysal'ın görsel sanatlarda modernizmin aldığı boyutlara odaklanan konuşmasıyla devam ediyor.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Modernizm Neyi Değiştirdi?" serisi, Ahmet Soysal'ın görsel sanatlarda modernizmin aldığı boyutlara odaklanan konuşmasıyla devam ediyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Modernizm Neyi Değiştirdi?" serisi, Ahmet Soysal'ın görsel sanatlarda modernizmin aldığı boyutlara odaklanan konuşmasıyla devam ediyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4999</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44476889]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5590362871.mp3?updated=1678463307" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tuğrul Tanyol, Ömer Erdem - Gelecek Günlerin Şarabı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/tugrul-tanyol-omer-erdem-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde birçok Şiir Gecesi'ne ev sahipliği yapan Ömer Erdem'in bu kez çevrimiçi yayında bir konuğu vardı: şair Tuğrul Tanyol. 9 Şubat 2021'de gerçekleşen söyleşinin kaydını burada izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 21 Apr 2021 14:00:15 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/34dd15a2-bf5a-11ed-909c-97d21e7c170b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nde birçok Şiir Gecesi'ne ev sahipliği yapan Ömer Erdem'in bu kez çevrimiçi yayında bir konuğu vardı: şair Tuğrul Tanyol. 9 Şubat 2021'de gerçekleşen söyleşinin kaydını burada izleyebilirsiniz.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde birçok Şiir Gecesi'ne ev sahipliği yapan Ömer Erdem'in bu kez çevrimiçi yayında bir konuğu vardı: şair Tuğrul Tanyol. 9 Şubat 2021'de gerçekleşen söyleşinin kaydını burada izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nde birçok Şiir Gecesi'ne ev sahipliği yapan Ömer Erdem'in bu kez çevrimiçi yayında bir konuğu vardı: şair Tuğrul Tanyol. 9 Şubat 2021'de gerçekleşen söyleşinin kaydını burada izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3650</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44421631]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7928400187.mp3?updated=1678463307" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Valeria Luiselli - Kurmaca Ne Zaman Nefes Alır</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/valeria-luiselli-podcast</link>
      <description>Dişlerimin Hikâyesi, Kalabalıkta Yüzler, Kayıp Çocuk Arşivi gibi romanlarıyla Türkiye'de geniş bir okur kitlesine sahip olan Meksika doğumlu yazar Valeria Luiselli Sobahar 2020 sezonumunda "Genç Amerikalı Yazarlar Programı"mız çerçevesinde konuğumuzdu. 18 Aralık 2020 akşamı New York şehrinin Bronx mahallesindeki evinden, Zoom üzerinden yaptığımız canlı yayına katılan Valeria Luiselli, "Kurmaca Ne Zaman Nefes Alır" başlıklı bir konuşma yaptı. Ardından da, Yasemin Çongar ve Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde Türkiye'deki okurlarının yönelttiği soruları cevapladı. 18 Aralık 2020'deki programın kesintisiz kaydını burada dinlemeniz mümkün. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz. Luiselli'nin, Seda Ersavcı tarafından Türkçeye çevrilen konuşma metnini websitemizde okuyabilirsiniz: http://kiraathane.com.tr/evden-haberler/kurmaca-ne-zaman-nefes-alir-</description>
      <pubDate>Sun, 18 Apr 2021 11:01:04 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/34f1cda8-bf5a-11ed-909c-c7ab37cbdc11/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Dişlerimin Hikâyesi, Kalabalıkta Yüzler, Kayıp Çocuk Arşivi gibi romanlarıyla Türkiye'de geniş bir okur kitlesine sahip olan Meksika doğumlu yazar Valeria Luiselli Sobahar 2020 sezonumunda "Genç Amerikalı Yazarlar Programı"mız çerçevesinde...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Dişlerimin Hikâyesi, Kalabalıkta Yüzler, Kayıp Çocuk Arşivi gibi romanlarıyla Türkiye'de geniş bir okur kitlesine sahip olan Meksika doğumlu yazar Valeria Luiselli Sobahar 2020 sezonumunda "Genç Amerikalı Yazarlar Programı"mız çerçevesinde konuğumuzdu. 18 Aralık 2020 akşamı New York şehrinin Bronx mahallesindeki evinden, Zoom üzerinden yaptığımız canlı yayına katılan Valeria Luiselli, "Kurmaca Ne Zaman Nefes Alır" başlıklı bir konuşma yaptı. Ardından da, Yasemin Çongar ve Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde Türkiye'deki okurlarının yönelttiği soruları cevapladı. 18 Aralık 2020'deki programın kesintisiz kaydını burada dinlemeniz mümkün. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz. Luiselli'nin, Seda Ersavcı tarafından Türkçeye çevrilen konuşma metnini websitemizde okuyabilirsiniz: http://kiraathane.com.tr/evden-haberler/kurmaca-ne-zaman-nefes-alir-</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Dişlerimin Hikâyesi, Kalabalıkta Yüzler, Kayıp Çocuk Arşivi gibi romanlarıyla Türkiye'de geniş bir okur kitlesine sahip olan Meksika doğumlu yazar Valeria Luiselli Sobahar 2020 sezonumunda "Genç Amerikalı Yazarlar Programı"mız çerçevesinde konuğumuzdu. 18 Aralık 2020 akşamı New York şehrinin Bronx mahallesindeki evinden, Zoom üzerinden yaptığımız canlı yayına katılan Valeria Luiselli, "Kurmaca Ne Zaman Nefes Alır" başlıklı bir konuşma yaptı. Ardından da, Yasemin Çongar ve Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde Türkiye'deki okurlarının yönelttiği soruları cevapladı. <br><br>18 Aralık 2020'deki programın kesintisiz kaydını burada dinlemeniz mümkün. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz. Luiselli'nin, Seda Ersavcı tarafından Türkçeye çevrilen konuşma metnini websitemizde okuyabilirsiniz: <a href="http://kiraathane.com.tr/evden-haberler/kurmaca-ne-zaman-nefes-alir-">http://kiraathane.com.tr/evden-haberler/kurmaca-ne-zaman-nefes-alir-</a>]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5683</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44378015]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8139830356.mp3?updated=1678463307" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hale Tenger, Aylin Vartanyan, Nilüfer Kuyaş - Yaralı Dünya ve "Kırılgan Kavrayış"</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hale-tenger-aylin-vartanyan-podcast</link>
      <description>Çağdaş Sanat Konuşmaları serimizde 24 Şubat 2021 akşamı konuklarımız Hale Tenger ile sanat sosyoloğu Aylin Vartanyan Dilaver, dünyanın şu anda içinde olduğu bilinmezlik ve kırılganlık ile sanatın yol göstericiliğinin nerede kesiştiğini tartıştılar. İki konuşmacının Pera Müzesi’nde Kristal Berraklığı başlığıyla gerçekleşen karma sergide yer alan Hale Tenger’in “Kırılgan Kavrayış” adlı çalışmasından yola çıkan sohbetinin moderatörlüğünü Nilüfer Kuyaş gerçekleştirdi.</description>
      <pubDate>Tue, 13 Apr 2021 16:00:09 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3506f930-bf5a-11ed-909c-37eca0a67230/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Çağdaş Sanat Konuşmaları serimizde 24 Şubat 2021 akşamı konuklarımız Hale Tenger ile sanat sosyoloğu Aylin Vartanyan Dilaver, dünyanın şu anda içinde olduğu bilinmezlik ve kırılganlık ile sanatın yol göstericiliğinin nerede kesiştiğini tartıştılar....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Çağdaş Sanat Konuşmaları serimizde 24 Şubat 2021 akşamı konuklarımız Hale Tenger ile sanat sosyoloğu Aylin Vartanyan Dilaver, dünyanın şu anda içinde olduğu bilinmezlik ve kırılganlık ile sanatın yol göstericiliğinin nerede kesiştiğini tartıştılar. İki konuşmacının Pera Müzesi’nde Kristal Berraklığı başlığıyla gerçekleşen karma sergide yer alan Hale Tenger’in “Kırılgan Kavrayış” adlı çalışmasından yola çıkan sohbetinin moderatörlüğünü Nilüfer Kuyaş gerçekleştirdi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Çağdaş Sanat Konuşmaları serimizde 24 Şubat 2021 akşamı konuklarımız Hale Tenger ile sanat sosyoloğu Aylin Vartanyan Dilaver, dünyanın şu anda içinde olduğu bilinmezlik ve kırılganlık ile sanatın yol göstericiliğinin nerede kesiştiğini tartıştılar. İki konuşmacının Pera Müzesi’nde Kristal Berraklığı başlığıyla gerçekleşen karma sergide yer alan Hale Tenger’in “Kırılgan Kavrayış” adlı çalışmasından yola çıkan sohbetinin moderatörlüğünü Nilüfer Kuyaş gerçekleştirdi.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6413</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44318556]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5994563657.mp3?updated=1678463307" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Senem Timuroğlu, Didem Ardalı Büyükarman - Güzellik Yarışmalarında Özgürlüğünü Arayan Kadınlar: Nezihe Muhiddin ve Güzellik Kraliçesi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/senem-timuroglu-nezihe-muhiddin-podcast</link>
      <description>Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimiz, Senem Timuroğlu'nun Nezihe Muhiddin ve Güzellik Kraliçesi üzerine konuşmasıyla sürüyor. Güzellik yarışmaları, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin Batı'ya karşı “biz de artık moderniz” demesinin bir başka şekliydi. Bu güzellik yarışmalarının jürilerinde kimler yer almazdı ki: Abdülhak Hamit, Halit Ziya, Hüseyin Rahmi, Peyami Safa, Çallı İbrahim… Kadınların oy hakkı için çalışmış, bu uğurda itibarını "kaybetmiş" Nezihe Muhiddin de özgürlüğün kadın bedeni üzerinden erken Cumhuriyet döneminde nasıl sadece erkekler tarafından kurgulandığını sorguluyor. Moderatörümüz Didem Ardalı Büyükarman.</description>
      <pubDate>Sat, 10 Apr 2021 15:00:03 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/351b7dba-bf5a-11ed-909c-b3b4f355f902/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimiz, Senem Timuroğlu'nun Nezihe Muhiddin ve Güzellik Kraliçesi üzerine konuşmasıyla sürüyor. Güzellik yarışmaları, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin Batı'ya karşı “biz de artık moderniz” demesinin bir başka şekliydi....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimiz, Senem Timuroğlu'nun Nezihe Muhiddin ve Güzellik Kraliçesi üzerine konuşmasıyla sürüyor. Güzellik yarışmaları, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin Batı'ya karşı “biz de artık moderniz” demesinin bir başka şekliydi. Bu güzellik yarışmalarının jürilerinde kimler yer almazdı ki: Abdülhak Hamit, Halit Ziya, Hüseyin Rahmi, Peyami Safa, Çallı İbrahim… Kadınların oy hakkı için çalışmış, bu uğurda itibarını "kaybetmiş" Nezihe Muhiddin de özgürlüğün kadın bedeni üzerinden erken Cumhuriyet döneminde nasıl sadece erkekler tarafından kurgulandığını sorguluyor. Moderatörümüz Didem Ardalı Büyükarman.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimiz, Senem Timuroğlu'nun Nezihe Muhiddin ve Güzellik Kraliçesi üzerine konuşmasıyla sürüyor. Güzellik yarışmaları, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin Batı'ya karşı “biz de artık moderniz” demesinin bir başka şekliydi. Bu güzellik yarışmalarının jürilerinde kimler yer almazdı ki: Abdülhak Hamit, Halit Ziya, Hüseyin Rahmi, Peyami Safa, Çallı İbrahim… Kadınların oy hakkı için çalışmış, bu uğurda itibarını "kaybetmiş" Nezihe Muhiddin de özgürlüğün kadın bedeni üzerinden erken Cumhuriyet döneminde nasıl sadece erkekler tarafından kurgulandığını sorguluyor. Moderatörümüz Didem Ardalı Büyükarman.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4983</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44284300]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5366581333.mp3?updated=1678463307" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Esen Tan, Deniz Tortum, Emre Yoksan - İmajlarla Düşünmek: Harun Farocki</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/harun-farocki-podcast</link>
      <description>2014'te vefat eden Harun Farocki televizyon, sinema ve sanat mecralarında yayınlanmış onlarca filmin ve video denemenin yaratıcısı olmanın yanında, imajları keskin bir politik tavrı düşünmek ve inşa etmek için kullanmayı öneren, kendi deyimiyle "kurgu masasında yazarken, kurgu stratejisini de yazı masasında oluşturan” bir düşünürdü. Esen Tan ve Deniz Tortum'un, Emre Yeksan'ın moderatörlüğünde, Yort Kitap'ın yayımladığı İmajlarla Düşünmek'te yer alan Farocki metinlerine dair söyleştikleri bu etkinliği Yort Kitap'la işbirliği içinde gerçekleştirdik.</description>
      <pubDate>Thu, 08 Apr 2021 11:00:04 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/352ff952-bf5a-11ed-909c-d3a82bff4371/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2014'te vefat eden Harun Farocki televizyon, sinema ve sanat mecralarında yayınlanmış onlarca filmin ve video denemenin yaratıcısı olmanın yanında, imajları keskin bir politik tavrı düşünmek ve inşa etmek için kullanmayı öneren, kendi deyimiyle "kurgu...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2014'te vefat eden Harun Farocki televizyon, sinema ve sanat mecralarında yayınlanmış onlarca filmin ve video denemenin yaratıcısı olmanın yanında, imajları keskin bir politik tavrı düşünmek ve inşa etmek için kullanmayı öneren, kendi deyimiyle "kurgu masasında yazarken, kurgu stratejisini de yazı masasında oluşturan” bir düşünürdü. Esen Tan ve Deniz Tortum'un, Emre Yeksan'ın moderatörlüğünde, Yort Kitap'ın yayımladığı İmajlarla Düşünmek'te yer alan Farocki metinlerine dair söyleştikleri bu etkinliği Yort Kitap'la işbirliği içinde gerçekleştirdik.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2014'te vefat eden Harun Farocki televizyon, sinema ve sanat mecralarında yayınlanmış onlarca filmin ve video denemenin yaratıcısı olmanın yanında, imajları keskin bir politik tavrı düşünmek ve inşa etmek için kullanmayı öneren, kendi deyimiyle "kurgu masasında yazarken, kurgu stratejisini de yazı masasında oluşturan” bir düşünürdü. Esen Tan ve Deniz Tortum'un, Emre Yeksan'ın moderatörlüğünde, Yort Kitap'ın yayımladığı İmajlarla Düşünmek'te yer alan Farocki metinlerine dair söyleştikleri bu etkinliği Yort Kitap'la işbirliği içinde gerçekleştirdik.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6740</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44254715]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4389778372.mp3?updated=1678463307" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Birgül Oğuz, Nilüfer Kuyaş - İstasyon</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/birgul-oguz-podcast</link>
      <description>“Yetişkinlerin öngörülemez dünyası”nda, bir yetişkinle bir çocuğun imkânsız dostluğu. Bu hikâyenin anlatıcısı, “doğru dürüst bağlanamamış herkes gibi” bir adada bir ada kadar yalnız. İşten çıkartılan bir akademisyen. Belki bu toplumdaki güvensizliğin hikâyesi İstasyon. Birgül Oğuz ile yeni kitabını konuşuyoruz.</description>
      <pubDate>Tue, 06 Apr 2021 09:00:07 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/354487f0-bf5a-11ed-909c-27c120a448c5/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>“Yetişkinlerin öngörülemez dünyası”nda, bir yetişkinle bir çocuğun imkânsız dostluğu. Bu hikâyenin anlatıcısı, “doğru dürüst bağlanamamış herkes gibi” bir adada bir ada kadar yalnız. İşten çıkartılan bir akademisyen. Belki bu toplumdaki güvensizliğin...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>“Yetişkinlerin öngörülemez dünyası”nda, bir yetişkinle bir çocuğun imkânsız dostluğu. Bu hikâyenin anlatıcısı, “doğru dürüst bağlanamamış herkes gibi” bir adada bir ada kadar yalnız. İşten çıkartılan bir akademisyen. Belki bu toplumdaki güvensizliğin hikâyesi İstasyon. Birgül Oğuz ile yeni kitabını konuşuyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[“Yetişkinlerin öngörülemez dünyası”nda, bir yetişkinle bir çocuğun imkânsız dostluğu. Bu hikâyenin anlatıcısı, “doğru dürüst bağlanamamış herkes gibi” bir adada bir ada kadar yalnız. İşten çıkartılan bir akademisyen. Belki bu toplumdaki güvensizliğin hikâyesi İstasyon. Birgül Oğuz ile yeni kitabını konuşuyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5134</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44214640]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6736804688.mp3?updated=1678463307" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Okuma Tiyatrosu: Ölü (Leylâ Erbil’in Gecede’sinden) - Deniz Türkali</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/okuma-tiyatrosu-leyla-erbil</link>
      <description>"Öldün! Öldün ha! Şimdi ben ne yapayım?.." Leylâ Erbil'in Gecede kitabında yer alan yedi öyküsü edebiyatımızın köşetaşlarından. Bunlardan biri olan "Ölü" muhtemelen birçoğumuzun satır satır bildiği bir öykü ama genç okurlar arasında henüz Leylâ Erbil cümleleriyle tanışmamış olanlar da var, biliyoruz. Farklı bir okuma tiyatrosuyla karşınızdayız. Deniz Türkali, "Ölü" öyküsünü oyunlaştırarak okuyor bize. Ölümsüz bir monolog!Deniz Türkali'nin özel program notunu da iletelim: "Leylâ Erbil çok sevdiğim yazarlardan biri. Bu öyküyü ilk okuduğumdan beri monolog olarak oynamayı düşünüyordum. Yıllar önce Almanya'da Leylâ ile rastlaşmıştık. O, kitaplarından okuma yapacaktı. Bu öyküyü ben okumayı önerdim. Sevinçle kabul etti. Okuma bitiminde de çok eğlenmiş ve 'Bu öyküyü hiç böyle düşünmemiştim çok güzel ve farklı okudun, bayıldım' demişti... Umarım bir gün sahnede de oynamak mümkün olur."</description>
      <pubDate>Sun, 04 Apr 2021 08:00:12 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/35598aa6-bf5a-11ed-909c-e350ad28359d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Öldün! Öldün ha! Şimdi ben ne yapayım?.." Leylâ Erbil'in Gecede kitabında yer alan yedi öyküsü edebiyatımızın köşetaşlarından. Bunlardan biri olan "Ölü" muhtemelen birçoğumuzun satır satır bildiği bir öykü ama genç okurlar arasında henüz Leylâ Erbil...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Öldün! Öldün ha! Şimdi ben ne yapayım?.." Leylâ Erbil'in Gecede kitabında yer alan yedi öyküsü edebiyatımızın köşetaşlarından. Bunlardan biri olan "Ölü" muhtemelen birçoğumuzun satır satır bildiği bir öykü ama genç okurlar arasında henüz Leylâ Erbil cümleleriyle tanışmamış olanlar da var, biliyoruz. Farklı bir okuma tiyatrosuyla karşınızdayız. Deniz Türkali, "Ölü" öyküsünü oyunlaştırarak okuyor bize. Ölümsüz bir monolog!Deniz Türkali'nin özel program notunu da iletelim: "Leylâ Erbil çok sevdiğim yazarlardan biri. Bu öyküyü ilk okuduğumdan beri monolog olarak oynamayı düşünüyordum. Yıllar önce Almanya'da Leylâ ile rastlaşmıştık. O, kitaplarından okuma yapacaktı. Bu öyküyü ben okumayı önerdim. Sevinçle kabul etti. Okuma bitiminde de çok eğlenmiş ve 'Bu öyküyü hiç böyle düşünmemiştim çok güzel ve farklı okudun, bayıldım' demişti... Umarım bir gün sahnede de oynamak mümkün olur."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Öldün! Öldün ha! Şimdi ben ne yapayım?.." Leylâ Erbil'in Gecede kitabında yer alan yedi öyküsü edebiyatımızın köşetaşlarından. Bunlardan biri olan "Ölü" muhtemelen birçoğumuzun satır satır bildiği bir öykü ama genç okurlar arasında henüz Leylâ Erbil cümleleriyle tanışmamış olanlar da var, biliyoruz. Farklı bir okuma tiyatrosuyla karşınızdayız. Deniz Türkali, "Ölü" öyküsünü oyunlaştırarak okuyor bize. Ölümsüz bir monolog!<br><br>Deniz Türkali'nin özel program notunu da iletelim: "Leylâ Erbil çok sevdiğim yazarlardan biri. Bu öyküyü ilk okuduğumdan beri monolog olarak oynamayı düşünüyordum. Yıllar önce Almanya'da Leylâ ile rastlaşmıştık. O, kitaplarından okuma yapacaktı. Bu öyküyü ben okumayı önerdim. Sevinçle kabul etti. Okuma bitiminde de çok eğlenmiş ve 'Bu öyküyü hiç böyle düşünmemiştim çok güzel ve farklı okudun, bayıldım' demişti... Umarım bir gün sahnede de oynamak mümkün olur."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1225</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44183290]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5369230527.mp3?updated=1678463307" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mahmut Temizyürek - "Teleskoplu Destancı": Yaşar Kemal ve Epik</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mahmut-temizyurek-yasar-kemal-podcast</link>
      <description>YouTube kanalımızda Yaşar Kemal'i ölümünün altıncı yıldönümünde yayınladığımız, Mahmut Temizyürek'in İstanbul Edebiyat Evi için yaptığı, Yaşar Kemal'in "destancılığı" üzerine odaklanan konuşmayı burada dinleyebilirsiniz. Eski çağlardan modern zamana ışınlanmış bir yazar nasıl var olur? Nasıl olur da Yaşar Kemal gibi bir mucize gelir Türkçeye? Nasıl olur da bu anlatıcı tarihi bugüne dönüştürecek gücü bulur dilinde. Benjamin’e yokluğu keder veren “hikâye anlatıcısı” göçmüş müydü dünyadan, “teknoloji yeniden üretim çağı”nda. Yaşar Kemal nasıl bir yazar özneydi? Kim nasıl keşfetti “dağdan gelmiş” o çocuğu? Onu aç acına yazmaya güdüleyen neydi? Benjamin’in “anne imagosu” dediği nasıl bir etkiydi ve nasıl etkiledi Yaşar Kemal’i? "Teleskoplu Destancı"nın konuşma zamanına sığacak ve sığmayacak yönlerine dair bir konuşmayla onu bize bıraktığı eseri biraz daha iyi anlamaya çalışarak, saygıyla, sevgiyle anıyoruz.</description>
      <pubDate>Wed, 31 Mar 2021 09:00:14 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3574fdae-bf5a-11ed-909c-f3c58a86ec2e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>YouTube kanalımızda Yaşar Kemal'i ölümünün altıncı yıldönümünde yayınladığımız, Mahmut Temizyürek'in İstanbul Edebiyat Evi için yaptığı, Yaşar Kemal'in "destancılığı" üzerine odaklanan konuşmayı burada dinleyebilirsiniz. Eski çağlardan modern zamana...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>YouTube kanalımızda Yaşar Kemal'i ölümünün altıncı yıldönümünde yayınladığımız, Mahmut Temizyürek'in İstanbul Edebiyat Evi için yaptığı, Yaşar Kemal'in "destancılığı" üzerine odaklanan konuşmayı burada dinleyebilirsiniz. Eski çağlardan modern zamana ışınlanmış bir yazar nasıl var olur? Nasıl olur da Yaşar Kemal gibi bir mucize gelir Türkçeye? Nasıl olur da bu anlatıcı tarihi bugüne dönüştürecek gücü bulur dilinde. Benjamin’e yokluğu keder veren “hikâye anlatıcısı” göçmüş müydü dünyadan, “teknoloji yeniden üretim çağı”nda. Yaşar Kemal nasıl bir yazar özneydi? Kim nasıl keşfetti “dağdan gelmiş” o çocuğu? Onu aç acına yazmaya güdüleyen neydi? Benjamin’in “anne imagosu” dediği nasıl bir etkiydi ve nasıl etkiledi Yaşar Kemal’i? "Teleskoplu Destancı"nın konuşma zamanına sığacak ve sığmayacak yönlerine dair bir konuşmayla onu bize bıraktığı eseri biraz daha iyi anlamaya çalışarak, saygıyla, sevgiyle anıyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[YouTube kanalımızda Yaşar Kemal'i ölümünün altıncı yıldönümünde yayınladığımız, Mahmut Temizyürek'in İstanbul Edebiyat Evi için yaptığı, Yaşar Kemal'in "destancılığı" üzerine odaklanan konuşmayı burada dinleyebilirsiniz. Eski çağlardan modern zamana ışınlanmış bir yazar nasıl var olur? Nasıl olur da Yaşar Kemal gibi bir mucize gelir Türkçeye? Nasıl olur da bu anlatıcı tarihi bugüne dönüştürecek gücü bulur dilinde. Benjamin’e yokluğu keder veren “hikâye anlatıcısı” göçmüş müydü dünyadan, “teknoloji yeniden üretim çağı”nda. Yaşar Kemal nasıl bir yazar özneydi? Kim nasıl keşfetti “dağdan gelmiş” o çocuğu? Onu aç acına yazmaya güdüleyen neydi? Benjamin’in “anne imagosu” dediği nasıl bir etkiydi ve nasıl etkiledi Yaşar Kemal’i? "Teleskoplu Destancı"nın konuşma zamanına sığacak ve sığmayacak yönlerine dair bir konuşmayla onu bize bıraktığı eseri biraz daha iyi anlamaya çalışarak, saygıyla, sevgiyle anıyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2522</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44117442]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8791304200.mp3?updated=1678463307" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Levent Kavas - Agamben nereden başlamıştı? Değmelerin değme biraradalığı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/levent-kavas-agamben-podcast</link>
      <description>Levent Kavas'ın Felsefe Konuşmaları serisi kapsamında YouTube kanalımızda yayınlanan Agamben'in "biraradalık" kavramı üzerine konuşmasını buradan da dinleyebilirsiniz. Kavas, konuşmasının ana eksenini şu şekilde özetliyor: "Agamben, Homo Sacer (1995- ) dizisini yayımlamaya başlamadan beş yıl önce La comunità che viene’yi çıkarmıştı. Önceki beş toplamından ayrı biçimde bu toplam çok belirgin bir iç tutarlılığın yanı sıra iki özellik daha taşıyordu: (1) 'biraradalık' kavramı çevresinde örülmüş bir metiniçi/metinlerarası tartışma ağı, (2) dolayısıyla verili bir tarihsel bağlama bağlılık. J.-L. Nancy – M. Blanchot – G. Agamben tartışması, özellikle de Agamben’in 'biraradalık'ı 'ortaklık' yerine 'değmelik' ile 'ara/orta' bakımından kurcalaması başka düşünme yollarına olanak sağlasa da, düşünürün odağının daha sonra 'hukuk'a doğru kaymasıyla bu temel unutulmaya yüz tuttu. Bu konuşmada o temele dönüp o olanağı bir kez daha yoklamak istiyorum."</description>
      <pubDate>Sat, 27 Mar 2021 12:00:21 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/358a4c86-bf5a-11ed-909c-4331da56e598/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Levent Kavas'ın Felsefe Konuşmaları serisi kapsamında YouTube kanalımızda yayınlanan Agamben'in "biraradalık" kavramı üzerine konuşmasını buradan da dinleyebilirsiniz. Kavas, konuşmasının ana eksenini şu şekilde özetliyor: "Agamben, Homo Sacer (1995-...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Levent Kavas'ın Felsefe Konuşmaları serisi kapsamında YouTube kanalımızda yayınlanan Agamben'in "biraradalık" kavramı üzerine konuşmasını buradan da dinleyebilirsiniz. Kavas, konuşmasının ana eksenini şu şekilde özetliyor: "Agamben, Homo Sacer (1995- ) dizisini yayımlamaya başlamadan beş yıl önce La comunità che viene’yi çıkarmıştı. Önceki beş toplamından ayrı biçimde bu toplam çok belirgin bir iç tutarlılığın yanı sıra iki özellik daha taşıyordu: (1) 'biraradalık' kavramı çevresinde örülmüş bir metiniçi/metinlerarası tartışma ağı, (2) dolayısıyla verili bir tarihsel bağlama bağlılık. J.-L. Nancy – M. Blanchot – G. Agamben tartışması, özellikle de Agamben’in 'biraradalık'ı 'ortaklık' yerine 'değmelik' ile 'ara/orta' bakımından kurcalaması başka düşünme yollarına olanak sağlasa da, düşünürün odağının daha sonra 'hukuk'a doğru kaymasıyla bu temel unutulmaya yüz tuttu. Bu konuşmada o temele dönüp o olanağı bir kez daha yoklamak istiyorum."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Levent Kavas'ın Felsefe Konuşmaları serisi kapsamında YouTube kanalımızda yayınlanan Agamben'in "biraradalık" kavramı üzerine konuşmasını buradan da dinleyebilirsiniz. Kavas, konuşmasının ana eksenini şu şekilde özetliyor: "Agamben, Homo Sacer (1995- ) dizisini yayımlamaya başlamadan beş yıl önce La comunità che viene’yi çıkarmıştı. Önceki beş toplamından ayrı biçimde bu toplam çok belirgin bir iç tutarlılığın yanı sıra iki özellik daha taşıyordu: (1) 'biraradalık' kavramı çevresinde örülmüş bir metiniçi/metinlerarası tartışma ağı, (2) dolayısıyla verili bir tarihsel bağlama bağlılık. J.-L. Nancy – M. Blanchot – G. Agamben tartışması, özellikle de Agamben’in 'biraradalık'ı 'ortaklık' yerine 'değmelik' ile 'ara/orta' bakımından kurcalaması başka düşünme yollarına olanak sağlasa da, düşünürün odağının daha sonra 'hukuk'a doğru kaymasıyla bu temel unutulmaya yüz tuttu. Bu konuşmada o temele dönüp o olanağı bir kez daha yoklamak istiyorum."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2697</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44075326]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2755158871.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Soysal - Edebiyatta Modernizmin Doğuşları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-soysal-modernizm-edebiyat-podcast</link>
      <description>Ahmet Soysal, "Modernizm Neyi Değiştirdi?" üst başlığını taşıyan bu konuşma serisinin ikincisinde  modernite ve modernizmin edebiyattaki (şiir ve roman üzerindeki) izdüşümlerini irdeliyor.</description>
      <pubDate>Thu, 25 Mar 2021 09:00:22 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/359f7c3c-bf5a-11ed-909c-3babf409a5a2/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ahmet Soysal, "Modernizm Neyi Değiştirdi?" üst başlığını taşıyan bu konuşma serisinin ikincisinde  modernite ve modernizmin edebiyattaki (şiir ve roman üzerindeki) izdüşümlerini irdeliyor.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ahmet Soysal, "Modernizm Neyi Değiştirdi?" üst başlığını taşıyan bu konuşma serisinin ikincisinde  modernite ve modernizmin edebiyattaki (şiir ve roman üzerindeki) izdüşümlerini irdeliyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ahmet Soysal, "Modernizm Neyi Değiştirdi?" üst başlığını taşıyan bu konuşma serisinin ikincisinde  modernite ve modernizmin edebiyattaki (şiir ve roman üzerindeki) izdüşümlerini irdeliyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4738</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/44044537]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9308149735.mp3?updated=1678463307" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Deniz Kandiyoti, Nilüfer Kuyaş - Kadın Hareketlerine Yeni Tehditler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/deniz-kandiyoti-podcast</link>
      <description>"8 Mart'ta kutladığımız  ve 20'nci yüzyılda en görünür ve etkili hak savaşımlarını veren kadın hareketleri 21'nci yüzyılın ortasına yaklaşırken neden bir geri tepmeyle karşılaştı? Yükselen sağ popülist akımlar --ister Hıristiyan, ister Müslüman, ister Hindu olsunlar --neden ve nasıl toplumsal cinsiyeti yeni bir kültür savaşının ana cephesi haline getirdiler? Bu soruları cevaplamak için kadın hareketlerinin 1970'li yıllardan bu yana geçirdiği dönüşümlerin kilometre taşlarını tekrar gözden geçirmek gerekiyor." Deniz Kandiyoti'den kadın hareketlerinin geçirdiği "tehlikeli zamanlar"a ilişkin kapsamlı bir değerlendirme. 9 Mart 2021 akşamı Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz programın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 21 Mar 2021 08:00:04 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/35b37ed0-bf5a-11ed-909c-171050bc460d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"8 Mart'ta kutladığımız  ve 20'nci yüzyılda en görünür ve etkili hak savaşımlarını veren kadın hareketleri 21'nci yüzyılın ortasına yaklaşırken neden bir geri tepmeyle karşılaştı? Yükselen sağ popülist akımlar --ister Hıristiyan, ister Müslüman, ister...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"8 Mart'ta kutladığımız  ve 20'nci yüzyılda en görünür ve etkili hak savaşımlarını veren kadın hareketleri 21'nci yüzyılın ortasına yaklaşırken neden bir geri tepmeyle karşılaştı? Yükselen sağ popülist akımlar --ister Hıristiyan, ister Müslüman, ister Hindu olsunlar --neden ve nasıl toplumsal cinsiyeti yeni bir kültür savaşının ana cephesi haline getirdiler? Bu soruları cevaplamak için kadın hareketlerinin 1970'li yıllardan bu yana geçirdiği dönüşümlerin kilometre taşlarını tekrar gözden geçirmek gerekiyor." Deniz Kandiyoti'den kadın hareketlerinin geçirdiği "tehlikeli zamanlar"a ilişkin kapsamlı bir değerlendirme. 9 Mart 2021 akşamı Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz programın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["8 Mart'ta kutladığımız  ve 20'nci yüzyılda en görünür ve etkili hak savaşımlarını veren kadın hareketleri 21'nci yüzyılın ortasına yaklaşırken neden bir geri tepmeyle karşılaştı? Yükselen sağ popülist akımlar --ister Hıristiyan, ister Müslüman, ister Hindu olsunlar --neden ve nasıl toplumsal cinsiyeti yeni bir kültür savaşının ana cephesi haline getirdiler? Bu soruları cevaplamak için kadın hareketlerinin 1970'li yıllardan bu yana geçirdiği dönüşümlerin kilometre taşlarını tekrar gözden geçirmek gerekiyor." <br><br>Deniz Kandiyoti'den kadın hareketlerinin geçirdiği "tehlikeli zamanlar"a ilişkin kapsamlı bir değerlendirme. 9 Mart 2021 akşamı Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz programın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5981</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43982671]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3375215856.mp3?updated=1678463307" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Didem Ardalı Büyükarman, Seval Şahin - Polisiyenin Az Bilinen Kadın Yazarı: Zuhal Kuyaş ve Sonuncu Oda</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/zuhal-kuyas-podcast</link>
      <description>Seval Şahin ve Didem Ardalı Büyükarman edebiyat tarihimizin karanlıkta bırakılmış bir yazarına odaklanıyorlar bu konuşmada. Kadın yazarların hatırlanmadığı, kadın polisiye yazarlarının ise hiç bilinmediği edebiyat tarihimizde Zuhal Kuyaş, Sonuncu Oda eseriyle zengin bir paşazadenin mirasyedi oğlunu, Boğaz'da bir yalıda, ilginç bir teyze ve Leonardo da Vinci’nin kayıp resmi ile polisiyenin gerilimli ortamında bir araya getiriyor. Kitap ve yazar hakkındaki bu konuşmaya Zuhal Kuyaş'ın kızı,  İstanbul Edebiyat Evi ekibinden yazar Nilüfer Kuyaş da katıldı ve annesiyle ilgili bazı özel bilgi ve hatıralar paylaştı.</description>
      <pubDate>Wed, 17 Mar 2021 09:00:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/35c74eb0-bf5a-11ed-909c-5b20a988c228/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Seval Şahin ve Didem Ardalı Büyükarman edebiyat tarihimizin karanlıkta bırakılmış bir yazarına odaklanıyorlar bu konuşmada. Kadın yazarların hatırlanmadığı, kadın polisiye yazarlarının ise hiç bilinmediği edebiyat tarihimizde Zuhal Kuyaş, Sonuncu Oda...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Seval Şahin ve Didem Ardalı Büyükarman edebiyat tarihimizin karanlıkta bırakılmış bir yazarına odaklanıyorlar bu konuşmada. Kadın yazarların hatırlanmadığı, kadın polisiye yazarlarının ise hiç bilinmediği edebiyat tarihimizde Zuhal Kuyaş, Sonuncu Oda eseriyle zengin bir paşazadenin mirasyedi oğlunu, Boğaz'da bir yalıda, ilginç bir teyze ve Leonardo da Vinci’nin kayıp resmi ile polisiyenin gerilimli ortamında bir araya getiriyor. Kitap ve yazar hakkındaki bu konuşmaya Zuhal Kuyaş'ın kızı,  İstanbul Edebiyat Evi ekibinden yazar Nilüfer Kuyaş da katıldı ve annesiyle ilgili bazı özel bilgi ve hatıralar paylaştı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Seval Şahin ve Didem Ardalı Büyükarman edebiyat tarihimizin karanlıkta bırakılmış bir yazarına odaklanıyorlar bu konuşmada. Kadın yazarların hatırlanmadığı, kadın polisiye yazarlarının ise hiç bilinmediği edebiyat tarihimizde Zuhal Kuyaş, Sonuncu Oda eseriyle zengin bir paşazadenin mirasyedi oğlunu, Boğaz'da bir yalıda, ilginç bir teyze ve Leonardo da Vinci’nin kayıp resmi ile polisiyenin gerilimli ortamında bir araya getiriyor. Kitap ve yazar hakkındaki bu konuşmaya Zuhal Kuyaş'ın kızı,  İstanbul Edebiyat Evi ekibinden yazar Nilüfer Kuyaş da katıldı ve annesiyle ilgili bazı özel bilgi ve hatıralar paylaştı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4820</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43495805]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5716329121.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fırat Demir’den Şiir Dinletisi: Beni Bir Yıkım Gibi Seviniz</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/firat-demir-podcast</link>
      <description>I.Öyleyse ne beklemede onları bilmeliler Annelerin huzurlu bir geleceği yalnız kendileri için hayal edecekleri serbestlik anında Soyu bilinmelidir laik devrim gibi cinsel gerilimin de karşıtlarından ayrıştırılamadığı Anadolu topraklarında Soyulmalıdır arzunun limanında bütün o-oo-h-o övgüler Ahhh sorulacaktır birer birer hepsine “İçeri girebiliyorsun. Peki, yıldızları görebiliyor musun?” II.Uydu televizyon aile evlerine yeni bir ton katmaya devam ediyor Plastik çiçeklerin bile kokusu olsun istiyoruz Gri Sessizlik sinmesin bir daha üzerimize Beni bir yıkım gibi seviniz, diyor devlet Elektro-saz melodileri Oo-O-Ortadoğulu bir kıvraklık kazandırıyor hareketlerimize Ben atıma hiç binmedim, diyor başka biri. Tüm tekrarlar bitti.Bu Şiir Gecesi'nde çok sevdiğimiz bir şairden çok özel bir dinleti sunuyoruz sizlere. Fırat Demir, Yeni Cüret Çağı (2012) ile Öte Geçeler (2015) kitaplarından ve henüz yayımlanmamış yeni dosyasından şiirler okuyor.</description>
      <pubDate>Mon, 15 Mar 2021 09:00:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/35de92dc-bf5a-11ed-909c-1f0a08294f53/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>I.
Öyleyse ne beklemede onları bilmeliler 
Annelerin huzurlu bir geleceği yalnız kendileri için hayal edecekleri serbestlik anında 
Soyu bilinmelidir laik devrim gibi cinsel gerilimin de karşıtlarından ayrıştırılamadığı Anadolu topraklarında...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>I.Öyleyse ne beklemede onları bilmeliler Annelerin huzurlu bir geleceği yalnız kendileri için hayal edecekleri serbestlik anında Soyu bilinmelidir laik devrim gibi cinsel gerilimin de karşıtlarından ayrıştırılamadığı Anadolu topraklarında Soyulmalıdır arzunun limanında bütün o-oo-h-o övgüler Ahhh sorulacaktır birer birer hepsine “İçeri girebiliyorsun. Peki, yıldızları görebiliyor musun?” II.Uydu televizyon aile evlerine yeni bir ton katmaya devam ediyor Plastik çiçeklerin bile kokusu olsun istiyoruz Gri Sessizlik sinmesin bir daha üzerimize Beni bir yıkım gibi seviniz, diyor devlet Elektro-saz melodileri Oo-O-Ortadoğulu bir kıvraklık kazandırıyor hareketlerimize Ben atıma hiç binmedim, diyor başka biri. Tüm tekrarlar bitti.Bu Şiir Gecesi'nde çok sevdiğimiz bir şairden çok özel bir dinleti sunuyoruz sizlere. Fırat Demir, Yeni Cüret Çağı (2012) ile Öte Geçeler (2015) kitaplarından ve henüz yayımlanmamış yeni dosyasından şiirler okuyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[I.<br>Öyleyse ne beklemede onları bilmeliler <br>Annelerin huzurlu bir geleceği yalnız kendileri için hayal edecekleri serbestlik anında <br>Soyu bilinmelidir laik devrim gibi cinsel gerilimin de karşıtlarından ayrıştırılamadığı Anadolu topraklarında <br>Soyulmalıdır arzunun limanında bütün o-oo-h-o övgüler <br>Ahhh sorulacaktır birer birer hepsine <br>“İçeri girebiliyorsun. Peki, yıldızları görebiliyor musun?”<br> <br>II.<br>Uydu televizyon aile evlerine yeni bir ton katmaya devam ediyor <br>Plastik çiçeklerin bile kokusu olsun istiyoruz <br>Gri Sessizlik sinmesin bir daha üzerimize <br>Beni bir yıkım gibi seviniz, diyor devlet <br>Elektro-saz melodileri Oo-O-Ortadoğulu bir kıvraklık kazandırıyor hareketlerimize <br>Ben atıma hiç binmedim, diyor başka biri. Tüm tekrarlar bitti.<br><br>Bu Şiir Gecesi'nde çok sevdiğimiz bir şairden çok özel bir dinleti sunuyoruz sizlere. Fırat Demir, Yeni Cüret Çağı (2012) ile Öte Geçeler (2015) kitaplarından ve henüz yayımlanmamış yeni dosyasından şiirler okuyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2796</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43495374]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8928936967.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Alper Canigüz, Ömer Çeşit - Modern Polisiye, Klasik Koşullanma</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kalper-caniguz-podcast</link>
      <description>Alper Canigüz'le, Ömer Çeşit'in moderatörlüğünde 5 Kasım 2020'de gerçekleştirilen, polisiye edebiyat tutkunlarının kaçırmaması gereken bu sohbeti burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 14 Mar 2021 08:00:13 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/35f4a220-bf5a-11ed-909c-8f1cf90083d7/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Alper Canigüz'le, Ömer Çeşit'in moderatörlüğünde 5 Kasım 2020'de gerçekleştirilen, polisiye edebiyat tutkunlarının kaçırmaması gereken bu sohbeti burada dinleyebilirsiniz.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Alper Canigüz'le, Ömer Çeşit'in moderatörlüğünde 5 Kasım 2020'de gerçekleştirilen, polisiye edebiyat tutkunlarının kaçırmaması gereken bu sohbeti burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Alper Canigüz'le, Ömer Çeşit'in moderatörlüğünde 5 Kasım 2020'de gerçekleştirilen, polisiye edebiyat tutkunlarının kaçırmaması gereken bu sohbeti burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3475</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43495291]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7961089080.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Gürata - Popüler Sinemada Geçmiş ve Kimlik</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-gurata-podcast</link>
      <description>Sinema Konuşmaları serimizde Ahmet Gürata'nın verdiği bu konferans, Sonbahar 2020 sezonumuzda gerçekleşen "Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı 21 konferanslık serinin de bir devamı niteliği taşıyor. Zincirin yeni halkası!Sinema ve televizyon dizileri, popüler tarih algısını şekillendiren metinlerin başında yer alıyor. Yakın dönemde, "altın çağ" nostaljisiyle alternatif bir geçmiş kurgulayan anlatıların yükselişine tanıklık ettik. Bu konuşmada, Türkiye sinemasının 1950-75 arasındaki tarihsel kostüme filmlerine odaklanacağız. Bu filmlerin nasıl bir tarihsel dünya kurguladıklarını anlamaya çalışacağız. Söz konusu filmlerin, ele aldıkları tarihsel dönemler ve kahramanları üzerinden, seyirciye nasıl hitap ettiğini tartışacağız. Bu anlatılara kaynaklık eden metinler hangileridir? Nasıl bir anlatı yapısı ve söyleme sahiptirler? Bu tartışmanın, bugün televizyon dizilerinin sunduğu geçmiş fantezisini daha iyi anlamamıza yardımcı olacağını umuyoruz.</description>
      <pubDate>Fri, 12 Mar 2021 09:00:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3609a08a-bf5a-11ed-909c-53eeb4ead900/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sinema Konuşmaları serimizde Ahmet Gürata'nın verdiği bu konferans, Sonbahar 2020 sezonumuzda gerçekleşen "Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı 21 konferanslık serinin de bir devamı niteliği taşıyor. Zincirin yeni halkası!

Sinema ve televizyon dizileri,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sinema Konuşmaları serimizde Ahmet Gürata'nın verdiği bu konferans, Sonbahar 2020 sezonumuzda gerçekleşen "Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı 21 konferanslık serinin de bir devamı niteliği taşıyor. Zincirin yeni halkası!Sinema ve televizyon dizileri, popüler tarih algısını şekillendiren metinlerin başında yer alıyor. Yakın dönemde, "altın çağ" nostaljisiyle alternatif bir geçmiş kurgulayan anlatıların yükselişine tanıklık ettik. Bu konuşmada, Türkiye sinemasının 1950-75 arasındaki tarihsel kostüme filmlerine odaklanacağız. Bu filmlerin nasıl bir tarihsel dünya kurguladıklarını anlamaya çalışacağız. Söz konusu filmlerin, ele aldıkları tarihsel dönemler ve kahramanları üzerinden, seyirciye nasıl hitap ettiğini tartışacağız. Bu anlatılara kaynaklık eden metinler hangileridir? Nasıl bir anlatı yapısı ve söyleme sahiptirler? Bu tartışmanın, bugün televizyon dizilerinin sunduğu geçmiş fantezisini daha iyi anlamamıza yardımcı olacağını umuyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sinema Konuşmaları serimizde Ahmet Gürata'nın verdiği bu konferans, Sonbahar 2020 sezonumuzda gerçekleşen "Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı 21 konferanslık serinin de bir devamı niteliği taşıyor. Zincirin yeni halkası!<br><br>Sinema ve televizyon dizileri, popüler tarih algısını şekillendiren metinlerin başında yer alıyor. Yakın dönemde, "altın çağ" nostaljisiyle alternatif bir geçmiş kurgulayan anlatıların yükselişine tanıklık ettik. Bu konuşmada, Türkiye sinemasının 1950-75 arasındaki tarihsel kostüme filmlerine odaklanacağız. Bu filmlerin nasıl bir tarihsel dünya kurguladıklarını anlamaya çalışacağız. Söz konusu filmlerin, ele aldıkları tarihsel dönemler ve kahramanları üzerinden, seyirciye nasıl hitap ettiğini tartışacağız. Bu anlatılara kaynaklık eden metinler hangileridir? Nasıl bir anlatı yapısı ve söyleme sahiptirler? Bu tartışmanın, bugün televizyon dizilerinin sunduğu geçmiş fantezisini daha iyi anlamamıza yardımcı olacağını umuyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2089</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43495167]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4964431642.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şanoya Kurdî / Türkiye'de Kürtçe Tiyatro</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sanoya-kurdi-podcast</link>
      <description>3 Şubat 2021 akşamı Diyarbakır, Van, Batman ve İstanbul'u buluşturan çevrimiçi bir programda Kürtçe tiyatroya emek verenlerle konuştuk. Diyarbakır Mordem Sanat adına Barış Işık, Van Tiyatro Mencel’den Perinaz Delazy, İstanbul ve Almanya Şermola Performans adına Berfin Zenderlioğlu, Teatra Jiyana Nû grubundan Rugeş Kırıcı, Batman Yeni Sahne adına Yakup Selimoğlu ve Amed Şehir Tiyatrosu topluluğundan Yavuz Akkuzu konuğumuz oldu. Susma Platformu Proje Koordinatörü Ayşen Güven’in moderatörlüğünde Türkiye'de Kürtçe tiyatronun yakın tarihine ve bugününe baktığımız sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 10 Mar 2021 09:00:20 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/361f3ada-bf5a-11ed-909c-4beb207db0cf/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>3 Şubat 2021 akşamı Diyarbakır, Van, Batman ve İstanbul'u buluşturan çevrimiçi bir programda Kürtçe tiyatroya emek verenlerle konuştuk. Diyarbakır Mordem Sanat adına Barış Işık, Van Tiyatro Mencel’den Perinaz Delazy, İstanbul ve Almanya Şermola...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>3 Şubat 2021 akşamı Diyarbakır, Van, Batman ve İstanbul'u buluşturan çevrimiçi bir programda Kürtçe tiyatroya emek verenlerle konuştuk. Diyarbakır Mordem Sanat adına Barış Işık, Van Tiyatro Mencel’den Perinaz Delazy, İstanbul ve Almanya Şermola Performans adına Berfin Zenderlioğlu, Teatra Jiyana Nû grubundan Rugeş Kırıcı, Batman Yeni Sahne adına Yakup Selimoğlu ve Amed Şehir Tiyatrosu topluluğundan Yavuz Akkuzu konuğumuz oldu. Susma Platformu Proje Koordinatörü Ayşen Güven’in moderatörlüğünde Türkiye'de Kürtçe tiyatronun yakın tarihine ve bugününe baktığımız sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[3 Şubat 2021 akşamı Diyarbakır, Van, Batman ve İstanbul'u buluşturan çevrimiçi bir programda Kürtçe tiyatroya emek verenlerle konuştuk. Diyarbakır Mordem Sanat adına Barış Işık, Van Tiyatro Mencel’den Perinaz Delazy, İstanbul ve Almanya Şermola Performans adına Berfin Zenderlioğlu, Teatra Jiyana Nû grubundan Rugeş Kırıcı, Batman Yeni Sahne adına Yakup Selimoğlu ve Amed Şehir Tiyatrosu topluluğundan Yavuz Akkuzu konuğumuz oldu. Susma Platformu Proje Koordinatörü Ayşen Güven’in moderatörlüğünde Türkiye'de Kürtçe tiyatronun yakın tarihine ve bugününe baktığımız sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>9388</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43495037]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6341116964.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Serhan Ada, Nilüfer Kuyaş - Dökmeden Sayılan Zaman</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/serhan-ada-podcast</link>
      <description>Hayaleti peşimizi bir türlü bırakmayan bir çağdan, o çağın dünyasından kurtulmak mümkün mü? Saymakla bitmeyen geçmiş zaman bir yandan sağa sola dökülüp durmaz mı? Çocukluk nesneleri kırıldı, kayboldu iseler büsbütün unutulurlar mı? Cevap olamayacağını bile bile yazıya soyunulabilir. Serhan Ada'nın 2020'de yayımlanan şiir kitabından yola çıkan bir sohbet. Nilüfer Kuyaş moderatörlüğünde 19 Kasım 2020 tarihinde gerçekleştirdiğimiz sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 09 Mar 2021 09:00:08 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/36338d64-bf5a-11ed-909c-173e195b0365/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Hayaleti peşimizi bir türlü bırakmayan bir çağdan, o çağın dünyasından kurtulmak mümkün mü? Saymakla bitmeyen geçmiş zaman bir yandan sağa sola dökülüp durmaz mı? Çocukluk nesneleri kırıldı, kayboldu iseler büsbütün unutulurlar mı? Cevap olamayacağını...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Hayaleti peşimizi bir türlü bırakmayan bir çağdan, o çağın dünyasından kurtulmak mümkün mü? Saymakla bitmeyen geçmiş zaman bir yandan sağa sola dökülüp durmaz mı? Çocukluk nesneleri kırıldı, kayboldu iseler büsbütün unutulurlar mı? Cevap olamayacağını bile bile yazıya soyunulabilir. Serhan Ada'nın 2020'de yayımlanan şiir kitabından yola çıkan bir sohbet. Nilüfer Kuyaş moderatörlüğünde 19 Kasım 2020 tarihinde gerçekleştirdiğimiz sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Hayaleti peşimizi bir türlü bırakmayan bir çağdan, o çağın dünyasından kurtulmak mümkün mü? Saymakla bitmeyen geçmiş zaman bir yandan sağa sola dökülüp durmaz mı? Çocukluk nesneleri kırıldı, kayboldu iseler büsbütün unutulurlar mı? Cevap olamayacağını bile bile yazıya soyunulabilir. Serhan Ada'nın 2020'de yayımlanan şiir kitabından yola çıkan bir sohbet. Nilüfer Kuyaş moderatörlüğünde 19 Kasım 2020 tarihinde gerçekleştirdiğimiz sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4254</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43494988]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5173008647.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hakan Kaynar, Seval Şahin - Şehir ve Roman: Yakup Kadri'nin Ankarası</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/hakan-kaynar-seval-sahin-podcast</link>
      <description>Yakup Kadri’nin 1934 yılında yayımlanan romanı Ankara belki de bu şehrin tarihini çalışan akademisyenlerin en çok başvurduğu metinlerden biri. Hem Milli Mücadele yılları boyunca hem de başkentliğinin ilk yıllarında şehirdeki gündelik hayatın tarihine ilişkin ne gazetelerde ne de diğer resmi kaynaklarda rastlanmayan ayrıntılara sahip bu anlatı aynı zamanda Ankara’nın bu iki devresine yakından şahit olmuş bir yazarın başkentle ilgili hem kırılmış hem de kurulmuş hayallerini içerir. Seval Şahin ve Hakan Kaynar bu çok okunmuş roman ekseninde edebiyat ve tarih ilişkisi kadar roman (Ankara) ve şehir (Ankara) üzerine konuştular.</description>
      <pubDate>Sun, 07 Mar 2021 08:00:14 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/36484ec0-bf5a-11ed-909c-b3ea06aa80d6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yakup Kadri’nin 1934 yılında yayımlanan romanı Ankara belki de bu şehrin tarihini çalışan akademisyenlerin en çok başvurduğu metinlerden biri. Hem Milli Mücadele yılları boyunca hem de başkentliğinin ilk yıllarında şehirdeki gündelik hayatın tarihine...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yakup Kadri’nin 1934 yılında yayımlanan romanı Ankara belki de bu şehrin tarihini çalışan akademisyenlerin en çok başvurduğu metinlerden biri. Hem Milli Mücadele yılları boyunca hem de başkentliğinin ilk yıllarında şehirdeki gündelik hayatın tarihine ilişkin ne gazetelerde ne de diğer resmi kaynaklarda rastlanmayan ayrıntılara sahip bu anlatı aynı zamanda Ankara’nın bu iki devresine yakından şahit olmuş bir yazarın başkentle ilgili hem kırılmış hem de kurulmuş hayallerini içerir. Seval Şahin ve Hakan Kaynar bu çok okunmuş roman ekseninde edebiyat ve tarih ilişkisi kadar roman (Ankara) ve şehir (Ankara) üzerine konuştular.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yakup Kadri’nin 1934 yılında yayımlanan romanı Ankara belki de bu şehrin tarihini çalışan akademisyenlerin en çok başvurduğu metinlerden biri. Hem Milli Mücadele yılları boyunca hem de başkentliğinin ilk yıllarında şehirdeki gündelik hayatın tarihine ilişkin ne gazetelerde ne de diğer resmi kaynaklarda rastlanmayan ayrıntılara sahip bu anlatı aynı zamanda Ankara’nın bu iki devresine yakından şahit olmuş bir yazarın başkentle ilgili hem kırılmış hem de kurulmuş hayallerini içerir. Seval Şahin ve Hakan Kaynar bu çok okunmuş roman ekseninde edebiyat ve tarih ilişkisi kadar roman (Ankara) ve şehir (Ankara) üzerine konuştular.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5145</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43494874]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3395642861.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Turan Köksal, Mustafa Arslantunalı - Yapay Zekânın Dönüştüreceği Meslekler, Yok Edeceği İşler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-turan-koksal-mustafa-arslantunali-podcast</link>
      <description>Ahmet Turan Köksal'dan, gençlerin meslek seçiminde yapay zekânın gelecekteki konumunu dikkate almalarının gerekliliği hakkında bir konuşma. Önümüzdeki 15-20 yıl içinde ve uzun vadede hangi meslekler yapay zekâ ve otomasyon uygulamalarıyla baştan aşağı dönüşecek, hangi meslek kolları tamamen ortadan kalkacak? Yapay zekâ mavi yakalılardan sonra beyaz yakalıların işlerini de ellerinden alabilir mi? Geleceğe dair spekülatif ama ayakları yere basan bir perspektif: İleri teknolojilere mimari perspektiften bir bakış. Moderatörlüğünü Mustafa Arslantunalı'nın üstlendiği, 20 Ocak 2021 akşamı gerçekleşen konuşmanın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 05 Mar 2021 09:00:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/365f5aa2-bf5a-11ed-909c-535d6b9aead7/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ahmet Turan Köksal'dan, gençlerin meslek seçiminde yapay zekânın gelecekteki konumunu dikkate almalarının gerekliliği hakkında bir konuşma. Önümüzdeki 15-20 yıl içinde ve uzun vadede hangi meslekler yapay zekâ ve otomasyon uygulamalarıyla baştan aşağı...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ahmet Turan Köksal'dan, gençlerin meslek seçiminde yapay zekânın gelecekteki konumunu dikkate almalarının gerekliliği hakkında bir konuşma. Önümüzdeki 15-20 yıl içinde ve uzun vadede hangi meslekler yapay zekâ ve otomasyon uygulamalarıyla baştan aşağı dönüşecek, hangi meslek kolları tamamen ortadan kalkacak? Yapay zekâ mavi yakalılardan sonra beyaz yakalıların işlerini de ellerinden alabilir mi? Geleceğe dair spekülatif ama ayakları yere basan bir perspektif: İleri teknolojilere mimari perspektiften bir bakış. Moderatörlüğünü Mustafa Arslantunalı'nın üstlendiği, 20 Ocak 2021 akşamı gerçekleşen konuşmanın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ahmet Turan Köksal'dan, gençlerin meslek seçiminde yapay zekânın gelecekteki konumunu dikkate almalarının gerekliliği hakkında bir konuşma. Önümüzdeki 15-20 yıl içinde ve uzun vadede hangi meslekler yapay zekâ ve otomasyon uygulamalarıyla baştan aşağı dönüşecek, hangi meslek kolları tamamen ortadan kalkacak? Yapay zekâ mavi yakalılardan sonra beyaz yakalıların işlerini de ellerinden alabilir mi? Geleceğe dair spekülatif ama ayakları yere basan bir perspektif: İleri teknolojilere mimari perspektiften bir bakış. Moderatörlüğünü Mustafa Arslantunalı'nın üstlendiği, 20 Ocak 2021 akşamı gerçekleşen konuşmanın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4996</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43494742]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5982790583.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Burak Acar, Donat Bayer - İki Şair (Yeniden) Yüz Yüze</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/burak-acar-donat-bayer-yeniden-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitap Şenliği 2020 kapsamında 160. Kilometre tarafından 19 Eylül 2020'de düzenlenen bir etkinlikte Burak Acar ve Donat Bayer'in geniş ufuklu, yüksek tempolu sohbeti büyük ilgi görmüştü. Bu yayında ise iki şair sohbetinin 17 Ekim 2020 tarihinde gerçekleşen ikinci raundunda birlikteyiz. Sinemadan müziğe uzanan ve şairlerden alınan ilhamla genişleyen bu söyleşide Acar ve Bayer karşılıklı sorularla birbirlerini daha yakından tanımaya çalıştılar, şiirin diğer sanat dallarıyla bağlarını irdelediler.İki şair arasındaki ilk sohbetin kaydını Podcast kanalımızın arşivinde bulabilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 03 Mar 2021 09:00:05 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/36751018-bf5a-11ed-909c-6362fdf88501/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitap Şenliği 2020 kapsamında 160. Kilometre tarafından 19 Eylül 2020'de düzenlenen bir etkinlikte Burak Acar ve Donat Bayer'in geniş ufuklu, yüksek tempolu sohbeti büyük ilgi görmüştü. Bu yayında ise iki şair sohbetinin 17 Ekim 2020...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitap Şenliği 2020 kapsamında 160. Kilometre tarafından 19 Eylül 2020'de düzenlenen bir etkinlikte Burak Acar ve Donat Bayer'in geniş ufuklu, yüksek tempolu sohbeti büyük ilgi görmüştü. Bu yayında ise iki şair sohbetinin 17 Ekim 2020 tarihinde gerçekleşen ikinci raundunda birlikteyiz. Sinemadan müziğe uzanan ve şairlerden alınan ilhamla genişleyen bu söyleşide Acar ve Bayer karşılıklı sorularla birbirlerini daha yakından tanımaya çalıştılar, şiirin diğer sanat dallarıyla bağlarını irdelediler.İki şair arasındaki ilk sohbetin kaydını Podcast kanalımızın arşivinde bulabilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitap Şenliği 2020 kapsamında 160. Kilometre tarafından 19 Eylül 2020'de düzenlenen bir etkinlikte Burak Acar ve Donat Bayer'in geniş ufuklu, yüksek tempolu sohbeti büyük ilgi görmüştü. Bu yayında ise iki şair sohbetinin 17 Ekim 2020 tarihinde gerçekleşen ikinci raundunda birlikteyiz. Sinemadan müziğe uzanan ve şairlerden alınan ilhamla genişleyen bu söyleşide Acar ve Bayer karşılıklı sorularla birbirlerini daha yakından tanımaya çalıştılar, şiirin diğer sanat dallarıyla bağlarını irdelediler.<br><br>İki şair arasındaki ilk sohbetin kaydını Podcast kanalımızın arşivinde bulabilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4295</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43494510]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6201011450.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Alev Özkazanç, Gülşah Şenkol - Bir Musibet: Yeni Türkiye’de Erillik, Şiddet ve Feminist Siyaset</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/alev-ozkazanc-gulsah-torunoglu-podcast</link>
      <description>23 Aralık 2020 akşamı gerçekleşen bu çevrimiçi buluşmamızda Alev Özkazanç, Türkiye'de feminist siyasetin bugününe bakan yeni kitabı üzerine Gülşah Şenkol'un sorularını cevapladı. Sohbetin kaydının tamamını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 01 Mar 2021 09:00:14 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/368af19e-bf5a-11ed-909c-9fb2d70297fa/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>23 Aralık 2020 akşamı gerçekleşen bu çevrimiçi buluşmamızda Alev Özkazanç, Türkiye'de feminist siyasetin bugününe bakan yeni kitabı üzerine Gülşah Şenkol'un sorularını cevapladı. Sohbetin kaydının tamamını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>23 Aralık 2020 akşamı gerçekleşen bu çevrimiçi buluşmamızda Alev Özkazanç, Türkiye'de feminist siyasetin bugününe bakan yeni kitabı üzerine Gülşah Şenkol'un sorularını cevapladı. Sohbetin kaydının tamamını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[23 Aralık 2020 akşamı gerçekleşen bu çevrimiçi buluşmamızda Alev Özkazanç, Türkiye'de feminist siyasetin bugününe bakan yeni kitabı üzerine Gülşah Şenkol'un sorularını cevapladı. Sohbetin kaydının tamamını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6016</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43494322]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1295307804.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>“Oynamak”: Tilbe Saran ve Sahne Hayatı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/tilbe-saran-podcast</link>
      <description>Shakespeare ve Kral Lear’dan, Ionesco ve Kel Şarkıcı’ya, Çehov ve Vanya Dayı’dan yahut Martı’dan, Moliere ve Tartuffe’e, Brecht ve Cesaret Ana’ya uzanan unutulmaz rollerde, en iyi kadın oyuncu ödülünü sayısız kere kazanmış bir tiyatro efsanesinden, Tilbe Saran'dan oyunculuk ve sahne üzerine muhteşem bir konuşma. Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde 4 Şubat 2021 akşamı Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz programın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 27 Feb 2021 08:00:19 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/36a066b4-bf5a-11ed-909c-d717b6534372/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Shakespeare ve Kral Lear’dan, Ionesco ve Kel Şarkıcı’ya, Çehov ve Vanya Dayı’dan yahut Martı’dan, Moliere ve Tartuffe’e, Brecht ve Cesaret Ana’ya uzanan unutulmaz rollerde, en iyi kadın oyuncu ödülünü sayısız kere kazanmış bir tiyatro efsanesinden,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Shakespeare ve Kral Lear’dan, Ionesco ve Kel Şarkıcı’ya, Çehov ve Vanya Dayı’dan yahut Martı’dan, Moliere ve Tartuffe’e, Brecht ve Cesaret Ana’ya uzanan unutulmaz rollerde, en iyi kadın oyuncu ödülünü sayısız kere kazanmış bir tiyatro efsanesinden, Tilbe Saran'dan oyunculuk ve sahne üzerine muhteşem bir konuşma. Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde 4 Şubat 2021 akşamı Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz programın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Shakespeare ve Kral Lear’dan, Ionesco ve Kel Şarkıcı’ya, Çehov ve Vanya Dayı’dan yahut Martı’dan, Moliere ve Tartuffe’e, Brecht ve Cesaret Ana’ya uzanan unutulmaz rollerde, en iyi kadın oyuncu ödülünü sayısız kere kazanmış bir tiyatro efsanesinden, Tilbe Saran'dan oyunculuk ve sahne üzerine muhteşem bir konuşma. <br><br>Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde 4 Şubat 2021 akşamı Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz programın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6024</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43494257]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7511195764.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sarkis / Başlangıçta, İstanbul / 19380-20200</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sarkis-podcast</link>
      <description>Sarkis, Bülent Erkmen, Alpagut Gültekin, Ayşe Orhun Gültekin, Cem İleri ve Ceren Erdem'in katıldıkları bir kitap sohbeti. Dirimart tarafından yayımlanan Sarkis / Başlangıçta, İstanbul / 19380-20200 kitabına emek verenlerle 16 Ocak 2021 Cumartesi akşamı Zoom üzerinden buluşup, Sarkis’in sanatı, İstanbul ile ilişkisi ve kitabın ortaya çıkış süreci hakkında konuştuk. Konuşmada Sarkis'in 1970'lerde İstanbul'da dönemin siyasi ortamına tepki olarak ürettiği duvar yazılı işlerin izini sürme kararından 2015 Venedik Bienali'nde sergilenen Respiro'yu Arter'e "hediye" edecek olmasına uzanan bazı sürpriz haberlerin yanı sıra, Hrant Dink'e bir selam da var.Ancak konuşmanın asıl konusu Sarkis / Başlangıçta, İstanbul / 19380-20200 başlıklı kitap. Metnini Cem İleri’nin kaleme aldığı, Norgunk'un (Ayşe Orhun Gültekin ve Alpagut Gültekin'in) editoryal kurgusuyla hazırlanan, tasarımını Bülent Erkmen’in gerçekleştirdiği bu kapsamlı Sarkis monografisi, Sarkis’in ağırlıklı olarak İstanbul’da ve Türkiye’nin birkaç diğer şehrinde açtığı sergileri ve ürettiği işleri bir araya getiriyor.  İki ana bölüm olarak kurgulanan kitabın ilk bölümünde İleri, Sarkis’in yapıtındaki otobiyografik unsurların izini sürmenin yanı sıra sanatçının edebiyat, felsefe, müzik vb. alanlarla kurduğu bilinçli veya sezgilere dayalı etkileşim kanallarını derinlemesine irdeliyor. Kitabın ikinci bölümünde, Sarkis’in burada, İstanbul’da, doğup büyüdüğü bu şehirde açtığı sergilerin ve ürettiği işlerin 1960’tan günümüze bir dökümü yapılıyor.</description>
      <pubDate>Fri, 26 Feb 2021 09:00:17 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/36b5f0ce-bf5a-11ed-909c-0f0fa3668201/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sarkis, Bülent Erkmen, Alpagut Gültekin, Ayşe Orhun Gültekin, Cem İleri ve Ceren Erdem'in katıldıkları bir kitap sohbeti. Dirimart tarafından yayımlanan Sarkis / Başlangıçta, İstanbul / 19380-20200 kitabına emek verenlerle 16 Ocak 2021 Cumartesi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sarkis, Bülent Erkmen, Alpagut Gültekin, Ayşe Orhun Gültekin, Cem İleri ve Ceren Erdem'in katıldıkları bir kitap sohbeti. Dirimart tarafından yayımlanan Sarkis / Başlangıçta, İstanbul / 19380-20200 kitabına emek verenlerle 16 Ocak 2021 Cumartesi akşamı Zoom üzerinden buluşup, Sarkis’in sanatı, İstanbul ile ilişkisi ve kitabın ortaya çıkış süreci hakkında konuştuk. Konuşmada Sarkis'in 1970'lerde İstanbul'da dönemin siyasi ortamına tepki olarak ürettiği duvar yazılı işlerin izini sürme kararından 2015 Venedik Bienali'nde sergilenen Respiro'yu Arter'e "hediye" edecek olmasına uzanan bazı sürpriz haberlerin yanı sıra, Hrant Dink'e bir selam da var.Ancak konuşmanın asıl konusu Sarkis / Başlangıçta, İstanbul / 19380-20200 başlıklı kitap. Metnini Cem İleri’nin kaleme aldığı, Norgunk'un (Ayşe Orhun Gültekin ve Alpagut Gültekin'in) editoryal kurgusuyla hazırlanan, tasarımını Bülent Erkmen’in gerçekleştirdiği bu kapsamlı Sarkis monografisi, Sarkis’in ağırlıklı olarak İstanbul’da ve Türkiye’nin birkaç diğer şehrinde açtığı sergileri ve ürettiği işleri bir araya getiriyor.  İki ana bölüm olarak kurgulanan kitabın ilk bölümünde İleri, Sarkis’in yapıtındaki otobiyografik unsurların izini sürmenin yanı sıra sanatçının edebiyat, felsefe, müzik vb. alanlarla kurduğu bilinçli veya sezgilere dayalı etkileşim kanallarını derinlemesine irdeliyor. Kitabın ikinci bölümünde, Sarkis’in burada, İstanbul’da, doğup büyüdüğü bu şehirde açtığı sergilerin ve ürettiği işlerin 1960’tan günümüze bir dökümü yapılıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sarkis, Bülent Erkmen, Alpagut Gültekin, Ayşe Orhun Gültekin, Cem İleri ve Ceren Erdem'in katıldıkları bir kitap sohbeti. Dirimart tarafından yayımlanan Sarkis / Başlangıçta, İstanbul / 19380-20200 kitabına emek verenlerle 16 Ocak 2021 Cumartesi akşamı Zoom üzerinden buluşup, Sarkis’in sanatı, İstanbul ile ilişkisi ve kitabın ortaya çıkış süreci hakkında konuştuk. Konuşmada Sarkis'in 1970'lerde İstanbul'da dönemin siyasi ortamına tepki olarak ürettiği duvar yazılı işlerin izini sürme kararından 2015 Venedik Bienali'nde sergilenen Respiro'yu Arter'e "hediye" edecek olmasına uzanan bazı sürpriz haberlerin yanı sıra, Hrant Dink'e bir selam da var.<br><br>Ancak konuşmanın asıl konusu Sarkis / Başlangıçta, İstanbul / 19380-20200 başlıklı kitap. Metnini Cem İleri’nin kaleme aldığı, Norgunk'un (Ayşe Orhun Gültekin ve Alpagut Gültekin'in) editoryal kurgusuyla hazırlanan, tasarımını Bülent Erkmen’in gerçekleştirdiği bu kapsamlı Sarkis monografisi, Sarkis’in ağırlıklı olarak İstanbul’da ve Türkiye’nin birkaç diğer şehrinde açtığı sergileri ve ürettiği işleri bir araya getiriyor.  İki ana bölüm olarak kurgulanan kitabın ilk bölümünde İleri, Sarkis’in yapıtındaki otobiyografik unsurların izini sürmenin yanı sıra sanatçının edebiyat, felsefe, müzik vb. alanlarla kurduğu bilinçli veya sezgilere dayalı etkileşim kanallarını derinlemesine irdeliyor. Kitabın ikinci bölümünde, Sarkis’in burada, İstanbul’da, doğup büyüdüğü bu şehirde açtığı sergilerin ve ürettiği işlerin 1960’tan günümüze bir dökümü yapılıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6710</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43312558]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5442508386.mp3?updated=1678463308" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ebru Ojen, Yasemin Çongar - Lojman</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ebru-ojen-podcast</link>
      <description>Kodlarla yazılmamış bir roman. Bir çırpıda okunuyor. Fakat yarattığı atmosferden, karakterlerinin iç konuşmalarından, hapsoldukları lojmanın kâbusundan kolay kolay kurtulamıyorsunuz. Gerçekçi, sert. Everest Yayınları'ndan çıkan ve Türkiye'de 2020'nin en önemli romanlarından biri saydığımız Lojman'da, Ebru Ojen, ilk iki kitabıyla edebiyatımızda açtığı kendine özgü yolda yürümeyi sürdürüyor. Bu yolu da anlamaya çalışan bir kitap sohbeti.</description>
      <pubDate>Wed, 24 Feb 2021 09:00:06 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/36cd1a88-bf5a-11ed-909c-97e24b5a7955/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kodlarla yazılmamış bir roman. Bir çırpıda okunuyor. Fakat yarattığı atmosferden, karakterlerinin iç konuşmalarından, hapsoldukları lojmanın kâbusundan kolay kolay kurtulamıyorsunuz. Gerçekçi, sert. Everest Yayınları'ndan çıkan ve Türkiye'de 2020'nin...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kodlarla yazılmamış bir roman. Bir çırpıda okunuyor. Fakat yarattığı atmosferden, karakterlerinin iç konuşmalarından, hapsoldukları lojmanın kâbusundan kolay kolay kurtulamıyorsunuz. Gerçekçi, sert. Everest Yayınları'ndan çıkan ve Türkiye'de 2020'nin en önemli romanlarından biri saydığımız Lojman'da, Ebru Ojen, ilk iki kitabıyla edebiyatımızda açtığı kendine özgü yolda yürümeyi sürdürüyor. Bu yolu da anlamaya çalışan bir kitap sohbeti.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kodlarla yazılmamış bir roman. Bir çırpıda okunuyor. Fakat yarattığı atmosferden, karakterlerinin iç konuşmalarından, hapsoldukları lojmanın kâbusundan kolay kolay kurtulamıyorsunuz. Gerçekçi, sert. Everest Yayınları'ndan çıkan ve Türkiye'de 2020'nin en önemli romanlarından biri saydığımız Lojman'da, Ebru Ojen, ilk iki kitabıyla edebiyatımızda açtığı kendine özgü yolda yürümeyi sürdürüyor. Bu yolu da anlamaya çalışan bir kitap sohbeti.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5530</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43312459]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7056498919.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şirin Etik, Cem Alpan - Toplumsal Bellek ve Kadın Yazını: Annie Ernaux</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/annie-ernaux-podcast</link>
      <description>“Seneler yalnızca otobiyografi yazını için değil, sanat için de devrim niteliğinde.” John Banville böyle tarif ediyor Annie Ernaux'nun Can Yayınları'ndan Siren İdemen çevirisiyle yayımlanan kitabını. Biz, İstanbul Edebiyat Evi'nin çekirdek ekibi olarak Annie Ernaux'yu yaşayan en güçlü yazarlar arasında sayıyor ve bu kitap özelinde de, Banville'in tarifine katılıyoruz. Seneler, Can Yayınları'nın ifadesiyle, "çeşitli imgeler, fotoğraflar, dönemin gazete haberleri, popüler şarkıları, filmleri, reklamları, sloganları, siyasi gelişmelerinden hareketle 1940’lardan 2000'li yıllara uzanan deneysel bir metin, bir tür toplumsal kronik.""Anlatının merkezine kendini koymaktan bilhassa kaçınıp bireysel tarihiyle kolektif tarihi bir araya getiren" Annie Ernaux'nun Seneler'de yaptığı işi toplumsal bellek ve kadın yazını bağlamında ele alacağımız bu konuşmada kitabın yayıncısı ve editörüyle buluşuyoruz. Türkçeye kazandırılmasını kutladığımız bu önemli kitabın sınırlarını aşan bir Annie Ernaux ve edebiyat konuşması.</description>
      <pubDate>Mon, 22 Feb 2021 09:00:16 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/36e518d6-bf5a-11ed-909c-cba82ae3165a/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>“Seneler yalnızca otobiyografi yazını için değil, sanat için de devrim niteliğinde.” John Banville böyle tarif ediyor Annie Ernaux'nun Can Yayınları'ndan Siren İdemen çevirisiyle yayımlanan kitabını. Biz, İstanbul Edebiyat Evi'nin çekirdek ekibi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>“Seneler yalnızca otobiyografi yazını için değil, sanat için de devrim niteliğinde.” John Banville böyle tarif ediyor Annie Ernaux'nun Can Yayınları'ndan Siren İdemen çevirisiyle yayımlanan kitabını. Biz, İstanbul Edebiyat Evi'nin çekirdek ekibi olarak Annie Ernaux'yu yaşayan en güçlü yazarlar arasında sayıyor ve bu kitap özelinde de, Banville'in tarifine katılıyoruz. Seneler, Can Yayınları'nın ifadesiyle, "çeşitli imgeler, fotoğraflar, dönemin gazete haberleri, popüler şarkıları, filmleri, reklamları, sloganları, siyasi gelişmelerinden hareketle 1940’lardan 2000'li yıllara uzanan deneysel bir metin, bir tür toplumsal kronik.""Anlatının merkezine kendini koymaktan bilhassa kaçınıp bireysel tarihiyle kolektif tarihi bir araya getiren" Annie Ernaux'nun Seneler'de yaptığı işi toplumsal bellek ve kadın yazını bağlamında ele alacağımız bu konuşmada kitabın yayıncısı ve editörüyle buluşuyoruz. Türkçeye kazandırılmasını kutladığımız bu önemli kitabın sınırlarını aşan bir Annie Ernaux ve edebiyat konuşması.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[“Seneler yalnızca otobiyografi yazını için değil, sanat için de devrim niteliğinde.” John Banville böyle tarif ediyor Annie Ernaux'nun Can Yayınları'ndan Siren İdemen çevirisiyle yayımlanan kitabını. Biz, İstanbul Edebiyat Evi'nin çekirdek ekibi olarak Annie Ernaux'yu yaşayan en güçlü yazarlar arasında sayıyor ve bu kitap özelinde de, Banville'in tarifine katılıyoruz. Seneler, Can Yayınları'nın ifadesiyle, "çeşitli imgeler, fotoğraflar, dönemin gazete haberleri, popüler şarkıları, filmleri, reklamları, sloganları, siyasi gelişmelerinden hareketle 1940’lardan 2000'li yıllara uzanan deneysel bir metin, bir tür toplumsal kronik."<br><br>"Anlatının merkezine kendini koymaktan bilhassa kaçınıp bireysel tarihiyle kolektif tarihi bir araya getiren" Annie Ernaux'nun Seneler'de yaptığı işi toplumsal bellek ve kadın yazını bağlamında ele alacağımız bu konuşmada kitabın yayıncısı ve editörüyle buluşuyoruz. Türkçeye kazandırılmasını kutladığımız bu önemli kitabın sınırlarını aşan bir Annie Ernaux ve edebiyat konuşması.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5390</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43312322]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1566035899.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Serra Yılmaz’la Bir Akşam</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/serra-yilmaz-podcast</link>
      <description>Türkiye’den İtalya’ya uzanan tiyatro ve sinema kariyerinde uluslararası planda yıldızlaşan bir oyuncu, Serra Yılmaz Nilüfer Kuyaş'ın sorularını cevaplıyor. Sinema ve tiyatro oyunculuğundaki temel farklar, şöhretin nimetleri ve zorlukları, yakından tanıdığı yönetmenler, İtalya’da pandeminin etkileri ve her şeye rağmen yeni projeler üzerine bir sohbet.</description>
      <pubDate>Sat, 20 Feb 2021 08:00:05 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/36fba4d4-bf5a-11ed-909c-d39bc0b96406/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Türkiye’den İtalya’ya uzanan tiyatro ve sinema kariyerinde uluslararası planda yıldızlaşan bir oyuncu, Serra Yılmaz Nilüfer Kuyaş'ın sorularını cevaplıyor. Sinema ve tiyatro oyunculuğundaki temel farklar, şöhretin nimetleri ve zorlukları, yakından...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Türkiye’den İtalya’ya uzanan tiyatro ve sinema kariyerinde uluslararası planda yıldızlaşan bir oyuncu, Serra Yılmaz Nilüfer Kuyaş'ın sorularını cevaplıyor. Sinema ve tiyatro oyunculuğundaki temel farklar, şöhretin nimetleri ve zorlukları, yakından tanıdığı yönetmenler, İtalya’da pandeminin etkileri ve her şeye rağmen yeni projeler üzerine bir sohbet.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Türkiye’den İtalya’ya uzanan tiyatro ve sinema kariyerinde uluslararası planda yıldızlaşan bir oyuncu, Serra Yılmaz Nilüfer Kuyaş'ın sorularını cevaplıyor. Sinema ve tiyatro oyunculuğundaki temel farklar, şöhretin nimetleri ve zorlukları, yakından tanıdığı yönetmenler, İtalya’da pandeminin etkileri ve her şeye rağmen yeni projeler üzerine bir sohbet.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5934</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43312117]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7367845551.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tülin Ural, Seval Şahin - Mahur ve Mahmur Beste</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/tulin-ural-seval-sahin-podcast</link>
      <description>Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimiz kapsamında gerçekleşen bu sohbette Tülin Ural ve Seval Şahin, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Mahur Beste romanını, eseri kuşatan birçok farklı bakış açısıyla tartışmaya açıyor.</description>
      <pubDate>Thu, 18 Feb 2021 09:00:02 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3710f6b8-bf5a-11ed-909c-c72532ba85ee/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimiz kapsamında gerçekleşen bu sohbette Tülin Ural ve Seval Şahin, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Mahur Beste romanını, eseri kuşatan birçok farklı bakış açısıyla tartışmaya açıyor.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimiz kapsamında gerçekleşen bu sohbette Tülin Ural ve Seval Şahin, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Mahur Beste romanını, eseri kuşatan birçok farklı bakış açısıyla tartışmaya açıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Edebiyat Tarihi Konuşmaları serimiz kapsamında gerçekleşen bu sohbette Tülin Ural ve Seval Şahin, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Mahur Beste romanını, eseri kuşatan birçok farklı bakış açısıyla tartışmaya açıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4692</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43311793]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1735315032.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Kurt - Kolektif Şiddet, Şiddetin Toplumsallığı ve Milliyetçilikler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/umit-kurt-podcast</link>
      <description>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı konferanslarımızın 21'incisinde, Ümit Kurt kolektif şiddetin milliyetçilikle ilişkisini irdeliyor: "Geç dönem 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl Avrupası aşırı şiddet yanlısı toplumların cirit attığı bir coğrafyadır. Tarihçi Donald Bloxam, 1875-1945 olarak çerçevelendirdiği bu dönemi “Şiddetin Avrupa’daki Tarihi” şeklinde tanımlar. Bloxam, Avrupa tarihinin bu kesitini etno-nasyonel ve etno-dinsel problemlere gittikçe artan ölçüde şiddetli çözümlerin uygulanması olarak karakterize eder. Bu tarihsel periyot bilhassa çok dinli ve uluslu imparatorlukların dağılmaya ve parçalanmaya yüz tuttuğu bir döneme tekabül eder. Bu süreçte böyle imparatorluklardaki etnik azınlık, bu dönemin “ruhu”na da paralel olarak ulusal ve etno-dinsel homojenleşme projesi kapsamında etno-dinsel çoğunluk tarafından önce stigmatize edilir ve daha sonra çeşitli etnisite ve demografi mühendislikleri operasyonlarıyla ortadan kaldırılır ya da söz konusu etnik çoğunluğun bekası ve geleceği için ‘tehdit’ teşkil etmeyecek bir sayıya ve/veya şekle indirgenir. Bu sayede etno-dinsel olarak çoğunluğu oluşturan gruplar kendi kimliklerini daha da keskinleştirir, koyulaştırır ve güçlendirir. Ulusal ve/veya etno-dinsel kimliklerini tehdit altında gören ve her an yıkılma, yok olma korkusu taşıyan bu tarz toplumlar kimlik krizlerini çözmek için katsayısı son derece yüksek düzeyde olan kolektif şiddete başvururlar. Daha da önemlisi bu aşırı kolektif şiddet, etno-dinsel çoğunluğu oluşturan toplulukların kendi kimlik krizini çözmek ve tehdit unsuru olarak gördüğü diğer azınlık etno-dinsel grupları etkisiz hale getirmek adına makbul görülen ve üzerinde konsensüs sağlanan bir yönteme/uygulamaya dönüşür."</description>
      <pubDate>Wed, 17 Feb 2021 09:00:03 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3728a89e-bf5a-11ed-909c-a3d498d92b70/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı konferanslarımızın 21'incisinde, Ümit Kurt kolektif şiddetin milliyetçilikle ilişkisini irdeliyor: "Geç dönem 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl Avrupası aşırı şiddet yanlısı toplumların cirit attığı bir coğrafyadır. Tarihçi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı konferanslarımızın 21'incisinde, Ümit Kurt kolektif şiddetin milliyetçilikle ilişkisini irdeliyor: "Geç dönem 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl Avrupası aşırı şiddet yanlısı toplumların cirit attığı bir coğrafyadır. Tarihçi Donald Bloxam, 1875-1945 olarak çerçevelendirdiği bu dönemi “Şiddetin Avrupa’daki Tarihi” şeklinde tanımlar. Bloxam, Avrupa tarihinin bu kesitini etno-nasyonel ve etno-dinsel problemlere gittikçe artan ölçüde şiddetli çözümlerin uygulanması olarak karakterize eder. Bu tarihsel periyot bilhassa çok dinli ve uluslu imparatorlukların dağılmaya ve parçalanmaya yüz tuttuğu bir döneme tekabül eder. Bu süreçte böyle imparatorluklardaki etnik azınlık, bu dönemin “ruhu”na da paralel olarak ulusal ve etno-dinsel homojenleşme projesi kapsamında etno-dinsel çoğunluk tarafından önce stigmatize edilir ve daha sonra çeşitli etnisite ve demografi mühendislikleri operasyonlarıyla ortadan kaldırılır ya da söz konusu etnik çoğunluğun bekası ve geleceği için ‘tehdit’ teşkil etmeyecek bir sayıya ve/veya şekle indirgenir. Bu sayede etno-dinsel olarak çoğunluğu oluşturan gruplar kendi kimliklerini daha da keskinleştirir, koyulaştırır ve güçlendirir. Ulusal ve/veya etno-dinsel kimliklerini tehdit altında gören ve her an yıkılma, yok olma korkusu taşıyan bu tarz toplumlar kimlik krizlerini çözmek için katsayısı son derece yüksek düzeyde olan kolektif şiddete başvururlar. Daha da önemlisi bu aşırı kolektif şiddet, etno-dinsel çoğunluğu oluşturan toplulukların kendi kimlik krizini çözmek ve tehdit unsuru olarak gördüğü diğer azınlık etno-dinsel grupları etkisiz hale getirmek adına makbul görülen ve üzerinde konsensüs sağlanan bir yönteme/uygulamaya dönüşür."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı konferanslarımızın 21'incisinde, Ümit Kurt kolektif şiddetin milliyetçilikle ilişkisini irdeliyor: "Geç dönem 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl Avrupası aşırı şiddet yanlısı toplumların cirit attığı bir coğrafyadır. Tarihçi Donald Bloxam, 1875-1945 olarak çerçevelendirdiği bu dönemi “Şiddetin Avrupa’daki Tarihi” şeklinde tanımlar. Bloxam, Avrupa tarihinin bu kesitini etno-nasyonel ve etno-dinsel problemlere gittikçe artan ölçüde şiddetli çözümlerin uygulanması olarak karakterize eder. Bu tarihsel periyot bilhassa çok dinli ve uluslu imparatorlukların dağılmaya ve parçalanmaya yüz tuttuğu bir döneme tekabül eder. Bu süreçte böyle imparatorluklardaki etnik azınlık, bu dönemin “ruhu”na da paralel olarak ulusal ve etno-dinsel homojenleşme projesi kapsamında etno-dinsel çoğunluk tarafından önce stigmatize edilir ve daha sonra çeşitli etnisite ve demografi mühendislikleri operasyonlarıyla ortadan kaldırılır ya da söz konusu etnik çoğunluğun bekası ve geleceği için ‘tehdit’ teşkil etmeyecek bir sayıya ve/veya şekle indirgenir. Bu sayede etno-dinsel olarak çoğunluğu oluşturan gruplar kendi kimliklerini daha da keskinleştirir, koyulaştırır ve güçlendirir. Ulusal ve/veya etno-dinsel kimliklerini tehdit altında gören ve her an yıkılma, yok olma korkusu taşıyan bu tarz toplumlar kimlik krizlerini çözmek için katsayısı son derece yüksek düzeyde olan kolektif şiddete başvururlar. Daha da önemlisi bu aşırı kolektif şiddet, etno-dinsel çoğunluğu oluşturan toplulukların kendi kimlik krizini çözmek ve tehdit unsuru olarak gördüğü diğer azınlık etno-dinsel grupları etkisiz hale getirmek adına makbul görülen ve üzerinde konsensüs sağlanan bir yönteme/uygulamaya dönüşür."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3204</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43311661]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2317192625.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Forum: Edebiyatta, Yayıncılıkta, Çeviride "Feminizm"</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/feminizm-forum-podcast</link>
      <description>Feryal Saygılıgil ve Nacide Berber'in moderatörlüğünde, Tülin Ural, Senem Timuroğlu, Hülya Bulut, Cemran Öder, Emek Ergun, Didem Ardalı Büyükarman, Ürün Şen-Sönmez, Beyhan Uygun Aytemiz ve Sibel Kır'ın katıldıkları bir forum. İletişim Yayınları'nın Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce dizisinin onuncu cildi olan Feminizm üzerine 11 Ocak 2021 Pazartesi akşamı bu cildin editörleri Nacide Berber ve Feryal Saygılıgil ile bir Kitap Sohbeti​'nde buluştuktan sonra, 18 Ocak 2021 akşamı da aynı kitap üzerine daha kapsamlı bir konuşma düzenledik.Feminizm cildine katkıda bulunan yazarlar, burada tam kaydını dinleyeceğiniz buluşmada özel olarak edebiyatımızda, yayıncılık hayatımızda ve çeviri pratiğimizde feminizmin yerine, etkilerine odaklandılar. Sorularla genişleyen zengin bir tartışma, bir forum.</description>
      <pubDate>Mon, 15 Feb 2021 09:00:03 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/37407474-bf5a-11ed-909c-6320c57d93cb/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Feryal Saygılıgil ve Nacide Berber'in moderatörlüğünde, Tülin Ural, Senem Timuroğlu, Hülya Bulut, Cemran Öder, Emek Ergun, Didem Ardalı Büyükarman, Ürün Şen-Sönmez, Beyhan Uygun Aytemiz ve Sibel Kır'ın katıldıkları bir forum. İletişim Yayınları'nın...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Feryal Saygılıgil ve Nacide Berber'in moderatörlüğünde, Tülin Ural, Senem Timuroğlu, Hülya Bulut, Cemran Öder, Emek Ergun, Didem Ardalı Büyükarman, Ürün Şen-Sönmez, Beyhan Uygun Aytemiz ve Sibel Kır'ın katıldıkları bir forum. İletişim Yayınları'nın Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce dizisinin onuncu cildi olan Feminizm üzerine 11 Ocak 2021 Pazartesi akşamı bu cildin editörleri Nacide Berber ve Feryal Saygılıgil ile bir Kitap Sohbeti​'nde buluştuktan sonra, 18 Ocak 2021 akşamı da aynı kitap üzerine daha kapsamlı bir konuşma düzenledik.Feminizm cildine katkıda bulunan yazarlar, burada tam kaydını dinleyeceğiniz buluşmada özel olarak edebiyatımızda, yayıncılık hayatımızda ve çeviri pratiğimizde feminizmin yerine, etkilerine odaklandılar. Sorularla genişleyen zengin bir tartışma, bir forum.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Feryal Saygılıgil ve Nacide Berber'in moderatörlüğünde, Tülin Ural, Senem Timuroğlu, Hülya Bulut, Cemran Öder, Emek Ergun, Didem Ardalı Büyükarman, Ürün Şen-Sönmez, Beyhan Uygun Aytemiz ve Sibel Kır'ın katıldıkları bir forum. İletişim Yayınları'nın Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce dizisinin onuncu cildi olan Feminizm üzerine 11 Ocak 2021 Pazartesi akşamı bu cildin editörleri Nacide Berber ve Feryal Saygılıgil ile bir Kitap Sohbeti​'nde buluştuktan sonra, 18 Ocak 2021 akşamı da aynı kitap üzerine daha kapsamlı bir konuşma düzenledik.<br><br>Feminizm cildine katkıda bulunan yazarlar, burada tam kaydını dinleyeceğiniz buluşmada özel olarak edebiyatımızda, yayıncılık hayatımızda ve çeviri pratiğimizde feminizmin yerine, etkilerine odaklandılar. Sorularla genişleyen zengin bir tartışma, bir forum.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>9922</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43311505]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2966239388.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ayfer Tunç, Mustafa Çevikdoğan - Osman</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ayfer-tunc-osman-podcast</link>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin küçük stüdyosunda 21 Ocak 2021'de gerçekleşen bu söyleşide Ayfer Tunç, 2020'de yayımlanan çarpıcı romanı Osman hakkında, Can Yayınları editörlerinden Mustafa Çevikdoğan'ın sorularını yanıtladı. Bu özel söyleşiyi burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 13 Feb 2021 08:00:13 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3756e31c-bf5a-11ed-909c-4bf5abcaf101/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin küçük stüdyosunda 21 Ocak 2021'de gerçekleşen bu söyleşide Ayfer Tunç, 2020'de yayımlanan çarpıcı romanı Osman hakkında, Can Yayınları editörlerinden Mustafa Çevikdoğan'ın sorularını yanıtladı. Bu özel söyleşiyi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin küçük stüdyosunda 21 Ocak 2021'de gerçekleşen bu söyleşide Ayfer Tunç, 2020'de yayımlanan çarpıcı romanı Osman hakkında, Can Yayınları editörlerinden Mustafa Çevikdoğan'ın sorularını yanıtladı. Bu özel söyleşiyi burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nin küçük stüdyosunda 21 Ocak 2021'de gerçekleşen bu söyleşide Ayfer Tunç, 2020'de yayımlanan çarpıcı romanı Osman hakkında, Can Yayınları editörlerinden Mustafa Çevikdoğan'ın sorularını yanıtladı. Bu özel söyleşiyi burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2764</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43311167]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4113407011.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nükhet Sirman, Nilüfer Kuyaş - İfşa: Cinsel Taciz Kültürüne Kadınların Cevabı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/nukhet-sirman-ifsa-podcast</link>
      <description>2020’nin sonlarında edebiyat dünyasını sarsan cinsel taciz açıklamalarının ardından, 2021’e girerken Nükhet Sirman’dan kadınların birdenbire yükselen bu ifşa hareketini bizim için çözümlemesini istedik. Yıllarca süren suskunluk ardından, neden şimdi ve neden bu yöntemle karşı koyuş başladı? Bu yükseliş devam edebilir mi?İfşanın patriyarkaya karşı kadınların bir cevabı olduğunu söyleyen Nükhet Sirman hocamızla, bu önemli toplumsal patlamayı her yönüyle ele alıyoruz. Zehirli erkeklik, cinsel şiddet ve cezasızlık kültürünü kırmak mümkün olacak mı? Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde bir sohbet.</description>
      <pubDate>Thu, 11 Feb 2021 09:00:11 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/376e9408-bf5a-11ed-909c-9bc2cca0b519/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>2020’nin sonlarında edebiyat dünyasını sarsan cinsel taciz açıklamalarının ardından, 2021’e girerken Nükhet Sirman’dan kadınların birdenbire yükselen bu ifşa hareketini bizim için çözümlemesini istedik. Yıllarca süren suskunluk ardından, neden şimdi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>2020’nin sonlarında edebiyat dünyasını sarsan cinsel taciz açıklamalarının ardından, 2021’e girerken Nükhet Sirman’dan kadınların birdenbire yükselen bu ifşa hareketini bizim için çözümlemesini istedik. Yıllarca süren suskunluk ardından, neden şimdi ve neden bu yöntemle karşı koyuş başladı? Bu yükseliş devam edebilir mi?İfşanın patriyarkaya karşı kadınların bir cevabı olduğunu söyleyen Nükhet Sirman hocamızla, bu önemli toplumsal patlamayı her yönüyle ele alıyoruz. Zehirli erkeklik, cinsel şiddet ve cezasızlık kültürünü kırmak mümkün olacak mı? Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde bir sohbet.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[2020’nin sonlarında edebiyat dünyasını sarsan cinsel taciz açıklamalarının ardından, 2021’e girerken Nükhet Sirman’dan kadınların birdenbire yükselen bu ifşa hareketini bizim için çözümlemesini istedik. Yıllarca süren suskunluk ardından, neden şimdi ve neden bu yöntemle karşı koyuş başladı? Bu yükseliş devam edebilir mi?<br><br>İfşanın patriyarkaya karşı kadınların bir cevabı olduğunu söyleyen Nükhet Sirman hocamızla, bu önemli toplumsal patlamayı her yönüyle ele alıyoruz. Zehirli erkeklik, cinsel şiddet ve cezasızlık kültürünü kırmak mümkün olacak mı? Nilüfer Kuyaş'ın moderatörlüğünde bir sohbet.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4982</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43311068]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2308680769.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Soysal - Modernizm Neyi Değiştirdi? Felsefî Soru Olarak Modernite/Modernizm</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-soysal-modernizm-podcast</link>
      <description>Felsefe Konuşmaları serimizde dört bölümlük bir "Modernite ve modernizm" semineri başlatıyoruz. Ahmet Soysal'ın dört konuşmasından ilkini burada dinleyebilirsiniz.İnsanlığın toplumsal ve kültürel tarihinde büyük bir dönüşümü belirten bu terimler, sorunsal olarak, en başta, tarihsel, sosyolojik ve kültürel araştırmaların alanlarını ilgilendiriyor görünse de felsefî yaklaşımın bu sorunsala özel bir aydınlatma getireceği varsayımından yola çıkan bu konuşma dizisinde sırasıyla:1. Modernite/Modernizm sorunsalının, tarihsel koşulları göz ardı etmeyen kavramsal bağlamı;2. Sorunsalın ilk olarak edebiyatta (şiir ve roman) izdüşümleri;3. Ardından, görsel sanatlarda almış olduğu boyutlar;4. Son olarak da müzik alanında yol açmış olduğu akımlar ve yaratılar ele alınacak.Sonuçta, Modernite/Modernizm sorunsalının çelişkiler içeren karmaşıklığı vurgulanıp, sorunsalın bugünkü düşüncenin, edebiyatın, görsel sanatların ve müziğin çoğul temellerini oluşturuyor olarak hiçbir "postmodernizm" tarafından aşılmamış olduğu ya da herhangi bir "antimodernizm" tarafından yıkılamayacak olduğu ortaya çıkarılacaktır.Bölüm başlıkları:1. Felsefî soru olarak modernite/modernizm2. Edebiyatta (şiir ve roman) modernizmin doğuşları3. Görsel sanatlarda modernizm4. Modern müzik nedir?</description>
      <pubDate>Tue, 09 Feb 2021 09:00:11 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/37875e02-bf5a-11ed-909c-97bc6ddc147c/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Felsefe Konuşmaları serimizde dört bölümlük bir "Modernite ve modernizm" semineri başlatıyoruz. Ahmet Soysal'ın dört konuşmasından ilkini burada dinleyebilirsiniz.

İnsanlığın toplumsal ve kültürel tarihinde büyük bir dönüşümü belirten bu terimler,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Felsefe Konuşmaları serimizde dört bölümlük bir "Modernite ve modernizm" semineri başlatıyoruz. Ahmet Soysal'ın dört konuşmasından ilkini burada dinleyebilirsiniz.İnsanlığın toplumsal ve kültürel tarihinde büyük bir dönüşümü belirten bu terimler, sorunsal olarak, en başta, tarihsel, sosyolojik ve kültürel araştırmaların alanlarını ilgilendiriyor görünse de felsefî yaklaşımın bu sorunsala özel bir aydınlatma getireceği varsayımından yola çıkan bu konuşma dizisinde sırasıyla:1. Modernite/Modernizm sorunsalının, tarihsel koşulları göz ardı etmeyen kavramsal bağlamı;2. Sorunsalın ilk olarak edebiyatta (şiir ve roman) izdüşümleri;3. Ardından, görsel sanatlarda almış olduğu boyutlar;4. Son olarak da müzik alanında yol açmış olduğu akımlar ve yaratılar ele alınacak.Sonuçta, Modernite/Modernizm sorunsalının çelişkiler içeren karmaşıklığı vurgulanıp, sorunsalın bugünkü düşüncenin, edebiyatın, görsel sanatların ve müziğin çoğul temellerini oluşturuyor olarak hiçbir "postmodernizm" tarafından aşılmamış olduğu ya da herhangi bir "antimodernizm" tarafından yıkılamayacak olduğu ortaya çıkarılacaktır.Bölüm başlıkları:1. Felsefî soru olarak modernite/modernizm2. Edebiyatta (şiir ve roman) modernizmin doğuşları3. Görsel sanatlarda modernizm4. Modern müzik nedir?</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Felsefe Konuşmaları serimizde dört bölümlük bir "Modernite ve modernizm" semineri başlatıyoruz. Ahmet Soysal'ın dört konuşmasından ilkini burada dinleyebilirsiniz.<br><br>İnsanlığın toplumsal ve kültürel tarihinde büyük bir dönüşümü belirten bu terimler, sorunsal olarak, en başta, tarihsel, sosyolojik ve kültürel araştırmaların alanlarını ilgilendiriyor görünse de felsefî yaklaşımın bu sorunsala özel bir aydınlatma getireceği varsayımından yola çıkan bu konuşma dizisinde sırasıyla:<br><br>1. Modernite/Modernizm sorunsalının, tarihsel koşulları göz ardı etmeyen kavramsal bağlamı;<br>2. Sorunsalın ilk olarak edebiyatta (şiir ve roman) izdüşümleri;<br>3. Ardından, görsel sanatlarda almış olduğu boyutlar;<br>4. Son olarak da müzik alanında yol açmış olduğu akımlar ve yaratılar ele alınacak.<br><br>Sonuçta, Modernite/Modernizm sorunsalının çelişkiler içeren karmaşıklığı vurgulanıp, sorunsalın bugünkü düşüncenin, edebiyatın, görsel sanatların ve müziğin çoğul temellerini oluşturuyor olarak hiçbir "postmodernizm" tarafından aşılmamış olduğu ya da herhangi bir "antimodernizm" tarafından yıkılamayacak olduğu ortaya çıkarılacaktır.<br><br>Bölüm başlıkları:<br>1. Felsefî soru olarak modernite/modernizm<br>2. Edebiyatta (şiir ve roman) modernizmin doğuşları<br>3. Görsel sanatlarda modernizm<br>4. Modern müzik nedir?]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4326</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43310708]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8218697639.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Feryal Saygılıgil, Nacide Berber - Modern Türkiye'de Siyasi Düşünce: Feminizm</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/feryal-saygiligil-nacide-berber-podcast</link>
      <description>İletişim Yayınlarının Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce dizisinin onuncu cildi olan Feminizm, Nacide Berber ile Feryal Saygılıgil tarafından iki yılı aşan bir sürede hazırlanmış. Temel meselesi, editörlerinin deyişiyle "bu topraklarda 19. yüzyıldan itibaren feminizme dair üretilen fikirleri bir araya getirmek" olan çok sayıda yazarın katkıda bulunduğu derlemede, hem feminist "fikriyatı üreten özneleri olabildiğince ortaya çıkarmak hem de hangi yollardan, nasıl zorluklardan geçtiklerini anlamaya çalışmak" amaçlanmış. 80’in üzerinde yazar ve araştırmacının yazılarının yayımlandığı cilt, Osmanlıdan günümüze çok farklı konular ve bağlantılar üzerinden Feminist hareketin detaylı bir haritasını çiziyor.11 Ocak 2021 Pazartesi akşamı gerçekleştirdiğimiz bu buluşmada, Feminizm kitabının editörlerini konuk ettik. Bu eşsiz çalışmayı editörlerinden burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 08 Feb 2021 09:00:16 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/37a1cf12-bf5a-11ed-909c-8bb7cc249c9d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İletişim Yayınlarının Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce dizisinin onuncu cildi olan Feminizm, Nacide Berber ile Feryal Saygılıgil tarafından iki yılı aşan bir sürede hazırlanmış. Temel meselesi, editörlerinin deyişiyle "bu topraklarda 19. yüzyıldan...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İletişim Yayınlarının Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce dizisinin onuncu cildi olan Feminizm, Nacide Berber ile Feryal Saygılıgil tarafından iki yılı aşan bir sürede hazırlanmış. Temel meselesi, editörlerinin deyişiyle "bu topraklarda 19. yüzyıldan itibaren feminizme dair üretilen fikirleri bir araya getirmek" olan çok sayıda yazarın katkıda bulunduğu derlemede, hem feminist "fikriyatı üreten özneleri olabildiğince ortaya çıkarmak hem de hangi yollardan, nasıl zorluklardan geçtiklerini anlamaya çalışmak" amaçlanmış. 80’in üzerinde yazar ve araştırmacının yazılarının yayımlandığı cilt, Osmanlıdan günümüze çok farklı konular ve bağlantılar üzerinden Feminist hareketin detaylı bir haritasını çiziyor.11 Ocak 2021 Pazartesi akşamı gerçekleştirdiğimiz bu buluşmada, Feminizm kitabının editörlerini konuk ettik. Bu eşsiz çalışmayı editörlerinden burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İletişim Yayınlarının Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce dizisinin onuncu cildi olan Feminizm, Nacide Berber ile Feryal Saygılıgil tarafından iki yılı aşan bir sürede hazırlanmış. Temel meselesi, editörlerinin deyişiyle "bu topraklarda 19. yüzyıldan itibaren feminizme dair üretilen fikirleri bir araya getirmek" olan çok sayıda yazarın katkıda bulunduğu derlemede, hem feminist "fikriyatı üreten özneleri olabildiğince ortaya çıkarmak hem de hangi yollardan, nasıl zorluklardan geçtiklerini anlamaya çalışmak" amaçlanmış. 80’in üzerinde yazar ve araştırmacının yazılarının yayımlandığı cilt, Osmanlıdan günümüze çok farklı konular ve bağlantılar üzerinden Feminist hareketin detaylı bir haritasını çiziyor.<br><br>11 Ocak 2021 Pazartesi akşamı gerçekleştirdiğimiz bu buluşmada, Feminizm kitabının editörlerini konuk ettik. Bu eşsiz çalışmayı editörlerinden burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4763</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43310292]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4241695774.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Azareen Van Der Vliet Oloomi - Sürgün, Göç, Milliyet ve Edebiyat</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/azareen-van-der-vliet-oloomi-podcast</link>
      <description>"Bana Zebra Deyin" romanıyla Türkiye'de de tanınan İran ve Hollanda kökenli ABD'li yazar Azareen Van Der Vliet Oloomi, Sonbahar 2020 sezonumuzda İstanbul Edebiyat Evi'ne iki ayrı etkinlikte konuk oldu.Burada yayınladığımız ilk buluşmamızda Oloomi'den yazarlık ve kimlik üzerine, sürgün, göç ve milliyetin edebiyatta nasıl karşılığını bulduğunu anlattığı, kendi kitaplarından ve onu dünyanın dört bir yanına taşımış hayat deneyiminden yola çıkan bir konuşma dinledik ve ardından kendisiyle sohbet ettik. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 07 Feb 2021 08:00:07 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/37b9e19c-bf5a-11ed-909c-539dac5c2a92/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Bana Zebra Deyin" romanıyla Türkiye'de de tanınan İran ve Hollanda kökenli ABD'li yazar Azareen Van Der Vliet Oloomi, Sonbahar 2020 sezonumuzda İstanbul Edebiyat Evi'ne iki ayrı etkinlikte konuk oldu.

Burada yayınladığımız ilk buluşmamızda...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Bana Zebra Deyin" romanıyla Türkiye'de de tanınan İran ve Hollanda kökenli ABD'li yazar Azareen Van Der Vliet Oloomi, Sonbahar 2020 sezonumuzda İstanbul Edebiyat Evi'ne iki ayrı etkinlikte konuk oldu.Burada yayınladığımız ilk buluşmamızda Oloomi'den yazarlık ve kimlik üzerine, sürgün, göç ve milliyetin edebiyatta nasıl karşılığını bulduğunu anlattığı, kendi kitaplarından ve onu dünyanın dört bir yanına taşımış hayat deneyiminden yola çıkan bir konuşma dinledik ve ardından kendisiyle sohbet ettik. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Bana Zebra Deyin" romanıyla Türkiye'de de tanınan İran ve Hollanda kökenli ABD'li yazar Azareen Van Der Vliet Oloomi, Sonbahar 2020 sezonumuzda İstanbul Edebiyat Evi'ne iki ayrı etkinlikte konuk oldu.<br><br>Burada yayınladığımız ilk buluşmamızda Oloomi'den yazarlık ve kimlik üzerine, sürgün, göç ve milliyetin edebiyatta nasıl karşılığını bulduğunu anlattığı, kendi kitaplarından ve onu dünyanın dört bir yanına taşımış hayat deneyiminden yola çıkan bir konuşma dinledik ve ardından kendisiyle sohbet ettik. Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın altyazılı video kaydını ise YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4031</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43309863]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5140395675.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Lal Laleş - Anadil ve Milliyetçilik: Kürtçe Deneyimi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/lal-lales-podcast</link>
      <description>Lal Laleş, Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serisi kapsamındaki konuşmasında Kürtçenin dilsel ve zihinsel inşasına odaklanıyor. Bu inşanın milliyetçi baskılardan kaynaklı zorluklarına bakarken, Kürtçenin konuşulduğu geniş coğrafyada maruz kaldığı inkâr ve reddedilme politikalarına karşı geliştirdiği alternatif direniş biçimlerini de inceliyor.</description>
      <pubDate>Fri, 05 Feb 2021 18:24:44 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/37d0eb4e-bf5a-11ed-909c-bbc0cc867e7f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Lal Laleş, Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serisi kapsamındaki konuşmasında Kürtçenin dilsel ve zihinsel inşasına odaklanıyor. Bu inşanın milliyetçi baskılardan kaynaklı zorluklarına bakarken, Kürtçenin konuşulduğu geniş coğrafyada maruz kaldığı...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Lal Laleş, Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serisi kapsamındaki konuşmasında Kürtçenin dilsel ve zihinsel inşasına odaklanıyor. Bu inşanın milliyetçi baskılardan kaynaklı zorluklarına bakarken, Kürtçenin konuşulduğu geniş coğrafyada maruz kaldığı inkâr ve reddedilme politikalarına karşı geliştirdiği alternatif direniş biçimlerini de inceliyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Lal Laleş, Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serisi kapsamındaki konuşmasında Kürtçenin dilsel ve zihinsel inşasına odaklanıyor. Bu inşanın milliyetçi baskılardan kaynaklı zorluklarına bakarken, Kürtçenin konuşulduğu geniş coğrafyada maruz kaldığı inkâr ve reddedilme politikalarına karşı geliştirdiği alternatif direniş biçimlerini de inceliyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2190</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43306562]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3794301771.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aslı Serin, Meltem Şahin, Elvin Eroğlu - Anıt Sayaç</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/anit-sayac-podcast</link>
      <description>Aslı Serin ile Birhan Keskin'in Anıt Sayaç şiiri Meltem Şahin'in çizimleriyle kitaplaşıyor. Kitabın editörü Elvin Eroğlu, Aslı Serin’e şiirle, Meltem Şahin’e kitap için yaptığı çizimleriyle ilgili sorular soruyor. Bugün burada kadın olmanın da konuşulduğu söyleşide kitabın şairlerinden Aslı Serin, kadın cinayetleri sürerken İstanbul Sözleşmesi'nin tartışılabildiği ülkemizde güncelliğini kaybetmeyen bu şiiri yazma sebeplerini ve yazım sürecini anlattı. Meltem Şahin ise kitabın çizimlerinin yaratım sürecini paylaştı.</description>
      <pubDate>Sat, 30 Jan 2021 17:10:27 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/37e6ba78-bf5a-11ed-909c-9b0736e7502a/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Aslı Serin ile Birhan Keskin'in Anıt Sayaç şiiri Meltem Şahin'in çizimleriyle kitaplaşıyor. Kitabın editörü Elvin Eroğlu, Aslı Serin’e şiirle, Meltem Şahin’e kitap için yaptığı çizimleriyle ilgili sorular soruyor. Bugün burada kadın olmanın da...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Aslı Serin ile Birhan Keskin'in Anıt Sayaç şiiri Meltem Şahin'in çizimleriyle kitaplaşıyor. Kitabın editörü Elvin Eroğlu, Aslı Serin’e şiirle, Meltem Şahin’e kitap için yaptığı çizimleriyle ilgili sorular soruyor. Bugün burada kadın olmanın da konuşulduğu söyleşide kitabın şairlerinden Aslı Serin, kadın cinayetleri sürerken İstanbul Sözleşmesi'nin tartışılabildiği ülkemizde güncelliğini kaybetmeyen bu şiiri yazma sebeplerini ve yazım sürecini anlattı. Meltem Şahin ise kitabın çizimlerinin yaratım sürecini paylaştı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Aslı Serin ile Birhan Keskin'in Anıt Sayaç şiiri Meltem Şahin'in çizimleriyle kitaplaşıyor. Kitabın editörü Elvin Eroğlu, Aslı Serin’e şiirle, Meltem Şahin’e kitap için yaptığı çizimleriyle ilgili sorular soruyor. Bugün burada kadın olmanın da konuşulduğu söyleşide kitabın şairlerinden Aslı Serin, kadın cinayetleri sürerken İstanbul Sözleşmesi'nin tartışılabildiği ülkemizde güncelliğini kaybetmeyen bu şiiri yazma sebeplerini ve yazım sürecini anlattı. Meltem Şahin ise kitabın çizimlerinin yaratım sürecini paylaştı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3175</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43201151]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3785058883.mp3?updated=1678463309" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Foti Benlisoy - Türk Milliyetçiliğinin "Kök Ötekileri"</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/foti-benlisoy-podcast</link>
      <description>Foti Benlisoy, Ne Mutlu Eşitim Diyene serimizdeki konuşmaya temel oluşturan makalesini şöyle özetliyor:"Rumlar, Ermeniler ve sair gayrimüslim ahali, Türk milliyetçiliğinin adeta bir 'kök-ötekisi' konumundadır. Türk ulusal kimliğinin inşa süreci gayrimüslim ahaliyle, bilhassa Rum ve Ermenilerle bir çatışma sürecine denk düşmüş ya da öyle deneyimlenmiş olduğundan bu topluluklar Türk ulusal kimliğinin kök ya da baş ötekisi olarak arketipik bir konum kazanmışlardır. Türk milliyetçiliği bu anlamda bir 'millet-i hâkime reaksiyonu' ürünüdür ve onun bu dinsel içeriği günümüze has bir yenilik değildir. Kısacası Müslüman milliyetçiliği Türk milliyetçiliğinin kuruluş momentine damgasını vurmakla kalmamış bazı zaman aralıklarında talileşmekle birlikte hâkim milliyetçilik formu olarak (elbette değişip dönüşerek) bugüne kadar gelmiştir."</description>
      <pubDate>Tue, 26 Jan 2021 20:22:14 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/37fbb770-bf5a-11ed-909c-3b58296f3a84/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Foti Benlisoy, Ne Mutlu Eşitim Diyene serimizdeki konuşmaya temel oluşturan makalesini şöyle özetliyor:

"Rumlar, Ermeniler ve sair gayrimüslim ahali, Türk milliyetçiliğinin adeta bir 'kök-ötekisi' konumundadır. Türk ulusal kimliğinin inşa süreci...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Foti Benlisoy, Ne Mutlu Eşitim Diyene serimizdeki konuşmaya temel oluşturan makalesini şöyle özetliyor:"Rumlar, Ermeniler ve sair gayrimüslim ahali, Türk milliyetçiliğinin adeta bir 'kök-ötekisi' konumundadır. Türk ulusal kimliğinin inşa süreci gayrimüslim ahaliyle, bilhassa Rum ve Ermenilerle bir çatışma sürecine denk düşmüş ya da öyle deneyimlenmiş olduğundan bu topluluklar Türk ulusal kimliğinin kök ya da baş ötekisi olarak arketipik bir konum kazanmışlardır. Türk milliyetçiliği bu anlamda bir 'millet-i hâkime reaksiyonu' ürünüdür ve onun bu dinsel içeriği günümüze has bir yenilik değildir. Kısacası Müslüman milliyetçiliği Türk milliyetçiliğinin kuruluş momentine damgasını vurmakla kalmamış bazı zaman aralıklarında talileşmekle birlikte hâkim milliyetçilik formu olarak (elbette değişip dönüşerek) bugüne kadar gelmiştir."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Foti Benlisoy, Ne Mutlu Eşitim Diyene serimizdeki konuşmaya temel oluşturan makalesini şöyle özetliyor:<br><br>"Rumlar, Ermeniler ve sair gayrimüslim ahali, Türk milliyetçiliğinin adeta bir 'kök-ötekisi' konumundadır. Türk ulusal kimliğinin inşa süreci gayrimüslim ahaliyle, bilhassa Rum ve Ermenilerle bir çatışma sürecine denk düşmüş ya da öyle deneyimlenmiş olduğundan bu topluluklar Türk ulusal kimliğinin kök ya da baş ötekisi olarak arketipik bir konum kazanmışlardır. Türk milliyetçiliği bu anlamda bir 'millet-i hâkime reaksiyonu' ürünüdür ve onun bu dinsel içeriği günümüze has bir yenilik değildir. Kısacası Müslüman milliyetçiliği Türk milliyetçiliğinin kuruluş momentine damgasını vurmakla kalmamış bazı zaman aralıklarında talileşmekle birlikte hâkim milliyetçilik formu olarak (elbette değişip dönüşerek) bugüne kadar gelmiştir."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4214</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43132030]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8320897605.mp3?updated=1678463310" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nüket Esen, Didem Ardalı Büyükarman - Fatma Aliye Hanım ve Muhadarat</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/nuket-esen-didem-ardali-podcast</link>
      <description>Nüket Esen’in tabiriyle “Türk romanının edebî annesi” Fatma Aliye Hanım, Ahmet Mithat Efendi dışında Tanzimat devri romancılarından daha çok eser vermesine rağmen 1980’lere kadar edebiyat tarihlerinde yok sayıldı. Didem Ardalı Büyükarman'ın moderatörlüğünde bugün aşırı muhafazakâr olmak ile feminist olmak sarkacına sıkıştırılmış Fatma Aliye’nin, kendi yaşamından yoğun izler taşıdığı ve adını gizlemeden yayımladığı ilk eseri Muhadarat romanında hayata kadınca direnişin yolları, roman karakterlerinin sesinden gelenekleri sorgulayışı ve 19.yy’da kadın olma halleri üzerinde duruldu. Edebiyat tarihimizin öncü yazarlarından biri üzerine bu dopdolu söyleşiyi burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 22 Jan 2021 18:15:32 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/381147fc-bf5a-11ed-909c-7bf665866c93/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Nüket Esen’in tabiriyle “Türk romanının edebî annesi” Fatma Aliye Hanım, Ahmet Mithat Efendi dışında Tanzimat devri romancılarından daha çok eser vermesine rağmen 1980’lere kadar edebiyat tarihlerinde yok sayıldı. Didem Ardalı Büyükarman'ın...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Nüket Esen’in tabiriyle “Türk romanının edebî annesi” Fatma Aliye Hanım, Ahmet Mithat Efendi dışında Tanzimat devri romancılarından daha çok eser vermesine rağmen 1980’lere kadar edebiyat tarihlerinde yok sayıldı. Didem Ardalı Büyükarman'ın moderatörlüğünde bugün aşırı muhafazakâr olmak ile feminist olmak sarkacına sıkıştırılmış Fatma Aliye’nin, kendi yaşamından yoğun izler taşıdığı ve adını gizlemeden yayımladığı ilk eseri Muhadarat romanında hayata kadınca direnişin yolları, roman karakterlerinin sesinden gelenekleri sorgulayışı ve 19.yy’da kadın olma halleri üzerinde duruldu. Edebiyat tarihimizin öncü yazarlarından biri üzerine bu dopdolu söyleşiyi burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Nüket Esen’in tabiriyle “Türk romanının edebî annesi” Fatma Aliye Hanım, Ahmet Mithat Efendi dışında Tanzimat devri romancılarından daha çok eser vermesine rağmen 1980’lere kadar edebiyat tarihlerinde yok sayıldı. Didem Ardalı Büyükarman'ın moderatörlüğünde bugün aşırı muhafazakâr olmak ile feminist olmak sarkacına sıkıştırılmış Fatma Aliye’nin, kendi yaşamından yoğun izler taşıdığı ve adını gizlemeden yayımladığı ilk eseri Muhadarat romanında hayata kadınca direnişin yolları, roman karakterlerinin sesinden gelenekleri sorgulayışı ve 19.yy’da kadın olma halleri üzerinde duruldu. Edebiyat tarihimizin öncü yazarlarından biri üzerine bu dopdolu söyleşiyi burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4653</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43067386]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3633393654.mp3?updated=1678463310" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Selim Badur - COVID-19 Pandemisinin Birinci Yılında Bildiklerimiz, Bilmediklerimiz</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/selim-badur-podcast</link>
      <description>Kıraathane'deki 12 Ocak 2021 akşamı gerçekleşen bu ilk Sağlık Konuşmaları buluşmasının konuğu Selim Badur.Pandemi birinci yılını doldururken, COVID-19 konusunda bazı özelliklerin kısa sürede aydınlatıldığını, buna karşın henüz yanıtlanmamış bir dizi sorunun bulunduğunu görmekteyiz.Yaşanan süreç tüm dünyada sağlık sistemlerinin, hükümet yetkililerinin ve nihayet çok güçlü olduğunu sandığımız bir çok uluslararası kurumun ne denli yetersiz kaldığını gözler önüne serdi. Çaresizliklerle dolu bu tabloya, neoliberal dünya görüşünün ayrılmaz bir parçası olan bilgi kirliliği bombardımanı da eklenince "postmodern-post truth" bir tablo ile karşılaştık; nereden kaynaklandığını, hatta doğru olup olmadığını bilmediğimiz söylevler, komplo kuramları ve aşı karşıtlığı ile harmanlanınca ortaya bilim-karşıtı bir dünya çıktı. Bu kaotik ortamda ekonomik ve sosyal dengesizlikler daha da belirginleşti ve 2021 yılına üstesinden gelmek durumunda olduğumuz çok fazla sorun ile girdik. Bu süreçte öğrendiklerimizi gözden geçirmek ister misiniz?</description>
      <pubDate>Tue, 19 Jan 2021 19:56:13 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/38271a96-bf5a-11ed-909c-6f74c6b8acb6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane'deki 12 Ocak 2021 akşamı gerçekleşen bu ilk Sağlık Konuşmaları buluşmasının konuğu Selim Badur.

Pandemi birinci yılını doldururken, COVID-19 konusunda bazı özelliklerin kısa sürede aydınlatıldığını, buna karşın henüz yanıtlanmamış bir dizi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane'deki 12 Ocak 2021 akşamı gerçekleşen bu ilk Sağlık Konuşmaları buluşmasının konuğu Selim Badur.Pandemi birinci yılını doldururken, COVID-19 konusunda bazı özelliklerin kısa sürede aydınlatıldığını, buna karşın henüz yanıtlanmamış bir dizi sorunun bulunduğunu görmekteyiz.Yaşanan süreç tüm dünyada sağlık sistemlerinin, hükümet yetkililerinin ve nihayet çok güçlü olduğunu sandığımız bir çok uluslararası kurumun ne denli yetersiz kaldığını gözler önüne serdi. Çaresizliklerle dolu bu tabloya, neoliberal dünya görüşünün ayrılmaz bir parçası olan bilgi kirliliği bombardımanı da eklenince "postmodern-post truth" bir tablo ile karşılaştık; nereden kaynaklandığını, hatta doğru olup olmadığını bilmediğimiz söylevler, komplo kuramları ve aşı karşıtlığı ile harmanlanınca ortaya bilim-karşıtı bir dünya çıktı. Bu kaotik ortamda ekonomik ve sosyal dengesizlikler daha da belirginleşti ve 2021 yılına üstesinden gelmek durumunda olduğumuz çok fazla sorun ile girdik. Bu süreçte öğrendiklerimizi gözden geçirmek ister misiniz?</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane'deki 12 Ocak 2021 akşamı gerçekleşen bu ilk Sağlık Konuşmaları buluşmasının konuğu Selim Badur.<br><br>Pandemi birinci yılını doldururken, COVID-19 konusunda bazı özelliklerin kısa sürede aydınlatıldığını, buna karşın henüz yanıtlanmamış bir dizi sorunun bulunduğunu görmekteyiz.<br><br>Yaşanan süreç tüm dünyada sağlık sistemlerinin, hükümet yetkililerinin ve nihayet çok güçlü olduğunu sandığımız bir çok uluslararası kurumun ne denli yetersiz kaldığını gözler önüne serdi. Çaresizliklerle dolu bu tabloya, neoliberal dünya görüşünün ayrılmaz bir parçası olan bilgi kirliliği bombardımanı da eklenince "postmodern-post truth" bir tablo ile karşılaştık; nereden kaynaklandığını, hatta doğru olup olmadığını bilmediğimiz söylevler, komplo kuramları ve aşı karşıtlığı ile harmanlanınca ortaya bilim-karşıtı bir dünya çıktı. Bu kaotik ortamda ekonomik ve sosyal dengesizlikler daha da belirginleşti ve 2021 yılına üstesinden gelmek durumunda olduğumuz çok fazla sorun ile girdik. Bu süreçte öğrendiklerimizi gözden geçirmek ister misiniz?]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5306</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/43014623]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1303579404.mp3?updated=1678463310" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gülkan 'Noir' - İsyan-ı Şuh: Queer Femme</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/isyani-suh-gulkan-noir-podcast</link>
      <description>Queer Üzerine Konuşmalar serimizde Gülkan ‘Noir’ın 17 Aralık 2020 akşamı yaptığı konuşmanın tam kaydını sunuyoruz.İkili cinsiyet sisteminin ‘şaibeli cinsi’ feminenin iade-i itibarı. Başka bir deyişle, ancak uzlaşım koşulları altında kutsiyet atfedilen bir itibarın yerle bir edilmesini anlatıyor Gülkan Noir bizlere. Yüzyıllar boyu maskülenin gözünden görülen, tanımlanan feminenin kodlarına, isyankâr arşivlerden seçme bir bakış ve ardından kodların bozumu, ‘arzu öznesi’ olarak yeniden kurgulanması.“Fem(me): Karşılık olarak performans isteyen performansçı, oyuna zevk getiren oyuncu.” (Queer Tahayyül – Fem(me)inist Manifesto)</description>
      <pubDate>Sun, 17 Jan 2021 14:44:09 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/383c2b2a-bf5a-11ed-909c-8b2bab0dc6b0/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Queer Üzerine Konuşmalar serimizde Gülkan ‘Noir’ın 17 Aralık 2020 akşamı yaptığı konuşmanın tam kaydını sunuyoruz.

İkili cinsiyet sisteminin ‘şaibeli cinsi’ feminenin iade-i itibarı. Başka bir deyişle, ancak uzlaşım koşulları altında kutsiyet...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Queer Üzerine Konuşmalar serimizde Gülkan ‘Noir’ın 17 Aralık 2020 akşamı yaptığı konuşmanın tam kaydını sunuyoruz.İkili cinsiyet sisteminin ‘şaibeli cinsi’ feminenin iade-i itibarı. Başka bir deyişle, ancak uzlaşım koşulları altında kutsiyet atfedilen bir itibarın yerle bir edilmesini anlatıyor Gülkan Noir bizlere. Yüzyıllar boyu maskülenin gözünden görülen, tanımlanan feminenin kodlarına, isyankâr arşivlerden seçme bir bakış ve ardından kodların bozumu, ‘arzu öznesi’ olarak yeniden kurgulanması.“Fem(me): Karşılık olarak performans isteyen performansçı, oyuna zevk getiren oyuncu.” (Queer Tahayyül – Fem(me)inist Manifesto)</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Queer Üzerine Konuşmalar serimizde Gülkan ‘Noir’ın 17 Aralık 2020 akşamı yaptığı konuşmanın tam kaydını sunuyoruz.<br><br>İkili cinsiyet sisteminin ‘şaibeli cinsi’ feminenin iade-i itibarı. Başka bir deyişle, ancak uzlaşım koşulları altında kutsiyet atfedilen bir itibarın yerle bir edilmesini anlatıyor Gülkan Noir bizlere. Yüzyıllar boyu maskülenin gözünden görülen, tanımlanan feminenin kodlarına, isyankâr arşivlerden seçme bir bakış ve ardından kodların bozumu, ‘arzu öznesi’ olarak yeniden kurgulanması.<br><br>“Fem(me): Karşılık olarak performans isteyen performansçı, oyuna zevk getiren oyuncu.” (Queer Tahayyül – Fem(me)inist Manifesto)]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>7380</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42976919]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2503038842.mp3?updated=1678463310" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>İnci Özkan Kerestecioğlu - Osmanlı’dan Cumhuriyet'e Türkiye’de Milliyetçilik ve Feminizm İlişkisi: İhtilaflar ve İttifaklar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/inci-ozkan-kerestecioglu-podcast</link>
      <description>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz İnci Özkan Kerestecioğlu'nun konuşmasıyla devam ediyor. Milliyetçilik projeleri milli kimlikleri inşa ederken, cinsiyet kimliklerini ve cinsiyet ilişkilerini düzenleyici bir işlev görür. Toplumsal cinsiyet rejimlerini yeniden kuran etkisiyle milliyetçilik ve feminizm arasında kimi zaman ittifaklara kimi zaman ihtilaflara neden olan bir ilişki vardır. Bu konuşmada İkinci Meşrutiyet ve Erken Cumhuriyet dönemi kadın hareketinin milliyetçi projelerle organik bağlarına dair örneklere ve bu bağın zaman zaman kendini açığa çıkaran çatışmalı yanlarına değinildikten sonra, 1980’le de ortaya çıkan bağımsız feminist hareketin, Kemalist cumhuriyete ve onun kadın politikalarına yönelik eleştirel tutumuna rağmen, nasıl olup da milliyetçi motifleri taşımaya devam ettiği tartışılıyor; Kürt feminist hareketinin ortaya çıkışıyla birlikte yaşanan çatışmalar, yüzleşmeler ve dönüşümler değerlendiriliyor. Konuşmada Kürt feminizminin Türk feminizminin milliyetçiliğine yönelik güçlü eleştirilerinin yanında, Kürt feminizminin Kürt milliyetçiliği ile ilişkisi de çatışan ve uzlaşan boyutlarıyla ele alınıyor.</description>
      <pubDate>Fri, 15 Jan 2021 15:42:10 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/38518380-bf5a-11ed-909c-c73286a293a0/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz İnci Özkan Kerestecioğlu'nun konuşmasıyla devam ediyor.
 
Milliyetçilik projeleri milli kimlikleri inşa ederken, cinsiyet kimliklerini ve cinsiyet ilişkilerini düzenleyici bir işlev görür. Toplumsal cinsiyet...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz İnci Özkan Kerestecioğlu'nun konuşmasıyla devam ediyor. Milliyetçilik projeleri milli kimlikleri inşa ederken, cinsiyet kimliklerini ve cinsiyet ilişkilerini düzenleyici bir işlev görür. Toplumsal cinsiyet rejimlerini yeniden kuran etkisiyle milliyetçilik ve feminizm arasında kimi zaman ittifaklara kimi zaman ihtilaflara neden olan bir ilişki vardır. Bu konuşmada İkinci Meşrutiyet ve Erken Cumhuriyet dönemi kadın hareketinin milliyetçi projelerle organik bağlarına dair örneklere ve bu bağın zaman zaman kendini açığa çıkaran çatışmalı yanlarına değinildikten sonra, 1980’le de ortaya çıkan bağımsız feminist hareketin, Kemalist cumhuriyete ve onun kadın politikalarına yönelik eleştirel tutumuna rağmen, nasıl olup da milliyetçi motifleri taşımaya devam ettiği tartışılıyor; Kürt feminist hareketinin ortaya çıkışıyla birlikte yaşanan çatışmalar, yüzleşmeler ve dönüşümler değerlendiriliyor. Konuşmada Kürt feminizminin Türk feminizminin milliyetçiliğine yönelik güçlü eleştirilerinin yanında, Kürt feminizminin Kürt milliyetçiliği ile ilişkisi de çatışan ve uzlaşan boyutlarıyla ele alınıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz İnci Özkan Kerestecioğlu'nun konuşmasıyla devam ediyor.<br> <br>Milliyetçilik projeleri milli kimlikleri inşa ederken, cinsiyet kimliklerini ve cinsiyet ilişkilerini düzenleyici bir işlev görür. Toplumsal cinsiyet rejimlerini yeniden kuran etkisiyle milliyetçilik ve feminizm arasında kimi zaman ittifaklara kimi zaman ihtilaflara neden olan bir ilişki vardır. Bu konuşmada İkinci Meşrutiyet ve Erken Cumhuriyet dönemi kadın hareketinin milliyetçi projelerle organik bağlarına dair örneklere ve bu bağın zaman zaman kendini açığa çıkaran çatışmalı yanlarına değinildikten sonra, 1980’le de ortaya çıkan bağımsız feminist hareketin, Kemalist cumhuriyete ve onun kadın politikalarına yönelik eleştirel tutumuna rağmen, nasıl olup da milliyetçi motifleri taşımaya devam ettiği tartışılıyor; Kürt feminist hareketinin ortaya çıkışıyla birlikte yaşanan çatışmalar, yüzleşmeler ve dönüşümler değerlendiriliyor. Konuşmada Kürt feminizminin Türk feminizminin milliyetçiliğine yönelik güçlü eleştirilerinin yanında, Kürt feminizminin Kürt milliyetçiliği ile ilişkisi de çatışan ve uzlaşan boyutlarıyla ele alınıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6685</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42952830]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5672583772.mp3?updated=1678463310" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Seval Şahin - Edebiyat ve Millî Kimlik İnşası</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/seval-sahin-nmed-podcast</link>
      <description>Ne Mutlu Eşitim Diyene serimizde sıra edebiyatın milliyetçilikle ilişkisinde.  Seval Şahin "Edebiyat ve Millî Kimlik İnşası" başlıklı konuşmasını şu saptamayla özetliyor: "Edebiyat ulusun tarif edilmesinden millî kimliğin tanımlanmasına ve ülke sınırlarının çizilmesine kadar birçok noktada önemli bir işlev üstlenir. Toplumu mobilize etmek, gelecek kuşaklara bir tarih anlatısı sunmak için edebiyat, hedeflenen millî kimliğin oluşumu ve yayılımına hizmet eden bir araç. Bu aracın ne şekillerde hangi amaçlarla kullanıldığı üzerine düşünmek, edebiyatın millî olanda oynadığı rolü belirlemek için yeni sorulara ihtiyacımız var."</description>
      <pubDate>Tue, 12 Jan 2021 16:42:52 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3875d744-bf5a-11ed-909c-47081479eee8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ne Mutlu Eşitim Diyene serimizde sıra edebiyatın milliyetçilikle ilişkisinde.  Seval Şahin "Edebiyat ve Millî Kimlik İnşası" başlıklı konuşmasını şu saptamayla özetliyor: "Edebiyat ulusun tarif edilmesinden millî kimliğin tanımlanmasına ve ülke...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ne Mutlu Eşitim Diyene serimizde sıra edebiyatın milliyetçilikle ilişkisinde.  Seval Şahin "Edebiyat ve Millî Kimlik İnşası" başlıklı konuşmasını şu saptamayla özetliyor: "Edebiyat ulusun tarif edilmesinden millî kimliğin tanımlanmasına ve ülke sınırlarının çizilmesine kadar birçok noktada önemli bir işlev üstlenir. Toplumu mobilize etmek, gelecek kuşaklara bir tarih anlatısı sunmak için edebiyat, hedeflenen millî kimliğin oluşumu ve yayılımına hizmet eden bir araç. Bu aracın ne şekillerde hangi amaçlarla kullanıldığı üzerine düşünmek, edebiyatın millî olanda oynadığı rolü belirlemek için yeni sorulara ihtiyacımız var."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ne Mutlu Eşitim Diyene serimizde sıra edebiyatın milliyetçilikle ilişkisinde.  Seval Şahin "Edebiyat ve Millî Kimlik İnşası" başlıklı konuşmasını şu saptamayla özetliyor: "Edebiyat ulusun tarif edilmesinden millî kimliğin tanımlanmasına ve ülke sınırlarının çizilmesine kadar birçok noktada önemli bir işlev üstlenir. Toplumu mobilize etmek, gelecek kuşaklara bir tarih anlatısı sunmak için edebiyat, hedeflenen millî kimliğin oluşumu ve yayılımına hizmet eden bir araç. Bu aracın ne şekillerde hangi amaçlarla kullanıldığı üzerine düşünmek, edebiyatın millî olanda oynadığı rolü belirlemek için yeni sorulara ihtiyacımız var."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3424</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42901917]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4073153116.mp3?updated=1678463310" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ev Konseri: Beethoven 250 Yaşında</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/beethoven250-konser-podcast</link>
      <description>Beethoven Yılı'nın sonunda, 2020'ye veda etmeye hazırlandığımız günlerde, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde çok özel bir klasik müzik akşamında üç değerli sanatçı Hasan Tura (Keman), Murat Cangal (Viyola), Murat Berk (Çello) ile bir araya geldik. 2021'nin yeni umutları yeşertmesi dileğiyle bu çok özel konseri şimdi podcast kanallarımızdan da dinleyebilirsiniz.17 Aralık 1770'de doğan Ludwig van Beethoven'ın ölümsüz eserleri, 2020 yılı boyunca tüm dünyada "Beethoven 250 Yaşında" başlıklı etkinliklerde  çalındı, dinlendi. Fakat pandemi kaynaklı iptaller, Beethoven Yılı için planlanan birçok özel konseri de ister istemez engelledi.Biz de Kıraathane olarak her sezon bir "Beethoven 250 Yaşında" etkinliği düzenleme niyetindeydik, pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremedik. İyi ki 5 Şubat 2020'de Aydın Büke'nin Kıraathane'de yaptığı "Beethoven" konuşmasının kaydını tutmuşuz, iyi ki podcast kanalımızda dinleyebiliyoruz diye avunmakla yetindik. Fakat bu kayıtta, şeytanın bacağını kırıyoruz; kemancı Hasan Tura, viyolacı Murat Cangal ve çellist Murat Berk'in, Kıraathane için hazırladıkları bu minik konserde Beethoven'ın yaylı çalgılar için yazdığı muhteşem triolarından birini dinleyerek yeni yıla merhaba diyoruz.Ludwig van Beethoven, Keman, Viyola ve Çello için Sol Majör 1 numaralı Trio, Op. 9/1</description>
      <pubDate>Sat, 09 Jan 2021 14:17:34 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/388bbd70-bf5a-11ed-909c-4badf7f01ef3/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Beethoven Yılı'nın sonunda, 2020'ye veda etmeye hazırlandığımız günlerde, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde çok özel bir klasik müzik akşamında üç değerli sanatçı Hasan Tura (Keman), Murat Cangal (Viyola), Murat Berk (Çello) ile bir araya geldik....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Beethoven Yılı'nın sonunda, 2020'ye veda etmeye hazırlandığımız günlerde, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde çok özel bir klasik müzik akşamında üç değerli sanatçı Hasan Tura (Keman), Murat Cangal (Viyola), Murat Berk (Çello) ile bir araya geldik. 2021'nin yeni umutları yeşertmesi dileğiyle bu çok özel konseri şimdi podcast kanallarımızdan da dinleyebilirsiniz.17 Aralık 1770'de doğan Ludwig van Beethoven'ın ölümsüz eserleri, 2020 yılı boyunca tüm dünyada "Beethoven 250 Yaşında" başlıklı etkinliklerde  çalındı, dinlendi. Fakat pandemi kaynaklı iptaller, Beethoven Yılı için planlanan birçok özel konseri de ister istemez engelledi.Biz de Kıraathane olarak her sezon bir "Beethoven 250 Yaşında" etkinliği düzenleme niyetindeydik, pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremedik. İyi ki 5 Şubat 2020'de Aydın Büke'nin Kıraathane'de yaptığı "Beethoven" konuşmasının kaydını tutmuşuz, iyi ki podcast kanalımızda dinleyebiliyoruz diye avunmakla yetindik. Fakat bu kayıtta, şeytanın bacağını kırıyoruz; kemancı Hasan Tura, viyolacı Murat Cangal ve çellist Murat Berk'in, Kıraathane için hazırladıkları bu minik konserde Beethoven'ın yaylı çalgılar için yazdığı muhteşem triolarından birini dinleyerek yeni yıla merhaba diyoruz.Ludwig van Beethoven, Keman, Viyola ve Çello için Sol Majör 1 numaralı Trio, Op. 9/1</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Beethoven Yılı'nın sonunda, 2020'ye veda etmeye hazırlandığımız günlerde, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde çok özel bir klasik müzik akşamında üç değerli sanatçı Hasan Tura (Keman), Murat Cangal (Viyola), Murat Berk (Çello) ile bir araya geldik. 2021'nin yeni umutları yeşertmesi dileğiyle bu çok özel konseri şimdi podcast kanallarımızdan da dinleyebilirsiniz.<br><br>17 Aralık 1770'de doğan Ludwig van Beethoven'ın ölümsüz eserleri, 2020 yılı boyunca tüm dünyada "Beethoven 250 Yaşında" başlıklı etkinliklerde  çalındı, dinlendi. Fakat pandemi kaynaklı iptaller, Beethoven Yılı için planlanan birçok özel konseri de ister istemez engelledi.<br><br>Biz de Kıraathane olarak her sezon bir "Beethoven 250 Yaşında" etkinliği düzenleme niyetindeydik, pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremedik. İyi ki 5 Şubat 2020'de Aydın Büke'nin Kıraathane'de yaptığı "Beethoven" konuşmasının kaydını tutmuşuz, iyi ki podcast kanalımızda dinleyebiliyoruz diye avunmakla yetindik. <br><br>Fakat bu kayıtta, şeytanın bacağını kırıyoruz; kemancı Hasan Tura, viyolacı Murat Cangal ve çellist Murat Berk'in, Kıraathane için hazırladıkları bu minik konserde Beethoven'ın yaylı çalgılar için yazdığı muhteşem triolarından birini dinleyerek yeni yıla merhaba diyoruz.<br><br>Ludwig van Beethoven, Keman, Viyola ve Çello için Sol Majör 1 numaralı Trio, Op. 9/1]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1543</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42858045]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5817253184.mp3?updated=1678463310" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Taçlı Yazıcıoğlu - Milliyetsiz Alanlar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/tacli-yazicioglu-podcast</link>
      <description>Taçlı Yazıcıoğlu'na göre üretim-tüketim ilişkilerinin ulus-devletlerin sınırlarından taştığı, teknolojinin otonomiyi fazlalaştırdığı, finans sistemlerinin özerkleştiği, mobilitenin ve kültürel parçalanmışlığın arttığı günümüz dünyasının ortak paydası, bu bağlamlarda menşein belirsizleşmesiyle, milliyetçiliğin farklı alanlara geçmesi olmuştur. Piyasa-kültür ilişkisinin hangi yönlerde değişmeye başladığı, tüketilen meta kadar dahil olunan toplumsal hareketin de milliyetinin sorgulanmadığı bir dünyada oluşumuz çok da göz ardı edilemeyecek bir değişimdir ve milliyetçiliğin geleceği hakkında bize farklı bakış açıları sunabilir. Ne Mutlu Eşitiz Diyene serimizin bu bölümünde söz Taçlı Yazıcıoğlu'nda.</description>
      <pubDate>Wed, 06 Jan 2021 16:35:12 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/38a1d3ee-bf5a-11ed-909c-f325792f4578/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Taçlı Yazıcıoğlu'na göre üretim-tüketim ilişkilerinin ulus-devletlerin sınırlarından taştığı, teknolojinin otonomiyi fazlalaştırdığı, finans sistemlerinin özerkleştiği, mobilitenin ve kültürel parçalanmışlığın arttığı günümüz dünyasının ortak paydası,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Taçlı Yazıcıoğlu'na göre üretim-tüketim ilişkilerinin ulus-devletlerin sınırlarından taştığı, teknolojinin otonomiyi fazlalaştırdığı, finans sistemlerinin özerkleştiği, mobilitenin ve kültürel parçalanmışlığın arttığı günümüz dünyasının ortak paydası, bu bağlamlarda menşein belirsizleşmesiyle, milliyetçiliğin farklı alanlara geçmesi olmuştur. Piyasa-kültür ilişkisinin hangi yönlerde değişmeye başladığı, tüketilen meta kadar dahil olunan toplumsal hareketin de milliyetinin sorgulanmadığı bir dünyada oluşumuz çok da göz ardı edilemeyecek bir değişimdir ve milliyetçiliğin geleceği hakkında bize farklı bakış açıları sunabilir. Ne Mutlu Eşitiz Diyene serimizin bu bölümünde söz Taçlı Yazıcıoğlu'nda.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Taçlı Yazıcıoğlu'na göre üretim-tüketim ilişkilerinin ulus-devletlerin sınırlarından taştığı, teknolojinin otonomiyi fazlalaştırdığı, finans sistemlerinin özerkleştiği, mobilitenin ve kültürel parçalanmışlığın arttığı günümüz dünyasının ortak paydası, bu bağlamlarda menşein belirsizleşmesiyle, milliyetçiliğin farklı alanlara geçmesi olmuştur. Piyasa-kültür ilişkisinin hangi yönlerde değişmeye başladığı, tüketilen meta kadar dahil olunan toplumsal hareketin de milliyetinin sorgulanmadığı bir dünyada oluşumuz çok da göz ardı edilemeyecek bir değişimdir ve milliyetçiliğin geleceği hakkında bize farklı bakış açıları sunabilir. Ne Mutlu Eşitiz Diyene serimizin bu bölümünde söz Taçlı Yazıcıoğlu'nda.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3429</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42814629]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3680465197.mp3?updated=1678463311" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fethiye Çetin - Bu Diyarda Ermeni Olma: Vatandaş Olamama, Milletten Sayılmama</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/fethiye-cetin-podcast</link>
      <description>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz Fethiye Çetin'le sürüyor. Ermeni hikâyelerinden kısa alıntılarla başlayıp "Bu Diyarda Ermeni Olma-Vatandaş Olamama, Milletten Sayılmama" hâli üzerinden, soykırımın yasal mevzuattaki izini de sürerek devam eden bir konuşma dinleyeceksiniz. Kendi aile hikâyesinden ve avukatlık deneyiminden yola çıkan Fethiye Çetin, Türkiye'de yargının Ermeni'ye bakışını örneklerle açıklıyor.</description>
      <pubDate>Mon, 04 Jan 2021 13:47:59 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/38b7f08e-bf5a-11ed-909c-d7ace37b0dfc/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz Fethiye Çetin'le sürüyor. Ermeni hikâyelerinden kısa alıntılarla başlayıp "Bu Diyarda Ermeni Olma-Vatandaş Olamama, Milletten Sayılmama" hâli üzerinden, soykırımın yasal mevzuattaki izini de sürerek devam eden...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz Fethiye Çetin'le sürüyor. Ermeni hikâyelerinden kısa alıntılarla başlayıp "Bu Diyarda Ermeni Olma-Vatandaş Olamama, Milletten Sayılmama" hâli üzerinden, soykırımın yasal mevzuattaki izini de sürerek devam eden bir konuşma dinleyeceksiniz. Kendi aile hikâyesinden ve avukatlık deneyiminden yola çıkan Fethiye Çetin, Türkiye'de yargının Ermeni'ye bakışını örneklerle açıklıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz Fethiye Çetin'le sürüyor. Ermeni hikâyelerinden kısa alıntılarla başlayıp "Bu Diyarda Ermeni Olma-Vatandaş Olamama, Milletten Sayılmama" hâli üzerinden, soykırımın yasal mevzuattaki izini de sürerek devam eden bir konuşma dinleyeceksiniz. Kendi aile hikâyesinden ve avukatlık deneyiminden yola çıkan Fethiye Çetin, Türkiye'de yargının Ermeni'ye bakışını örneklerle açıklıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4468</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42783380]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7190044436.mp3?updated=1678463311" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ustalık Dersleri - Şahika Tekand’la Oyunculuk: Bedenin Şimdide Varlığı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ustalik-dersleri-sahika-tekand-podcast</link>
      <description>Türkiye’de tiyatronun en yaratıcı seslerinden birisi, oyuncu, yönetmen ve oyun yazarı, sevgili dostumuz Şahika Tekand’ı, Sonbahar 2020 sezonunda başlattığımız Ustalık Dersleri / Master Class dizimizin ilk konuğu olarak ağırlamaktan çok mutluyuz. Studio Oyuncuları topluluğunun kurucusu, öncü tiyatro sancağını otuz senedir başarıyla taşıyan Şahika Tekand, “Performatif Sahneleme ve Oyunculuk Yöntemi” adını verdiği yöntemin de yaratıcısı. Tekand bizlere sunduğu programda bu yöntemin temellerini ve inceliklerini paylaştıŞahika Tekand gerek mitolojiden ve eski Yunan trajedisinden yararlandığı gösterileri ve metinleriyle, gerek Beckett ve Brecht gibi öncülerin yapıtlarına getirdiği farklı yorumlarla kendi oyunculuk yöntemini bütün dünyaya kabul ettirmiş ve bir çok kez ödüllendirilmiş bir sanatçı. Bedeni ve sesi uç sınırlarda kullanmasıyla, antik tiyatronun baş ögesi olan koroya getirdiği çağdaş yenilikle, sahnedeki performatif varoluş ile metin arasında kurduğu zengin ilişkiyle, gerçek bir öncü. 2019’da İstanbul Tiyatro Festivali’nin açılışını en yeni eseri Io’yu yöneterek ve baş rolü üstlenerek gerçekleştirmişti. Covid-19 koşullarında pes etmeden ders vermeye devam ediyor. Ama bu ders çok özel. Mutlaka dinleyin.</description>
      <pubDate>Sat, 02 Jan 2021 15:44:09 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/38ce8c0e-bf5a-11ed-909c-6feb5bfbc4b1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Türkiye’de tiyatronun en yaratıcı seslerinden birisi, oyuncu, yönetmen ve oyun yazarı, sevgili dostumuz Şahika Tekand’ı, Sonbahar 2020 sezonunda başlattığımız Ustalık Dersleri / Master Class dizimizin ilk konuğu olarak ağırlamaktan çok mutluyuz....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Türkiye’de tiyatronun en yaratıcı seslerinden birisi, oyuncu, yönetmen ve oyun yazarı, sevgili dostumuz Şahika Tekand’ı, Sonbahar 2020 sezonunda başlattığımız Ustalık Dersleri / Master Class dizimizin ilk konuğu olarak ağırlamaktan çok mutluyuz. Studio Oyuncuları topluluğunun kurucusu, öncü tiyatro sancağını otuz senedir başarıyla taşıyan Şahika Tekand, “Performatif Sahneleme ve Oyunculuk Yöntemi” adını verdiği yöntemin de yaratıcısı. Tekand bizlere sunduğu programda bu yöntemin temellerini ve inceliklerini paylaştıŞahika Tekand gerek mitolojiden ve eski Yunan trajedisinden yararlandığı gösterileri ve metinleriyle, gerek Beckett ve Brecht gibi öncülerin yapıtlarına getirdiği farklı yorumlarla kendi oyunculuk yöntemini bütün dünyaya kabul ettirmiş ve bir çok kez ödüllendirilmiş bir sanatçı. Bedeni ve sesi uç sınırlarda kullanmasıyla, antik tiyatronun baş ögesi olan koroya getirdiği çağdaş yenilikle, sahnedeki performatif varoluş ile metin arasında kurduğu zengin ilişkiyle, gerçek bir öncü. 2019’da İstanbul Tiyatro Festivali’nin açılışını en yeni eseri Io’yu yöneterek ve baş rolü üstlenerek gerçekleştirmişti. Covid-19 koşullarında pes etmeden ders vermeye devam ediyor. Ama bu ders çok özel. Mutlaka dinleyin.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Türkiye’de tiyatronun en yaratıcı seslerinden birisi, oyuncu, yönetmen ve oyun yazarı, sevgili dostumuz Şahika Tekand’ı, Sonbahar 2020 sezonunda başlattığımız Ustalık Dersleri / Master Class dizimizin ilk konuğu olarak ağırlamaktan çok mutluyuz. Studio Oyuncuları topluluğunun kurucusu, öncü tiyatro sancağını otuz senedir başarıyla taşıyan Şahika Tekand, “Performatif Sahneleme ve Oyunculuk Yöntemi” adını verdiği yöntemin de yaratıcısı. Tekand bizlere sunduğu programda bu yöntemin temellerini ve inceliklerini paylaştı<br><br>Şahika Tekand gerek mitolojiden ve eski Yunan trajedisinden yararlandığı gösterileri ve metinleriyle, gerek Beckett ve Brecht gibi öncülerin yapıtlarına getirdiği farklı yorumlarla kendi oyunculuk yöntemini bütün dünyaya kabul ettirmiş ve bir çok kez ödüllendirilmiş bir sanatçı. Bedeni ve sesi uç sınırlarda kullanmasıyla, antik tiyatronun baş ögesi olan koroya getirdiği çağdaş yenilikle, sahnedeki performatif varoluş ile metin arasında kurduğu zengin ilişkiyle, gerçek bir öncü. 2019’da İstanbul Tiyatro Festivali’nin açılışını en yeni eseri Io’yu yöneterek ve baş rolü üstlenerek gerçekleştirmişti. Covid-19 koşullarında pes etmeden ders vermeye devam ediyor. Ama bu ders çok özel. Mutlaka dinleyin.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6433</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42760165]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3279562367.mp3?updated=1678463311" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mücahit Bilici - Kürtlerin Eşitlik Mücadelesi ve Milliyetçilik</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mucahit-bilici-podcast</link>
      <description>Milliyetçiliği her boyutuyla tartıştığımız konferans serimizde sıra Mücahit Bilici'nin konuşmasında: Kürtlerin Türkiye’de özgür ve eşit olabilmek için yürüttükleri mücadelenin ne tür bir teorik çerçevede tanımlanması gerektiği Kürt siyasi aktörlerinin zihnî mesaisinin Önemli bir maddesi olmaya devam ediyor. İslamcı ümmetçilik ile sol evrenselciliğin hegemonyası arasında kalan Kürtlerin eşitlik arayışının milliyetçilik ile ne tür kesişim ve gerilimleri var? Kürtlüğün lüzumsuzlaşmadığı bir eşitlik mümkün mü?</description>
      <pubDate>Thu, 10 Dec 2020 16:04:04 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/38e3ecca-bf5a-11ed-909c-237a7f6d3ed7/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Milliyetçiliği her boyutuyla tartıştığımız konferans serimizde sıra Mücahit Bilici'nin konuşmasında: Kürtlerin Türkiye’de özgür ve eşit olabilmek için yürüttükleri mücadelenin ne tür bir teorik çerçevede tanımlanması gerektiği Kürt siyasi aktörlerinin...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Milliyetçiliği her boyutuyla tartıştığımız konferans serimizde sıra Mücahit Bilici'nin konuşmasında: Kürtlerin Türkiye’de özgür ve eşit olabilmek için yürüttükleri mücadelenin ne tür bir teorik çerçevede tanımlanması gerektiği Kürt siyasi aktörlerinin zihnî mesaisinin Önemli bir maddesi olmaya devam ediyor. İslamcı ümmetçilik ile sol evrenselciliğin hegemonyası arasında kalan Kürtlerin eşitlik arayışının milliyetçilik ile ne tür kesişim ve gerilimleri var? Kürtlüğün lüzumsuzlaşmadığı bir eşitlik mümkün mü?</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Milliyetçiliği her boyutuyla tartıştığımız konferans serimizde sıra Mücahit Bilici'nin konuşmasında: Kürtlerin Türkiye’de özgür ve eşit olabilmek için yürüttükleri mücadelenin ne tür bir teorik çerçevede tanımlanması gerektiği Kürt siyasi aktörlerinin zihnî mesaisinin Önemli bir maddesi olmaya devam ediyor. İslamcı ümmetçilik ile sol evrenselciliğin hegemonyası arasında kalan Kürtlerin eşitlik arayışının milliyetçilik ile ne tür kesişim ve gerilimleri var? Kürtlüğün lüzumsuzlaşmadığı bir eşitlik mümkün mü?]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2830</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42417415]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5387577938.mp3?updated=1678463311" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Ergenç - Mitleri Bozmak: Çağdaş Sanatta Estetik ve Politik Hamleler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-ergenc-podcast</link>
      <description>Ahmet Ergenç #NeMutluEşitimDiyene konferans serisi kapsamındaki konuşmasına ve bu konuşmaya temel teşkil eden makalesine ilişkin şöyle bir özet sunuyor: "Milliyetçilik tartışmalarına, milliyetçiliğe karşı çağdaş sanatın geliştirdiği estetik ve politik hamleler üzerinden katılmayı seçmemin iki nedeni var: birincisi, milliyetçilik kendini sık sık imgeler üzerinden üretiyor ve çağdaş sanat milliyetçiliğe karşı bu imgeleri ve taşıyıcısı oldukları mitleri bozarak bir karşı görsel rejim oluşturabiliyor. Buna Gramsci’nin ifadesiyle ‘karşı-hegemonya’ da denebilir: özetle, hegemonik imgeleri bozmak. İkincisi, milliyetçilik kadim sembol ve anlatıları sürekli yedekte tutmasına karşın, kendini gündelik hayatta ve günlük medyada (ve artık sosyal medyada) çok hızlı biçimde ve çeşitli şekillerde yeniden üretiyor ve çağdaş sanat bu ‘milliyetçiliğin yeniden üretilme hamlelerine’ çok hızlı bir şekilde karşılık verip, milliyetçi hamlelerin şiddetini açığa çıkarmak konusunda edebiyat ya da sinemadan daha etkili olabiliyor. Bu noktada ‘çağdaş’ sanatın ‘güncel’liği ya da hızlı hareket kabiliyeti öne çıkıyor. Burada 90’lardan itibaren Türkiye’de milliyetçi ideolojiye ve milliyetçiliğin ‘sağ kolu’ denebilecek militarizme karşı geliştirilen sanatsal strateji ve hamleleri özetlemeye ve ortaya çıkan anti-milliyetçi manzaranın ya da görsel – dilsel rejimin etkisini araştırmayı deneyeceğim."</description>
      <pubDate>Tue, 08 Dec 2020 14:07:56 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/38f9043e-bf5a-11ed-909c-6f6e5957d39e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ahmet Ergenç #NeMutluEşitimDiyene konferans serisi kapsamındaki konuşmasına ve bu konuşmaya temel teşkil eden makalesine ilişkin şöyle bir özet sunuyor: "Milliyetçilik tartışmalarına, milliyetçiliğe karşı çağdaş sanatın geliştirdiği estetik ve politik...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ahmet Ergenç #NeMutluEşitimDiyene konferans serisi kapsamındaki konuşmasına ve bu konuşmaya temel teşkil eden makalesine ilişkin şöyle bir özet sunuyor: "Milliyetçilik tartışmalarına, milliyetçiliğe karşı çağdaş sanatın geliştirdiği estetik ve politik hamleler üzerinden katılmayı seçmemin iki nedeni var: birincisi, milliyetçilik kendini sık sık imgeler üzerinden üretiyor ve çağdaş sanat milliyetçiliğe karşı bu imgeleri ve taşıyıcısı oldukları mitleri bozarak bir karşı görsel rejim oluşturabiliyor. Buna Gramsci’nin ifadesiyle ‘karşı-hegemonya’ da denebilir: özetle, hegemonik imgeleri bozmak. İkincisi, milliyetçilik kadim sembol ve anlatıları sürekli yedekte tutmasına karşın, kendini gündelik hayatta ve günlük medyada (ve artık sosyal medyada) çok hızlı biçimde ve çeşitli şekillerde yeniden üretiyor ve çağdaş sanat bu ‘milliyetçiliğin yeniden üretilme hamlelerine’ çok hızlı bir şekilde karşılık verip, milliyetçi hamlelerin şiddetini açığa çıkarmak konusunda edebiyat ya da sinemadan daha etkili olabiliyor. Bu noktada ‘çağdaş’ sanatın ‘güncel’liği ya da hızlı hareket kabiliyeti öne çıkıyor. Burada 90’lardan itibaren Türkiye’de milliyetçi ideolojiye ve milliyetçiliğin ‘sağ kolu’ denebilecek militarizme karşı geliştirilen sanatsal strateji ve hamleleri özetlemeye ve ortaya çıkan anti-milliyetçi manzaranın ya da görsel – dilsel rejimin etkisini araştırmayı deneyeceğim."</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ahmet Ergenç #NeMutluEşitimDiyene konferans serisi kapsamındaki konuşmasına ve bu konuşmaya temel teşkil eden makalesine ilişkin şöyle bir özet sunuyor: "Milliyetçilik tartışmalarına, milliyetçiliğe karşı çağdaş sanatın geliştirdiği estetik ve politik hamleler üzerinden katılmayı seçmemin iki nedeni var: birincisi, milliyetçilik kendini sık sık imgeler üzerinden üretiyor ve çağdaş sanat milliyetçiliğe karşı bu imgeleri ve taşıyıcısı oldukları mitleri bozarak bir karşı görsel rejim oluşturabiliyor. Buna Gramsci’nin ifadesiyle ‘karşı-hegemonya’ da denebilir: özetle, hegemonik imgeleri bozmak. İkincisi, milliyetçilik kadim sembol ve anlatıları sürekli yedekte tutmasına karşın, kendini gündelik hayatta ve günlük medyada (ve artık sosyal medyada) çok hızlı biçimde ve çeşitli şekillerde yeniden üretiyor ve çağdaş sanat bu ‘milliyetçiliğin yeniden üretilme hamlelerine’ çok hızlı bir şekilde karşılık verip, milliyetçi hamlelerin şiddetini açığa çıkarmak konusunda edebiyat ya da sinemadan daha etkili olabiliyor. Bu noktada ‘çağdaş’ sanatın ‘güncel’liği ya da hızlı hareket kabiliyeti öne çıkıyor. Burada 90’lardan itibaren Türkiye’de milliyetçi ideolojiye ve milliyetçiliğin ‘sağ kolu’ denebilecek militarizme karşı geliştirilen sanatsal strateji ve hamleleri özetlemeye ve ortaya çıkan anti-milliyetçi manzaranın ya da görsel – dilsel rejimin etkisini araştırmayı deneyeceğim."]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3296</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42378696]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4846620842.mp3?updated=1678463311" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>İrvin Cemil Schick - Kemalizm, Şarkiyatçılık, Garbiyatçılık</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/irvin-cemil-schick-podcast</link>
      <description>#NeMutluEşitimDiyene serimizde sıra İrvin Cemil Schick'in konferansında. Türk milliyetçiliğinin kuruluşunda önemli rol oynayan şarkiyatçılığın ve onun aynadaki aksi olarak görülebilecek garbiyatçılığın bir kapalılık, bir dışlama fikri üzerine temellendiğini örnekleriyle ele alan İrvin Cemil Schick, milliyetçilik de toplumlar arasında etnik kökene dayalı aşılmaz duvarlar olduğunu varsayar, diyor: “Milliyetçilik, şarkiyatçı ve garbiyatçı düşünce için gerekli değildir gerçi, ama yeterlidir, Türkiye’de olduğu gibi.”</description>
      <pubDate>Mon, 07 Dec 2020 11:29:31 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/390ed714-bf5a-11ed-909c-e3f3d65627cd/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>#NeMutluEşitimDiyene serimizde sıra İrvin Cemil Schick'in konferansında. Türk milliyetçiliğinin kuruluşunda önemli rol oynayan şarkiyatçılığın ve onun aynadaki aksi olarak görülebilecek garbiyatçılığın bir kapalılık, bir dışlama fikri üzerine...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>#NeMutluEşitimDiyene serimizde sıra İrvin Cemil Schick'in konferansında. Türk milliyetçiliğinin kuruluşunda önemli rol oynayan şarkiyatçılığın ve onun aynadaki aksi olarak görülebilecek garbiyatçılığın bir kapalılık, bir dışlama fikri üzerine temellendiğini örnekleriyle ele alan İrvin Cemil Schick, milliyetçilik de toplumlar arasında etnik kökene dayalı aşılmaz duvarlar olduğunu varsayar, diyor: “Milliyetçilik, şarkiyatçı ve garbiyatçı düşünce için gerekli değildir gerçi, ama yeterlidir, Türkiye’de olduğu gibi.”</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[#NeMutluEşitimDiyene serimizde sıra İrvin Cemil Schick'in konferansında. Türk milliyetçiliğinin kuruluşunda önemli rol oynayan şarkiyatçılığın ve onun aynadaki aksi olarak görülebilecek garbiyatçılığın bir kapalılık, bir dışlama fikri üzerine temellendiğini örnekleriyle ele alan İrvin Cemil Schick, milliyetçilik de toplumlar arasında etnik kökene dayalı aşılmaz duvarlar olduğunu varsayar, diyor: “Milliyetçilik, şarkiyatçı ve garbiyatçı düşünce için gerekli değildir gerçi, ama yeterlidir, Türkiye’de olduğu gibi.”]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3895</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42358167]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3771701095.mp3?updated=1678463311" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Okuma Tiyatrosu: Pasta (Vangelis Hacıyanidis) - Semih Çelenk, Duygu Kankaytsın, Levent Aras, Kenan Özsever, Nilüfer Kuyaş</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/okuma-tiyatrosu-pasta-podcast</link>
      <description>Kim olduğu anlaşılamayan bir apartman sakini, çöp torbalarını gece vakti pencereden kaldırıma fırlatıyor. Bir yandan da apartmandaki boş daireden esrarengiz gürültüler duyuluyor. Komşular buluşup durumu konuşuyorlar. Bir kadın yazar ve üç erkek: Ziyaretine gelecek kızına pasta pişiren boşanmış adam, herkesin yaka silktiği bir başka komşu, bir de Arnavutluk göçmeni. Her biri ne sırlar saklıyor zamanla öğreneceğiz. Herkes birbirinden şüphe ediyor. Önyargılar, dışlama ve korku, yani bir arada yaşamayı engelleyen bütün toplumsal illetler, bu gayet sıradan gibi duran, ama aslında zekice politik oyunda büyük ustalıkla ve kara bir mizahla sergileniyor. Yanlış anlamalar, tehditler ve şiddet giderek fırındaki pasta gibi kabarıyor. Sonunda iş tatlıya bağlanabilecek mi?Kıraathane Kitapları’nın yazarları arasına katılan Vangelis Hacıyanidis’in Türkçede ilk olarak Dört Duvar romanını 2019’da yayımladık. Şimdi de Pasta oyunu Nilüfer Kuyaş’ın çevirisiyle karşınızda. Hepimize ayna tutan bu oyunu sıradışı yapan o incecik çılgınlık damarını sizler de seveceksiniz. Yönetmen, şair ve oyun yazarı Semih Çelenk’in yönettiği, Duygu Kankaytsın, Kenan Özsever ve Levent Aras'ın rol aldığı bu okuma tiyatrosu etkinliğimizde “parantez işlerini” de Nilüfer Kuyaş seslendirdi.</description>
      <pubDate>Sun, 06 Dec 2020 10:13:19 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/39248a00-bf5a-11ed-909c-371c716d947b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kim olduğu anlaşılamayan bir apartman sakini, çöp torbalarını gece vakti pencereden kaldırıma fırlatıyor. Bir yandan da apartmandaki boş daireden esrarengiz gürültüler duyuluyor. Komşular buluşup durumu konuşuyorlar. Bir kadın yazar ve üç erkek:...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kim olduğu anlaşılamayan bir apartman sakini, çöp torbalarını gece vakti pencereden kaldırıma fırlatıyor. Bir yandan da apartmandaki boş daireden esrarengiz gürültüler duyuluyor. Komşular buluşup durumu konuşuyorlar. Bir kadın yazar ve üç erkek: Ziyaretine gelecek kızına pasta pişiren boşanmış adam, herkesin yaka silktiği bir başka komşu, bir de Arnavutluk göçmeni. Her biri ne sırlar saklıyor zamanla öğreneceğiz. Herkes birbirinden şüphe ediyor. Önyargılar, dışlama ve korku, yani bir arada yaşamayı engelleyen bütün toplumsal illetler, bu gayet sıradan gibi duran, ama aslında zekice politik oyunda büyük ustalıkla ve kara bir mizahla sergileniyor. Yanlış anlamalar, tehditler ve şiddet giderek fırındaki pasta gibi kabarıyor. Sonunda iş tatlıya bağlanabilecek mi?Kıraathane Kitapları’nın yazarları arasına katılan Vangelis Hacıyanidis’in Türkçede ilk olarak Dört Duvar romanını 2019’da yayımladık. Şimdi de Pasta oyunu Nilüfer Kuyaş’ın çevirisiyle karşınızda. Hepimize ayna tutan bu oyunu sıradışı yapan o incecik çılgınlık damarını sizler de seveceksiniz. Yönetmen, şair ve oyun yazarı Semih Çelenk’in yönettiği, Duygu Kankaytsın, Kenan Özsever ve Levent Aras'ın rol aldığı bu okuma tiyatrosu etkinliğimizde “parantez işlerini” de Nilüfer Kuyaş seslendirdi.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kim olduğu anlaşılamayan bir apartman sakini, çöp torbalarını gece vakti pencereden kaldırıma fırlatıyor. Bir yandan da apartmandaki boş daireden esrarengiz gürültüler duyuluyor. Komşular buluşup durumu konuşuyorlar. Bir kadın yazar ve üç erkek: Ziyaretine gelecek kızına pasta pişiren boşanmış adam, herkesin yaka silktiği bir başka komşu, bir de Arnavutluk göçmeni. Her biri ne sırlar saklıyor zamanla öğreneceğiz. Herkes birbirinden şüphe ediyor. Önyargılar, dışlama ve korku, yani bir arada yaşamayı engelleyen bütün toplumsal illetler, bu gayet sıradan gibi duran, ama aslında zekice politik oyunda büyük ustalıkla ve kara bir mizahla sergileniyor. Yanlış anlamalar, tehditler ve şiddet giderek fırındaki pasta gibi kabarıyor. Sonunda iş tatlıya bağlanabilecek mi?<br><br>Kıraathane Kitapları’nın yazarları arasına katılan Vangelis Hacıyanidis’in Türkçede ilk olarak Dört Duvar romanını 2019’da yayımladık. Şimdi de Pasta oyunu Nilüfer Kuyaş’ın çevirisiyle karşınızda. Hepimize ayna tutan bu oyunu sıradışı yapan o incecik çılgınlık damarını sizler de seveceksiniz. Yönetmen, şair ve oyun yazarı Semih Çelenk’in yönettiği, Duygu Kankaytsın, Kenan Özsever ve Levent Aras'ın rol aldığı bu okuma tiyatrosu etkinliğimizde “parantez işlerini” de Nilüfer Kuyaş seslendirdi.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5852</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42341436]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1244545484.mp3?updated=1678463311" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yekta Kopan, Levent Gönenç - Sarmaşık: Harflerden Çizgilere Bir Hesaplaşma Hikâyesi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kiraathanepodcast-yektakopanleventgonenc</link>
      <description>Yekta Kopan'ın Bir de Baktım Yoksun kitabında yer alan "Sarmaşık" öyküsü Levent Gönenç'in çizgileriyle yeni bir hayata atılıdı, bir hesaplaşma hikâyesi ortaya çıktı. Sarmaşık, aynı zamanda Can Yayınları'nın ilk çizgi romanı olarak raflarda yerini buldu. Kitabı, dostlukları bir ilkokul sırasında başlayan yazarından ve çizerinden dinledik.</description>
      <pubDate>Mon, 30 Nov 2020 11:31:18 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/393a757c-bf5a-11ed-909c-e78a63a3c1af/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yekta Kopan'ın Bir de Baktım Yoksun kitabında yer alan "Sarmaşık" öyküsü Levent Gönenç'in çizgileriyle yeni bir hayata atılıdı, bir hesaplaşma hikâyesi ortaya çıktı. Sarmaşık, aynı zamanda Can Yayınları'nın ilk çizgi romanı olarak raflarda yerini...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yekta Kopan'ın Bir de Baktım Yoksun kitabında yer alan "Sarmaşık" öyküsü Levent Gönenç'in çizgileriyle yeni bir hayata atılıdı, bir hesaplaşma hikâyesi ortaya çıktı. Sarmaşık, aynı zamanda Can Yayınları'nın ilk çizgi romanı olarak raflarda yerini buldu. Kitabı, dostlukları bir ilkokul sırasında başlayan yazarından ve çizerinden dinledik.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yekta Kopan'ın Bir de Baktım Yoksun kitabında yer alan "Sarmaşık" öyküsü Levent Gönenç'in çizgileriyle yeni bir hayata atılıdı, bir hesaplaşma hikâyesi ortaya çıktı. Sarmaşık, aynı zamanda Can Yayınları'nın ilk çizgi romanı olarak raflarda yerini buldu. Kitabı, dostlukları bir ilkokul sırasında başlayan yazarından ve çizerinden dinledik.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4137</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42237614]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8825965489.mp3?updated=1678463311" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Serdar Soydan, Didem Ardalı Büyükarman - İntihal, Adaptasyon ve Telif Meselesi Etrafında: Nahid Sırrı’nın Eve Düşen Yıldırım'ı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/serdar-soydan-didem-ardali-buyukarman-podcast</link>
      <description>Nahid Sırrı'nın 1932'de Milliyet'te tefrika edilen, 1934'te de kitap olarak okuyucuyla buluşan Eve Düşen Yıldırım adlı novellası, Selami İzzet'in 1929'da tefrika ettirdiği romanı Bağ Bozumu'dan yola çıkılarak mı yazılmıştır? Selami İzzet'in adını hatırlamadığı bir Fransız romanından adapte ettiği bu roman ve Eve Düşen Yıldırım'ın benzerliği o dönem köşe yazarları ve edebiyat eleştirmenleri tarafından konuşuldu, telif eser, adaptasyon ve intihal meselesi tartışıldı. Serdar Soydan ve Didem Ardalı Büyükarman bu konuşmada neredeyse bir asır geriye giderek, o dönem yapılan tartışmaları, edebiyatçıların bu konudaki görüşlerini ortaya koyuyor ve iki metni ilk defa karşılaştırıyor.</description>
      <pubDate>Sat, 28 Nov 2020 11:07:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/394f8c82-bf5a-11ed-909c-5b060aab1171/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Nahid Sırrı'nın 1932'de Milliyet'te tefrika edilen, 1934'te de kitap olarak okuyucuyla buluşan Eve Düşen Yıldırım adlı novellası, Selami İzzet'in 1929'da tefrika ettirdiği romanı Bağ Bozumu'dan yola çıkılarak mı yazılmıştır? Selami İzzet'in adını...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Nahid Sırrı'nın 1932'de Milliyet'te tefrika edilen, 1934'te de kitap olarak okuyucuyla buluşan Eve Düşen Yıldırım adlı novellası, Selami İzzet'in 1929'da tefrika ettirdiği romanı Bağ Bozumu'dan yola çıkılarak mı yazılmıştır? Selami İzzet'in adını hatırlamadığı bir Fransız romanından adapte ettiği bu roman ve Eve Düşen Yıldırım'ın benzerliği o dönem köşe yazarları ve edebiyat eleştirmenleri tarafından konuşuldu, telif eser, adaptasyon ve intihal meselesi tartışıldı. Serdar Soydan ve Didem Ardalı Büyükarman bu konuşmada neredeyse bir asır geriye giderek, o dönem yapılan tartışmaları, edebiyatçıların bu konudaki görüşlerini ortaya koyuyor ve iki metni ilk defa karşılaştırıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Nahid Sırrı'nın 1932'de Milliyet'te tefrika edilen, 1934'te de kitap olarak okuyucuyla buluşan Eve Düşen Yıldırım adlı novellası, Selami İzzet'in 1929'da tefrika ettirdiği romanı Bağ Bozumu'dan yola çıkılarak mı yazılmıştır? Selami İzzet'in adını hatırlamadığı bir Fransız romanından adapte ettiği bu roman ve Eve Düşen Yıldırım'ın benzerliği o dönem köşe yazarları ve edebiyat eleştirmenleri tarafından konuşuldu, telif eser, adaptasyon ve intihal meselesi tartışıldı. Serdar Soydan ve Didem Ardalı Büyükarman bu konuşmada neredeyse bir asır geriye giderek, o dönem yapılan tartışmaları, edebiyatçıların bu konudaki görüşlerini ortaya koyuyor ve iki metni ilk defa karşılaştırıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4362</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42212293]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5942513498.mp3?updated=1678463311" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Mîna Acer, Mem Wenda - Helbestên Şînê (Yas Şiirleri)</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mina-acer-mem-wenda-podcast</link>
      <description>Helbest parçeyek jîyana min bû. Di zarokatîya xwe de, min wekî dengbêjan helbestên xwe digotin. Paşê min dest bi nivîsandinê kir. Wexta min dinivîsand dengê Ca min a ji Dêrikê dihat. Dengê di pişt derîyan de fetisî... Di pişt derîyan de dengê jinên ji kastîn de ketî, tev li dengê min bûn û Kulîlkên Mala Mirîyan derket holê.</description>
      <pubDate>Fri, 27 Nov 2020 10:15:05 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/396789f4-bf5a-11ed-909c-ff644a2375b4/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Helbest parçeyek jîyana min bû. Di zarokatîya xwe de, min wekî dengbêjan helbestên xwe digotin. Paşê min dest bi nivîsandinê kir. Wexta min dinivîsand dengê Ca min a ji Dêrikê dihat. Dengê di pişt derîyan de fetisî... Di pişt derîyan de dengê jinên ji...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Helbest parçeyek jîyana min bû. Di zarokatîya xwe de, min wekî dengbêjan helbestên xwe digotin. Paşê min dest bi nivîsandinê kir. Wexta min dinivîsand dengê Ca min a ji Dêrikê dihat. Dengê di pişt derîyan de fetisî... Di pişt derîyan de dengê jinên ji kastîn de ketî, tev li dengê min bûn û Kulîlkên Mala Mirîyan derket holê.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Helbest parçeyek jîyana min bû. Di zarokatîya xwe de, min wekî dengbêjan helbestên xwe digotin. Paşê min dest bi nivîsandinê kir. Wexta min dinivîsand dengê Ca min a ji Dêrikê dihat. Dengê di pişt derîyan de fetisî... Di pişt derîyan de dengê jinên ji kastîn de ketî, tev li dengê min bûn û Kulîlkên Mala Mirîyan derket holê.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>823</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42196266]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9826433466.mp3?updated=1678463311" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ayhan Aktar - Türk Milliyetçiliği ve Gayrimüslim Azınlıklar: Varlık Vergisi, 1942-43</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ayhan-aktar-podcast</link>
      <description>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimizde bu kez Ayhan Aktar'ı dinliyoruz. İkinci Dünya Savaşı yıllarında çıkarılan Varlık Vergisi Kanunu, sadece iktisadî değil; siyasî ve kültürel bakımlardan da önemli bir uygulamadır. Varlık Vergisi uygulaması, esas olarak, kanunun hazırlanışı; TBMM’de kabulü; o dönemin yayın organlarında desteklenmesi; kimin ne kadar vergi ödeyeceğini tespit eden komisyonların çalışma biçimleri; en fazla bir ay ile sınırlandırılmış ödeme süresi; bu süre içinde vergi borcunu ödeyemeyenlerin mallarının haczedilerek icra yolu ile satışı ve bütün bunlara rağmen vergi borcunu ödeyemeyen mükelleflere borçlarını; “bedenen çalıştırarak ödetmek” amacıyla Aşkale'deki çalışma kampına gönderilmeleri gibi alt süreçler içerir. Bu aşamalar bir bütünlük içinde ele alındığında, Varlık Vergisi Kanunu yakın tarihimizde birçok kez karşımıza çıkan “azınlık karşıtı” politikalara örnek olarak gösterilebilir.</description>
      <pubDate>Thu, 26 Nov 2020 12:33:37 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/397d3894-bf5a-11ed-909c-6bbbb78b3d3e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimizde bu kez Ayhan Aktar'ı dinliyoruz. İkinci Dünya Savaşı yıllarında çıkarılan Varlık Vergisi Kanunu, sadece iktisadî değil; siyasî ve kültürel bakımlardan da önemli bir uygulamadır. Varlık Vergisi uygulaması,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimizde bu kez Ayhan Aktar'ı dinliyoruz. İkinci Dünya Savaşı yıllarında çıkarılan Varlık Vergisi Kanunu, sadece iktisadî değil; siyasî ve kültürel bakımlardan da önemli bir uygulamadır. Varlık Vergisi uygulaması, esas olarak, kanunun hazırlanışı; TBMM’de kabulü; o dönemin yayın organlarında desteklenmesi; kimin ne kadar vergi ödeyeceğini tespit eden komisyonların çalışma biçimleri; en fazla bir ay ile sınırlandırılmış ödeme süresi; bu süre içinde vergi borcunu ödeyemeyenlerin mallarının haczedilerek icra yolu ile satışı ve bütün bunlara rağmen vergi borcunu ödeyemeyen mükelleflere borçlarını; “bedenen çalıştırarak ödetmek” amacıyla Aşkale'deki çalışma kampına gönderilmeleri gibi alt süreçler içerir. Bu aşamalar bir bütünlük içinde ele alındığında, Varlık Vergisi Kanunu yakın tarihimizde birçok kez karşımıza çıkan “azınlık karşıtı” politikalara örnek olarak gösterilebilir.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimizde bu kez Ayhan Aktar'ı dinliyoruz. İkinci Dünya Savaşı yıllarında çıkarılan Varlık Vergisi Kanunu, sadece iktisadî değil; siyasî ve kültürel bakımlardan da önemli bir uygulamadır. Varlık Vergisi uygulaması, esas olarak, kanunun hazırlanışı; TBMM’de kabulü; o dönemin yayın organlarında desteklenmesi; kimin ne kadar vergi ödeyeceğini tespit eden komisyonların çalışma biçimleri; en fazla bir ay ile sınırlandırılmış ödeme süresi; bu süre içinde vergi borcunu ödeyemeyenlerin mallarının haczedilerek icra yolu ile satışı ve bütün bunlara rağmen vergi borcunu ödeyemeyen mükelleflere borçlarını; “bedenen çalıştırarak ödetmek” amacıyla Aşkale'deki çalışma kampına gönderilmeleri gibi alt süreçler içerir. Bu aşamalar bir bütünlük içinde ele alındığında, Varlık Vergisi Kanunu yakın tarihimizde birçok kez karşımıza çıkan “azınlık karşıtı” politikalara örnek olarak gösterilebilir.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4334</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42180006]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8656836136.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mehmet Altan - Yerli ve Millî Ekonomi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mehmet-altan-podcast</link>
      <description>Bugünün dünyasında yerli ve millî bir ekonomi mümkün mü? Mehmet Altan, bu konuşmasında ve konuşmaya esas teşkil eden makalesinde 1) milliyetçilik, 2) küreselleşme, 3) yerli ve millî ekonomi, diye bir sıralama yaparak, bu sıralamadaki garipliği irdeliyor. "Yerli ve millî" ekonominin mümkün ve makbul olduğu söyleminin bugünün Türkiyesinde yeniden ortaya çıkabilmiş olması bize neyi gösteriyor? Akışkanlık nerede ve neden akamete uğradı, yolunda gitmeyen nedir?</description>
      <pubDate>Wed, 25 Nov 2020 10:43:50 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/39936330-bf5a-11ed-909c-ab68de64769a/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bugünün dünyasında yerli ve millî bir ekonomi mümkün mü? Mehmet Altan, bu konuşmasında ve konuşmaya esas teşkil eden makalesinde 1) milliyetçilik, 2) küreselleşme, 3) yerli ve millî ekonomi, diye bir sıralama yaparak, bu sıralamadaki garipliği...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bugünün dünyasında yerli ve millî bir ekonomi mümkün mü? Mehmet Altan, bu konuşmasında ve konuşmaya esas teşkil eden makalesinde 1) milliyetçilik, 2) küreselleşme, 3) yerli ve millî ekonomi, diye bir sıralama yaparak, bu sıralamadaki garipliği irdeliyor. "Yerli ve millî" ekonominin mümkün ve makbul olduğu söyleminin bugünün Türkiyesinde yeniden ortaya çıkabilmiş olması bize neyi gösteriyor? Akışkanlık nerede ve neden akamete uğradı, yolunda gitmeyen nedir?</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bugünün dünyasında yerli ve millî bir ekonomi mümkün mü? Mehmet Altan, bu konuşmasında ve konuşmaya esas teşkil eden makalesinde 1) milliyetçilik, 2) küreselleşme, 3) yerli ve millî ekonomi, diye bir sıralama yaparak, bu sıralamadaki garipliği irdeliyor. "Yerli ve millî" ekonominin mümkün ve makbul olduğu söyleminin bugünün Türkiyesinde yeniden ortaya çıkabilmiş olması bize neyi gösteriyor? Akışkanlık nerede ve neden akamete uğradı, yolunda gitmeyen nedir?]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3294</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42157629]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7530841327.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Roni Margulies - Türk ve "Kanun Türkü"</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/roni-margulies-podcast</link>
      <description>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz Roni Margulies'le devam ediyor. Türk’ün tanımı nedir? Kim Türk’tür, kim değildir? Resmî söyleme göre, “Türk” etnik/ırksal bir kavram değildir, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan, vatandaş olan herkes Türk’tür. Ancak bu resmî söylemin kenarlarından zaman zaman başka bir şey sızar, vatandaşların bazılarının tam da Türk olmadığı, vatandaş olmayan bazı grupların ise “soydaş” olduğu ağızlardan kaçar. Bu konuşmada, 1923’ten beri devletin derinliklerinde “Türk” ifadesinin etnik/ırksal bir temele dayandığı ve bu devletin bu anlamda Türk olmayanların ayrıntılı kayıtlarını tuttuğu iddia ediliyor.</description>
      <pubDate>Tue, 24 Nov 2020 12:47:58 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/39a9c846-bf5a-11ed-909c-d37baa946e35/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz Roni Margulies'le devam ediyor. Türk’ün tanımı nedir? Kim Türk’tür, kim değildir? Resmî söyleme göre, “Türk” etnik/ırksal bir kavram değildir, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan, vatandaş olan herkes...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz Roni Margulies'le devam ediyor. Türk’ün tanımı nedir? Kim Türk’tür, kim değildir? Resmî söyleme göre, “Türk” etnik/ırksal bir kavram değildir, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan, vatandaş olan herkes Türk’tür. Ancak bu resmî söylemin kenarlarından zaman zaman başka bir şey sızar, vatandaşların bazılarının tam da Türk olmadığı, vatandaş olmayan bazı grupların ise “soydaş” olduğu ağızlardan kaçar. Bu konuşmada, 1923’ten beri devletin derinliklerinde “Türk” ifadesinin etnik/ırksal bir temele dayandığı ve bu devletin bu anlamda Türk olmayanların ayrıntılı kayıtlarını tuttuğu iddia ediliyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ne Mutlu Eşitim Diyene konferans serimiz Roni Margulies'le devam ediyor. Türk’ün tanımı nedir? Kim Türk’tür, kim değildir? Resmî söyleme göre, “Türk” etnik/ırksal bir kavram değildir, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan, vatandaş olan herkes Türk’tür. Ancak bu resmî söylemin kenarlarından zaman zaman başka bir şey sızar, vatandaşların bazılarının tam da Türk olmadığı, vatandaş olmayan bazı grupların ise “soydaş” olduğu ağızlardan kaçar. Bu konuşmada, 1923’ten beri devletin derinliklerinde “Türk” ifadesinin etnik/ırksal bir temele dayandığı ve bu devletin bu anlamda Türk olmayanların ayrıntılı kayıtlarını tuttuğu iddia ediliyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3874</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42139890]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7259221160.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cemil Şinasi Türün, Mustafa Arslantunalı - Blokzinciri Teknolojisinin Potansiyelleri: Para Ortadan Kalkıyor Mu?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cemil-sinasi-turun-mustafa-arslantunali-podcast</link>
      <description>Blokzinciri, Bitcoin ve Ethereum gibi sanal paraları mümkün kılan kendi basit, potansiyel etkileri muazzam bir teknoloji. Kıraathane'de "Teknoloji Konuşmaları" serisini nihayet başlatıyor olmaktan da, bu ilk konuşmada Blokzinciri konusunu Cemil Şinasi Türün'le ele almış olmaktan da çok mutluyuz. Bu keyifli ve bilgi dolu konuşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 22 Nov 2020 10:05:18 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/39c7f8e8-bf5a-11ed-909c-b389f9f1c9ff/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Blokzinciri, Bitcoin ve Ethereum gibi sanal paraları mümkün kılan kendi basit, potansiyel etkileri muazzam bir teknoloji. Kıraathane'de "Teknoloji Konuşmaları" serisini nihayet başlatıyor olmaktan da, bu ilk konuşmada Blokzinciri konusunu Cemil Şinasi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Blokzinciri, Bitcoin ve Ethereum gibi sanal paraları mümkün kılan kendi basit, potansiyel etkileri muazzam bir teknoloji. Kıraathane'de "Teknoloji Konuşmaları" serisini nihayet başlatıyor olmaktan da, bu ilk konuşmada Blokzinciri konusunu Cemil Şinasi Türün'le ele almış olmaktan da çok mutluyuz. Bu keyifli ve bilgi dolu konuşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Blokzinciri, Bitcoin ve Ethereum gibi sanal paraları mümkün kılan kendi basit, potansiyel etkileri muazzam bir teknoloji. Kıraathane'de "Teknoloji Konuşmaları" serisini nihayet başlatıyor olmaktan da, bu ilk konuşmada Blokzinciri konusunu Cemil Şinasi Türün'le ele almış olmaktan da çok mutluyuz. Bu keyifli ve bilgi dolu konuşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4171</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42102926]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9290747185.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Emre Orhun, Deniz Akhan - İllüstrasyon, Scratch Art ve Bir Grafik Roman: Kana Diz Kana</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/emre-orhun-deniz-akhan-podcast</link>
      <description>Flaneur Books'un Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu etkinliğe Lyon'dan katılan Emre Orhun, grafik romanı "Kana Diz Kana"dan yola çıkarak çizgiroman ve illüstrasyon dünyası üzerine Deniz Akhan'ın moderatörlüğünde bir konuşma yaptı. Konuşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 20 Nov 2020 10:23:41 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/39e89792-bf5a-11ed-909c-df72db2e451b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Flaneur Books'un Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu etkinliğe Lyon'dan katılan Emre Orhun, grafik romanı "Kana Diz Kana"dan yola çıkarak çizgiroman ve illüstrasyon dünyası üzerine Deniz Akhan'ın moderatörlüğünde bir konuşma yaptı....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Flaneur Books'un Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu etkinliğe Lyon'dan katılan Emre Orhun, grafik romanı "Kana Diz Kana"dan yola çıkarak çizgiroman ve illüstrasyon dünyası üzerine Deniz Akhan'ın moderatörlüğünde bir konuşma yaptı. Konuşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Flaneur Books'un Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu etkinliğe Lyon'dan katılan Emre Orhun, grafik romanı "Kana Diz Kana"dan yola çıkarak çizgiroman ve illüstrasyon dünyası üzerine Deniz Akhan'ın moderatörlüğünde bir konuşma yaptı. Konuşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3997</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42072113]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3117594770.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Pola Oloixarac, Yankı Enki - Karanlık Yeni Dünya</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/pola-oloixarac-podcast</link>
      <description>Yankı Enki, son yıllarda ses getiren Arjantinli yazarlardan biri olan ve yakınlarda Türkçeye çevrilen Karanlık Takımyıldızlar adlı siberpunk romanıyla tanıdığımız Pola Oloixarac ile söyleşiyor. İkili Latin Amerika’dan yükselen karanlık dalgayı, fantastik ve bilimkurgusal ile gerçekçi unsurların kesişimini, uygarlığı bekleyen hakiki ve kurgu kâbusları, modern insanın karanlık ötekilerini, türler arası tekinsiz geçişleri, günümüz koşullarında kendini sürekli yeniden icat eden distopyaları ve sistemdeki krizi konuşuyor. Alef'in Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu söyleşi, Zoom üzerinden canlı yayında İngilizce olarak gerçekleşti, simültane çeviri yapıldı. Burada simultane çevirili kaydını dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 19 Nov 2020 10:41:40 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3a073486-bf5a-11ed-909c-1bcadb3f4c9b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yankı Enki, son yıllarda ses getiren Arjantinli yazarlardan biri olan ve yakınlarda Türkçeye çevrilen Karanlık Takımyıldızlar adlı siberpunk romanıyla tanıdığımız Pola Oloixarac ile söyleşiyor. İkili Latin Amerika’dan yükselen karanlık dalgayı,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yankı Enki, son yıllarda ses getiren Arjantinli yazarlardan biri olan ve yakınlarda Türkçeye çevrilen Karanlık Takımyıldızlar adlı siberpunk romanıyla tanıdığımız Pola Oloixarac ile söyleşiyor. İkili Latin Amerika’dan yükselen karanlık dalgayı, fantastik ve bilimkurgusal ile gerçekçi unsurların kesişimini, uygarlığı bekleyen hakiki ve kurgu kâbusları, modern insanın karanlık ötekilerini, türler arası tekinsiz geçişleri, günümüz koşullarında kendini sürekli yeniden icat eden distopyaları ve sistemdeki krizi konuşuyor. Alef'in Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu söyleşi, Zoom üzerinden canlı yayında İngilizce olarak gerçekleşti, simültane çeviri yapıldı. Burada simultane çevirili kaydını dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yankı Enki, son yıllarda ses getiren Arjantinli yazarlardan biri olan ve yakınlarda Türkçeye çevrilen Karanlık Takımyıldızlar adlı siberpunk romanıyla tanıdığımız Pola Oloixarac ile söyleşiyor. İkili Latin Amerika’dan yükselen karanlık dalgayı, fantastik ve bilimkurgusal ile gerçekçi unsurların kesişimini, uygarlığı bekleyen hakiki ve kurgu kâbusları, modern insanın karanlık ötekilerini, türler arası tekinsiz geçişleri, günümüz koşullarında kendini sürekli yeniden icat eden distopyaları ve sistemdeki krizi konuşuyor. Alef'in Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu söyleşi, Zoom üzerinden canlı yayında İngilizce olarak gerçekleşti, simültane çeviri yapıldı. Burada simultane çevirili kaydını dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3965</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42054863]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4887910527.mp3?updated=1678463314" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kemal Aydoğan, Onur Ünsal, Ayberk Erkay - Babamı Kim Öldürdü?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/babami-kim-oldurdu-podcast</link>
      <description>Fransa’nın genç yazarlarından Edouard Louis, işçi sınıfı ailesinde yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı romanlarında ırkçılık, sömürü, cinsiyetçilik, ekonomik bunalım, nefret suçu, ayrımcılık temalarını işliyor. Yazar son romanı Babamı Kim Öldürdü'de de benzer temalar üzerinden babasıyla ilişkisi üzerine yoğunlaşıyor. Bir işçi olan babasının erkeklik, işçilik, aile gibi olgulara yaklaşımını ve bu yaklaşımındaki açmazların fark edilmesini sağlıyor.12 Kasım 2020 akşamı Edebiyat Konuşmaları'nde, Can Yayınları'ndan çıkan Babamı Kim Öldürdü romanının çevirmeni Ayberk Erkay, romandan uyarlanarak Moda Sahnesi'nde sahnelenen oyunun yönetmeni Kemal Aydoğan ve oyuncusu Onur Ünsal ile bu roman vesilesiyle edebiyat ve tiyatro üzerine konuşurken, romanın politik arkaplanı ve meseleleri üzerinde de durduk.</description>
      <pubDate>Wed, 18 Nov 2020 09:47:36 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3a27c5d4-bf5a-11ed-909c-93806c421bf8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Fransa’nın genç yazarlarından Edouard Louis, işçi sınıfı ailesinde yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı romanlarında ırkçılık, sömürü, cinsiyetçilik, ekonomik bunalım, nefret suçu, ayrımcılık temalarını işliyor. Yazar son romanı Babamı Kim Öldürdü'de...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Fransa’nın genç yazarlarından Edouard Louis, işçi sınıfı ailesinde yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı romanlarında ırkçılık, sömürü, cinsiyetçilik, ekonomik bunalım, nefret suçu, ayrımcılık temalarını işliyor. Yazar son romanı Babamı Kim Öldürdü'de de benzer temalar üzerinden babasıyla ilişkisi üzerine yoğunlaşıyor. Bir işçi olan babasının erkeklik, işçilik, aile gibi olgulara yaklaşımını ve bu yaklaşımındaki açmazların fark edilmesini sağlıyor.12 Kasım 2020 akşamı Edebiyat Konuşmaları'nde, Can Yayınları'ndan çıkan Babamı Kim Öldürdü romanının çevirmeni Ayberk Erkay, romandan uyarlanarak Moda Sahnesi'nde sahnelenen oyunun yönetmeni Kemal Aydoğan ve oyuncusu Onur Ünsal ile bu roman vesilesiyle edebiyat ve tiyatro üzerine konuşurken, romanın politik arkaplanı ve meseleleri üzerinde de durduk.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Fransa’nın genç yazarlarından Edouard Louis, işçi sınıfı ailesinde yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı romanlarında ırkçılık, sömürü, cinsiyetçilik, ekonomik bunalım, nefret suçu, ayrımcılık temalarını işliyor. Yazar son romanı Babamı Kim Öldürdü'de de benzer temalar üzerinden babasıyla ilişkisi üzerine yoğunlaşıyor. Bir işçi olan babasının erkeklik, işçilik, aile gibi olgulara yaklaşımını ve bu yaklaşımındaki açmazların fark edilmesini sağlıyor.<br><br>12 Kasım 2020 akşamı Edebiyat Konuşmaları'nde, Can Yayınları'ndan çıkan Babamı Kim Öldürdü romanının çevirmeni Ayberk Erkay, romandan uyarlanarak Moda Sahnesi'nde sahnelenen oyunun yönetmeni Kemal Aydoğan ve oyuncusu Onur Ünsal ile bu roman vesilesiyle edebiyat ve tiyatro üzerine konuşurken, romanın politik arkaplanı ve meseleleri üzerinde de durduk.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4558</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42034797]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8134289056.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kemal Can - MHP’nin Bugünü ve Yarını: “Fikri” Hep İktidarda Tutmak</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kemal-can-podcast</link>
      <description>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" serimizde yeni bir konferans. Türkiye’nin en eski ikinci partisi olan MHP’nin oy potansiyeliyle orantısız “siyasi rotayı belirleme gücü”nü nereden aldığını araştıran Kemal Can, “bir joker ideoloji” olarak milliyetçiliği en çok sahiplenen bu partinin geleceğe dönük bir umut inşa edip edemeyeceğini sorguluyor.</description>
      <pubDate>Tue, 17 Nov 2020 09:55:59 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3a4a5c3e-bf5a-11ed-909c-7b19508ca9f8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" serimizde yeni bir konferans. Türkiye’nin en eski ikinci partisi olan MHP’nin oy potansiyeliyle orantısız “siyasi rotayı belirleme gücü”nü nereden aldığını araştıran Kemal Can, “bir joker ideoloji” olarak milliyetçiliği en çok...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" serimizde yeni bir konferans. Türkiye’nin en eski ikinci partisi olan MHP’nin oy potansiyeliyle orantısız “siyasi rotayı belirleme gücü”nü nereden aldığını araştıran Kemal Can, “bir joker ideoloji” olarak milliyetçiliği en çok sahiplenen bu partinin geleceğe dönük bir umut inşa edip edemeyeceğini sorguluyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Ne Mutlu Eşitim Diyene" serimizde yeni bir konferans. Türkiye’nin en eski ikinci partisi olan MHP’nin oy potansiyeliyle orantısız “siyasi rotayı belirleme gücü”nü nereden aldığını araştıran Kemal Can, “bir joker ideoloji” olarak milliyetçiliği en çok sahiplenen bu partinin geleceğe dönük bir umut inşa edip edemeyeceğini sorguluyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2358</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/42017097]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5912429312.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Ayhan Aktar, Yektan Türkyılmaz, Mesut Varlık - Destanlarda 1915 Felaketi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ayhan-aktar-yektan-turkyilmaz-podcast</link>
      <description>Ayhan Aktar’ın Aras tarafından yayımlanan kitabı "Ermeni Evine Figan Kuruldu", 1915’te Anadolu’da yaşanan soykırımın kurbanlarını nasıl etkilediğini, bizzat onlar tarafından kaleme alınmış Ermeni harfli Türkçe destanların izini sürerek anlamaya çalışıyor. Benzer bir temayı 1938 Dersim Soykırımı etrafında işleyen antropolog Yektan Türkyılmaz ile Aktar’ın Kıraathane Kitap şenliği kapsamında düzenlenen bu sohbetini, yayıncı ve yazar Mesut Varlık yönetti. Aktar, Türkyılmaz ve Varlık, kitlesel şiddetin kurbanları yaşadıklarını destan haline getirirken hangi güdülerle hareket ederler ve bu metinler bize edebi ve tarihsel olarak neler söyler soruları etrafında tartıştılar. Sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz</description>
      <pubDate>Mon, 16 Nov 2020 09:58:54 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3a6a08fe-bf5a-11ed-909c-ab2e09030ba8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ayhan Aktar’ın Aras tarafından yayımlanan kitabı "Ermeni Evine Figan Kuruldu", 1915’te Anadolu’da yaşanan soykırımın kurbanlarını nasıl etkilediğini, bizzat onlar tarafından kaleme alınmış Ermeni harfli Türkçe destanların izini sürerek anlamaya...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ayhan Aktar’ın Aras tarafından yayımlanan kitabı "Ermeni Evine Figan Kuruldu", 1915’te Anadolu’da yaşanan soykırımın kurbanlarını nasıl etkilediğini, bizzat onlar tarafından kaleme alınmış Ermeni harfli Türkçe destanların izini sürerek anlamaya çalışıyor. Benzer bir temayı 1938 Dersim Soykırımı etrafında işleyen antropolog Yektan Türkyılmaz ile Aktar’ın Kıraathane Kitap şenliği kapsamında düzenlenen bu sohbetini, yayıncı ve yazar Mesut Varlık yönetti. Aktar, Türkyılmaz ve Varlık, kitlesel şiddetin kurbanları yaşadıklarını destan haline getirirken hangi güdülerle hareket ederler ve bu metinler bize edebi ve tarihsel olarak neler söyler soruları etrafında tartıştılar. Sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ayhan Aktar’ın Aras tarafından yayımlanan kitabı "Ermeni Evine Figan Kuruldu", 1915’te Anadolu’da yaşanan soykırımın kurbanlarını nasıl etkilediğini, bizzat onlar tarafından kaleme alınmış Ermeni harfli Türkçe destanların izini sürerek anlamaya çalışıyor. Benzer bir temayı 1938 Dersim Soykırımı etrafında işleyen antropolog Yektan Türkyılmaz ile Aktar’ın Kıraathane Kitap şenliği kapsamında düzenlenen bu sohbetini, yayıncı ve yazar Mesut Varlık yönetti. Aktar, Türkyılmaz ve Varlık, kitlesel şiddetin kurbanları yaşadıklarını destan haline getirirken hangi güdülerle hareket ederler ve bu metinler bize edebi ve tarihsel olarak neler söyler soruları etrafında tartıştılar. Sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3795</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41997428]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2382972123.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Şiirle hücreme davet ettiğim hayattır -Şair İlhan Sami Çomak</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ihan-comak-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitap Şenliği'nin bu etkinliğinde 27 yıldır cezaevinde olan ve şiirlerini bu dönemde yazmaya başlayan, bugüne dek kimi ödüllü sekiz şiir kitabı yayınlayan, bunun yanı sıra yüzlerce yayınlanmayı bekleyen şiir ve pek çok makale yazan şair İlhan Sami Çomak’ın hayatını, şiirini ve adına düzenlenen uluslararası kampanyalarını ele almıştık.Susma Platformu’nun ilk gösterimi 20 Eylül 2020'de YouTube kanalımızda yayımlanan bu sohbetinde Şair İlhan Sami Çomak’ı Uluslararası Pen Yönetim Kurulu üyesi yazar Burhan Sönmez ve Çomak’ın vasisi de olan akademisyen İpek Özel anlatıyor. Burhan Sönmez’in haksız yere ömrü cezaevinde geçen şair için yurtdışında yürütülen kampanyaları, oradaki edebiyat çevrelerinin İlhan Çomak şiirine bakışını ve İletişim Yayınları’ndan çıkacak olan şairin otobiyografisine dair notları aktaracağı etkinlikte, İpek Özel de Çomak’ın cezaevi hayatını, karşılaştığı hukuksuzlukları, nasıl şiir yazdığını, umudunu, dışarıyı kavrama becerisini ve sürmekte olan adalet beklentisini SUSMA Proje Koordinatörü Ayşen Güven’in moderasyonu ile izleyenlerle paylaşıyor.</description>
      <pubDate>Sun, 15 Nov 2020 09:53:54 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3a8f9d6c-bf5a-11ed-909c-efc2b733e26d/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitap Şenliği'nin bu etkinliğinde 27 yıldır cezaevinde olan ve şiirlerini bu dönemde yazmaya başlayan, bugüne dek kimi ödüllü sekiz şiir kitabı yayınlayan, bunun yanı sıra yüzlerce yayınlanmayı bekleyen şiir ve pek çok makale yazan şair...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitap Şenliği'nin bu etkinliğinde 27 yıldır cezaevinde olan ve şiirlerini bu dönemde yazmaya başlayan, bugüne dek kimi ödüllü sekiz şiir kitabı yayınlayan, bunun yanı sıra yüzlerce yayınlanmayı bekleyen şiir ve pek çok makale yazan şair İlhan Sami Çomak’ın hayatını, şiirini ve adına düzenlenen uluslararası kampanyalarını ele almıştık.Susma Platformu’nun ilk gösterimi 20 Eylül 2020'de YouTube kanalımızda yayımlanan bu sohbetinde Şair İlhan Sami Çomak’ı Uluslararası Pen Yönetim Kurulu üyesi yazar Burhan Sönmez ve Çomak’ın vasisi de olan akademisyen İpek Özel anlatıyor. Burhan Sönmez’in haksız yere ömrü cezaevinde geçen şair için yurtdışında yürütülen kampanyaları, oradaki edebiyat çevrelerinin İlhan Çomak şiirine bakışını ve İletişim Yayınları’ndan çıkacak olan şairin otobiyografisine dair notları aktaracağı etkinlikte, İpek Özel de Çomak’ın cezaevi hayatını, karşılaştığı hukuksuzlukları, nasıl şiir yazdığını, umudunu, dışarıyı kavrama becerisini ve sürmekte olan adalet beklentisini SUSMA Proje Koordinatörü Ayşen Güven’in moderasyonu ile izleyenlerle paylaşıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitap Şenliği'nin bu etkinliğinde 27 yıldır cezaevinde olan ve şiirlerini bu dönemde yazmaya başlayan, bugüne dek kimi ödüllü sekiz şiir kitabı yayınlayan, bunun yanı sıra yüzlerce yayınlanmayı bekleyen şiir ve pek çok makale yazan şair İlhan Sami Çomak’ın hayatını, şiirini ve adına düzenlenen uluslararası kampanyalarını ele almıştık.<br><br>Susma Platformu’nun ilk gösterimi 20 Eylül 2020'de YouTube kanalımızda yayımlanan bu sohbetinde Şair İlhan Sami Çomak’ı Uluslararası Pen Yönetim Kurulu üyesi yazar Burhan Sönmez ve Çomak’ın vasisi de olan akademisyen İpek Özel anlatıyor. <br><br>Burhan Sönmez’in haksız yere ömrü cezaevinde geçen şair için yurtdışında yürütülen kampanyaları, oradaki edebiyat çevrelerinin İlhan Çomak şiirine bakışını ve İletişim Yayınları’ndan çıkacak olan şairin otobiyografisine dair notları aktaracağı etkinlikte, İpek Özel de Çomak’ın cezaevi hayatını, karşılaştığı hukuksuzlukları, nasıl şiir yazdığını, umudunu, dışarıyı kavrama becerisini ve sürmekte olan adalet beklentisini SUSMA Proje Koordinatörü Ayşen Güven’in moderasyonu ile izleyenlerle paylaşıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3240</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41983701]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8446353248.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Komet, Ekrem Kahraman, Rafet Arslan - Avangard Şiir Okumaları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/avangard-siir-okumalari-podcast</link>
      <description>Nevi şahsına münhasır üç sanatçı – şair bir arada, Kıraathane Kitap Şenliği’ne özel avangard performanslarıyla izleyiciyle buluşuyorlar. Corpus Yayınları'nın öncülüğünde YouTube'da ilk gösterimi 19 Eylül 2020'de gerçekleşen bu çok özel buluşmayı, bu arşivlik şiir dinletisini burada dinleyebilirsiniz. Huzurlarınızda Komet, Ekrem Kahraman ve Rafet Arslan!</description>
      <pubDate>Fri, 13 Nov 2020 13:30:09 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3ac22c96-bf5a-11ed-909c-c7751e5f7667/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Nevi şahsına münhasır üç sanatçı – şair bir arada, Kıraathane Kitap Şenliği’ne özel avangard performanslarıyla izleyiciyle buluşuyorlar. Corpus Yayınları'nın öncülüğünde YouTube'da ilk gösterimi 19 Eylül 2020'de gerçekleşen bu çok özel buluşmayı, bu...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Nevi şahsına münhasır üç sanatçı – şair bir arada, Kıraathane Kitap Şenliği’ne özel avangard performanslarıyla izleyiciyle buluşuyorlar. Corpus Yayınları'nın öncülüğünde YouTube'da ilk gösterimi 19 Eylül 2020'de gerçekleşen bu çok özel buluşmayı, bu arşivlik şiir dinletisini burada dinleyebilirsiniz. Huzurlarınızda Komet, Ekrem Kahraman ve Rafet Arslan!</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Nevi şahsına münhasır üç sanatçı – şair bir arada, Kıraathane Kitap Şenliği’ne özel avangard performanslarıyla izleyiciyle buluşuyorlar. Corpus Yayınları'nın öncülüğünde YouTube'da ilk gösterimi 19 Eylül 2020'de gerçekleşen bu çok özel buluşmayı, bu arşivlik şiir dinletisini burada dinleyebilirsiniz. Huzurlarınızda Komet, Ekrem Kahraman ve Rafet Arslan!]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4558</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41957806]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8968587644.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Reşat Kasaba, Nilüfer Kuyaş - ABD Seçimleri ve Değişen Dünya</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/resat-kasaba-nilufer-kuyas-podcast</link>
      <description>ABD tarihinin en sorunlu başkanlarından biri olan Donald J. Trump 3 Kasım 2020'deki seçimlerin ardından koltuğunu bırakacak mı? Büyük bir sosyal kutuplaşma yaşayan, ırkçılığın ve ırkçı şiddetin yeniden yükselişe geçtiği Amerikan toplumu nasıl iyileşebilir? Değişen dünya dinamikleri göz önüne alındığında ABD'nin "yumuşak gücünün" eridiği söylenebilir mi? Uzun yıllardır ABD'de akademisyenlik yapan sosyal bilimci Reşat Kasaba'yla geçen haftaki seçim maratonunu ve sonuçların önümüzdeki döneme nasıl etki edeceğini konuştuk.</description>
      <pubDate>Thu, 12 Nov 2020 10:02:23 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3adaae6a-bf5a-11ed-909c-c78488e8a2d8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>ABD tarihinin en sorunlu başkanlarından biri olan Donald J. Trump 3 Kasım 2020'deki seçimlerin ardından koltuğunu bırakacak mı? Büyük bir sosyal kutuplaşma yaşayan, ırkçılığın ve ırkçı şiddetin yeniden yükselişe geçtiği Amerikan toplumu nasıl...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>ABD tarihinin en sorunlu başkanlarından biri olan Donald J. Trump 3 Kasım 2020'deki seçimlerin ardından koltuğunu bırakacak mı? Büyük bir sosyal kutuplaşma yaşayan, ırkçılığın ve ırkçı şiddetin yeniden yükselişe geçtiği Amerikan toplumu nasıl iyileşebilir? Değişen dünya dinamikleri göz önüne alındığında ABD'nin "yumuşak gücünün" eridiği söylenebilir mi? Uzun yıllardır ABD'de akademisyenlik yapan sosyal bilimci Reşat Kasaba'yla geçen haftaki seçim maratonunu ve sonuçların önümüzdeki döneme nasıl etki edeceğini konuştuk.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[ABD tarihinin en sorunlu başkanlarından biri olan Donald J. Trump 3 Kasım 2020'deki seçimlerin ardından koltuğunu bırakacak mı? Büyük bir sosyal kutuplaşma yaşayan, ırkçılığın ve ırkçı şiddetin yeniden yükselişe geçtiği Amerikan toplumu nasıl iyileşebilir? Değişen dünya dinamikleri göz önüne alındığında ABD'nin "yumuşak gücünün" eridiği söylenebilir mi? Uzun yıllardır ABD'de akademisyenlik yapan sosyal bilimci Reşat Kasaba'yla geçen haftaki seçim maratonunu ve sonuçların önümüzdeki döneme nasıl etki edeceğini konuştuk.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3414</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41936212]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3984382786.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>İştar Gözaydın - Türkiye’de Din, Milliyetçilik ve Haklar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/istar-gozaydin-podcast</link>
      <description>İştar Gözaydın, #NeMutluEşitimDiyene konferans serimizde milliyetçiliğin dinle ilişkisine bakan bir konuşmayla katılıyor: “'Ne mutlu eşitim diyene' mi? Yok canım, Türkiye’de din, milliyetçilik ve haklardan bahsediyoruz…"Siyasal yapısı, ulus olarak adlandırılan muhayyel cemaatler üzerine kurulan modernite süreçlerinde din kurumu hep bir tür rakip olarak görüldü. Din esaslı bir cemaat yerine, milliyetçilik tutkalıyla bir arada olmayı tahayyül eden pek çok ulus-devlet gibi Türkiye Cumhuriyeti de, din kurumunu kontrolü altında düzenleyen hukuki ve siyasi tercihler kullandı. Bu anlayış, doğal olarak kendi resmî din bilgisini üretmeyi ve doktrine etmeye çalışmayı da içermekteydi. Sonuç, resmî kabulün dışında kalan her inancın ve yorumun, kâğıt üzerinde mevcut din ve vicdan özgürlüğü düzenlemelerine karşın, hak ihlalleri ve ayrımcılık pratiklerine maruz kaldığı bir tarih oldu; bu süreç halen de bütün hoyratlığıyla sürmekte…</description>
      <pubDate>Tue, 10 Nov 2020 10:27:28 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3af3670c-bf5a-11ed-909c-7f014933a8d6/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İştar Gözaydın, #NeMutluEşitimDiyene konferans serimizde milliyetçiliğin dinle ilişkisine bakan bir konuşmayla katılıyor: “'Ne mutlu eşitim diyene' mi? Yok canım, Türkiye’de din, milliyetçilik ve haklardan bahsediyoruz…"

Siyasal yapısı, ulus olarak...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İştar Gözaydın, #NeMutluEşitimDiyene konferans serimizde milliyetçiliğin dinle ilişkisine bakan bir konuşmayla katılıyor: “'Ne mutlu eşitim diyene' mi? Yok canım, Türkiye’de din, milliyetçilik ve haklardan bahsediyoruz…"Siyasal yapısı, ulus olarak adlandırılan muhayyel cemaatler üzerine kurulan modernite süreçlerinde din kurumu hep bir tür rakip olarak görüldü. Din esaslı bir cemaat yerine, milliyetçilik tutkalıyla bir arada olmayı tahayyül eden pek çok ulus-devlet gibi Türkiye Cumhuriyeti de, din kurumunu kontrolü altında düzenleyen hukuki ve siyasi tercihler kullandı. Bu anlayış, doğal olarak kendi resmî din bilgisini üretmeyi ve doktrine etmeye çalışmayı da içermekteydi. Sonuç, resmî kabulün dışında kalan her inancın ve yorumun, kâğıt üzerinde mevcut din ve vicdan özgürlüğü düzenlemelerine karşın, hak ihlalleri ve ayrımcılık pratiklerine maruz kaldığı bir tarih oldu; bu süreç halen de bütün hoyratlığıyla sürmekte…</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İştar Gözaydın, #NeMutluEşitimDiyene konferans serimizde milliyetçiliğin dinle ilişkisine bakan bir konuşmayla katılıyor: “'Ne mutlu eşitim diyene' mi? Yok canım, Türkiye’de din, milliyetçilik ve haklardan bahsediyoruz…"<br><br>Siyasal yapısı, ulus olarak adlandırılan muhayyel cemaatler üzerine kurulan modernite süreçlerinde din kurumu hep bir tür rakip olarak görüldü. Din esaslı bir cemaat yerine, milliyetçilik tutkalıyla bir arada olmayı tahayyül eden pek çok ulus-devlet gibi Türkiye Cumhuriyeti de, din kurumunu kontrolü altında düzenleyen hukuki ve siyasi tercihler kullandı. Bu anlayış, doğal olarak kendi resmî din bilgisini üretmeyi ve doktrine etmeye çalışmayı da içermekteydi. Sonuç, resmî kabulün dışında kalan her inancın ve yorumun, kâğıt üzerinde mevcut din ve vicdan özgürlüğü düzenlemelerine karşın, hak ihlalleri ve ayrımcılık pratiklerine maruz kaldığı bir tarih oldu; bu süreç halen de bütün hoyratlığıyla sürmekte…]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5145</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41897431]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8283863870.mp3?updated=1678463312" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emre Varışlı'dan Şiir Dinletisi: Otopoetik</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/emre-varisli-podcast</link>
      <description>"Şiir Gecesi" geleneğimiz bu sezon çevrimiçi buluşmalarla devam ediyor. 160. Kilometre’yle işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte Emre Varışlı “diye bir şey bilmiyorum”, “Ölüm ve Piyasa” kitaplarından ve kitaplaşmayı bekleyen şiirlerinden seçtiklerini okuyor.Emre Varışlı'nın ilk kitabı Bir Günahkarın Bilmesi Gerekenler’in (2014) ardından şiir kitabı diye bir şey bilmiyorum (2016) ve hikâyelerden oluşan Vahşi Sıradan (2017) yayımlandı. Okuma performansları yapıyor, dergi ve fanzinlerde yazmaya devam ediyor. Ölüm ve Piyasa ikinci şiir kitabı.</description>
      <pubDate>Sat, 07 Nov 2020 11:54:45 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3b0b949e-bf5a-11ed-909c-cb23f8c01104/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Şiir Gecesi" geleneğimiz bu sezon çevrimiçi buluşmalarla devam ediyor. 160. Kilometre’yle işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte Emre Varışlı “diye bir şey bilmiyorum”, “Ölüm ve Piyasa” kitaplarından ve kitaplaşmayı bekleyen şiirlerinden...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Şiir Gecesi" geleneğimiz bu sezon çevrimiçi buluşmalarla devam ediyor. 160. Kilometre’yle işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte Emre Varışlı “diye bir şey bilmiyorum”, “Ölüm ve Piyasa” kitaplarından ve kitaplaşmayı bekleyen şiirlerinden seçtiklerini okuyor.Emre Varışlı'nın ilk kitabı Bir Günahkarın Bilmesi Gerekenler’in (2014) ardından şiir kitabı diye bir şey bilmiyorum (2016) ve hikâyelerden oluşan Vahşi Sıradan (2017) yayımlandı. Okuma performansları yapıyor, dergi ve fanzinlerde yazmaya devam ediyor. Ölüm ve Piyasa ikinci şiir kitabı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Şiir Gecesi" geleneğimiz bu sezon çevrimiçi buluşmalarla devam ediyor. 160. Kilometre’yle işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte Emre Varışlı “diye bir şey bilmiyorum”, “Ölüm ve Piyasa” kitaplarından ve kitaplaşmayı bekleyen şiirlerinden seçtiklerini okuyor.<br><br>Emre Varışlı'nın ilk kitabı Bir Günahkarın Bilmesi Gerekenler’in (2014) ardından şiir kitabı diye bir şey bilmiyorum (2016) ve hikâyelerden oluşan Vahşi Sıradan (2017) yayımlandı. Okuma performansları yapıyor, dergi ve fanzinlerde yazmaya devam ediyor. Ölüm ve Piyasa ikinci şiir kitabı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1628</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41842824]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8338793491.mp3?updated=1678463313" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mesut Yeğen - Türklük Daireleri ve Kürtler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/mesut-yegen-podcast</link>
      <description>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferansları Mesut Yeğen'le devam ediyor. Yeğen'in Türk milliyetçiliğinin Kürtler ve Kürt meselesine bakışının nasıl şekillenip değiştiğine odaklanan bu konuşmasında iki ana tez öne sürülüyor: Türkiye’de devlet, siyasi aktörler ve yurttaşların büyük kısmınca benimsenen ‘ana akım’ Türk milliyetçiliği nazarında Türklük sabit ve tekdüze değil, hareketli ve kademeli olmuştur.Diğer Türk-olmayanlar gibi Kürtlerin de Türklükle mesafesi zamanla değişmiş, Cumhuriyetin kuruluşunda Türklüğe yakın bir yerde konumlandırılan Kürtler giderek Türklüğün kıyılarında görülmeye başlamıştır.</description>
      <pubDate>Thu, 05 Nov 2020 10:29:13 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3b246528-bf5a-11ed-909c-9ff0db421bfc/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferansları Mesut Yeğen'le devam ediyor. Yeğen'in Türk milliyetçiliğinin Kürtler ve Kürt meselesine bakışının nasıl şekillenip değiştiğine odaklanan bu konuşmasında iki ana tez öne sürülüyor: Türkiye’de devlet, siyasi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferansları Mesut Yeğen'le devam ediyor. Yeğen'in Türk milliyetçiliğinin Kürtler ve Kürt meselesine bakışının nasıl şekillenip değiştiğine odaklanan bu konuşmasında iki ana tez öne sürülüyor: Türkiye’de devlet, siyasi aktörler ve yurttaşların büyük kısmınca benimsenen ‘ana akım’ Türk milliyetçiliği nazarında Türklük sabit ve tekdüze değil, hareketli ve kademeli olmuştur.Diğer Türk-olmayanlar gibi Kürtlerin de Türklükle mesafesi zamanla değişmiş, Cumhuriyetin kuruluşunda Türklüğe yakın bir yerde konumlandırılan Kürtler giderek Türklüğün kıyılarında görülmeye başlamıştır.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferansları Mesut Yeğen'le devam ediyor. Yeğen'in Türk milliyetçiliğinin Kürtler ve Kürt meselesine bakışının nasıl şekillenip değiştiğine odaklanan bu konuşmasında iki ana tez öne sürülüyor: Türkiye’de devlet, siyasi aktörler ve yurttaşların büyük kısmınca benimsenen ‘ana akım’ Türk milliyetçiliği nazarında Türklük sabit ve tekdüze değil, hareketli ve kademeli olmuştur.<br>Diğer Türk-olmayanlar gibi Kürtlerin de Türklükle mesafesi zamanla değişmiş, Cumhuriyetin kuruluşunda Türklüğe yakın bir yerde konumlandırılan Kürtler giderek Türklüğün kıyılarında görülmeye başlamıştır.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4302</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41806611]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9314555804.mp3?updated=1678463313" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tanıl Bora - Yerli ve Milli</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/tanil-bora-milliyetcilik-podcast</link>
      <description>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferanslarının beşincisinde Tanıl Bora, Cumhuriyet tarihi boyunca değişik siyasi geleneklerce “yerliliğe” ve “yerli düşünce”ye atfedilen farklı anlamların izini sürdüğü konuşmasında, “güncel işleviyle AKP ve Erdoğan iktidarının milliyetçi-muhafazakâr devlet söyleminin sütunlarından” biri olarak tanımladığı yerli ve millî düsturunun Türk milliyetçiliğin muhtelif akıntılarını, kollarını anlamaya yarayabileceğini söylüyor: “Milliyetçilik bir delta olarak hayal edilirse, onun irili ufaklı kolları vardır. Milliyetçiliği, milliyetçiliklere bakarak daha iyi anlarız.”</description>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2020 11:24:58 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3b3bb5de-bf5a-11ed-909c-ff2cfcb6e2ef/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferanslarının beşincisinde Tanıl Bora, Cumhuriyet tarihi boyunca değişik siyasi geleneklerce “yerliliğe” ve “yerli düşünce”ye atfedilen farklı anlamların izini sürdüğü konuşmasında, “güncel işleviyle AKP ve Erdoğan...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferanslarının beşincisinde Tanıl Bora, Cumhuriyet tarihi boyunca değişik siyasi geleneklerce “yerliliğe” ve “yerli düşünce”ye atfedilen farklı anlamların izini sürdüğü konuşmasında, “güncel işleviyle AKP ve Erdoğan iktidarının milliyetçi-muhafazakâr devlet söyleminin sütunlarından” biri olarak tanımladığı yerli ve millî düsturunun Türk milliyetçiliğin muhtelif akıntılarını, kollarını anlamaya yarayabileceğini söylüyor: “Milliyetçilik bir delta olarak hayal edilirse, onun irili ufaklı kolları vardır. Milliyetçiliği, milliyetçiliklere bakarak daha iyi anlarız.”</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferanslarının beşincisinde Tanıl Bora, Cumhuriyet tarihi boyunca değişik siyasi geleneklerce “yerliliğe” ve “yerli düşünce”ye atfedilen farklı anlamların izini sürdüğü konuşmasında, “güncel işleviyle AKP ve Erdoğan iktidarının milliyetçi-muhafazakâr devlet söyleminin sütunlarından” biri olarak tanımladığı yerli ve millî düsturunun Türk milliyetçiliğin muhtelif akıntılarını, kollarını anlamaya yarayabileceğini söylüyor: “Milliyetçilik bir delta olarak hayal edilirse, onun irili ufaklı kolları vardır. Milliyetçiliği, milliyetçiliklere bakarak daha iyi anlarız.”]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2173</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41772069]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2039658113.mp3?updated=1678463313" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kerem Görsev'den Kıraathane'ye Özel Dinleti</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kerem-gorsev-dinleti</link>
      <description>Bir caz şöleni! 2020 Ekim ayının son günlerinde Kerem Görsev'in Bodrum'daki evine konuk olduk. Sanatçı, piyanosunun başına geçti ve kendi bestelerinden Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi için derlediği ve her parçayı tek tek anlattığı unutulmayacak bir dinleti sundu bize. Sizi Kerem Görsev ve piyanosuyla baş başa bırakıyoruz.</description>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2020 10:03:23 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3b54815e-bf5a-11ed-909c-4386a5ea8713/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Bir caz şöleni! 2020 Ekim ayının son günlerinde Kerem Görsev'in Bodrum'daki evine konuk olduk. Sanatçı, piyanosunun başına geçti ve kendi bestelerinden Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi için derlediği ve her parçayı tek tek anlattığı unutulmayacak bir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Bir caz şöleni! 2020 Ekim ayının son günlerinde Kerem Görsev'in Bodrum'daki evine konuk olduk. Sanatçı, piyanosunun başına geçti ve kendi bestelerinden Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi için derlediği ve her parçayı tek tek anlattığı unutulmayacak bir dinleti sundu bize. Sizi Kerem Görsev ve piyanosuyla baş başa bırakıyoruz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Bir caz şöleni! 2020 Ekim ayının son günlerinde Kerem Görsev'in Bodrum'daki evine konuk olduk. Sanatçı, piyanosunun başına geçti ve kendi bestelerinden Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi için derlediği ve her parçayı tek tek anlattığı unutulmayacak bir dinleti sundu bize. Sizi Kerem Görsev ve piyanosuyla baş başa bırakıyoruz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2157</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41754667]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1905183250.mp3?updated=1678463313" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Linda Boström Knausgård'la Sohbet - Otobiyografi ve Edebiyat</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/linda-bostrom-knausgard-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitapları olarak, Linda Boström Knausgård'ın Helios Felaketi romanını Ali Arda'nın İsveççeden yaptığı çeviriyle yayımlamış olmaktan çok mutluyuz. Yeni kitaplarını da yayına hazırladığımız bu güçlü yazarı, İstanbul Edebiyat Evi'nde ağırlamayı planlamıştık bu sezon; pandemi buna izin vermedi ama kendisiyle kapsamlı bir edebiyat sohbeti yapmamıza da engel olmadı.Boström Knausgård'la üç romanı Helios Felaketi, Amerika'ya Hoş Geldiniz ve Ekim Çocuğu'na odaklanan bu sohbeti İstanbul Edebiyat Evi'nin kurucusu Yasemin Çongar, 22 Ekim 2020'de Skype üzerinden gerçekleştirdi. Söyleşinin dili İngilizcedir.</description>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2020 13:09:08 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3b6bfbd6-bf5a-11ed-909c-bf7673b80d46/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitapları olarak, Linda Boström Knausgård'ın Helios Felaketi romanını Ali Arda'nın İsveççeden yaptığı çeviriyle yayımlamış olmaktan çok mutluyuz. Yeni kitaplarını da yayına hazırladığımız bu güçlü yazarı, İstanbul Edebiyat Evi'nde...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitapları olarak, Linda Boström Knausgård'ın Helios Felaketi romanını Ali Arda'nın İsveççeden yaptığı çeviriyle yayımlamış olmaktan çok mutluyuz. Yeni kitaplarını da yayına hazırladığımız bu güçlü yazarı, İstanbul Edebiyat Evi'nde ağırlamayı planlamıştık bu sezon; pandemi buna izin vermedi ama kendisiyle kapsamlı bir edebiyat sohbeti yapmamıza da engel olmadı.Boström Knausgård'la üç romanı Helios Felaketi, Amerika'ya Hoş Geldiniz ve Ekim Çocuğu'na odaklanan bu sohbeti İstanbul Edebiyat Evi'nin kurucusu Yasemin Çongar, 22 Ekim 2020'de Skype üzerinden gerçekleştirdi. Söyleşinin dili İngilizcedir.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitapları olarak, Linda Boström Knausgård'ın Helios Felaketi romanını Ali Arda'nın İsveççeden yaptığı çeviriyle yayımlamış olmaktan çok mutluyuz. Yeni kitaplarını da yayına hazırladığımız bu güçlü yazarı, İstanbul Edebiyat Evi'nde ağırlamayı planlamıştık bu sezon; pandemi buna izin vermedi ama kendisiyle kapsamlı bir edebiyat sohbeti yapmamıza da engel olmadı.<br><br>Boström Knausgård'la üç romanı Helios Felaketi, Amerika'ya Hoş Geldiniz ve Ekim Çocuğu'na odaklanan bu sohbeti İstanbul Edebiyat Evi'nin kurucusu Yasemin Çongar, 22 Ekim 2020'de Skype üzerinden gerçekleştirdi. Söyleşinin dili İngilizcedir.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3610</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41732120]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7565287212.mp3?updated=1678463313" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Çevirmenler Forumu</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cevirmenler-forumu</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi olarak Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında 18 Eylül 2020'de düzenlediğimiz bu forumda, çeviri sanatının, özel olarak da edebiyat çevirilerinin geleceğine baktık. Moderatörlüğünü Çevirmenler Meslek Birliği'nden Elif Okan Gezmiş'in üstlendiği bu forum, K24 Yayın Yönetmeni Mustafa Arslantunalı'nın sunumu ve Sevin Okyay ile Kutlukhan Kutlu'nun, yıllarını verdikleri çevirmenlik sanatı üzerine, iki ayrı kuşağın bakışıyla yaptıkları konuşmalarla açıldı. Ardından farklı dillerden farklı genre'lardan çeviri yapan çevirmenler Aslı Mertan, Ebru Erbaş, Cemal Ener, Betül Parlak, Süleyman Doğru, Armağan Ekici, Çiğdem Erkal ve Gülşah Torunoğlu Türkiye'de çevirinin hal-i pürmelalini konuştular.</description>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2020 10:54:44 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3b81e50e-bf5a-11ed-909c-dfc311c4eba2/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi olarak Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında 18 Eylül 2020'de düzenlediğimiz bu forumda, çeviri sanatının, özel olarak da edebiyat çevirilerinin geleceğine baktık. 

Moderatörlüğünü Çevirmenler Meslek Birliği'nden Elif Okan...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi olarak Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında 18 Eylül 2020'de düzenlediğimiz bu forumda, çeviri sanatının, özel olarak da edebiyat çevirilerinin geleceğine baktık. Moderatörlüğünü Çevirmenler Meslek Birliği'nden Elif Okan Gezmiş'in üstlendiği bu forum, K24 Yayın Yönetmeni Mustafa Arslantunalı'nın sunumu ve Sevin Okyay ile Kutlukhan Kutlu'nun, yıllarını verdikleri çevirmenlik sanatı üzerine, iki ayrı kuşağın bakışıyla yaptıkları konuşmalarla açıldı. Ardından farklı dillerden farklı genre'lardan çeviri yapan çevirmenler Aslı Mertan, Ebru Erbaş, Cemal Ener, Betül Parlak, Süleyman Doğru, Armağan Ekici, Çiğdem Erkal ve Gülşah Torunoğlu Türkiye'de çevirinin hal-i pürmelalini konuştular.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi olarak Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında 18 Eylül 2020'de düzenlediğimiz bu forumda, çeviri sanatının, özel olarak da edebiyat çevirilerinin geleceğine baktık. <br><br>Moderatörlüğünü Çevirmenler Meslek Birliği'nden Elif Okan Gezmiş'in üstlendiği bu forum, K24 Yayın Yönetmeni Mustafa Arslantunalı'nın sunumu ve Sevin Okyay ile Kutlukhan Kutlu'nun, yıllarını verdikleri çevirmenlik sanatı üzerine, iki ayrı kuşağın bakışıyla yaptıkları konuşmalarla açıldı. Ardından farklı dillerden farklı genre'lardan çeviri yapan çevirmenler Aslı Mertan, Ebru Erbaş, Cemal Ener, Betül Parlak, Süleyman Doğru, Armağan Ekici, Çiğdem Erkal ve Gülşah Torunoğlu Türkiye'de çevirinin hal-i pürmelalini konuştular.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>8318</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41714285]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6195242705.mp3?updated=1678463313" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Necmiye Alpay - Sol ve Milliyetçilik (1920-2020)</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/necmiye-alpay-milliyetcilik-podcast</link>
      <description>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferans serimizin dördüncüsünde bakışlarımızı sola çeviriyoruz.Milliyetçiliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin de kurucu ideolojisi olarak tanımlayan Necmiye Alpay, bu konuşmada ve bu konuşmaya temel teşkil eden makalesinde solun milliyetçilikle ilişkisini ele alıyor.</description>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 08:53:42 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3b96a3d6-bf5a-11ed-909c-43409382a657/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferans serimizin dördüncüsünde bakışlarımızı sola çeviriyoruz.
Milliyetçiliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin de kurucu ideolojisi olarak tanımlayan Necmiye Alpay, bu konuşmada ve bu konuşmaya temel teşkil eden makalesinde solun...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferans serimizin dördüncüsünde bakışlarımızı sola çeviriyoruz.Milliyetçiliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin de kurucu ideolojisi olarak tanımlayan Necmiye Alpay, bu konuşmada ve bu konuşmaya temel teşkil eden makalesinde solun milliyetçilikle ilişkisini ele alıyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Ne Mutlu Eşitim Diyene" konferans serimizin dördüncüsünde bakışlarımızı sola çeviriyoruz.<br>Milliyetçiliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin de kurucu ideolojisi olarak tanımlayan Necmiye Alpay, bu konuşmada ve bu konuşmaya temel teşkil eden makalesinde solun milliyetçilikle ilişkisini ele alıyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5748</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41659625]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3523057893.mp3?updated=1678463314" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Zehra Doğan, M. Wenda Koyuncu, Seval Dakman - Sergi Konuşmaları: Görülenler, Görülmeyenler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/zehra-dogan-sergi-podcast</link>
      <description>Sonbahar 2020 sezonumuzu ve "Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı "Milliyetçilik Tartışmaları" programımızı çok özel bir sergiyle açtık.Zehra Doğan'ın Türkiye'deki ilk kişisel sergisi "Nehatîye Dîtın / Görülmemiştir" 9 Ekim - 9 Kasım 2020 tarihleri arasında Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nde izleyici ile buluştu."Görülmemiştir" sergisi Doğan’ın 2016-2019 arası muhtelif  cezaevlerinde geçirdiği zamanlarda yaptığı çalışmalardan oluşuyor. Cezaevi koşullarında, çeşitli imkânsızlıklar içinde, eline geçen gündelik malzemeleri birer sanat nesnesine dönüştüren Zehra, yaşama arzusunu malzemenin ve bedeninin potansiyellerine dayandırarak biçimlendiriyor.Kıraathane'deki "Nehatîye Dîtın / Görülmemiştir" sergisi üzerine Zehra Doğan ile 16 Ekim 2020'de gerçekleştirdiğimiz bu sohbete serginin küratörleri M. Wenda Koyuncu ve Seval Dakman da katılıyorlar.</description>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2020 08:52:56 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3bac3570-bf5a-11ed-909c-133c466d02bd/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sonbahar 2020 sezonumuzu ve "Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı "Milliyetçilik Tartışmaları" programımızı çok özel bir sergiyle açtık.

Zehra Doğan'ın Türkiye'deki ilk kişisel sergisi "Nehatîye Dîtın / Görülmemiştir" 9 Ekim - 9 Kasım 2020 tarihleri...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sonbahar 2020 sezonumuzu ve "Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı "Milliyetçilik Tartışmaları" programımızı çok özel bir sergiyle açtık.Zehra Doğan'ın Türkiye'deki ilk kişisel sergisi "Nehatîye Dîtın / Görülmemiştir" 9 Ekim - 9 Kasım 2020 tarihleri arasında Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nde izleyici ile buluştu."Görülmemiştir" sergisi Doğan’ın 2016-2019 arası muhtelif  cezaevlerinde geçirdiği zamanlarda yaptığı çalışmalardan oluşuyor. Cezaevi koşullarında, çeşitli imkânsızlıklar içinde, eline geçen gündelik malzemeleri birer sanat nesnesine dönüştüren Zehra, yaşama arzusunu malzemenin ve bedeninin potansiyellerine dayandırarak biçimlendiriyor.Kıraathane'deki "Nehatîye Dîtın / Görülmemiştir" sergisi üzerine Zehra Doğan ile 16 Ekim 2020'de gerçekleştirdiğimiz bu sohbete serginin küratörleri M. Wenda Koyuncu ve Seval Dakman da katılıyorlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sonbahar 2020 sezonumuzu ve "Ne Mutlu Eşitim Diyene" başlıklı "Milliyetçilik Tartışmaları" programımızı çok özel bir sergiyle açtık.<br><br>Zehra Doğan'ın Türkiye'deki ilk kişisel sergisi "Nehatîye Dîtın / Görülmemiştir" 9 Ekim - 9 Kasım 2020 tarihleri arasında Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nde izleyici ile buluştu.<br><br>"Görülmemiştir" sergisi Doğan’ın 2016-2019 arası muhtelif  cezaevlerinde geçirdiği zamanlarda yaptığı çalışmalardan oluşuyor. Cezaevi koşullarında, çeşitli imkânsızlıklar içinde, eline geçen gündelik malzemeleri birer sanat nesnesine dönüştüren Zehra, yaşama arzusunu malzemenin ve bedeninin potansiyellerine dayandırarak biçimlendiriyor.<br><br>Kıraathane'deki "Nehatîye Dîtın / Görülmemiştir" sergisi üzerine Zehra Doğan ile 16 Ekim 2020'de gerçekleştirdiğimiz bu sohbete serginin küratörleri M. Wenda Koyuncu ve Seval Dakman da katılıyorlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5314</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41600014]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4885301063.mp3?updated=1678463313" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çetin Altan'ı anıyoruz - Enseyi Karartmayın</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cetin-altan-podcast</link>
      <description>"Amacınıza ulaşamazsanız da, bu amacı gelecek kuşaklara devretseniz de, kozmosla son hesaplaşmanızda, 'daha iyi bir dünya için biz de fena mücadele etmedik' diyebilirsiniz. Bu da az şey değildir. Buruk da olsa, yorgun gözlerinizde bir tebessüm yaratır. O tebessümlerin çoğalması da elbet bir gün kurtarır bu ülkeyi. Enseyi karartmayın." Türkçeye armağan ettiği deyişler arasında belki de en fazla benimsenmiş olanı ve bu memleketin neredeyse her dönemine uygun görünen o meşhur tavsiyesiyle noktaladığı bu yazıyı 25 Haziran 2015’te, 88 yaşına girmesinden üç gün sonra ve ölümünden dört ay önce yazmıştı Çetin Altan. Hayata, memlekete ve hepimize buruk bir veda. 22 Ekim 2015'te kaybettiğimiz Çetin Altan'ı ölümünün beşinci yıldönümünde, yine onun cümleleriyle anıyoruz. Çetin Altan'ın gazete yazılarından, "Enseyi karartmayın" deyişini ve bu deyişin yansıttığı felsefî duruşu kavrayabilmemize yardımcı olduğunu umduğumuz küçük bir seçki yaptık. Erdal Küçükkömürcü'nün seslendirmesiyle sunuyoruz. Saygıyla, sevgiyle.</description>
      <pubDate>Thu, 22 Oct 2020 09:49:51 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3bc2bdcc-bf5a-11ed-909c-97c604ec93a1/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Amacınıza ulaşamazsanız da, bu amacı gelecek kuşaklara devretseniz de, kozmosla son hesaplaşmanızda, 'daha iyi bir dünya için biz de fena mücadele etmedik' diyebilirsiniz. Bu da az şey değildir. Buruk da olsa, yorgun gözlerinizde bir tebessüm...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Amacınıza ulaşamazsanız da, bu amacı gelecek kuşaklara devretseniz de, kozmosla son hesaplaşmanızda, 'daha iyi bir dünya için biz de fena mücadele etmedik' diyebilirsiniz. Bu da az şey değildir. Buruk da olsa, yorgun gözlerinizde bir tebessüm yaratır. O tebessümlerin çoğalması da elbet bir gün kurtarır bu ülkeyi. Enseyi karartmayın." Türkçeye armağan ettiği deyişler arasında belki de en fazla benimsenmiş olanı ve bu memleketin neredeyse her dönemine uygun görünen o meşhur tavsiyesiyle noktaladığı bu yazıyı 25 Haziran 2015’te, 88 yaşına girmesinden üç gün sonra ve ölümünden dört ay önce yazmıştı Çetin Altan. Hayata, memlekete ve hepimize buruk bir veda. 22 Ekim 2015'te kaybettiğimiz Çetin Altan'ı ölümünün beşinci yıldönümünde, yine onun cümleleriyle anıyoruz. Çetin Altan'ın gazete yazılarından, "Enseyi karartmayın" deyişini ve bu deyişin yansıttığı felsefî duruşu kavrayabilmemize yardımcı olduğunu umduğumuz küçük bir seçki yaptık. Erdal Küçükkömürcü'nün seslendirmesiyle sunuyoruz. Saygıyla, sevgiyle.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Amacınıza ulaşamazsanız da, bu amacı gelecek kuşaklara devretseniz de, kozmosla son hesaplaşmanızda, 'daha iyi bir dünya için biz de fena mücadele etmedik' diyebilirsiniz. Bu da az şey değildir. Buruk da olsa, yorgun gözlerinizde bir tebessüm yaratır. O tebessümlerin çoğalması da elbet bir gün kurtarır bu ülkeyi. Enseyi karartmayın."<br> <br>Türkçeye armağan ettiği deyişler arasında belki de en fazla benimsenmiş olanı ve bu memleketin neredeyse her dönemine uygun görünen o meşhur tavsiyesiyle noktaladığı bu yazıyı 25 Haziran 2015’te, 88 yaşına girmesinden üç gün sonra ve ölümünden dört ay önce yazmıştı Çetin Altan. Hayata, memlekete ve hepimize buruk bir veda. 22 Ekim 2015'te kaybettiğimiz Çetin Altan'ı ölümünün beşinci yıldönümünde, yine onun cümleleriyle anıyoruz. Çetin Altan'ın gazete yazılarından, "Enseyi karartmayın" deyişini ve bu deyişin yansıttığı felsefî duruşu kavrayabilmemize yardımcı olduğunu umduğumuz küçük bir seçki yaptık. Erdal Küçükkömürcü'nün seslendirmesiyle sunuyoruz. Saygıyla, sevgiyle.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>666</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41583170]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1248157314.mp3?updated=1678463313" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Okan Okumuş, Nazlı Gürkaş - 21. Yüzyılda Seyahat Yazarlığı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/okan-okumus-nazli-gurkas-podcast</link>
      <description>21. yüzyılda teknoloji ve medya alanındaki gelişmeler seyahat yazarlığını da önemli ölçüde dönüştürdü. Herkesin kolaylıkla her konudaki bilgiye erişebildiği bu dönemde deneyimin bilginin temel kaynağı olduğunu savunan fenomenoloji öne çıkmaya başladı. Öte yandan, okuyucularla daha yakın bir ilişkinin sağlandığı interaktif platformların yaygınlığı yazarları kişisel bir marka yaratmaya itti. Bunu başarabilen seyahat yazarları kitaplarının yanı sıra sosyal medya araçlarıyla da kitleleri turizm konusunda etkileyip yönlendirmeye başladılar.Kolektif Kitap'ın bu etkinliğinde seyahat yazarları Okan Okumuş ve Nazlı Gürkaş, bilgiye erişimin çok daha kolay hale geldiği sosyal medya çağında yayıncılığın bu hızlı dönüşüme nasıl ayak uydurmaya çalıştığını irdeleyecek, seyahat yazarlığı ve seyyahlığın geleceğini konuştular.19 Eylül 2020'de gerçekleşen bu sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2020 10:22:38 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3bd7e792-bf5a-11ed-909c-1f65f4bfcc3b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>21. yüzyılda teknoloji ve medya alanındaki gelişmeler seyahat yazarlığını da önemli ölçüde dönüştürdü. Herkesin kolaylıkla her konudaki bilgiye erişebildiği bu dönemde deneyimin bilginin temel kaynağı olduğunu savunan fenomenoloji öne çıkmaya başladı....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>21. yüzyılda teknoloji ve medya alanındaki gelişmeler seyahat yazarlığını da önemli ölçüde dönüştürdü. Herkesin kolaylıkla her konudaki bilgiye erişebildiği bu dönemde deneyimin bilginin temel kaynağı olduğunu savunan fenomenoloji öne çıkmaya başladı. Öte yandan, okuyucularla daha yakın bir ilişkinin sağlandığı interaktif platformların yaygınlığı yazarları kişisel bir marka yaratmaya itti. Bunu başarabilen seyahat yazarları kitaplarının yanı sıra sosyal medya araçlarıyla da kitleleri turizm konusunda etkileyip yönlendirmeye başladılar.Kolektif Kitap'ın bu etkinliğinde seyahat yazarları Okan Okumuş ve Nazlı Gürkaş, bilgiye erişimin çok daha kolay hale geldiği sosyal medya çağında yayıncılığın bu hızlı dönüşüme nasıl ayak uydurmaya çalıştığını irdeleyecek, seyahat yazarlığı ve seyyahlığın geleceğini konuştular.19 Eylül 2020'de gerçekleşen bu sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[21. yüzyılda teknoloji ve medya alanındaki gelişmeler seyahat yazarlığını da önemli ölçüde dönüştürdü. Herkesin kolaylıkla her konudaki bilgiye erişebildiği bu dönemde deneyimin bilginin temel kaynağı olduğunu savunan fenomenoloji öne çıkmaya başladı. Öte yandan, okuyucularla daha yakın bir ilişkinin sağlandığı interaktif platformların yaygınlığı yazarları kişisel bir marka yaratmaya itti. Bunu başarabilen seyahat yazarları kitaplarının yanı sıra sosyal medya araçlarıyla da kitleleri turizm konusunda etkileyip yönlendirmeye başladılar.<br><br>Kolektif Kitap'ın bu etkinliğinde seyahat yazarları Okan Okumuş ve Nazlı Gürkaş, bilgiye erişimin çok daha kolay hale geldiği sosyal medya çağında yayıncılığın bu hızlı dönüşüme nasıl ayak uydurmaya çalıştığını irdeleyecek, seyahat yazarlığı ve seyyahlığın geleceğini konuştular.<br><br>19 Eylül 2020'de gerçekleşen bu sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4132</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41567345]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6648272353.mp3?updated=1678463313" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Murat Belge - Milliyetçilik ve Militarizm</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/murat-belge-milliyetcilik-podcast</link>
      <description>"Milliyetçilik militarist olabilir; olmayabilir de. Militarizmin milliyetçi olmayanı yoktur. Militarizm, bir tür milliyetçiliğin amaçlarını gerçekleştirmek için seçebileceği yöntemlerden biridir" diyor Murat Belge ve bir yöntem olarak militarizmin hem dünyada milliyetçilik tarafından nasıl kullanıldığını hem Türkiye'de cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadarki serencamını inceliyor. "Ne Mutlu Eşitim Diyene" serimizin üçüncü konferansı.</description>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2020 10:56:34 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3bee113e-bf5a-11ed-909c-83dd383b5f76/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Milliyetçilik militarist olabilir; olmayabilir de. Militarizmin milliyetçi olmayanı yoktur. Militarizm, bir tür milliyetçiliğin amaçlarını gerçekleştirmek için seçebileceği yöntemlerden biridir" diyor Murat Belge ve bir yöntem olarak militarizmin hem...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Milliyetçilik militarist olabilir; olmayabilir de. Militarizmin milliyetçi olmayanı yoktur. Militarizm, bir tür milliyetçiliğin amaçlarını gerçekleştirmek için seçebileceği yöntemlerden biridir" diyor Murat Belge ve bir yöntem olarak militarizmin hem dünyada milliyetçilik tarafından nasıl kullanıldığını hem Türkiye'de cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadarki serencamını inceliyor. "Ne Mutlu Eşitim Diyene" serimizin üçüncü konferansı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Milliyetçilik militarist olabilir; olmayabilir de. Militarizmin milliyetçi olmayanı yoktur. Militarizm, bir tür milliyetçiliğin amaçlarını gerçekleştirmek için seçebileceği yöntemlerden biridir" diyor Murat Belge ve bir yöntem olarak militarizmin hem dünyada milliyetçilik tarafından nasıl kullanıldığını hem Türkiye'de cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadarki serencamını inceliyor. "Ne Mutlu Eşitim Diyene" serimizin üçüncü konferansı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>8422</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41550329]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3625771196.mp3?updated=1678463313" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Ulaş Özdemir, Mustafa Avcı - Tarih, Etnomüzikoloji ve 'Halkın Müziği'</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ulas-ozdemir-mustafa-avci-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında, Kolektif Kitap öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz programa, Türkiye’de çeşitli müzik kültürleri üzerine araştırmalar yapan iki etnomüzikolog, Ulaş Özdemir (Dr. Öğr. Üy., İstanbul Üniversitesi) ve Mustafa Avcı (Dr. Öğr. Üy., Altınbaş Üniversitesi) konuk oldular.Ulaş Özdemir ve Mustafa Avcı, bu sohbette tarih ve etnomüzikoloji ilişkisini, Türkiye’den farklı örnekler üzerinden tartıştılar. Her iki araştırmacı, özellikle 19. yüzyılda ses kayıt teknolojisinin gelişmesiyle birlikte hem müzik endüstrisi hem de akademik çalışmalar için vazgeçilmez malzemeye dönüşen ses kayıtlarının izinden giderek, günümüze kadar ''halkın müziği'' olarak kabul gören veya dışlananların hikâyesini anlattılar.İlk gösterimini 16 Eylül 2020'de yapan bu sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2020 09:55:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3c03d668-bf5a-11ed-909c-3fb1e52d1f87/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında, Kolektif Kitap öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz programa, Türkiye’de çeşitli müzik kültürleri üzerine araştırmalar yapan iki etnomüzikolog, Ulaş Özdemir (Dr. Öğr. Üy., İstanbul Üniversitesi) ve Mustafa Avcı (Dr....</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında, Kolektif Kitap öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz programa, Türkiye’de çeşitli müzik kültürleri üzerine araştırmalar yapan iki etnomüzikolog, Ulaş Özdemir (Dr. Öğr. Üy., İstanbul Üniversitesi) ve Mustafa Avcı (Dr. Öğr. Üy., Altınbaş Üniversitesi) konuk oldular.Ulaş Özdemir ve Mustafa Avcı, bu sohbette tarih ve etnomüzikoloji ilişkisini, Türkiye’den farklı örnekler üzerinden tartıştılar. Her iki araştırmacı, özellikle 19. yüzyılda ses kayıt teknolojisinin gelişmesiyle birlikte hem müzik endüstrisi hem de akademik çalışmalar için vazgeçilmez malzemeye dönüşen ses kayıtlarının izinden giderek, günümüze kadar ''halkın müziği'' olarak kabul gören veya dışlananların hikâyesini anlattılar.İlk gösterimini 16 Eylül 2020'de yapan bu sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında, Kolektif Kitap öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz programa, Türkiye’de çeşitli müzik kültürleri üzerine araştırmalar yapan iki etnomüzikolog, Ulaş Özdemir (Dr. Öğr. Üy., İstanbul Üniversitesi) ve Mustafa Avcı (Dr. Öğr. Üy., Altınbaş Üniversitesi) konuk oldular.<br><br>Ulaş Özdemir ve Mustafa Avcı, bu sohbette tarih ve etnomüzikoloji ilişkisini, Türkiye’den farklı örnekler üzerinden tartıştılar. Her iki araştırmacı, özellikle 19. yüzyılda ses kayıt teknolojisinin gelişmesiyle birlikte hem müzik endüstrisi hem de akademik çalışmalar için vazgeçilmez malzemeye dönüşen ses kayıtlarının izinden giderek, günümüze kadar ''halkın müziği'' olarak kabul gören veya dışlananların hikâyesini anlattılar.<br><br>İlk gösterimini 16 Eylül 2020'de yapan bu sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4860</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41519283]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2177412126.mp3?updated=1678463314" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Sibel Bozdoğan, Esen Karol - Tarihçi Gözüyle Casusluk Hikâyeleri</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sibel-bozdogan-esen-karol-podcast</link>
      <description>Graham Greene ve John Le Carré gibi en usta casusluk-gerilim yazarlarının istihbarat örgütlerinin içinden gelmiş olmaları tesadüf değildir. Gerçek dünyadaki olaylarla hayal mahsulü maceraları bu kadar iç içe geçiren, tarihi heyecanlı bir roman, romancıyı da bir çeşit tarihçi yapan başka bir popüler edebiyat janrı yok. Esen Karol, bu janrın meraklısı olarak Manifold’a bir kaç deneme yazısı yazmış olan mimarlık tarihçisi Sibel Bozdoğan ile casusluk, tarihçilik ve yazarlık üzerine sohbet ediyor.Manifold'un girişimiyle gerçekleşen ve ilk gösterimini 15 Eylül 2020 Salı günü Kıraathane Kitap Şenliği'nde yapan sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2020 11:57:53 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3c18a6ec-bf5a-11ed-909c-875fef85f0af/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Graham Greene ve John Le Carré gibi en usta casusluk-gerilim yazarlarının istihbarat örgütlerinin içinden gelmiş olmaları tesadüf değildir. Gerçek dünyadaki olaylarla hayal mahsulü maceraları bu kadar iç içe geçiren, tarihi heyecanlı bir roman,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Graham Greene ve John Le Carré gibi en usta casusluk-gerilim yazarlarının istihbarat örgütlerinin içinden gelmiş olmaları tesadüf değildir. Gerçek dünyadaki olaylarla hayal mahsulü maceraları bu kadar iç içe geçiren, tarihi heyecanlı bir roman, romancıyı da bir çeşit tarihçi yapan başka bir popüler edebiyat janrı yok. Esen Karol, bu janrın meraklısı olarak Manifold’a bir kaç deneme yazısı yazmış olan mimarlık tarihçisi Sibel Bozdoğan ile casusluk, tarihçilik ve yazarlık üzerine sohbet ediyor.Manifold'un girişimiyle gerçekleşen ve ilk gösterimini 15 Eylül 2020 Salı günü Kıraathane Kitap Şenliği'nde yapan sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Graham Greene ve John Le Carré gibi en usta casusluk-gerilim yazarlarının istihbarat örgütlerinin içinden gelmiş olmaları tesadüf değildir. Gerçek dünyadaki olaylarla hayal mahsulü maceraları bu kadar iç içe geçiren, tarihi heyecanlı bir roman, romancıyı da bir çeşit tarihçi yapan başka bir popüler edebiyat janrı yok. Esen Karol, bu janrın meraklısı olarak Manifold’a bir kaç deneme yazısı yazmış olan mimarlık tarihçisi Sibel Bozdoğan ile casusluk, tarihçilik ve yazarlık üzerine sohbet ediyor.<br><br>Manifold'un girişimiyle gerçekleşen ve ilk gösterimini 15 Eylül 2020 Salı günü Kıraathane Kitap Şenliği'nde yapan sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4446</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41507909]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4198623258.mp3?updated=1678463314" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Vedat Ozan, Mesut Varlık - Türkiye ve Dünyada Koku Literatürü</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/vedat-ozan-mesut-varlik-podcast</link>
      <description>Türkçe koku literatürünün kurucu ismi, dört ciltlik “Kokular Kitabı”nın yazarı Vedat Ozan ile ONS Dergi'nin kurucu yayın yönetmeni Mesut Varlık, dünyadaki “koku” literatürünü konuşuyorlar. Kokudan parfümlere, kültürel farklardan lezzet-tat ayrımlarına... koku dünyasında ufuk açıcı bir tur. Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında 13 Eylül 2020 Pazar günü gerçekleşen sohbetin tamamını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2020 10:04:51 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3c2f1b20-bf5a-11ed-909c-8f70d0791a09/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Türkçe koku literatürünün kurucu ismi, dört ciltlik “Kokular Kitabı”nın yazarı Vedat Ozan ile ONS Dergi'nin kurucu yayın yönetmeni Mesut Varlık, dünyadaki “koku” literatürünü konuşuyorlar. 
Kokudan parfümlere, kültürel farklardan lezzet-tat...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Türkçe koku literatürünün kurucu ismi, dört ciltlik “Kokular Kitabı”nın yazarı Vedat Ozan ile ONS Dergi'nin kurucu yayın yönetmeni Mesut Varlık, dünyadaki “koku” literatürünü konuşuyorlar. Kokudan parfümlere, kültürel farklardan lezzet-tat ayrımlarına... koku dünyasında ufuk açıcı bir tur. Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında 13 Eylül 2020 Pazar günü gerçekleşen sohbetin tamamını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Türkçe koku literatürünün kurucu ismi, dört ciltlik “Kokular Kitabı”nın yazarı Vedat Ozan ile ONS Dergi'nin kurucu yayın yönetmeni Mesut Varlık, dünyadaki “koku” literatürünü konuşuyorlar. <br>Kokudan parfümlere, kültürel farklardan lezzet-tat ayrımlarına... koku dünyasında ufuk açıcı bir tur.<br> <br>Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında 13 Eylül 2020 Pazar günü gerçekleşen sohbetin tamamını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4545</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41490631]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3624203787.mp3?updated=1678463314" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kemal Varol, Aslı Tohumcu, Serkan Gülpınar - Arkanya’dan Yükselen Çığlık</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gogy-kemal-varol-podcast</link>
      <description>Kıraathane'nin Genç Okurlar Genç Yazarlar Programı Yaz 2020 Sezonu'nu, "Ne Mutlu Eşitim Diyene!" şiarlı milliyetçilik tartışmaları serimize katılarak geçridi. 14-19 yaş arası atölye katılımcıları, Aslı Tohumcu ve Serkan Gülpınar'ın rehberliğinde, milliyetçilik üzerine düşünüp tartışmalarına vesile olan kitaplar okudular. O kitaplardan biri de Kemal Varol'un Haw romanıydı. Haw, ilk bakışta hayalî bir kasaba olan Arkanya'da geçiyor. Kasaba bir o kadar da gerçek, onun Diyarbakır'ın Ergani ilçesi olduğunu bilsek de bilmesek de. Kemal Varol'un Arkanya'sı, romanlarından bâki kalan acı çığlığın da tarifi sanki; kurmacanın hakikati yeniden yarattığı yerin adı. 14 Ekim 2020 günü atölyeye katılan genç arkadaşlarımız ve atölye rehberlerimizle birlikte Kemal Varol'la buluştuk. Herkesin katılımına açık bir sohbette Arkanya'yı, Arkanya'ları konuştuk, edebiyatın milliyetçilikle ilişkisini tartıştık.</description>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2020 11:37:30 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3c44aa08-bf5a-11ed-909c-8f5db37e90ac/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane'nin Genç Okurlar Genç Yazarlar Programı Yaz 2020 Sezonu'nu, "Ne Mutlu Eşitim Diyene!" şiarlı milliyetçilik tartışmaları serimize katılarak geçridi. 14-19 yaş arası atölye katılımcıları, Aslı Tohumcu ve Serkan Gülpınar'ın rehberliğinde,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane'nin Genç Okurlar Genç Yazarlar Programı Yaz 2020 Sezonu'nu, "Ne Mutlu Eşitim Diyene!" şiarlı milliyetçilik tartışmaları serimize katılarak geçridi. 14-19 yaş arası atölye katılımcıları, Aslı Tohumcu ve Serkan Gülpınar'ın rehberliğinde, milliyetçilik üzerine düşünüp tartışmalarına vesile olan kitaplar okudular. O kitaplardan biri de Kemal Varol'un Haw romanıydı. Haw, ilk bakışta hayalî bir kasaba olan Arkanya'da geçiyor. Kasaba bir o kadar da gerçek, onun Diyarbakır'ın Ergani ilçesi olduğunu bilsek de bilmesek de. Kemal Varol'un Arkanya'sı, romanlarından bâki kalan acı çığlığın da tarifi sanki; kurmacanın hakikati yeniden yarattığı yerin adı. 14 Ekim 2020 günü atölyeye katılan genç arkadaşlarımız ve atölye rehberlerimizle birlikte Kemal Varol'la buluştuk. Herkesin katılımına açık bir sohbette Arkanya'yı, Arkanya'ları konuştuk, edebiyatın milliyetçilikle ilişkisini tartıştık.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane'nin Genç Okurlar Genç Yazarlar Programı Yaz 2020 Sezonu'nu, "Ne Mutlu Eşitim Diyene!" şiarlı milliyetçilik tartışmaları serimize katılarak geçridi. 14-19 yaş arası atölye katılımcıları, Aslı Tohumcu ve Serkan Gülpınar'ın rehberliğinde, milliyetçilik üzerine düşünüp tartışmalarına vesile olan kitaplar okudular. O kitaplardan biri de Kemal Varol'un Haw romanıydı. <br><br>Haw, ilk bakışta hayalî bir kasaba olan Arkanya'da geçiyor. Kasaba bir o kadar da gerçek, onun Diyarbakır'ın Ergani ilçesi olduğunu bilsek de bilmesek de. Kemal Varol'un Arkanya'sı, romanlarından bâki kalan acı çığlığın da tarifi sanki; kurmacanın hakikati yeniden yarattığı yerin adı. 14 Ekim 2020 günü atölyeye katılan genç arkadaşlarımız ve atölye rehberlerimizle birlikte Kemal Varol'la buluştuk. Herkesin katılımına açık bir sohbette Arkanya'yı, Arkanya'ları konuştuk, edebiyatın milliyetçilikle ilişkisini tartıştık.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3134</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41473806]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7632080520.mp3?updated=1678463314" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Mîran Janbar  - Di Wêjeya Kurdî De Honaka Zanistî</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/miran-janbar-podcast</link>
      <description>Xeyalkirin… Ku ev qabilîyet ji mirov were stendin em bi hêsanî dikarin bêjin ku mirov ne mirov e êdî.Mîran Janbar ji xeyalan pirr hez dike û dixwaze her kes bi xeyalên wî re bibin heval. Li gor Mîran Janbar her mirov di zarokatîya xwe de vê qabilîyeta xeyalkirinê derdixe asta herî bilind. Lê her ku temen mezin dibe qels dibe, herî dawî têk diçe ev qabilîyet. Mîran Janbar bo xeyal têk neçin tê dikoşe. Bi pirtûka xwe ya “KAPTANÊ MIRINÊ” jî xwestîye vê yekê bike. Çîrokên vê pirtûkê hevaltî bi xeyalên mirovan re dike û dike ku mirov li cîhana xwe yî hundirîn gerdûneke nû ava bike.</description>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2020 11:07:10 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3c5b3e9e-bf5a-11ed-909c-33e18798be96/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Xeyalkirin… Ku ev qabilîyet ji mirov were stendin em bi hêsanî dikarin bêjin ku mirov ne mirov e êdî.

Mîran Janbar ji xeyalan pirr hez dike û dixwaze her kes bi xeyalên wî re bibin heval. Li gor Mîran Janbar her mirov di zarokatîya xwe de vê...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Xeyalkirin… Ku ev qabilîyet ji mirov were stendin em bi hêsanî dikarin bêjin ku mirov ne mirov e êdî.Mîran Janbar ji xeyalan pirr hez dike û dixwaze her kes bi xeyalên wî re bibin heval. Li gor Mîran Janbar her mirov di zarokatîya xwe de vê qabilîyeta xeyalkirinê derdixe asta herî bilind. Lê her ku temen mezin dibe qels dibe, herî dawî têk diçe ev qabilîyet. Mîran Janbar bo xeyal têk neçin tê dikoşe. Bi pirtûka xwe ya “KAPTANÊ MIRINÊ” jî xwestîye vê yekê bike. Çîrokên vê pirtûkê hevaltî bi xeyalên mirovan re dike û dike ku mirov li cîhana xwe yî hundirîn gerdûneke nû ava bike.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Xeyalkirin… Ku ev qabilîyet ji mirov were stendin em bi hêsanî dikarin bêjin ku mirov ne mirov e êdî.<br><br>Mîran Janbar ji xeyalan pirr hez dike û dixwaze her kes bi xeyalên wî re bibin heval. Li gor Mîran Janbar her mirov di zarokatîya xwe de vê qabilîyeta xeyalkirinê derdixe asta herî bilind. Lê her ku temen mezin dibe qels dibe, herî dawî têk diçe ev qabilîyet. Mîran Janbar bo xeyal têk neçin tê dikoşe. Bi pirtûka xwe ya “KAPTANÊ MIRINÊ” jî xwestîye vê yekê bike. Çîrokên vê pirtûkê hevaltî bi xeyalên mirovan re dike û dike ku mirov li cîhana xwe yî hundirîn gerdûneke nû ava bike.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>1430</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41454815]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5103287143.mp3?updated=1678463314" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Kuyaş - Türk Ulusçuluğunun Tarihî Kökenlerine İlişkin Bazı Tespit ve Görüşler</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-kuyas-podcast</link>
      <description>Ahmet Kuyaş, "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" serimizin ikinci konuşmacısı. Kuyaş, tarihî bir perspektifle, Türk milliyetçiliğinin iki vasfına odaklanıyor bu konuşmasında: din ve anti-emperyalizm.Türk ulusçuluğu başlangıç aşamasında Sünnî İslâm temelinde dile getirildi. II. Meşrutiyet’te Batı düşmanlığı ve I. Dünya Savaşı’ndan sonra da antiemperyalizm bu ulusçuluğun belirgin vasıfları haline geldi. Eğitim dizgemize egemen olmuş bu özellikler, yoğunluklarında zaman zaman düşüşler görülse de, bugün de kendilerini belli ediyorlar.Ahmet Kuyaş: Haute-Bretagne Üniversitesi’nden tarih lisansı ve McGill Üniversitesi’nden tarih doktorası aldı. Princeton Üniversitesi’nde okutmanlık ve Mount Holyoke College’da öğretim üyeliği yaptı. Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde öğretim üyeliğinden 2019'da emekli oldu. Geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet tarihleri genel ilgi alanı.</description>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2020 11:37:22 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3c71bab6-bf5a-11ed-909c-4fe18bb6a647/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ahmet Kuyaş, "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" serimizin ikinci konuşmacısı. Kuyaş, tarihî bir perspektifle, Türk milliyetçiliğinin iki vasfına odaklanıyor bu konuşmasında: din ve anti-emperyalizm.

Türk ulusçuluğu başlangıç...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ahmet Kuyaş, "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" serimizin ikinci konuşmacısı. Kuyaş, tarihî bir perspektifle, Türk milliyetçiliğinin iki vasfına odaklanıyor bu konuşmasında: din ve anti-emperyalizm.Türk ulusçuluğu başlangıç aşamasında Sünnî İslâm temelinde dile getirildi. II. Meşrutiyet’te Batı düşmanlığı ve I. Dünya Savaşı’ndan sonra da antiemperyalizm bu ulusçuluğun belirgin vasıfları haline geldi. Eğitim dizgemize egemen olmuş bu özellikler, yoğunluklarında zaman zaman düşüşler görülse de, bugün de kendilerini belli ediyorlar.Ahmet Kuyaş: Haute-Bretagne Üniversitesi’nden tarih lisansı ve McGill Üniversitesi’nden tarih doktorası aldı. Princeton Üniversitesi’nde okutmanlık ve Mount Holyoke College’da öğretim üyeliği yaptı. Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde öğretim üyeliğinden 2019'da emekli oldu. Geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet tarihleri genel ilgi alanı.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ahmet Kuyaş, "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" serimizin ikinci konuşmacısı. Kuyaş, tarihî bir perspektifle, Türk milliyetçiliğinin iki vasfına odaklanıyor bu konuşmasında: din ve anti-emperyalizm.<br><br>Türk ulusçuluğu başlangıç aşamasında Sünnî İslâm temelinde dile getirildi. II. Meşrutiyet’te Batı düşmanlığı ve I. Dünya Savaşı’ndan sonra da antiemperyalizm bu ulusçuluğun belirgin vasıfları haline geldi. Eğitim dizgemize egemen olmuş bu özellikler, yoğunluklarında zaman zaman düşüşler görülse de, bugün de kendilerini belli ediyorlar.<br><br>Ahmet Kuyaş: Haute-Bretagne Üniversitesi’nden tarih lisansı ve McGill Üniversitesi’nden tarih doktorası aldı. Princeton Üniversitesi’nde okutmanlık ve Mount Holyoke College’da öğretim üyeliği yaptı. Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde öğretim üyeliğinden 2019'da emekli oldu. Geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet tarihleri genel ilgi alanı.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4864</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41436972]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8056830374.mp3?updated=1678463314" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Can Başkent, Esen Karol - Türkiye Koşullarında Elektronik Yayıncılık</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/can-baskent-esen-karol-podcast</link>
      <description>Elektronik yayıncılar ekonomik olarak bu işi nasıl kotarır; bu işten para kazanma imkânı var mıdır? Sosyal medyanın ezici popülerliğinin yanında, elektronik yayıncılara bu piyasadan ekmek çıkar mı? Türkiye’de giderek artan sansür kültürünün elektronik yayıncılığa etkileri nelerdir? İçerik hırsızlığı ile mücadele mümkün mü? Teknik gerekler, editoryal ihtiyaçlar nelerdir? Yazarlar ve okurlarla elektronik yayıncılığa has bir ilişki kurulabilir mi? Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan yayınevlerinden Propaganda Yayınları’nın kurucusu Can Başkent ve Manifold’dan Esen Karol, bu sorulara cevap ararken, deneyimlerini ve geleceğe ilişkin öngörülerini de paylaştılar. 13 Eylül 2020 Pazar günü Zoom üzerinden canlı etkinlik formatında gerçekleşen bu sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2020 12:46:11 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3c873170-bf5a-11ed-909c-ef4f6cb2c437/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Elektronik yayıncılar ekonomik olarak bu işi nasıl kotarır; bu işten para kazanma imkânı var mıdır? Sosyal medyanın ezici popülerliğinin yanında, elektronik yayıncılara bu piyasadan ekmek çıkar mı? Türkiye’de giderek artan sansür kültürünün elektronik...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Elektronik yayıncılar ekonomik olarak bu işi nasıl kotarır; bu işten para kazanma imkânı var mıdır? Sosyal medyanın ezici popülerliğinin yanında, elektronik yayıncılara bu piyasadan ekmek çıkar mı? Türkiye’de giderek artan sansür kültürünün elektronik yayıncılığa etkileri nelerdir? İçerik hırsızlığı ile mücadele mümkün mü? Teknik gerekler, editoryal ihtiyaçlar nelerdir? Yazarlar ve okurlarla elektronik yayıncılığa has bir ilişki kurulabilir mi? Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan yayınevlerinden Propaganda Yayınları’nın kurucusu Can Başkent ve Manifold’dan Esen Karol, bu sorulara cevap ararken, deneyimlerini ve geleceğe ilişkin öngörülerini de paylaştılar. 13 Eylül 2020 Pazar günü Zoom üzerinden canlı etkinlik formatında gerçekleşen bu sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Elektronik yayıncılar ekonomik olarak bu işi nasıl kotarır; bu işten para kazanma imkânı var mıdır? Sosyal medyanın ezici popülerliğinin yanında, elektronik yayıncılara bu piyasadan ekmek çıkar mı? Türkiye’de giderek artan sansür kültürünün elektronik yayıncılığa etkileri nelerdir? İçerik hırsızlığı ile mücadele mümkün mü? Teknik gerekler, editoryal ihtiyaçlar nelerdir? Yazarlar ve okurlarla elektronik yayıncılığa has bir ilişki kurulabilir mi? <br><br>Kıraathane Kitap Şenliği'ne katılan yayınevlerinden Propaganda Yayınları’nın kurucusu Can Başkent ve Manifold’dan Esen Karol, bu sorulara cevap ararken, deneyimlerini ve geleceğe ilişkin öngörülerini de paylaştılar. 13 Eylül 2020 Pazar günü Zoom üzerinden canlı etkinlik formatında gerçekleşen bu sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3458</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41420088]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7222137300.mp3?updated=1678463314" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Takuhi Tovmasyan, Silva Özyerli, Levon Bağış - Sofralarda Sonbahar Bereketi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/takuhi-tomasyan-silva-ozyerli-levon-bagis</link>
      <description>Endüstriyel tarım ve beslenme kültürü mevsimleri önemsizleştirmiş gibi görünse de, hem sağlık hem de çevre için gıdaları mevsiminde tüketmek büyük önem taşıyor. Sonbahar, hem hasadın ve bağbozumunun heyecanıyla hem de kışa hazırlığıyla capcanlı bir mevsim. Sofra ve yemek kültürümüzün üç önemli ismi, Takuhi Tovmasyan, Silva Özyerli ve Levon Bağış, geçmişten günümüze sofralarımızdaki güz bereketini tartışıyorlar.Aras Yayınları'nın öncülüğünde 17 Eylül 2020'de Kıraathane Kitap Şenliği programı kapsamında gerçekleşen bu lezzetli sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2020 12:14:34 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3c9d9258-bf5a-11ed-909c-2f792dc4997f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Endüstriyel tarım ve beslenme kültürü mevsimleri önemsizleştirmiş gibi görünse de, hem sağlık hem de çevre için gıdaları mevsiminde tüketmek büyük önem taşıyor. Sonbahar, hem hasadın ve bağbozumunun heyecanıyla hem de kışa hazırlığıyla capcanlı bir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Endüstriyel tarım ve beslenme kültürü mevsimleri önemsizleştirmiş gibi görünse de, hem sağlık hem de çevre için gıdaları mevsiminde tüketmek büyük önem taşıyor. Sonbahar, hem hasadın ve bağbozumunun heyecanıyla hem de kışa hazırlığıyla capcanlı bir mevsim. Sofra ve yemek kültürümüzün üç önemli ismi, Takuhi Tovmasyan, Silva Özyerli ve Levon Bağış, geçmişten günümüze sofralarımızdaki güz bereketini tartışıyorlar.Aras Yayınları'nın öncülüğünde 17 Eylül 2020'de Kıraathane Kitap Şenliği programı kapsamında gerçekleşen bu lezzetli sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Endüstriyel tarım ve beslenme kültürü mevsimleri önemsizleştirmiş gibi görünse de, hem sağlık hem de çevre için gıdaları mevsiminde tüketmek büyük önem taşıyor. Sonbahar, hem hasadın ve bağbozumunun heyecanıyla hem de kışa hazırlığıyla capcanlı bir mevsim. Sofra ve yemek kültürümüzün üç önemli ismi, Takuhi Tovmasyan, Silva Özyerli ve Levon Bağış, geçmişten günümüze sofralarımızdaki güz bereketini tartışıyorlar.<br><br>Aras Yayınları'nın öncülüğünde 17 Eylül 2020'de Kıraathane Kitap Şenliği programı kapsamında gerçekleşen bu lezzetli sohbetin kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>2656</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41406746]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9870989211.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: İki Şair Yüz Yüze - Burak Acar ve Donat Bayer</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/iki-sair-yuz-yuze1-burak-acar-donat-bayer-podcast</link>
      <description>160. Kilometre'nin Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu programda Burak Acar ve Donat Bayer sinemadan müziğe uzanan bir söyleşide karşılıklı sorularla birbirlerini daha yakından tanımaya çalışıyorlar.İki şairin bu geniş ufuklu, yüksek tempolu sohbeti 19 Eylül 2020'de gerçekleşti. Bütün şiirseverlere tavsiyemizdir.</description>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2020 10:47:51 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3cb46582-bf5a-11ed-909c-0f02e34ee6f2/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>160. Kilometre'nin Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu programda Burak Acar ve Donat Bayer sinemadan müziğe uzanan bir söyleşide karşılıklı sorularla birbirlerini daha yakından tanımaya çalışıyorlar.

İki şairin bu geniş ufuklu, yüksek...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>160. Kilometre'nin Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu programda Burak Acar ve Donat Bayer sinemadan müziğe uzanan bir söyleşide karşılıklı sorularla birbirlerini daha yakından tanımaya çalışıyorlar.İki şairin bu geniş ufuklu, yüksek tempolu sohbeti 19 Eylül 2020'de gerçekleşti. Bütün şiirseverlere tavsiyemizdir.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[160. Kilometre'nin Kıraathane Kitap Şenliği kapsamında düzenlediği bu programda Burak Acar ve Donat Bayer sinemadan müziğe uzanan bir söyleşide karşılıklı sorularla birbirlerini daha yakından tanımaya çalışıyorlar.<br><br>İki şairin bu geniş ufuklu, yüksek tempolu sohbeti 19 Eylül 2020'de gerçekleşti. Bütün şiirseverlere tavsiyemizdir.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4057</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41406198]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2621045590.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Bilge Demirtaş, Can Gündüz, Osman Şişman - Sinema Kendi Üzerine Düşünürken</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sinema-kendi-uzerine-dusunurken-podcast</link>
      <description>Yort Kitap'ın çekirdek kadrosundan Bilge Demirtaş, Can Gündüz ve Osman Şişman, Kanada'dan Caboose Books'un sinema kuramı serisinden beş metni Türkçeye çevirdi. Yakın zamanda hepsi yayımlanmış olacak olan bu metinler, sinema tarihi boyunca dönüşmüş pratikleri ve onlarla birlikte değişen kavramları şaşırtıcı bir arşiv çalışmasıyla irdeliyor. Montaj, Dekupaj, Mizansen, Yeni Sinefili ve Kinematik Dönemeç kitaplarının çevirmenleri, bu söyleşide metinlerin kavramlar tarihini ele alışını tartışıyorlar.</description>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2020 08:42:56 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3ccc9bd4-bf5a-11ed-909c-b3c5e1450113/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Yort Kitap'ın çekirdek kadrosundan Bilge Demirtaş, Can Gündüz ve Osman Şişman, Kanada'dan Caboose Books'un sinema kuramı serisinden beş metni Türkçeye çevirdi. Yakın zamanda hepsi yayımlanmış olacak olan bu metinler, sinema tarihi boyunca dönüşmüş...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Yort Kitap'ın çekirdek kadrosundan Bilge Demirtaş, Can Gündüz ve Osman Şişman, Kanada'dan Caboose Books'un sinema kuramı serisinden beş metni Türkçeye çevirdi. Yakın zamanda hepsi yayımlanmış olacak olan bu metinler, sinema tarihi boyunca dönüşmüş pratikleri ve onlarla birlikte değişen kavramları şaşırtıcı bir arşiv çalışmasıyla irdeliyor. Montaj, Dekupaj, Mizansen, Yeni Sinefili ve Kinematik Dönemeç kitaplarının çevirmenleri, bu söyleşide metinlerin kavramlar tarihini ele alışını tartışıyorlar.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Yort Kitap'ın çekirdek kadrosundan Bilge Demirtaş, Can Gündüz ve Osman Şişman, Kanada'dan Caboose Books'un sinema kuramı serisinden beş metni Türkçeye çevirdi. Yakın zamanda hepsi yayımlanmış olacak olan bu metinler, sinema tarihi boyunca dönüşmüş pratikleri ve onlarla birlikte değişen kavramları şaşırtıcı bir arşiv çalışmasıyla irdeliyor. <br><br>Montaj, Dekupaj, Mizansen, Yeni Sinefili ve Kinematik Dönemeç kitaplarının çevirmenleri, bu söyleşide metinlerin kavramlar tarihini ele alışını tartışıyorlar.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3454</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41378417]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4927998361.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Darbelerle Yasaklanan Kitaplar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/darbelerle-yasaklanan-kitaplar-podcast</link>
      <description>Susma Platformu'nun hazırladığı, 12 Eylül’ün kırkıncı yıldönümünde darbelerden hemen sonra sakıncalı bulunmuş, yasaklanmış, toplatılmış kitaplar üzerine yazarlar, yayımcılar ve şairler ile konuştuğu, bu kitaplardan pasajlar okuduğu programı sizlerle paylaşıyoruz.Programda sırasıyla Gaye Boralıoğlu Sevgi Soysal’ı, Orhan Alkaya Can Yücel’i, Ragıp Zarakolu Dido Sotiriyu’yu, Ayşegül Tözeren Duygu Asena’yı, Mehmet Altan ise Ahmet Altan’ı ve yasaklanmış kitaplarını anlatıyor. İyi dinlemeler.</description>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2020 09:28:32 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3ce4e4e6-bf5a-11ed-909c-770787627e7f/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Susma Platformu'nun hazırladığı, 12 Eylül’ün kırkıncı yıldönümünde darbelerden hemen sonra sakıncalı bulunmuş, yasaklanmış, toplatılmış kitaplar üzerine yazarlar, yayımcılar ve şairler ile konuştuğu, bu kitaplardan pasajlar okuduğu programı sizlerle...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Susma Platformu'nun hazırladığı, 12 Eylül’ün kırkıncı yıldönümünde darbelerden hemen sonra sakıncalı bulunmuş, yasaklanmış, toplatılmış kitaplar üzerine yazarlar, yayımcılar ve şairler ile konuştuğu, bu kitaplardan pasajlar okuduğu programı sizlerle paylaşıyoruz.Programda sırasıyla Gaye Boralıoğlu Sevgi Soysal’ı, Orhan Alkaya Can Yücel’i, Ragıp Zarakolu Dido Sotiriyu’yu, Ayşegül Tözeren Duygu Asena’yı, Mehmet Altan ise Ahmet Altan’ı ve yasaklanmış kitaplarını anlatıyor. İyi dinlemeler.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Susma Platformu'nun hazırladığı, 12 Eylül’ün kırkıncı yıldönümünde darbelerden hemen sonra sakıncalı bulunmuş, yasaklanmış, toplatılmış kitaplar üzerine yazarlar, yayımcılar ve şairler ile konuştuğu, bu kitaplardan pasajlar okuduğu programı sizlerle paylaşıyoruz.<br><br>Programda sırasıyla Gaye Boralıoğlu Sevgi Soysal’ı, Orhan Alkaya Can Yücel’i, Ragıp Zarakolu Dido Sotiriyu’yu, Ayşegül Tözeren Duygu Asena’yı, Mehmet Altan ise Ahmet Altan’ı ve yasaklanmış kitaplarını anlatıyor. İyi dinlemeler.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6351</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41360633]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2047273279.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kadir Dede - Milliyetçiliğin Serüveni: Tarih, Gündelik Yaşam ve Şimdiki Zaman</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/kiraathanepodcast-nemutluesitimdiyene-ka</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" programı kapsamındaki konferans serisininin ilkinde konu başlığımız, "Milliyetçiliğin Serüveni: Tarih, Gündelik Yaşam ve Şimdiki Zaman"; konuşmacımız ise Kadir Dede.Kadir Dede’nin konuşması, milliyetçiliğe ilişkin yanıtları değilse de soru sorma biçimlerinin gelişimini, tarihsel kırılmalar ve sosyal bilimlerin kendi evrimi çerçevesinde ele alıyor. Ayrıca milliyetçilikleri tasnif etmekle başlayan ve devlet odağında şekillenen düşünsel üretimin günümüzde geldiği nokta olarak milliyetçiliğin bir “anlatı” olarak değerlendirilmesine ve gündelik hallerine odaklanılmasına işaret ediyor.</description>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2020 13:15:40 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3cfdae54-bf5a-11ed-909c-6756316ece22/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nde "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" programı kapsamındaki konferans serisininin ilkinde konu başlığımız, "Milliyetçiliğin Serüveni: Tarih, Gündelik Yaşam ve Şimdiki Zaman"; konuşmacımız ise Kadir Dede.

Kadir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" programı kapsamındaki konferans serisininin ilkinde konu başlığımız, "Milliyetçiliğin Serüveni: Tarih, Gündelik Yaşam ve Şimdiki Zaman"; konuşmacımız ise Kadir Dede.Kadir Dede’nin konuşması, milliyetçiliğe ilişkin yanıtları değilse de soru sorma biçimlerinin gelişimini, tarihsel kırılmalar ve sosyal bilimlerin kendi evrimi çerçevesinde ele alıyor. Ayrıca milliyetçilikleri tasnif etmekle başlayan ve devlet odağında şekillenen düşünsel üretimin günümüzde geldiği nokta olarak milliyetçiliğin bir “anlatı” olarak değerlendirilmesine ve gündelik hallerine odaklanılmasına işaret ediyor.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nde "Ne Mutlu Eşitim Diyene: Milliyetçilik Tartışmaları" programı kapsamındaki konferans serisininin ilkinde konu başlığımız, "Milliyetçiliğin Serüveni: Tarih, Gündelik Yaşam ve Şimdiki Zaman"; konuşmacımız ise Kadir Dede.<br><br>Kadir Dede’nin konuşması, milliyetçiliğe ilişkin yanıtları değilse de soru sorma biçimlerinin gelişimini, tarihsel kırılmalar ve sosyal bilimlerin kendi evrimi çerçevesinde ele alıyor. Ayrıca milliyetçilikleri tasnif etmekle başlayan ve devlet odağında şekillenen düşünsel üretimin günümüzde geldiği nokta olarak milliyetçiliğin bir “anlatı” olarak değerlendirilmesine ve gündelik hallerine odaklanılmasına işaret ediyor.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5202</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41344489]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4678537237.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıraathane Kitap Şenliği 2020: Şener Özmen - Mehmed Uzun'dan Sonra Roman Yazdık Mı?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/senlik2020-sener-ozmen-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitap Şenliği 2020'nin ilk çevrimiçi sohbet etkinliğini şenliğe katılan bağımsız yayınevlerinden Avesta düzenledi. Çağdaş sanatçı, yazar, çevirmen Şener Özmen'in "Mehmed Uzun'dan sonra roman yazdık mı?" sorusu çevresinde Kürtçe edebiyata baktığı bu konuşma 12 Eylül 2020 günü gerçekleşti.Şener Özmen, bu konuyu seçmesinin nedenini şöyle anlatıyor: "Melville House Books’da Kait Howard imzalı eski bir yazı (2016) çarpıyor gözüme, kritik ve bir o kadar da kışkırtıcı bir soruyla başlıyor cümle; “Neden şimdiye kadar 'İngilizce' bir Kürtçe roman yayınlanmamış? Bir Kürt kurgu yazarından söz edebilir miyiz? Hayır! Keith Howard, adı geçen makalesinde ilk kez İngilizceye çevirilmiş bir Kürt yazarın romanından söz ediyor ve bunu müjdeliyor. Bu yazar Bextiyar Elî olmasın!? Peki Mehmed Uzun’a ne oldu? Daha doğrusu yazara ve yapıtlarına bizler ne yaptık?"</description>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2020 10:43:19 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3d146036-bf5a-11ed-909c-ef0557b6a942/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitap Şenliği 2020'nin ilk çevrimiçi sohbet etkinliğini şenliğe katılan bağımsız yayınevlerinden Avesta düzenledi. Çağdaş sanatçı, yazar, çevirmen Şener Özmen'in "Mehmed Uzun'dan sonra roman yazdık mı?" sorusu çevresinde Kürtçe edebiyata...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitap Şenliği 2020'nin ilk çevrimiçi sohbet etkinliğini şenliğe katılan bağımsız yayınevlerinden Avesta düzenledi. Çağdaş sanatçı, yazar, çevirmen Şener Özmen'in "Mehmed Uzun'dan sonra roman yazdık mı?" sorusu çevresinde Kürtçe edebiyata baktığı bu konuşma 12 Eylül 2020 günü gerçekleşti.Şener Özmen, bu konuyu seçmesinin nedenini şöyle anlatıyor: "Melville House Books’da Kait Howard imzalı eski bir yazı (2016) çarpıyor gözüme, kritik ve bir o kadar da kışkırtıcı bir soruyla başlıyor cümle; “Neden şimdiye kadar 'İngilizce' bir Kürtçe roman yayınlanmamış? Bir Kürt kurgu yazarından söz edebilir miyiz? Hayır! Keith Howard, adı geçen makalesinde ilk kez İngilizceye çevirilmiş bir Kürt yazarın romanından söz ediyor ve bunu müjdeliyor. Bu yazar Bextiyar Elî olmasın!? Peki Mehmed Uzun’a ne oldu? Daha doğrusu yazara ve yapıtlarına bizler ne yaptık?"</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitap Şenliği 2020'nin ilk çevrimiçi sohbet etkinliğini şenliğe katılan bağımsız yayınevlerinden Avesta düzenledi. Çağdaş sanatçı, yazar, çevirmen Şener Özmen'in "Mehmed Uzun'dan sonra roman yazdık mı?" sorusu çevresinde Kürtçe edebiyata baktığı bu konuşma 12 Eylül 2020 günü gerçekleşti.<br><br>Şener Özmen, bu konuyu seçmesinin nedenini şöyle anlatıyor: "Melville House Books’da Kait Howard imzalı eski bir yazı (2016) çarpıyor gözüme, kritik ve bir o kadar da kışkırtıcı bir soruyla başlıyor cümle; “Neden şimdiye kadar 'İngilizce' bir Kürtçe roman yayınlanmamış? Bir Kürt kurgu yazarından söz edebilir miyiz? Hayır! Keith Howard, adı geçen makalesinde ilk kez İngilizceye çevirilmiş bir Kürt yazarın romanından söz ediyor ve bunu müjdeliyor. Bu yazar Bextiyar Elî olmasın!? Peki Mehmed Uzun’a ne oldu? Daha doğrusu yazara ve yapıtlarına bizler ne yaptık?"]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3746</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/41079982]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1218039078.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Necmiye Alpay - Edebiyat ve Dil</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/necmiye-alpay-podcast</link>
      <description>Edebiyatın dili açısından bugün neredeyiz? Necmiye Alpay'ın İstanbul Edebiyat Evi'nde 3 Ocak 2019'da yaptığı ve edebiyatın dil boyutunu, Yahya Kemal'i, Rus Biçimcilerini, Roland Barthes'ı, "edebî dil, edebiyat dili, şiir dili, şiirsel dil, dil oyunları" ve benzeri kavramları irdelediği konuşmasını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2020 13:41:31 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3d2ac0e2-bf5a-11ed-909c-e7d2b191863b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Edebiyatın dili açısından bugün neredeyiz? Necmiye Alpay'ın İstanbul Edebiyat Evi'nde 3 Ocak 2019'da yaptığı ve edebiyatın dil boyutunu, Yahya Kemal'i, Rus Biçimcilerini, Roland Barthes'ı, "edebî dil, edebiyat dili, şiir dili, şiirsel dil, dil...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Edebiyatın dili açısından bugün neredeyiz? Necmiye Alpay'ın İstanbul Edebiyat Evi'nde 3 Ocak 2019'da yaptığı ve edebiyatın dil boyutunu, Yahya Kemal'i, Rus Biçimcilerini, Roland Barthes'ı, "edebî dil, edebiyat dili, şiir dili, şiirsel dil, dil oyunları" ve benzeri kavramları irdelediği konuşmasını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Edebiyatın dili açısından bugün neredeyiz? Necmiye Alpay'ın İstanbul Edebiyat Evi'nde 3 Ocak 2019'da yaptığı ve edebiyatın dil boyutunu, Yahya Kemal'i, Rus Biçimcilerini, Roland Barthes'ı, "edebî dil, edebiyat dili, şiir dili, şiirsel dil, dil oyunları" ve benzeri kavramları irdelediği konuşmasını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3684</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/39918659]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9879282609.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>İpek Şahbenderoğlu, Seval Şahin - Sevgi Soysal ve Tante Rosa’da Yaşama İştahı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ipek-sahbenderoglu-seval-sahin-podcast</link>
      <description>İpek Şahbenderoğlu ve Seval Şahin, "Edebiyat Tarihi Konuşmaları" serimizde Sevgi Soysal'ın en güzel eserlerinden Tante Rosa’yı ele alıyor. Hayata tutunmakta, coşku duymakta ısrar eden ve zaman zaman eleştirmenler tarafından göz ardı edilen Tante Rosa karakteriyle Sevgi Soysal'ın edebiyatımızda bıraktığı izler üzerine konuştuğumuz 26 Şubat 2020'deki bu buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2020 11:41:40 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3d4114a0-bf5a-11ed-909c-e333f4c33b78/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İpek Şahbenderoğlu ve Seval Şahin, "Edebiyat Tarihi Konuşmaları" serimizde Sevgi Soysal'ın en güzel eserlerinden Tante Rosa’yı ele alıyor. Hayata tutunmakta, coşku duymakta ısrar eden ve zaman zaman eleştirmenler tarafından göz ardı edilen Tante Rosa...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İpek Şahbenderoğlu ve Seval Şahin, "Edebiyat Tarihi Konuşmaları" serimizde Sevgi Soysal'ın en güzel eserlerinden Tante Rosa’yı ele alıyor. Hayata tutunmakta, coşku duymakta ısrar eden ve zaman zaman eleştirmenler tarafından göz ardı edilen Tante Rosa karakteriyle Sevgi Soysal'ın edebiyatımızda bıraktığı izler üzerine konuştuğumuz 26 Şubat 2020'deki bu buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İpek Şahbenderoğlu ve Seval Şahin, "Edebiyat Tarihi Konuşmaları" serimizde Sevgi Soysal'ın en güzel eserlerinden Tante Rosa’yı ele alıyor. Hayata tutunmakta, coşku duymakta ısrar eden ve zaman zaman eleştirmenler tarafından göz ardı edilen Tante Rosa karakteriyle Sevgi Soysal'ın edebiyatımızda bıraktığı izler üzerine konuştuğumuz 26 Şubat 2020'deki bu buluşmanın kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4304</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/39682523]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6261369088.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Murat Belge - Türkiye’nin Kültür Savaşı</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/murat-belge-podcast</link>
      <description>“Kültür” kavramı ile “iktidar” kavramı bir araya gelir mi, nasıl gelir? “Siyasî iktidar” kültür yaratabilir mi? Kültürel iktidar, siyasî iktidardan bağımsız mıdır? İstanbul Edebiyat Evi'nin "Kültür Konuşmaları" serisi kapsamında 17 Ekim 2019'da gerçekleşen programda, Murat Belge'nin yaptığı "Türkiye'nin Kültür Savaşı" başlıklı konuşmayı burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2020 09:55:11 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3d57b43a-bf5a-11ed-909c-3fa415cd7057/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>“Kültür” kavramı ile “iktidar” kavramı bir araya gelir mi, nasıl gelir? “Siyasî iktidar” kültür yaratabilir mi? Kültürel iktidar, siyasî iktidardan bağımsız mıdır? İstanbul Edebiyat Evi'nin "Kültür Konuşmaları" serisi kapsamında 17 Ekim 2019'da...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>“Kültür” kavramı ile “iktidar” kavramı bir araya gelir mi, nasıl gelir? “Siyasî iktidar” kültür yaratabilir mi? Kültürel iktidar, siyasî iktidardan bağımsız mıdır? İstanbul Edebiyat Evi'nin "Kültür Konuşmaları" serisi kapsamında 17 Ekim 2019'da gerçekleşen programda, Murat Belge'nin yaptığı "Türkiye'nin Kültür Savaşı" başlıklı konuşmayı burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[“Kültür” kavramı ile “iktidar” kavramı bir araya gelir mi, nasıl gelir? “Siyasî iktidar” kültür yaratabilir mi? Kültürel iktidar, siyasî iktidardan bağımsız mıdır? İstanbul Edebiyat Evi'nin "Kültür Konuşmaları" serisi kapsamında 17 Ekim 2019'da gerçekleşen programda, Murat Belge'nin yaptığı "Türkiye'nin Kültür Savaşı" başlıklı konuşmayı burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5800</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/37589376]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4410330931.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ercan Kesal - Edebiyat-Sinema İlişkisi</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ercan-kesal-podcast</link>
      <description>Ercan Kesal'dan hekim-hasta ilişkisi, hikâyeler, edebiyat, sinema, senaristlik, oyunculuk, yönetmenlik, bunların hepsini ve daha fazlasını kapsayan bir konuşma... İstanbul Edebiyat Evi'nin 13 Ekim 2018'deki buluşmasını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2020 13:35:00 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3d6eee7a-bf5a-11ed-909c-277ad9b9cbf0/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Ercan Kesal'dan hekim-hasta ilişkisi, hikâyeler, edebiyat, sinema, senaristlik, oyunculuk, yönetmenlik, bunların hepsini ve daha fazlasını kapsayan bir konuşma... İstanbul Edebiyat Evi'nin 13 Ekim 2018'deki buluşmasını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Ercan Kesal'dan hekim-hasta ilişkisi, hikâyeler, edebiyat, sinema, senaristlik, oyunculuk, yönetmenlik, bunların hepsini ve daha fazlasını kapsayan bir konuşma... İstanbul Edebiyat Evi'nin 13 Ekim 2018'deki buluşmasını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Ercan Kesal'dan hekim-hasta ilişkisi, hikâyeler, edebiyat, sinema, senaristlik, oyunculuk, yönetmenlik, bunların hepsini ve daha fazlasını kapsayan bir konuşma... İstanbul Edebiyat Evi'nin 13 Ekim 2018'deki buluşmasını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5400</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/33648637]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7838346835.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Evren Savcı - Queer Tercüme: Yeni Düzende Cinsel Politikalar</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/evren-savci-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Queer Üzerine Konuşmalar" serisinde 5 Ocak 2019'da ağırladığımız Yale Üniversitesi Kadın, Toplumsal Cinsiyet ve Cinsellik Çalışmaları bölümünde yardımcı doçent olarak çalışan Evren Savcı, Queer in Translation: Sexual Politics under Neoliberal Islam (Queer Tercüme: Neoliberal İslam Düzeninde Cinsel Politikalar) adlı kitabından bölümler sundu bizlere. Savcı'nın geç neoliberalizm diye de anılan daha otoriter bir güvenlik rejimiyle “İslamî” ahlak politikalarının birleştiği bir düzene geçiş sürecini cinsel özgürlük ve özellikle LGBTI+ politikaları üzerinden değerlendirdiği konuşmasını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2020 12:50:59 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3d885aa4-bf5a-11ed-909c-0f62b2e646f3/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Queer Üzerine Konuşmalar" serisinde 5 Ocak 2019'da ağırladığımız Yale Üniversitesi Kadın, Toplumsal Cinsiyet ve Cinsellik Çalışmaları bölümünde yardımcı doçent olarak çalışan Evren Savcı, Queer in Translation: Sexual...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Queer Üzerine Konuşmalar" serisinde 5 Ocak 2019'da ağırladığımız Yale Üniversitesi Kadın, Toplumsal Cinsiyet ve Cinsellik Çalışmaları bölümünde yardımcı doçent olarak çalışan Evren Savcı, Queer in Translation: Sexual Politics under Neoliberal Islam (Queer Tercüme: Neoliberal İslam Düzeninde Cinsel Politikalar) adlı kitabından bölümler sundu bizlere. Savcı'nın geç neoliberalizm diye de anılan daha otoriter bir güvenlik rejimiyle “İslamî” ahlak politikalarının birleştiği bir düzene geçiş sürecini cinsel özgürlük ve özellikle LGBTI+ politikaları üzerinden değerlendirdiği konuşmasını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nin "Queer Üzerine Konuşmalar" serisinde 5 Ocak 2019'da ağırladığımız Yale Üniversitesi Kadın, Toplumsal Cinsiyet ve Cinsellik Çalışmaları bölümünde yardımcı doçent olarak çalışan Evren Savcı, Queer in Translation: Sexual Politics under Neoliberal Islam (Queer Tercüme: Neoliberal İslam Düzeninde Cinsel Politikalar) adlı kitabından bölümler sundu bizlere. Savcı'nın geç neoliberalizm diye de anılan daha otoriter bir güvenlik rejimiyle “İslamî” ahlak politikalarının birleştiği bir düzene geçiş sürecini cinsel özgürlük ve özellikle LGBTI+ politikaları üzerinden değerlendirdiği konuşmasını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5456</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/31660027]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5400229986.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Didem Ardalı Büyükarman, Seval Şahin - Kiralık Konak</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/didem-ardali-buyukarman-seval-sahin-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde 28 Kasım 2019'da "Edebiyat Tarihi Söyleşileri" serimiz kapsamında ağırladığımız Didem Ardalı Büyükarman ve Seval Şahin bizlere Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Kiralık Konak romanı için yaptığı eleştirel basım hazırlıklarını, eserin dönem ve edebiyat tarihi içindeki yerini anlattı. Hakkı Celis'in neden Ahmet Cemil olmayı reddettiğini ve eserle ilgili daha birçok ayrıntıyı burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2020 13:39:41 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3da0bea0-bf5a-11ed-909c-83a570c3fdb7/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nde 28 Kasım 2019'da "Edebiyat Tarihi Söyleşileri" serimiz kapsamında ağırladığımız Didem Ardalı Büyükarman ve Seval Şahin bizlere Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Kiralık Konak romanı için yaptığı eleştirel basım hazırlıklarını,...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde 28 Kasım 2019'da "Edebiyat Tarihi Söyleşileri" serimiz kapsamında ağırladığımız Didem Ardalı Büyükarman ve Seval Şahin bizlere Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Kiralık Konak romanı için yaptığı eleştirel basım hazırlıklarını, eserin dönem ve edebiyat tarihi içindeki yerini anlattı. Hakkı Celis'in neden Ahmet Cemil olmayı reddettiğini ve eserle ilgili daha birçok ayrıntıyı burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nde 28 Kasım 2019'da "Edebiyat Tarihi Söyleşileri" serimiz kapsamında ağırladığımız Didem Ardalı Büyükarman ve Seval Şahin bizlere Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Kiralık Konak romanı için yaptığı eleştirel basım hazırlıklarını, eserin dönem ve edebiyat tarihi içindeki yerini anlattı. Hakkı Celis'in neden Ahmet Cemil olmayı reddettiğini ve eserle ilgili daha birçok ayrıntıyı burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3594</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/31427422]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3351615165.mp3?updated=1678463315" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Birhan Keskin, Ömer Erdem - Bir Şairin Kitaba Yürüyüşü</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/birhan-keskin-omer-erdem-podcast</link>
      <description>"Şiir Gecesi" buluşmaları, evimizin kapılarını açmasından çok kısa bir süre sonra, 16 Ekim 2018'de Birhan Keskin'in konuk olduğu bu etkinlikle başladı. Moderatörlüğünü Ömer Erdem'in yaptığı söyleşinin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2020 10:43:36 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3db8a3c6-bf5a-11ed-909c-37fb18bbb5e5/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Şiir Gecesi" buluşmaları, evimizin kapılarını açmasından çok kısa bir süre sonra, 16 Ekim 2018'de Birhan Keskin'in konuk olduğu bu etkinlikle başladı. Moderatörlüğünü Ömer Erdem'in yaptığı söyleşinin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Şiir Gecesi" buluşmaları, evimizin kapılarını açmasından çok kısa bir süre sonra, 16 Ekim 2018'de Birhan Keskin'in konuk olduğu bu etkinlikle başladı. Moderatörlüğünü Ömer Erdem'in yaptığı söyleşinin kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Şiir Gecesi" buluşmaları, evimizin kapılarını açmasından çok kısa bir süre sonra, 16 Ekim 2018'de Birhan Keskin'in konuk olduğu bu etkinlikle başladı. Moderatörlüğünü Ömer Erdem'in yaptığı söyleşinin kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3228</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/30407779]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1528634868.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Seval Şahin - Mai ve Siyah</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/seval-sahin-mai-siyah-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nin sonbahar 2019 sezonunda başlayan "Edebiyat Tarihi Konuşmaları" başlıklı serisinde, yayımlanışından bu yana Türkçe’nin kilometre taşı olmuş eserleri üzerinde duruyoruz. Seval Şahin'in, Halit Ziya Uşaklıgil'in başyapıtlarından Mai ve Siyah’ı resimleri, müzikleri, dönemi ve sonrasındaki etkileriyle ele aldığı serinin ilk konuşmasını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2020 10:38:46 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3dd0acaa-bf5a-11ed-909c-f311344b65e8/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nin sonbahar 2019 sezonunda başlayan "Edebiyat Tarihi Konuşmaları" başlıklı serisinde, yayımlanışından bu yana Türkçe’nin kilometre taşı olmuş eserleri üzerinde duruyoruz. Seval Şahin'in, Halit Ziya Uşaklıgil'in başyapıtlarından...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nin sonbahar 2019 sezonunda başlayan "Edebiyat Tarihi Konuşmaları" başlıklı serisinde, yayımlanışından bu yana Türkçe’nin kilometre taşı olmuş eserleri üzerinde duruyoruz. Seval Şahin'in, Halit Ziya Uşaklıgil'in başyapıtlarından Mai ve Siyah’ı resimleri, müzikleri, dönemi ve sonrasındaki etkileriyle ele aldığı serinin ilk konuşmasını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nin sonbahar 2019 sezonunda başlayan "Edebiyat Tarihi Konuşmaları" başlıklı serisinde, yayımlanışından bu yana Türkçe’nin kilometre taşı olmuş eserleri üzerinde duruyoruz. Seval Şahin'in, Halit Ziya Uşaklıgil'in başyapıtlarından Mai ve Siyah’ı resimleri, müzikleri, dönemi ve sonrasındaki etkileriyle ele aldığı serinin ilk konuşmasını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3504</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/29988824]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC2168652573.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Demet Akbağ - Sahnede Kırk Yıl</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/demet-akbag-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Oyunculuk Konuşmaları" serisi kapsamında 11 Şubat 2020'de konuk ettiğimiz Demet Akbağ "Sahnede Kırk Yıl" başlıklı konuşmasında, tiyatro, sinema ve televizyondaki oyunculuk deneyimini anlattı. Konuşmanın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2020 11:41:07 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3de909e4-bf5a-11ed-909c-cbbe5382da15/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Oyunculuk Konuşmaları" serisi kapsamında 11 Şubat 2020'de konuk ettiğimiz Demet Akbağ "Sahnede Kırk Yıl" başlıklı konuşmasında, tiyatro, sinema ve televizyondaki oyunculuk deneyimini anlattı. Konuşmanın kesintisiz kaydını...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Oyunculuk Konuşmaları" serisi kapsamında 11 Şubat 2020'de konuk ettiğimiz Demet Akbağ "Sahnede Kırk Yıl" başlıklı konuşmasında, tiyatro, sinema ve televizyondaki oyunculuk deneyimini anlattı. Konuşmanın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nin "Oyunculuk Konuşmaları" serisi kapsamında 11 Şubat 2020'de konuk ettiğimiz Demet Akbağ "Sahnede Kırk Yıl" başlıklı konuşmasında, tiyatro, sinema ve televizyondaki oyunculuk deneyimini anlattı. Konuşmanın kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3591</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/29695996]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC3234929362.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tanıl Bora - Politika, Düşünce ve Kalite</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/tanil-bora-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Siyaset Konuşmaları" serisinin 27 Haziran 2019'daki konuğu Tanıl Bora'ydı. Bora'yla tarihten bugüne örneklerle “vasat” ve türevleri, düşüncenin değersizleştirilmesi, basitleştirmeyle "kabalaştırma" arasındaki ince çizgi üzerine gerçekleştirdiğimiz sohbeti buradan dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2020 10:13:39 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3e004794-bf5a-11ed-909c-c364d1e1cc9e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Siyaset Konuşmaları" serisinin 27 Haziran 2019'daki konuğu Tanıl Bora'ydı. Bora'yla tarihten bugüne örneklerle “vasat” ve türevleri, düşüncenin değersizleştirilmesi, basitleştirmeyle "kabalaştırma" arasındaki ince çizgi...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Siyaset Konuşmaları" serisinin 27 Haziran 2019'daki konuğu Tanıl Bora'ydı. Bora'yla tarihten bugüne örneklerle “vasat” ve türevleri, düşüncenin değersizleştirilmesi, basitleştirmeyle "kabalaştırma" arasındaki ince çizgi üzerine gerçekleştirdiğimiz sohbeti buradan dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nin "Siyaset Konuşmaları" serisinin 27 Haziran 2019'daki konuğu Tanıl Bora'ydı. Bora'yla tarihten bugüne örneklerle “vasat” ve türevleri, düşüncenin değersizleştirilmesi, basitleştirmeyle "kabalaştırma" arasındaki ince çizgi üzerine gerçekleştirdiğimiz sohbeti buradan dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5238</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/28884355]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5676672623.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Latife Tekin - İki Yeni Roman</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/latife-tekin-podcast</link>
      <description>Latife Tekin'i Manves City ve Sürüklenme kitapları üzerine sohbet etmek için henüz ilk sezonumuzda İstanbul Edebiyat Evi'nde ağırlamıştık. 6 Aralık 2018'de gerçekleştirdiğimiz etkinliğin ses kaydını buradan dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 24 May 2020 12:19:48 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3e17a628-bf5a-11ed-909c-37a96a5349ad/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Latife Tekin'i Manves City ve Sürüklenme kitapları üzerine sohbet etmek için henüz ilk sezonumuzda İstanbul Edebiyat Evi'nde ağırlamıştık. 6 Aralık 2018'de gerçekleştirdiğimiz etkinliğin ses kaydını buradan dinleyebilirsiniz.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Latife Tekin'i Manves City ve Sürüklenme kitapları üzerine sohbet etmek için henüz ilk sezonumuzda İstanbul Edebiyat Evi'nde ağırlamıştık. 6 Aralık 2018'de gerçekleştirdiğimiz etkinliğin ses kaydını buradan dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Latife Tekin'i Manves City ve Sürüklenme kitapları üzerine sohbet etmek için henüz ilk sezonumuzda İstanbul Edebiyat Evi'nde ağırlamıştık. 6 Aralık 2018'de gerçekleştirdiğimiz etkinliğin ses kaydını buradan dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3612</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/28198824]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9051521440.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Kuyaş, Mehmet Alkan - 19 Mayıs 1919 Önemli Bir Tarih Mi?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-kuyas-mehmet-alkan-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde geçtiğimiz yıl, 100. yıldönümü kutlanan 19 Mayıs'ın tarihsel açıdan yerini iki değerli tarihçi, Ahmet Kuyaş ve Mehmet Alkan'la birlikte yeniden ele almıştık. 19 Mayıs’ın siyasi ve askerî tarihimiz açısından önemi var mı? Kurtuluş Savaşı aslında nasıl başladı? Ezberler değil, çok sayıda alıntıyla ve tarihi bilgiyle olgular ekseninde yürüyen bu konuşmayı buradan dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 19 May 2020 10:54:18 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3e2ea800-bf5a-11ed-909c-5f9cdcee04c7/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nde geçtiğimiz yıl, 100. yıldönümü kutlanan 19 Mayıs'ın tarihsel açıdan yerini iki değerli tarihçi, Ahmet Kuyaş ve Mehmet Alkan'la birlikte yeniden ele almıştık. 19 Mayıs’ın siyasi ve askerî tarihimiz açısından önemi var mı?...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde geçtiğimiz yıl, 100. yıldönümü kutlanan 19 Mayıs'ın tarihsel açıdan yerini iki değerli tarihçi, Ahmet Kuyaş ve Mehmet Alkan'la birlikte yeniden ele almıştık. 19 Mayıs’ın siyasi ve askerî tarihimiz açısından önemi var mı? Kurtuluş Savaşı aslında nasıl başladı? Ezberler değil, çok sayıda alıntıyla ve tarihi bilgiyle olgular ekseninde yürüyen bu konuşmayı buradan dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nde geçtiğimiz yıl, 100. yıldönümü kutlanan 19 Mayıs'ın tarihsel açıdan yerini iki değerli tarihçi, Ahmet Kuyaş ve Mehmet Alkan'la birlikte yeniden ele almıştık. 19 Mayıs’ın siyasi ve askerî tarihimiz açısından önemi var mı? Kurtuluş Savaşı aslında nasıl başladı? Ezberler değil, çok sayıda alıntıyla ve tarihi bilgiyle olgular ekseninde yürüyen bu konuşmayı buradan dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5418</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/27752250]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6247948034.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Soysal - Dağlarca ile Düşünmek</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/ahmet-soysal-daglarca-podcast</link>
      <description>Fazıl Hüsnü Dalarca ilk iki yapıtı olan Havaya Çizilen Dünya (1935) ile Çocuk ve Allah'tan (1940) başlayarak ömrünün son yılına kadar en az 20 başyapıta imza atmış bir şair. İstanbul Edebiyat Evi'nde 17 Eylül 2019'da evsahipliği yaptığımız Şiir Gecesi'nde Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı, onun şiiri üzerine derinlemesine düşünüp yazmakla kalmamış, büyük şairle dostluk da etmiş olan Ahmet Soysal'dan dinledik. Bu çok özel buluşmanın kaydına buradan erişebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Sun, 17 May 2020 08:51:52 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3e4564dc-bf5a-11ed-909c-3720d0d8e055/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Fazıl Hüsnü Dalarca ilk iki yapıtı olan Havaya Çizilen Dünya (1935) ile Çocuk ve Allah'tan (1940) başlayarak ömrünün son yılına kadar en az 20 başyapıta imza atmış bir şair. İstanbul Edebiyat Evi'nde 17 Eylül 2019'da evsahipliği yaptığımız Şiir...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Fazıl Hüsnü Dalarca ilk iki yapıtı olan Havaya Çizilen Dünya (1935) ile Çocuk ve Allah'tan (1940) başlayarak ömrünün son yılına kadar en az 20 başyapıta imza atmış bir şair. İstanbul Edebiyat Evi'nde 17 Eylül 2019'da evsahipliği yaptığımız Şiir Gecesi'nde Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı, onun şiiri üzerine derinlemesine düşünüp yazmakla kalmamış, büyük şairle dostluk da etmiş olan Ahmet Soysal'dan dinledik. Bu çok özel buluşmanın kaydına buradan erişebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Fazıl Hüsnü Dalarca ilk iki yapıtı olan Havaya Çizilen Dünya (1935) ile Çocuk ve Allah'tan (1940) başlayarak ömrünün son yılına kadar en az 20 başyapıta imza atmış bir şair. İstanbul Edebiyat Evi'nde 17 Eylül 2019'da evsahipliği yaptığımız Şiir Gecesi'nde Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı, onun şiiri üzerine derinlemesine düşünüp yazmakla kalmamış, büyük şairle dostluk da etmiş olan Ahmet Soysal'dan dinledik. Bu çok özel buluşmanın kaydına buradan erişebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5437</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/27563482]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7464035901.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sema Kaygusuz - Aramızdaki Ağaç</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sema-kaygusuz-podcast</link>
      <description>Sema Kaygusuz, Aramızdaki Ağaç kitabını oluşturan yazıları, yazarlığının meselelerini ve kurmaca ile kurmaca dışı metinleri arasındaki ilişkiyi konuşmak için 6 Mayıs 2019'da İstanbul Edebiyat Evi'nde konuğumuz olmuştu. Sohbetin kaydını buradan dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Thu, 07 May 2020 15:12:19 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3e5c2ff0-bf5a-11ed-909c-67744c22fa78/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Sema Kaygusuz, Aramızdaki Ağaç kitabını oluşturan yazıları, yazarlığının meselelerini ve kurmaca ile kurmaca dışı metinleri arasındaki ilişkiyi konuşmak için 6 Mayıs 2019'da İstanbul Edebiyat Evi'nde konuğumuz olmuştu. Sohbetin kaydını buradan...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Sema Kaygusuz, Aramızdaki Ağaç kitabını oluşturan yazıları, yazarlığının meselelerini ve kurmaca ile kurmaca dışı metinleri arasındaki ilişkiyi konuşmak için 6 Mayıs 2019'da İstanbul Edebiyat Evi'nde konuğumuz olmuştu. Sohbetin kaydını buradan dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Sema Kaygusuz, Aramızdaki Ağaç kitabını oluşturan yazıları, yazarlığının meselelerini ve kurmaca ile kurmaca dışı metinleri arasındaki ilişkiyi konuşmak için 6 Mayıs 2019'da İstanbul Edebiyat Evi'nde konuğumuz olmuştu. Sohbetin kaydını buradan dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4054</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/26869904]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC6516833882.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaye Boralıoğlu, Ümit Kıvanç - Haysiyet</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/gaye-boralioglu-umit-kivanc-podcast</link>
      <description>Kıraathane Kitapları'nın Kitap Stüdyosu serisi kapsamında yayımlanan ilk kitap Haysiyet’in yazarları Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç 30 Nisan 2019'da İstanbul Edebiyat Evi'nin konuklarıydı. Hem kitabı doğduğu binada hep birlikte kutladığımız hem de kitaptaki diyalogdan yola çıkarak, “haysiyet” kavramı üzerine tartışmayı genişlettiğimiz buluşmanın kaydını buradan dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Tue, 05 May 2020 11:58:30 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3e732d90-bf5a-11ed-909c-676ea8d7fcf2/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane Kitapları'nın Kitap Stüdyosu serisi kapsamında yayımlanan ilk kitap Haysiyet’in yazarları Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç 30 Nisan 2019'da İstanbul Edebiyat Evi'nin konuklarıydı. Hem kitabı doğduğu binada hep birlikte kutladığımız hem de...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane Kitapları'nın Kitap Stüdyosu serisi kapsamında yayımlanan ilk kitap Haysiyet’in yazarları Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç 30 Nisan 2019'da İstanbul Edebiyat Evi'nin konuklarıydı. Hem kitabı doğduğu binada hep birlikte kutladığımız hem de kitaptaki diyalogdan yola çıkarak, “haysiyet” kavramı üzerine tartışmayı genişlettiğimiz buluşmanın kaydını buradan dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane Kitapları'nın Kitap Stüdyosu serisi kapsamında yayımlanan ilk kitap Haysiyet’in yazarları Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç 30 Nisan 2019'da İstanbul Edebiyat Evi'nin konuklarıydı. Hem kitabı doğduğu binada hep birlikte kutladığımız hem de kitaptaki diyalogdan yola çıkarak, “haysiyet” kavramı üzerine tartışmayı genişlettiğimiz buluşmanın kaydını buradan dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5169</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/26761045]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC5510010811.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Jale Parla - Ovidius’tan Günümüze Başkalaşım Kurguları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/jale-parla-podcast</link>
      <description>Başkalaşım, edebiyatın çağlar boyunca en büyülü izleklerinden birisi oldu. Edebiyat tarihinin ve edebiyat teorisinin benzersiz gözlemcisi Jale Parla, bir dönem derslerinde işlediği bu konuyu 23 Ekim 2019'da İstanbul Edebiyat Evi’nde güncel bir bakışla tekrar ele aldı. Ovidius’dan Rousseau’ya, Shelley’den Gogol’a ve Borges'e kadar nice yazarın başkalaşımı farklı çağlarda nasıl farklı yorumlar katarak yapıtlarında işlediğine tanık olduğumuz buluşmanın kaydını buradan dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 01 May 2020 11:16:24 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3e89d856-bf5a-11ed-909c-ff2d54beba93/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Başkalaşım, edebiyatın çağlar boyunca en büyülü izleklerinden birisi oldu. Edebiyat tarihinin ve edebiyat teorisinin benzersiz gözlemcisi Jale Parla, bir dönem derslerinde işlediği bu konuyu 23 Ekim 2019'da İstanbul Edebiyat Evi’nde...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Başkalaşım, edebiyatın çağlar boyunca en büyülü izleklerinden birisi oldu. Edebiyat tarihinin ve edebiyat teorisinin benzersiz gözlemcisi Jale Parla, bir dönem derslerinde işlediği bu konuyu 23 Ekim 2019'da İstanbul Edebiyat Evi’nde güncel bir bakışla tekrar ele aldı. Ovidius’dan Rousseau’ya, Shelley’den Gogol’a ve Borges'e kadar nice yazarın başkalaşımı farklı çağlarda nasıl farklı yorumlar katarak yapıtlarında işlediğine tanık olduğumuz buluşmanın kaydını buradan dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Başkalaşım, edebiyatın çağlar boyunca en büyülü izleklerinden birisi oldu. Edebiyat tarihinin ve edebiyat teorisinin benzersiz gözlemcisi Jale Parla, bir dönem derslerinde işlediği bu konuyu 23 Ekim 2019'da İstanbul Edebiyat Evi’nde güncel bir bakışla tekrar ele aldı. Ovidius’dan Rousseau’ya, Shelley’den Gogol’a ve Borges'e kadar nice yazarın başkalaşımı farklı çağlarda nasıl farklı yorumlar katarak yapıtlarında işlediğine tanık olduğumuz buluşmanın kaydını buradan dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3831</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/26490257]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4972134849.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Lâle Müldür, Ömer Erdem - Türkçe Şiirin Uzayı Ne Kadar Geniş?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/lale-muldur-omer-erdem-podcast</link>
      <description>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde 5 Mart 2019'daki "Şiir Gecesi" buluşmamızda Ömer Erdem'in konuğu ilk şiirlerinden bu yana kendisine has bir uzay / uzam kurma peşinde olan Lâle Müldür'dü. Müldür'ün şiirlerinden kesitler dinleyerek hem Ece Ayhan ve İlhan Berk'in üzerindeki etkilerinden konuştuk hem de şiirinin uzayına yelken açtık.</description>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2020 09:49:05 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3ea0a82e-bf5a-11ed-909c-c33be8adaf9b/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde 5 Mart 2019'daki "Şiir Gecesi" buluşmamızda Ömer Erdem'in konuğu ilk şiirlerinden bu yana kendisine has bir uzay / uzam kurma peşinde olan Lâle Müldür'dü. Müldür'ün şiirlerinden kesitler dinleyerek hem Ece Ayhan ve...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde 5 Mart 2019'daki "Şiir Gecesi" buluşmamızda Ömer Erdem'in konuğu ilk şiirlerinden bu yana kendisine has bir uzay / uzam kurma peşinde olan Lâle Müldür'dü. Müldür'ün şiirlerinden kesitler dinleyerek hem Ece Ayhan ve İlhan Berk'in üzerindeki etkilerinden konuştuk hem de şiirinin uzayına yelken açtık.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi'nde 5 Mart 2019'daki "Şiir Gecesi" buluşmamızda Ömer Erdem'in konuğu ilk şiirlerinden bu yana kendisine has bir uzay / uzam kurma peşinde olan Lâle Müldür'dü. Müldür'ün şiirlerinden kesitler dinleyerek hem Ece Ayhan ve İlhan Berk'in üzerindeki etkilerinden konuştuk hem de şiirinin uzayına yelken açtık.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>3153</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/26266801]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4168686810.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sevan Değirmenciyan, Mehmet Fatih Uslu - Felaket’in Yazarları</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/felaket-yazarlari</link>
      <description>1915’te Ermeni edebiyatının kaderi sonsuza kadar değişti. Osmanlı Ermenilerinin şaşırtıcı zenginlikte olan edebî yaşamı köklü bir yara aldı. Sevan Değirmenciyan ve Mehmet Fatih Uslu ile bu buluşmada hem Soykırım’da hayatını kaybetmiş Ermeni edebiyatçıları ve eserlerini yâd ediyor hem de Felaket’in ardından ortaya çıkan Ermenice edebiyat üzerine konuştuk.</description>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2020 09:12:04 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3eb764e2-bf5a-11ed-909c-c747442808f3/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>1915’te Ermeni edebiyatının kaderi sonsuza kadar değişti. Osmanlı Ermenilerinin şaşırtıcı zenginlikte olan edebî yaşamı köklü bir yara aldı. Sevan Değirmenciyan ve Mehmet Fatih Uslu ile bu buluşmada hem Soykırım’da hayatını kaybetmiş Ermeni...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>1915’te Ermeni edebiyatının kaderi sonsuza kadar değişti. Osmanlı Ermenilerinin şaşırtıcı zenginlikte olan edebî yaşamı köklü bir yara aldı. Sevan Değirmenciyan ve Mehmet Fatih Uslu ile bu buluşmada hem Soykırım’da hayatını kaybetmiş Ermeni edebiyatçıları ve eserlerini yâd ediyor hem de Felaket’in ardından ortaya çıkan Ermenice edebiyat üzerine konuştuk.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[1915’te Ermeni edebiyatının kaderi sonsuza kadar değişti. Osmanlı Ermenilerinin şaşırtıcı zenginlikte olan edebî yaşamı köklü bir yara aldı. Sevan Değirmenciyan ve Mehmet Fatih Uslu ile bu buluşmada hem Soykırım’da hayatını kaybetmiş Ermeni edebiyatçıları ve eserlerini yâd ediyor hem de Felaket’in ardından ortaya çıkan Ermenice edebiyat üzerine konuştuk.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6277</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/25999566]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1687522123.mp3?updated=1678463316" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aydın Büke - Beethoven 250 Yaşında</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/aydin-bu-ke-beethoven-podcast</link>
      <description>Beethoven'ın 250. doğum yılı kapsamında 5 Şubat 2020'de Türkçedeki tek telif biyografisinin yazarı müzisyen Aydın Büke bize bestecinin dehasını anlatırken, önemli yapıtlarından bölümler de sundu. Büyük bestecinin hayat hikâyesini ve çeşitli eserlerinden hoş bir dinletiyi buradan dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2020 20:22:39 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3ecd6cc4-bf5a-11ed-909c-af57261a2523/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>Beethoven'ın 250. doğum yılı kapsamında 5 Şubat 2020'de Türkçedeki tek telif biyografisinin yazarı müzisyen Aydın Büke bize bestecinin dehasını anlatırken, önemli yapıtlarından bölümler de sundu. Büyük bestecinin hayat hikâyesini ve çeşitli...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>Beethoven'ın 250. doğum yılı kapsamında 5 Şubat 2020'de Türkçedeki tek telif biyografisinin yazarı müzisyen Aydın Büke bize bestecinin dehasını anlatırken, önemli yapıtlarından bölümler de sundu. Büyük bestecinin hayat hikâyesini ve çeşitli eserlerinden hoş bir dinletiyi buradan dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[Beethoven'ın 250. doğum yılı kapsamında 5 Şubat 2020'de Türkçedeki tek telif biyografisinin yazarı müzisyen Aydın Büke bize bestecinin dehasını anlatırken, önemli yapıtlarından bölümler de sundu. Büyük bestecinin hayat hikâyesini ve çeşitli eserlerinden hoş bir dinletiyi buradan dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5278</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/25252850]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC1393609671.mp3?updated=1678463317" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nazan Kesal - Yaralarım Aşktandır</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/nazan-kesal-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Oyunculuk Konuşmaları" serisinin 4 Kasım 2019'daki ilk konuğu Nazan Kesal'dan tiyatro sahnesinde başlayan ve Cannes’a uzanan oyunculuk serüvenini yapımcı ve senarist Sinan Yusufoğlu'nun eşliğinde dinledik. Konuşmanın kaydına buradan ulaşabilirsiniz.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2020 20:17:22 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3ee3b10a-bf5a-11ed-909c-d7748a6fb045/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Oyunculuk Konuşmaları" serisinin 4 Kasım 2019'daki ilk konuğu Nazan Kesal'dan tiyatro sahnesinde başlayan ve Cannes’a uzanan oyunculuk serüvenini yapımcı ve senarist Sinan Yusufoğlu'nun eşliğinde dinledik. Konuşmanın kaydına...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nin "Oyunculuk Konuşmaları" serisinin 4 Kasım 2019'daki ilk konuğu Nazan Kesal'dan tiyatro sahnesinde başlayan ve Cannes’a uzanan oyunculuk serüvenini yapımcı ve senarist Sinan Yusufoğlu'nun eşliğinde dinledik. Konuşmanın kaydına buradan ulaşabilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nin "Oyunculuk Konuşmaları" serisinin 4 Kasım 2019'daki ilk konuğu Nazan Kesal'dan tiyatro sahnesinde başlayan ve Cannes’a uzanan oyunculuk serüvenini yapımcı ve senarist Sinan Yusufoğlu'nun eşliğinde dinledik. Konuşmanın kaydına buradan ulaşabilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>6646</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/25252731]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC8874808131.mp3?updated=1678463317" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cemal Kafadar - Fatih Kimdir?</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/cemal-kafadar-podcast</link>
      <description>"Tarih Konuşmaları" serimiz kapsamında fetih yıldönümünde Türkiye'nin en önemli tarihçilerinden Cemal Kafadar'a sorduk: Fatih Sultan Mehmet kimdi? Teşkilât Kanunnamesi'nden siyasi ufkuna, Roma tarihi ve şiire duyduğu ilgiye Kafadar efsaneyi aşıp sahici padişahın, ikonu aşıp gerçek insanın bir portresini çizmeye çalıştı. Konuşmanın kaydı burada.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2020 20:10:12 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3efa2246-bf5a-11ed-909c-e31fd844d800/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>"Tarih Konuşmaları" serimiz kapsamında fetih yıldönümünde Türkiye'nin en önemli tarihçilerinden Cemal Kafadar'a sorduk: Fatih Sultan Mehmet kimdi? Teşkilât Kanunnamesi'nden siyasi ufkuna, Roma tarihi ve şiire duyduğu ilgiye Kafadar efsaneyi aşıp...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>"Tarih Konuşmaları" serimiz kapsamında fetih yıldönümünde Türkiye'nin en önemli tarihçilerinden Cemal Kafadar'a sorduk: Fatih Sultan Mehmet kimdi? Teşkilât Kanunnamesi'nden siyasi ufkuna, Roma tarihi ve şiire duyduğu ilgiye Kafadar efsaneyi aşıp sahici padişahın, ikonu aşıp gerçek insanın bir portresini çizmeye çalıştı. Konuşmanın kaydı burada.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA["Tarih Konuşmaları" serimiz kapsamında fetih yıldönümünde Türkiye'nin en önemli tarihçilerinden Cemal Kafadar'a sorduk: Fatih Sultan Mehmet kimdi? Teşkilât Kanunnamesi'nden siyasi ufkuna, Roma tarihi ve şiire duyduğu ilgiye Kafadar efsaneyi aşıp sahici padişahın, ikonu aşıp gerçek insanın bir portresini çizmeye çalıştı. Konuşmanın kaydı burada.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>8250</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/25249694]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4065607273.mp3?updated=1678463317" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bejan Matur - kelimeler sonsuzluğun kanatlarıdır, yaklaşır ve uzaklaşırlar kalbe</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/bejan-matur-podcast</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde 5 Kasım 2019 akşamı çok özel bir "Şiir Gecesi"nde Bejan Matur henüz yayımlanmamış ve hiç seslendirilmemiş son dönem şiirlerinden pasajlar okudu. Bu şiir şöleninin kaydını burada kesintisiz olarak dinleyebilirsiniz.İstanbul Edebiyat Evi'nde 5 Kasım 2019 akşamı çok özel bir "Şiir Gecesi"nde Bejan Matur henüz yayımlanmamış ve hiç seslendirilmemiş son dönem şiirlerinden pasajlar okudu. Bu şiir şöleninin kaydını burada kesintisiz olarak dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2020 18:39:04 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3f1124be-bf5a-11ed-909c-9b3468bfba83/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nde 5 Kasım 2019 akşamı çok özel bir "Şiir Gecesi"nde Bejan Matur henüz yayımlanmamış ve hiç seslendirilmemiş son dönem şiirlerinden pasajlar okudu. Bu şiir şöleninin kaydını burada kesintisiz olarak dinleyebilirsiniz.
İstanbul...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde 5 Kasım 2019 akşamı çok özel bir "Şiir Gecesi"nde Bejan Matur henüz yayımlanmamış ve hiç seslendirilmemiş son dönem şiirlerinden pasajlar okudu. Bu şiir şöleninin kaydını burada kesintisiz olarak dinleyebilirsiniz.İstanbul Edebiyat Evi'nde 5 Kasım 2019 akşamı çok özel bir "Şiir Gecesi"nde Bejan Matur henüz yayımlanmamış ve hiç seslendirilmemiş son dönem şiirlerinden pasajlar okudu. Bu şiir şöleninin kaydını burada kesintisiz olarak dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nde 5 Kasım 2019 akşamı çok özel bir "Şiir Gecesi"nde Bejan Matur henüz yayımlanmamış ve hiç seslendirilmemiş son dönem şiirlerinden pasajlar okudu. Bu şiir şöleninin kaydını burada kesintisiz olarak dinleyebilirsiniz.<br>İstanbul Edebiyat Evi'nde 5 Kasım 2019 akşamı çok özel bir "Şiir Gecesi"nde Bejan Matur henüz yayımlanmamış ve hiç seslendirilmemiş son dönem şiirlerinden pasajlar okudu. Bu şiir şöleninin kaydını burada kesintisiz olarak dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>4144</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/25022199]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC7187943576.mp3?updated=1678463317" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şebnem Korur Fincancı - Son Beş Yıl</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/sebnem-korur-fincanci</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nin "İnsan Hakları Konuşmaları" serisi kapsamında 7 Kasım 2019'da ağırladığımız Şebnem Korur Fincancı'nın Türkiye'de 2015'ten bu yana yaşanan ihlalleri masaya yatırdığı konuşmayı burada dinleyebilirsiniz.</description>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2020 18:16:43 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3f26db10-bf5a-11ed-909c-2b7a513e3a4e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nin "İnsan Hakları Konuşmaları" serisi kapsamında 7 Kasım 2019'da ağırladığımız Şebnem Korur Fincancı'nın Türkiye'de 2015'ten bu yana yaşanan ihlalleri masaya yatırdığı konuşmayı burada dinleyebilirsiniz.</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nin "İnsan Hakları Konuşmaları" serisi kapsamında 7 Kasım 2019'da ağırladığımız Şebnem Korur Fincancı'nın Türkiye'de 2015'ten bu yana yaşanan ihlalleri masaya yatırdığı konuşmayı burada dinleyebilirsiniz.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nin "İnsan Hakları Konuşmaları" serisi kapsamında 7 Kasım 2019'da ağırladığımız Şebnem Korur Fincancı'nın Türkiye'de 2015'ten bu yana yaşanan ihlalleri masaya yatırdığı konuşmayı burada dinleyebilirsiniz.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5346</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/25015272]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC9355039254.mp3?updated=1678463317" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
    <item>
      <title>Karin Karakaşlı - Svetlana Aleksiyeviç Külliyatında Anlatı ve Hafıza Kurgusu</title>
      <link>https://www.spreaker.com/user/kiraathane/karin-podcast_2</link>
      <description>İstanbul Edebiyat Evi'nde 28 Kasım 2019'da “Hafıza Konuşmaları” kapsamında gerçekleşen buluşmada, Karin Karakaşlı ile birlikte Nobel ödüllü yazar Svetlana Aleksiyeviç’in edebiyatın sınırlarını esneten anlatısına ve ustalıkla kurguladığı hafızaya yakından baktık. Konuşmanın kesintisiz kaydı burada.</description>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2020 16:55:38 -0000</pubDate>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <itunes:author>Kiraathane24</itunes:author>
      <itunes:image href="https://megaphone.imgix.net/podcasts/3f3d65ec-bf5a-11ed-909c-e3c3119dd71e/image/808dd956e491f4239d6bb4fe28e1297c.jpg?ixlib=rails-4.3.1&amp;max-w=3000&amp;max-h=3000&amp;fit=crop&amp;auto=format,compress"/>
      <itunes:subtitle>İstanbul Edebiyat Evi'nde 28 Kasım 2019'da “Hafıza Konuşmaları” kapsamında gerçekleşen buluşmada, Karin Karakaşlı ile birlikte Nobel ödüllü yazar Svetlana Aleksiyeviç’in edebiyatın sınırlarını esneten anlatısına ve ustalıkla kurguladığı hafızaya...</itunes:subtitle>
      <itunes:summary>İstanbul Edebiyat Evi'nde 28 Kasım 2019'da “Hafıza Konuşmaları” kapsamında gerçekleşen buluşmada, Karin Karakaşlı ile birlikte Nobel ödüllü yazar Svetlana Aleksiyeviç’in edebiyatın sınırlarını esneten anlatısına ve ustalıkla kurguladığı hafızaya yakından baktık. Konuşmanın kesintisiz kaydı burada.</itunes:summary>
      <content:encoded>
        <![CDATA[İstanbul Edebiyat Evi'nde 28 Kasım 2019'da “Hafıza Konuşmaları” kapsamında gerçekleşen buluşmada, Karin Karakaşlı ile birlikte Nobel ödüllü yazar Svetlana Aleksiyeviç’in edebiyatın sınırlarını esneten anlatısına ve ustalıkla kurguladığı hafızaya yakından baktık. Konuşmanın kesintisiz kaydı burada.]]>
      </content:encoded>
      <itunes:duration>5939</itunes:duration>
      <itunes:explicit>no</itunes:explicit>
      <guid isPermaLink="false"><![CDATA[https://api.spreaker.com/episode/25011982]]></guid>
      <enclosure url="https://traffic.megaphone.fm/PFC4173594852.mp3?updated=1678463317" length="0" type="audio/mpeg"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
